KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar No
- 1973/38
- Karar tarihi
- 25 Aralık 1973
- Esas Sayısı
- 1973/47
Karar Metni
1.756 kelime·9 dk okuma·14 bölüm
Karar sayısı:1973/38
Karar günü:25/12/1973
Resmi Gazete tarih/sayı:20.2.1974/14805
İtiraz yoluna başvuran : Sakarya İş Mahkemesi.
İtirazın konusu : Davacı, vekilinin 274 sayılı Sendikalar Kanununun 29/7/1970 günlü, 1317 sayılı Kanunla değişik 9. maddesinin 4 sayılı bendinin üçüncü fıkrasının Anayasaya aykırı bulunduğu yolundaki iddiasının ciddi olduğu kanısına varan Mahkeme Anayasanın 1488 sayılı Kanunla değişik 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
I.
OLAY
Bir
kollektif şirketin iş alanının kara taşımacılığı işkoluna girmediği halde
Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikasınca toplu iş sözleşmesine çağırıldığından
söz ederek bu sendika aleyhine 7/7/1972 günlü dilekçe ile Sakarya İş
Mahkemesinde açtığı 1972/298 esas sayılı dava sonunda davalı sendikanın söz
konusu iş yerinde toplu iş sözleşmesi yapamayacağının saptanmasına ilişkin
olarak verilen 7/9/1972 günlü, 1972/265 sayılı kararın Yargıtay Dokuzuncu Hukuk
Dairesinin 9/4/1973 günlü, 1972/38247-1973/9810 sayılı ilâmı ve 1317 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesinin 4 sayılı bendinde İşkollan Yönetmeliğinin
uygulanmasına ilişkin her çeşit işlemler aleyhine Danıştayda dava açılacağı
belirtildiğine göre davanın idari yargı organının görevi içinde bulunduğu
gertekçesi ile bozulması üzerine esas defterinin 1973/219 sayısına geçirilen
işin. 11/10/1973 gününde yapılan ilk duruşmasında davacı vekili 274 sayılı
Kanunun 1317 sayılı Kanunla değişik 9 uncu maddesinin 4 sayılı bendindeki
İşkolları Yönetmeliği veya yönetmeliğin uygulanmasiyle ilgili işlemler
aleyhinde Danıştayda açılacak iptal davalarının iki ay içinde karara
bağlanacağına ilişkin kuralın Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek
25/10/1973 gününde verdiği gerekçeli dilekçede söz konusu kuralın aykırılığının
Anayasa'nın değişik 32., 46./.2, 114/2, 132/2 ve 140 ıncı maddeleri yönünden
olduğunu belirtmiş; mahkeme Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin bozma ilâmına
uyulup uyulmama konusunu bir karara bağlanmadan Anayasaya aykırılık iddiasının
Anayasanın 140 inci maddesi yönünden ciddi olduğu kanısına varmış ve Anayasa
mahkemesine başvurulmasına 12/12/1973 gününde karar vermiştir.
III.
YASA METİNLERİ
IV. l - İtiraz konusu kural:
274 sayılı Sendikalar Kanununun 1317 sayılı Kanunla değişik 9 uncu maddesinin itiraz konusu kuralı kapsayan 4 sayılı bendi, Beşinci Tertip Düstur - Cilt: 9 - İkinci Kitap - 2856 sayfadaki metne göre şöyledir:
"Madde 9 - .........
4. İşkolları Çalışma Bakanlığınca yapılacak bir Yönetmelikle tespit edilir. Bu Yönetmelik Uluslararası normlar ve işçilerin Türkiye'de mevcut sendikalaşma durumları gözönüne alınarak hazırlanır. Çalışma Bakanlığı Yönetmeliği hazırlarken Yüksek Hakem Kurulunun en çok işçiyi temsil eden işçi konfederasyonu ile en çok işvereni temsil eden işveren konfederasyonunun istişari düşüncelerini alır. Bu düşüncelerin talep tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde verilmesi gereklidir.
İşkolları Yönetmeliğinde yer almamış olup da bu Kanuna göre sendika kurmak ve kuralın bu sendikalara üye olmak hakkına sahip olanlar Genel Hizmet işkoluna dahil sayılırlar. Ayrıca belediye hizmetlerinden hangilerinin bu iş koluna gireceği işkolları Yönetmeliği ile tespit edilir.
