İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1968/24 K.1969/4

Karar günü:7/1/1969

Esas1968/24Karar1969/4Tarih7 Ocak 1969Okuma17 dk · 3.365 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
7 Ocak 1969
Esas Sayısı
1968/24
Karar Sayısı
1969/4
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.365 kelime·17 dk okuma·9 bölüm

Karar günü:7/1/1969

Resmi Gazete tarih/sayı:21.2.1969/13133

Davacı : Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi

Dâvanın konusu : 29/2/1968 günlü ve 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 237. maddesi ile 238. maddesinin dördüncü fıkrasındaki (Kanunun diğer maddeleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihi izli-yen malî yıl başından itibaren yürürlüğe girer) hükmünün Genel Kadro Kanununun yürürlüğe gireceği tarihe kadar uygulanmıyacağına ilişkin bulunan 35. maddesinin, Anayasa'nın 126. maddesinin son fıkrasına aykırılığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

I-

İlk inceleme :

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 6/6/1968 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsilcisi bulunan siyasi partilerin Anayasa Mahkemesinde iptal dâvası açmaları 44 sayılı kanunun 25. maddesinin l sayılı bendi gereğince tüzüklerine göre en yüksek merkez organlarının en az üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar vermelerine bağlı olup dosyada aslı veya onanlı örneği bulunmayan bu kararın 2 ay içinde mahkememize gönderilmesi için davacıya tebligat yapılmasına oy birliği ile karar verilmiştir.

İstenilen belgenin gönderilmesi üzerine 2/7/1968 gününde yapılan mahkeme toplantısında da eksiğin süresinde tamamlandığı ve dosyada başkaca eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından esasın incelenmesine oy birliği ile karar verilmiştir.

II-

Metinler :

A-

İptali istenen kanun hükmü : 29/2/1968 günlü ve 1209 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesi şöyledir :

"Madde 35- Genel Kadro Kanunu yürürlüğe girinceye kadar, 657 sayılı Kanunun 237. maddesi ile 238 inci maddesinin 4 üncü fıkrasındaki (Kanunun diğer maddeleri kanunun yürürlüğe girdiği tarihi izliyen malî yıl başından itibaren yürürlüğe girer) hükmü, uygulanmaz."

B-

İptal isteminin dayandırıldığı Anayasa hükmü :

Davacının, dâvasına, sadece son cümlesini dayanak yaptığı Anayasa'nın 126. maddesinin tümü şöyledir :

"Madde 126- Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.

Kanun, kalkınma plânları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.

Genel ve katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunla gösterilir. Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz."

C-

Konu ile ilgili diğer Anayasa hükümleri :

"Madde 64- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak Devletin bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindendir."

"Madde 92- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür.

Millet Meclisinde kabul, değiştirilerek kabul veya reddedilen tasarı ve teklifler Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.

Millet Meclisinde kabul edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadan kabul edilirse, bu metin kanunlaşır.

Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabul ederse Millet Meclisinin bu değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.

Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıda üyelerden bir karma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini, olduğu gibi kabul etmek zorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi için üye, tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oya başvurulur.

Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca da reddedilirse düşer.

Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğu gibi veya değiştirilerek kabul edilirse, Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosunun kabul ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni Millet Meclisince benimsenirse kanunlaşır; reddedilirse, tasarı veya teklif düşer, Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek kabul edilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.

Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin Millet Meclisi tarafından kabulü İçirt üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu lazımdır. Bu halde açık oya başvurulur.

Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metnin kanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilmesine bağlıdır. Bu halde açık oya başvurulur.

Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süre içinde karara bağlar, bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeş günden, ivedi olmıyan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmıyan metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliyle kabul edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatili devamınca işlemez.

Yasama Meclislerinin ve mahalli idarelerin seçimleri ve siyasi partilerle İlgili tasan ve tekliflerin kabul veya reddinde yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde. Karma Komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu lâzımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır."

"Madde 94- Genel ve Katma Bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösteren rapor, malî yılbaşından en az üç ay önce Bakanlar Kurulu tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.

Bu tasanlar ve rapor, otuzbeş milletvekiliyle onbeş Cumhuriyet Senatosu üyesinden kurulu bir karma komisyona verilir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az otuz üye verilmek şartiyle, siyasi parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde tutulur.

