İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şükrü Yıldız Başvurusu (B. No: 2015/18720)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda açlık grevi yapan başvurucunun

Başvuru No2015/18720Tarih9 Mayıs 2018Okuma7 dk · 1.462 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Şükrü Yıldız Başvurusu

Karar tarihi
9 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2015/18720
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.462 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda açlık grevi yapan başvurucunun

disiplin cezası alması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvurucu, başvuru tarihinde anayasal düzeni zorla

değiştirmeye kalkma suçundan hükümlü olarak Ankara 2 Nolu

F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

6. Başvurucuyla birlikte çoğu terör suçundan hükümlü ya da

tutuklu olarak bulunan kırk sekiz kişi 24/7/2015 tarihinde İnfaz Kurumu

idaresine vermiş oldukları dilekçede, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde gerçekleşen

ve otuz bir kişinin ölümü ile sonuçlanan patlamayı protesto etmek amacıyla

25/7/2015 tarihinden itibaren iki ve üç gün olmak üzere açlık grevine

gireceklerini beyan etmişlerdir. Aynı İnfaz Kurumunda bulunan dokuz mahpus da

sağlık sorunları sebebiyle açlık grevine giremediklerini fakat yapılan eylemi

desteklediklerini imzalı dilekçeleri ile beyan etmişlerdir.

7. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu) 4/8/2015

tarihinde başvurucunun "1 ay süreyle

haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama" disiplin

cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.

8. Disiplin Kurulu, başvurucunun açlık grevi eyleminden dolayı

13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun'un 40. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g) bendi uyarınca "bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma"

disiplin cezasıyla cezalandırılması gerektiğini, buna rağmen daha önce verilen

disiplin cezasının kaldırılması için gerekli süre bitmeden tekrar disiplin

cezası aldığı anlaşılan başvurucunun, aynı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında bir üst cezanın uygulanması gerektiğine dair hüküm uyarınca söz

konusu disiplin cezasıyla cezalandırıldığını ifade etmiştir.

9. Başvurucu anılan cezaya karşı diğer mahpuslarla birlikte

itiraz etmiştir.

10. İtirazı inceleyen Ankara Batı İnfaz Hâkimliğince (İnfaz

Hâkimliği) yapılan duruşmada, itiraz eden hükümlü ya da tutukluların

savunmaları alınmıştır. İtiraz eden mahpusların tamamı açlık grevi eylemini

Suruç ilçesinde canlı bombanın patlaması sonucu otuz bir kişinin hayatını

kaybetmesi olayını protesto etmek amacıyla yaptıklarını belirtmişlerdir. Bunun

yanında söz konusu savunmalarda, yapılan eylemle terör örgütü lideri Abdullah

Öcalan'a uygulanan tecrit politikasının ve Suriye'de öldürülen Kürtlerin

cenazelerinin Türkiye'ye sokulmamasının da eleştirildiği ifade edilmiştir.

Ayrıca savunmalarda bu canlı bomba eylemlerinin, devletin katkısıyla DEAŞ terör

örgütü tarafından yapıldığı, bu gibi eylemlerin halkların kardeşliğine zarar

verdiği ve önlem alınmazsa ülkede iç savaş çıkabileceği şeklinde ifadelerde

bulunulmuştur. Başvurucunun da aralarında bulunduğu bir kısım hükümlü ya da

tutuklular ise arkadaşlarının savunmalarına aynen katıldıklarını ifade

etmişlerdir.

11. İnfaz Hâkimliği 15/10/2015 tarihinde itirazı kabul ederek

Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasına karar vermiştir. İnfaz Hâkimliği,

Anayasa Mahkemesi içtihadında da kabul edildiği üzere açlık grevi eyleminincezalandırılabilmesi için 5275 sayılı Kanun'un 37.

maddesinde disiplin suçları yönünden genel şart olarak belirtildiği gibi,

eylemin infaz kurumunun güvenliğini ya da disiplinini bozucu veya kurumdaki

düzenli yaşamın sürdürülmesini önleyici şekilde gerçekleştirilmesinin gerekli

olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda Hâkimlikçe açlık grevi eyleminin bir düşünce

açıklama yöntemi olduğu ve kısa süreli olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un

37. maddesinde belirtilen şartların ihlal edilmeyeceği kanısına varıldığı ifade

edilmiştir.

12. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Hâkimliğin söz konusu

kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi

itirazın kabulü ile Hâkimlik kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Mahkeme,

herhangi bir gerekçeye dayanılarak birden çok kişi tarafından idareye verilen

dilekçeler sonrası sistemli bir şekilde açlık grevine başlanmasının, kurumdaki

güvenliği veya disiplini bozacak mahiyette olduğunu belirtmiştir.

13. Mahkemenin kararı başvurucuya 6/11/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 30/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 9/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

15. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan

yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

16. Başvurucu, otuz bir kişinin hayatını kaybettiği canlı bomba

eylemini protesto etmek amacıyla gerçekleştirilen açlık grevinin İnfaz

Kurumunun düzenini ya da disiplinini bozacak nitelikte olmamasına karşın

mahkemece soyut bir gerekçeyle kendisine disiplin cezası verilmesinin anayasal

özgürlüklerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu açlık grevini bir düşünce açıklama

yöntemi olarak kullanmıştır. Bu kapsamda başvurucunun şikâyeti ifade özgürlüğü

bağlamında incelenecektir.

18. Anayasa Mahkemesi ceza infaz kurumlarında yapılan açlık

grevlerinin bir ifade yöntemi olabileceğini kabul etmiştir (Mehmet Ayata, B. No: 2013/2920, 7/7/2015,

§ 24; Kahraman Güvenç (3), B. No:

2013/3551, 14/4/2016, § 31).

19. Hükümlü ve tutuklular, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve

hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptirler (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014,

§ 65). Bu bağlamda hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğü de Anayasa ve

Sözleşme kapsamında koruma altındadır (Mehmet

Ayata, § 25).

20. Bununla birlikte ifade özgürlüğü mutlak bir hak niteliğinde

değildir ve Anayasa'nın 26. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen

sebeplerle sınırlanabilir. Bu bağlamda ceza infaz kurumunda bulunmanın

kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda

güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması

durumunda mahpusların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebilir (Mehmet Ayata, §§ 26, 27).

21. Üstelikoldukça hassas ve istisnai

bir düşünce açıklama yöntemi olan açlık grevi söz konusu olduğunda, devletin,

ceza infaz kurumunun güvenliğini ve düzenini sağlama yükümlülüğüne, mutlak

kontrolünde bulunan bu kurumlarda zorunlu olarak tutulan bireylerin

sağlıklarının korunması yükümlülüğü ilave olur. Bunun yanında terör

örgütlerinin çağrısı üzerine yapıldığı ya da örgütsel bağlılığı canlı tutma

amacına yöneldiği konusunda makul şüphe bulunan açlık grevlerinin söz konusu

olduğu durumlarda da devletin takdir hakkı daha geniş yorumlanmalıdır.

22. Bununla birlikte bu sınırlandırmaların Anayasa’nın 13.

maddesinde güvence altına alınan demokratik toplum düzeninin gerekleri ve

ölçülülük ilkelerine uygun olması gerekir (demokratik toplum düzeninin

gerekleri ve ölçülülük ilkelerine ilişkin açıklamalar için bkz. Mehmet Ayata, §§ 33-38).

23. Anayasa Mahkemesi 5275 sayılı Kanun’un 37. maddesi de

dikkate alındığında ceza infaz kurumunda tek başına açlık grevi eylemi

yapılmasının, aynı Kanun'un 40. maddesinde öngörülen disiplin suçunu

oluşturabilmesi için yeterli olmayıp bu eylemin ceza infaz kurumundaki

güvenliği veya disiplini bozacak ya da düzenli yaşamın sürdürülmesini önleyecek

şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini kabul etmiştir (AYM, E.2013/6,

K.2013/111, 10/10/2013; Mehmet Ayata, §

40 ).

