İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1967/39 K.1968/41

Resmi Gazete tarih/sayı:31.5.1969/13211

Esas1967/39Karar1968/41Tarih10 Ekim 1968Okuma12 dk · 2.410 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
10 Ekim 1968
Esas Sayısı
1967/39
Karar Sayısı
1968/41
Karar Günü
10/10/1968
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.410 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:31.5.1969/13211

İptal davasını açan : Cumhuriyet Senatosunun kırk bir üyesi.

İptal davasının konusu : 10/8/1967 günlü ve 12670 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 926 sayılı 27/7/1967 günlü Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 34. maddesinin ve 121. maddesinin (e) bendinin Anayasa'nın ruhuna ve 110 maddesine ve Anayasa Mahkemesinin 14/4/1966 günlü ve 1963/67-1966/19 sayılı kararına aykırı olduğu ileri sürülmüş ve yine Anayasa'nın 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptalleri istenilmiştir.

1. İlk inceleme:

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince 16/11/1967 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dava dilekçesinin Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğince 31/10/1967 gününde kaleme havale edildiği; dava dilekçesinde Cumhuriyet Senatosu üyelerinden kırk bir kişinin adlarının ve imzalarının bulunduğu; bu sayının Anayasa'nın 149. maddesinde ve 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrasının 5 sayılı bendinde öngörülen yeter sayıyı geçtiği ve dosyada eksiklik olmadığı görülmüş ve Anayasa'nın 149. ve 150. ve 44 sayılı kanunun 21., 22., 25. ve 26. maddelerine uygun olarak açıldığı anlamlan davanın esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

El. Metinler ve özetler :

1. Dava konusu hükümler:

926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetler Personel Kanununun dava konusu 34. maddesi ve 121. maddesinin (e) bendi şöyledir:

"Subaylığa nasp ve terfi onayı

Madde 34- Subaylığa nasp ve terfiler Millî Savunma Bakanı (Jandarma Subayları için İçişleri Bakanı) ile Başbakanın imzalayacakları ve Cumhurbaşkanının onaylıyacağı kararname ile yapılır.

Subayların ve astsubayların atanmaları,

Madde 121- Subay ve astsubayların atanmaları:

........................................

e) Millî Savunma Bakanlığı karargâhı ile doğrudan doğruya bu Bakanlığa bağlı kuruluşlarda görevlendirilecek astsubay ve subayların atanmaları; Millî Savunma Bakanlığınca, bunlardan kararname ile yapılması gereken subay, general ve amirallerin atanmaları Millî Savunma Bakanının inhası i!e Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylıyacağı kararname ile yapılır. Bu personelin başka göreve atanmaları, Millî Savunma Bakanının muvafakati üzerine (a), (b), (c) ve (d) bendleri hükümlerine göre yapılır.

2. Davacının dayandığı Anayasa hükmü :

Anayasa'nın. davacının davasına dayanak yaptığı 110. maddesi şöyledir:

"Madde 110- Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.

Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.

Genel Kurmay Başkanı, Silâhlı Kuvvetlerin komutanıdır.

Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanlığınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur."

III. Esasın incelenmesi:

Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, 926 sayılı kanunun Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen 34. ve 121/e maddeleri ve öteki ilgili hükümleri, Anayasa'nın konuya ilişkin ilkeleri, bunlarla ilgili gerekçeler ve meclislerin görüşme tutanakları ve öteki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

1- 926 sayılı kanunun 34. maddesi :

926 sayılı kanunun 34. maddesi subaylığa nasbin ve terfilerin Millî Savunma Bakanı ile Başbakanın imzalıyacakları ve Cumhurbaşkanının onaylıyacağı kararnamelerle yapılması kuralını koymaktadır. Hükümde 121. maddedeki tutumun aksine, nasp veya terfileri öngörülen personelin çalıştırılma yerleri bakımından herhangi bir fark gözetilmemiş, yanlız Jandarma Subaylarında kararname düzenleme yetkisi, içişleri Bakanına bırakılmıştır.