Karma Komisyonun en çok sekiz hafta içinde kabul edeceği metin, önce Cumhuriyet Senatosunda görüşülür ve en geç on gün içinde karara bağlanır.

Cumhuriyet Senatosunca kabul edilen metin, en geç bir hafta içinde yeniden görüşülmek üzere, karma komisyona yerilir. Karma Komisyonun kabul ettiği son netin Millet Meclisinde görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclislerinin genel kurullarında, Bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkındaki düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri, Bütçe Kanunu tasarılarının genel kurullarında görüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belli gelirleri azaltıcı teklifler yapamazlar."

III-

Davacının gerekçesi :

(Dilekçenin, Anayasa'ya aykırılık iddiasını açıklayan kısımları aynen alınmıştır)

.... Kanun koyucu ... 657 sayılı Kanunun 237. ve 238. maddelerini erteleme yo-!una gitmekle, yeni kanunun yürürlüğe girmesini engellemekte ve eski sayılı kanunu dolaylı olarak yeniden yürürlükte bırakmaktadırlar. Üstelik kanun koyucu bu ertelemeyi bütçe gibi hukukî mahiyetteki hukuk bilimi alanında tartışmalı olan bir tasarrufla yapmaktadır.

Gerçekten

bütçe, 1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 6. maddesinde

"Bütçe, Devlet dairelerinin ve müesseselerinin senelik gelir ve

masraflarına ait tahminleri gösteren ve bunların tatbik ve icrasına izin veren

bir kanundur." Anayasa'nın 126. maddesine göre ise, bütçe Devletin ve kamu

iktisadi teşekkülleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin yıllık harcamalarının

yapılmasını sağlayan bir kanundur. Ancak bütçenin maddi bakımdan değil, fakat

uzvi ve şekli bakımdan bir kanun olduğu ileri sürülür. Nitekim bütçe kural

olarak yasama meclislerince incelenir ve onaylanır ve genellikle kanunların

tabi tutulduğu şekil ve usullere göre yapılır. Fakat bütçe maddi anlamda bir

kanun gibi genel objektif hükümleri ihtiva etmemektedir. Bu bakımdan, bütçenin

bir kaide koyma işlemi olmayıp bir şart işlemi olduğu hususu aşikârdır. Daha

doğrusu "Tasarruftur." Meclisin bütçeyi, yani bu tahminleri kabul

ederek verdiği karar bir yandan tahmin edilen gelirlerin tahsilini, öte yandan

giderlerin sarfı hususunda Hükümete verilen müsaadeyi tazammun etmektedir.

Bundan başka Anayasa'nın 126. maddesinin son fıkrasında "Bütçe Kanununda

bütçe ile ilgili hükümler dışında hiç bir hüküm konulamaz." dendiği halde

657 sayılı Kanunun bütçeye taallûk etmeyen bir çok hükümleri de bütçe ile

ilgili hükümler olmadıkları halde Bütçe Kanununa konulmakta ve dolayısiyle

ertelenmektedir. Eğer Bütçe Kanununun 657 sayılı Kanundaki mali hükümler ile

ilgili hususlarda erteleyici hükümler konulsaydı, bunlar Anayasa'nın 126.

madesinin son fıkrasındaki hükme aykırı düşmezdi. Amma memurların nitelikleri,

atanmaları, ödev ve yetkileri v.s. bütçe ile ilgili hükümler oldukları

söylenemez. Kanaatındayız.

Kaldı ki, 657 sayılı Kanun, Anayasa'nın 118. ve 117. maddelerinde öngörülen hususları eski mevzuattan daha ileri, modern ve reformcu bir zihniyetle düzenlendiğinden, kanun koyucunun bu yeni kanunu yürürlükten alıkoyacak şekilde erteleme yoluna gideceği düşünülemez. Zira Anayasa Koyucusu bu maddelerin gerekçelerinde anlaşılacağı üzere, bu hükümlerin modern âmme hukukunun memur statüsü bakımından kabul ettiği esaslara uydurmak ve ıslah etmek amacı ile sevk etmiş bulunmaktadır.

