İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1972/14 K.1972/34

Resmi Gazete tarih/sayı:11.1.1973/14418

Esas1972/14Karar1972/34Tarih22 Haziran 1972Okuma23 dk · 4.624 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
22 Haziran 1972
Esas Sayısı
1972/14
Karar Sayısı
1972/34
Karar Günü
22/6/1972
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.624 kelime·23 dk okuma·26 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:11.1.1973/14418

İstemde bulunan : Danıştay 12 nci Dairesi.

İstemin konusu : 14/8/1942 günlü 4303 sayılı "Mersin Limanının Devlet Demiryolları ve Limanları Umum Müdürlüğünce işletilmesi "hakkında Kanun" un 2 nci maddesinin (A) bendinin ikinci fıkrasında Genel Müdürlüğün tekeli altında yapacağı belirtilen işlerden petrolle ilgili olanları ayrık tutan kuralın Anayasa'ya aykırılığı nedeni ile iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.

I-

OLAY

Petrol

işleri ile uğraşan bir ortaklığın vekilince Danıştay 12 nci Dairesinde açılan

davada Mersin Limanında müvekkili ortaklıkça belli tarihlerde petrol yükletilip

boşaltılmış olması nedeniyle Devlet Demiryolları işletmesince yükleme,

boşaltma, geçme ve depo parası olarak alınan paranın bu işlerin 4303 sayılı

Yasa'nın 2 nci maddesinin (A) bendinin ikinci fıkrası uyarınca işletmenin

tekeli dışında tutulması dolayısiyle haksız alındığı ileri sürülerek geri

istenmesi üzerine başvurmalarının reddine ilişkin Genel Müdürlük kararının

iptali istenilmiştir. Danıştay bu davada davacı vekilince dayanılan ve Mersin

Limanında petrol yükleme ve boşaltma işlerini Devlet Demiryolları Gene]

Müdürlüğünün tekeli dışında tutan 4303 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesinin (A)

bendinin ikinci fıkrasındaki kuralı kendiliğinden Anayasaya aykırı görerek

davayı durdurmuş ve konunun karara bağlanması sı için Anayasa Mahkemesine

başvurmuştur.

İstemde bulunan mahkemenin gerekçesi özeti :

1- Davacı vekili, davalı Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünün müvekkilinin isteminin reddine ilişkin kararının iptali davasında Mersin Limanının Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünce işletilmesine ilişkin bulunan 4303 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesinin (A) fıkrasının son bölümündeki tekelden ayrık tutma kuralına dayanmaktadır. Bu durum karşısında bu kuralın davada uygulanacak kural olduğu açıktır ve davaya bakan Daire bunun Anayasa'ya aykırılığını ileri sürerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir.

Davalı vekili dava dilekçesine verdiği karşılık yazısında 6186 sayılı Yasa'nın İşletmenin kuruluşu ile hak ve borçlarını yeni baştan ve bütün genişliğiyle düzenlenmiş olması karşısında 4303 sayılı Yasa'nın kaldırılmış bulunduğunu ileri sürdüğünden bu yön üzerinde durulmuş savunma yersiz görülmüştür; çünkü, 6186 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İsletmesi Kuruluş Yasa'sının İşletmenin tekeli altında yapacağı işleri sayan 3 ncü maddesinde petrol ve türevlerini bu tekelden ayrık tutan bir kural yer almamakta ise de bu Yasa ile kaldırılan Yasa'ların sayıldığı 28 nci maddede 4303 sayılı Yasa'nın yürürlükten kaldırıldığı konusunda bir açıklama dahi bulunmamaktadır

Şu duruma göre Mersin Limanına ilişkin özel kuralları kapsayan 4303 sayılı Yasanın bugün yürürlükte olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, görev konusu Uyuşmazlık Mahkemesince karara bağlanıncaya değin benzer davaları çözen Mersin Mahkemesi, 4303 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu ilkesini benimseyip, savunmayı reddederek davacıyı haklı bulmuş, mahkeme kararı Yargıtay Ticaret Dairesince onanarak anılan Yasa'nın yürürlükte bulunduğu Yargıtay'ca dahi kabul edilmiştir.

2)

Ülkemizdeki limanlardan Derince, Haydarpaşa, Samsun, Mersin ve İskenderun

Limanları Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları işletmesi Genel Müdürlüğünce

işletilmektedir. İskenderun Limanına ilişkin 4301 sayılı Yasa ile Mersin

Limanına ilişkin ve bu davada uygulanması gereken 4303 sayılı Yasa'da

iskenderun ve Mersin Limanlarının işletilmeleri tekeli Genel Müdürlüğe

verilmekte, ancak özel bir kuralla petrol ve türevlerinin özel araçlarla

yükleme ve boşaltılması işleri Genel Müdürlüğün bu tekeli dışında bırakılmakta,

öbür limanlar için Yasalarda böyle bir ayrık kural öngörülmemektedir; bunun

sonucu olarak Genel Müdürlük öbür limanlardaki petrol yükleme ve

boşaltmalarında, tekel hakkına dayanarak tarifesi uyarınca yükleme, boşaltma,

geçiş ve depo parası alabilmektedir.

Bu

açıklamalara göre tartışma konusu kural gereğince Mersin Limanında öteki

limanlardan başka bir durum bulunmakta, bu limandaki petrol ve türevlerinin

yüklenme ve boşaltılması işlerinde Gene! Müdürlüğün tekeli açısından ayırım

gözetilmiş olmaktadır. Gerçekten; hem Mersin Limanında yükletilip boşaltılan

öteki mallarla petrol ve türevleri arasında bir ayrım, hem de Türkiye'nin

İskenderun'dan başka limanlan ile Mersin Limanında yapılan petrol ve

türevlerinin yükleme boşaltma işleri arasında bir ayrım bulunmaktadır. İşin

özüne bakılırsa bu ayrımları haklı gösteren hiç bir neden bugün için ileri

sürülemez. Demek ki bu ayırım, Mersin Limanında petrol ve türevlerinin yüklenme

ve boşaltılması ile uğraşan birtakım petrol ortaklıkları için bir ayrıcalık

oluşturmakta ve bundan ötürü tartışma konusu kural, Anayasa'nın 12 nci

maddesine aykırı bulunmaktadır.

