İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1963/170 K.1963/178

Karar tarihi:5/7/1963

Esas1963/170Karar1963/178Tarih5 Temmuz 1963Okuma11 dk · 2.230 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
5 Temmuz 1963
Esas No
1963/170
Karar No
1963/178
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.230 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Karar tarihi:5/7/1963

Resmi Gazete tarih/sayı:4.11.1963/11546

Davacı : Türkiye İşçi Partisi

Dâvanın konusu : 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin ve ayrıca diğer bazı kanunların bir kısım hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İnceleme ;

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 11/3/1963 gününde yapılan ilk inceleme sonunda :

a)

Türkiye Büyük Millet Meclisinde Temsilcisi bulunan Türkiye İşçi Partisi Genel

Yönetim Kurulunun; Anayasaya aykırı kanunlar hakkında Anayasa Mahkemesinde

iptal dâvası açılması, dâvaların konularının tâyini ve gerekli işlemlerin yapılması

için Merkez Yönetim Komitesine tam yetki verilmesini kararlaştırdığı, Merkez

Yönetim Komitesinin açılacak dâva konularını tesbit ederek Parti Genel

Başkanına dâvaların açılması, takip ve intacı hususlarında tam yetki verdiği ve

dâvanın bu yetki üzerine Parti Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar tarafından

açıldığı, Türkiye İşçi Partisi Tüzüğünün 17 nci maddesine göre Partinin en

yüksek merkez organının da Merkez Yönetim Komitesi olduğu anlaşıldığından iptal

dâvasının açılmasına bu Organ tarafından karar verilmiş olmasının 22/4/1962 gün

ve 44 sayılı kanunun 25 inci maddesinin l numaralı bendine uygun olduğuna,

Üyelerden İsmail Hakkı Ülkmen, İbrahim Senil, Celâlettin Kuralmen ve Muhittin

Gürün'ün dâva açma kararının, (Parti Tüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca Partinin

en yüksek merkez organı olan Genel Yönetim Kurulunca) ve Üyelerden Şemsettin

Akçoğlu'nun (Partinin en yüksek organı olan Büyük Kongrece) verilmesi gerektiği

yolundaki muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;

b) Muhtelif kanunlarda yer alan hükümlerin iptalinin bir dilekçede istenilmesi, dâvaların çözümlenmesini güçleştireceğinden her kanuna ilişkin madde veya maddeler için örnekler çıkarılmak suretiyle ayrı birer dosya teşkili ile dâvaların ayrılmasına ve dosyada başkaca eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla esasın İncelenmesine oybirliği ile;

Karar verilmiştir.

Bu suretle 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin Anayasa'nın 17., 20., 21., 22., 24 üncü maddelerine aykırı olduğundan iptali isteminden ibaret olan işbu dâvaya ilişkin rapor, dâva dilekçesi ve ekleri kağıtlar ve iptali istenilen kanun maddesi, Anayasa'nın ilgili maddeleri, bu maddelerin gerekçeleri ile Temsilciler Meclisi Görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Gerekçe : 5680 sayılı Basın Kanununun iptali istenilen 31 inci maddesi aynen şöyledir:

Madde 31- Yabancı memleketlerde çıkan basılmış eserlerin Türkiye'ye sokulması veya dağıtılması Bakanlar Kurulu Kararı ile men olunabilir.

Bu gibi basılmış eserlerin, Bakanlar Kurulundan acele karar alınmak üzere, içişleri Bakanlığınca karardan evvel dağıtılmaları men olunabileceği gibi, dağıtılmış olanlar da toplattırılabilir.

Men edilmiş olmasına rağmen bunları Türkiye'ye bilerek sokanlar, dağıtanlar veya bu gibi eserleri kısmen veya tamamen iktibas ederek yayınlar 3 aydan l yıla kadar hapis ve 500 liradan 5000 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.)

Dâva dilekçesinde bu konuda üzerinde durulması gereken önemli noktanın; yabancı memleketlerde çıkan hangi çeşit ve hangi konudaki eserlerin Türkiye'ye sokulmasının ve dağıtılmasının Bakanlar Kurulu karariyle yasaklanabileceğinin gösterilmemiş olması ve İçişleri Bakanının yetkisi bakımından da bir sarahat bulunmaması olduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kuruluna ve İçişleri Bakanına tanınan bu yetkilerin,

