İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1968/38 K.1969/34

Karar günü:12/6/1969

Esas1968/38Karar1969/34Tarih12 Haziran 1969Okuma11 dk · 2.257 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
12 Haziran 1969
Esas No
1968/38
Karar No
1969/34
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.257 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

Karar günü:12/6/1969

Resmi Gazete tarih/sayı:29.1.1970/13412

İstemde bulunan mahkeme : İstanbul Asliye 19. Hukuk Hâkimliği.

İstemin konusu : Yargıtay'ın kuruluşuna ilişkin 1221 sayılı Kanunun 21/4/1953 günlü ve 6082 sayılı Kanunla değiştirilmiş olan ve içtihadı birleştirme kararlarını düzenliyen 8. maddesinin Anayasa'nın güçler ayrılığı ilkesini benimseyen hükümlerine, 132 ve 139. maddelerine aykırılığı nedeni ile iptali istenilmiştir.

OLAY

Davacı kiralayanla davalı kiracı arasındaki davada Yargıtay'ın 1965 günlü İçtihadı Birleştirme Kararına dayanılarak kira parasının tespiti istenilmiştir. Dâvâlı vekili, dâvanın dayanağı bulunan içtihadı Birleştirme Kararının Yargıtay'a bu türlü kararlar verme yetkisini ve bu türlü kararlara mahkemeleri bağlayıcılık niteliğini tanıyan Yasa hükmünün, Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüş, mahkeme ise bu görüşü benimseyerek konunun karara bağlanması için işi, Anayasa Mahkemesine göndermiştir.

Mahkemece benimsenen Anayasa'ya aykırılık nedenleri şunlardır:

1. Anayasa'nın 5. maddesi, yasama yetkisinin yalnızca T.B.M.M. nce kullanılmasını öngörmüşken Yargıtay'ın İçtihadı Birleştirme Kararı vererek sürekli, genel ve bağlayıcı nitelikte hukuk kuralları koymasının 5. madde hükmü ile bağdaştırılması düşünülemez.

2. Anayasa'nın 139. maddesi, Yargıtay'ın görevini açıklarken onun sürekli, genel ve bağlayıcı nitelikte kurallar koyabilmesini öngörmüş değildir, içtihadı birleştirmeye ilişkin yasa hükmü, bu maddeye dahi aykırıdır.

3.

Anayasa'nın 132. maddesinin ikinci fıkrasına göre hiç bir makam veya yer veya

kişi veya organa, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere

emir verme, genelge gönderme, herhangi bir tavsiye veya telkinde bulunma

yetkisi tanınmış değilken, İçtihadı Birleştirme Kararı verme yetkisini öngören

hüküm, Yargıtay'a mahkemelere genelge niteliğinde bağlayıcı kararlar vermek

olanağı sağlamıştır; bu nedenle, Anayasa'nın 132. maddesinin ikinci fıkrasına

dahi aykırıdır. Bundan başka, 132. maddenin birinci fıkrası gereğince ancak

Anayasa'ya kanuna, hukuka ve vicdan kanısına göre hüküm verecek olan hâkimlerin

bunlar dışında kalan İçtihadı Birleştirme Kararlarına göre hüküm vermekle

ödevli tutulmaları, ayrıca, 132. maddenin birinci fıkrasına dahi aykırı

bulunmaktadır.

4. Anayasa'nın hukuk devleti ilkesi ile güçler ayrılığı ilkesi uyarınca hiç bir organın sınırsız işlem yapma yetkisi olmadığı gibi, organların işlemleri denetime bağlanmıştır ve bütün organlar işlemlerinde kazanılmış haklara saygı göstermekle ödevlidirler; oysa içtihadı Birleştirme Kararı denetlenemez, onun iptali için başvurma yolu yoktur, çıktığı tarihten çok önce geçmiş olan olaylara dahi herhalde uygulanır. Böylece içtihadı birleştirme kararlarına dayanak olan yasa hükmü, Anayasa'nın hukuk devleti ilkesi ile güçler ayrılığı ilkesine dahi aykırı bulunmaktadır. .

İPTALİ

İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ

1221 sayılı Kanunun 21/4/1953 günlü ve 6082 sayılı Kanunla değişik 8. maddesi şöyledir:

Madde 8- Temyiz dairelerinden biri :

A)

Müstakar içtihadından dönmek isterse; .