3)

Hukuk devleti ilkesi yasaların genellik taşımasını gerektirmektedir. Yasalara

belli işle uğraşan gerçek veya tüzel kişilerin bir bölümü açısından özel kuralı

haklı kılan kamu yararı bulunmaksızın ötekilerin bağlı olduklarından başka

kurallar konulması hukuk devleti ilkesinin gereklerinden bu liman yasaların

genelliği ilkesi ile bağdaşamayacağından tartışma konusu kural bu açıdan

Anayasa'nın 2 nci maddesinde anılan hukuk devleti ilkesine dahi aykırı

bulunmaktadır. Gerçekten Anayasa Mahkemesinin 15/11/1967 günlü, 1967/20 sayılı

kararında kamu yararı düşüncesi olmaksızın başka deyimle, yalnızca özel

çıkarlar için yada belli kişilerin yararına olarak herhangi bir yasanın kabul

edilemeyeceği, böyle bir tutumun hukuk devleti ilkesini kapsayan Anayasa'nın 2

nci maddesine aykırı düşeceği kesinlikle belirtilmiştir.

4)

Mersin Limanına ilişkin 4303 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi ile bu Limana

ilişkin bütün işler için Genel Müdürlük yararına tekel hakkı tanınmıştır. Tekel

hakkının tanınmasında hak sahibine gelir sağlama düşüncesi önemli bir etkendir.

Tekelin konusu olan İşler özel araç ve tesislerle yapılsa dahi, tekel sahibi,

hakkına dayanarak ve öbür işlere göre daha küçük bir tarife uygulayarak ücret

almaktadır. Ancak 4303 sayılı Yasa petrol ve türevlerine ilişkin işleri,

tartışma konusu ayrık kurala bu hakkın dışında bırakmıştır. Bu kuralın

gerekçesinde de bu işlerin liman tekeli örgütünce görülmediği ileri

sürülmektedir. 1942 de sürüp gitmekte olan İkinci Dünya Savaşının Akdeniz

Bölgesine yayılmış olması üzerine ortaya çıkan olağanüstü durum dolayısiyle

Yurdumuzun deniz yolu ile yapılmakta olan mal getirip götürme işleri İskenderun

ve Mersin Limanları ile sınırlandırılmış, Mersin Liman ortaklığının anmalı ile

kuruluşu ve çalışma düzeninin ise özel bir önem kazanan kamu içlerini

göremeyecek bir duruma düşmüş olması gözönüne alınarak Liman Ortaklığı işlerine

el konulmuş işlerine el konulmuş ve bu işlerin görülmesi görevi 4303 sayılı

Yasa ile Genel Müdürlüğe verilmiştir. Savaş içinde topraklarında petrol

çıkaramayan bir ülke için petrol getirtmenin önemi acıktır. Petrol ve

türevlerinin tartışma konusu kural ile tekel dışında bırakılması zaman için

haklı gösterilebilirse de bugünkü toplumsal ve iktisadî gelişme bu gelişmenin

1961 Anayasa'sında yansıtılmış bulunan ilkeleri karşısında böyle bir ayrıcalığı

haklı kılacak bir kamu yararı artık söz konusu edilemez.

IV-

İPTALİ İSTENİLEN YASA KURALI

14/8/1942 günlü, 4303 sayılı Mersin Limanının Devlet Demiryolları ve Limanları İşletme Umum Müdürlüğünce işletilmesi hakkında Kanun : (Düstur - 3 üncü Tertip, Cilt 23, 2 nci basılış, sayfa 750)

Madde 2- Devlet Demiryolları ve Limanlan işletme Umum Müdürlüğü Mersin Limanının, icra Vekilleri Heyetince tayin ve tahdit edilecek hududu dahilinde aşağıda yazılı hizmetleri inhisar şeklinde yapar:

A)

Yolcuların beraberlerindeki zat ve hane eşyası hariç olmak üzere, bilumum eşyanın ve gemilere ait yakacak maddelerinin yükleme, boşaltma ve aktarma işleri :

(Otuz rüsum tonilâtosuna kadar "otuz dahil" gemilerin gerek liman dahilinde kıyıdan kıyıya ve gerekse liman haricinden limana ve limandan liman haricine yapacağı nakliyat ve hamulesinin yükleme, boşaltma ve aktarmaları ve bir de petrol ve müştaklarının konulmasına ve muhafaza edilmesine tahsis edilmiş mahallerde bu mahallerin veya gemilerin hususî tertibatlı vasıtalariyle ve bu mahallerden aynı veçhile yükletilmesi ve boşaltılması ve aktarma edilmesi işleri bu hükümden müstesnadır.)

V-

KONU İLE İLGİLİ ANAYASA KURALLARI

Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Madde 12- Herkes, dil ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin, kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

VI-

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca, Muhittin Taylan, Avnî Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Ziya Önel, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmaları ile yapılan 4/5/1972 günlü ilk inceleme toplantısında, dosyanın eksimi bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

VII-

ESASIN İNCELENMESİ

Esasa ilişkin rapor ile dosyadaki kâğıtlar, itiraz konusu Yasa metni ile dayanılan Anayasa metinleri ve bunlara ilişkin yasama belceleri ve konu ile ilgili öteki metinler incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü :

l- İtiraz konusu yasanın yürürlüğü sorunu :

Danıştay kararının gerekçeleri ve dosyadaki belgelerde ileri sürülen görüşler karşısında ilk önce itiraz konusu Yasa'nın yürürlükte bulunup bulunmadığı sorununun tartışılması gerekli bulunmuş ve ilk inceleme evresinde tartışma konusu edilmiş olmayan bu yönün şimdi görüşülmesine bir engel olmadığından, konunun incelenmesine geçilmiştir.

