İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1963/145 K.1967/20

Karar tarihi:27/6/1967

Esas1963/145Karar1967/20Tarih27 Haziran 1967Okuma21 dk · 4.236 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Haziran 1967
Esas No
1963/145
Karar No
1967/20
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.236 kelime·21 dk okuma·5 bölüm

Karar tarihi:27/6/1967

Resmi Gazete tarih/sayı:15.11.1967/12751

Davacı : Cumhuriyet Halk Partisi Millet Meclisi Grubu

Dâvanın konusu : Abana İlçe Merkezinin Abana'dan kaldırılıp Bozkurt'a nakline ilişkin 21/12/1953 günlü ve 6203 sayılı Kanun hükümlerinin iptali istemidir.

B)

İlk inceleme işlemleri :

I.

C. H. P. Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu Genel Kurulunun 14/2/1963 gününde

ve 57 nci birleşiminde verdiği kararda, dâva konusu kanun hükümlerinin iptali

için dâva açılacağı belirtilmemiş olduğundan, bu kararda sözü edilen önerge ve

eklerinin onanlı örneklerinin, onbeş gün içinde, gönderilmesi için tebligat

yapılmasına ilişkin 8/3/1963 günlü karar üzerine süresi içinde, istenen

belgeler gönderilmiş ve böylece eksikliğin tamamlanmış olduğu anlaşıldığından

işin, esasının incelenmesine 15/4/1963 gününde, Başkan Sünuhi Arsan, Başkan

Vekili Tevfik Gerçeker, Üye Osman Yeten, Rifat Göksu, İsmail Hakkı Ülkmen,

Lütfl Akadlı, Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, Celâlettin

Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Ahmet Akar, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş, ve Ekrem

Tüzemen'den kurulu toplantıda oybirliği ile karar verilmiştir

II.

Esasa ilişkin rapor düzenlendikten sonra yapılan incelemede, C. H.P. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Grubu Genel Kurulunun 14/2/1963 günlü 57 nci oturumunda

İstanbul Milletvekili Reşit Ülker tarafından verilen ve iptal dâvası açılacak

kanunlarla ilgili bulunan önerge ile buna ekli listenin asıllarının 44 sayılı

Kanunun 26 ncı maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkraları uyarınca 30 gün içinde

gönderilmesinin davacıdan istenmesine 17/5/1963 gününde oybirliği ile karar

verilmiş, bu belgelerin asıllarının, süresi içinde gönderilmesi üzerine

13/12/1966 gününde Başkan İbrahim Senil, Üye Şemsettin Akçoğlu, İhsan

Keçecioğlu, Salim Başol, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan,

Celâlettin Kuralmen, Sait Koçak, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin,

Ahmet Akar, Muhittin Gürün ve Lütfi Ömerbaş'ın katılmalarıyla yapılan

toplantıda:

1. (Aşağıda açıklanacak nedenlerden dolayı) iptal konusu 6203 sayılı Kanunun, Anayasa'ya aykırılığı yönünden incelenmesi gerektiğinden üyelerden Şeref Hocaoğlu, Celâlettin Kuralmen ve Muhittin Gürün'ün, Anayasa'nın 152 nci ve geçici 9 uncu maddeleri hükümleri karşısında olayda Anayasa'ya aykırılık halinin, incelenmesine yer olmadığı yolundaki karşı oyları ile ve oyçokluğu ile,

2. Abana'nın ilçe olduğu l Ağustos 1945 günü ile köy haline getirildiği 21/12/1953 günü arasında yapılmış olan milletvekili, belediye ve il genel meclisi seçimlerinde Pazaryeri (Bozkurt) ile Abana merkezinden siyasî parti üyelerine verilen oy sayıları sonuçlarının,

3. Abana ilçe merkezinin Pazaryerine (Bozkurt'a) nakli konusunda Kastamonu İl İdare Kurulu ile İl Genel Meclisince verilen kararlar örneklerinin.

4. 6203 sayılı Kanun teklifi dolayısıyla Millet Meclisi İçişleri Komisyonunun 18/7/1953 günlü ve E. 2/451 K. 86 sayılı raporunda sözü geçen üç kişilik Kurulca düzenlenen rapor örneğinin raporu düzenleyenlerin adlarının ve partilerinin açıklanması suretiyle ilgili mercilerden istenmesine, Başkan İbrahim Senil, üyelerden Şemsettin Akçoğlu ve İhsan Keçecioğlu'nun bu yönlerin araştırılmasına yer olmadığı yolundaki karşı oyları ile ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.

Hukukî

sonuçları sürüp gitmekte bulunan ve herhangi bir kanun ile kaldırılmış olmayan

bir kanun hükmü, yürürlükte demektir. İlçe merkezinin Abana'dan Bozkurt'a

taşınmasına ilişkin dâva konusu kanun hükümleri herhangi bir kanun ile

kaldırılmış olmadığı gibi merkezin bugün dahi Bozkurt olması bakımından bu

hükümler sürüp gitmektedir. Buna göre, bu kanunun Anayasa'nın geçici 9 uncu

maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesinin göreve başladığı tarihte yürürlükte

olduğunun kabulü gerekir ve böylece Anayasaya aykırılık yönünün incelenmesi,

sözü edilen geçici 9 uncu madde hükmü ile Anayasa'nın 152 nci maddesine

uygundur. Gerçekten, yürürlükte bulunan bir hüküm, ancak Anayasa Mahkemesince

iptal edilmesi veya bunu kaldıran bir kanunun yürürlüğe girmesi sonucunda

yürürlükte olmaktan çıkar, başka deyimle, ortadan kalkar.