B)

Benzer hâdiselerde birbirine uymayan kararlar vermiş bulunursa;

C)

Bir kısım umumî heyetine mensup iki dairenin kararlan arasında ihtilâf bulunursa;

Alâkalı daire reisi veya ihtilâf halinde bulunan dairelerin reislerinden biri, rücuun veya uyuşmazlığın sebep ve mahiyetini izah eden raporunu karar suretleri ile birlikte Birinci Reisliğe verir. Birinci Reislik gerektiği hallerde diğer dairenin de yazılı mütalâasını aldıktan sonra bu hususta bir karar verilmek üzere dosyayı ait olduğu kısım umumî heyetine tevdi eder. Rapor ve mütebayin kararlarla mütatâaname bir hafta içinde müzakereye iştirak edecek hâkimlere dağıtılır.

Eğer ihtilâf:

A)

Kısım umumî heyetleri;

3) Bir daire ile mensup olduğu umumî heyet;

C)

Bir kısımdaki dairelerden biri ile diğer kısım umumî heyeti;

D)

Bir kısımdaki bir daire ile diğer kısımdaki bir daire arasında vücut bulmuş ise iki kısım umumî heyetlerinin birleşmesi suretiyle toplanacak büyük heyetle birinci fıkrada gösterilen usul ve şekil dairesinde halledilir.

Kısım umumî heyetlerinin veya Büyük Heyetin içtihatların birleştirilmesi suretiyle verilmiş bir kararının değiştirilmesini veya kaldırılmasını gerekli kılacak hal ve vaziyetin ortaya çıkağı Birinci Reisliğe yapılacak müracaatla esbap ve müstenidatı ile bildirilirse Reislik bu talebi ihtiva eden dilekçe veya yazıyı ait olduğu umumî heyete havale eder. Umumî heyetlerde bu şekildeki müracaatların. müzakere edilebilmesi için heyeti terkip eden hâkimlerin mutlak ekseriyetince bir karar verilmek lâzımdır. Ancak bu takdirde esasın müzakeresine geçilebilir .

İçtihatların birleştirilmesi veya müstakar bir içtihadın kaldırılması veya değiştirilmesi için yapılacak müzakerelerde işi tetkik edecek olan umumî heyete mensup dairelerden her birinin hâkim sayısı altı itibar edilmek suretiyle mecmuunun üçte ikisinin bulunması ve kararların da mevcudun üçte iki ekseriyetiyle verilmesi muktazidir. Birinci müzakere sonunda verilecek kararlarda, üçte iki ekseriyet vücut bulmazsa ikinci müzakereye bırakılır. Müteakip toplantılarda müzakere nisabı muhafaza edilmek şartiyle yine üçte iki ekseriyet hâsıl olamazsa müzakerede hazır bulunanların mutlak ekseriyeti ile karar verilir.

İçtihatların birleştirilmesi suretiyle verilen kararlar, emsali hâdiselerde mahkemeleri bağlar.

Ceza işlerine taallûk eden içtihatların birleştirilmesi müzakere ve kararlarında Cumhuriyet Başmüddeiumumisi hazır bulunur ve reye katılır.

Mütehalif kararların içtihatların birleştirilmesi şekli ile halli için Temyiz daireleri reislerinden başka kendisini alâkalı sayan herhangi bir kimse de birinci fıkrada yazılı usul ve şekle riayet ederek Birinci Reisliğe müracaatta bulunabilir.

İPTAL

İSTEMİ İLE İLGİLİ ANAYASA HÜKÜMLERİ

"Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."

"Madde 5- Yasama yetkisi, Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."

"Madde 6- Yürütme görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilir."

"Madde 132- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka ve vicdanî kanaatlarına göre hüküm verirler.

Hiç bir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

..............................."

"Madde 139- Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli dâvalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Yargıtay üyeleri Yüksek Hâkimler Kurulunca, Yargıtay Birinci Başkanı ile İkinci Başkanları ve Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca, üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.

Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi, başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının nitelikleri kanunla düzenlenir."

İLK

İNCELEME

Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca Başkan Vekili Lûtfi Ömerbaş, Üye

Salim Başol, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Celâlettin

Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Tayları, İhsan

Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin Gürün'ün

katıldıkları 24/9/1968 günlü ilk inceleme toplantısında, mahkemenin dâva

dosyasında bulunan konu ile ilgili belgelerin örnekleri yerine dosyayı tüm

olarak Mahkememize yollamış bulunması dolayısiyle 44 sayılı Kanunun 27.

maddesine göre işlem yapılması için dosyanın geri çevrilmesine evvelce karar

verilmesi üzerine mahkeme, bu kez, az önce sözü edilen yasa hükümleri gereğini

yerine getirmiş olduğundan işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar

verilmiştir.