Danıştaydaki

davada davalı bulunan Devlet Demiryolları işletmesi Genel Müdürlüğü kendi

kuruluşuna ilişkin bulunan 22/7/1953 günlü, 6186 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Devlet Demiryolları işletmesi Kuruluş Kanunu (Düstur - 3 üncü Tertip, Cilt 34.

sayfa 1694 ve sonrası.) adını taşıyan Yasa kuralları ile Mersin Limanına

ilişkin Yasa'nın dolaylı olarak yürürlükten kaldırılmış bulunduğunu ileri

sürmektedir. Bu türlü davaların idarî yargıda bakılacağına ilişkin Uyuşmazlık

Mahkemesi Kararından önce buna benzer davalara bakmış bulunan Mersin

Mahkemesine karşı da benzer itiraz Genel Müdürlükçe ileri sürülmüş ise de

reddolunmuş ve Mersin Mahkemesinin davacının isteminin haklılığına ilişkin

kararlan Yargıtay Ticaret Dairesince onanmıştır. (Danıştay'dan gönderilen karar

örnekleri.) Danıştay'da açılan davada dahi ileri sürülen bu itiraz Danıştay 12

nci Dairesince reddedilmiş bulunmaktadır. (Yukarıda II/1 sayılı bölüm).

Davalı

Genel Müdürlüğün az önce anılan Kuruluş Yasa'sının onun kuruluşunu ve

görevlerini bütün genişliği ile düzenlediği görülmektedir. Bu durum ile 6186

sayılı Yasa genel kurallar kapsayan bir Yasa durumundadır; oysa 4303 sayılı

Yasa yalnızca Mersin Limanına ilişkin özel kuralları içermektedir. Genel

Kuralları kapsayan bir Yasa'nın kabul edilmesiyle özel kuralları kapsayan

Yasa'nın üstü örtülü olarak kaldırılmış sayılmayacağı, hukukun genel

kurallarındandır. Kaldırmış bulunduğu yasaları teker teker gösteren 6186 sayılı

Yasa'nın 28 inci maddesinde bildirilen yasalar arasında 4303 sayılı Yasaya, yer

verilmiş değildir. Bu nedenlerle İtiraz konusu kuralı kapsayan Yasa'nın üstü

örtülü olarak kaldırılmış bulunduğu kabul edilemez. Bir an için Mersin

Limanının işletilmesine ilişkin kuralların 6186 sayılı Yasa'nın öngördüğü kurallarla

bağdaştırılmasına olanak bulunmaması nedeniyle 4303 sayılı Yasa'nın liman

işletmesinin işleyişine ilişkin kurallarının kaldırılmış sayılmasının bir

zorunluk olduğu kabul edilse bile, petrol ve türevlerinin yükletilmesi,

boşaltılması ve aktarılması işlerinin Genel Müdürlüğe tanınan tekel hakkının

kapsamı dışında bırakıldığını bildiren ayrık kuralın, 6186 sayılı Yasa'nın

öngördüğü düzenle bağdaştırılamayacağının gösteren herhangi bir gerekçe

bulunmadığı, için hiç değilse itiraz konusu özel ve ayrık kuralın yürürlükte

olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim dosyada örneği bulunan iki Yargıtay

karan ile de 4303 sayılı Yasa'nın yürürlükte bulunduğunun kabul edilmiş ve

Danıştay 12 nci Dairesince de aynı sonuca varılmış olması, bu görüşü ayrıca

desteklemektedir.

Anayasa

Mahkemesi bir mahkemeden kendisine ulaştırılan Anayasa'ya aykırılık savlarının

incelenmesinde Anayasa'ya aykırılık savına konu olan yasa kuralının yürürlükte

olup olmadığını sorununu yalnızca kendisine başvuran bir mahkemenin

bakmakta olduğu dâvada uygulayacağı bir kuralın bulunup bulunmadığını belirleme

açısından inceleyebilir ve böylece kendisine getirilen Anayasa'ya aykırılık

savının Anayasa'nın değişik 151 inci maddesindeki koşula uygun olup olmadığını

saptar, yoksa Anayasa Mahkemesi öteki mahkemelerin verdikleri kararların hukuka

uygunluğunu denetlemekle görevli bir mahkeme değildir. Bu dâvada Danıştay'ın

itiraz konusu kuralın yürürlükte olduğunu kabul etmesinin hukuksal dayanağı

bulunması karşısında, yanlış olduğu kesinlikle saptanamayan Danıştay kararının

tersine bir görüsü benimseyerek sonuca varamaz. Onun Anayasa'ya aykırı

kuralların ayıklanmasını sağlamak olan kuruluş nedeni dahi, bu biçimde bir

yorumu haklı kılar.

Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü itiraz konusu kuralın yürürlükte bulunduğu sonucuna varılmış ve Anayasa'ya aykırılık sorununun incelenmesine geçilmiştir.

Avni Givda, Fazıl Uluocak, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Lûtfi Ömerbaş ve Ahmet H. Boyacıoğlu itiraz konusu kuralın yürürlükte bulunduğu görüşüne katılmamışlardır,

2- İtiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılığı sorunu :

Devlet

Demiryolları Genel Müdürlüğünün işletilmesi kendisine bırakılmış bütün

limanlarda tekel hakkına sahip bulunduğu ve bu hakkın petrol ve türevlerinin

yükletilmesi, boşaltılması ile aktarılması işlerini de kapsadığı, 6186 sayılı

Yasadan .anlaşılmakta ve yine bu Yasada tekelin kapsamı bakımından yükleme,

boşaltma ve aktarma ilerinin ilgililerin özel tesisleri ile yapılıp yapılmaması

arasında herhangi bir ayırım gözetilmiş bulunmamaktadır. (6186 sayılı Yasa

madde 2, l, b; madde 3). Bundan başka 27 Ocak 1954 günlü 6237 sayılı (Limanlar

inşaatı hakkında Kanun) adlı Yasa (Düstur 3. Tertip, Cilt 35, sayfa 239)

gereğince Devletçe yeniden yaptırılıp bu Yasanın dördüncü maddesi uyarınca

işletilmesi 6/1364 sayılı, 1/2/1963 günlü Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Genel