a) Anayasa'nın 17 nci maddesine aykırı olduğu, zira bu maddeye göre herkes haberleşme hürriyetine sahip olduğundan ve yabancı memlekette basılmış bir eserin Türkiye'ye getirilmesi de bu hürriyetin bir gereği bulunduğundan Bakanlar Kurulu Kararı veya içişleri Bakanının tasarrufu ile basılı bir eserin Türkiye'ye girmesinin yasaklanmasının bu hürriyeti açıkça ihlâl etmekte olduğu,

b) Anayasa'nın 20 ve 21 inci maddelerinde de aykırı olduğu, zira bu maddelerin, düşünce ve fikirlerini yayma hürriyetini herkes kayıtsız ve şartsız tanımış ve aynı hürriyeti bilmeye sanat yönünden de mutlak olarak kabul etmiş bulunduğu, bu hürriyetlerin neticesi olarak da bir çalışma mahsulünün yurda sokulmasında Bakanlar Kurulu ve içişleri Bakanının yetkisinin hudutsuz olmaması icap ettiği halde yabancı memleketlerde basılmış eserlerin Türkiye'ye sokulması ve dağıtılmasında hiç bir ayırım yapılmaksızın mutlak olarak Bakanlar Kuruluna yetki tanınmış olmasının bu hürriyetleri ihlâl ettiği.

c)

Basın Kanununun, Hükümete, her nevi yayınların Türkiye'ye sokulmasının

yasaklanması yetkisini, sınırsız bir surette veren 31 inci maddesi hükmünün,

basının hür olduğunu belirtip sansür yasaklayan Ana yasanın 22 nci maddesinin l

inci fıkrası hükmünü zedelediği ve Anayasa'nın 22 nci maddesinin 3 üncü fıkrası

hükmü karşısında dışarıdan gelecek yayınların, yurt içindeki yayınların bağlı

bulunduğu kayıtlarla sınırlanmaları tabii olduğu halde, Basın Kanununun 31 inci

maddesi ile Bakanlar Kuruluna ve içişleri Bakanlığına, hiç bir hukuki esasa

bağlı olmaksızın, Anayasa'nın 22 nci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü dışında

bir sınırlama yetkisi tanımasının Anayasa'nın sözü geçen 22 nci maddesi ve yine

kitap ve broşürlerin yayımının izne bağlı tutulamıyacağını ve sansür

edilemiyeceğîni belirten 24 üncü maddesi hükümlerine aykırı bulunduğu ;

ç)

Basın Kanununun 31 inci maddesinin son fıkrasında yer alan müeyyidelerin

Anayasa'nın yukarıda belirtilen 17., 20., 21., 22 ve 24 üncü maddeleri

karşısında hiç bir hukuki mesnedi bulunmadığı, Türkiye' de yayınlanan bir

eserin veya tercümesinin, Anayasa'nın 22 nci maddesine göre ancak kanunların

açıkça gösterdiği suçlardan dolayı toplanmasına karar verilebildiği halde

dışarıdan gelecek bir eserin, Bakanlar Kurulu tarafından yurda sokulmasının

yasaklanması veya toplattırılması için, konusunun ceza kanunlarına göre suç

sayılmasına ihtiyaç olmadığı, konusu yürürlükteki ceza hükümlerine göre suç

olmıyan ve Anayasa'nın 22 nci maddesine göre de toplatma kararı verilemeyecek

olan bir eserden dolayı yurda sokan ve dağıtan şahsa ceza verilmekte olduğu ve

bu sebeplerle bu maddede yer alan müeyyidelerin de yukarıda açıklanan Anayasa

hükümlerine aykırı bulunduğu.

İzah ve iddia edilmektedir.

Önce, davacı tarafından dayanılan Anayasa maddelerinin hiç birisinde yabancı memleketlerde basılan eserlerin yurda sokulmaları konusu ile ilgili açık veya kapalı herhangi bir hükmün mevcut olmadığını belirtmekte fayda vardır.

Zira yabancı memlekette basılmış gazete, kitap ve sair herhangi bir eserin Türkiye'ye gönderilmesi veya getirtilmesi işinin Anayasa'nın 17 nci maddesinin hedef tuttuğu (Haberleşme hürriyeti) ile bir ilgisi mevcut değildir. Çünkü bir gazete veya kitabın bir şahsa gönderilmesi veya getirtilmesi işi bir haberleşme değildir.

Yine Anayasa'nın 22 nci maddesinde Türkiye sınırları içinde basılan ve yayınlanan eserlerle ilgili hükümleri kapsadığından yabancı memleketlerde basılan ve yayılan eserleri bu maddenin çevresi içerisinde görmekte isabet yoktur.

Anayasa'nın 24 üncü maddesi dolayısiyle Temsilciler Meclisinde yapılan görüşmelerin de konumuzu aydınlatması bakımından önemi vardır.

Gerçekten

bu görüşmeler sırasında bir Temsilcinin, özet olarak (Türkiye'de mevcut

mevzuata göre Bakanlar Kurulunun, zararlı saydığı yabancı kitap, dergi ve

alelumum yabancı yayın yurda sokulmamasma karar verebildiğini, bu maddede yani

24 üncü maddede ve daha evvelki maddelerde, zararlı görülen yabancı yayın

hakkında bir kayda rastlanmadığını, halbuki propagandanın modern dünyada geniş

kitleler bakımından fevkalâde tesirli bir silâh olduğunu, bir takım felsefî

telâkkileri ve hayat görüşlerini memleketimiz bakımından zararlı gördüğümüz

için, bunları gaye bilen siyasî partilerin kurulmasına müsaade etmezken

bunların propaganda yapmalarına imkân verecek bir kapının nasıl açık

tutulabileceğini, bu sebeplere Bakanlar Kurulunun millî menfaatler

mülâhazasiyle yabancı bazı neşriyatı yurda sokmamaya karar verme yetkisinin

nasıl saklı tutulduğunu) sorması üzerine Anayasa Komisyonu sözcüsü aynen (...

arkadaşımız, yabancı memleketlerin yayınları üzerinde durdular ve bunların

yurda girmesine mani olamıyacak mıyız' dediler. Madde hükmü Türkiye'de çıkacak

yayınlarla ilgilidir. Yurt dışındaki yayınları iligili hükümleri, Yüksek Heyetiniz

tamamen kanuna bıraktı. Bunların Türkiye'ye girmesi her zaman men edilebilir.)

yolundaki cevap vermiş ve bu açıklama üzerine madde oylanmıştır. (Temsilciler

Meclisi Tutanaklar Dergisi Cilt:3 Sahife : 206-210)

Görülüyorki Anayasamız bir prensip olarak, yabancı memleketlerde basılan ve yayınlanan eserlerle ilgili olarak (Temel Haklar ve Ödevler) arasında bir hüküm koymamış, bu konunun düzenlenmesini kanuna ve kanun koyucunun takdirine bırakmıştır.

Anayasa'nın bu prensibi karşısında kanun koyucu, yabancı memleketlerde basılan gazete, dergi, kitap ve benzeri eserlerin yurdumuza ne suretle ve hangi şartlar altında sokulabileceğini tâyin ederken ve bu hususta gerekli gördüğü yasakları koyarken Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerle ilgili hükümlerini gözönünde bulundurmak mecburiyetin de olmadığı gibi Anayasa'nın II inci maddesinde yazılı bulunan temel hakların ve hürriyetlerin özünü kanuna karşı dahi muhafaza eden kayıtlarla da bağlı değildir.

Bu itibarla Anayasa'nın temel hak ve hürriyetler arasına almadığı (Yabancı yayınların yurda sokulması) konusuna ilişkin bir hükmün temel haklara ve hürriyetlere aykırı bulunduğu yolundaki iddiada isabet yoktur.

Bu sebeplerle Anayasa'nın 20 nci ve 21 nci maddelerini de konu ile ilgili görmek mümkün değildir.

Kaldıki, bir an için, Anayasa'nın (Düşünce) ve (Bilim, Sanat) hürriyetleri hakkındaki 20 nci ve 21 inci maddelerinin konu ile ilgili bulunduğunu ve bu sebeple yabancı memleketlerde basılan eserlerin yurda sokulması işinin bu maddelerin ve Anayasa'nın 11 inci maddesinin ışığı altında incelenmesi ve bu hususta konulacak hükümlerin 20 nci ve 21 inci maddelerdeki hürriyetlerin özüne dokunmaması gerektiğini düşünelim;

5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesi iddia edildiği gibi idareye kayıtsız ve şartsız yani keyfiliğe kadar gidebilecek olan bir yetki vermiş değildir. Her ne kadar madde metninde (Men) ve (Toplatma) konusunda idareye verilmiş bulunan yetkinin, bir sınırı yok gibi görülmekte ise de; bir hukuk rejiminde idare, kanunların maksadına ve amacına göre onları uygulamakla görevli olup hiç bir zaman bu maksat ve amaç dışına çıkamaz. Yani idarenin yetkisi, kanunların maksat ve amaçları ile sınırlıdır. Kanunların maksat ve amaçları ise gerekçelerinde gösterilir ve meclislerde geçen görüşmelerle belli olur.