ESASIN

İNCELENMESİ

Esasa ilişkin rapor, iptal isteminin gerekçeleri ile dosyadaki belgeler, iptali istenilen yasa hükmüne ilişkin yasama belgeleri Anayasa'nın konu ile ilgili hükümleri ve bunlara ilişkin yasama belgeleri incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü.

1.

İçtihadı birleştirme karan, o zamana değin hukuk alanında hukuk kuralı olarak

bulunmayan yeni bir kural koymayı erek edinmiş olan bir hukuk işlemi değildir.

Gerçekten, istem konusu yasa hükmü incelendiğinde görülür ki bir olayda

uygulanacak olan hukuk kuralının hangisi olduğu yönünde verilen kararlar

arasında çelişmeye düşülmesi veya bir olayda uygulanacak olan bir hukuk

kuralının başka başka dâvalarda değişik biçimde yorumlanarak uygulanması söz

konusu olur ise, ortaya atılan hukuk görüşlerinden hangisinin hukuka uygun

bulunduğunu belirtmek üzere içtihadı birleştirme kararı verilmesi yoluna

gidilir. Demek ki içtihadı birleştirme kararı, belli bir olay için yeni bir

hukuk kuralı koymak ereği ile değil, ancak ve ancak belli bir olaya uygulanacak

yasanın veya nesnel nitelikte, olan tüzük ve yönetmelik kuralları gibi öbür

hukuk kurallarından hangisinin, hangi anlamda uygulanacağım saptamak için

verilir. Buna göre içtihadı birleştirme kararı yasa koyucu veya yetkisi içinde

idare tarafından ortaya konulmuş bulunan nesnel hukuk kurallarının uygulanma

biçimini gösteren ve bu bakımdan yemlik doğurucu nitelikte bulunmayan, ancak

hukukî bir durumu açıklayan nitelikte bir hukuk işlemidir. Bundan ötürü bu

işlem; genel, nesnel ve yenilik doğurucu nitelikte bir işlem olan yasa koyma

işlemi ile bir tutulamaz ve içtihadı birleştirme karan veren Yargıtay'ca

Türkiye Büyük Millet Meclisine özgü yasama yetkisinin kullanılmış ve böylece

Anayasa'nın öngördüğü güçler ayrılığı ilkesinin çiğnenmiş olduğu ileri

sürülemez.

2.

Anayasa'nın 139. maddesi gereğince Yargıtay adliye mahkemelerince verilen karar

ve hükümlerin son inceleme yeridir. Hâkimler de her insan gibi yanılabilir,

usule ve yasaya aykırı kararlar verebilir veya hâkimlerin verdikleri kararlar,

taraflar için doyurucu olmayabilir. Bu durum, mahkeme kararına karşı mahkemenin

kendisine veya başka bir mahkemeye başvurarak bu kararların yeniden

incelettirilmesi zorunluğunu doğurmuştur. Yargıtay bu zorunluğu karşılamak

ereği ile ve özel yasa ile kurulmuştur. Anayasa da bu niteliğini belirterek

Yargıtay'ı Anayasa kurumlan arasına almıştır. Bundan başka Yargıtay, ülkede

içtihat birliğini de gerçekleştirmekle görevlidir, çünkü hâkimlerin belli

olaylarda uyguladıkları yasaları ve öbür hukuk kurallarını kendi kamlarına göre

başka başka biçimde yorumlamaları olanağı bulunduğundan, mahkemelerin benzer

olaylarda verdikleri kararlar arasında çelişmeler doğabilmekte ve bu çelişmeler

Anayasa'nın 12. maddesinde tanınan yasa önünde eşitlik ilkesini zedelemekte ve

bundan dolayı içtihatlar arasında birlik sağlama zorunluğu ortaya çıkmaktadır.