Netice : [

Yukarıda arzolunduğu veçhile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile hayat şartlarında ve seviyelerinde önemli ölçülerde bir iyileşme bekleyen ve buna hakkı da olan memurlar, kanunun durmadan her yılki bütçe kanunlarına bir madde konulmak suretiyle haklarının ertelenmesi karşısında hayal kırıklığına uğramaktadırlar. Bir taraftan hayat pahalığının gittikçe amansız bir şekilde artması karşısında, kendilerini maddî yönden bir nebze olsun feraha kavuşturacak imkânı beklerken Anayasa'nın ruh ve esprisine muhalif bir şekilde yapılan ertelemelerle haklarını alamamalarının üzüntüsü içinde oldukları bir hakikattir.

Zira kanun, Devlete yapılan hizmetin değerini ölçmeye imkân sağlayan ve bu yoldan memurlara daha iyi bir hayat seviyesi vadeden ve kalkınma planlarının hedef ve stratejisinde tesbit edilmiş olan sosyal politika ve sosyal adalet ilkelerinin memurlar yönünden uygulanmasını mümkün kılan bir reform hareketi olarak mütalâa edilmektedir. Bu itibarla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 237. ve 238. maddelerini erteleyen 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesi, Anayasa'nın 126. maddesine aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim.)

IV-

Esasın incelenmesi :

Dâvanın esasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, iptali istenen kanun hükmü ile ilgili Anayasa hükümleri bunlara ilişkin gerekçelerle meclislerin görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

l- 29/2/İ968 günlü ve 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun iptali istenen 35. maddesi, 14/7/1965 günü ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 237. maddesinin tümü ile 238. maddesinin belli bir hükmünün, Genel Kadro Kanunu yürürlüğe girinceye kadar uygulanmayacağı esasını koymak suretiyle söz konusu hükümlerin yürürlüğe girmelerini, 1968 malî yılı içinde belirsiz bir tarihe ertelenmiş bulunmaktadır.

Buna göre sözü geçen 35. madde. Büyük Millet Meclisinde usulüne uygun biçimde görüşülerek kabul edilmiş ve Anayasa'ya göre ilanı yapılmış bir kanun maddesini değiştiren nitelikte bir hüküm koymuş olmaktadır.

Anayasa'nın

64. maddesi, Büyük Millet Meclisinin yetkilerini genel olarak sayarken, kanun

koyma, değiştirme ve kaldırmayı, aynı nitelikteki bir yetki grubu olarak

belirtmekte bütçe kanunlarını görüşüp kabul etmeyi de bir başka nitelikte yetki

olarak saymaktadır. Şu halde kanun koymakla, evvelce konulmuş olan bir kanunda

değişiklik yapmak veya onu kaldırmak, Büyük Millet Meclisinin aynı nitelikteki

tasarruflarıdır. Bu sebeple, yeni bir hüküm getirilmesi veya eski hükümlerde

değişiklik yapılması veya mevcut bir hükmün kaldırılması maksadiyle Hükümetçe

veya meclisler üyelerince hazırlanan "tasarı veya teklifler",

"kanun tasarısı" veya "kanun teklifi", bunların Türkiye

Büyük Millet Meclisince kabulü sonucunda meydana gelen metinler de

"kanun" adını almaktadır.

Bütçeler için durum değişiktir. Onlar Büyük Millet Meclisinin yetkilerinin özel nitelik taşıyan bir çeşidi olduğundan, yeni bir yıla ait Devlet gelir ve giderlerinin tahmin ve tespit olunması veya yaşanılan yıla ait bütçede değişiklik yapılması için Hükümetçe hazırlanarak Meclise sunulan tasarılara "Bütçe Kanunu Tasarısı", Büyük Millet Meclisince kabul edilen şekline de (Bütçe Kanunu) denmektedir.

Bütçe Kanunlarıyla öteki kanunların bu farklı nitelikleri, Büyük Millet Meclisindeki müzakere ve kabullerinde de kendilerine özgü olan değişik usullerin uygulanması zorunluğunu doğurmakta, yani Bütçe Kanunlarına veya Bütçe Kanunlarındaki değişikliklere ilişkin tasarıların, bütçelerin bağlı oldukları usullere uygun olarak öteki kanunlara veya bunlarda öngörülen değişikliklere ilişkin taşanların da kanunların bağlı oldukları usuller gereğince görüşülüp kabul edilmesi, Anayasa'nın 64. maddesinde, birbirinden ayrı olarak belirtilen yetkilerin tabiî bir sonucu bulunmaktadır.