C)

İptali istenilen hükme ilişkin gerekçe açıklama, yasama görüşmeleri ile toplanan bilgiler :

1-

Abana Bucağı 25/6/1945 günlü ve 4769 sayılı Kanunla kurulmuştur. Bu Kanunla,

Abana ile birlikte yeniden dokuz ilçe kurulması öngörülmektedir. Bunun

gerekçesinde, Abana için özet olarak, şunlar yazılmıştır : Abana ve Çatalzeytin

bucaklarının bağlı oldukları İnebolu ile aralarında yol ulaşımı yoktur. Bu

bucakların, ilce merkezi İnebolu'ya 30 - 60 Km. uzakta olması ve kara yolu

bulunmaması yüzünden köylü, ilçe merkezine ancak deniz yolu ile binbir zorluğa

(katlanarak gitmekte ve günlerce köyünden ve işinden uzaklaşmaktadır. Burada

ilce kurulması halinde, hem turizm, hem de ekonomi bakımlarından, gelişme

desteklenmiş ve köylünün Hükümetle olan işlerini çabuk görmesi kolaylığı

sağlanmış ve halk geçimini kendi gölgesinden elde ederek dışarıya gitmek

zorundan kurtarılmış olacak ve özellikle önemli bir ihraç maddesi olan patates,

fındık ürünlerinin üretimi artırılacaktır. İdare işlerinde gerçekleşecek

kolaylıkları da hesaba katılınca, merkezi Abana olmak ve bu adla anılmak üzere

bir ilce kurulması zorunlu görülmüştür. (T.B. M.M. Tutanak Dergisi Dönem VII

Toplantı 2 Cilt 18, S, Sayısı 139.).

Büyük Millet Meclisi içişleri ve Bütçe Komisyonlarına Abana konusunda herhangi bir görüş ileri sürülmediği gibi, Genel Kurul görüşmelerinde de Abana'ya ilişkin bir söz geçmemiş ve böylece kanun kabul edilmiştir.

2- Abana'yı üçe merkezi olmaktan çıkaran iptal konusu 21/12/ 1953 günlü ve 6203 sayılı Kanunun l inci maddesi şöyledir : (Madde-1 4769 sayılı Kanunun birinci maddesine bağlı bir sayılı cetvelde adları yazılı dokuz kazadan Kastamonu ili Abana Kaza merkezi, adı geçen Kanunun diğer maddelerinde ve cetvellerinde yazılı hak ve şartlarla Pazaryeri-Bozkurt kasabasına ve (Bozkurt) Kazası adı ile nakledilmiştir.)

3- Kastamonu milletvekillerince teklif edilen bu kanunun gerekçeleri özet olarak şudur :

a. 4769 sayılı Kanunun tasarının komisyanlarda ve Meclis Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında yetmiş iki köyü bulunan bir bölgeye ilçe merkezi olabilecek özellikte başka bir yer üzerinde hiç durulmamış, kanun koyucu, Abana'nın ilçe merkezi olması teklifini, bölgenin özelliklerini bilen tarafsız bir kimseden dinliyemediği için, olduğu gibi kabul etmiştir.

b. Abana'da oturanların Yüksek Meclis katında sürekli kovuşturmaları ve "Aynı zamanda siyasî kanaat muhafazakârlığı vaadi ile 1945 yılında istihsal ettiği bu netice" de bölge ahalî ve köylüsünün yüz yılık dertlerini karşılamak konusunda ne ölçüde aldanıldığını ve merkez olarak Abana'nın seçilmesinde ne büyük bir yanlışlık olduğu bugün ispat edilmiştir.

c. Bu bölgenin ilce merkezi olmaya hak (kazanmış yeri, Pazaryeri denilen Bozkurt Kasabasıdır ve iktisadî içtimaî ve coğrafi yönlerden açıkça üstün bir durumdadır :

aa) Bölgenin iktisat ve ticaret merkezi Abana değil, Bozkurttur. Bozkurt ve Abana'da bulunan dükkan ve tesisler, ticarî durumu gerçeklikle anlatacak önemdedir. Abana'daki seksenüç dükkana karşı Bozkurt'ta ikiyüzsekiz dükkân vardır. Motorla işleyen dört sandalye fabrikası da bu sayılara eklenebilir.

Bozkurt, merkezi durumdan ötürü, çevrenin ve hatta komşu ilçelerin pek çok değer verdikleri eski bir pazara maliktir ki bu yön, Pazaryeri adından da anlaşılabilir. Her Ağustos'ta kurulan ünlü panayırı, İstanbul ve Anakara gibi yerlerden alıcı çekecek değerdedir Buna karşılık, Abana pazarı ve panayırı, Bozkurt'unkiler karşısında, pek sönük kalır ve bir uydu gibidir.

Bozkurt - Devrekani - Kastamonu yolu, Bazkurt ticaretine yeni bir yön kazandırmıştır ve böylece Bozkurt'tan mal gönderme işleri, Abana'daki türlü zorluklar karşısında, güney yönüne çevrilmiştir.

bb) Sosyal ve kültürel bakımdan Bozkurt, Abana'dan daha elverişlidir. Halk okuyup yazmaya karşı çok heyecanlı ve eğilimli olup burada hiç bir suç işlenmez; 2255 nüfuslu Bozkurt'ta yirmi yıldanberi ne tek bir bekçi vardır, ne de Devlet jandarma karakolu açılmasına gerek görülmüştür.

