İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1969/70 K.1970/19

406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 14. maddesinin Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı davacı tarafca öne sürülmüş ve bu iddianın ciddi olduğu kanısına varan mahkeme, Anayasa'nın 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

Esas1969/70Karar1970/19Tarih7 Nisan 1970Okuma5 dk · 1.070 kelime

KÜNYE

İtiraz

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
7 Nisan 1970
Esas Sayısı
1969/70
Karar Sayısı
1970/19
Karar Günü
7/4/1970
R.G. Tarih-Sayı
21/2/1971-13757
Eden
Manisa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi.
İtirazın konusu
Bakılmakta olan davada uygulanması gereken 4/2/1340 günlü ve
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.070 kelime·5 dk okuma

406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 14. maddesinin Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı davacı tarafca öne sürülmüş ve bu iddianın ciddi olduğu kanısına varan mahkeme, Anayasa'nın 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

Olay: Davacılar vekili müvekkillerinin ortaklaşa malik bulundukları taşınmazmala PTT İşletmesinin telefon direği dikmek ve telefon hattı geçirmek suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürürek müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde 406 sayılı Kanunun 14. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak davacıların arazisi içinden telefon tesisatı geçirildiğini ve araziye herhangi bir zarar verilmediğini savunmuştur. Davacılar vekili bu savunmaya karşı, anılan maddenin, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğunu, davalı vekili de hükmün Anayasa'ya aykırı bir yönü bulunmadığını bildirmişlerdir.

Mahkemenin gerekçeli kararı: "Davada uygulanacak olan 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 14. maddesi hükümete, kişilerin mülkiyetindeki arazi içinde telgraf ve telefon tesisatı inşasına bir bedel karşılığı olmaksızın yetki vermektedir. Bu hüküm, Anayasa'nın 38. maddesindeki kamu yararına elatılacak özel mülkiyete konu olan taşınmazmalın gerçek karşılığının peşin ödenmesi ilkesine aykırıdır. Anayasa'nın 8. maddesine göre yasalar Anayasa'ya aykırı olamaz. Bu nedenlerle davacılar vekilinin istemine uyularak ilgili tutanak ve evrak örneklerinin Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verildi."

İlk inceleme: Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk incelemede dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının incelenmesine 8/1/1970 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yasa ve Anayasa metinleri: İtiraz konusu 4/2/1340 günlü ve 406 sayılı Kanunun 14. maddesi şöyledir:

Madde 14 - "Hükümet eşhasın tahtı tasarrufundaki arazinin dahilinde ve emlak ve müessesatın haricinde telgraf ve telefon tesisatı inşasına salahiyettardır. Ancak yapılacak tesisat, işbu arazi, emlak ve müessesatının istimal ve istifadesine haleldar etmemesi lazımdır."

Bilindiği gibi telgraf ve telefon tesislerini kurak ve işletmek tekeli 13/7/1953 günlü, 6145 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Kuruluş Kanununun 2. maddesi uyarınca halen, bu kanunla kurulmuş olan PTT nin uhdesinde bulunmaktadır.

Anayasa'nın 38. maddesi şöyledir:

Maddesi 38 - "Devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılığı peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmazmalların, kanunda gösterilen esas ve usullere göre, tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya veya bunların üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Çiftçinin topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskan projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde, ödeme süresi 10 yılı aşamaz. Bu takdirde, taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyetli ölçüler içerisinde geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen kısmının ve küçük çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli herhalde peşin ödenir."

Esasın incelenmesi: İtiraz konusu madde ile Anayasa'nın ilgili hükümleri, dosyadaki kağıtlar ve işin esasına ilişkin rapor okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Mahkeme bakmakta olduğu davada, uygulanacak olan 406 sayılı Kanunun 14. maddesinin Anayasa'nın 38. maddesine uygun olmadığı yolundaki iddianın ciddi olduğu kanısıyla mahkememize başvurmuştur.

Gerçekten, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrası hükmü ile devlete ve kamu tüzel kişilerine, kamu yararının gerektirdiği hallerde, özel mülkiyet konusu olan taşınmazları kamulaştırma veya bunlar üzerinde idari irtifaklar kurma yetkisi verilmiş ve gerçek değerin peşin olarak ödenmesi ilkesi benimsenmiştir.

İtiraz

konusu maddede ne kamulaştırmadan ne de üzerinde tesisat yapılacak taşınmazmal

mülkiyetinin idariye geçeceğinden söz edilmiştir. Oysa malikin kamulaştıran

taşınmazmal üzerinde hukuki ilişkisinin, ortadan kalkması kamulaştırma

hukukunun ilkelerindendir. O halde idarece anılan maddeye dayanılarak bir

taşınmazda tesisat yapılması, hukuk açısından bir kamulaştırma veya idari

irtifak hakkı kurma olarak nitelendirilemez. Öte yandan taşınmazmal üzerinde

telgraf ve telefon tesisatı yapma yetkisi, malikin kullanma ve yararlanma

haklarının saklı tutulması koşuluyla sınırlanmış olduğundan, söz konusu hükümle

idareye, taşınmazmallara kamulaştırmasız elatma yetkisi tanınmış olduğu da

düşünülemez. Yapılacak tesisat ile malikin kullanma ve yararlanma haklarının

engelleneceği anlaşılan durumlarda ise, taşınmazın tümünün yada bir bölümünün

kamulaştırılması veya taşınmaz üzerinde idare irtifak kurulması yoluna

başvurulmak gerekir ki bu halde de itiraz konusu 14. madde değil,

kamulaştırmaya ilişkin yasa hükümleri uygulanabilir ve gerçek karşılığın

ödenmesi ilkesi de yine bu halde ileri sürülebilir.

Bu nedenlerden ötürü itiraz konusu madde ile Anayasa'nın 38. maddesi arasında ilişki kurmak ve bu maddenin Anayasa aykırılığını ileri sürmek olanağı yoktur.

Mahkemece ileri sürülmüş olmakla birlikte 406 sayılı Kanunun 14. maddesi, mülkiyet hakkı ile ilgili bulunduğundan itiraz, Anayasa'nın mülkiyet ve miras haklarını düzenleyen 36. maddesi açısından da incelenmiştir.

Anayasa'nın 36. maddesi şöyledir:

Madde 36 - "Herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."

Bu maddenin gerekçesinde "...artık mülkiyet hakkı, Roma Hukukundaki anlamda, ferdin toplum menfaatini dahi hesaba katmaksızın istediği gibi kullanabileceği bir hak, hudutsuz bir hürriyet niteliği taşımamaktadır. Batı medeniyetinin öncüleri olan ve kolektif iktisat temayüllerinden çok uzak bulunan memleketlerde ve hatta eski hukukumuzda dahi mülkiyet anlayışı, mülkiyetin aynı zamanda sosyal karaktere sahip bir hak olduğu yolundadır..." denilmektedir.

Doktrinde de yalnız sosyal yarara dayanan mülkiyetin ancak sosyal yarar ölçüsünde var olabileceği, Kanun Koyucunun mülkiyet hakkına sosyal ihtiyaçlara uygun ve onları karşılayan sınırlamalar getirebileceği kabul edilmektedir.

Anayasa Mahkemesi de mülkiyet hakkı ile ilgili kararlarında bu hakkı, sosyal yarar açısından ele almış ve Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hükümlerin anlamına uygun olarak sosyal yarar görüşüne üstünlük tanımıştır.

406 sayılı Kanunun itiraz konusu 14. maddesi, mülkiyet hakkının kimi koşullarla kayıtlamaktadır. Burada telgraf ve telefon gibi toplumu ilgilendiren bir haberleşme tesisinin gerçekleştirilmesi hedef tutulduğuna göre, mülkiyet hakkına konulan kayıtlamanın kamu yararına dayandığı ve kayıtlamanın maddedeki koşullar karşısında, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir yanı bulunmadığı meydandadır.

Bu

nedenlerle itiraz konusu madde Anayasa'nın 36. maddesinin ikinci fıkrasında yer

alan hükmün hem sözüne hem de özüne uygun düşmektedir. Uygulamadan doğacak sonuçlara

gelince: Maddenin incelenmesinden açıkça anlaşıldığı üzere PTT işletmesi arazi

ve deyiminin kapsamına giren taşınmazın içinde, emlak ve müessesat deyiminin

kapsamına giren taşınmazın dışında ve malikin kullanma ve yararlanma haklarına

engel olmayacak biçimde tesisat yapılabilecektir. İşletmece, emlak ve

müessesatın içinde tesisat yapılması ya da yapılan tesisat ile malikin kullanma

ve yararlanma haklarının engellenmesi hallerinde ise malikin yargı yerlerine

başvurabileceğinde kuşku yoktur. Maddede belirtilen arazi, emlak ve müessesat

deyimlerinin anlamı ve kapsamı, yürürlükteki yasalara göre davaya bakacak yargı

organlarınca belli edileceği için bu deyimler üzerinde durulmamıştır.

Açıklamaların tümü özetlenecek olursa, itiraz konusu madde Anayasa'nın ne 38. maddesine ne de öteki maddelerine aykırıdır.

Bu nedenlerle itirazın reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 14. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 7/4/1970 günündü oybirliğiyle karar verildi.

Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye Salim · Başol Üye A. · Şeref Kocaoğlu Üye Fazlı · Öztan Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Muhittin · Taylan Üye İhsan · Ecemiş Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Muhittin · Gürün

Anayasa Mahkemesi, E. 1969/70, K. 1970/19, 7 Nisan 1970 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1969/70
Karar No
1970/19
Tarih
7 Nisan 1970

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1969/69 K.1970/18
  • AYM Norm Denetimi E.1970/23 K.1970/20
  • AYM Norm Denetimi E.1969/45 K.1970/21
  • AYM Norm Denetimi E.1969/67 K.1970/22
  • AYM Norm Denetimi E.1970/21 K.1970/24
  • AYM Norm Denetimi E.1970/7 K.1970/23

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.