İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1967/52 K.1968/29

Resmi Gazete tarih/sayı:17.12.1968/13069

Esas1967/52Karar1968/29Tarih2 Temmuz 1968Okuma7 dk · 1.493 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
2 Temmuz 1968
Esas Sayısı
1967/52
Karar Sayısı
1968/29
Karar Günü
2.7.1968
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.493 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:17.12.1968/13069

İtiraz yoluna başvuran: 21. Seyyar Jandarma Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesi -Van.

İtirazın konusu: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 29. maddesinin C-2 işaretli bendi, 38. maddesi ve 66. maddesinin 1 sayılı fıkrasındaki (Yeniden asker edilir) hükmü yukarıda adı geçen mahkemece Anayasa'nın 12. ve 60. maddelerine aykırı görülmüş ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 151. maddesine dayanılarak Mahkememize baş vurulmuştur.

I. Olay :

İzin

süresini mazeretsiz altı günden çok geçirmek eyleminden hakkında kovuşturma

yapılan ve Askerî Savcılıkça Askerî Ceza Kanununun 66/1 B ve 73. maddelerine

göre cezalandırılması istenen sanık erin 21. Seyyar Jandarma Tugay Komutanlığı

Askerî Mahkemesinin 1967/188 sayısında kayıtlı dâvadaki duruşması sırasında

mahkeme, Askerî Ceza Kanununun 66. maddesinin 1. fıkrasındaki (Yeniden asker

edilir) hükmünü ve aynı Kanunun bu hükümle ilgili 29. maddesinin C-2 işaretli

bendini ve 38. maddesini Anayasa'nın 12. ve 60. maddelerine aykırı görmüş; bunların

iptalleri için Anayasa Mahkemesine baş vurulmasına ve Anayasa Mahkemesinden

çıkacak karara kadar dâvanın geri bırakılmasına 20.11.1967 gününde karar

vermiştir.

III. İtiraz konusu hükümler ;

Askerî Ceza Kanununun, iptali istenen hükümleri şunlardır: (Fer'i cezalar:

Madde 29- Askerî şahıslar hakkında hükmolunacak "fer'i askeri" cezalar şunlardır.

A

.....................

B

.....................

C. Diğer erat hakkında: (4/1/1961 günlü ve 211 sayılı Kanunun 118. maddesiyle erat deyimi erbaş ve er olarak değiştirilmiştir.)

1- Rütbenin geri alınması.

2- Yeni baştan askerlik)

(Yeni baştan askerlik cezası, mahiyeti ve neticeleri:

Madde 38- 1. Yeni baştan askerlik cezası cürmün işlendiği zamana kadar geçen hizmet müddetinin sayılmaması ve rütbenin geri alınmasıdır. Bu ceza kanunda yazılı yerlerde ve yalnız muvazzaflar hakkında hükmolunur.

2- Muvazzaflığı bitirmeyenlerden yeni baştan askerlik cezasıyle mahkûm olanlar hemduhüllerinden sayılmayan müddet kadar fazla hizmet ederler. Muvazzaflığı bitirdiği halde görülen lüzum üzerine terhis olunmayanlardan işbu cezaya mahkûm olanların yalnız muvazzaflığı bitirdikten cürmü yaptıkları tarihe kadar geçen hizmet müddetleri sayılmaz ve bunlar hemduhüllerinden o kadar fazla hizmet ederler.

3- Yeni bastan askerlik mahkûmiyeti askerlik çağını çoğaltmaz.)

Madde 66- 1- Aşağıda yazılı askerî şahıslar altı aydan üç seneye kadar hapsolunur ve yeniden asker edilir.

.................................................)

IV. Mahkemenin dayandığı Anayasa hükümleri:

Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı Anayasa hükümleri şöyledir :

(Madde 12- Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Madde 60- Yurt savunmasına katılma, her Türk'ün hakkı ve ödevidir. Bu ödev ve askerlik yükümü kanunla düzenleniri

V. İlk inceleme:

Anayasa Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi gereğince 26/12/1967 gününde yapılan ilk inceleme dosyada eksiklik olmadığı ve itirazın Anayasa'nın 151. ve 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uygun bulunduğu görülerek esasın incelenmesi aynı günde oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.

VI. Esasın incelenmesi:

İtirazın esasına ilişkin rapor, mahkemenin 2/12/1967 günlü ve 336-967/188 sayılı yazısı ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hükümler, Anayasa'nın konuya ilişkin maddeleri ve bunlarla ilgili gerekçe ve meclis görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

1-

Anayasa, suç ve ceza konusunda bir eylemin ancak kanunla suç sayılabileceği;

cezaların ve ceza tedbirlerinin kanunla konulabileceği ağırlaştırılmış

cezaların, ağırlaştırma tarihinden önceki eylemlere uygulanamayacağı; ceza

sorumunun şahsiliği; insan haysiyetiyle bağdaşamaz ceza ve genel müsadere

cezası konulamıyacağı gibi başlıca bir kaç ilkeyi belirtmekle yetinmiş (Madde

33 ve 14); bunların dışında kalan hususlar ve özellikle ne gibi eylemlerin suç

sayılacağının ve o suçlara ne çeşit, ne miktar ceza verileceğinin tayinini yasa

yapıcıya bırakmıştır. Yasa yapıcı bu konuda Anayasa kuralları, ceza hukuku

ilkeleri ve toplum zaruret ve yararlarının gerekleri ile bağlı kalarak, takdirini

kullanabilecektir.