Bozkurt'ta okul cami, sağlık merkezî yaptırma gibi dernekler vardır. Elektrik Projeleri uygulanmaya konmuştur. Abana'nın 779 kişisine karşılık Bozkurt'ta 2255 kişi; 180 evine karşılık Bozkurt'ta 412 ev 83 dükkâna karşılık Bozkurt'ta 208 dükkân ve 335 seçmenine karşılık Bozkur'ta 937 seçmen bulunduğu gibi 16 bin liralık Belediye bütçesine karşılık Bozkurt Belediyesinin 28 bin liralık bütçesi vardır.

cc) Bozkurt, Ezine çayı vadisinin en geniş yerinde genişlemeye elverişli bir yer durumunda, Abana ise bu vadinin denize varan deltasında, yer yer biriken kumla denizden gerileyen bir merkezdir.

çç) Alış veriş için Bozkurt pazarına inen köylüler, Hükümet ve adalet işleri için, Abana'ya giderler. Bütün işlerini Bozkurt'ta bitiren köylü için yalnız resmi işleri görmek üzere Abana'ya gidiş geliş ise, ağır bir yük demektir ve altı km. olan bu uzaklık, köylüler üzerinde gereksiz bir etki yaratmaktadır. Yetmişiki köyü bulunan Abana ilçesinin yirmiüç köyü kurulmak üzere bulunan Çatalzeytin ilcesine verileceğine göre, geri kalan kırkdokuz köyden otuz sekizi % 80 oranındaki köy halkı ilce merkezi olarak kendilerine daha elverişli buludan Bozkurt'u istemekte ve bu dileklerini tutanaklarla ve bizim aracılığımızla Meclise ulaştırmış bulunmaktadır.

Liman ve yapılmış isgele gibi hiç bir tesisi bulunmayan Abana merkezi ile köylünün hiç bir ilgisi yoktur ve burası güneye doğru yapılan il yolu ile önemini büsbütün yitirmiştir.

Bozkurt Belediyesi, onbir odalı bir binayı Hükümet konağı olarak düzenlenmiş ve Hazineye devretmeye hazır bulunmuştur.

dd) Sonuç olarak, Abana merkez olma olanaklarından büsbütün yoksun ve geliştirilmesi Devlet için çok büyük yüklere bağlı, sönük ve küçük bir kasabadır. Buna karşılık, bu bölgeye yıllardan beri sosyal ve ticarî bakımlardan merkezlik eden Bozkurt ise, "Siyasî endişelere kurban edilerek hakları reddolunmuş büyük bir kasaba hüviyetindedir." (T.B.M.M. Tutanak Dergisi, Dönem IX. C. 26, S. Sayısı 21).

4-

Bu teklif, Büyük Millet Meclisi içişleri ve Bütçe komisyonlarından

geçirilmiştir, içişleri Komisyonu, kendi içinden ve iktidar partisi

milletvekillerinden seçtiği üç kişilik bir kurulu, başka deyimle, bir alt

komisyonu yerine göndererek inceleme yaptırmış ve onun kendisine verdiği rapora

dayanarak ve Pazaryeri nüfusunun daha fazla ve oranın daha gelişmiş durumda

olduğu ve ileride de gelişmeye daha elverişli bulunduğu Kastamonu ile karadan

bağlantısı olduğu halbuki, Abana'mın ulaşıma elverişli; olmadığı ve iskele

yapımına dahi elverişsiz bulunduğu için iskelenin başka yerde kurulmasının

kararlaştırıldığı, halkın iktisadî ilişkilerinin Pazaryeri ile olduğu ve

Pazaryerinin daha ortada olmakla birlikte ilçenin kırktan fazla köyünde

oturanların da Merkezin Pazaryerine taşınmasını istedikleri gerekçelerine

dayanan 18/7/1953 günlü bir raporla, teklifi kabul etmiş, içişleri Komisyonunun

düzenlediği bu rapora, karşı oy vermiş bulunan beş milletvekili, Abana'nın

güneye doğru ve Pazaryerinin ise kuzeye doğru gelişmekte olduğunun raporda belirtildiğine

ve aradaki mesafenin ancak iki kilometre bulunduğuna göre gelecekteki gelişme

beklenilerek şimdiki durumun değiştirilmemesinin uygun olacağı kanısını

açıklamışlardır. Karşı oyda bulunanlardan bir milletvekili de, öbürlerinin az

önce anılan görüşlerine katılmakla birlikte, Abana halkının C.H.P. li oluşu

nedeniyle ilce merkezinin değiştirilmesi işine girişilmiş ve bu yönün

Komisyonda apaçık tartışılmış bulunması karşısında, yalnızca böyle bir görüşün

varlığının ilçe merkezinin olduğu gibi bırakılmasını gerektireceğini dahi,

karşı oy yazısında, belirtmiştir.

Bütçe Komisyonu ise İçişleri Komisyonunun gerekçesini benimseyerek öncelik ve ivedilikle görüşülmesi dileği ile teklifi kabul etmiştir.

Teklifin, öncelik ve ivedilikle görüşülmesine Genel Kurulca karar verilmiş ve bu karar uygulanmıştır.

