İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1966/21 K.1968/26

Karar tarihi:19/6/1968

Esas1966/21Karar1968/26Tarih19 Haziran 1968Okuma6 dk · 1.121 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
19 Haziran 1968
Esas No
1966/21
Karar No
1968/26
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.121 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Karar tarihi:19/6/1968

Resmi Gazete tarih/sayı:24.12.1969/13382

İtiraz eden mahkeme : Çivril Tapulama Mahkemesi.

İtirazın konusu: 7.56 sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c. bendinde yer alan ve zilyedliğin en az on yıl süre ile devam etmiş bulunmasını öngören hükmün Anayasa'nın 40. maddesindeki sözleşme hürriyeti ilkesine aykırı bulunduğu öne sürülerek iptal olunması isteminden ibarettir.

I-

OLAY

Dâvâlının,

tapu kütüğünde murisi üzerinde kayıtlı taşınmazı 11/11/1955 günlü senetle

davacıya sattığım, senedin doğru olduğunu ve o tarihte de bu yerin zilyedliğini

davacıya devrettiğini kabul ettiği davacı da bu yeri İyi niyetle satın alarak o

tarihtenberi mâlik sıfatiyle elinde bulundurduğu halde kadastro tespiti

sırasında söz konusu taşınmazın davacı adına tescili istemine itiraz ederek,

kadastro tespiti tarihi olan 9/8/1963 tarihine kadar 10 yıllık zilyedlik süresi

dolmadığından 766 sayılı Kanunun 32. maddesinin c bendi hükmünün bu tescile

imkân vermediğini ileri sürmesi üzerine mahkemece bu bendde yer alan 10 yıllık

ziyedlik şartının Anayasa'nın 40. maddesindeki sözleşme hürriyeti ilkesine

aykırılığından bahisle bu şartın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına

ve Anayasa Mahkemesince karar verilmesine değin dâvanın geri bırakılmasına

karar verilmiştir.

III-

METİNLER

l- İptali istenen hüküm:

28/6/1966 günlü ve 766 sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c bendi hükmü şöyledir:

"Madde 32- Gayrimenkul tapuda kayıtlı ise :

...............................................

c - Kayıtlı sahibi veya mirasçılardan başkası zilyed bulunuyorsa, zilyed kayıt sahibinden veya mirasçılarından veyahut bunların mümessillerinden gayrı-resmî surette temellük ettiğini, bunların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut şahit sözleriyle tevsik ettiği ve ayrıca en az on sene müddetle zilyed bulunduğu takdirde zilyed adına tesbit olunur.

................................................."

2- İptal işleminin dayandırıldığı Anayasa hükmü :

Madde 40- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.

..............................................

Kanun, bu hürriyetleri, ancak kamu yararı amaciyle sınırlayabilir. ......."

IV-

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 21/9/1966 gününde yapılan ilk inceleme dosyada eksiklik olmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

V -

ESASIN İNCELENMESİ

İtirazın esasına ilişkin rapor, mahkemenin gerekçeli kararı ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hüküm itirazın dayandığı, Anayasa hükmü ve bunlara ilişkin gerekçelerle yasama meclisleri görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

4 Ekim 1926 gününde yürürlüğe giren 743 sayılı Türk Medenî Kanununun 633. ve 634. maddeleri taşınmaz mal mülkiyetinin kazanılması ve başkasına geçirilmesi için sözleşmelerin, resmî şekilde yapılarak tapu siciline kaydedilmiş olmasını şart saymış ve buna uygun olmayarak yapılan sözleşmelerin geçerli olmadığı kuralını koymuştur.

Bu hükümlerin, sözleşme hürriyetini sınırladığı şüphesizdir. Ancak sözleşmelerin bu yolda şekle bağlı tutulmalarının bu hürriyetin özüne dokunan bir nitelik taşımadığı da ortadadır. Zira bu şekillere uyulmak şartiyle herkes taşınmaz mal alım satımı alanında da istediği gibi sözleşme yapmak olanaklarına sahiptir; ve bu şekil şartlarının, mülkiyet hakkının serbestçe kullanılmasına ciddî şekilde engel teşkil edecek bir niteliği de yoktur.

Öte yandan taşınmaz malların Devlet düzenindeki yeri ve hukuki sosyal ve siyasal alandaki önemi gözönüne alınacak olursa, bunun kazanılmasının ve kaybedilmesinin açık seçik esaslara bağlanarak bu yüzden doğacak çekişme ve uyuşmazlıkların önlenmesinde kamu kararı ve kamu düzeninin korunması amacının bulunduğu da şüphesizdir.

Anayasa'nın sözleşme hürriyeti ilkesini koyan 40. maddesi; bu hürriyetin kamu yararı amacıyla sınırlanmasına izin vermiş ve Anayasa'nın 11. maddesi de, temel hak ve hürriyetlerin, özüne dokunulmamak şartiyle, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi halinde sınırlanabileceği ilkesini kabul etmiştir.

Bu duruma ve yukarıdaki açıklamalara göre taşınmaz mal mülkiyetine etki yapacak sözleşmelerin Medenî Kanunda öngörülmüş bulunan şekle bağlı tutulmasında Anayasa'nın 40. maddesine aykırı bir yön yoktur.