Müdürlüğe bırakılan Mersin Limanında petrol ve türevlerinin yükletme, boşaltma

ve aktarma alanlarının Devlet Demiryollarına verilen liman alanı dışında

tutulduğunu gösteren bir yazı yoktur. Demek ki petrol ve türevlerine ilişkin

söz konusu işler, liman alanı içinde yapılmaktadır. Liman alanında yapılan

bütün malların yükleme ve boşaltma ve aktarma işleri tekel kapsamı içinde iken

petrol ve türevleri tartışma konusu kural ile bu kapsamın dışında bırakılarak

öteki mallarla petrol ve türevleri arasında açık bir ayrım gözetilmiş

bulunmaktadır. Gerçekten petrol ve türevlerinin yükleme, boşaltma ve aktarma

işleri için bunların sahipleri Devlet Demiryollarına herhangi bir para

ödemekten bağışık tutulmuş iken öteki malların sahipleri bütün bu isler için

bunları kendi araçları ile yapmış olsalar bile tarife uyarınca birtakım

paraları Genel Müdürlüğe ödemek zorundadırlar. Yine Devlet Demiryollarının

işletmekte bulunduğu öteki limanlarda bütün mal sahipleri gibi petrol ve

türevlerinin sahipleri de mallarının yükletilmesi, boşaltılması, aktarılması

işleri için tarifesine göre Devlet Demiryollarına para ödemekte iken Mersin

Limanında petrol ve türevlerinin üzerinde özdeş işlerin yapılması dolayısiyle

bu malların sahipleri herhangi bir şey ödememekte ve böylece ötekî limanlarda

özdeş işleri yaptıran kişilerle Mersin Limanında bu işleri yaptıran kişiler

arasında dahi bir ayrım doğmaktadır.

a)

Anayasa'nın 12 nci maddesindeki yasa önünde eşitlik ilkesi gereğince benzer

durumlarda bulunan kişilerin benzer hukuk kurallarına bağlı tutulmaları

gerektiği gibi benzer durumda bulunan kişilerin başka başka kurallara bağlı

tutulmaları içinde haklı bir nedenin var olması zorunludur. İtiraz konusu

kuralın gerekçesi olarak petrole ilişkin işlerin Devlet Demiryollarının

araçları ile yapılmamakta olması gösterilmekte ise de bu gerekçe tek başına

kuralı haklı göstermeye yeterli değildir; çünkü tekel kurulmasının başlıca

ereği Devlete ya doğrudan doğruya ya da Tekeli işleten kuruluş aracılığı ile

gelir sağlamaktır. Osmanlı döneminden beri tanınmış olan tekel haklarının

başlıca ereğinin bu olduğu, bunlara ilişkin belgelerden anlaşılmaktadır. Mersin

Limanındaki işlerin görülmesinde petrol ortaklıklarının dâvâlı Genel

Müdürlüğünün araçlarından yararlanmadıkları varsayılsa bile kullanma yetkisi,

Demiryollarına bırakılan alandan söz konusu işler için yararlandıkları bir

gerçektir ve bundan ötürü bu alandan petrol ortaklıklarının hiç bir şey

ödemeden yararlanmaları haklı görülemez. Ancak itiraz konusu kuralı kapsayan

yasa'nın kabul edildiği 1942 yılında ikinci Dünya Savaşının bütün sertliği ile

sürüp gitmekte olduğu, savaş yüzünden Türkiye'ye deniz yolu ile girebilecek

malların ancak Mersin Lima m gibi bir kaç limandan girebilmesi durumunun doğduğu

savaşın yürütülmesinde pek önemli bir nesne olan petrolün o zamanlar Türkiye'de

üretilmediği ve dışarıdan petrol gelmesinin ise ancak Mersin ve İskenderun

Limanlarından yararlanma yolu ile olabileceği ve yine mal satmak konusunda

çekingen davranan petrol satıcılarına Türkiye ye petrol getirmeleri için bir

takım önemli kolaylıklar sağlanması gerektiği gözönünde tutulunca o zaman için

bu kuralın yerinde bir tedbir niteliğini gösterdiği ve 4303 sayılı Yasa'nın bu

yoldaki genel gerekçesinin haklı olduğu anlaşılır. Bugün ise savaş sona ermiş,

Ülkemizin petrol ve türevlerine olan gereksinmesinin bir bölümünün içerden

sağlanması ve bir çok yerlerden rahatlıkla petrol ve türevlerinin satın alınıp

Türkiye'nin bir çok limanlarından ülkeye sokulması olanağı doğmuş ve böylece ne

petrol bulup ülkeye getirmenin bir zorunluluğu, ne de Mersin Limanının bu

konuda bir özelliği kalmıştır. Demek ki yasanın yapıldığı zaman için haklı

neden oluşturan durumlar, bugün için sona ermiş ve böylece ortada bir haklı

neden kalmamıştır. Buna göre konulduğu sıradaki koşullar bakımından yasa önünde

eşitlik ilkesine uygun bulunan tartışma konusu kural bugün bu ilkeye aykırı bir

duruma düşmüştür ve bu nedenle iptali gerekir.

b)