Bu Yönetmelik veya Yönetmeliğin uygulanmasiyle ilgili işlemler aleyhinde Danıştay'da açılacak iptal davaları 2 ay içinde karara bağlanır."
2 - Mahkemenin dayanak olarak ileri sürdüğü Anayasa kuralı:
Mahkemece Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi olduğu yolunda varılan kanıyı desteklemek üzere ileri sürülen Anayasanın 1488 sayılı kanunla değişik 140 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıda gösterilmiştir.
"Madde 140/1, 2 - Danıştay, Kanunların başka idari yargı mercilerine bırakmadığı konularda ilk derece ve genel olarak üst derece idare mahkemesidir.
Danıştay, idari uyuşmazlıkları ve davaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve. sözleşmelerini incelemek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir."
IV.
İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 25/12 973 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında rapor Sakarya İş Mahkemesinin 1973/219 sayılı yazısı ve ekleri okunduktan sonra itiraz yoluna başvuran mahkemece 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27 inci maddesi uyarınca dosya içindekilerden konu ile ilgili görülenlerin onanlı örnekleri gönderilecek yerde dosyanın tümünün ve aslının gönderilmiş olması üzerine işin niteliği dolayısiyle, durulmayarak mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkili bulunup bulunmadığı konusunun incelenmesine geçilmiştir.
Anayasa'nın değişik 151 inci ve 44 sayılı Kanunun 27 nci maddelerine göre bir mahkemenin birtakım yasa kurallarını Anayasaya uygunluk denetiminden geçirilmek üzere Anayasa Mahkemesine getirebilmesi için elinde bamakta olduğu bir davanın bulunması ve itiraz konusu kuralları o davada uygulama durumunda olması gerekir.
Yukarıda
(I. Olay) bölümünde değinildiği üzere mahkeme bakmakta olduğu 1972/298 esas
sayıh davayı 7/9/1972 günlü, 1972/265 sayılı kararla bitirmiş; karar Yargıtay
Dokuzuncu Hukuk Dairesinin 9/4/1973 günlü, 1972/38247- 1973/9810 sayılı ilâmı
ile bozulmuşsa da işi yalnızca 1973/219 esas sayısına aktarmakla yetinmiş ve
Yargıtay bozma ilâmına uymak veya eski kararında direnmek konusunu henüz bir
karara bağlamamıştır. Böylece iş "bakılmakta olan dava niteliğini
kazanamamış bulunmaktadır. Şu duruma göre mahkemenin elinde bugün için Anayasa
'nın değişik 151 inci maddesi yönünden bakılmakta olan bir davanın bulunduğunu
kabule olanak yoktur. Anayasa'nın değişik 151 inci ve 44 sayılı Kanunun 27 nci
maddelerine uymayan itirazın, bu yola başvuran mahkemenin yetkisizliği yönünden
reddedilmesi gereklidir.
Muhittin Taylan, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Ziya önel, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu mahkemenin elinde bakılmakta olan bir dava bulunduğunu ileri sürerek bu görüşe katılmamışlardır. Avni Givda, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün itirazın mahkemenin yetkisizliği yönünden reddi gerekçesinde mahkemenin elinde usulünce açılmış bir dava bulunmadığı konusuna değinilmesi gerektiği görüşünü savunmuşlardır.
V.
KARŞIOY
YAZISI
Olayda Sakarya iş Mahkemesince verilen karar Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesince 1317 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin 4 sayılı bendinde İşkolları Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin her çeşit işlemler aleyhine Danıştay'da dava açılacağı belirtildiğine göre davanın idari yargı organının görevi içinde bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş esas defterinin 1973/219 uncu sayısına kayıt yapıldıktan sonra 11/10/1973 günündeki ilk duruşmada davacı vekili 274 sayılı Sendikalar Kanununun 1317 sayılı Kanunla değişik 9 uncu maddesinin 4 sayılı bendindeki hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu savında bulunmuştur.
