İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1966/30 K.1967/9

Karar tarihi:2/3/1967

Esas1966/30Karar1967/9Tarih2 Mart 1967Okuma10 dk · 2.054 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
2 Mart 1967
Esas No
1966/30
Karar No
1967/9
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.054 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Karar tarihi:2/3/1967

Resmi Gazete tarih/sayı:19.9.1967/12703

İtiraz yoluna başvuran : Alaca Asliye Ceza Mahkemesi.

İtirazın konusu : Türk Ceza Kanununun 440 ve 441 maddelerinin Anayasa'nın 12 nci maddesine aykırı bulunduğu ileri sürülerek iptalleri istenmiştir.

OLAY

:

Kocanın şikâyeti üzerine, karısı ile, onunla cinsî münasebette bulunduğu ileri sürülen kişi aleyhlerine Türk Ceza Kanununun 440/1 ve 60 inci maddelerine dayanılarak açılan kamu dâvasının Alaca Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşması sırasında C. Savcısı, Türk Ceza Kanununun zinaya ilişkin 440 ve 441 inci maddelerinin Anayasa'nın 12 nci maddesine aykırı olduğunu iddia etmiş, mahkeme de 9/1/1966 günlü oturumda bu iddianın ciddî olduğu kanısına vararak Türk Ceza Kanununun sözü geçen maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve dâvanın geri bırakılmasına karar verilmiştir.

İtiraz konusu hükümler :

Türk Ceza Kanunun 440 inci maddesi :

"Zina eden karı hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezası tertip olunur. Karının evli olduğunu bilerek bu fiile ortak olan kimse hakkında da aynı ceza verilir."

441. maddesi de :

"Kansı ile birlikte ikamet etmekte olduğu evde yahut herkesçe bilinecek surette başka bir yerde kan koca gibi geçinmek için başkası ile evli olmayan bir kadın tutmakta olan koca hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezası hüküm olunur.

Erkeğin evli olduğunu bilerek bu fiilde şerik olan kadın hakkında da aynı ceza verilir." hükümlerini taşımaktadır.

Mahkemenin dayandığı Anayasa hükmü :

Mahkemenin gerekçesinde dayandığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 12 nci maddesi şöyledir :

"Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiç bir kişiye aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."

İLK

İNCELEME

Anayasa

Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 30/11/19^6 gününde Başkan İbrahim

Senil ile üyelerden Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Feyzuüah Uslu, Fazıl

Öztan, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Keçecioğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak,

Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Re-cai Seçkin, Ahmet Akar, Muhittin Gürün ve

Lûtfi Ömerbaş'ın katıldıkları toplantıda yapılan ilk incelemede, üyelerden

İhsan Keçecioğlu, olayda Türk Ceza Kanununun 441 inci maddesi

uygulanamıyacağına göre, itirazda bulunan mahkemenin, dayandığı gerekçe

bakımından Anayasa Mahkemesine başvurma nedeni de kalmıyacağını, esas, hakkında

ayrıca bir inceleme yapılmaksızın itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini

ileri sürmüştür. Ancak sözü geçen Mahkeme, aynı zamanda 440 ıncı maddenin de

iptalini istemekte olduğundan bu madde hakkındaki itirazın esasının

incelenmesinden sonra bu konuda bir karar verilmesi gerektiği, üyelerden İhsan

Keçecioğlunun yukarıda açıklanan düşüncesine dayanan muhalefetiyle ve oyçokluğu

ile kararlaştırılmıştır. Bundan sonra olayda Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin

görmekte olduğu dâvada uygulayacağı hüküm, Türk Ceza Kanununun 440 ıncı maddesi

olduğu halde esas dâva ile ilgisi olmayan aynı Kanunun 441 inci maddesinin de

iptalini istediği anlaşıldığından, itirazın kapsamının belli edilmesi konusu

üzerinde görüşme yapılmıştır. Anayasa'nın 151 inci ve Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanununun 27 nci maddeleri,

mahkemelerin Anayasaya aykırılık kanısı ile Anayasa Mahkemesine başvurma

yetkilerini, yalnız bakmakta oldukları dâvalarda uygulanacak kanun hükümleri

ile sınırlandırmış olmasına göre; başvuran Mahkemenin, dayandığı hukukî fikri

sonuca bağlamak için dâvada uygulanacak 440 ıncı maddeyi 441 inci madde ile

karşılaştırmak zorunluğunu duymuş olması, kendisine dâvada uygulanmayacak olan

441 inci maddenin iptalini istemek yetkisini veremeyeceğinden esasın 440 inci

madde ile sınırlı olarak incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir,

