İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1963/191 K.1963/295

Sandığı Kanununun 92. maddesinin (A) bendinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının temel ilkelerine ve 11., 12., 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.

Esas1963/191Karar1963/295Tarih16 Aralık 1963Okuma6 dk · 1.101 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
16 Aralık 1963
Esas Sayısı
1963/191
Karar Sayısı
1963/295
Karar Günü
16.12.1963
İptal davasını açan
Türkiye İşçi Partisi
İptal davasının konusu
5434 Sayılı T.C. Emekli
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.101 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Sandığı Kanununun 92. maddesinin (A) bendinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının temel ilkelerine ve 11., 12., 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.

İNCELEME

Dâva dilekçesinde her ne kadar 5434 sayılı Kanunun 55. maddesinden söz edilmekte ise de dilekçedeki madde özetinden ve gerekçeden dâvanın 92. maddesinin (A) bendine yöneltildiği ve bunun madde sayısının yanlış yazılmasından ileri geldiği anlaşılmış; dâvacının daha sonra verdiği ek dilekçede de durum böylece açıklanmış bulunduğundan dâva bu niteliğe göre ele alınmıştır.

11.3.1963 gününde işin esasının incelenmesine karar verilmiş olmakla esasa ilişkin rapor okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

5434 sayılı Kanunun dâva ve inceleme konusu 92. maddesinin (A) bendi dâvanın açılmasından sonra 30.5.1963 gününde kabul edilen ve 8.6.1963 gün ve 11423 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 80. ve 92. maddelerinin değiştirilmesine ve bu kanuna geçici iki madde eklenmesine dair 241 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değiştirilerek yürürlükten kaldırılmıştır. Bu bakımdan konusu kalmıyan dâva hakkında karar verilmesine yer yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Konusu kalmıyan dâva hakkında karar verilmesine yer olmadığına 16.12.1963 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

Sünuhi ARSAN

Başkan Vekili

Lûtfi AKADLI

Üye

İ.Hakkı ÜLKMEN

Üye

İbrahim SENİL

Üye

İhsan KEÇECİOĞLU

Üye

Salim BAŞOL

Üye

Celâlettin

KURALMEN

Üye

Hakkı KETENOĞLU

Üye

Fazıl ULUOCAK

Üye

Ekrem KORKUT

Üye

Avni GİVDA

Üye

Ahmet AKAR

MUHALEFET ŞERHİ

5434 sayılı kanunun 39. maddesinin iptali istenen B bendinin 2. fıkrasına göre, burada yazılı istisnalar dışında kalan Emekli Sandığı ile ilgili ve 30 hizmet yılını doldurmuş bütün iştirakçiler yaş haddi aranmaksızın kurumlarınca emekliye sevkedilebileceklerdir. Hâkimler de Emekli Sandığı ile ilgili iştirakçi durumunda oldukları cihetle haklarında aynı hükmün uygulanması mümkün ve kabildir.

Halbuki Anayasanın 133 ve 134. maddelerinde, hâkimlerin azlolunamıyacakları ve kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamıyacakları ve 65 yaşını bitirinceye kadar hizmet görecekleri yazılıdır. Bu esaslar karşısında hâkimlerin yaş haddini doldurmadan emekliye sevkedilmelerini hedef tutan ve iptal davasına konu olan 39. maddenin B bendinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırılı zahirdir.

Bahis konusu B bendinin 2. fıkrasının, Anayasaya aykırı olup olmadığının incelenmesi için doğrudan doğruya hakimler hakkında sevkedilmesi şart değildir, bütün iştirakçilerle beraber hâkimlerin emekliye sevki amacını da gütmüş olması, işin Anayasaya aykırılığı yönünden incelenmesi için yeter bir sebeptir.

Anayasa Mahkemesince verilen ve 14 ağustos 1963 günlü ve 11480

sayılı resmî gazetede yayınlanan 25.5.1963 günlü ve 963/205-123 sayılı kararın

3 numaralı bendinin A fıkrasında belirtilen ve diğer muhalefet şerhinde de

temas ve izah edilen gerekçeler karşısında, “aynı konuda çıkan bir kanunun daha

önceki bir kanunu da değiştireceği” yolundaki kaide, alelâde bir kanunun

Anayasa ile çelişmesi konusunda cari olamıyacağı cihetle iptali istenen hükmün

sonradan yürürlüğe giren Anayasa hükümleriyle zımmen ortadan kaldırıldığı veya

uygulama niteliğini kaybettiği düşünülemez. Şu halde yürürlükte olması

bakımından uygulama niteliğini haiz bulunan 39. maddenin B bendinin ikinci fıkrasının

tamamının Anayasaya aykırılığı sebebiyle iptali gerekir. bu fıkranın, yaş

haddini doldurmadan Emekliye sevkedilmelerinin Anayasa ile teminat altına

alınmıyan alelumum iştirakçilere de şamil olması, hâkimlerin emekliye

sevkedilmelerini de hedef tutması bakımından Anayasaya aykırılığından bahisle

iptali cihetine gidilmesine mani teşkil etmez. Zira mahkememiz, Anayasanın 149.

maddesine göre, kanunların belirli madde ve hükümlerinin Anayasaya aykırı olup

olmadığını kontrol etmek durumunda olduğundan bütün iştirakçilere şamil olan

fıkra üzerinde bir ayrım yaparak hâkimlerin emekliye sevkini hedef tutan manaya

matuf bir iptal kararı vermek cihetine gidemez. Bu bakımdan hükmün mana ve

mefhum değil kendisinin iptali gerekir. Fıkranın tümünün iptali halinde

hâkimlerin istisna edilmesi suretile yeni bir hükmün düzenlenmesi, Yasama

Meclislerinin yetkilerini kullanmaları suretile her zaman mümkündür.

Bu sebeplere binaen 5434 sayılı kanunun 39. maddesinin B bendinin 2. fıkrasının Anayasaya aykırılığı sebebiyle iptali gerekirken bu hükmün tatbik kabiliyeti olmadığından bahisle dâvanın reddi cihetine gidilmesi yolunda verilen ekseriyet kararına muhalifim.

Üye

Muhittin GÜRÜN

Üye

Lûtfî ÖMERBAŞ

Üye

Ekrem TÜZEMEN

MUHALEFET ŞERHİ

Bu Karar ile özetle;

(Anayasanın 134. maddesiyle hâkimlerin yaş hadleri 65 olarak tesbit edilmiş ve 133. maddesiyle de kendi istekleri olmadıkça bu yaştan önce emekliye ayrılamıyacakları hüküm altına alınmış ve şu suretle konu Anayasa kuralları ile düzenlenmiştir.

Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarıyle idare makamlarını ve kişileri bağlayan temel kurallar olduğu Anayasanın 8. maddesinde belirtildiğine göre evvelce hâkimler hakkında da uygulanması imkânı bulunan Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39. maddesinin (b) fıkrası hükmünün artık yukarıda yazılı Anayasa hükümleri karşısında hâkimler hakkında uygulanmasına imkân kalmamıştır.)

Gerekçesiyle, söz konusu 39. maddenin (b) fıkrası hükmünün iptali için açılmış bulunan dâvanın reddi cihetine gidilmiştir.

Halbuki 14.8.1963 günlü ve 11480 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış

bulunan 22.5.1963 günlü ve 1963/205-123 sayılı Anayasa Mahkemesi kararının III

numaralı bendinin A fıkrasında açıklandığı üzere, Anayasa hükümleri üstün,

bağlayıcı ve temel hukuk kurallarıdır. Hiçbir kanunun hiçbir hükmü bu kurallara

aykırı olamaz. Ancak (Sonraki bir kanunun, önceki bir kanunda bulunan aykırı

hükümleri değiştirişi.) kaidesinin bu konuda da tatbiki ile Anayasa

hükümlerinin de, kendisinden evvelki bir kanunun aykırı hükümlerini doğrudan

doğruya değiştirmek veya kaldırmak suretiyle onun yerine geçtiği düşüncenin

kabulü mümkün değildir. Bu konudaki aykırılığın giderilmesi veya evvelki hükmün

büsbütün yürürlükten kaldırılması için mutlaka ayrı bir eylem ve işlem gerekir

ki bu da ya yasama yolu ile yahut iptal müessesesinin işletilmesiyle olur.

Bunun dışında hiç bir makam, kurul, kurum ve kişi, mevcut bir kanun hükmünü;

Anayasaya aykırılığından veya konunun Anayasa ile ayrıca düzenlenmiş olduğundan

bahisle ve Anayasanın 8. maddesini ileri sürerek yürürlükten kalkmış veya

değiştirilmiş farzedemez ve uygulamada kusur gösteremez. bir an için

Anayasanın; (Yürürlüğe girdiği tarihte var olan kanunlardaki aykırı hükümlerin

kendiliğinden aklmış veya koyduğu hükümlerin onların yerine geçmiş sayılacağı.)

prensibini kabul etmiş olduğunu düşünmek mümkün bulunsa idi bu çeşit hükümlerin

iptali için ayrı bir yolun Anayasada gösterilmesi gerekmezdi. Filhakika

Anayasanın geçici 9. maddesinde, Anayasaya Mahkemesinin görevine başladığı

tarihte yürürlükte olan kanunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasiyle iptal

dâvası açılabilmesini sağlayacak özel bir hüküm konulmuş ve bu suretle

Anayasadaki kuralların, kendinden evvelki kanunlarda mevcut aykırı hükümleri

kendiliğinden ve otomatik olarak ortadan kaldırmıyacağını veya onun yerine

geçmiyeceğini yine Anayasamız bir sistem olarak kabul etmiş bulunmaktadır.

Bu itibarla Anayasanın 133. ve 134. maddelerindeki hükümlerin, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39. maddesinin hâkimler hakkında da uygulanması mümkün olan ve bir çok defalarda uygulanmış bulunan (b) fıkrası hükmünü, hâkimler bakımından kaldırarak yerine geçmiş bulundukları ve bu bakımdan Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren söz konusu (b) fıkrası hükmünün hâkimler hakkında uygulanma imkânı kalmadığı düşüncesine katılmak mümkün olamamıştır.

Bu sebeplerle bahis konusu (b) fıkrasının, hâkimler de dahil olmak üzere alelumum iştirakçilerin, kendi arzuları olmadan ve 65 yaşlarından önce emekliye sevkedilebilmeleri hususunda kurumlarına yetki veren ve halen de yürürlükte bulunan hükmünün sadece hâkimleri kapsamına alan anlamının, Anayasanın 133. ve 134. maddelerine aykırılığı aşikâr olduğundan, fıkra hükmünün yalnız bu anlamla sınırlı olmak üzere iptal olunmasına karar verilmesi gerekir.

Bu yüzden karara muhalifiz.

Üye

Rifak GÖKSU

Başkan

Sünuhi ARSAN

Üye

A. Şeref

HOCAOĞLU

Üye Muhittin GÜRÜN Üye İbrahim SENİL Üye Ahmet AKAR

Anayasa Mahkemesi, E. 1963/191, K. 1963/295, 16 Aralık 1963 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İnceleme
  4. Kuralmen
  5. Muhalefet Şerhi
  6. Muhalefet Şerhi
  7. A. Şeref
  8. Hocaoğlu
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1963/191
Karar No
1963/295
Tarih
16 Aralık 1963

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1963/355 K.1963/297
  • AYM Norm Denetimi E.1963/328 K.1963/296
  • AYM Norm Denetimi E.1963/357 K.1963/299
  • AYM Norm Denetimi E.1963/356 K.1963/298
  • AYM Norm Denetimi E.1963/361 K.1964/3
  • AYM Norm Denetimi E.1963/360 K.1964/2

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.