Sakarya İş Mahkemesince verilen hüküm Yargıtayca bozularak dosya aynı mahkemeye geri çevrilmiş ve yeniden esas defterine kaydı yapılarak yeni bir numara almış ve davanın sonuca bağlanmasını sağlamak için duruşma açılmış yargılama usulü Yasasının saptadığı usul kuralları uygulanmıştır.
Yargılamanın
bu evresinde de mahkemenin elinde görülmekte olan bir davanın bulunduğu
kuşkusuzdur. Nitekim Anayasa Mahkemesinin benzer bir durumda verdiği 17/2/1972
günlü 1972/36 sayılı kararında "Adana Asliye 2 nci Hukuk Mahkemesinin
elinde bakmakta olduğu bir dava vardır. Ancak mahkeme Yargılayın bozmasından
evvel 10 yıllık hak düşürücü süreyi uygulamıyarak davanın esasını davacıların
istemi uyarınca sonuçlandırmıştır. Yargıtay, 10 yıllık hak düşürücü sürenin
uygulanmamış olmasını bozma nedeni saymış ve çekişmeli yerin tapuya tescil
tarihinin sorulmasını öngörmüştür. Mahkeme bozma kararına uyulup uyulmamasının
düşünülmesini dosyanın Anayasa Mahkemesinden geldikten sonraya bıraktığından
olayda on yıllık süreyi başka deyimle 766 sayılı Kanunun 31 inci maddesini
uygulayıp uygulamıyacağı henüz belli değildir." demek suretiyle Yargıtayca
bozulan karara ait dava dosyasının mahkemenin önüne getirilmesini "davanın
görülmesi" koşulu içinde gördüğünü açıkça belli etmiştir.
Çoğunlukça "Yargıtay bozma ilâmına uymak veya eski kararında direnmek hususunu henüz bir karara bağlamamıştır. Böylece iş bakılmakta olan dava niteliğini kazanmamış bulunmaktadır. Şu durumda mahkemenin elinde bu gün için Anayasa'nın değişik 151 inci maddesi yönünden bakılmakta olan bir davanın bulunduğunu kabule olanak yoktur" biçiminde açıklanan bu görüş yargılama kurallarına aykırı düştüğü gibi Anayasa Mahkemesi kararlariyle de çelişmektedir.
Bu nedenlerle çokluk görüşüne karşıyız.
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Nihat
O. Akçakayalıoğlu
Üye
Ahmet
H. Boyacıoğlu
KARŞIOY
YAZISI
Sakarya
İş Mahkemesinin Anayasaya aykırılığı görüşünü ileri sürdüğü Yasa kuralını
uygulayacağı davanın konusunu bir işyerinin gireceği işkolu yönünden çıkan
uyuşmazlık oluşturmaktadır. Bu, başka deyimle İşkolları Yönetmeliğinin
uygulanmasiyle ilgili bir olaydır. 274 sayılı Sendikalar Kanununun 1317 sayılı
Kanunla değişik 9 uncu maddesinin 4 sayılı bendinin son fıkrası kuralına göre
İşkollan Yönetmeliğinin uygulanmasiyle ilgili işlemlere ilişkin davaların
Danıştayda açılması gerekir. Nitekim Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi, 9/4/1973
günlü, 1972/ 38247 1973/9810 sayılı ilâmında belirlendiği üzere, itiraz yoluna
başvuran mahkemenin 7/9/1972 günlü 1972/298 - 265 sayılı kararını bu gerekçe
ile bozmuştur. Böylece Danıştayın görev alanına giren bir davanın Sakarya İş
Mahkemesinde açıldığı anlaşılmış olmaktadır. Bu davayı usulünce açılmış bir
dava olarak benimsemeğe olanak yoktur.
