KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 1963
- Esas No
- 1963/328
- Karar No
- 1963/296
Karar Metni
1.737 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Karar tarihi:20/12/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:24.2.1964/11639
İtirazda bulunan: Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi
İtirazın Konusu: 31/8/1956 günlü ve 6830 sayılı istimlâk Kanununun 20 nci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek 9 Temmuz 1961 günlü ve 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 151 inci maddesiyle Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 22 Nisan 1962 günlü ve 44 sayılı kanunun 20 nci maddesinin 2 numaralı bendi ve 27 nci maddesi uyarınca bir karâr verilmesi istenilmiştir.
Olay :
Davacı
29/7/1963 gününde Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesine kaydettirdiği dâva
dilekçesinde, taşınmaz malın belediyece kamulaştırdığı bildirilerek 15 gün
içinde boşaltılması için 6830 sayılı İstimlâk Kanununun 20 nci maddesi
uyarınca, icra memurluğu eliyle, kendisine tebligat yapıldığını, halbuki taşınmaz
malının hiçbir suretle kamulaştırılmış olmadığından belediyenin haksız müdahale
ve muarazasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Aynı kişi yine
mahkemeye 1/8/1963 gününde verdiği ikinci dilekçede ise açmış olduğu dâvanın
karara bağlanmasının uzun süreceğini, bu arada kamulaştırıldığı iddia edilen ve
gerçek te kamulaştırılmamış olan, taşınmaz malı üzerindeki yapının yıkılmasının
ve bahçesindeki ağaçların sökülmesinin kendisi için giderilemiyecek zararlar
doğuracağını ileri sürerek H. U. M. K. nun 101 inci ve sonraki maddeleri
gereğince dâva sonuna kadar, hiçbir yıkım ve kesim yapılmaması için ihtiyati
tedbir kararı verilmesini dilemiştir.
Mahkemece,
29/5/1963 gününde verilen kararda 31/8/1956 günlü ye 6830 sayılı İstimlâk
Kanununun (Tahliye) kenar başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında (16,
17, ve 19 uncu maddelere tevfikan tapu siciline şerh verilen ve lehine istimlâk
yapılan idare namına tapu dairesince tescil edilen gayrimenkulun tahliyesi
idarece icra memurluğundan istenir, İcra memuru gayrimenkulu 15 gün içinde
tahliye etmelerini şağillerine tebliğ eder. Bu mehil içinde gayrimenkul tahliye
edilmezse icraca tahliye olunur, itiraz ve şikayet tahliyeyi durdurmaz ve
mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemez), ikinci fıkrasında ise (Gayrimenkulun
tahliyesi sebebiyle malsahibi ve idare tazminat ile mesul tutulamaz) denildiği,
bu hükümlerin hak sahiplerinin haklarını aramalarını engellediği, halbuki,
kamulaştırılmayan bir yere idarenin elkoyması halinde hakları zedelenenlerin
mahkemeye başvurarak müdahalenin önlenmesi dâvasını açmaya yetkileri olduğu
halde görevli mahkemenin bu işle ilgili tedbir kararı verememesinin
düşünülemiyeceği, her ne kadar dâvada kamulaştırılmadığı iddia edilen bir
taşınmaz mala belediyenin müdahale ve muarazasının önlenmesi istenilmekte ve bu
bakımdan anlaşmazlığın Medenî Kanun hükümleri çevresinde çözümlenmesi
gerekmekte ise de; belediye bu yerin kamulaştırıldığını ileri sürerek
boşaltmaya ve yapıyı yıktırmaya giriştiğine ve mahkemenin bu işlerin
durdurulması için aldığı ihtiyati tedbir kararına itiraz edilemiyeceği de
belediye vekili tarafından açıklandığına göre, 6830 sayılı istimlâk Kanununun
20 nci maddesi üzerinde durulmak gerektiği, bu maddenin kamulaştırma işlerinin
ivediliği düşüncesiyle hak sahiplerinin mahkemeye başvurarak haklarının
korunmasını istemelerini önlediği, mahkemeden tedbir kararı alınamaz hükmünün
yargı denetimini tanımıyan ve hakların korunmasını hesaba katmayan bir kural
niteliğinde olduğu, bu sebeplerle sözkonusu madde hükmünün Anayasa'ya aykırı
bulunduğu belirtilerek 334 sayılı Anayasa'nın 151 inci maddesiyle Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44
sayılı kanunun 20 nci maddesinin 2 numaralı bendine ve 27 nci maddesine göre
bir karar verilmek üzere karar ve ekleri Anayasa Mahkemesine gönderilmiş ve bu
konuda verilecek karar öğrenilinciye kadar dâva geri bırakılmıştır.