Anayasa'nın 2 nci maddesinde tanımlandığı üzere Devletimiz bir hukuk

devletidir. Anayasa Mahkemesinin bir kararında yazıldığı gibi Anayasa'nın hukuk

devleti ilkesinin öğeleri arasında yasaların kamu yararına dayanması ilkesi

vardır. Bu ilkenin anlamı kamu yararı düşüncesi olmaksızın başka deyimle

yalnızca özel çıkarlar veya yalnızca belli kişilerin yararına olarak her hangi

bir yasa kuralının konulamayacağıdır. Buna göre çıkarılması için kamu yaran

bulunmayan bir yasa kuralı, Anayasa'nın 2nci maddesine aykırı nitelikte olur ve

dâva açıldığında iptali gerekir. (Anayasa Mahkemesinin 27/6/1967 günlü

63/145-67/20 sayılı kararı - Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, sayı 5 sayfa

115 ve sonrası) Bu böyle olduğu gibi Anayasa Mahkemesinin gayrimenkul kiraları

hakkındaki 6570 sayılı Kanunun birtakım maddelerinin iptaline ilişkin kararında

belirtildiği üzere çıkarıldığı zaman için kamu yararına dayanan bir kuralın,

koşulların değişmesi sonucunda, kamu yararını karşılayamaz duruma geldiğinde

dahi iptali gerekir. (Anayasa Mahkemesinin 26/3/1963 günlü 63/3-67 sayılı

kararı - Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi sayı l, sayfa 121)

Bu kararlan itiraz konusu yasa kuralına uygulayacak olursak görürüz ki (a) bendinde açıklandığı üzere kuralın konulduğu gündeki kamu yaran düşüncesi artık geçerli bulunmadığından bu kural Anayasa'nın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine dahi aykırı bir duruma girmiştir ve bundan ötürü de iptali gerekir.

Avni Givda, Fazıl Uluocak, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar ve Lûtfi Ömerbaş kuralın Anayasa'ya aykırılığı görüşüne katılmamışlardır,

SONUÇ

:

4303 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin A bendinin ikinci fıkrasında yer alan ve (......... ve bir de petrol ve müştaklarının konulmasına ve muhafaza edilmesine tahsis edilmiş mahallerde bu mahallerin veya gemilerin hususi tertibatlı vasıtaları ile ve bu mahallerden aynı veçhile yükletilmesi ve boşaltılması ve aktarma edilmesi işleri) ni Devlet Demiryolları İşletmesi tekeli dışında bırakan itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline Avni Givda, Fazıl Uluocak, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar ve Lûtfi Ömerbaş'ın karşıoylariyle ve oyçokluğu ile 22/6/1972 gününde karar verildi.

Başkan

Muhittin Taylan

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Sait Koçak

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Şahap Arıç

Üye

İhsan Ecemiş

Üye

Recai Seçkin

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Kâni Vrana

KARŞIOY

YAZISI

I-

4303 SAYILI KANUNUN 2. MADDESİNİN A BENDİNİN İKİNCİ FIKRASINDAKİ İTİRAZ VE

İNCELEME KONUSU KURALIN YÜRÜRLÜKTE BULUNUP BULUNMADIĞI SORUNU

Satın alma mukavelesi 4302 sayılı Kanunla onanan Mersin Limanının işletilmesi 20/8/1942 gününde yürürlüğe giren 14/8/1942 günlü, 4303 sayılı Kanunla Devlet Demiryolları ve Limanları İşletme Umum Müdürlüğüne devrolduktan sonra 28/5/1927 günlü, 1042 sayılı Kanun ve ekleri uyarınca yönetmelikte olan bu Genel Müdürlük 29/7/1953 gününde yürürlüğe giren 22/7/1953 günlü, 6186 sayılı Kanunla kaldırılmış ve yerine Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları işletmesi kurulmuştur.

6186

sayılı Yasanın 2. maddesinde (I/b fıkrası) Devletçe kendisine verilmiş

demiryollarına bağlı liman, rıhtım ve iskelelerden işletilmesi Hükümetçe kendisine

bırakılanları işletmek T. C. Devlet Demiryolları İşletmesinin mecburî

görevlerinden olarak belirlenmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde bu çeşit

liman, rıhtım ve iskelelerde İşletmenin tekel altında yapacağı işler

gösterilmiştir. Bunlar arasında 300 rüsum tonilâtosuna kadar makineli ve

makinesiz gemilerin yükleme, boşaltma ve aktarma işleriyle yolcu beraberindeki

kişi ve ev eşyası dışında ticaret eşyasının her türlü yükleme, boşaltma,

aktarma ve hamallık işleri (a fıkrası), 300 rüsum tonilâtosundan yukarı

gemilerin ihrakiyelerini yükleme, boşaltma ve aktarma işleri (b fıkrası), her

cins yakıtlar ile her nevi akaryakıt tesisleri kurup işletmek (b fıkrası)

vardır 4303 sayılı Kanunun 2. maddesinin A bendinin ikinci fıkrasındaki itiraz

konusu, tekel dışında tutma hükmünün benzeri bir kural, herhangi bir liman

yönünden, maddede yer almış değildir.

Bundan

sonra 1963 yılında yeni bir durum daha oluşmuştur. 4/2/-1954 gününde yürürlüğe

girerek Bayındırlık Bakanlığınca iskele, rıhtım, mendirek barınak ve liman yaptırılması

konusunu düzenleyen ve 4. maddesiyle de inşaları tamamlanan tesislerin,

kararlaştırılacak esaslar gereğince ilgisine göre işletme teşekküllerine, özel

idarelere veya belediyelere devri için Bakanlar Kuruluna yetki tanıyan

27/1/1954 günlü, 6237 sayılı "Limanlar inşaatı" hakkındaki Kanun

uyarınca 1954 yılında yeniden ele alınan Mersin Limanının inşası bitmiş ve

inşaatı tamamlanan öteki üç limanla birlikte bu liman ve ilgili tesisler 6186

ve 6237 sayılı Kanunlar gereğince ve 6186 sayılı Kanunun 17. maddesinin (b)

fıkrasına göre sermayesine sayılmak üzere Bakanlar Kurulunun 1/2/1963 günlü,

6/1364 sayılı kararı ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları işletme Genel