211 sayılı ve 4 Ocak 1961 günlü Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 1. maddesi Türk Silâhlı Kuvvetlerini "Kara (Jandarma dahil), Deniz ve Hava Kuvvetleri subay, askerî memur, astsubay, erbaş ve erleri ile askerî öğrencilerden teşekkül eden ve seferde ihtiyatlarla ikmal edilen, kadro ve kuruluşlarla teşkilâtı gösterilen silâhlı Devlet kuvveti" olarak tanımlar.

Anayasa'nın

110. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre Silâhlı Kuvvetlerin komutanı

Genelkurmay Başkanıdır ve Genelkurmay Başkanı, görev ve yetkilerinden dolayı

Başbakana karşı sorumludur. Böyle olunca da Genelkurmay Başkanlığının,

görevlerini bir bakan adına veya bakanlığın bir dairesi gibi değil, kendi adına

ve Başbakana karşı sorumlu olarak yürütmesi gerekmektedir. Bu ilke ve

Genelkurmay Başkanlığının, Milli Savunma Bakanlığının bir dairesi olamayacağı

hususu daha önce Anayasa Mahkemesinin 14/4/1966 günlü ve 1963/67- 1966/19

sayılı iptal karariyle de hükme bağlanmıştır. (13/7/1966 günlü ve 12347 sayılı

Resmî Gazete Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi Sayı: 4, Sayfa: 105, 107 ve 110).

Silâhlı

Kuvvetler Komutanlığının, Millî Savunma Bakanlığının görev ve yetki alanı

dışında kalan başlı başına bir kuruluş oluşundan ve Silâhlı Kuvvetler

Komutanının yeni Genelkurmay Başkanının Başbakana sorum bağı ile bağlı

bulunuşundan çıkan sonuçların başında, Silâhlı Kuvvetlerde görev alacak

personelin subaylığa nasplarında ve subayların da terfilerinde Millî Savunma

Bakanlığının değil Genelkurmay Başkanlığının birinci derecede söz sahibi

olduğunun kabulü gelir. 34. maddede öngörülen düzen Genelkurmay Başkanlığının

yetkilerine müdahale anlamındadır ve bu başkanlığı Millî Savunma Bakanlığına ve

kısmen de İçişleri Bakanlığına bağlı bir daire durumuna düşürür. Böyle bir

tutumu ise Anayasa'nın 110. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının açık

hükümleri ile bağdaştırmak mümkün değildir.

Şu duruma göre 926 sayılı Kanunun, Anayasa'ya aykırılığı ortada olan 34. maddesinin iptali gerekir. Üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve Muhittin Taylan bu görüşe katılmamışlardır.

2. 926 sayılı kanunun 121. maddesinin (e) bendi :

926 sayılı kanunun 121. maddesinin (e) bendi Millî Savunma Bakanlığına Silâhlı Kuvvetlerdeki herhangi bir astsubay, subay, general ve amiral Silâhlı Kuvvetler Komutanlığının muvafakatim almaksızın yeni bir göreve atamak ve kendi karargâhında veya kuruluşlarında çalıştırmak yetkisini tanımaktadır. Buna karşılık, yine aynı hüküm uyarınca, Genelkurmay Başkanlığı kendi komutası ve sorumu altındaki kuruluşlardan alınıp Millî Savunma Bakanlığı karargâhına veya kuruluşlarına atanmış kimseleri, Millî Savunma Bakanının muvafakati olmadıkça, Silâhlı Kuvvetler içinde bir göreve atayamamaktadır.

Bu hükmün, bir bölüm atamalar konusunda. Millî Savunma Bakanlığına Genelkurmay Başkanlığının üstünde bir merci niteliği verdiği ve Genelkurmay Başkanlığını Millî Savunma Bakanlığına bağlı bir daire durumuna düşürdüğü ortadadır. Böyle bir tutumun yukarıda açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 110. maddesiyle bağdaştırılmaması bir yana, Silâhlı Kuvvetlerin yetiştirilmesinde, savaş gücünün korunmasıda, disiplinde ve komuta zincirinde meydana getirmesi muhtemel aksaklıklar yüzünden kaynağını Anayasa'dan alan bir görevin, Silâhlı Kuvvetler Komutanlığı görevinin, gereği gibi yürütülmesinin olumsuzca etkileyeceğinden haklı olarak endişe edilebilir.