Kaldı ki ortada böylesine bir kanun açıklığı olmasa bile, konunun başka bir şekilde düşünülmesi ve farklı bir sonuca varılması da mümkün değildir. Zira belli usullere uyularak meydana getirilen bir belgenin değiştirilmesinin veya kaldırılmasının aynı usullerden geçirilmek suretiyle mümkün olabilmesi, hukukun belli kurallarından birisini teşkil eder.

Buna göre, 657 sayılı Kanunun söz konusu maddelerinin yürürlüğe girmelerinin ertelenmesi suretiyle kanundaki yürürlük tarihlerinin değiştirilmesi gereği duyulduğu takdirde, bu yolda hazırlanacak bir kanun tasarısının Büyük Millet Meclisine sunulması ve orada kanun taşanlarının bağlı tutulduğu usullerden geçirilerek Anayasa'nın 91-93. maddelerindeki esaslara göre kanunlaştırılması gerekirdi.

Halbuki Türkiye Büyük Millet Meclisi, 657 sayılı Kanunun 237. ve 238. maddelerindeki yürürlük tarihlerini, 1968 yılı Bütçe Kanununa konulan bir madde ile (Madde : 35) değiştirmek suretiyle, Anayasa'nın 64. maddesinde yer alan kanunları değiştirmek yetkisini, yine kendi yetkilerinden olmakla beraber, değişik niteliği bulunan Bütçe Kanunu biçiminde kullanmak suretiyle söz konusu Anayasa maddesine aykırı hareket etmiştir.

Bu sebeple söz konusu 35. maddenin iptali gereklidir.

2- Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi ve kabul edilmesi usulleri Anayasa'nın 92. maddesinde belirtilmiş bulunmaktadır. Bu maddeye göre:

Kanun tasarı veya tekliflerinin, ilk önce Millet Meclisinde sonra da Cumhuriyet Senatosunda görüşülüp kabul olunmaları, meclislerce farklı sonuçlara varılması halinde, her iki meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden kurulu karma komisyonda görüşüldükten sonra işin Millet Meclisinde sonuçlandırılması gerekmekte, Millet Meclisinde ve Cumhuriyet Senatosundaki oylamalarda aranacak yeter sayılar, çeşitli ihtimallere göre ayrı ayrı belirtilmiş bulunmaktadır.

Bu suretle kanunlaşan ve yayınlanması için kendisine gönderilen metinlerin Cumhurbaşkanının, uygun bulmaması halinde, bir daha görüşülmek üzere on gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilebileceği de Anayasa'nın 93. maddesinde yer almaktadır.

Buna karşılık, Anayasa'nın 94. maddesinde bütçeler için farklı bir yolun çizilmiş olduğu görülmektedir. Bu maddeye göre :

Bütçe tasarılarının ilk önce otuzbeş milletvekili ile onbeş Cumhuriyet Senatosu üyesinden kurulu elli kişilik bir karma komisyona verilmesi, karma komisyonun kurulmasında, iktidar partisi (Veya partileri) grubuna en az otuz üye verilmek şartiyle siyasî parti gruplarınım ve bağımsızların oranlarına göre temsilinin gözönünde tutulması, karma komisyondan çıkacak metnin önce Cumhuriyet Senatosunda görüşülerek karara bağlanması burada kabul edilecek şeklin yeniden Bütçe Karma Komisyonuna verilmesi, orada hazırlanacak son metnin Millet Meclisinde görüşülerek kabul olunması gerekmektedir.

Bütçelerin,

meclislerin genel kurallarındaki görüşülmesinde; Milletvekilleri ve Cumhuriyet

Senatosu üyeleri, bakanlık ve daire bütçeleri hakkındaki düşüncelerini, ancak

ilgili bütçelerin tümünün görüşülmesi sırasında acıklıyabilmek imkânına mâlik

olup, bölümlerin veya değişiklik önergelerinin oylanma ve kabulleri sırasında

görüşlerini meclislere açıklayamazlar. Keza meclislerin üyeleri, bütçe kanunu

tasarılarının genel kurallarda görüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belli

gelirleri azaltıcı teklifler yapamazlar. Yani bütçelerin görüşülmesinde

meclislerin üyeleri ve dolayısiyle de meclisler, diğer kanun taşanlarında

olduğu gibi, tam bir serbestlik içinde olmayıp bazı kayıtlamalara bağlı

bulunmaktadırlar.