ESASIN

İNCELENMESİ

Dosyada

eksiklik bulunmadığından esasın incelenmesi için belli edilen günde, hazırlanan

rapor, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen maddeler Anayasa hükümleri ve ilgili

gerekçeleri okunmuş ve önce bu incelemede itiraz konusu bulunan Türk Ceza

Kanununun 440 ıncı maddesinin, 441 inci maddesi ile karşılaştırılmasına yer

olup olmadığı yönünün oylanması gerekip gerekmediği tartışılmıştır. Bu konunun

oylanması gerektiği üyelerden Celâlettin Kuralmen, Fazıl Uluocak, Ziya Önel,

Lûtfi Ömerbaş'ın incelemenin sınırı belirtilmiş olduğundan böyle bir oylamanın

gerekli bulunmadığı yolundaki muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile

kararlaştırıldıktan sonra yapılan oylamada, itirazın kapsamının, Türk Ceza

Kanunun 440 ıncı maddesiyle sınırlandırılmış ve 441 inci maddenin inceleme

konusu dışında bırakılmış bulunmasına göre aynı maddelerin Anayasa'nın

öngördüğü eşitlik ilkesi bakımından karşılaştırılması gerekmediği oyçokluğu ile

karara bağlanmıştır. Üyelerden Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin ve

Ziya önel bu görüşe katılmamışlardır. Yıkanda açıklanan karar Uyarınca 440 ıncı

madde üzerinde inceleme yaptıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

GEREKÇE

:

İtiraz

konusu 440 ıncı madde, zina eden karı hakkında verilecek cezanın, karının evli

bulunduğunu bilen suç ortağı erkeğede verileceği hükmünü koymuştur, itirazın

dayandığı Anayasa'nın 12 nci maddesinde "Herkes, din ırk, cinsiyet, siyasî

düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde

eşittir. Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."

denmektedir. Bu Anayasa hükmü ile, zina eden karıyı ve suç ortağı erkeği aynı

cezalarla cezalandıran itiraz konusu 440 inci madde arasında bir çelişme veya

çatışma bulunmadığı herhangi bir açıklamayı gerektirmeyecek derecede

meydandadır. Bu nedenle Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin, Türk Ceza Kanununun 440

inci maddesinin Anayasa'nın 12 nci maddesine aykırı bulunduğu yolundaki iddiası

yersizdir. Sözü geçen 440 ncı maddenin Anayasa'ya başka bir yönden de

aykırılığı görülmemiş ve itirazın reddi gerekmiştir. Üyelerden İhsan Ecemiş bu

görüşe katılmamıştır.

SONUÇ

:

Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü, Türk Ceza Kanununun 440 ıncı maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine Üyelerden İhsan Ecemiş'in muhalefetiyle ve oyçokluğu ile 2/3/1967 gününde karar verildi.

Başkan

İbrahim Senil

Başkanvekili

Lütfi Ömerbaş

Üye

Şemsettin Akçoğlu

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Salim Başol

Üye

A. Şeref Hocaoğlu

Üye

Fazlı Öztan

Üye

Celâlettin Kuralmen

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Avni Givda

Üye

Muhittin Taylan

Üye

İhsan Ecemiş

KARŞI

OY YAZISI

1)