Şu duruma göre 926 sayılı 110. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı ortada olan (e) bendinin iptali gerekir. Üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve Muhittin Taylan bu görüşe katılmamışlardır.

3. 44 sayılı kanunun 28. maddesinin uygulanmasına yer olup olmadığı :

Üyelerden Recai Seçkin 121. maddenin (e) bendi iptal edildiğine göre 44 sayılı kanunun 28. maddesinin son fıkrası uyarınca maddenin öteki bentlerinin de iptal gerekeceğini ileri sürmüştür.

44 sayılı kanunun 28. maddesinin son fıkrası ile öngörülen yol şudur:

Anayasa Mahkemesine bir kanunun veya İçtüzüğün sadece belirli madde veya hükümleri aleyhinde başvurulmuş olup da, bu belirli madde veya hükümlerin iptali kanunun veya içtüzüğün öteki kimi hükümlerinin veya tümünün uygulanamaması sonucunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi, durumu gerekçesinde belirtmek şartıyla kanunun veya İçtüzüğün söz konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebilir.

926 sayılı kanunun 121. maddesi subayların ve astsubayların atanmaları işlemini düzenlemektedir. Bu madde hükümlerine göre :

Astsubayların ve asteğmenden albay rütbesine kadar (Albay dahil) subayların atanmaları : Kuvvet komutanlarının teklifi üzerine Millî Savunma Bakanınca (a bendi)

General ve Amirallerin atanmaları; Kuvvet komutanlarının lüzum göstermesi ve Genelkurmay Başkanının teklifi üzerine Millî Savunma Bakanının inhası Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı kararname ile (c bendi)

Kuvvet komutanları ve Genelkurmay ikinci Başkanı general ve amirallerin atanmaları; Genelkurmay Başkanının teklifi, Millî Savunma Bakanının inhası, Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı kararname ile (c bendi)

Askerî hâkimlerin ve Jandarma subay ve astsubaylarının atanmaları, özel kanunları gereğince (d bendi)

Yapılır.

Açıkça görülüyor ki 121. maddenin yukarda sıralanan a, b, c ve d bentleri hükümleri, aynı maddenin (e) bendinin iptal edilmesi yüzünden, uygulanma yeteneklerini yitirecek nitelikte değildir. 44 sayılı kanunun 28. maddesinden yararlanılarak bu hükümlerin iptallerine gidilmesi düşünülemez. Demek ki olayda, 28. maddenin uygulanma yeri yoktur. Bu nedenle çoğunluk Recai Seçkin'in görüşünü benimsememiştir.

4. İptal kararının yürürlük tarihi:

926 sayılı kanunun 34. maddesinin ve 121. maddesinin (e) bendinin iptali subayların nasp ve terfileri ve Millî Savunma Bakanlığı karargâhında ve kuruluşlarında görevlendirilecek astsubay ve subayların atanmaları konusunda bir boşluk meydana getirecektir. Bu boşluk hizmet aksatabilecek niteliktedir. Durumun getireceği sakıncaları önlemek üzere Anayasa'nın 152. maddesinin ikinci fıkrası ve 44 sayılı kanunun 50. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 7 Nisan 1969 gününün iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih olarak kabulü uygun görülmüştür.

Üyelerden Avni Givda ve Ahmet Akar şimdiye kadar çeşitli kararlarda iptal hükümlerinin yürürlük tarihleri ileriye bırakıldığı halde uygulamalarda bunun bir yararının görülmediğini; sözgelimi 5398 sayılı Millî Savunma Bakanlığının Kuruluş ve Görevlerine dair Kanunun esas hükümlerinin tümünün 14/4/1966 günlü ve 1963/67-1966/19 sayılı kararla iptal edildiğini ve iptal hükmünün yürürlük tarihi için 7/10/1966 gününün kararlaştırılmasına rağmen hala iptal hükmiyle ortaya çıkan boşluğu dolduracak bir yasama işleminde bulunulmadığını ileri sürerek çoğunluğun görüşüne katılmamışlardır.

IV. Sonuç :

1- 926 sayılı kanunun 34. maddesi ve 121. maddesinin (e) bendi Anayasa'ya aykırı olduğundan bu hükümlerin iptaline üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve Muhittin Taylan'ın karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;

2- Aynı kanunun 121. maddesinin öteki bentleri hakkında 44 sayılı kanunun 28. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına üyelerden Recai Seçkin'in karşı oyu ile ve oyçokluğuyla;

3- İptal kararının 44 sayılı kanunun 50. maddesi uyarınca 7 Nisan 1969 gününde yürürlüğe girmesine üyelerden Avni Givda ve Ahmet Akar'ın karşı oylariyle ve oyçokluğu ile.

10/10/1968 gününde Anayasa'nın 147., 149., 150 ve 152. maddeleri gereğince karar verildi.

Başkanvekili

Lütfi Ömerbaş

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Salim Başol

Üye

A. Şeref Hocaoğlu

Üye

Fazlı Öztan

Üye

Celalettin Kuralmen

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Sait Koçak

Üye

Avni Givda

Üye

Muhittin Taylan

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai Seçkin

KARŞI

OY YAZISI

926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 34. maddesiyle 121. maddesinin e bendinin Anayasa'nın 110. maddesine aykırı olduğu görüşüne aşağıdaki nedenlerle karşıyız :

Milli güvenliğin sağlanmasından ve silâhlı kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur. "Anayasa 110/2"

Genelkurmay Başkanı, Silâhlı Kuvvetlerin Komutanıdır. "Anayasa 110/3"

Yukarıdaki Anayasa hükümlerine göre millî güvenliğin sağlanması silâhlı kuvvetlerin savaşa hazırlanması görevleri bir icra ve yürütme görevidir. Yürütmenin sorumlu organı ise Bakanlar Kurulu ve ondan sonra da "kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden" ayrıca ilgili bakandır "Anayasa 105"

Millî güvenliğin sağlanması ve silâhlı kuvvetlerin savaşa hazırlanması görevleri, çok geniş ve Genelkurmay Başkanına bırakılmış olan ise bu görevler arasında sadece "komuta" görevidir. Çünkü savaşa hazırlanma askerin eğitilmesi kadar Devletin ekonomik, sosyal ve eğitim alanlarında, Bayındırlık ve Ulaştırma işlerinde de günün teknik ve moral gereklerine uygun bir hazırlığı gerektirir, Bu yönleriyle savaşa hazırlık topyekûn bir Devlet faaliyetidir demek mümkündür.

Anayasa'nın 110. maddesinin 4. fıkrasıyla Genelkurmay Başkanı .Bakanlar Kurulunun Başkam olan Başbakan'a karşı sorumlu tutulmuş ve böylece komuta görevine önem verilmekle beraber icra organı içindeki yeri gösterilmiştir. Komuta zincirinin en başında bulunan Genelkurmay Başkanının sorumluluğu ve atanması Anayasa ile düzenlenmiş iken komuta zincirine giren diğer subay ve generallerin sorumluluk ve atanmaları hakkında Anayasa'da herhangi bir hüküm öngörülmemiştir.

Böyle olunca Genelkurmay Başkanından gayri olan subay ve komutanların tayin ve nasplarının düzenlenmesi ve personel işlerinin yürütülmesi eylemleri tamamen yasalara bırakılmıştır. Kaldı ki 926 sayılı kanunun diğer maddelerinde komuta makamlarına tayinde ve onların terlilerinde Genelkurmay Başkanına görev verilmiş ve bütün subayların tayin ve terfileri, objektif esaslara bağlanmış, meslekî organların takdirlerine terk edilerek yürütmenin mutlak takdiri önlenmiştir.

Anayasamıza göre Cumhuriyetin temel kuruluşları arasında yer alan Bakanlar Kurulu, millî güvenliğin sağlanmasından ve silâhlı kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı sorumlu olunca "Anayasa 110/2" bu organa yükletilen görevleri yerine getirebilmesi için gerekli yetkilerin tanınması da zorunludur, idare hukuku esasları ve Anayasa'nın serbest bıraktığı düzenleyici yasalarla bu yetkiler belirtilmiş ve belirtilecektir,

İptali istenen hükümler de düzenleyici olan bu hükümler arasındadır.

Millî Savunma Bakanlığı, Anayasa ile Bakanlar Kuruluna verilmiş bulunan millî savunma hizmetlerinin yürütülmesinde uzman bir bakanlıktır. Devlet işlerinin diğer bölümlerinin aynı şekilde başka uzman Bakanlıklarca yürütüldüğü gibi.

Bakanlar Kuruluna verilmiş olan kamu hizmetlerinin uzman bakanlıklarca yürütüldüğü bir Anayasa ve idare hukuku gerçeğidir.

Kamu hukuku alanındaki bu yeri dolayısiyle Millî Savunma Bakanlığına subayların nasp ve terfi işlemlerinin genel yönetiminin verilmesinde ve bu yolda düzenlenen kararnamelerin imzalamasında Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır.

121.

maddenin E bendi, Millî Savunma Bakanlığı karargâh ve kuruluşlarına tayinde

bakanı serbest bırakmakta ve Genelkurmay Başkanının onayını öngörmemektedir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle ve özellikle ordunun savaşa hazırlanmasından

uzman bir bakan olan Millî Savunma Bakanının sorumlu bulunduğu hizmete en uygun

personeli seçebilmesi gereğiyle bu hüküm de Anayasa'ya aykırı düşmemektedir.

Sorumlu bulunduğu işi en iyi yürütecek subaylarla çalışmak kendisini

sorumluluktan kurtaracağı gibi Silâhlı Kuvvetlerin başarılı olarak savaşa

hazırlanmasını da sağlayacaktır. 121. maddenin e bendi, Millî Savunma

Bakanlığına verilmiş kamu hizmetinin memleket gerçeklerine uygun biçimde ve en

iyi elemanlarla gerçekleştirilmesi ereğine uygundur. Silâhlı Kuvvetler

Komutanının emrindeki onbinlerce subaydan birkaç tanesinin yine Silâhlı

Kuvvetlerin hazırlanması işinde çalıştırılması için doğrudan doğruya Millî

Savunma Bakanlığınca tayinleri Genelkurmay Başkanının komuta görevini aksatmaz.

Bu nedenlerle 121. maddenin E bendinin de Anayasa'ya aykırı bulunmadığı

kanısındayız.

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Muhittin Gürün

KARŞI

OY YAZISI

1-

a) Bence Anayasa'nın 110. maddesi, Genel Kurmay Başkanını Türk Ordusunun

komutanı olarak göstermekle subayların özlük işlerinde onun söz sahibi olmasını

öngörmüştür. Silâhlı Kuvvetlerin Komutanlığı görevi, zorunlu olarak subayların

özlük işlerinde Başkanın söz sahibi olması durumunu da kapsar. Subayların

subaylığa alınmaları ve rütbeye yükselmelerindeki bekleme süresi demek olan

(nasp) işlemi ile subayların aylıkça veya rütbece yükseltilmeleri işlemleri

dahi onların özlük işlerindendir. Ve bu işlemler, subayların belli bir göreve

atanmaları işlemi ölçüsünde Ordu bakımından önemlidir. Bu denli önemi bulunan

işlemin, nesnel bir takım kuralların uygulanması sonucunda yapılmış oldukları

ve hiç bir idari takdire yer bırakmadıkları gerekçesiyle Genel Kurmay Başkanlığından

geçirilmeksizin yapılması, Genel Kurmay Başkanının Ordunun Komutanı olduğu

yollu Anayasa ilkesi ile bağdaştırılmaz ve bu bakımdan 34. madde hükmü

Anayasa'ya aykırıdır.