Anayasa'nın 93. maddesi de, bu suretle kanunlaşarak yayınlanmak üzere kendisine gönderilmiş bulunan bütçe kanun tasarılarını, bir daha görüşülmek üzere meclise geri gönderebilme yetkisini Cumhurbaşkanına vermemiştir.

Anayasa'nın açıklanan bu hükümleri karşısında, bir metnin, bütçe kanunu olarak kabul edebilmesi için de meclislerden bu hükümlere uygun biçimde geçmiş bulunmasının şart olduğu meydandadır.

Halbuki 1924 Anayasa'sında, bütçe kanunları ile diğer kanunların Büyük Millet Meclisinde görüşülüp kabul edilmesinde tamamiyle aynı ve tek bir usule yer verilmişti. Görüşmenin sayısı oylamanın biçimi gibi içtüzük ile konulmuş bulunan ve meclis karariyle de değişebilir nitelikte olan bazı farklı işlemlerin ise, esasa etki yapan bir yönü yoktu.

Bu yüzdendir ki eski uygulamada, herhangi bir kanun içine, bütçe ile ilgili bir ödenek maddesi konulması mümkün olduğu gibi bütçe kanunlarına da, diğer kanunlarla ilgili bir hüküm konulması mümkün ve olağandı.

Halbuki 1961 Anayasa'sı hükümleri karşısında, kanun tasarılarına bütçe ile ilgili ödenek maddesinin konulmasına imkân kalmamıştır. Zira, yukarı da açıklandığı üzere bir kanun tasarısının bütçe ile ilgili olmayan maddelerinin meclislerdeki görüşme ve kabul usulleri başka, bütçeye ilişkin olan maddeninki başkadır. Bu durumda ayrı nitelikteki hükümleri bir tasarıda birleştirmek mümkün değildir. Nitekim eski uygulama artık görülmemektedir.

Buna karşılık, 1961 Anayasa'sından sonra da, bütçe kanunlarına bütçe ile ilgisi olmayan ve görüşme ve kabul usulleri ayrı bulunan hükümlerin dahil edilegeldiği ve eski alışkanlığın terk edilemediği görülmektedir. İptali istenen 35. madde de, bu alışkanlığın sonucu olarak 1968 Bütçe Kanununa girmiş bulunmaktadır.

Yukarıda da belirtildiği gibi, sözü geçen 35. madde hükmünün 657 sayılı kanuna etki yaparak ondaki bazı hükümleri erteleyebilmesi için aynı nitelikteki bir kanun gücüne sahip olması zorunludur. Halbuki bugünkü haliyle bu hüküm, Meclislerde, Anayasa'nın 92. maddesine uygun olmayan bir görüşme ve kabul usulüne bağlı tutulmuş ve sonuçta şeklen bir kanun hükmü olarak yürürlüğe konulmuş bulunmaktadır.

Bu nedenlerle Anayasa'nın 92. maddesine aykırılığı açık olan söz konusu 35. maddenin iptal edilmesi gerekmektedir.

3- Sözü edilen 35. madde hükmü, Anayasa'nın 126. maddesinin son cümlesindeki hükme de aykırı bulunmaktadır.

bu hüküm şöyledir:

(......Bütçe Kanun bütçe ile ilgili hükümler dışında hiç bir hüküm konulamaz.)

Buna göre, Bütçe Kanunlarına ancak bütçe ile ilgili olan hükümlerin konulması mümkün olabilir.

Konuyu açıklığa kavuşturabilmek için, cümlede yer alan (Bütçe ile ilgili hüküm) den, neyin anlaşılması gerektiğini belirtmek zorunluğu vardır.

Söz konusu hükmün Kurucu Meclisteki görüşülmesi sırasında uğradığı değişiklik konuya ışık tutacak niteliktedir :

Gerçekten

Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu tarafından hazırlanan Anayasa tasarısının

125. maddesinde bu hüküm, (Bütçe Kanununa malî hükümler dışında hiçbir hüküm

konulamaz.) biçiminde idi. Maddenin Temsilciler Meclisindeki birinci

görüşülmesinde bir üye, cümledeki (Mali hükümler) deyimine işaret ederek

maksadın bütçe tatbikatiyle ilgisi olmayan hususların bütçe kanunlarında yer almaması

olduğuna göre bu deyimin maksadı öngörmediğini belirterek komisyondan açıklama

istemiş, fakat komisyon bu konuda bir açıklama yapmadan madde ile ilgili öteki

görüşleri de gözönünde tutarak, komisyona aldığı maddeyi yeniden yazarken (Mali

hükümler) deyimini cümleden çıkartıp yerine (Bütçe ile ilgili hükümler)

deyimini koymuş ve bu biçimde teklif olunan maddeye Temsilciler Meclisinde

herhangi bir itiraz yapılmadığından oylanarak kabul edilmiştir.

Sı: halde Anayasa'nın 126. maddesinin son cümlesinde yer alan (bütçe ile ilgili hüküm) deyimini, malî nitelikteki hüküm anlamında değil, bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı, tamamlayıcı veya, kanun konusu olabilecek yeni bir hüküm niteliğinde olmamak şartiyle, açıklayıcı nitelikteki hükümler olarak düşünmek zorunluğu vardır.

Buna

göre, bir kanun hükmünün bütçeden harcamayı gerektirmekte olması, onun 126.

maddede öngörülen (bütçe ile ilgili hüküm) olarak sayılması için bir sebep

teşkil edemez. Zira hemen her kanunda bütçeden harcamayı gerektiren bir veya

bir çok hükümler bulunabilir. Bu takdirde, Sağlık, Tarım, Eğitim, Maliye ve

benzeri hizmetlerle ilgili hemen bütün kanunların, uygulamada bir harcamayı

gerektireceklerinden, bütçe ile ilgili sayılarak değiştirilmeleri veya

kaldırılmaları için bütçe kanunlarına birer madde konulmasının mümkün

olabileceği düşüncesi ileri sürülebilir. Halbuki bu kanunlar, bütçenin yapısı

ile, uygulama usulleri ile ilgili olmayıp bütçelerden tamamen değişik

usullerle, yasa koyucunun açık ve belli bir maksat güden iradesi sonucu meydana

gelmiş bulunan metinlerdir. Hattâ bütçe ile en sıkı ilişkisi olan Genel

Muhasebe Kanunu hükümlerini bile Anayasa'nın 126. maddesinde öngörülen

"Bütçe ile ilgili hüküm" deyiminin kapsamı içinde görmek mümkün

değildir. Bütçe dışında kalan bütün kanunlardaki hükümlerin, gerekli olup

olmadıklarına, ihtiyaca cevap verip vermediklerine karar verebilmesi bir bütçe

yılı için bile olsa, kabul edilmelerinde uygulanan aynı usullere uymak

suretiyle mümkün olabilir.

(Bütçe

ile ilgili hüküm) deyimine dayanarak her kanunun giderle ilişkili hükümlerinin

bütçe kanunlariyle değiştirilebilme veya geri bırakılmalarının mümkün görülmesi

Anayasa'nın yukarıda açıklanan 92. maddesini giderle veya gelirle ilgili

kanunlar bakımından, işlemez bir hale getirmek sonucunu doğurur. Çünkü bu

düşünce kabul edilirse Bütçe Kanununa konulacak bir madde ile, yolluk, maaş

teadül veya memurin kanunlarında istenildiği gibi değişiklikler yapılması, keza

Üniversiteler Kanununun öğretim üyelerinin aylık ve yolluklarına veya terfi ve

kadrolarına ilişkin hükümlerinin, Hâkimler Kanununun Yüksek Hâkimler Kurulu

veya Danıştay Kanunlarının ve benzeri öteki kanunların bu yoldaki malî

hükümlerinin bütçe kanunlarına konulacak birer madde ile, bir malî yıl için de

olsa, değiştirilmeleri veya yeniden düzenlenmeleri mümkün olabilir.

Halbuki 126. maddedeki sözü geçen hükmün amacı bu olmayıp aksine bütçe kanunlarını, bu çeşit bünyesine yabancı olan hükümlerden ayıklamak bir disiplin altına alarak sadece bütçeye ilişkin konuların düzenlenmesini sağlamaktan ibarettir.