Olayda Alaca Asliye Ceza Mahkemesince uygulanacak ve bu bakımdan Anayasa'ya

aykırılığı yönünden iptali istenebilecek hüküm, Ceza Yasasının 440 inci

maddesidir. Ancak, bu madde hükmünün Anayasa'nın 12 nci maddesinde Öngörülen

yasa önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtmek üzere gerek Mahkeme,

gerek Anayasa Mahkemesi, Ceza Yasasının veya ceza hükmü kapsayan başka bir

yasanın Mahkemenin gördüğü dâvada uygulaması söz konusu olmayan herhangi bir

hükmüne dayanmaları, Anayasa'nın 12 nci maddesinin uygulanmasının zorunlu

kıldığı bir durumdur. Gerçekten, sözü edilen eşitlik ilkesi gereğince aynı

durumda bulunan kimselerin, haklı bir neden olmaksızın, başka başka hukuk

yöntemlerine (esaslarına) bağlı tutulmaları yasak edilmiştir. Bu demektir ki,

bir eşitsizliğin doğması için, en az iki yasa hükmünün ortada bulunması, bu

hükümlerin aynı durumda bulunan kimseler için konulmuş olması, bu iki hükmün,

haklı hiç bir neden bulunmaksızın, başka başka olması koşullarının

gerçekleşmesi aranacaktır. Ayrı ayrı iki yasa hükmü söz konusu edilmeden

eşitsizlik durumu başka deyimle yasa karşısında eşitlik ilkesinin çiğnenmiş

bulunması olayı, meydana gelemez. Burada Hâkim aynı ailede kocanın ve karının

zina suçunu kendi bakımından işleye bilmesi için başka başka hükümler konulmuş

olduğunu ve bu ayrımın üç yönde toplandığını ileri sürerek bunları güzelce

açıklamıştır. Mahkememizce, aynı ailede karının zina suçunu işlemiş sayılması

ile kocanın zina suçunu işlemiş sayılması için konulan hükümlerdeki ayırımların

haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı incelenmek ve sonuca göre bir karar

verilmek gerekirken böyle yapılmamış olması doğru değildir.

2)

Mahkememizin benimsediği ilkeye göre bir dâvaya bakan mahkemenin kendi

uygulayacağı hükmün dışında kalan bir hükümle karşılaştırma yapıp uygulayacağı

hükmün eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek Anayasa Mahkemesine iş

getirmesi, hemen hemen hiç olmayacaktır ve böylelikle Anayasa'nın 151 inci

maddesinin (Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak kanun hükümlerini

Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birisinin ileri sürdüğü aykırılık

iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda

vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır.) hükmü ile mahkemelere tanıdığı

yetki, eşitlik, ilkesine dayanma bakımından kaldırılmış olmaktadır. Oysaki

Anayasanın mahkemelere tanıdığı yetkinin bir takım Anayasa'ya aykırılık

nedenleri bakımından sınırlandırılmış olmadığı, her şeyden önce, hükmün

yazılışından anlaşılmaktadır.

Bundan

başka, Anayasa'nın mahkemelere tanıdığı yetki ile güdülen gerek, Anayasa'ya

aykırı bir hükmün, iptal dâvalarındaki süre geçmiş olsa bile, iptaline ve

böylelikle Anayasa'nın üstünlüğünü sağlamaktır. Bu konuda mahkemenin belli bir

dâvada uygulayacağı hüküm için Anayasa mahkemesine başvurulabileceği yolunda

bir sınırlandırma öngörülmüş ve böylece, hem mahkemelerin her hangi bir hükmü

Anayasa Mahkemesine getirerek belli dâvalar, belli konularla sınırlı olan görev

ve yetkileri çevrelerini aşmaları ve hem de Anayasa Mahkemesinin altından

kalkamıyacağı ölçüde ağır bir iş yükü altına girerek elindeki işleri yeterince

inceleyemez duruma girmesi, önlenmek istenilmiştir. Anayasa hükmünün ne sözü

ile, ne de konuluş amacı ile öngörülmüş olmayan bir sınırlandırma sonucunu

doğuran daraltıcı yorum, Anayasa'nın sözüne de, özüne de uygun görülemez.

3)

Bir Mahkemenin belli bir veya bir kaç hükmün iptalini isteyebilmesi başka bir

durum, belirli dâvada uygulayacağı ve bu bakımdan Anayasa'nın yukarıki bentte

anılan 151 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince) iptalini isteyebileceği

bir hükmün Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu açıklamak üzere belirli

dâvada uygulaması söz konusu olmayan bir hükme dayanmış olması ise başka bir

durumdur. Mahkemenin her iki hükmünde iptalini yanlışlıkla istemiş olması,

isteminin reddi için yeter bir neden sayılamaz. Anayasa Mahkemesi, Mahkemece

iptali istenilemiyecek bir hükmün Anayasa Mahkemesine getirilemiyeceği ilkesini

benimsemekle bu iki olayı, birbirine karıştırmış bulunmaktadır. Bir dâvada

istem daha açıkçası son istek, başka bir şey o istemi haklı göstermek üzere

ileri sürülen hukuki görüşler, yapılan karşılaştırmalar kısacası ortaya atılan

gerekçeler başka bir şeydir. Anayasa Mahkemesi, mahkemece uygulanacak hükmün

eşitlik ilkesine uygun olup olmadığını kestirmek üzere dayanılan hükmün ışığı

altında işi inceleyip eşitsizlik görürse uygulanacak hükmü iptal etmek,

eşitsizlik görmezse itirazı reddetmek ile ödevlidir. Burada, 44 sayılı Yasanın

28 inci maddesi hükmünce öbür hükmün iptali dahi, yerine göre, söz konusu

olabilir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

:

Yukarıda yazılı nedenlerden ötürü Mahkemece belirli dâvada uygulanacak bir hükmün eşitlik ilkesine uygun bulunmadığını göstermek üzere (o dâvada uygulanması söz konusu bulunmayan bir hükme dayanılamayacağı yollu ara kararına karşıyız.

Üye

Recai seçkin

Üye

Ahmet Akar

Üye

Ziya Önel

MUHALEFET

AÇIKLAMASI

Evli

bir kadına isnat olunan zina suçu dâvasını görmekte olan mahallî mahkeme dâvada

uygulayacağı Türk Ceza Kanununun 440 inci maddesinin karı için koyduğu zina

suçu ile aynı kanunun 441 inci maddesinin koca hakkında kabul ettiği zina suçu

arasında, suç unsuru bakımından, eşitlik olmadığı kanısı ile ve bu durumun

Anayasa'nın 12 nci maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı düştüğü

iddiasiyle, konuyu Anayasa Mahkemesine intikal ettirmiş ve 440 inci madde ile

birlikte 411 inci maddenin de iptalini istemiştir. İki madde arasındaki bu

karşılaştırmayı 440 ıncı maddenin tek başına incelenmesi halinde Anayasa'ya bir

aykırılık bulunmadığı yolunda bir düşünce değil 441 inci maddeye rağmen 440

inci madde de Anayasa'ya aykırılık bulunduğu ve 441 inci madde hükmü dururken

yalnız 440 ıncı maddenin iptali ile bu husustaki Anayasaya aykırılığın ortadan

kaldırılamayacağı düşüncesi zorunlu kılar.

Kanun

önünde eşitlik konusu yani bir hükmün Anayasa'nın 12 nci maddesinde yazılı

kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılık olup olmadığı incelenirken konuya

ilişkin hükümlerin birlikte gözönünde tutulması ve incelenmesi zorunluğu

vardır. Çünkü kanun önünde eşitlik eşit durumunda bulunan ve eşit olmaları

gerekenlerden yalnız birisine ilişkin bir hüküm ile bozulabileceği gibi her birisine

ilişkin olarak ayrı ayrı konulan hükümler arasındaki farktan da bozulabilir.

Birinci halde yalnız bir hükmün incelenmesi ile eşitlik ilkesine aykırılık

bulunup bulunmadığı anlaşılırsa da ikinci halde hükümlerden yalnız biri

incelenerek doğru sonuca varılamaz, hatta bazen Anayasa'ya uygun bir durum

aykırı bir duruma getirilmiş olur.