5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinde (kanun tasarısında 35) gerekçesinde maddenin maksadı ve amacı şöylece belirtilmektedir:

(Tesiri

seri ve sahası geniş olan basın ve yayın faaliyetinin düzenlenmesi işinin Millî

sınırlar içindeki basın ve yayına hasredilmesi şüphesiz kâfi bir tedbir olarak

mütalâa edilemez. Zira yabancı illerdeki her nevi faaliyetlerde basın ve yayın

vasıtalarından faydalanarak kolaylıkla başka illere intikal ve nüfuz

edebilmektedirler. Dışarıdaki muzır ve yıkıcı faaliyetlerin yurda intikalinin

mühim bir vasıtası olan bu gibi neşriyat hakkında uyanık bulunmak, tedbirler

almak suretiyle savunma imkânlarını sağlamak icap eder. İşte bu zaruret ve

ihtiyaca uyularak, yabancı memleketlerde çıkan, basılmış eserlerin Türkiye'ye

sokulması veya dağıtılması Bakanlar Kurulundan acele karar alınmak kaydiyle

içişleri Bakanlığınca karardan evvel de toplattırılabileceği gibi dağıtılmaları

da men olunabilecektir.)

Görülüyor ki Bakanlar Kurulunun yetkisi iddia edildiği gibi sınırsız olmayıp dışardaki muzır ve yıkıcı faaliyetlerin yurda intikaline vasıta olacak nitelikteki basına mahsus ve münhasır olup, bu maksat ve amaç ile sınırlıdır.

Muzır ve yıkıcı yayınların yurda sokulmasını önlemek için idareye verilmiş olan bir yetkinin de Anayasa'nın 20 nci ve 21 inci maddelerinde yazılı hürriyetlerin özüne dokunmadığı aşikârdır. Bu bakımdan da söz konusu 31 inci madde, Anayasa'nın 20 nci ve 22 nci maddelerine aykırı değildir.

Öte yandan 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna böyle bir yetki vermiş olmasında, Anayasa'nın, yasama yetkisinin devrini yasaklıyan 5 inci maddesine ilişkin bir yönde bulunmamaktadır. Zira Bakanlar Kurulunun bu yetkiye dayanarak vereceği kararlar, objektif kaideler koyan tanzimi tasarruflardan olmayıp belli bir veya bir kaç eserin yurda sokulmasını yasaklıyan veya toplattırılmasını öngören idari tasarruflardan ibarettir.

Bu sebeplerle 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesi Anayasa'ya aykırı değildir ve dâvanın reddi gerekir.

Sonuç: 5680 sayılı kanunun 31 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve dâvanın reddine, Başkan Sünuhi Arsan, Üyelerden Rifat Göksu, İsmail Hakkı Ülkmen, Lûtfi Akadlı, Şemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil ve İhsan Keçecioğlu'nun muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile 5/7/1963 gününde karar verildi.

Başkan

Sünuhi Arsan

Başkanvekili

Tevfik Gerçeker

Üye

Rifat Göksu

Üye

İ. Hakkı Ülkmen

Üye

Lütfi Akadlı

Üye

Şemsettin Akçoğlu

Üye

İbrahim Senil

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Salim Başol

Üye

Celâlettin Kuralmen

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Fazıl Uluocak

MUHALEFET

ŞERHİ

Türkiye İşçi Partisi, 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin, Anayasa'nın 17., 20., 22., ve 24 üncü maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, iptaline karar verilmesini istemiştir.

Bu maddelerden, Basın hürriyetinden bahseden 22 nci maddenin Temsilciler Meclisinde görüşülmesi sırasında, .sorulan bir sual üzerine Anaysa Komisyonu Sözcüsü, maddenin Türkiye'de çıkacak yayınlarla ilgili olduğunu, yurt dışındaki yayınlarla ilgili hükümlerin tamamen kanuna bırakıldığını bunların Türkiye'ye girmesinin her zaman menedilebileceğini beyan etmiştir.

Bu beyandan, yabancı yayınlar konusunun Anayasa dışında bırakıldığı ancak bu konunun, Kanun koyucu tarafından düzenlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kanun Koyucu, Yeni Anayasa'dan önce, 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinde dış yayınlar hakkında hükümler koymuştur. Maddenin birinci fıkrasında, yabancı memleketlerde çıkan basılmış eserlerin Türkiye'ye sokulmasının veya dağıtılmasının Bakanlar Kurulu Kararı ile men olunabileceği Öngörülmüştür.