b) Bundan önceki 14/4/1966 günlü, 63/67, 66/19 sayılı Karara ilişkin karşı yazımda da belirttiğim üzere Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı: 4, Sayfa: 11; 119 ve 13/7/1966 günlü Resmî Gazete) Genel Kurmay'ın Millî Savunma'ya bağlı olmasından ve bu işlemlere Millî Savunma Bakanının dahi karışmasından Anayasa'nın 110. maddesine aykırılık yoktur. Ancak Millî Savunma Bakanı ile Genel Kurmay Başkanı arasında görüş aykırılığı varsa Anayasanın 110. maddesi uyarınca, durumun Başkanca doğrudan doğruya Başbakana duyurulması ve Başbakanın kesin kararına göre işlem yapılması gerektiğinden bunu bildiren bir hüküm bu konuda da konulmalıdır,

34. maddede böyle bir hüküm bulunmadığı için dahi bu madde, Anayasa'nın 110. maddesine aykırıdır.

2) 121/e deki hüküm, Genel Kurmay Başkanının bu tür atanmalarda söz sahibi olmasını önlediği için, sözü edilen Başkanın Ordunun Komutanı olduğu yollu Anayasa ilkesi ile bağdaşamaz. Anayasa'ya aykırıdır. Bu hüküm ayrıca Millî Savunma Bakanı ile Genel Kurmay Başkanı arasındaki uyuşmazlıkta Başbakanın hakemliği öngörülmüş olmaması nedeniyle dahi Anayasa'ya aykırıdır.

3)

Anayasa Mahkemesi Kuruluş Yasa'sının 28. maddesinin hükmü, yalnızca, dava

edilen bir hükmün iptali sonucunda uygulama yeri kalmayan öbür hükümlerin,

yasalarda boş yere durmasını önlemek üzere, konulmuş değildir. Bu kuralın

konulması ile güdülen erek, mahkemece iptal edilen bir hükmün dayandığı iptal

gerekçesine göre Anayasa'ya aykırılığı ortaya çıkan ve iptal edilen hükümle

bağlantılı bulunan öbür hükümlerin dahi iptali ile Anayasa, düzenine uygun bir

düzenin gerçekleşmesini olabildiğince sağlamaktır. Buna göre, Askerî Personel

Yasa'sının 12f. maddesinin E bendinin iptali üzerine o .maddenin aynı nedenle

iptali gereken öbür hükümleri bulunup bulunmadığı İncelenerek bir sonuca

varılmak; Kuruluş Yasa'sının sözü geçen 28. maddesinin gereği iken bu madde

hükmü dar bir biçimde yorumlanarak bu olayda uygulanmamıştır. Oysa, burada

benimsenen yorum, bir yandan Anayasa Mahkemesinin bir Mahkeme olarak bir işe

kendiliğinden el atamaması ilkesine, öte yandan da Anayasa'ya uygunluk

denetiminin Anayasa'ya aykırı hükümleri hukuk düzeninden ayıklamak üzere

konulmuş olduğu gerçeğine uygun düşmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1) İptal kararının yukarıki 1., 2. bentlerde yazılı nedenlere dayanması gerektiği düşüncesindeyim ve çoğunluğun gerekçesine karsıyım,

2) Yukarıda 3. bentte yazılı nedenlerden ötürü, Kuruluş Yasa'sının 28. maddesinin uygulanmamış olmasına karşıyım.

Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Muhittin · Taylan Üye Recai Seçkin

Anayasa Mahkemesi, E. 1967/39, K. 1968/41, 10 Ekim 1968 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşı
  4. Oy Yazısı
  5. Karşı
  6. Oy Yazısı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1967/39
Karar No
1968/41
Tarih
10 Ekim 1968

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1968/48 K.1968/39
  • AYM Norm Denetimi E.1968/47 K.1968/38
  • AYM Norm Denetimi E.1968/46 K.1968/40
  • AYM Norm Denetimi E.1968/51 K.1968/42
  • AYM Norm Denetimi E.1968/49 K.1968/43
  • AYM Norm Denetimi E.1968/50 K.1968/45

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.