5-

Genel kurul görüşmeleri sırasında, muhalif milletvekilleri değişiklik için

ileri sürülen gerekçelerin doğru olmadığını, bu teklifin siyasî nedene

dayandığını ve yersiz olduğunu ileri sürmüşler, iktidar parti sine bağlı

milletvekilleri ise işin iyice incelenmiş bulunduğunu ve sadece objektif

nedenlerle bu değişikliğin yapmak istendiğini ileri sürmüşlerdir. Muhalifler

içinde, teklifte bulunan milletvekillerinin ortaya attıkları sayıların doğru

olmadığını ve içişleri Komisyonundaki görüşmeler sırasında Bozkurt'un iktidar

partisine oy verdiği için merkezin değiştirtmek istendiğinin açıkça

söylendiğini dahi ileri süren olmuştur. Yine bu görüşmeler sırasında 1945 te

Abana'nın ilçe merkezi yanılmasının o zamanki iktidarın siyasî emellerini

korumak düşüncesine dayandığı dahi ortaya atılmıştır. (T.B.M.M. .Tutanak

Dergisi, C. 26-21/12/1953 - S. 331-344)

6-

İktidar Partisinden üç milletvekilince yerinde yapılan inceleme sonunda Millet

meclisi İçişleri Komisyonuna verilen ve bu komisyonun 18/7/1953 günlü raporuna

dayanak olan raporda teklif sahiplerinin tekliflerinde ileri sürdükleri sayılar

üzerinde bir düşünce yürütülmemiş, yalnızca bir kaç sayı anılmış ve genel

sözlerle anlatılan bir gerekçe yazılmış ve sonuç olarak (Abana Cenuba.,

Pazaryeri Şimale doğru inkişaf etmek zaruretinde bulunduklarından günün birinde

ve yakın seneler zarfında yekdiğerleri ile birleşecek olan bu iki kasabanın

demokrasinin temeli olan "Ekseriyetin arzusuna uymak" pirensibine

riayet ile kaza merkezinin Abana'dan Pazaryeri'ne naklinde ekseriyetin

arzusunun yerine getirilmesi gibi içtimai iki yerin ve belediyenin

birleşmesinde olduğu üzere iktisadi, ticari faydalar ve tabii şartlara uymak

gibi zaruretlerin icabına da uyulacağı kanaatiyle ... arz olunur) denilmiştir.

7-

İçişleri Bakanlığının merkez değiştirilmesi konusundaki sorusu üzerine durumu

inceleyen Kastamonu İl yönetim Kurulunun 12/12/1952 gün ve 795 sayılı

kararında; Pazaryeri ile Abana merkezi arasında 2700 metre mesafe bulunup bunun

önemli bir kasımının her iki tarafa ait olmak üzere meskûn bulunduğu, Pazaryeri

2225 kişi ve 366 evden, Abana 1446 kişi ve 435 evden ibaret ise de 22/6/1949

tarihinde yılmaz, Sınarcık ve Bahçe köyleri ile birleşerek Mart 1952 tarihinde

Belediye örgütü kurulmuş olan Pazaryeri'nin altı dere ve üstü dağ olması

bakamından gelişme alanının ancak Abana'ya doğru olduğu, Abana ilçe merkezinin

ize kıyıda, vapurların uğradığı bir iskele olmakla beraber doğuya, batıya ve

güneye elverişli gelişme alanlarına da malik olması bakımından üstün tutulacak

bir durumda bulunduğu ve aynı zamanda güzel manzaralı ve plajı bulunması

dolayısıyle turistik bir yer olabilecek durumda olduğu, Pazaryeri'nin doğu,

batı ve güneyinde gelişme alanları bulunmaması yüzünden ileride genişlediğine

Abana ile birleşmesinin coğrafi ve iktisadi bir zorunluk olduğu, Abana'da

hükümet binası, ilk ve orta okul, dispanser, Jandarma, cezaevi, tekel ve P.T.T.

daireleri gibi bina ve kurumlar bulunduktan başka, imar planı yapılmış olup

basınçlı su tesisleri ihale edilmiş bu tesislerin boş kalacağı, Pazaryeri'nde

bunları içine alacak bir alan dahi bulunamıyacağı ileri sürülerek Abana'nın

siyasi, idari, iktisadi ve coğrafi bakımdan ilçe merkezi olmasının zorunlu

bulunup merkezin değiştirilmesi için akla yatkın hiçbir neden olmadığı

belirtilmiştir.

Kastamonu İl Genel Meclisinin Mülkiye Komisyonunun 25/12/1952 günlü raporunda az önce anılan İl Yönetim Kurulu raporunda belirtilen gerekçeler benimsenerek Abana'nın merkez olarak kalmasının zorunlu bulunduğuna oy birliğiyle karar verilmiş ve İl Genel Meclisinin 30/12/ 1952 günlü toplantısında bu rapor, oy çokluğu ile, olduğu gibi kabul edilmiştir.

8-

1945 ten 1953 e değin yapılan seçimlerde pazaryeri'nin ve Abana 'nın hangi

partilere oy vermiş bulundukları yolunda yapılan soruşturma sonucunda : 17 Ekim

1948 de yapılan milletvekili ara seçimine yalnızca C.H.P. nin katıldığı ve

adayın Abana merkezinden 706, Pazaryeri merkezinden ise 112 oy almış bulunduğu,

3 Eylül 1950 deki Abana Belediye seçimine C.H.P. ve M.P. katıldığı seçimde C.H.P.

adayının 253 oy aldığı, M.P. adayına ise oy çıkmamış bulunduğu, 16 Eylül 1951

tarihinde yapılan milletvekili ara seçiminde Pazaryeri'nde M.P. adayının 9, C.