Anayasa'nın
değişik 151 inci maddesi bir mahkemenin herhangi bir yasa kuralını Anayasa'ya
uygunluk denetiminden geçirilmek üzere Anayasa Mahkemesine getirebilmesi için
baş kural olarak mahkemenin "bir davaya bakmakta" olmasını zorunlu
kılmıştır. Burada sözü geçen "dava" nın her yönden usulünce açılmış,
yasalara uygun bir dava olmasa gerektiğinde kuşku yoktur. Çünkü bu niteliği
taşımayan ve hukukça geçerliği olmayan bir başvurmada mahkemenin uyuşmazlığı
çözecek bir yasa kuralını uygulaması ve bu kuralın Anayasa'ya aykırılığı söz
konusu olamaz. Öte yandan 151 inci maddeye ilişkin uygulamalar dolayısiyle
mahkemenin elindeki dâvada usulünce açılmışlık koşulunun aranmaması kimi yasa
kurallarının itiraz yoliyle iptalinin sağlanması için birtakım danışıklı dava
tertiplerine başvurulması olasılığını ve böylece 151 inci maddenin işleyişinde
ciddilikten ve Anayasa Koyucunun bu maddeyi getirmekle güttüğü erekten
uzaklaşma sonucunu doğurabilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, itiraz yoluna başvuran mahkemenin yetkisizliği saptanırken her şeyden önce bu durumun gözönünde bulundurulması ve itirazın mahkemenin yetkisizliği dolayısiyle reddî gerekçesinde mahkemenin elinde usulünce açılmış bir dava bulunmadığı olgusuna dayanılması gerektiği görüşündeyiz ve Anayasa Mahkemesinin 25/12/1973 günlü, l973/47-38 sayılı kararına yalnızca bu yönden karşıyız.
Başkan
Muhittin Taylan
Üye
ŞahapArıç
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet
H. Boyacıoğlu
Üye
Ziya Ünel
KARŞIOY
YAZISI
Sakarya İş mahkemesince verilen hükmün bozularak geri gelmesi üzerine davayı bir sonuca bağlamak için duruşma açılmış olduğuna göre, bozma ilâmına uymak veya eski kararında direnmek hususunda mahkemece henüz bir karar verilmemiş olsa bile, mahkemenin elinde bakılmakta olan bir davanın bulunduğunu kabul etmek gerektiği düşüncesi ile çoğunluk görüşüne karşıyım
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOY
YAZISI
Sakarya İş Mahkemesince Anayasa'ya aykırılık itirazına konu yapılan iş, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, Anayasanın 151. maddesinde sözü geçen ve Anayasa Mahkemesine başvurma yetkisi veren (bir dava) niteliğinde değildir. Zira bir mahkemenin, Anayasa'nın bu hükmüne dayanarak itiraz yoluna başvurabilmesi için elindeki işin kanunlardaki usullere uyugn biçimde ve mahkemenin yetkisi içinde açılmış bir dava olması zorunludur. Bu koşullara uygun olmayarak mahkemelere yapılmış bulunan başvurmaları, yargı yolu ile Anayasa denetimini sağlamak üzere (Anayasa Mahkemesine itirazda bulunma) yetki veren bir dava) niteliğinde saymak mümkün değildir.
Bu dosyaya konu olan ihtilâfın çözüm yerinin Danıştay olduğu, 274 sayılı Sendikalar Kanununun 1317 sayılı Kanunla değişik 9. maddesinde açıkça belirtilmiş bulunduğundan, Sakarya İş Mahkemesinin görevine girmeyen bir konuda yapılmış olan başvurmanın. Anayasanın 151. maddesinde zikri geçen ve Anayasa denetimine olanak sağlayan bir (dava) niteliğinde olmadığı, kuşkuya yer vermeyecek ölçüde meydandadır.
Anayasa Mahkemesinin 10/6/1971 günlü, 1971/24 - 55 sayılı; 5/10/1972 günlü, 1972/19 - 47 sayılı; 17/4/1973 günlü, 1973/1 - 18 sayılı kararlarına ilişkin karşıoy yazılarımda konuya ilişkin olmak üzere daha geniş açıklamalar yapılmıştır. (Bak: Resmi Gazete'ler : Günler: 27 Nisan 1972, 12 Ocak 1973, 29 Ağustos 1973. Sayılar: 14171 - Sh. 17, 14419 - sh. 3, 14640 - Sh. 3).
Yukarıda ve sözü geçen karşıoy yazılarımda belirtilen nedenlerle, kararın (1973/4738) gerekçesine bu görüşün de eklenmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Üye İhsan Ecemiş Üye Muhittin Gürün
Anayasa Mahkemesi, E. 1973/47, K. 1973/38, 25 Aralık 1973 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası