İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1969/62 K.1970/6

Karar günü:27/1/1970

Esas1969/62Karar1970/6Tarih27 Ocak 1970Okuma8 dk · 1.549 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Ocak 1970
Esas Sayısı
1969/62
Karar Sayısı
1970/6
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.549 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Karar günü:27/1/1970

Resmi Gazete tarih/sayı:5.7.1970/13539

İtiraz yoluna baş vuran : Kırşehir Asliye II. Hukuk Mahkemesi.

İtirazın konusu : 7478 sayılı Köy İçme Suları Hakkındaki Yasa'nın 16. maddesinin "Bu kanun hükümlerine aykırı hareket eden fail bulunmadığı takdirde bozulan kısım yaptırılır ve masraf bozulan yer hangi köyün hududu içinde ise o köye tazmin ettirilir." yolundaki son fıkrası hükmü, Anayasa'nın 12., 33., 36. ve 42/3. maddelerine aykırı görülmüş ve yine Anayasa'nın 151. maddesine dayanılarak Anayasa Mahkemesine baş vurulmuştur.

I.

OLAY

Köy işleri Bakanlığı tarafından köy tüzel kişiliğine karşı, koy su yolu borularının bilinmeyen kişilerce tahrip edildiği ve bozulan bölümün idarece yapıldığı ileri sürülerek açılan ve 1969/171 esas sayısını alan tazminat dâvasının duruşması sırasında Kırşehir Asliye II. Hukuk Mahkemesi, dâvada uygulanacak hükmün, Anayasa'nın 12., 33., 36. ve 42/3 . maddelerine aykırı olduğu kanısına varmış ve iptali için 15/10/1969 günlü karar uyarınca Anayasa Mahkemesine baş vurmuştur.

III.

YASA METİNLERİ

l- İtiraz konusu hüküm :

16 Mayıs 1960 günlü, 7478 sayılı Yasa'nın iptali istenen hükmü kapsayan 16. maddesi şöyledir :

(Bir kimse evvelce veya bu kanun hükümlerine göre meydana getirilmiş olan içme su tesislerini her ne suretle olursa olsun tahrip veya imha eder veya bozar yahut bunlara zarar verir yahut tesis edilmiş nizamı bozarsa 3 aydan 2 seneye kadar hapis ve 200 liradan 1500 liraya kadar ağır para cezasına mahkûm edilir.

Cürüm mevzuu olan şeyin veya ika edilen zararın kıymeti fazla ise mahkeme o cürme mahsus olan cezayı yarısına kadar artırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir.

Kıymet tayini için cürüm mevzuu olan şeyin veyahut vaki zararın cürüm işlendiği zamandaki kıymeti nazarı dikkate alınır. Yoksa failin istihsal eylediği menfaat hesap edilmez. Eğer fail bu cürümden dolayı mükerrir ise cezayı tenkise mahal yoktur.

Bu kanun hükümlerine aykırı hareket eden fail bulunmadığı takdirde bozulan kısım yaptırılır ve masraf bozulan yer hangi köyün hududu içinde ise o köye tazmin ettirilir.

2- Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa hükümleri :

(Madde 12- Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.)

(Madde 33- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden dolayı cezalandırılamaz.

Cezalar ve ceza tedbirleri ancak kanunla konulur. Kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Kimse, kendisini veya kanunun gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeğe zorlanamaz.

Ceza sorumluluğu şahsîdir.

Genel müsadere cezası konulamaz.)

(Madde 36- Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplumun yararına aykırı olamaz.) (Madde 42- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için, sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.

Angarya yasaktır.

Memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan beden veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara uygun olarak kanunla düzenlenir.)

IV-

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 18/11/1969 gününde ilk inceleme için yaptığı ve Lûtfi Ömerbaş, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Avni Givda, Muhittin Taylan, Şahap Arıç, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katıldıkları toplantıda, dosyanın eksiği bulunmadığı ve baş vurmanın Anayasa'nın 151. ve 22/4/1962 günlü 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uyduğu anlaşılarak işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

V-

ESASIN İNCELENMESİ

Düzenlenen rapor, mahkemenin gerekçeli kararı ve ekleri, iptali istenen Yasa hükmü, Anayasa'ya aykırılık görüşüne dayanaklık eden Anayasa maddeleri, bunlarla ilgili gerekçeler ve Meclis görüşme tutanakları, konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

İtiraz yoluna baş vuran mahkeme kararında, iptali istenen hükmün, Anayasa'nın eşliliğe cezaların şahsiliğine, mülkiyet hakkına ve angaryaya ilişkin hükümlerine aykırı olduğu görüşüne dayanmıştır. Bunlar aşağıda ayrı ayrı tartışılacaktır :

a)

İtiraz konusu olan "Bu kanun hükümlerine aykırı hareket eden fail

bulunmadığı takdirde bozulan kısım yaptırılır ve masraf bozulan yer hangi köyün

hududu içinde ise o köye tazmin ettirilir." yolundaki hüküm, her ne kadar

7478 sayılı Yasa'nın ceza hükümleri başlıklı 16. maddesinde yer almakta ise de,

tamamiyle hukukî niteliktedir ve ceza verilmesini hedef tutmadığı gibi, bir

ceza dâvası sonunda ve koşulların varlığı halinde suçtan zarar gören yararına

hükümlüye yükletilmesi gereken tazminat hükümlerinden de değildir. Hukukî

nitelik, konuluş nedeni ve ereği ve uygulama koşulları bakımından da söz konusu

fıkra maddenin diğer fıkralarına bağlanamaz. 16. maddenin (Ceza hükümleri)

başlığını taşıması, öteki fıkralarda yer alan hükümlerin hep ceza ile ilgili

bulunması, son fıkranın hukukî niteliğini değiştiremez. Kanun tasarısında

öngörülmemiş bulunan bu fıkranın ceza hükümlerim kapsayan maddeye eklenmesi,

Büyük Millet Meclisindeki görüşmeler sırasında verilen bir önergenin kabulü

suretiyle olmuştur. İtiraz konusu fıkranın ceza kavramiyle ilişkisi

bulunmadığı; ceza sorumunun şahsîliği ilkesine ve Anayasa'nın, 33. maddesine

aykırı bir yön taşımadığı ortadadır. Tazmin yükümü de köy Halkına yani kişilere

değil, köye yükletilmiştir. Köy, Anayasa'da ve Köy Kanununda belirtildiği üzere

bir kamu tüzel kişisidir. (Anayasa: Madde 116- Köy Kanunu : Madde l, 2, 7.) Bu

hükümlere göre, köy sözünden, köyde oturan kişiler, değil çeşitli unsurlarıyla

başlı başına bir varlık, bir tüzel kişi anlaşılmalıdır. Köyün bu tüzel

kişiliği, köyde oturanların gerçek kişiliklerinden tamamiyle ayrı ve bağımsız

bir kişiliktir. Olayda söz konusu sorum da gerçek kişilere değil, köy tüzel

kişiliğine yöneltilmiştir. Esasen mahkemenin bakmakta olduğu dâvada dâvâlı, köy

muhtarlığıdır.

Köy sandığına yükletilen malî bir sorumun, sonunda köyde oturanlara aktarılabilceği düşüncesi bu görüşü etkilememelidir. Çünkü köy halkının köy giderlerine katılmaları ile zararın köy halkına tazmin ettirilmesi, konulan ve hukukî nitelikleri bakımından ayrı ayrı işlemlerdir. İtiraz konusu hüküm ise, suyun köy halkının hizmetine devamlı olarak açık bulundurulması ereğini gütmekte olup köy halkına akçalı bir sorum yüklenmesiyle ilgili bulunmamakta ve bu alanda bir düzenleme yapmamaktadır.

b)

İçme suyundan yoksun olan köyleri bir an önce suya kavuşturmak ve bu nedenle

onarılan tesisleri her türlü bozma ve el atmalardan korumak ereğiyle çıkarılan

7478 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin, yukarıda kısaca değinildiği üzere, Büyük

Millet Meclisindeki görüşülmesi sırasında bir köydeki suyun başka bir köye

verilmesine suyu alınan köylerin razı olmadıkları ve kendi köylerinin sınırı

içinde kalan su yollarını bozdukları, bozanların da çok kez bulunamadığı ve bu

durumu önlemek üzere bir hüküm konulması gerektiği ileri sürülerek verilen bir

önergeyle itiraz konusu fıkra kabul edilmiştir. Bu fıkra, Devlet parasıyla

yaptırılan ve kamu malı sayılan içme suyu tesislerinin korunmasını ve bozulan

bölümlerin onarılmasını ve onarım giderlerinin tazmin ettirilmesini sağlamak ve

bir yurt gerçeğinden doğan ihtiyacı karşılamak düşüncesiyle konulmuş kamu

yararının zorunlu kıldığı bir hükmü kapsamaktadır. Bu hükme göre, bir köyün

sınırı içindeki içme suyu tesislerini bozan kişi bulunamazsa, bozulan kısım

yaptırılacak ve gideri bozulan yer hangi köyün sınırı içinde ise o köyden

alınacaktır. Her ne kadar hukukun genel kurallarına göre, bir kimsenin

başkasının eyleminden sorumlu tutulamıyacağı; köyün de bir tüzel kişi olarak,

başkalarınca yapılan zararı tazmin yükümü altına sokulamıyacağı düşünülebilirse

de, kişisel sorum genel ilkesi yanında kişinin, kimi hallerde, başkasının

eyleminden sorumlu tutulması ilkesi de hukuk alanında kabul edilmiş ve

uygulamada yer almış bulunmakta ve bu nesnel ve kusursuz sorum düşüncesi,

yerine göre değişen türlü maddî ve hukukî nedenlere dayanmaktadır. Kaldı ki

kendi sınırları içindeki su tesislerini gereği gibi koruyamıyan bir köyün,

bozma olaylarında, tüm kusursuz sayılması da düşünülemez.

c)

Anayasa'nın 12. maddesinde yer alan "kanun önünde eşitlik" ilkesi,

herkesin, her yönden aynı hükümlere bağlı olması gerektiği anlamını taşımaz.

Kimi yurttaşlara haklı nedenlere dayanılarak veya bunların durumlarındaki

farklılığın doğurduğu zorunluk dolayısiyle ayrı hükümler uygulanması halinde

eşitlik ilkesinin zedelenmesinden söz edilemez. Anayasa (Madde: 116) mahallî

idareleri, il, belediye ve köy kamu tüzel kişileri olarak belirtmiş bunların

kuruluşlarının ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgilerinin kanunla

düzenleneceğini açıklamıştır. Anayasa'nın öngördüğü bu bölünme gözönüne alınırsa

belediyelerle köylerin her yönden aynı hükümlere bağlı tutulmalarının

olanaksızlığı kendiliğinden ortaya çıkar.

Çünkü belediyelerle köylerin sosyal yapıları, ekonomik durumları köklü ayrılıklar gösterir ve bu ayrılıklar, onlara kendi alanlarında ayrı hükümler uygulanmasını gerektirir. Bu nedenlerle olayda, belediyelerle köyleri karşılaştırarak itiraz konusu hükmün Anayasa'nın eşitlik ilkesini zedelediğinden ve belediyelerin imtiyazlı durumda tutulduğundan söz edilemez.

ç) Söz konusu fıkranın mülkiyet hakkına dokunan, Anayasa'nın 36. maddesini zedeleyen bir yönü de yoktur. Fıkra, onarım giderlerinin ödenmesini bir tüzel kişi olan köye yüklemiştir. Bu yüküm de bir bakıma köyün kendi sınırları içindeki su tesislerini, ödevi olduğu halde, gereği gibi koruyup gözetmemesi nedenine dayandırabilir. Durumun, köy sandığına sebepsiz para ödettirme ve onun mülkiyet hakkına el atma biçiminde nitelendirilmeye elverişli olmadığı açıktır.

d) 16. maddenin son fıkrası, Anayasa'nın 42/3. maddesine de aykırı değildir.

Anayasa'nın 42. madddesindeki, "angarya yasaktır" hükmü madde başlığından da anlaşılacağı üzere "çalışma hakkı ve ödevi" ile ilgilidir. Bu maddede çalışma bir hak ve ödev olarak herkese tanınmış, çalışanların Devlet tarafından destekleneceği hükme bağlanmış ve angarya yasaklanmıştır. Yukarıdaki açıklamalar karşısında itiraz konusu fıkra hükümleri ile angaryanın yakından veya uzaktan ilişkisi olmadığı da ortaya çıkmakta bulunduğundan bu konu üzerinde ayrıca durmanın yeri yoktur.

e) Özetlenecek olursa : "Nesnel kusursuz sorum" kuramı bir yana; köylerde yapılmış bulunan içme suyu tesislerinin kişilerce bozulması, köyleri büyük zarara uğratmaktadır. Bunun için yasa ile köylere kendi sınırları içindeki su tesislerini gözetme ve koruma ödevi öngörülmüştür. Eğer bir köy bu ödevi yerine getirmemiş ise, bunun sonucu olan zarardan köyün sorumlu tutulması kamu yaran gereğidir.

İtirazın bu nedenlerle reddi gerekir.

VI-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

7478 sayılı Kanunun 16. maddesinin son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 27/1/1970 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkanvekili Lütfü · Ömerbaş Üye Salim · Başol Üye Feyzullah · Uslu Üye Fazlı · Öztan Üye Celâlettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Muhittin · Taylan Üye Şahap · Arıç Üye Recai · Seçkin Üye Halit · Zarbun Üye Ziya · Önel Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1969/62, K. 1970/6, 27 Ocak 1970 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. Yasa Metinleri
  5. Iv-
  6. İlk İnceleme
  7. V-
  8. Esasın İncelenmesi
  9. Vı-
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1969/62
Karar No
1970/6
Tarih
27 Ocak 1970

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1969/60 K.1970/8
  • AYM Norm Denetimi E.1970/8 K.1970/10
  • AYM Norm Denetimi E.1970/13 K.1970/13
  • AYM Norm Denetimi E.1970/9 K.1970/11
  • AYM Norm Denetimi E.1970/10 K.1970/12
  • AYM Norm Denetimi E.1969/71 K.1970/14

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.