İnceleme :
Anayasa Mahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 23/10/1963 günü yapılan ilk incelemede dosyada eksiklik bulunmadığı görülerek işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
Esasın incelenmesi için 20/12/1963 günü yapılan toplantıda dosyadaki bütün yazılar, Anayasa'nın ve istimlâk Kanununun itiraz konusu ile ilgili maddeleri, bunların gerekçeleri ve Büyük Millet Meclisi ile Temsilciler Meclisi tutanakları ve hazırlanan rapor okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Gerekçe :
Yukarıdan
beri yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacı taşınmaz malının
kamulaştırılmamış olduğu halde belediyece kamulaştırılmış gibi icra memurluğu
aracılığı ile boşaltılmasına girişildiğini iddia ederek müdahale ve muarazanın
önlenmesini istemiştir. Bu durum gerek davacının dilekçesinde gerekse
mahkemenin kararında açıkça belirtilmiştir. Dâvâlı belediye vekili de mahkemede
6830 sayılı istimlâk Kanununun 20 nci maddesindeki yasaklamaya aykırı olarak
verilen ihtiyati tedbir kararına bir itirazda bulunmıyacağını bildirmiştir. Şu
hale göre itiraz konusu madde, mahkemenin bakmakta olduğu dâvada uygulayacağı
bir hükmü kapsamamaktadır. Bu durum karşısında gerek 334 sayılı Anayasa'nın 151
inci maddesinin birinci fıkrası, gerekse 22/4/1962 tarih ve 44 sayılı kanunun
27 nci maddesinin birinci fıkrasının l numaralı bendi uyarınca bu maddenin
iptaline karar verilmesini istemeye Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisi
yoktur, itirazın bu bakımdan reddi gerekir.
Sonuç :
Yukarıda yazılı sebeplerden ötürü itirazın reddine üyelerden Salim Başol, Fazıl Uluocak ve Muhittin Gürün'ün muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile 20/12/1963 gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Başkanvekili
Lütfi Akadlı
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
MUHALEFET
ŞERHİ
Dâvacı, istimlâk muamelesi bulunmadığı halde belediyece taşınmaz malına istimlâkten bahisle yapılan müdahalenin yasak edilmesini istemiştir
Dâvâlı taraf, müdahalenin kanuni bir sebebe dayandığını, istimlâk bulunduğunu savunmuştur.
Nitekim icraca da istimlâkin icrası cihetine gidilmiştir.
Soruşturma sonunda savunma yerinde görülürse istimlâkten bahisle dâva reddedilecektir.
6830 sayılı kanunun 20 nci maddesinde (İtiraz ve şikâyet tahliyeyi durdurmaz ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemez.) denilmektedir.
Hâkim, ihtiyati tedbir kararı vermezse de, meselâ "ihtiyati tedbir kararı vermekliğine 20 nci madde mani olmaktadır. Anayasa aykırıdır, iptal edilmesi" için Anayasa Mahkemesine gönderseydi Mahkememizce bakılacaktı. Hâkim, daha ileri giderek ve Anayasayı üstün tutarak 20 nci maddeye rağmen ihtiyati tedbir kararı vermiş ve fakat 20 nci maddenin Anayasaya aykırılığını ileri sürerek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Hâkim kararında 20 inci maddenin, 44 sayılı kanunun 27 nci maddesinde yazılı olduğu üzere dâvada uygulanacak bir hüküm olduğu ve Anayasaya aykırılığı üzerinde ayrı, ayrı bentler halinde durmuştur.
Olayda savunma bir tarafa bırakılarak yalnız iddiaya dayanılamaz
20 nci maddede dâva sebebiyle uygulanacak bir hükümdür, bakılması oyu ile çoğunluğun yetkisizlikten ret kararına muhalifim.
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFET
ŞERHİ
Bu dâvada söz konusu olan olayın özeti şudur :
Arhavi Belediyesince 6830 sayılı istimlâk Kanunu gereğince istimlâk olunarak belediye adına tapuya tescili yapıldığı ileri sürülen bir gayrimenkulun tahliyesi için bu kanunun 20 nci maddesi gereğince icra dairesince girişilen işlemlere karşı mal sahibi tarafından, malının İstimlâk edilmemiş olduğu iddiasiyle belediyenin müdahale ve muarazasınm men'i için 29/7/1963 tarihinde Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesine dâva açılmış ve 1/8/1963 tarihli diğer dilekçe ile de dâvanın neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenilmiştir.
Burada bahsi geçen 6830 sayılı kanunun 20 nci maddesi hükmü şudur :
Madde 20 - 16, 17 ve 19 uncu maddelere tevfikan tapu siciline şerh verilen ve lehine istimlâk yapılan idare namına tapu idaresince tescil edilen gayrimenkulun tahliyesi idarece icra memurundan istenir. İcra memuru gayrimenkulu 15 gün içinde tahliye etmelerini şagillerine tebliğ eder. Bu mehil içinde gayrimenkul tahliye edilmezse icraca tahliye olunur. İtiraz ve şikâyet tahliyeyi durdurmaz ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Gayrimenkulun tahliyesi sebebiyle mal sahibi ve idare tazminat ile mesul tutulamaz."
Arhavi
Asliye Hukuk Mahkemesi, tedbir istemine karşı dosya üzerinde verdiği 1/8/1963
tarihli kararında; olayda uygulanması istenen 6830 sayılı kanunun 20 nci
maddesinin Anayasaya aykırı olduğu hakkındaki kanısını belirttikten sonra,
özetle, bu gibi Anayasaya aykırı hükümleri hâkimlerin uygulamakla zorunlu
olmadıktan, hâdisede olduğu gibi acele ve taraflardan birisi için telâfisi
imkânsız hallerde hâkimlerin olaya müdahalelerinin zaruri bulunduğu düşüncesini
ileri sürerek (..... icra memurunun dâva sonuna kadar vatandaşı mülkünden zorla
çıkarmamak, istimlâk Kanununun 20 nci maddesine göre zorla tahliye yapmamak
hususunda kendisine yazı yazılmasına..........) karar vermiş ve bilâhare esas
müdahale ve muarazanın men'i dâvasının görülmesi sırasında da söz konusu 20 nci
maddenin Anayasaya aykırı bulunduğuna dair olan kanısını bir kere daha belirtip
iptali için Anayasa Mahkemesine itirazda bulunmuştur.
Mahkememizce çoğunlukla verilen bu kararda, ise, söz konusu 20 nci maddenin mahkeme tarafından görülmekte olan bu dâvada uygulanması bahis konusu olamıyacağı gerekçesiyle Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesinin itirazda bulunamayacağı hüküm altına alınarak iptal istemi reddolunmuştur.
Halbuki yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere mahkeme, men'i müdahele davasını ve ihtiyati tedbir istemini 6839 sayılı kanunun 20 nci maddesi kapsamında gördüğüne göre ortada, 6830 sayılı kanun ve bu kanunun ilişkisine göre, 16,17, ve 10 uncu maddeleri hükümleri dairesinde yapılmış işlemlerin bulunduğunu ve mahkeme kararı ile tapuda belediye adına tescili yapılmış ve gayrimenkulün bahis konusu olduğunu kabul etmek gerekir.
Şayet,
davacının dâva dilekçelerinde ileri sürdüğü ve mahkememizin bu kararında da
belirtildiği üzere ortada kamulaştırılmamış bir gayrimenkule belediyenin
müdahalesi bahis konusu bulunsa idi, durumu inceleyen Arhavi Asliye Hukuk
Mahkemesince evvel emirde bu nokta tesbit olunarak 6830 sayılı istimlâk
Kanununun 20 nci maddesinin olay ile bir ilgisi bulunmadığının belirtilmesi ve
bu sonuca göre ihtiyati tedbir kararının, genel hükümler dairesinde verilmesi
lâzım gelirdi. Halbuki Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi aksine olarak dâvanın 6830
sayılı istimlâk Kanununun 20 nci maddesi kapsamına girdiğini görmüş ve fakat bu
maddenin Anayasaya aykırı olduğu kanısında bulunduğunu belirterek bu
nitelikteki bir maddeyi uygulamak zorunda olmadığı ve Anayasaya aykırılık
halinin çözümünün sonraya ve esas dâvaya bırakılması gerektiği düşüncesiyle ve
maddenin açık hükmüne rağmen evvelâ ihtiyati tedbir kararı vermiş ve sonra da maddenin
iptali için Anayasa mahkemesine itirazda bulunmuştur.