Mahallî

mahkemenin bakmakta bulunduğu dâvanın konusu Türk Ceza Kanununun, zina başlığı

altında koyduğu maddelerden 440 inci maddesine giren karının yani evli kadının

zinası suçudur. Bu maddede kocanın yani evli erkeğin zinası ile ilgili bir

hüküm yoktur. Bu madde ile yalnız evli kadın için zina suçu olarak kabul

edilmiş ve suçlusuna ve suç ortağına ceza tertip olunmuştur. Evli kadının

zinası suç sayılıp cezalandırıldığı halde koca yani evli erkek için bir zina

suçu kabul edilmez ve ceza verilmezse bu durumun Anayasa'nın 12 nci

maddesindeki kanırt önünde eşitlik ilkesinin, cinsiyet ayırımı gözetilerek

bozulması sayılacağından şüphe edilemez. Gerçi Türk Ceza Kanununun aynı fasıldaki

441 inci maddesinde de kocanın zinası ile ilgili ve sorunun çözümü için yani

440 inci madde ile karşılaştırılarak muhteva bakımından ne gibi farklar

bulunduğu ve bu farkların Anayasa'nın 12 nci maddesine aykırılık teşkil edip

etmediği yönlerinin anlaşılması için incelenmesi gereken bir hüküm varsa da,

incelemenin 440 inci maddeye hasrı ve bu maddenin Anayasa'ya aykırı olup

olmadığının incelenmesinde de 441 inci madde ile karşılaştırılmaması çoğunlukla

kabul edilmiş bulunduğuna göre. 440 inci madde hükmünü bu konudaki kanun hükmü

yalnız bundan ibaret sayarak ve 441 inci maddeyi yok farz ederek incelemek

zorunluğu doğmuştur. Bu zorunluğa uyularak 440 ıncı madde tek başına

incelendiğinde ise görülürki :

Evlilik biricini meydana getirenlerden kadının sadakate aykırı düsen bir fiili, herhangi bir kimse ile zinası suç sayıldığı ve cezalandırıldığı halde erkeğin aynı mahiyetteki bir fiilini de suç sayan ve cezalandıran bir hüküm bu maddede yoktur. 440 ıncı maddedeki kadının zinasına iştirak eden kimseye de aynı cezanın ( O da şarta bağlı olarak) verileceğine dair olan hükmün, konumuzu teşkil eden evli erkek ve evli kadın arasında zinanın suç sayılmasında, ceza ve unsurları bakımından, eşitlik bulunup bulunmadığı yönü ile hiçbir ilgisi olmadığından, çoğunluğun dâvayı bu madde hükümleri içinde çözümleme görüşüne katılmak mümkün değildir.

Dâvanın 440 ıncı maddeye hasren ve 441 inci madde gözönünde tutulmaksızın incelenmesi sonucu olarak ve yukarıda açıklanan sebepler karşısında, Türk Ceza Kanununun 440 ıncı maddesinin yalnız kan için zinayı suç sayan ve onu cezalandıran ve böylelikle de karı ile koca arasında ayırım yapan hükmü Anayasa'nın 12 nci maddesine aykırı bir duruma düşmektedir. Bu sebeplerle çoğunluk kararına muhalifim.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye Recai · Seçkin Üye Muhittin · Taylan Üye Ziya · Önel Üye İhsan Ecemiş

Anayasa Mahkemesi, E. 1966/30, K. 1967/9, 2 Mart 1967 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. İlk
  5. İnceleme
  6. Esasın
  7. İncelenmesi
  8. Gerekçe
  9. Sonuç
  10. Karşı
  11. Oy Yazısı
  12. Muhalefet
  13. Açıklaması
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1966/30
Karar No
1967/9
Tarih
2 Mart 1967

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1967/12 K.1967/10
  • AYM Norm Denetimi E.1964/21 K.1967/11
  • AYM Norm Denetimi E.1965/36 K.1967/12
  • AYM Norm Denetimi E.1967/3 K.1967/14
  • AYM Norm Denetimi E.1966/32 K.1967/13
  • AYM Norm Denetimi E.1967/18 K.1967/16

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.