Anayasa'nın 139. maddesi hükmü ile 12. maddesi hükmü bir arada düşünülünce,

Yargıtay'ın anayasal görevleri arasında içtihat birliğini sağlama görevinin

bulunduğu da açıkça görülmektedir. Yargıtay'ın, gerek alt mahkemelerin

verdikleri kararları denetlemek görevini, gerekse hukuk kurallarının

yorumlanmasında birliği gerçekleştirme, başka deyimle, çelişmeleri önleme

görevini yapabilmesi için, verdiği kararların hiç değilse bir bölümünün

mahkemeleri bağlayıcı kararlar olması gerekmektedir. Gerçekten Yargıtay

kararlarının hiç değilse bir bölümüne bağlayıcı nitelik tanınmayacak olursa,

Yargıtay görüşünün benimsenmesi, mahkemelerin iradesine bağlı kalacak ve

Yargıtay'ın durumu, danışma yolu ile karar veren bir yer olmaktan ileri

gidemiyecektir. Sosyal açıdan adaletin en önemli gereklerinden birisi, belli

olaylara belli hükümlerin tek anlamda olmak üzere uygulanmasıdır. Demek ki aynı

nitelikteki olaylara başka başka hükümlerin ya da aynı hükmün başka başka

biçimlerde uygulanması, doğrudan doğruya adalet duygusunu İncitici ve

yurttaşların Devlete karşı güvenini azaltıcı ve yerine göre temelden sarsıcı

bir etki doğurmaktadır. İşte sosyal bakımdan çok ağır olan bu sakıncayı önlemek

üzere Anayasa, Yargıtay'a, adlî yargı alanında hukuk uygulamalarında birliği

sağlamak görevini dahi vermiştir. Özet olarak denilebilir ki, içtihadı

birleştirme kararlan vermek yetkisi ve bu kararların bütün mahkemeler için bağlayıcı

olmak niteliği, bir bakıma Anayasa'nın 139 ve 12. maddeleri hükümlerinin

uygulanmasını sağlamaya elverişli tedbirlerdendir.

3.

Anayasa'nın 132. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki yargı

bağımsızlığına ilişkin hükümler açısından düşünüldüğünde Yargıtay'ın içtihadı

birleştirme kararı vermesinin ve bu kararların mahkemeleri bağlayıcı nitelikte

bulunmasının mahkemelerin bağımsızlığı kuralı ile bağdaşamadığı savunulamaz.

Buradaki bağımsızlık hükümlerinin ereği, yargı çalışmalarını, yargı işlerine

yabancı olan etkilerin dışında tutmak, başka deyimle, bu maddenin öngördüğü

bağımsızlığın ereği herhangi bir işi veya dâvayı yalnızca bu davanın esasını

gören hâkim veya mahkemenin kanısına göre hükme bağlatmak olmayıp, yargı

işlerinin dışarıdan gelecek etkilerden uzak ve yalnız hukukî ölçülere göre

değerlendirilip hükme bağlanmasını sağlamaktır. Buna göre bir hâkim kararının

başka bir hâkim tarafından da denetlenmesi bu maddenin kapsamı dışında kaldığı

gibi, bir hâkim kararının Yargıtay'ın görüşüne uygun olarak verilmesi ödevinin

hâkimlere yükletilmesi dahi bu maddenin koyduğu yasaklayıcı kuralların kapsamı

dışında kalmaktadır. Az yukarıda belirtildiği üzere Türkiye'de adlî yargı

alanındaki hukuk uygulamalarında görüş birliğini sağlamak için Anayasa'nın 139.

maddesi ile görevlendirilen Yüksek Mahkemenin bağlayıcı nitelikteki yorum

kararım 132. maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren bîr genelge veya buyruk

saymak bu yüksek mahkemeye verilen görevin gereklerine aykırı düşer.

Anayasa,

Anayasa yargısından başka adlî yargı, idarî yargı, askeri yargı ayrımını

yapmakla her yargıyı kendisi içinde bir bütün saymış ve birisinin öbürünün

işlerine karışmasını doğru görmemiştir. Ancak, incelediğimiz işte, adlî bir

mahkemenin kararlarını denetleme yeri olan yüksek adlî mahkemenin kararlarının

hiç değilse bir bölümüyle alt adlî mahkemelerin bağlı tutulması söz konusu

olduğundan, adlî yargı işine başka türden bir yargı yerinin karışmış olduğundan

ve böylece adlî yargının Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrasına dayanan

(Belli davada uygulanacak hukuk kuralının hangisi olduğunu belli etme ve

uygulanacak kuralı yorumlama gibi) yetkilerinin Anayasa'ya aykırı biçimde

sınırlandırılmış bulunduğundan dahi söz edilemez. Yüksek adlî mahkeme olan

Yargıtay, bir içtihadı Birleştirme Kararı ile belli olayda hangi kuralın

uygulanacağını veya uygulanacak kuralın ne anlama geldiğini saptamış bulunursa,

artık mahkemenin Yargıtay'ın görüşü yerine kendi görüşü ile hüküm verme yetkisi

söz konusu olamaz. Çünkü mahkemenin yetkisi, Yargıtay'ın Anayasa'ya uygun yasa

hükmüne dayanarak vermiş olduğu içtihadı birleştirme karariyle belli olay için

sınırlandırılmış bulunmaktadır. Demek ki hâkimlerin içtihadı birleştirme

kararına göre karar verme ödevi, Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrasiyle

kendisine yükletilen yasaya ve hukuka göre karar vermek ödevinin belli alanda

bir uygulamasıdır.

