İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1963/202 K.1964/32

Karar tarihi:14/4/1964

Esas1963/202Karar1964/32Tarih14 Nisan 1964Okuma6 dk · 1.239 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
14 Nisan 1964
Esas No.
1963/202
Karar No.
1964/32
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.239 kelime·6 dk okuma

Karar tarihi:14/4/1964

Resmi Gazete tarih/sayı:18.6.1964/11731

Davacı : Türkiye işçi Partisi adına Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar

Dâvanın konusu : Türk Ceza Kanununun 2275 sayılı kanunla muaddel 201. maddesinin, grevi yasaklayan ikinci fıkrasının Anayasanın 2., 40. ve 47. maddelerine aykırı bulunduğundan bahisle iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İnceleme : Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsilcisi bulunan siyasi partilerin; kanunların ve yasama meclisleri içtüzüklerinin Anayasa'ya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya dâva açmak yetkisi; Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı kanunun 25 inci maddesinin l numaralı bendi gereğince tüzüklerine göre en yüksek merkez organlarının en az üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alacakları karar üzerine Genel Başkanları veya vekillerine verilmiş bulunmaktadır.

Türkiye

Büyük Millet Meclisinde Temsilcisi bulunan davacı Türkiye işçi Partisinin,

merkez yönetim komitesi, parti tüzüğünün 17 nci maddesinde belirtiği üzere

partinin en yüksek merkez organı bulunduğundan, bu organın iptal dâvası

çalışması için vermiş olduğu kararın sözü geçen 44 sayılı kanunun 25 inci

maddesinin l numaralı bendinde uygun olduğuna; üyelerden İsmail Hakkı Ülkmen,

ibrahim Senil, Celâlettin Kuralmen ve Muhittin Gürün'ün, parti tüzüğünün 15

inci maddesi uyarınca partinin en yüksek merkez organı Genel Yönetim Kurulu

olduğundan dâva açma kararının bu kurul tarafından verilmesi gerektiği ve

üyelerden Şemsettin Akçoğlu'nun da bu kararın partinin en yüksek organı olan

Büyük Kongrece verilmesi gerektiği yolundaki muhafiyetleriyle ve oyçokluğu ile

kararlaştırıldıktan sonra, başvurmanın Anayasa'nın 149. ve Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 siyah kanunun 21, 22, 25 ve 26.

maddeleri hükümlerine uygun bulunduğu anlaşıldğından esasın incelemesine

11/3/1963 gününde oyoybirliği ile karar verilerek düzenlenen rapor, dâva

dilekçesi ve iptali istenen kanun hükmüyle Anayasa'nın ilgili maddeleri ve

gerekçeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Dâva dilekçesinde; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 2275 sayılı kanunla değişik 201 inci maddesinin ikinci fıkrasının 3008 sayılı İş Kanununun 72 nci maddesiyle konulmuş olan grev yasağının, ceza kanunu bakımından müeyyidesi olduğu dotrinde ve uygulamalarda da bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı belirtildikten sonra grevin, bir yönü ile hürriyet, diğer yönü ile de Anayasa'nın çalışana tanıdığı hak niteliğinde bulunduğundan bu hürriyet ve hakkın kullanılmasının cezalandırılamıyacağı ve bu sebeplerle işbu fıkra hükmünün Anayasa'nın 2., 40. ve 47 nci maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Türk Ceza Kanununun dâva konusu fıkrayı kapsayan 201 inci maddesi şöyledir :

Madde 201- Her kim, cebrü şiddet veya tehdit ile her ne suretle olursa olsun sanat veya ticaret serbestisini tahdit veya men ederse bir aydan iki seneye kadar hapis ve otuz liradan yüzelli liraya kadar ağır para cezasına mahkûm olur.

Her kim, cebrü şiddet veya tehdit ile gerek ameleyi ve gerek ticaret ve sanat sahiplerini veya müteahhitleri yevmiyeleri azaltıp çoğaltmağa veyahut evvelce kabul edilen şartlardan başka şartlar altında mukaveleler kabulüne icbar etmek maksadıyle bir işin tatiline veya niyahet bulmasına sebebiylet verir veya tatilin devamına âmil olursa altı aydan beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Dâva ile ilgili Anayasa maddeleri ise şöyledir :

Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Madde 40- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amacı ile sınırlıyabilir.

Devlet, özel teşebbüslerin Millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacak tedbirleri alır.

Madde 47- İşçiler işverenlerle olan münasebetlerinde, iktisadi ve sosyal durumlarını korumak veya düzeltmek amacı ile toplu sözleşme ve grev haklarına sahiptirler.

Grev hakkının kullanılması ve istisnaları ve işverenlerin hakları kanunla düzenlenir.

Gerekçe : Davacı dilekçesinde Türk Ceza Kanununun 2275 sayılı kanunla değişik 201 inci maddesi ikin fıkrasının, 3008 sayılı İş Kanununun 72 nci maddesi ile konulmuş olan grev yasağının Ceza Kanunu bakımından müeyyidesi olduğunu ileri sürmektedir. Her nekadar 3008 sayılı İş kanununun 72 nci maddesinde "Grev ve Lokavt yasaktır", hükmü yer almışsa da bu madde 15/7/1963 gün ve 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 64 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından kanunlarımızda bugün grevi yasaklayan bir hüküm yoktur.

Ceza Kanununun dâva konusu hükmünün incelenmesine başlamadan önce, Anayasa'nın tanıdığı grev hakkının niteliğinin ve kapsamının belirtilmesi gerekir.

Anayasa'nın 47 nci maddesinin birinci fıkrasında( işçilerin işverenlerle olan münasebetlerinde grev haklarına sahip bulundukları, ikinci fıkrasında da bu hakkın kullanılmasının ve istisnalarının kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.

Anayasa Komisyonunun bu maddeye ilişkin gerekçesinde "Grev hakkı, bilhassa memleketimiz gibi ona tamamen yabancı olan toplumlarda ancak bazı kayıt ve şartlarla kabul edilebileceğinden, ikinci fıkra bu hakkın düzenlenmesini ve istisnalarını kanuna bırakmıştır", denilmektedir. Bu bakımdan 15/7/1963 günlü ve 275 sayılı toplu iş sözleşmesi, grev ve Lokavt Kanununun konu ile ilgili hükümlerinin gözden geçirilmesi uygun bulunmuştur.

Sözü geçen kanunun grevin tarifi başlıklı 17. maddesinde "işçilerin, topluca çalışmamak suretiyle bir iş kolunda veya iş yerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacı ile aralarında anlaşarak veyahut bir teşekkülün aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği bir karara uyarak işi bırakmalarına grev denilir.

İşçilerin

iş verenlerle olan münasebetlerinde iktisadî ve sosyal durumlarını korumak veya

düzeltmek amacı ile ve bu kanun hükümlerine uygun olarak yapılan greve kanunî

grev; bu amacın dışında veya bu kanun hükümlerine uyulmaksızın yapılan greve

kanun dışı grev denilir", denilmektedir. Aynı kanunun 22 nci maddesinde

greve gitmek için aralarında anlaşma bulunmayan hallerde o iş yerinde çalışan

işçilerin üçte birinin yazılı istekleri üzerine oylamaya gidileceği ve neticede

işçilerin salt çoğunluğu grevin yapılmamasına karar verirse o iş yerinde grevin

uygulanamıyacağı, 31 inci maddesinde de çalışma serbestliğinin her halde saklı

bulunduğu belirtilmiş, propaganda ve denetleme yetkisinin de cebir ve şiddet

kullanmaksızın ve tehditte bulunmaksızın yapılması gerektiği açıklanmıştır.

Bu hükümler Anayasa'nın tanıdığı grev hakkının işçilerin serbestçe aralarında anlaşarak ve kanunda gösterilen usullere uygun olarak kullanılabileceğini ve çalışma hürriyetinin, bütün hallerde saklı tutulduğunu göstermektedir.

Anayasa'nın tanıdığı grev hakkının niteliği ve kapsamı ve nasıl kullanılacağı böylece anlaşıldıktan sonra Türk Ceza Kanununun 201 inci maddesinin iptali istenen ikinci fıkrasının bu hakkın kullanılmasını engelleyen bir yönü bulunup bulunmadığının belli edilmesi için bu fıkra ile suç sayılan hallerin neler olduğunun açıklanması gerekir.

Sözü edilen fıkrada yazılı suçun meydana gelmesi için :

1- Cebir ve şiddet veya tehdit ile yapılması

2- Yevmiyeleri azaltılıp çoğalmaya veyahut evvelce kabul edilen şartlardan başka altında sözleşme kabulüne, mağdurun zorlanması,

3- Bu zorlama ile bir işin tatiline veya son bulması veya tatilin devamına sebebiyet verilmesi,

Unsurların

gerçekleşmesi şarttır. Suçu meydana getiren bu unsurlar, Bilin ancak cebir ve

şiddet veya tehdit ile icrası halinde failine ceza verilebileceğini

göstermektedir. Bu bakımdan işçilerin iktisadi ve sosyal durumlarını korumak

veya düzeltmek amacı ile topluca işi bırakmaları yani kanuni grev haklarını

kullanmaları halinde dâva konusu fıkra hükmünün uygulanmasına yer yoktur. Öte

yandan Anayasa'nın 40 ıncı maddesinde herkesin dilediği alanda çalışma ve

sözleşme hürriyetlerine sahip dulunduğu da açıklanmıştır. Bütün hak ve hürriyetlerin

başkasının hak ve hürriyetine dokunmamak şartı ile serbestçe kullanılabileceği

söz götürmez bir gerçektir. Bu konuda cebir, şiddet ve tehdit ile yapılacak

davranışların, başkalarının hak ve hürriyetine dokunacağına da şüphe yoktur.

Bunun için kanunun cebir, şiddet ve tehdit ile yapılacak davranışları

cezalarıdırması yerindedir. Kanun koyucunun böylece çalışma ve sözleşme

hürriyetlerini korumak istediği aşikârdır. Bu madde ile güdülen amacın çalışma

ve sözleşme hürriyetlerini korumak olduğu doktorinde de kabul edilmektedir.

Bütün bu düşünceler davacının ileri sürdüğü iddiaların yersizliğini ve dâva konusu hükmün Anayasa'nın 2., 40. ve 47 nci maddelerine aykırı bulunmadığını gösterdiğinden dâvanın reddi gerekir,

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç : Yukarıda açıklanan sebeplerden Ötürü 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 2275 sayılı kanunla değişik 201 inci maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı bulunmadığına ve dâvanın reddine 14/4/1964 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Sûnuhi · Arsan Başkan · Vekili Lütfi · Akadlı Üye Rifat · Göksu Üye İ. · Hakkı Ülkmen Üye Şemsettin · Akçoğlu Üye İbrahim · Senil Üye İhsan · Keçecioğlu Üye A. · Şeref Hocaoğlu Üye Salim · Başol Üye Celâlettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Ahmet · Akar Üye Muhittin · Gürün Üye Lûtfi · Ömerbaş Üye Ekrem · Tüzemen

Anayasa Mahkemesi, E. 1963/202, K. 1964/32, 14 Nisan 1964 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1963/202
Karar No
1964/32
Tarih
14 Nisan 1964

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1964/17 K.1964/31
  • AYM Norm Denetimi E.1964/18 K.1964/33
  • AYM Norm Denetimi E.1963/89 K.1964/36
  • AYM Norm Denetimi E.1964/23 K.1964/34
  • AYM Norm Denetimi E.1963/78 K.1964/35
  • AYM Norm Denetimi E.1964/24 K.1964/37

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.