Müdürlüğüne devredilmiş; böylece Mersin limanı artık yalnızca 6186 sayılı Yasa

kapsamına giren yeni bir nitelik kazanmıştır. Şu duruma göre 4303 sayılı

Kanunun 2. maddesinin A bendinin ikinci fıkrasındaki inceleme konusu istisna

kuralının bu liman yönünden hukukça halâ geçerli, yürürlükte bir hüküm

sayılmasına olanak yoktur. Böyle olunca da, mahkemeler aksi görüşte bulunsalar

dahi, 1969 yılına ilişkin tarife uygulaması anlaşmazlığından doğan ve Danıştay

12. Dairesinin 1969/2942 esas sayısını taşıyan dâva dolayısiyle itiraz konusu

kuralın geçerlik ve yürürlükte imişçesine ve mahkemenin bakmakta olduğu dâvada

uygulayacağı bir hükümmüş gibi Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabilmesi

düşünülemez. Anayasa'nın değişik 151. maddesine uymayan başvurmanın, başvuran

mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekir.

II-

İTİRAZ KONUSU KURALIN ANAYASAYA AYKIRI OLUP OLMADIĞI SORUNU

4303 sayılı Kanunun 2. maddesinde Devlet Demiryolları ve Limanlan işletmesinin Mersin Limanı sınırlan içinde kendi tekeli altında göreceği hizmetler belirlenmiştir. Tekel dışında bırakılan hizmetler de :

a) Yolcuların yanlarındaki kişi ve ev eşyası

b) 30 rüsum tonilâtosuna kadar gemilerin gerek liman dahilinde kıyıdan kıyıya gerekse liman dışından limana ve limandan liman dışına taşıma ve yüklerinin yükleme, boşaltma ve aktarma işleri

c) Petrol ve müştaklarının konulmasına ve muhafaza edilmesine tahsis olunmuş yerlerde bu yerlerin veya gemilerin özel tertibatlı vasıtalariyle ve bu yerlerden aynı biçimde yükletilmesi, boşaltılması, aktarılması işleri

ç)

Dalgıçlık işlerine ilişkin teşkilâtın kurulması ve dalgıçlık işlerinin

görülmesi konusunda geçici olarak gerçek veya tüzel kişilere Ulaştırma

Bakanlığınca izin verilmesi ile sınırlı olarak aynı maddede yer almıştır.

İtiraz ve inceleme konusu, bilindiği gibi, tekel dışında olup da yukarıda c

fıkrasında açıklanan petrol ve müştaklarına ilişkin işlerdir. Yalnız Mersin

Limanını ilgilendirir bir kanun olan 4303 sayılı Yasanın bu kuralının kanun

önünde eşitliği bozacak, herhangi bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfta

imtiyaz tanınmasına yönelmiş yönü yoktur. Kural Mersin Limanından bu alanda

yararlanacak tüm gerçek ve tüzel kişilere açıktır. Öte yandan çalışma ve

sözleşme hürriyetini ve özel teşebbüsler kurma serbestliğini kabul etmiş

(Anayasa madde 40) bir hukuk devletinde, bu nitelikler tekel düzeninin

olabildiğince dar bir alanda işlemesini gerekli kılar. Onun içindir ki bir

tekel alanını daraltan her hüküm çelişmek şöyle dursun, Anayasa ile ancak

uyuşur. Kamu yaran ve haklı neden yönüne gelince Anayasa Mahkemesince yapılan

incelemeler itiraz konusu kuralın öylece kalmasından değil de bu kuralın

kapsadığı işlerin de tekel alanı içine alınmasında kamu yararı bulunduğunu ve

haklı nedenin kalktığını kesinlikle ve isabetle saptayacak verileri ortaya

koymuş değildir Çoğunluk kararının dayanaklarından biri olan bu gerekçe de

böylece desteksiz, ortada kalmaktadır.

Özetlemek gerekirse itiraz ve inceleme konusu kural Anayasa'ya aykırı değildir; itirazın reddine karar verilmesi gerekir.

III-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Anayasa Mahkemesinin 1972/14 - 34 sayılı 22/6/1972 günlü kararına yukarıda yazılı nedenlerle karşıyız.

Üye

Mustafa Karaoğlu

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

KARŞIOY

YAZISI

T.

C. D. D. İşletmesini kuran ve bu işletmenin mecburî görevlerini ve tekeli

altında yapacağı işleri gösteren 22/7/1953 günlü ve 6186 sayılı Kanunun itiraz

konusu hükmün taalluk ettiği sahada yeni hükümler getirdiği gibi, Bayındırlık

Bakanlığınca iskele, rıhtım, mendirek, barınak ve liman yaptırılmasını

düzenleyen ve inşaası tamamlanan tesislerin kararlaştırılacak esaslara göre

işletilmek üzere ilgili işletme kuruluşlarına devri konusunda Bakanlar Kuruluna

yetki tanıyan 27/1/1954 günlü ve 6233 sayın Kanun yürürlüğe girmiş ve bundan

sonra inşaası tamamlanan Mersin Limanı ve tesisleri sözü geçen kanunlara

müsteniden, Bakanlar Kurulu karan ile, 1963 yılında T. C. Devlet Demir Yollan

işletmesi Genel Müdürlüğüne devir edilerek 6186 sayılı Kanunun kapsamına girmiş

bulunmaktadır. Bu durum karşısında itiraz konusu hükmün Mersin Limanı hakkında

uygulanma olanağı kalmamıştır.