Bir de içtihadı birleştirme kararının hâkimleri vicdan kanılarına aykırı kararlar vermeğe zorlaması bakımından Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırılığı ileri sürülebilir. Sözü edilen 132. maddenin birinci fıkrasındaki sıraya göre vicdan kanısı etkeni, en sonda anılmıştır. Bu ilke, olarak. Anayasa, yasa ve hukuk kuralları çevresinde edinilecek vicdan kanısının yargıya temel tutulacağını göstermektedir; imdi, hâkimin Anayasa'ya, yasaya ve hukuk kurallarına uymayan bir vicdan kanısından ve bunun sonucu olarak, bu yönden Anayasa'ya aykırılıktan söz edilemez.

4.

İptal konusu yasa hükmünün yorumunda da, bütün yasa hükümlerimi] yorumunda

olduğu gibi, Anayasa'nın 8. maddesinde belirtilen Anayasa'nın üstünlüğü

ilkesinin uygulanması ve bu arada Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca hukuk devleti

olan Türk Devletinde kazanılmış hakların korunmasının zorunlu olduğunun

gözönünde bulundurulması gerektir, itiraz konusu 8. madde hükmünün yazılışında

bu gereğin gözönünde tutulmasına engel nitelikte bir yön olmadığı gibi, hükmün

dayandığı düşünceler (Mahkeme kararlarının doğruluğunu ve hukuk uygulamalarında

birliği sağlama düşünceleri) dahi kazanılmış hakların korunması ilkesi ile

çelişir bir durumda değildir. Demek ki, incelenen kuralda Anayasa'nın 2.

maddesiyle benimsenen hukuk devleti ilkesine de aykırılık yoktur.

Bu kararların hukuku kalıplaştırdığı savı dahi, doğru değildir; zira, tartışma konusu 8. madde içinde içtihadı birleştirme kararlarının değiştirilmesi yolu gösterilmiştir. (Maddenin birinci fıkrasının A bendi ve üçüncü fıkrası.) Buna göre içtihadı birleştirme kararlarının değiştirilemiyeceği görüşü de doğru görükmez. Gerçekten, güçlü gerekçeler gösterilerek içtihadı birleştirme kararlarının değiştirilmesi sağlanabilir ve bunun uygulanması da vardır.

Denetleme konusuna gelince : Anayasa'mız hukuk devleti ilkesini benimsemiş olması dolayısiyle yasama işlemlerini ve idare işlemlerini yargı denetimine ve yine alt mahkemelerin kararlarını da, kural olarak, yüksek mahkemelerin denetimine bağlı tutmuş ise de yüksek mahkeme kararlan için başka bir denetim yeri öngörmüş değildir. Anayasa'nın 114, 149., 151. maddeleriyle 139., 140., 141. ve 152. maddelerinin birlikte incelenmesinden çıkan sonuç budur. İmdi, Yargıtay'ın içtihadı birleştirme kararlarını denetleyecek başka bir yerin bulunmayışının Anayasa'ya aykırılığı savı da, doğru sayılamaz.

5. Yukarıda yazılı nedenlerle istem konusu hükümde Anayasa'ya her hangi bir aykırılık görülmediğinden, itirazın reddine karar verilmek gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

:

Temyiz Mahkemesi Teşkilâtına dair 1221 sayılı Kanunun 21/4/1953 günlü ve 6082 sayılı Kanunla değişik 8. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın raddine 12/6/1969 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Feyzullah · Uslu Üye A. · Şeref Hocaoğlu Üye Fazlı · Öztan Üye Celâlettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye İhsan · Ecemiş Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1968/38, K. 1969/34, 12 Haziran 1969 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. İptali
  5. İstenilen Kanun Hükmü
  6. A)
  7. B)
  8. C)
  9. A)
  10. C)
  11. D)
  12. İptal
  13. İstemi İle İlgili Anayasa Hükümleri
  14. İlk
  15. İnceleme
  16. Esasın
  17. İncelenmesi
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1968/38
Karar No
1969/34
Tarih
12 Haziran 1969

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1968/52 K.1969/35
  • AYM Norm Denetimi E.1968/60 K.1969/36
  • AYM Norm Denetimi E.1969/8 K.1969/37
  • AYM Norm Denetimi E.1969/9 K.1969/38
  • AYM Norm Denetimi E.1969/36 K.1969/40
  • AYM Norm Denetimi E.1969/23 K.1969/41

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.