Kıtasından izinsiz altı günden çok uzaklaşan veya izin süresini altı gün geçiren -Asken Ceza Kanununun ikinci bap üçüncü faslındaki deyimle izinsizlik ve firar suçunu işleyen- belli asker kişiler hakkında hapis cezasından ayrıca suçun işlendiği zamana kadar geçen hizmet süresinin sayılmaması ve rütbenin geri alınması biçiminde uygulanan "yeni baştan askerlik" fer'i cezası incelendikte kanun yapıcının bu cezayı koyarken, yukarıda değinilen takdir hakkını kullanmasında bîr yanılmaya veya aşırılığa düşmediği hemen görülür.

4/1/1961

günlü ve 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetler İçhizmet Kanunu; askerliği, Türk

vatanını, istiklâl ve Cumhuriyetini korumak için harb sanatını öğrenmek ve

yapmak yükümü olarak tanımlar (Madde 2). Bu çok ağır görevin başarı ile yerine

getirilmesini aksatmada hatta tehlikeye düşürmede, askerliğin temeli olan

disiplini sarsmada, çevreye kötü örnek olmada firar ve izinsizlik eylemleri

kadar etkili ve vahim sonuçlu pek az eylem akla gelebilir. Kanun koyucunun

sucun önemini, ağırlığını ve çevredeki tepkilerini, asker ocağının her çeşit

ahlâk seviyesinden kimseleri içinde barındırmak zorunda bulunuşunu gözönünde

tutarak ceza müeyyidesini bir fer'i ceza ile daha etkili duruma getirmesi

yerinde bir davranış sayılmalıdır

2-

İnceleme konusu hükümler, bir temel hakkın ceza durumuna getirildiği yolundaki

görüşü isabetli kılacak nitelikte değildir. Her ne kadar Askerî Ceza Kanununun

29. maddesinde fer'i cezanın adı "yeni baştan askerlik" olarak

açıklanmakta ve 66. maddede "yeniden asker edilir" deyimi yer almakta

ise de, yeni baştan askerlik cezasının niteliğini ve sonuçlarını belirten 38.

maddenin açık hükmünde anlaşılacağı üzere bu ceza aslında suçun işlendiği

zamana kadar geçen hizmet süresinin sayılmamasından ve rütbenin geri alınmasından

ibarettir. Cezanın adı ile niteliği arasında bir uyuşmazlık vardır. Böyle

olunca da cezayı tanımlamada adına değil kanunî niteliğine bakılmak

gerekecektir. Şu duruma göre "yeni baştan askerlik" önceki askerlik

hizmetinin sayılmaması cezasına uğramanın tabiî ve zorunlu sonucundan başka bir

şey olamaz. Kanunda açık hüküm bulunmasaydı dahi, eski hizmeti sayılmayan

yükümlünün bu yükümünü yeni baştan yerine getirmesinin gerekeceği ortadadır.

Öte yandan Anayasa (Madde 60) yurt savunmasına katılmayı yalnız hak değil ödev de saymış; bu ödevin ve askerlik yükümünün düzenlenmesini kanuna bırakmıştır. Böyle olduğu için de kanunlar, yurt savunmasına katılmayı ve askerliği, hak değil, ödev ve yüküm olma yönünden düzene bağlamaktadır. Askerlikten kaçmayı cezalandıran hükümlerin ise askerlik yükümüne İlişkin düzenlemeler arasında yeri olduğunda şüphe yoktur,

3- İptali istenen hükümlerin, Anayasa'nın 12. maddesine aykırı olduğu da düşünülemez. Bu maddede dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımlarının kanun önünde eşitsizliğe yol açamayacağı belirtilmektedir. Kişilere, ailelere, zümrelere, sınıflara imtiyaz tanınması ise aynı maddenin ikinci fıkrası ile yasaklanmıştır.

Görülüyor

ki Anayasa'nın mutlak olarak yasakladığı yurttaşların kanun karşısında

dillerine, ırklarına, cinsiyetlerine, siyasî düşüncelerine, felsefî

inançlarına, dinlerine ve mezheplerine göre farklı muamele görmeleridir.

