İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Ali Eneze Başvurusu (B. No: 2017/35352)

1. Başvuru, terör suçlarından hükümlü olarak ceza infaz

Başvuru No2017/35352Tarih23 Mayıs 2018Okuma18 dk · 3.542 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Ali Eneze Başvurusu

Karar tarihi
23 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2017/35352
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.542 kelime·18 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör suçlarından hükümlü olarak ceza infaz

kurumunda bulunan başvurucunun olağanüstü hâlin devamı süresince uzaktan eğitim

sınavlarına girişine izin verilmemesinin eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/8/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. 1974 doğumlu olan ve anayasal düzeni zorla değiştirmeye

kalkışmak suçundan Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak

bulunan başvurucu, İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Tarih

Bölümü öğrencisidir (Derece mahkemelerinin kararlarında yer alan bilgilere göre

başvurucu Hizbullah terör örgütü üyesidir. Başvurucu da başvuru formunda

Hizbullah hükümlüsü olduğunu belirtmektedir).

7. 6/2/2018 tarihli ve 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı

Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair

Kanun'la kabul edilerek yasalaşan, 22/11/2016 tarihli ve 29896 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 4. maddesinde yer

alan yasaklayıcı hüküm gereğince başvurucunun okumakta olduğu bölümün

sınavlarına katılma talebi kabul edilmemiştir.

8. Talebin kabul edilmemesine dair işleme karşı infaz

hâkimliğine yapılan başvuru, anılan hüküm gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.

Başvurucu tarafından bu karara karşı yapılan itiraz da 16/6/2017 tarihinde

reddedilmiştir. Red kararı başvurucuya 31/7/2017

tarihinde tebliğ edilmiştir.

9. Başvurucu 23/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

10. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 67. maddesinin (3) ve (4) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(3) Kapalı ve açık ceza infaz kurumları

ile çocuk eğitim evlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları

çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim

araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme

programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten

yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Adalet

Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak

bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir.

(4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya

örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir."

11. 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) 90.

maddesinin (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:

"(3) Kapalı ve açık kurumlar ile çocuk eğitim

evlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum

yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin

kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı

takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında

bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Bakanlığın uygun görmesi hâlinde eğitim ve

kültürel amaçlı olarak bilgisayarın kuruma alınmasına izin verilebilir.

(4) Bu haklar, idare ve gözlem kurulu kararı

ile tehlikeli hükümlü oldukları saptananlar veya örgüt mensubu hükümlüler

bakımından kısıtlanabilir.

(5) İşlediği suçun nitelik ve işleniş biçimi

göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan, kurumdaki tutum

ve davranışlarıyla, suç işlemek amacıyla kurulan silâhlı

örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle,

kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülerin, idare

ve gözlem kurulu kararıyla televizyon yayınlarını izlemesine ve bilgisayar ile

internetten yararlanmasına izin verilmez."

12. Adalet Bakanlığının Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların

Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümlere ilişkin 46/1 Sayılı

Genelgesi’nde (Genelge) uzaktan eğitime katılacak öğrencilerin, personel

nezaretinde internetten yararlandırılabilecekleri belirtilmiştir.

13. 7083 sayılı Kanun'un "Sınavlara

ilişkin tedbirler" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:

"(1) Terör örgütü üyeliği veya bu örgütlerin faaliyeti

çerçevesinde işlenen suçlar sebebiyle tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz

kurumunda bulunanlar, olağanüstü halin devamı ve kurumda barındırıldıkları süre

zarfında, ülke genelinde uygulanan merkezî sınavlar ile örgün veya yaygın her

türlü eğitim ve öğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından ceza

infaz kurumu içinde veya dışında yapılan ya da yaptırılan sınavlara

giremezler."

B. Uluslararası Hukuk

14. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol’ün 2. maddesinin (P1-2) birinci cümlesi söyledir:

"Hiç kimse eğitim

hakkından yoksun bırakılamaz."

15. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre ceza infaz

kurumunda bulunan kişiler, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında eğitim

hakkı da dâhil olmak üzere temel hak ve hürriyetlerin tamamına sahip olmaya

devam ederler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No:

74025/01, 6/10/2005, § 69).

16. AİHM P1-2'nin ilk cümlesindeki düzenleme uyarınca taraf

devletlerin belirli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişim hakkını

garanti ettiklerini, buna karşılık kendilerini belirli bir tipte veya seviyede

eğitimi kurmak ya da desteklemekle yükümlü kılacak bir hakkı kabul

etmediklerini ifade etmektedir (Belçika

Eğitim Dili Davası [GK],

B. No: 1474/62, 1677/62, 1691/62, 1769/63, 1994/63, 2126/64, 23/7/1968, "1.

Protokol'ün 2. maddesi ile Sözleşme'nin 8. ve 14. maddelerinin anlam ve

kapsamı" başlığı altında, "B. Mahkeme tarafından benimsenen

yorum" başlığı, §§ 3, 4). Diğer bir ifadeyle AİHM'e

göre, P1-2'nin ilk cümlesindeki düzenleme devletlerin belirli bir tipte veya

seviyede eğitimi kurmak ya da desteklemekle yükümlü oldukları şeklinde

yorumlanamaz. Buna karşın devletlerin kurdukları veya destekledikleri eğitim

kurumlarına etkili bir biçimde erişimi sağlama yükümlülükleri vardır (Ponomaryovi/Bulgaristan, B. No: 5335/05, 21/6/2011, §

49). AİHM, belli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişimin P1-2'nin ilk

cümlesindeki düzenlenen hakkın doğal bir parçası olduğu görüşündedir (Kjeldsen, Busk Madsen

ve Pedersen/Danimarka, B. No: 5095/71, 5920/72, 5926/72, 7/12/1976,

§ 52; Mürsel Eren/Türkiye, B. No:

60856/00, 7/2/2006, § 41; İrfan Temel ve

diğerleri/Türkiye, B. No: 36458/02, 3/3/2009, § 39).

17. AİHM, eğitimin taşıdığı öneme karşın mutlak bir hak olmadığı

görüşündedir. Eğitimin niteliği gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasını

gerektirdiğinden hakkın özüne dokunmayan bazı kısıtlamalara tabi tutulması da

doğaldır (Velyo Velev/Bulgaristan, B. No: 16032/07,

27/5/2014, § 32). AİHM, getirilen sınırlamaların "hakkın özüne zarar

verecek ve etkililiğini azaltacak" genişlikte olmaması gerektiğini

belirtmekte; bunu temin etmek amacıyla da sınırlamaların ilgili kişiler

açısından "öngörülebilir" olduğuna ve "meşru bir amaç

güttüğüne" ikna olması gerektiğine işaret etmektedir (Leyla Şahin/Türkiye [BD], B. No: 44774/98,

10/11/2005, § 154). Ancak AİHM'e göre devlet,

Sözleşme'nin 8. ile 11. maddelerinde olduğunun aksine P1-2 kapsamında bir meşru

amaçlar listesi ile bağlı değildir (Catan ve diğerleri/Moldova Cumhuriyeti ve Rusya [BD], B. No:

43370/04, 8252/05 ve 18454/06, 19/10/2012, § 140). AİHM, bir sınırlamanın ancak

kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılık

ilişkisi bulunduğu takdirde bu türden bir kısıtlamanın P1-2 ile uyumlu

olacağını kabul etmektedir (Leyla

Şahin/Türkiye, § 154). Devletin bu alandaki takdir aralığı eğitimin

-bu eğitimin ilgili kişiler ve daha genel olarak toplum için taşıdığı önemin

derecesine ters orantılı olacak şekilde- seviyesine bağlı olarak artar (Ponomaryovi/Bulgaristan, § 56). AİHM; Velyo Velev/Bulgaristan kararında başvurucunun

ceza infaz kurumundaki mevcut bir ceza infaz kurumunun okuluna kayıt talebinin

herhangi bir hukuki temele dayanmadan ve kaynak yetersizliği gibi bir nedene de

dayanmadan reddedilmesinin yeterli ölçüde öngörülebilir olmadığı, meşru bir

amaç taşımadığı ve orantılı olmadığı sonucuna ulaşmıştır (Velyo Velev/Bulgaristan, § 42).

18. AİHM'e göre eğitim, modern

devletlerdeki en önemli kamu hizmetlerinden biridir. Bununla birlikte eğitim

yetkili organların bu hizmete ayırabilecekleri kaynaklar sınırlı olmasına

karşın organizasyonu karmaşık ve sürdürülmesi maliyetli bir faaliyettir. (Ponomaryovi/Bulgaristan, § 55). Devlet, eğitime

erişimi nasıl düzenleyeceğine karar vermek için eğitim ihtiyaçları ile bunları

karşılayacak sınırlı imkânlar arasında denge kurmak zorundadır. Ancak diğer

kamu hizmetlerinden farklı olarak eğitim, Sözleşme tarafından doğrudan güvence

altına alınmış bir haktır. Ayrıca, eğitim çok özel bir kamu hizmeti olarak

sadece doğrudan faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da

olan bir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve

devamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir rolü olduğu da aşikârdır (Velyo Velev/Bulgaristan, § 33).

19. Bununla birlikte AİHM, “hükümlüler”in

bir mahkeme tarafından verilen mahkûmiyetin infazı için tutuldukları süreyekarşılık gelen süre boyunca (Epistatu/Romanya, B. No: 29343/10, 24/9/2013, § 62); “tutuklular”ın ise devam etmekte olan bir yargılama

esnasındaki yasal tutukluluk süresi zarfında (Boltan/Türkiye [k.k.], B. No: 32777/09,

27/3/2012) tam zamanlı eğitime erişimlerinin engellenmesinin P1-2 kapsamında

eğitimden yoksun bırakma olarak değerlendirilemeyeceği görüşündedir. Bu

kapsamda AİHM, hükümlü veya tutukluların, ceza infaz kurumunda bulundukları

süre zarfında fiilen eğitimlerine devam edememelerinin eğitim hakkını ihlal

ettiğine ilişkin başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulmaktadır (Aynı yönde

bir başka karar için bkz. Durmaz, Işık,

Unutmaz ve Sezal/Türkiye [k.k.], B. No:

46506/99, 46569/99 46570/99, 46939/99, 4/9/2001).

20. AİHM; Özel/Türkiye

([k.k.], B. No: 4243/09, 22/10/2013) kararında,

hükümlü ve uzaktan eğitim kapsamında öğrenci olan başvurucunun İngilizce dersi

çalışmaları için ihtiyaç duyduğu taşınabilir medya oynatıcı cihazı edinme

talebinin reddedilmesinin eğitim hakkından yoksun bırakma olarak

değerlendirilemeyeceği kanaatine varmış ve başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun

bulmuştur.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 23/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

22. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini

ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun

olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Eğitim Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu 677 sayılı KHK ile getirilen sınava giriş

yasağının orantısız bir tedbir olduğunu, sınavlara girmesinin kurumun güvenliği

tehlikeye düşürmeyeceğini, on yıldan fazla bir süredir ceza infaz kurumunda

sınavlara girmesine karşın ceza infaz kurumu güvenliğini tehlikeye düşürecek

tek bir eyleminin olmadığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca, KHK'daki

düzenlemede terör örgütleri arasında ayrım yapılmaması ve düzenlemenin 15

Temmuz darbe teşebbüsünden sorumlu "Fetullahçı

Terör Örgütü" (FETÖ) ve/veya "Paralel Devlet Yapılanması" (PDY)

ile sınırlı tutulmamasının aşırı ve orantısız olduğu iddiasındadır. Başvurucu,

sınavlara girememesi nedeniyle emeklerinin boşa gittiğini ve okulunun uzadığını

ifade etmiştir. Başvurucu tüm bu sebeplerle eğitim hakkının, ceza

sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin eğitim hakkının

ihlal edildiği iddiası kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

25. Anayasa'nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından

yoksun bırakılamaz."

26. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında eğitim hakkının;

yükseköğrenim seviyesini de kapsadığına (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,

§ 28; İhsan Asutay, B. No:

2012/606, 20/2/2014, § 36), belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına

etkili bir biçimde erişimin sağlanmasını güvence altına aldığına (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No:

2013/583, 10/12/2014, § 68) ve kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim

almasını engellememe şeklinde bir negatif ödev yüklediğine (Adem Öğüt ve diğerleri, B. No: 2014/20527,

22/11/2017,§ 44; Yüksel Baran, B.

No: 2012/782, 26/6/2014, § 36) karar vermiştir.

27. Eğitim hakkını düzenleyen Anayasa’nın 42. maddesinin ceza

infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülere eğitim ve öğrenim faaliyeti imkânları

sağlanması için bir düzenleme yapılmasını güvence altına aldığı söylenemez (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 71).

Başka bir ifadeyle Anayasa’nın 42. maddesi devlete ceza infaz kurumlarında

tutuklu ve hükümlülere eğitim öğrenim imkânı sağlanması yönünde pozitif bir

yükümlülük yüklememiştir.

28. Anayasa’nın 42. maddesi; devlete ceza infaz kurumlarında

tutuklu ve hükümlülere eğitim öğrenim imkânı sağlanması yönünde pozitif bir

yükümlülük yüklememiş olmamasına karşın 5275 sayılı Kanun’da, Tüzük'te ve Adalet Bakanlığı Genelgesi'nde yer verilen

düzenlemeler çerçevesinde devlet, mahkûmların ceza infaz kurumunun olanakları

çerçevesinde uzaktan eğitime devam edebilmesine imkân tanınabilmesini

öngörmüştür (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,

§ 72). Bu kapsamda ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülerin uzaktan

eğitime erişimlerine yönelik müdahalelerin Anayasa'nın 42. maddesi çerçevesinde

belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanması ve kamu

otoritelerinin bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe şeklindeki

negatif ödevi bakımından Anayasa’nın 13. maddesindeki ölçütlere uygunluğu

değerlendirilmelidir.

a. Uygulanabilirlik

Yönünden

29. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" kenar

başlıklı 15. maddesi şöyledir:

"Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya

olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl

edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin

kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada

öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da,

savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin

yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din,

vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı

suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez;

suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."

30. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No:

2016/22169, 20/6/2017, §§ 187-191). Başvuru konusu olaydaki uzaktan eğitim

sınavlarına giriş yasağının olağanüstü hâl (OHAL) ilanını gerekli kılan

olaylarla ilgili olduğu değerlendirilmiştir.

31. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan sınava giriş

yasağının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında yapılacaktır. Bu

inceleme sırasında öncelikle başvurucuya yönelik uzaktan eğitim sınavlarına

giriş yasağının başta Anayasa'nın 13. ve 42. maddeleri olmak üzere diğer

maddelerinde yer alan güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek;

aykırılık saptanması hâlinde ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu

aykırılığı meşru kılıp kılmadığı değerlendirilecektir (Kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı bağlamında bkz. Aydın Yavuz

ve diğerleri, §§ 193-195, 242).

b. Müdahalenin Varlığı

32. Başvurucunun uzaktan eğitim suretiyle okumakta olduğu

bölümün sınavlarına katılma talebinin reddedilmesi eğitim hakkına yönelik bir

müdahaledir.

c. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

33. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak

ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı

olamaz.”

34. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 42. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde

öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın

42. maddesinde ya da ilgili diğer maddelerinde belirtilen haklı sebeplerden bir

veya daha fazlasına dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve

ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

35. Başvurucunun eğitim hakkına yönelik müdahale 7083 sayılı

Kanun'la kabul edilerek yasalaşan 677 sayılı KHK'nın 4. maddesindeki

yasaklayıcı hükme dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesi norm denetimi çerçevesinde

verdiği kararlarında, Anayasa’nın 121. maddesine dayanılarak OHAL'in geçerli olduğu dönem içerisinde çıkarılmış olan

OHAL KHK’larındaki hükümlerin Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasının

üçüncü cümlesinde yer alan “… olağanüstü

hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde

kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla,

Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.” şeklindeki hüküm karşısında

yargısal denetiminin yapılmasının mümkün olmadığına karar vermiş ve anılan

KHK'lara karşı açılan davalardaki iptal taleplerini yetkisizlik nedeniyle

reddetmiştir (bkz. AYM, E.2016/167, K.2016/160, 12/10/2016, §§ 25, 26; AYM,

E.2016/166, K.2016/159, 12/10/2016, §§ 25, 26). İptal davası kapsamında

inceleme konusu yapılamayacağı kabul edilen OHAL KHK'larında yer alan hükümlere

dayanılarak tesis edilen bireysel işlemlerin bireysel başvuru kapsamında

inceleme konusu yapılıp yapılamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir.

Ancak Anayasa Mahkemesi 677 sayılı KHK'nın 7083 sayılı Kanun ile yasalaştığını

göz önünde bulundurarak bu aşamada bu konuda daha ileri bir inceleme yapmaya

gerek görmemektedir. Bu kapsamda 7083 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki hükmün

kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

36. Anayasa’nın 42. maddesinde eğitim hakkının

sınırlandırılmasına ilişkin açık bir düzenleme yapılmamıştır. Bununla birlikte

Anayasa’nın 42. maddesinde “Öğrenim hakkının

kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” ifadesi ile yasama

organına bir takdir alanı yaratılmıştır. Bu takdir alanı, eğitim kurumlarını

düzenleyen kuralların toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin farklı

düzeylerine özgü nitelikleri açısından zaman ve mekâna göre değişebilmesinden

kaynaklanmaktadır (Mehmet Reşit Arslan ve

diğerleri, § 69). Eğitim hakkının kısıtlanmasında Anayasa'da açıkça

belirtilmiş bir meşru amaçlar listesi bulunmamaktadır. Bu nedenle eğitim hakkı

bakımından yapılacak düzenlemelerde Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen genel

ilkeler çerçevesinde meşru amaçların ne olabileceği hususunda devletin geniş

bir takdir alanı bulunmaktadır (Selçuk

Taşdemir [GK], B. No: 2013/7860, 3/3/2016, § 75).

37. Bu kapsamda ceza infaz kurumunda disiplinin ve güvenliğin

sağlanması amacıyla terör suçlarından hükümlü bulunan başvurucunun OHAL

süresince ve ceza infaz kurumlarında barındırıldığı süre zarfında uzaktan

eğitim sınavlarına girişinin engellenmesinin meşru bir amaç taşıdığı

anlaşılmaktadır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) Genel İlkeler

(a) Demokratik Toplum

Düzeninin Gerekleri Kavramı

38. Anayasa Mahkemesi "demokratik toplum düzeninin

gerekleri" ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini daha önce pek çok kez

açıklamıştır. Buna göre temel hak ve özgürlükleri sınırlayan tedbir, toplumsal

bir ihtiyacı karşılamalı ve başvurulabilecek en son çare niteliğinde olmalıdır.

Bu koşulları taşımayan bir tedbir, demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun bir tedbir olarak değerlendirilemez (Sedat

Oktar, B. No: 2014/20151, 8/2/2018, § 28). Derece mahkemelerinin

böyle bir ihtiyacın bulunup bulunmadığını değerlendirmede belirli bir takdir

yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir payı, Anayasa Mahkemesinin

denetimindedir.

(b) Ölçülülük

39. Öte yandan temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir

sınırlamanın -demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlikte-

temel haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde

olup olmadığının da incelenmesi gerekir(AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Sedat Oktar, 8/2/2018, § 29).

40. Bu sebeple eğitim hakkı alanında getirilen müdahalelerde,

hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahalenin ölçülü olup olmadığı

değerlendirilmelidir.

(c) Eğitim Hakkının Önemi

ve Kısıtlanması

41. Eğitim, Anayasa tarafından doğrudan güvence altına alınmış

bir haktır. Ayrıca, eğitim çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudan

faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da olan bir

hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamı

için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da aşikârdır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 66).

Taşıdığı öneme karşın eğitim hakkı niteliği gereği bazı düzenlemelere tabidir.

Şüphesiz eğitim kurumlarını düzenleyen kurallar, toplumun ihtiyaç ve kaynakları

ile eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere göre değişiklik gösterebilir.

Bu nedenle devletin bu konuda yapacağı düzenleme ve uygulamalarda belli bir

takdir alanına sahip olduğunun kabulü gerekir (Ünal

Yıldırım, B. No: 2013/6776, 5/11/2014, § 42 ; Savaş Yıldırım, B. No: 2013/6258, 10/6/2015,

§ 42). Devletin bu takdir alanı, eğitim kurumunun seviyesi yükseldikçe artar,

buna karşılık eğitimin birey ve toplum bakımından önemine bağlı olarak azalır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 67).

(d) Tutuklu ve

Hükümlülerin Uzaktan Eğitime Erişimlerinin Kısıtlanması

42. Tutuklu ve hükümlülerin uzaktan eğitime erişimlerinin

kısıtlanmasına yönelik değerlendirmelerde tutuklu ve hükümlüler açısından ceza

infaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları gözönünde

tutulmalıdır. Zira tutuklu ve hükümlülerin temel hak ve hürriyetlere genel

olarak sahip olmaları, bu hakların tutuklu ve hükümlüler için ceza infaz kurumu

dışındaki bireyler kadar güvence altına alındığı anlamında

değerlendirilmemelidir. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında

tutuklu ve hükümlülerin hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten

sınırlanmıştır. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, § 73).

(2) İlkelerin Olaya

Uygulanması

43. 7083 sayılı Kanun öncesi geçerli olan yasal rejim

çerçevesinde; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin uzaktan eğitime

katılımına yönelik bazı olanaklar sağlanmıştır. Terör suçlarından hükümlü olan

başvurucu da anılan yasal rejim çerçevesinde İstanbul Üniversitesi Açık ve

Uzaktan Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünde eğitime başlamıştır.

44. Daha sonra yürürlüğe giren 7083 sayılı Kanun ile terör

örgütü üyeliği veya bu örgütlerin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar

sebebiyle hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunanların OHAL süresince ve

ceza infaz kurumlarında barındırıldıkları süre boyunca, ülke genelinde

uygulanan merkezî sınavlar ile örgün veya yaygın her türlü eğitim ve öğretim

kurumları ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından ceza infaz kurumu içinde

veya dışında yapılan ya da yaptırılan sınavlara girişleri yasaklanmıştır.

Başvurucu da bu yasaklayıcı hükme dayalı işlemler nedeniyle uzaktan eğitim

sınavlarına katılamamıştır.

45. Bu bağlamda, başvuruya konu sınava giriş yasağını

anlayabilmek bakımından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen askerî darbe

teşebbüsü ve sonrasındaki gelişmeler hakkındaki bazı bilgileri hatırlatmak

gerekmektedir.

46. Türkiye'de uzun yıllardır devam eden bir terör sorunu

bulunmaktadır. Cumhuriyet tarihinin önemli bir bölümü, devletin örgütlü ve

silahlı şiddet hareketlerini bastırma çabalarıyla geçmiştir. Son otuz beş yıl

da ağırlıklı olarak PKK ile mücadele edilmekle birlikte diğer bir kısım terör

örgütlerinin (DHKP/C, TKP/ML, El Kaide, DAEŞ, Hizbullah gibi) de saldırılarına

maruz kalınmış ve bu örgütlere yönelik olarak da mücadelede bulunulmuştur. 15

Temmuz 2016 tarihinde ise FETÖ/PDY isimli bir yapılanma tarafından

gerçekleştirilen (Aydın Yavuz ve diğerleri

, §§ 12-25) askerî bir darbe teşebbüsü yaşanmıştır.

47. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke

genelinde Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatı ile darbe girişimiyle

bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile

bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda kişi hakkında soruşturma

başlatılmıştır. Bu soruşturmalar kapsamında başta Türk Silahlı Kuvvetleri,

emniyet ve yargı mensupları olmak üzere çok sayıda kamu görevlisi ve ayrıca

sivil kişi hakkında yakalama ve gözaltına alma tedbirleri uygulanmış; bu

kişilerin önemli bir bölümü mahkeme kararıyla tutuklanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51). Öte

yandan, tutukluların ve hükümlülerin güvenliğini ve muhafazasını sağlamakla

görevli ceza infaz koruma memurlarının ve jandarma personelinin bir kısmı,

ayrıca gerektiğinde tutukluların güvenliğinin sağlanmasında

görevlendirilebilecek olan emniyet görevlilerinin önemli bir bölümü terör

örgütleri ile olan ilgileri nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış veya

uzaklaştırılmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§ 357).

48. Başvuru konusu olayda, sınavlara girme bakımından

başvurucuya suç temelinde bir kısıtlama yapılmıştır. Bu kısıtlamada esas alınan

hususun cezaevi disiplini ve güvenliği için terör suçlularının bir araya

getirilmemesi olduğu anlaşılmaktadır. Cezaevlerinde güvenliğin ve disiplinin

sağlanması sadece idare için değil mahkûmların güvenliği için de önemlidir. Bu

nedenle belirli suçlardan tutuklu veya hükümlü olanların veya disiplin

açısından tehlikeli durumu olan tutuklu veya mahkûmların bir arada bazı

faaliyetlere katılmasının engellenmesi kabul edilebilir bir durumdur (aynı

yönde değerlendirmeler için bkz. Mehmet

Reşit Arslan ve diğerleri, § 80). Eğitimin, organizasyonu karmaşık

ve sürdürülmesi maliyetli bir faaliyet olduğu, darbe teşebbüsü sonrasında terör

suçları kapsamında çok sayıda kişinin tutuklandığı ve mahkum olduğu ve

tutukluların ve hükümlülerin güvenliğini ve muhafazasını sağlamakla görevli

kamu görevlilerinin sayısının da önemli ölçüde azalmış olduğu hususları dikkate

alındığında başvuruya konu müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olmadığı

söylenemez.

49. Başvurucuya yönelik uzaktan eğitim imkanının kısıtlanmasında

yapılacak ölçülülük değerlendirmesinde, anılan kısıtlamanın sadeceOHAL'in

devamı ve başvurucunun cezaevinde barındırıldığı süre ile sınırlı olduğu

dikkate alınmalıdır. Ayrıca başvurucu, uzaktan eğitim ile katıldığı programdan

mezun olması için belirli bir süre sınırlaması olduğuna dair bir iddia da ileri

sürmemiştir. Dolayısıyla, cezaevinde güvenlik ve disiplinin sağlanması amacıyla

yapıldığı anlaşılan uzaktan eğitim imkanına yönelik kısıtlamanın ölçülü olduğu

değerlendirilmektedir.

50. Açıklanan nedenlerle başvurucunun eğitim hakkının ihlali

iddialarına ilişkin olarak bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

51. Buna göre başvurucunun eğitim hakkına sınava giriş yasağı

yoluyla yapılan müdahalenin, bu hakka dair Anayasa'da (13. ve 42. maddelerde)

yer alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden Anayasa'nın 15. maddesinde

yer alan ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA, 23/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Recep KAPLAN

Başvurucu

:

Mehmet Ali

ENEZE

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/35352, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Eğitim Hakkının İhlal
  12. B. Başvurunun açıkça
  13. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  14. Gökcan
  15. Hakyemez
  16. Eneze
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/35352
Tarih
23 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad Başvurusu (B. No: 2016/5604)
  • Şükrü Yıldız Başvurusu (B. No: 2015/18720)
  • S. T. Başvurusu (B. No: 2014/19931)
  • Kadri Ceyhan Başvurusu (B. No: 2014/1924)
  • Taner Koyuncu Başvurusu (B. No: 2015/11678)
  • Serdar Batur Başvurusu (B. No: 2014/15652)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.