Mahkemelerce Anayasaya aykırı oldukları kanısına varılan hükümlerin önceden Anayasa Mahkemesine itirazda bulunulmak suretiyle iptallerinin sağlanması cihetine gidilmeden doğrudan doğruya mahkemelerce uygulanmamalarının, Anayasa ve 44 sayılı kanun karşısında, mümkün olup olmayacağı hususun çözümlenmesi işi bu dâvanın konusu dışında bir mesele olmak itibariyle bir tarafa bırakılırsa genel olarak benzeri olaylar üzerine açılan dâvalarda mahkemelerce 20 nci maddenin uygulanarak ihtiyati tedbir taleplerini reddetmeleri gerekeceğinden, söz konusu 20 nci maddenin, mahkemece bakılmakta olan dâvada uygulanacak hüküm olduğu meydandadır.
Diğer taraftan dâvâlı tarafın tedbir kararına itiraz etmemiş olmasıda durumu değiştirmez.
Zira
bu halin, bahse konu gayrimenkulun istimlâk edilmemiş olduğunun ve binnetice
ortada söz konusu 20 nci maddenin uygulanmasını gerektiren bir cihet
bulunmadığının dâvâlı tarafından da ikrar ve kabulü manasında olmadığı; Arhavi
Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/9/1963 tarihli ve 1963/38-30 sayılı kararının
başlangıç kısmında belirtildiği üzere dâvâlı tarafın tedbire itirazda
bulunacaklarını zabıtnameye geçirmiş bulunmasındaki ve keza dâvâlı tarafın
cevap lâyihalarında bahse konu gayri menkulün usulüne uygun olarak istimlâk
edilip belediye adına tapuya tescilinin yapıldığının ileri sürülmesinden ve
tedbire itiraz edilmeyişini de, mahkemenin 25/9/1963 tarihli celse zaptında
görüldüğü üzere (... Zira mahkemede uzun sürer ......) şeklinde dâvâlı taraf
avukatınca ifade edilen bir düşünceden ileri geldiği anlaşılmaktadır.
Esasen mahkemelerin, uygulayacakları hükümleri Anayasaya aykırı görmeleri halinde Anayasa Mahkemesine itirazda bulunarak iptallerini işleyebilmeleri, münhasıran dâvadaki tarafların arzusuna bağlı bulunmamakta, mahkemelerce re'sen de bu yola baş vurulabileceği gerek Anayasa'nın 151 inci maddesi gerekse Anayasa mahkemesinin Kuruluşu ve yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27 nci maddelerinde belirtilmektedir.
Yukarıki
açıklamalardan anlaşılacağı üzere, 6830 sayılı kanun hükümleri gereğince
istimlâk edilerek hâkim kararı ile belediye adına tapuya tescili yaptırılmış
bir gayrimenkulun, bu kanunun 20 nci maddesi gereğince, tahliyesi için icra
dairesince girişilen işlemlere karşı Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesince açılmış
olan müdahalenin ve muarazanin men'i dâvasına bağlı olarak aynı mahkemeden
istenmiş bulunan ihtiyati tedbir kararının çözümlenmesinde, bahis konusu 6830
sayılı istimlâk Kanununun 20 nci maddesinin uygulanması zaruri olduğundan adı
geçen mahkemece bu maddenin Anayasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle iptali için
mahkememize başvurmuş olması, gerek Anayasa'nın gerekse 44 sayılı kanunun
yukarıda belirtilen hükümlerine uygun bulunmaktadır.
Bu sebeplerle itirazın mahkememizce kabul olunarak incelenmesi gerektiğinden karara muhalifiz.
Üye Salim Başol Üye Fazıl · Uluocak Üye Muhittin · Gürün
Anayasa Mahkemesi, E. 1963/328, K. 1963/296, 20 Aralık 1963 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası