İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1967/27 K.1968/49

Karar tarihi:24/10/1968

Esas1967/27Karar1968/49Tarih24 Ekim 1968Okuma10 dk · 2.007 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
24 Ekim 1968
Esas No
1967/27
Karar No
1968/49
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.007 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Karar tarihi:24/10/1968

Resmi Gazete tarih/sayı:2.7.1969/13238

Davacı : Yüksek Hâkimler Kurulu adına Başkan Rahmi Ergil.

Dâvanın konusu: 22/4/1962 günlü ve 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun 12/5/1967 günlü ve 868 sayılı Kanunla değişik 6. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 14. maddesinin birinci fıkrası ve geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin Anayasa'nın 2. ve 143. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptalidir.

İLK

İNCELEME

Anayasa

Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme sonunda dâva

açanın kurulu Temsile yetkili bulunduğuna ilişkin belge örneği ile Yüksek

Hâkimler Genel Kurulunun dâvanın açılmasına ilişkin kararım gösteren tutanak

örneği dâva dilekçesine eklenmiş ve dilekçede dâvanın gerekçeleri gösterilmiş

bulunmasına, konunun Yüksek Hâkimler Kurulunun kuruluşu ve bu bakımdan varlığı

ile ilgili olmasına göre dosyada eksik bulunmadığından esasın incelenmesine;

Başkan İbrahim Senil, Başkan Vekili Lütfî Ömerbaş, Üye İhsan Keçecioğlu, Salim

Başol, Feyzullah Uslu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Avni

Givda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve

Muhittin Gürün'ün katıldıkları 14/9/1967 günlü toplantıda oybirliği ile karar

verilmiştir.

ESASIN

İNCELENMESİ VE GEREKÇELER

a) Dâva dilekçesi ve düzenlenmiş bulunan esasa İlişkin rapor ile İptali istenilen yasa hükümleri ve gerekçede dayanılan Anayasa hükümleri ve bunların dayanakları olan yasama belgeleri incelenip davacı Kurul adına gelmiş bulunan temsilcinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

1- İptali istenilen 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun 868 sayılı Kanunla değişik 6. maddesinin dört ve beşinci fıkraları şunlardır:

"Şu kadar ki, seçilmiş olan üyelerin de görevleri sona erer ve böylece boş kalan üyeliklerin yedekleri tamamlanır.

Sonradan seçilmiş bulunan üyelerin görev süresi, aynı seçim devresi için seçilen üyelerin görev süreleri ile birlikte sona erer."

2- Sözü edilen Kanunun değişik 14. maddesinin birinci fıkrası hükmü şöyledir:

"Kanunen göreve başlamalarının zorunlu olduğu tarihe kadar bir kısım üyelerin seçimleri tamamlanamadığı takdirde, seçilmiş bulunanlar Yüksek Hâkimler Kurulunda derhal göreve başlattırılır."

3- Sözü geçen Kanunun 868 sayılı Kanunla değişik geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası hükmü şöyledir:

"Bu suretle göreve başlayacak olan asıl ve yedek üyelerin ilk toplanma tarihinden başlıyarak iki yılın bitmesinden beş ay önce, üçü Yargıtay Genel Kurulunca, üçü birinci sınıfa ayrılmış hâkimlerce ve üçü de yasama meclislerince seçilmiş üyelerden olmak üzere dokuz asıl üye ve biri Yargıtay Genel Kurulunca, biri birinci sınıfa ayrılmış hâkimlerce Yasama Meclisleri tarafından seçilmiş yedek üyelerden olmak üzere iki yedek üye için ad çekmeye başvurulur."

b) Davacının dayandığı Anayasa maddeleri şunlardır:

"Madde 143.- Yüksek Hâkimler Kurulu, onsekiz asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Bu üyelerden altısı Yargıtay Genel Kurulunca, altısı birinci sınıfa ayrılmış hâkimlerce ve kendi aralarından gizli oyla seçilir. Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu, yüksek mahkemelerde hâkimlik etmiş veya bunlara üye olma şartlarını kazanmış kimseler arasından gizli oyla ve üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile üçer üye seçerler. Bu usulle Yargıtay Genel Kurulunca iki, birinci sınıfa ayrılmış hâkimler ile Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu tarafından birer yedek üye seçilir.

Yüksek Hâkimler Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kendi içinden Başkanını seçer.

Yüksek Hâkimler Kurulu üyelerinin görev süresi dört yıldır. Her iki yılda yarısının seçimi yenilenir. Hâkimlik görevinde iken seçilmiş olan üyeler, ardı ardına iki defa seçilemez.

Yüksek Hâkimler Kurulu üyeleri, görevleri süresince başka bir iş ve görev alamazlar.

Yüksek Hâkimler Kurulunun kuruluşu, çalışma usulleri, bölümleri ve bu bölümlerin görevleri ile toplantı ve karar yeter sayıları, başkan ve üyelerinin aylık ve ödenekleri kanunla düzenlenir.

Adalet Bakanı, Yüksek Hâkimler Kurulu toplantılarına katılabilir; oylamaya katılamaz."

c)

Anayasa'nın yukarıda yazılı 143. maddesinden anlaşılacağı üzere, Yüksek

Hâkimler Kurulunda çalışan üyeler, Yargıtay Genel Kurulu, birinci sınıfa

ayrılmış hâkimler, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu tarafından dört yıl

için seçilir ve üyelerin yarısının seçimi her iki yılda bir yenilenir. 45

sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca Kurulun asıl ve yedek üyelerinin

seçimlerine ilişkin tutanakların hepsi. Yüksek Hâkimler Seçim Kurulunca

birleştirilip Resmî Gazetede ilân edilir ve bu üyeler sözü edilen Kanunun 25.

maddesi gereğince hep birlikte and içerek görevlerine başlarlar. 1962 yılında

45 sayılı Kanunun yapılıp yürürlüğe girmesi ile ilk kez seçimler yapılmış ve

bütün üyeler and içerek göreve başlamışlardır.

Anayasa gereğince Kurulun üyelerinin yarısının seçiminin her İki yılda yenilenebilmesi için 45 sayılı Yasaya konulan geçici 2. madde uyarınca ilk Kurulun göreve başlamasından ondokuz ay sonra Kurulca yapılan ad çekme işlemi sonunda görevden ayrılacakları belli olan üyelerin yerine yeniden seçim yapılması gerekmiş ve bu seçimler Yargıtay Genel Kurulu ile birinci sınıfa ayrılmış hâkimler ve Millet Meclisi Kurulunca yapılmış ise de, Cumhuriyet Senatosunca yapılamadığından 1964 yılında seçilen üyelerin tutanakları birleştirilerek and içmelerinden sonra göreve başlamaları olanağı elde edilememiştir.

ç)

45 sayılı Kanunun 6. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yeniden seçilip göreve

başlayıncaya değin eski üyeler görevlerinde kalacaklarından. Kurul, ilk seçilen

üyeler ile çalışmaya devam etmiş ve böylece ilk seçimden sonra dört yıl geçmiş

bulunduğundan, ilk seçilen Kurulun ikinci yarısının yenilenmesi için seçimler

yapılmış ise de daha önce yenilenen üyeler iki yıldan beri göreve

başlayamadıklarından bu son seçilenlerin göreve başlamaları dahi olanak dışı

kalmıştır. İşte Kurulun işleyişindeki bu aksaklığı giderebilmek amacı ile,

Yasama Meclislerince bu dâvada bir takım hükümlerinin iptali istenilen 868

sayılı Kanun ile Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun birçok maddesi değiştirilmiş

ve bu arada 45 sayılı Kanunun geçici 2. maddesine de yeniden uygulama olanağı

sağlamak üzere o madde hükmü yeni baştan konulmuştur.

868 sayılı Kanunun bu dâva açısından dayandığı ilkeler, kural olarak, Yüksek Hâkimler Kurulu için yapılacak seçimlerde birkaç üyenin seçilmemiş olmasının öbür üyelerin işe başlamalarına engel sayılmaması ve yerlerine seçim yapılmayan üyelerin dahi öteki üyelerle birlikte görevden ayrılmaları ve Kuruldaki boşluğun seçimler tamamlanıncaya değin yedek üyelerle doldurulması, Anayasa'nın öngördüğü düzenin işleyebilmesi için 1964 ve 1966 yılında seçilmiş bulunan üyelerin göreve başlamalarını izleyen ondokuzuncu ayda yapılacak ad çekme işlemi sonunda belli olacak üyelerin yerine yeniden seçim yapılmasıdır,

d) Seçimi yapılamayan asıl üyelikler için seçim yapılıncaya değin yedek üyelerin, onların yerine görev yapmaları, yedek üyeliğin amacına aykırı değildir. Gerçekten, Anayasa asıllarının herhangi bir nedenle görev başında bulundukları veya bulunamadıkları bütün durumlarda ortaya çıkacak boşlukları doldurmak ve böylece Kurulun sürekli çalışmasını sağlamak amacı ile yedek üyeliği kabul etmiştir ve yedek üyelerin göreve katılacakları durumlar bakımından Anayasa'da öngörülmüş herhangi bir sınırlandırma yoktur. Yalnızca (yedek) sözünden çıkan anlam, asıl üyeler kurullara girebilecek durumda oldukça yedek üyelerin onların yerine görev yapamıyacaklarıdır.

Konu bu açıdan ele alınınca asıl üyelikler için seçimler tamamlanıncaya değin yedek üyelerin, onların yerine görev yapmalarında yedek üyeliğin Anayasa ile kabulü gereğine aykırı herhangi bir yan görülemez. Kaldı ki, 45 sayılı Kanunun, yedek üyelerin kurullara nasıl katılacaklarını ve gireceklerini öbür işleri bildiren 36. maddesi hükümleri ile getirilen sınırlandırmaların amacı da, ancak ve ancak asiller görevlerinin başında ve Kurula katılabilecek durumda iken onların görevden kaçınarak kendi yerlerine yedeklerin Kurula katılması ile işin görülmesine engel olmaktır.

Buna

göre, bir yasa hükmünün yasanın başka bir hükmüne aykırılığının Anayasa'ya aykırılık

olmayacağı bir yana, istem konusu hükmünde, 45 sayılı Kanunun 36. maddesinin

hükümlerine aykırı bir yön dahi yoktur. Sözün kısası, asillerin görev

yapılamıyacak durumlarda yedeklerin onlar yerine görev yapmaları gereğini

belirten hüküm, asiller için yapılacak seçim tamamlanıncaya dek yedeklerin

onlar yerine kurullara katılmasını engelleyecek nitelikte bulunmamaktadır.

Kurulun eksik üyelerle çalışma zorunda kalması, er veya geç birtakım

aksaklıklara yol açabilecektir. Bu durum eksik kadro ile çalışmanın kaçınılmaz

bir sonucudur; bu aksaklıkları önlemek hemen hemen olanak dışıdır. Bu yönün,

Anayasa'nın 2. maddesinde öngörülen hukuk devleti ilkesine bir aykırılığı

görülmemiştir.

e)

45 sayılı Kanunun değişik 6. maddesinin beşinci fıkrasında, gecikme ile sonradan

seçilmiş bulunan üyelerin görev süresinin, aynı seçim dönemi için seçilen öbür

üyelerin görev süreleri ile birlikte sona ereceğinin kabul edilmiş bulunması

sonucunda, sonradan seçilmiş üyelerin dört yıllık süreyi tamamlamadan görevden

ayrılma durumunda kalacakları doğrudur. Burada seçimlerin tam zamanında

yapılması sonucunda ortaya çıkan bir aksaklık söz konusudur. Bu aksaklığın

giderilmesi için bu üyelerin dört yıl olan görev sûrelerini tamamladıktan sonra

görevden ayrılmaları kuralı benimsenemez. Çünkü Anayasa'nın 143. maddesinin

üçüncü fıkrasındaki: "Yüksek Hâkimler Kurulu üyelerinin görev süresi dört

yıldır. Her iki yılda yarısının seçimi yenilenir. Hâkimlik görevinde iken

seçilmiş olan üyeler ardı ardına iki defa seçilemez- hükmü tüm olarak gözönünde

tutulup yorumlandığında, yenilemenin hep birlikte olacağı ve zorunluluk

durumlarında üyelerin dört yıllık süresinin uzatılması yerine kısaltılması

yolunun daha az sakıncalı bulunacağı anlaşılmaktadır. Özellikle Hâkimlik

görevinde İken seçilmiş olan üyelerin ardı ardına iki kez seçilmesini yasak

eden hüküm ile hâkimlerin bu idarî iş için temel görevleri olan hâkimlikten

uzun zaman ayrılarak meslekteki bilgi ve görgülerinin körlenmesinin önlenmek

istendiği gözönünde tutulursa, yerlerine dönem içinde yenileri seçilmeyen eski

üyelerin dört yılı doldurduktan sonra dahi yerlerine yenilerinin seçilmesi için

belki bir veya iki yıl daha görevde kalmaları ve böylece onların görev

sürelerinin dört yılı aşıp beş veya altı yıla çıkması gibi durumlar

benimsenemez ve şayet böyle bir ilke benimsenirse Kurulun yarısının bir bütün

olarak değişmesi durumu veya hiç değilse buna daha yakın bir durum artık

gerçekleşemez. Geç seçilen üyelerin arkadaşları ile birlikte görevden

ayrılmalarının sakıncası onların dört yılı tamamladıktan sonra görevden

ayrılmalarının doğuracağı sakıncaya göre daha az ağırdır ve Kurulun yarısının

tüm olarak yenilenmesi hükmünün yerine getirilmesine daha elverişlidir. Bundan

dolayı Anayasa'ya aykırılık söz konusu edilemez. Özetlemek gerekirse, Anayasa'nın

kurduğu düzenin gerçekleşmesinde seçimlerin bir bölümünün gecikmesinden doğacak

aksaklıkların etkilerinin olabildiğince azaltılması ve Anayasa'nın öngördüğü

düzenin olabildiğince iyi işletilmesi zorunluğu dolayısiyle, seçimleri geciken

üyelerin dört yıllık görev süresinin kısaltılmasında Anayasa'ya aykırılık

görülemez.

f) 45 sayılı Yasanın değişik 14. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen üyelerin seçimin tamamlanması bekletilmeden göreve başlatılacakları hükmünün ereği, olabileceğince az bir gecikme ile Kurulun yarısının yenilenmesini ve yeni üyelerin öbür üyelerle birlikte Kurulda çalışmasını sağlamaktır. Buna göre Anayasa'ya aykırılık yoktur.

g)

Geçici 2. madde, Anayasa'nın kurduğu dört yıl görev yapma ve iki yılda bir

Kurulun yarı üyelerinin değişmesi düzenin işlemesini sağlamak üzere

konulmuştur. İlk kuruluşta buna benzeyen bir hükmün uygulanmış olması Senatoca

seçilmesi gerekli üyelerin seçimlerinde yıllarca gecikme olması yüzünden hiç

bir eylemli sonuç vermemiş, Anayasa'nın öngördüğü düzen gerçekleşmemiştir.

Bozulmuş olan iki yılda bir kurulun yarısının değişmesi ve üyelerin dört yıl

görev yapmaları düzenini olabildiğince çabuk işletme zorunluğu dolayısiyle,

şimdiki geçici hükmün konulmuş olduğu gözönünde tutulunca, bunda Anayasa'ya

aykırılık görülemez; çünkü Anayasa'nın buyurucu hükümleri ile kurulmak istenen

bir düzenin gerçekleşmesi düşüncesi, süreye bağlı kamu hizmetinde görev alan

kişilerin olağan süreden önce görevlerinden ayrılmamaları gereğinden daha üstün

bir nitelik gösterir. Gerçekten, Anayasa'nın kesin buyruğuna dayanan bir

düzenin gerçekleştirilmesinin söz konusu olduğu durumlarda, o düzeni

gerçekleştirmekle görevli kılınanların düzeni aksatacak sonuçlar doğuran

kazanılmış hakları olabileceği düşüncesine yer verilemez ve bu görüşte

Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık bulunamaz.

Her

ne kadar davacı, ancak yeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra seçilip göreve

başlıyacak üyeler için böyle bir geçici hükmün kabulünün doğru olacağını ileri

sürmekte ise de, bu görüş Anayasa'ya uygun değildir; zira bu görüş, şimdiki

Yasanın yürürlüğe girmesinden önce seçilmiş ve fakat göreve başlamamış ve

Kurulun tümünü meydana getiren üyelerin herhangi bir değişmeye yer kalmadan

dört yıl görev yapmaları ve dört yıl sonunda hepsinin birden değişmesi sonucunu

doğurur ki, bu durum Kurul'un yarısının iki yılda bir değişmesi ile Kurulun

görüşlerinde ve tutumunda temelli değişikliklerin ve böylece aynı durumlarda

eşitliğe aykırı işlemler yapılmasının önlenmesi ilkesinin gerçekleşmesine engel

olur; oysa bir kurul üyesinin görev süresinin sonuna değin görevde kalması

herşeyden önce onun kişisel durumunu ilgilendirdiği, Kurulun çalışma biçiminin

bîr güvencesi olan yarısının iki yılda bir değişmesi ilkesi ise Kurulun özlük

işlerini göreceği binlerce hâkimi ilgilendirdiği gözönünde tutulursa bu ikinci

düşüncenin Anayasa bakımından birincisine daha üstün tutulmak gerektiği kolayca

anlaşılır. Kaldı ki yarısının değişmesi söz konusu edilen bu günkü Kurulda C.

Senatosu ve Millet Meclisince seçilen üyeler içinden ad çekmeye girecek

olanların hepsi hâkimlikten gelmiştir ve ad çekme sonucunda Kuruldan

ayrılmaları gerekse bile hepsinin hâkim olmak hakları olduğu gibi durmaktadır.

Başka deyimle devletle olan kişisel ilişkilerinde ve kişisel kazanılmış

haklarında bir değişme yoktur. Dâva dilekçesinde anılan Mahkememizin 11/12/

1964 günlü ve Esas 63/138, Karar 64/71 sayılı kararında söz konusu edilen

kazanılmış hak ise, emekliliğe ilişkin kazanılmış haklardır ve orada bu

hakların tanınmasına engel olacak nitelikte ve Anayasa'ya dayanan bir kamu

düzeni düşüncesi söz konusu değildir.

Dâva konusu geçici maddenin yasa yapma tekniğine uymaması ve yazılışında duraksamalara yol açabilecek bir yanılma bulunması dahi Anayasa'ya aykırılık sayılamaz.

Açıklanan nedenlerden dolayı geçici hükümde de Anayasa'ya aykırılık yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

45 sayılı Kanunun 868 sayılı Kanunla değişik;

1- 6. maddesinin dört ve beşinci fıkralarının;

2- 14. maddesinin birinci fıkrasının:

3- Geçici 2. .maddesinin ikinci fıkrasının;

Anayasa'ya aykırı olmadığına ve bu hükümlere yönelen dâvanın reddine 24/10/1968 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Salim · Başol Üye Feyzullah · Uslu Üye A. · Şeref Hocaoğlu Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Ziya · Önel Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1967/27, K. 1968/49, 24 Ekim 1968 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk
  4. İnceleme
  5. Esasın
  6. İncelenmesi Ve Gerekçeler
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1967/27
Karar No
1968/49
Tarih
24 Ekim 1968

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1968/56 K.1968/52
  • AYM Norm Denetimi E.1968/6 K.1968/50
  • AYM Norm Denetimi E.1968/53 K.1968/51
  • AYM Norm Denetimi E.1968/59 K.1968/55
  • AYM Norm Denetimi E.1968/13 K.1968/56
  • AYM Norm Denetimi E.1967/33 K.1968/58

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.