Anayasa'ya

aykırılığı yönüne gelince; bütün malların liman alanı içinde yapılan yükleme,

boşaltma ve aktarma işleri tekel kapsamı içinde iken yalnız petrol türevlerinin

bu tekelin dışında tutulması belli kişi veya zümrelere imtiyaz tanımak

sayılamıyacağı gibi, kanun karşısında eşitlik ilkesine aykırı bir yönü de

yoktur. Çünkü hüküm benzeri isleri yapan herkesin yararlanmasına açık genel bir

kuraldır. Öte yandan tekel yolu yalnız bir gelir sağlama yolu olmayıp başka

amaçlar da güdülebileceğinden uygulanmasında mallar arasında bir ayrım

yapılması da gerekebilir. Nitekim incelenen hükmün konulmasında haklı bir

gerekçeye dayandığı çoğunlukça da kabul edilmiş ve ancak bu gün için artık bu

gerekçenin geçerli olmadığı görüşü ileri sürülmüştür ki, bir yandan kural

olarak mümkün olduğu kadar dar alanda kalması gereken bir tekeli genişletici

sonucu ve bir yandan da yeterli bir sebebe dayanmadan Kanun Koyucunun takdir

sahasına girme sayılabilecek niteliği bakımından bu görüşe katılmıyorum.

Bu sebeple kararın bu yönlere ilişkin bölümlerine karşıyım.

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Ahmet Akar

Sayın İhsan Ecemiş'in yukarıda yazılı görüş ve düşüncelerine katılıyorum.

Üye

İhsan Ecemiş

Sayın İhsan Ecemiş'in karşıoy yazısına katılıyorum.

Üye

Fazıl Uluocak

KARŞIOY

YAZISI

l- Mersin Limanının işletmesi 4303 sayılı Kanunla Devlet Demiryolları ve Limanlan İşletme Umum Müdürlüğüne devrolunmuştur. Ancak 1953 yılında yürürlüğe giren 6186 sayılı Kanunla, Devlet Demiryolları ve Limanlan işletme Umum Müdürlüğü kaldırılmış ve onun yerine Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yollan İşletmesi kurulmuştur. 6186 sayılı Kanunun 2. maddesi, Hükümetçe öngörülen kimi liman, rıhtım ve iskelelerin işletilmesini Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesine, görev olarak, vermiş bulunmaktadır.

Kaldı ki, 6237 sayılı Kanunun tanıdığı yetkiye dayanılarak verilen 1/2/1963 günlü Bakanlar Kurulu kararı ile, yapımı bitmiş olan Mersin Limanının işletilmesi de, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yollan İşletme Genel Müdürlüğüne devredilmiştir. Hal böyle olunca 4303 sayılı Kanunda yer alan itiraz konusu hükmün, artık yürürlükte olmadığı ve bu nedenle de dâvaya bakmakta olan Danıştay'ın ilgili dairesinin konuyu Anayasa'ya aykırılık görüşü ile Anayasa Mahkemesine getirmeye yetkili bulunmadığı açığa çıkmış olur.

2- 4303 sayılı Kanun yürürlükte olsa bile, bu Kanunun itiraz konusu hükmünün, yalnız Mersin Limanı için belli ettiği kuralın, eşitliği bozan veya imtiyaz yaratan bir yönü yoktur. Çünkü kural, Mersin Limanından (Petrol ve müştakları alanında) yararlanacak tüm gerçek ve tüzel kişiler için genel bir nitelik taşımaktadır.

Hüküm bu nedenle Anayasa'ya aykırı değildir.

Üye

Halit Zarbun

KARŞIOY

YAZISI

İtiraz konusu yasanın yürürlükte olup olmadığı :

1- Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabilmesi bakımından Mahkemelerin Anayasa Mahkemesine başvurabilme koşullan, Anayasa'nın değişik 151 inci ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27 nci maddelerinde gösterilmiştir.

Bu

koşullar arasında bulunan ve Anayasa'nın 151. maddesinde "uygulanacak bir

kanunun hükümleri" diye açıklanan bu ilke ile güdülen amacın, kanunun

hukukça hayatiyetini ve etkisini sürdürebilmesi yani o dâva sebebiyle uygulanma

olanağına sahip bulunması olduğu açıkça görülür. Gerçekten etkisini hukukça

yetinmiş bir yasa hükmünün Anayasa'ya uygunluk denetimine tabi tutulmasında

Anayasal bir gerek ve yarar yoktur. O halde Anayasa Mahkemesi, diğer yargı

yerleri kararlariyle bağlı olmaksızın, o yasa kuralının uygulanma niteliği,

başka bir deyişle yürürlükte olup olmadığını araştırmak zorundadır. Ve böyle

bir inceleme Anayasa'ya uygunluk denetiminin doğal bir sonucudur. Anayasa

Mahkemesinin Anayasa'ya uygunluk denetimini yerine getirebilmesi için böyle bir

inceleme yapması ve işi karara bağlaması, çoğunlukça öne sürüldüğünün aksine,

Anayasa mahkemesini öteki mahkemelerin verdikleri kararların hukuka uygunluğunu

denetlemekle görevli bir mahkeme yani üst mahkeme durumuna da getirmez.

2-

20 Ağustos 1942 gün ve 4303 sayılı Kanun, Mersin Limanının 1042 sayılı Kanuna

tabi mülhak bütçeli bir idare olan Devlet Demiryolları ve Limanları işletme

Umum Müdürlüğüne devri ve bu Umum Müdürlükçe işletilmesi için çıkarılmıştır.

1042 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "işletilmesi, Devlet Demiryolları ve

Limanları Umum Müdürlüğüne mevdu demiryolu ve limanları için tatbik edilecek

esas tarife ve umumî tatbik şartları, bir kanunu mahsusla tayin edilir"

yollu hükme rağmen böyle bir düzenleme getirilmediğinden bu konudaki mevzuat boşluğu

ve gereksinme, devir kanunlarına - 4303 sayılı Kamında olduğu gibi - işletmeci

idarenin görev ve tekel hakları ile ilgili hükümler konularak giderilmeğe

çalışılmıştır. Başka bir ifade ile işletilecek liman ve demiryolu hatlarında

uygulanacak koşulların, limanların devir kanunlarında belli edilmesi zorunluğu

doğmuştur. Bu duruma göre, 4303 sayılı Kanun hükümlerini, aynı zamanda 1042

sayılı Kanuna tabi idarenin Mersin Limanındaki çalışmalarını düzenleyen

hükümler olarak kabul etmek gerekir.