H. P adayının 7, D. P. adayının 568 oy aldıkları, Abana merkezinde ise Millet

Partisi adayının 18, D. P. adayının 32, C.H.P. adayının ise 216 oy aldıkları,

20 Ocak 1952 de yapılan Pazaryeri - Bozkurt Belediye seçimine- C.H.P. nin

katılmadığı, D. P. adaylarının 508 oy almış oldukları, M. P. adayına oy

çıkmadığı anlaşılmıştır. Bu dönemde yapılan öbür seçimlere ilişken bir bilgi

veya belge elde edilememiştir.

Ç)

Esasın incelenmesi ve kararın gerekçeleri :

İstenilen bilgilerin toplanması ve belgelerin gönderilmesî üzerine düzenlenen ek raporla esasa ilişkin rapor ve dosyadaki bütün kâğıtlar incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü :

İlk önce şunu hatırlatalımki, Anayasa'nın geçici 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında eski kanunlar için açılacak iptal dâvalarının şimdiki Anayasa'ya aykırılık nedeni ile açılacağı ilkesi benimsenmiştir. Bu bakımdan 1953 yılında kabul edilmiş bulunan dâva konusu kanunun Anayasa'ya uygunluk veya aykırılık yönünün şimdiki Anayasa'ya göre belli edilmesi zorunludur.

l- Merkezî idarenin kuruluşuna ilişkin ilkeleri gösteren Anayasa'nın 115 inci maddesinin l ve 2 nci fıkralarında şöyle denmektedir :

"Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından coğrafya durumuna, iktisadî şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.

İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır."

Bu

hükme göre, Türkiye'nin gerek illere ayrılmasında, gerekse illerin öbür

kademeli bölümlere ve bu arada ilçelere ayrılmasında gözönünde tutulacak olan

ölçü, coğrafya durumu, iktisadî koşullarla kamu hizmetlerinin gerekleridir.

İdarî kademelere bölünmede bu anılan ölçülerin gözönünde tutulması ilkesi, bu

kademelerin merkezlerinin belli edilmesinde de öncelikle uygulanır : Çünkü, il

veya ilçenin veya diğer bir kademenin merkezi demek, oranın işlerinin

toplandığı en önemli bir yer demektir. Bu bakımdan bir idarî bölümün

merkezinin, coğrafya durumu, iktisadî koşullar ve kamu hizmetlerinin

gereklerine göre en uygun bir yerde bulunması Anayasa buyruğu olduğu gibi, bir

merkezin değiştirilmesinde dahi yeni merkezin coğrafya durumu, iktisadî

koşullar ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre eskisinden daha üstün bir yer

niteliğini taşıması da, yine Anayasa buyruğudur. Demek ki, merkez

değiştirmelerinde yeni merkezin eski merkeze göre coğrafya durumu, iktisadî

koşullar ve kamu hizmetlerinin gerekleri bakımından daha üstün olduğu açıkça

anlaşılmadıkça, böyle bir değiştirme Anayasa'ya uygun sayılamaz. .

a)

Dâva konusu hükmü teklif edenlerin gerekçeleri (C/3 de açıklandığı üzere),

Abana'nın coğrafya durumu, iktisadî koşullar ve kamu hizmetlerinin görülmesi

bakımından Bozkurt'tan çok aşağı bir durumda bulunduğu ve ilçe içindeki

köylerin çoğunluğunun kendilerine gönderdiklerini bildirdikleri tutanaklarla

merkezin Bozkurt'a kaldırılmasını istemiş olmalarının da halk iradesinin saygı

gösterilmesi gerekli bir ortaya çıkışı olduğu düşüncelerine dayanmaktadır.