Yoksa Anayasa'nın 126. maddesi hükmüne dayanarak aynı Anayasa'nın 92. maddesinde belli edilen kanun yapma usullerini başka doğrultulara yöneltmek suretiyle bu madde ile kurulmuş bulunan genel nitelikleri (Kanun yapma) düzeninde bir gedik açmak ve Anayasa'nın sırf bütçesinin özelliğine dayanarak kabul etmiş bulunduğu 94. maddesindeki pek ayrık bir yola genellik niteliği kazandırmak mümkün değildir

Bu nedenlerle 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesinin, Anayasa'nın 126. maddesinin son cümlesindeki hükme de aykırı bulunduğundan iptal edilmesi gerekir.

Üyelerden Hakki Kentenoğlu ve İhsan Ecemiş, Anayasa'nın 126. maddesinin son cümlesindeki hüküm, konuyu özel bir şekilde düzenlemiş olup 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesi bu hükme açık bir şekilde aykırı bulunduğundan ve bu gibi hallerde, aykırılığın belirtilmesi bakımından genel nitelikteki Anayasa hükümlerine dayanılamayacağından, iptal kararma sadece Anayasa'nın, konuya özgü olan, 126. maddesi hükmünün dayanak yapılması başkaca Anayasa'nın 64. ve 92. maddelerine dayanılmaması gerektiği görüşünü ileri sürmüşlerdir.

V-

Kararın yürürlük tarihi:

Anayasa'nın

152. maddesinde (...... gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi, İptal hükmünün

yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın verildiği

günden başlıyarak altı ayı geçemez.) kuralı bulunmakta, Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin

üçüncü fıkrasında da yukarıki Anayasa hükmü tekrar edildikten sonra maddenin

dördüncü fıkrasında (Anayasa Mahkemesi, bir kanun veya içtüzüğün veya bunların

belirli hükümlerinin iptali halinde meydana gelecek olan boşluğu, kamu düzenini

tehdit edici mahiyette görürse üçüncü fıkra hükmünü uygular ve boşluğun

doldurulması için yasama meclisleri başkanlıkları ile Başbakanlığı durumdan

haberdar kılar) hükmü yer almaktadır.

1966 yılı Bütçe Kanunu ile başlayarak üç yıldan beri sürüp gelen erteleme hükmünün iptali kararının derhal yürürlüğe girmesi halinde memur kitlesinin büyük bir kısmının aylık ve sair istihkaklarına ilişkin mevzuatta bazı karışıklıklar ve hizmeti aksatacak boşluklar meydana geleceği anlaşıldığından, yukarıda açıklanan Anayasa ve 44 sayılı Kanun hükümleri gereğince iptal kararının 28/2/1958 gününde yürürlüğe konulmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

VI-

Sonuç:

1- 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesinin, Anayasa'nın 64., 92. maddelerine ve 126. maddesinin üçüncü fıkrasının son hükmüne aykırı olduğundan, iptaline üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve İhsan Ecemiş'in dâva konusu maddenin Anayasa'nın ancak 126. maddesinin üçüncü fıkrasının son hükmüne aykırı olduğu ve bu nedenle iptali gerektiği yolundaki karşı oylarıyle ve oyçokluğu ile,

iptal kararının Anayasa'nın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddeleri uyarınca 28/2/1969 gününde yürürlüğe girmesine oy birliği ile,

SONUÇ / HÜKÜM

7/1/1969 gününde karar verildi.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Feyzullah · Uslu Üye Fazlı · Öztan Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazlı · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye İhsan · Ecemiş Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Mustafa · Karaoğlu Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1968/24, K. 1969/4, 7 Ocak 1969 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. Iı-
  5. A-
  6. B-
  7. C-
  8. Iıı-
  9. Iv-
  10. V-
  11. Vı-
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1968/24
Karar No
1969/4
Tarih
7 Ocak 1969

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1968/80 K.1969/3
  • AYM Norm Denetimi E.1967/19 K.1969/6
  • AYM Norm Denetimi E.1967/13 K.1969/5
  • AYM Norm Denetimi E.1967/47 K.1969/9
  • AYM Norm Denetimi E.1969/3 K.1969/8
  • AYM Norm Denetimi E.1969/1 K.1969/7

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.