Oysa işletmecilik görevini çeşitli devir kanunlarından aldığı yetkiye dayanarak memleketin her yerinde değişik usul ve şartlarla yerine getirebilen katma bütçeli idarenin bu tarz çalışması yararlı olmadığı için, 6186 sayılı Kanunla 1042 sayılı Kanuna tabi idare kaldırılarak yerine iktisadî bir devlet teşekkülü olan bu günkü TCDD işletmesi Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

6186 sayılı Kanunun bütünü incelendiğinde bu kanunun tedvinindeki amacın 1042 sayılı Kanuna tabi idarenin çalışma şekli ve şartları ile görev ve yetkilerini, memleketin sosyal ve ekonomik gelişmesini takip edebilecek ve toplumsal gereksinmeleri karşılayabilecek bir biçimde yeniden düzenlenmek olduğu hemen göze çarpar. 6186 sayılı Kanunun amacı bu olunca bu kanundaki hükümlerle eski idareye hitaben devir kanunlarındaki görev, yetki ve tekel haklarına ilişkin hükümlerin çatışma halinde olacakları ve zıt hükümler taşıyacakları tabiidir.

3- 6186 sayılı Kanunun, yürürlükten kaldırılan kanunlardan bahseden 28. maddesinde 4303 sayılı Kanunun yer almamış olması sözü geçen bu kanunun ve 28. maddede yazılı olmayan 2784, 3159, 3163 ve 4301 sayılı diğer kanunların behemahal yürürlükte oldukları anlamına gelmez. 4303 sayılı Kanunun yürürlükte olup olmadığı sadece 28. maddenin metnine bakılmak suretiyle değil, genel kanun olan 6186 sayılı Yasanın gaye ve maksadı araştırılmak suretiyle saptanabilir.

6186

sayılı Yasa TCDD 'nin görevlerini 2. maddede de mecburî ve ihtiyarî olmak üzere

ikiye ayrılmış, işletilmesi Devletçe TCDD na verilen demiryollarına bağlı

liman, rıhtım ve iskelelerden Hükümetçe kendisine verilenleri işletmek bu

kuruluşun mecburî işleri arasında gösterilmiştir. Nitekim bahsi geçen bu yasa

hükmü uygulanarak Bakanlar Kurulunun 1/2/1963 günlü 6/1364 sayılı Kararnamesi

ile "İnşaatı tamamlanmış bulunan Samsun, H. Paşa, İskenderun ve Mersin

Limanları ile bu limanların inşaatiyle ilgili olarak meydana getirilmiş olan

tesislerin... Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğüne

devredilmesi ve bu konu ile ilişkin 13/3/1957 tarihli 4/8783 sayılı Kararnamenin

yürürlükten kaldırılması kararlaştırılmıştır. 4303 sayılı Kanun hükümleri 6186

sayılı Kanunun hükümleri karşısında yürürlükte ise, o takdirde f957 ve 1963

yıllarında alınan Bakanlar Kurulu karanın izah etmeye imkân yoktur. Aksine bu

kararlar 6186 sayılı Kanunun verdiği yetki çerçevesi içinde alınmışlarsa bu

takdirde 4303 sayılı Yasa hükümlerinin yürürlükte olmadığı ortaya çıkar. Bunun

gibi 4303 sayılı Kanun yürürlükte ise Mersin Umanında uygulanacak tarife ücret

ve şartlarını diğer limanlardaki ücretlere göre ayarlamak Ulaştırma

Bakanlığının yetki içinde olacaktır. 6186 ve 440 sayılı Kanun hükümlerine göre

bu tarifeleri tespit ise TCDD. işletmesine verilmiştir. Bir amme hizmetinin

Yürütülmesine ilişkin bir. konuda yeni hükümler getiren bir yasanın o hizmete

ilişkin eski hükümleri yürürlükten kaldırılması tabiî, hukukî ve hatta

zaruridir.

Sonuç olarak 4303 sayılı Yasa, 6186 sayılı Yasa ile yürürlükten kalkmış bulunduğundan itiraz konusu kuralın bu dâvada uygulanma niteliği kalmamıştır.

Bu itibarla 4303 sayılı Yasanın itiraz konusu edilen kuralının yürürlükte olduğunu belirten çokluk görüşüne yukarıda açıklanan nedenlerle karşıyım.

Üye Lûtfi Ömerbaş Üye Ahmet H. Boyacıoğlu

Anayasa Mahkemesi, E. 1972/14, K. 1972/34, 22 Haziran 1972 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-
  4. Olay
  5. Iv-
  6. İptali İstenilen Yasa Kuralı
  7. A)
  8. V-
  9. Konu İle İlgili Anayasa Kuralları
  10. Vı-
  11. İlk İnceleme
  12. Vıı-
  13. Esasın İncelenmesi
  14. Sonuç
  15. Karşıoy
  16. Yazısı
  17. I-
  18. İnceleme Konusu Kuralın Yürürlükte Bulunup Bulunmadığı Sorunu
  19. Iı-
  20. İtiraz Konusu Kuralın Anayasaya Aykırı Olup Olmadığı Sorunu
  21. Iıı-
  22. H. Boyacıoğlu
  23. Karşıoy
  24. Yazısı
  25. Karşıoy
  26. Yazısı
  27. Karşıoy
  28. Yazısı
  29. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1972/14
Karar No
1972/34
Tarih
22 Haziran 1972

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1972/31 K.1972/33
  • AYM Norm Denetimi E.1972/32 K.1972/35
  • AYM Norm Denetimi E.1972/26 K.1972/38
  • AYM Norm Denetimi E.1972/27 K.1972/37
  • AYM Norm Denetimi E.1972/25 K.1972/36
  • AYM Norm Denetimi E.1972/33 K.1972/40

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.