24. Başvuru konusu olayda, terör suçundan hükümlü olan

başvurucunun da aralarında bulunduğu bir gruphükümlü

ya da tutuklu, Suruç'ta gerçekleştirilen canlı bomba eylemini protesto amacıyla

iki ya da üç gün açlık grevi yapacaklarını İnfaz Kurumuna dilekçeyle beyan

etmişlerdir.

25. Anılan grubun açlık grevi yaparak dikkat çekmeye

çalıştıklarını belirttikleri hususun kamuoyunu yakından ilgilendiren bir

meseleye ilişkin olduğu konusunda bir şüphe yoktur. Başvurucunun şikâyetini

inceleyen İnfaz Hâkimliği de söz konusu eylemin kısa sürdüğü gözönüne alındığında İnfaz Kurumu güvenliğini, disiplinini

ya da düzenini bozmaya neden olacak nitelikte bulunmadığını ifade etmiştir.

26. İnfaz Hâkimliğince yapılan duruşmada alınan savunmalarda,

grevin amacının aynı zamanda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın tecrit

şartlarını eleştirmek olduğu da dile getirilmiştir. Yine alınan savunmalardan

birinde devletin yardımıyla gerçekleştirilen bu bomba eylemlerinin önlenmemesi

hâlinde iç savaş çıkabileceği gibi ifadelerde bulunulduğu görülmektedir.

Başvurucu da kendi savunmasında arkadaşlarının bu ifadelerine aynen katıldığını

belirtmiştir.

27. Bu bağlamda, çoğu terör suçundan hükümlü ya da tutuklu

oldukları anlaşılan ve aynı İnfaz Kurumunda bulunan oldukça kalabalık bir

grubun gerçekleştirdiği açlık grevi eyleminin, savunmalarda kullanılan bazı

ifadeler de dikkate alındığında grup içerisinde terör örgütüne bağlılık

çizgisinde bir psikoloji yaratılmasına katkıda bulunabileceği anlaşılmaktadır.

28. Dolayısıyla kamuoyunu yakından ilgilendiren meselelere

ilişkin duygu ve düşüncelerini açıklamak amacından daha çok örgütsel bağların

canlı tutulması hedeflenen bu tür eylemlere -ceza infaz kurumunun düzen ve

güvenliğinin sağlanması ile örgütsel baskı veya yönlendirme altında sağlık

problemleri ile karşılaşması muhtemel bireylerin korunması amaçlarıyla-

müdahale edilmesinin, somut olayın koşullarında demokratik bir toplumda gerekli

olmadığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

29. Başvurucuya, gerçekleştirdiği açlık grevi eylemi nedeniyle

5275 sayılı Kanun'un 40. ve 48. maddeleri uyarınca verilen "1 ay süreyle haberleşme veya iletişim

araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama" disiplin cezasının

da ölçülü olduğu değerlendirilmiştir.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

31. Somut olayda başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik bir

ihlal olmadığının açık olduğu sonucuna varılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçeyle;

A. Başvurucunun adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin

iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 9/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef

EREN

Başvurucu : Şükrü YILDIZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/18720, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Adli Yardım Talebi
  8. B. Kabul Edilebilirlik
  9. B. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin
  10. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  11. Yıldırım
  12. Akıncı
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Eren
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/18720
Tarih
9 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • S. T. Başvurusu (B. No: 2014/19931)
  • Kadri Ceyhan Başvurusu (B. No: 2014/1924)
  • Taner Koyuncu Başvurusu (B. No: 2015/11678)
  • Serdar Batur Başvurusu (B. No: 2014/15652)
  • Atilla Bozkurt Başvurusu (B. No: 2014/18050)
  • Birleşik Metal İşçileri Sendikası Başvurusu (B. No: 2015/14862)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.