Büyük Millet Meclisi içişleri Komisyonunun raporuna (C/4) temel olan üç kişilik

alt komisyonun raporunda ise (C/6), bu düşünceler özellikle sonuç bakımından

benimsenmiştir. Buna karşılık, Kastamonu İl Yönetim Kurulu ve halkın usulünce

seçilmiş temsilcilerinden meydana gelen îl Genel Meclisi, kanunu teklif

edenlerin ve kabul edenlerin görüşlerine aykırı olarak Bozkurt'un üstün durumda

olmadığını ve her iki yerin de az bir süre sonra birleşeceğini ve aralarında

iki kilometre kadar bir uzaklık bulunduğunu bildirmişlerdir. (C/7),

Unutulmamalıdır ki, gerekli Yönetim Kurulu gerekse İl Genel Meclisi, 5442

sayılı ve 10/6/1949 günlü İl İdaresi Kanununun 2 nci maddesinin D bendinin

kesin hükmü uyarınca, ilce merkezinin değiştirilmesi konusunda, düşüncelerinin

alınması zorunlu bulunan kumlardır. İl Yönetim Kurulunun kararı ile İl Genel

Meclisinin kararını incelemiş bulunduğu anlaşılan Türkiye Büyük Millet Meclisi

içişleri Komisyonunda kurulan ve yerinde inceleme yapmış olan alt komisyon

teklifi vanan milletvekillerinin iki merkezin sosyal ve iktisadî durumlarım

belirtmek amacıyla ileri sürdükleri sayılarla İl Yönetim Kurulu kararına ve İl

Genel Meclisi kararına dayanak olan sayılar arasındaki başkalıkları gözönünde

tutarak kesin sayılara dayanan bir takım gerçekler ileri sürmesi ve böylece İl

Yönetim Kurulu ile İl Genel Meclisi kararlarını çürüterek durumu iyice

aydınlatması gerekirken, her nedense bu yola gitmemiş ve genel bir takım

sözlerle görüşünü desteklemeyi daha uygun bulmuştur: özellikle Bozkurt'un

doğuya ve batıya ve güneye doğru gelişmesine dağların engel olduğu. Abana'nın

turizm bakımından gelişmekte bulunduğu yollu gerekçeler üzerinde de hiç

durmamış ve her iki kasabanın birbirine doğru gelişmekte bulunduğunu ve

aralarındaki açıklığın yakında kapanacağını gözönünde tuttuğu ve raporun son

bölümüne yazdığı halde bu durumu değişikliğin yapılmaması yolunda değil,

değişikliği haklı gösteren bir etken olarak değerlendirmiştir. Yine, bu afi

Komisyon, halkoyu bakımından hiç bir hukukî değeri olmayan ve köylüler

tarafından düzenlendiği bildirilen bîr takım tutanakları demokrasi

gereklerinden sayarak düşüncesine esas tuttuğu halde halkın kanun hükümlerince

seçilmiş temsilcisi bulunan İl Genel Meclisinin vardığı sonucu hiçe saymıştır

ve yine olayda tarafsız durumda bulunan il memurlarından meydana gelen İl

Yönetim Kurulu kararım neden dolayı benimsemediğini göstermek gereğini dahi

duymamıştır. Her hangi bir konuda doğru sonuca varabilmek için son sözü

söyleyecek durumda bulunanların, kendi görüşlerine karşıt olan düşüncelerin

hepsini ele alarak neden ötürü benimsemediklerini, gerçeği olabildiğince nesnel

kanıtlarla (Objektif delillerle) yansıtarak, açıklamaları zorunludur. Burada bu

mantık kuralım gerek Alt Komisyon, gerekse İçişleri Komisyonu, hiçe

saymışlardır. Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler dahi. bu durumu

değiştirmiş değildir; görüşmeler sırasında, teklifte bulunanların dayandıkları

sayıların gerçeğe uygun bulunmadıkları dahi ortaya atılmış ve bu

incelemelerdeki eksiklik büsbütün belirgin bir duruma girmiştir.

Bütün bunlar Bozkurt'un Abana'ya göre üstün durumda olduğu iyice tesbit edilmeksizin Millet Meclisince merkez değiştirilmeye ilişkin hükmün kabul edildiğini göstermektedir. Dosyada bulunan belgelerde ve özellikle tarafsız memurlardan kurulu olan İl Yönetim Kurulunun raporunda (C/7) anılan sayılar ve verilen bilgiler karşısında merkezin Bozkurt'a kaldırılmasını gerekli saydıracak belirgin bir üstünlük görülememektedir. Demek ki, Anayasa'nın aradığı koşullar gerçekleşmeksizin dâva konusu hüküm, Meclisçe kabul edilmiştir; bu bakımdan Anayasanın 115.inci maddesinin l inci fıkrası hükmüne aykırıdır ve iptal edilmelidir.

b)

1945 te Abana'nın ilçe merkezi yapılmasının haksız olduğu, dâva konusu kanuna

ilişkin teklifin gerekçesinde ileri sürülmüş (C/3-C/ dd) ve buna kanıt olmak

üzere, o zamanki iktidarın kendi yararına oy sağlamak amacını güttüğü

bildirilmiştir. 1945 yılında C.H.P. tek parti olarak iktidarda bulunmakta idi

ve karşısında hiç bir parti yoktu. Gerçekten, biri iktidar, öbürü, muhalefet

olmak üzere iki partinin varlığı, ancak Ocak 1946 da Demokrat Partinin

kurulmasiyle başlamaktadır. Abana ilçesinin kuruluş hazırlıklarının çok önceden

başlamış olması, işin gereğidir. Buna göre daha 1944 yılında ileride ikinci bir

parti kurulacağını ve Abana'nın çoğunluğunun o partiye eğilim göstereceğini, o

zamanki iktidarın iki yıl önceden kestirmiş ve kendi yararına tedbir alma

yoluna gitmiş bulunduğu ortaya atılmaktadır ki bu iddia akla yatkın görülemez;

kaldı ki 1953 teki duruma göre bile Bozkurt'un Abana'ya üstünlüğü kesinlikle anlaşılamamaktadır.

Halbuki Bozkurt 1949 da komşu iki köyle birleştirilmiş ve böylece 1953 te, 1945

tekinden daha geniş bir duruma getirilmiştir.

2- Anayasa'nın "Seçme ve Seçilme Hakkı" başlıklı 55 inci maddesinde : "Vatandaşlar kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve seçilme hakkına sahiptir.

Seçimler,

serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına

göre yapılır" denilmektedir. Buna göre seçimlerin serbestliğini doğrudan

doğruya veya dolayısiyle bozmaya elverişli bulunan veya bozmak amacı ile

konulmuş olan bütün hükümler, Anayasa'ya aykırı niteliktedir. Yukarıda (l de)

açıklandığı üzere Anayasa'nın idarî bölümlere ilişkin 115 inci maddesi hükmüne

ayları olarak iptal konusu kanun, kabul edilmiş bulunmaktadır. Daha önce (C/8

de) açıklandığı gibi, bir takım seçimlerde Abana'lıların C.H.P. ye ve

Bozkurt'ların ise iktidar partisi olan D.P. ye oy verdikleri anlaşılmaktadır.