Bunların dışında kanun önünde eşitlik, ancak niteliklerde benzerlik ve

yasaların getirdiği kurallara uyarlık oranında söz konusu olabilir. Suç işlemiş

ve kanunun koyduğu bir cezayı giyerek eski askerlik hizmeti yanmış bir kimse

ile askerlik yükümünü kanunlara uygun olarak yerine getirmiş bir başka kimse

arasında bu yönden bir eşitlik ilişkisi tasavvur edilemiyeceği için bunların

askerlik yükümü konusunda bir tutulmaları da düşünülemez. Elbette ki ceza

olarak askerlik hizmetinin sayılmamasına hükmedilen kimse, askerliğe birlikte

girdiği kişilerden sayılmayan süre kadar fazla hizmet edecektir.

Firar

suçunu işleyen bir yedek subayın, aynı suçu işleyen ere göre fer'i ceza

bakımından imtiyazlı durumda olduğu görüşüne gelince : Cezalandırma siyasetinde

ceza ile cezaimin kimliği ve kişiliği arasında ilişkilerin de gözönünde

bulundurulması gerekir. Askerliğini er olarak yapanlarla yedek subay olarak

yapanlar arasında gerek bunların kimlikleri ve kişilikleri yönünden gerekse

gördükleri hizmetin özellikleri ve ayrıntıları bakımından farklar bulunduğunda

şüphe yoktur. Bu farklı durum, cezaların getirdikleri etkiler ve sonuçlar

üzerinde de kendini gösterir ve aslî ceza bîr olduğuna göre fer'i cezalarda

değişiklik yapmak yoluyla bir denge sağlanmasını zorunlu kılar. Subaylar için

Askerî Ceza Kanununda öngörülen tart ve ihraç fer'i cezalarının (Madde 29-33)

bunlar üzerinde, yeni baştan askerlik fer'i cezasından daha ağır etki ve

sonuçları olacağı ortadadır. Demek ki inceleme konusu hükümlerle yedek subaylar

için Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasının yasakladığı çeşitten bir

imtiyaz tanındığından söz edilmesi düşünülemez.

4.

Askerlik hizmetinin sayılmaması kanunla bir ceza olarak konulunca elbette ki

ortaya cezadan az hizmeti olanların az, çok hizmeti olanların çok zarar

görmeleri gibi bir durum çıkacaktır. Bu cezanın tabiatının kaçınılmaz bir

sonucudur. Kanunda belirtildiği ve suçu işleyecek olan, hizmetinin az da çok da

olsa yanacağını önceden bildiği için burada artık bir adaletsizlikten söz

edilemez. Bu cezanın, uzun hizmeti bulunan ve suç işleme eğiliminde olan

kimseler üzerinde daha uyarıcı bir etkisi olacağı da ileri sürülebilir. Öte

yandan askerlik yükümünün büyük bölümünü yerine getirmiş; böylece hizmetin

önemini ve hizmeti bırakmanın sakıncalarını iyice anlamış, öğrenmiş bir kimse

ile ödevini ve sorumunu henüz gereği gibi kavrayamamış bir kaç aylık bir erin,

işledikleri firar suçlarının ağırlıkça birbirinden farklı olduğunu ve fer'i

cezanın bu bakımdan bir denge kurduğunu düşünmek de yerinde olur.

5. Millî Savunma Bakanlığının hazırladığı yeni Askerî Ceza Kanunu tasarısında, mahkemenin gerekçesinde ileri sürüldüğü üzere, yeni baştan askerlik cezasına yer verilmemişse ne bu durum, ne de tasarının o haliyle kanunlaşması cezanın Anayasa'ya aykırılığının delili sayılamaz. Yukarıda da değinildiği gibi kanun koyucudan, kanunu yaptığı sıradaki toplum zaruretlerinin ve yararlarının gereklerini düşünmek zorunda bulunduğu için bir cezanın olduğu gibi bırakılmasında, veya kaldırılmasında takdirini ancak o gereklere göre kullanılması beklenir.

6. Özetlenecek olursa : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 29. maddesinin C-2 işaretli bendi, 38. maddesi ve 66. maddesinin 1 sayılı fıkrasındaki (Yeniden asker edilir) hükmü Anayasa'ya aykırı değildir; itirazın reddî gerekir.

V. Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 29. maddesinin C-2 işaretli bendinin, 38. maddesinin ve 66. maddesinin 1 sayılı fıkrasındaki (Yeniden asker edilir) hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve 21. Seyyar Jandarma Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin itirazının reddine 2/7/1968 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Salim · Başol Üye Feyzullah · Uslu Üye A. · Şeref Hocaoğlu Üye Fazlı · Öztan Üye Celalettin · Kuralmen Üye Muhittin · Taylan Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye İhsan · Ecemiş Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1967/52, K. 1968/29, 2 Temmuz 1968 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. A
  4. B
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1967/52
Karar No
1968/29
Tarih
2 Temmuz 1968

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1968/41 K.1968/30
  • AYM Norm Denetimi E.1968/36 K.1968/32
  • AYM Norm Denetimi E.1968/40 K.1968/33
  • AYM Norm Denetimi E.1968/35 K.1968/31
  • AYM Norm Denetimi E.1968/37 K.1968/34
  • AYM Norm Denetimi E.1967/21 K.1968/36

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.