766

sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c bendi de, yurdumuzdaki taşınmaz mal

tasarrufunda, çeşitli sosyal ve ekonomik nedenlerin etkisiyle Medenî Kanunun

öngörüldüğü düzenden uzaklaşıldığı ve tapu kütüklerinin tam bir surette

kurulamadığı gerçeğini gözönüne alarak bu fiilî durumun bir an önce

tasfiyesiyle Medenî Kanunun ereğine ulaşabilmeyi sağlamak için ve bir defaya

mahsus olmak üzere, Medenî Kanundaki şekil şartına, kamu yararı ve kamu düzeni

düşüncesiyle bir istisna koymuş ve tapulu taşınmazlardan tapu kütüğüne

geçirilmeden yapılan sözleşmelerle el değiştirmiş bulunanların da, tapulama

işlemleri dolayısiyle zilyedleri adına tescil olunmasını kabul etmiştir. Ancak

asıl kural olan resmî şekilden bu suretle ayrılırken, de yine kamu kararı ve

kamu düzeni gereği olmak üzere yeni bir takım kayıt ve şartları öngörmüştür.

İşte bu kayıt ve şartlardan birisi de taşınmaza mâlik olduğunu iddia eden kimsenin

en az on yıldan beri zilyed bulunmasıdır.

Medenî Kanunun hükümlerine göre taşınmaz mal mülkiyetine ilişkin sözleşmelerin geçerli olması için tapuya tescil (Resmî şekil) şartının aranması, Anayasa'nın 40. maddesindeki sözleşme hürriyetine aykırı olmadığı gibi, 766 sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c bendinde yer alan ve Medenî Kanundaki resmî^ şekli bir defaya mahsus olmak üzere, aramıyarak özel sözleşmeye daha çok değer veren ve fakat ayrıca en az on yıllık bir zilyedlik süresinin geçmesini öngören hükümde de Anayasa'ya aykırılık yoktur. Tersine bu hükmün, özel sözleşmeye de bir değer vermiş olması bakımından Anayasa'nın 40. maddesindeki ilkeye daha yaklaşan bir niteliğe sahip olduğu söylenebilir.

Konunun incelenmesi gereken diğer bir yönü de, tapulu taşınmazların, 766 sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c bendinde yazılı nedenlerle ve Medenî Kanundaki şekillere uymaksızın el değiştirmelerinin kabul edilmiş olmasının Anayasa'ya uygun olup olmadığıdır.

Anayasa 36. maddesi ile, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yaran amacıyla kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olmıyacağı kurallarını belirtmiş olmakla birlikte bu haklan kazanılması veya kaybedilmesi şekli ve şartlan hakkında herhangi bir ilke koymuş değildir. Buna göre kanun koyucu, mülkiyet hakkı ile ilgili hükümleri, Anayasa'nın Cumhuriyetin niteliklerini belirten 2. maddesinde yer alan ilkelerle ve özellikle insan haklariyle ve demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti prensipleriyle bağdaşır biçimde düzenlemek durumundadır.

Gerek konuyu genel nitelikte düzenlemiş olan Medenî Kanunun sözü edilen hükümlerinde, gerekse kamu yararı ve kamu düzeninin zorunlu kılması nedeniyle ve bir defaya mahsus olmak üzere, 766 sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c bendinin en az on yil zilyedlik şartını koyan ve ayrık bir nitelik taşıyan hükmünde Anayasa'nın sözü edilen ilkelerine aykırı bir yön bulunmadığı meydandadır.

Öte yandan Anaysa Mahkemesinin 18, 19/6/1968 günlü ve 1966/19 -1968/25 sayılı kararından da anlaşılacağı üzere, başka bir dâva dolayısiyle yapılan incelemede söz konusu bend hükmünün tümünün Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna oyçokluğu ile varılmış ve o kararda belirtilen düşünce ve görüşler bu işte de geçerli bulunmuş olduğundan bu dosyadaki itiraz, sadece itirazcı mahkemenin gerekçesi bakımından ele alınarak o açıdan sonuca bağlanmıştır.

Bu nedenlerle 766 sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c bendinde yer alan ve tapulu taşınmazın, serbestçe yaptıkları bir sözleşme ile mâlikinden satın alan kimse adına tapuya tescil edilebilmesi için, satın alanın en az on yıl süre ile taşınmaza zilyed bulunmuş olması şartını koyan hükümde Anayasa'nın 40. maddesinde yer alan sözleşme hürriyeti ilkesine bir aykırılık bulunmadığından itirazın reddi gerekmektedir.

VI-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

28/6/1966 günlü ve 766 sayılı Tapulama Kanununun 32. maddesinin c bendindeki on yıllık ziyedlik süresinin dolmasını öngören hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 19/6/1968 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Salim · Başıl Üye A. · Şeref Hocaoğlu Üye Fazlı · Öztan Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Ziya · Önel Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1966/21, K. 1968/26, 19 Haziran 1968 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. Olay
  5. Iıı-
  6. Metinler
  7. Iv-
  8. İlk İnceleme
  9. V -
  10. Esasın İncelenmesi
  11. Vı-
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1966/21
Karar No
1968/26
Tarih
19 Haziran 1968

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1968/29 K.1968/27
  • AYM Norm Denetimi E.1968/30 K.1968/28
  • AYM Norm Denetimi E.1967/52 K.1968/29
  • AYM Norm Denetimi E.1968/41 K.1968/30
  • AYM Norm Denetimi E.1968/36 K.1968/32
  • AYM Norm Denetimi E.1968/40 K.1968/33

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.