Ortada ilce merkezinin değiştirilmesi için Anayasa'ya uygun bir neden

bulunmamasına ve Büyük Millet Meclisi görüşmeleri sırasında bu kanunun yalnızca

Abana'lıları siyasî eğilimlerinden, daha açıkçası, seçimlerde C.H.P. ni tutan

kimseler olmalarından dolayı cezalandırmak için tekli' edildiğinin ileri

sürülmüş bulunmasına ve bir takım seçimlerde Abana'lıların sürekli olarak

C.H.P. yi benimsediklerinin sabit bulunmasına göre dâva konusu hükmün kabulü

ile seçimlerde yurttaşların serbestçe oy kullanmalarının sınırlandırılması ve

sonraki seçimler bakımından onların etki altında bırakılması yoluna gidildiği

veya böyle bir yol tutulmadığı düşünülse bile, bu hüküm yüzünden yurttaşlar

üzerinde bir korkunun seçim propagandası sırasında ortaya sürülebilecek

söylentilerle pek kolaylıkla yaratılabileceği ve seçim serbestliğinin

rahatlıkla etkileyebileceği anlaşılmaktadır. Buna göre dâva konusu hüküm

Anayasa'nın 55 inci maddesine de aykırıdır ve bu bakımdan dahi iptal

edilmelidir.

3-

Anayasa'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2 nci maddesinde,

"Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel

ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."

denilmektedir. Hukuk devletinin tanımına giren bir çok unsurlardan birisi de,

kamu yararı düşüncesi olmaksızın, başka deyimle, yalnızca özel çıkarlar için

veya yalnızca belli partilerin veya kişilerin yararına olarak herhangi bir

yasanın kabul edilmiyeceğidir. Buna göre çıkarılması için kamu yararı

bulunmayan bir kanun, Anayasa'nın 2 nci maddesi hükmüne aykırı nitelikte olur

ve dâva açıldığında iptali gerekir. Yukarıda (l ve 2 nci bentte) açıklandığı

üzere, dâva konusu kanun idari bölümlere ayırmada veya bu bölümlerin merkezini

seçme yahut değiştirmede kamu yararının ölçüsünü bildiren Anayasa'nın 115 inci

maddesi hükmüne aykırıdır ve aynı zamanda Anayasa'nın 55 inci maddesinin

güvenlik altına almak istediği seçim serbestliği ilkesine dahi aykırı

niteliktedir. Demek ki bu kanunun konulusu kamu yararı düşüncesine değil, bunun

dışında kalan düşüncelere dayanmaktadır. O halde bu hüküm, Anayasa'nın 2 nci

maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olması dolayısiyle de iptal

edilmelidir.

4- Dâva konusu kanunun temeli olan l inci madde hükmünün iptali karşısında bunun yürütülmesine ve yürürlük gününe ilişkin bulunan öbür iki maddesinin dahi iptali gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

:

1. Abana İlçe merkezinin Bozkurt- Pazaryeri kasabasına nakli hakkında 21/12/1953 günlü ve 6203 sayılı kanunun tümünün Anayasa'nın 2, 55 ve 115 inci maddelerine aykırı olduğundan iptaline,

2. İptal hükmünün Anayasa'nın 152 ve 44 sayılı Kanunun 50 inci maddeleri uyarınca 25/12/1967 gününde yürürlüğe girmesine 27/6/1967 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

İbrahim Senil

Başkanvekili

Lütfi Ömerbaş

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Salim Başol

Üye

Fazlı Öztan

Üye

Celâlettin Kuralmen

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Muhittin Taylan

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai seçkin

Üye

Ahmet Akar

MUHALEFET

ŞERHİ

Bu dosya ile açılmış bulunan iptal dâvası, Abana tice merkezinin Bozkurt'a naklini sağlayan 21/12/1953 günlü ve 6203 sayılı Kanunun iptalini hedef tutmaktadır.

Söz

konusu kanun, 2 nci maddesi hükmü gereğince, Resmî Gazete ile neşredildiği

29/12/1953 gününde yürürlüğe girmiş ve aynı günde hükümlerini yerine getirerek

Abana'yı ilce merkezi olmaktan çıkartarak köy hâline indirmiş ve Bozkurt'u da

ilçe merkezi yapmıştır. Bu suretle söz konusu kanun, hükmünü o tarihte ve bir

defada yürütmüş ve etkisini tamamlamıştır. Artık bu gün için bu kanuna

dayanılarak yeni bir işlem yapılması veya yeni bir hukukî sonuç verecek bîr

harekete girişilmesi mümkün değildir. Filvaki sözü geçen kanun halen de

yürürlükte bulunmaktadır. Ancak bu kanunun hukukî etkisi, yeni olaylara uygulanarak

yeni hukukî sonuçlar meydana getirecek nitelikte olmayıp vaktiyle tamamlanmış

olan bir işlemin, yani Abana İlçesinin adının Bozkurt olarak değiştirilmiş ve

ilce merkezinin de Bozkurt'a nakledilmiş olmasının kanuni mesnedi olmaktan

ibaret bulunmaktadır.