Bu

fıkrada, yasaklamanın ne gibi sebeplerle hangi eserler hakkında uygulanacağı

açıklanmamış, böylece Bakanlar Kuruluna sınırsız, mutlak bir yetki verilmiştir.

Bu yetki çok geniş bir şekilde kullanılmağa elverişlidir. Gerçi, maddenin

gerekçesinde, dışardaki "muzır ve yıkıcı, faaliyetlerin yurda intikalinin

Önlenmek istendiği belirtilmiş ise de metnin itlâkı karşısında bu gerekçenin

Bakanlar Kurulunu ne dereceye kadar bağlayacağı düşünülmeğe muhtaç bir mesele

olmakla beraber "muzır ve yıkıcı" tabirleri de çok müphem ve elâstiki

olduğundan tatbikata ışık tutabilecek ve aşırı yasaklamaları önleyecek nitelikte

sayılamaz. Kanun Koyucu, yabancı yayınların Türkiye'ye sokulması hususunu

sınırlamak üzere bir kanun konusu olarak ele aldığına göre, kendisinin, bu,

konuyu etraflı bir şekilde düzenlemesi, zararlı sonuçlar doğurabilecek uygulama

ihtimal ve imkânlarını önlemesi ve bunun için de yasaklamanın şartlarını ve

sebeplerini açıkça göstermesi zorunlu olduğu kanısındayız. Söz konusu kanun

hükmü, yürürlükteki şekli ile, yasama organına ait olan yetkinin yürütme

organına devrini tazammun etmekte ve bu itibarla Anayasa'nın 5 inci maddesine

aykırı bulunmaktadır.

Bundan

başka, Anayasa'nın 21 inci maddesinde, herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme

ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahip

olduğu yazılıdır. Öğrenmenin ve araştırmanın en önemli kaynaklarından birisi de

yabancı yayınlardır. Bu bakımdan yabancı yayınların, özellikle toplumumuz için

önemi ve faydası çok büyüktür. Bu faydanın yanı başında, gene toplumumuz için

zararlı yönleri de olabilir. Bu itibarla yabancı yayınların kontrola tabi tutulması

zaruridir. Ancak Basın Kanununun 31 inci maddesinin yürütme organına verdiği

geniş yetkinin maksat dışında kullanılması halinde bundan, Öğrenme ve araştırma

yapma hakkının lüzumsuz yere sınırlanmış olacağını kabul etmek gerekir. Bu hak

temel haklardandır. Gene Anayasa'mızın 11. maddesi temel hak ve hürriyetlerin,

Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancak kanunla sınırlanabileceğini

esasını koymuştur. Yabancı yayınların yurda sokulmasının yasaklanması, bir

temel hak olan öğrenme ve araştırma yapma hakkının da sınırlanması sonucunu

doğurduğuna göre bu yasaklamanın kanunla yapılması ve sınırlama niteliğini

taşıması için de sebeplerinin ve şartlarının kanunda gösterilmesi lâzımdır. Bu

suretle kanuna konacak belli esaslarla hem kişilerin öğrenme ve araştırma yapma

hakları hemde toplumun muzır ve yıkıcı yayınlardan korunması açık ve dengeli

bir şekilde sağlanmış olacaktır. Halbuki kanun koyucu yabancı yayınların yurda

sokulmasını ve dağıtılmasını menetmek yetkisini Bakanlar Kuruluna vermekle

yetinmiştir. Bu durum; Anayaşa'nın 11 inci maddesine uygun bir sınırlama

sayılamaz. Söz konusu 31 inci maddenin birinci fıkrası hükmü, bu bakımdan

Anayasa'nın 11 inci maddesine de aykırıdır. Bu sebeplerle çoğunluk kararına

muhalifiz. Üye Salim · Başol Üye Muhittin · Gürün Üye Lütfi · Ömerbaş Başkan Sünuhi · Arsan Üye Rifat · Göksu Üye İ. · Hakkı Ülkmen Üye Lütfi · Akadlı Üye İbrahim · Senil Üye Şemsettin · Akçoğlu Üye İhsan · Keçecioğlu

Anayasa Mahkemesi, E. 1963/170, K. 1963/178, 5 Temmuz 1963 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1963/170
Karar No
1963/178
Tarih
5 Temmuz 1963

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1963/275 K.1963/180
  • AYM Norm Denetimi E.1963/280 K.1963/187
  • AYM Norm Denetimi E.1963/279 K.1963/186
  • AYM Norm Denetimi E.1963/281 K.1963/188
  • AYM Norm Denetimi E.1963/278 K.1963/185
  • AYM Norm Denetimi E.1963/149 K.1963/182

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.