Anayasa'nın

geçici 9 uncu maddesi, Anayasa'dan evvelki kanunlar hakkında iptal dâvası

açılabilmeğini, Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı tarihte yürürlükte

olmaları şartına bağlanmıştır. Bundan maksadın, Anayasa Mahkemesinin göreve

başladığı tarihten sonra, herhangi bir kanunun Anayasa kurallarına aykırı

nitelikte sonuç verecek uygulamalarına imkân vermemek olduğu aşikardır. Daha

açık bir deyimle, Anayasa'dan sonra herhangi bir hükmün bir olayda uygulanması

süretile Anayasa kurallarına aykırı bir sonucun ortaya çıkmasını önlemek ve

Anayasa'ya aykırı nitelikteki hükümlerin uygulanması kapılarını kapatmak

maksadiyle geçici 9 uncu maddenin kabul edildiği meydandadır. Bunaenaleyh

geçici 9 uncu maddedeki "Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı tarihte

yürürlükte olan herhangi bir kanun" ifadesindeki (Yürürlükte olan)

terimini bu maksat içinde yorumlamak gerekir.

Bu sebeplerle Anayasa Mahkemesinin göreve başladığı tarihten önce açık veya kapalı olarak yürürlükten kaldırılmış bulunan kanunlar hakkında iptal dâvası açılamıyacağı gibi, vaktiyle tesis ve ikmal ettiği bir hukukî durumun dayanağı olmağa devam etmekten başka hiç bir hukukî etkisi ve Anayasa'dan sonra meydana gelecek yeni bir olaya uygulanarak yeni bir hukukî sonuç doğurma istidadı kalmamış olan ve bu nitelikleri ile Anayasa kurallariyle çelişecek bir uygulamaya meydan verme durumunda olmayan kanunların da, iptal dâvasına konu yapılmaması gerekir.

Diğer taraftan böyle bir kanunu, iptal dâvasına konu yapmakta hukukî yarar da yoktur. Zira bu nitelikteki bir kanunun, meselâ dâva konusu olan 6203 sayılı Kanunun, Anayasa'ya aykırı olduğu yukarıki kararda açıklanmış bulunan yönlerdeki etkilerini o tarihte yapmış olup artık bugünkü şartlar içinde o etkileri devam ettirmesi söz konusu bile değildir. Bu bakımdan böyle bir kanunun iptal edilmesi ile herhangi bir sonuç alınması ve hukukî herhangi bir yarar sağlanması mümkün değildir.

Kaldı

ki Anayasa'dan önce etkisini yapmış ve bitirmiş bulunan bu gibi kanunlar

hakkında açılan iptal dâvalarına bakılması Anayasa'nın 152 ve Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44

sayılı Kanunun 50 inci maddesi hükümlerine de uygun değildir. Zira bu

maddelerde iptal kararlarının geriye yürümeyeceği açıkça yazılıdır. Halbuki,

yukarıda açıklanan nitelikte olan, dâva konusu kanun hakkındaki istemin

incelenmesi sonucunda verilecek karar, 29/12/1953 tarihinde bütün neticeleriyle

hükmünü yürüterek bir ilce merkezini köy ve diğer bir mahalli ilce merkezi

haline getirmiş olan bir kanunu iptal etmek suretiyle, on dört yıl önce olmuş -

bitmiş bir olaya etki yapacak ve bu iki mahalli on dört yıl önceki durumlarına

iade etme sonucunu, ister istemez, doğuracaktır. Anayasa Mahkemesinin; sadece

önüne getirilen kanunu incelemekle görevli olup kararının meydana getireceği

sonuçla ilgilenmekle yükümlü bulunmadığı düşüncesi yerinde değildir. Zira

Anayasa'nın ve kanunun yukarıda yazılı bulunan hükümlerinin, Anayasa

Mahkemesini de bağlayacağı tabiidir. Bu sebeple, verilecek karar, niteliği

itibariyle kendiliğinden geriye yürüme zorunluğunu doğuruyorsa Mahkememiz bu

nitelikte bir karar vermemeli ve bu yolda sonuçlanacak bir incelemeye de

girişememelidir. Aksi taktirde kanunların Anayasaya uygunluğunun denetimini

yapmakla görevli olan Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya uygun olmayan bir karar

verme durumuna düşer.

Konuya ilişkin başkaca düşüncelerimiz, 5/6/1964 günlü ve 11720 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanmış bulunan 20/3/1964 günlü ve 1964/2 - 23 sayılı Anayasa Mahkemesi kararma ait muhalefet şerhinde açıklanmıştır.

Sonuç olarak; dâvanın, esastan incelenmesine geçilmeden önce, yukarıki nedenlerle reddolunması gerektiği kanısındayız.

Üye Halit · Zarbun Üye Ziya · Önel Üye Muhittin · Gürün Üye A. · Şeref Hocaoğlu Üye Celâlettin · Kuralmen Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1963/145, K. 1967/20, 27 Haziran 1967 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. B)
  4. C)
  5. Ç)
  6. Muhalefet
  7. Şerhi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1963/145
Karar No
1967/20
Tarih
27 Haziran 1967

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1967/20 K.1967/21
  • AYM Norm Denetimi E.1967/28 K.1967/27
  • AYM Norm Denetimi E.1967/29 K.1967/28
  • AYM Norm Denetimi E.1963/336 K.1967/29
  • AYM Norm Denetimi E.1967/30 K.1967/30
  • AYM Norm Denetimi E.1963/337 K.1967/31

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.