İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1984/3 K.1984/4

Tecavüzün Def'i Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinde yer alan "Tecavüz eden; gayrımenkul üzerinde tercihe şayan bir hakkı olduğunu iddia etse bile ait olduğu mahkemeye müracaat eylemesi' lüzumu kendisine tebliğ olunur. Bu hal, tarafların mahkemeye müracaatla…

Esas1984/3Karar1984/4Tarih27 Mart 1984Okuma8 dk · 1.524 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Mart 1984
Esas Sayısı
1984/3
Karar Sayısı
1984/4
Karar Günü
27/3/1984
R.G. Tarih-Sayı
25.09.1984-18526
İtiraz yoluna başvuran
Iğdır Sulh Ceza Mahkemesi
İtirazın konusu
16/4/1952 günlü, 5917 sayılı Gayrimenkule
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.524 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Tecavüzün Def'i Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinde yer alan "Tecavüz eden; gayrımenkul üzerinde tercihe şayan bir hakkı olduğunu iddia etse bile ait olduğu mahkemeye müracaat eylemesi' lüzumu kendisine tebliğ olunur. Bu hal, tarafların mahkemeye müracaatla ref'iyet veya mülkiyet davaları açmalarına mani olmaz hükmünün Anayasanın 35. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenmiştir.

I - OLAY

Taşınmaza tecavüzü Iğdır Kaymakamlığı'nca, 5817 sayılı Yasaya göre def ve taşınmaz zilyedine teslim edildikten sonra yeniden tecavüzde bulunma eyleminden dolayı sanık hakkında, Cumhuriyet Savcılığınca 5917 sayılı Yasanın 7/1. fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan ve Iğdır Sulh Ceza Mahkemesi'nin 1983/242 esas sayısını alan kamu davasının duruşması sırasında Mahkeme, 5917 sayılı Yasanın 3. maddesini Anayasaya aykırı görerek Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına ve duruşmanın geri bırakılmasına karar vermiştir.

III - YASA METİNLERİ

A) İptali istenilen Yasa hükmü :

16/4/1952 günlü, 5917 sayılı Gayrımenkule Tecavüzün Def'i Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi şöyledir :

"Madde 3 - Tecavüz eden; gayrimenkul üzerinde tercihe şayan bir hakkı olduğunu iddia etse bile ait olduğu mahkemeye müracaat eylemesi lüzumu kendisine tebliğ olunur.

Bu hal, tarafların mahkemeye müracaatla ref'iyet veya mülkiyet davaları açmalarına mani olmaz."

B) Dayanılan Anayasa kuralı :

"Madde 35 - Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."

IV - İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 15. maddesi uyarınca, Ahmet H. Boyacıoğlu, H. Semih Özmert, Necdet Darıcıoğlu, Hüseyin Karamüstantikoğlu, Kenan Terzioğlu, Yılmaz Aliefendioğlu, Yekta Güngör Özden, Orhan Onar, Muammer Turan, Mehmet Çınarlı, Selahattin Metin, Servet Tüzün, Mahmut C.Cuhruk, Osman Mikdat Kılıç ve Mithat Özok'un katılmalarıyla 27/3/1984 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında aşağıdaki sorunlar üzerinde durulmuştur.

Anayasanın 152. ve 10/11/1983 günlü, 2949 sayılı Yasanın 28. maddeleri uyarınca, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, o davada uygulanacak yasa hükümlerimi Anayasaya aykırı görmesi ya da taraflardan birinin o doğrultudaki savının ciddi olduğu kanısına varması durumlarında Anayasa Mahkemesi'ne başvurma yetkisi bulunmaktadır. Buna göre, bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunması ve iptalini istediği hükmün de o davada uygulanma durumunda olması gerekmektedir.

5917 sayılı Yasanın 7/1. maddesi uyarınca, cezalandırılma istemiyle, yöntemine uygun biçimde görevli mahkemede bir kamu davasının açılmış bulunmasına, görevli mahkemece yapılacak işlemin, yargılama evresini tamamlayarak, sanığın üzerine atılan suçu işleyip işlemediği konusunda bir sonuca. varmaktan ibaret olduğuna göre, görülmekte olan bu işi bir dava olarak kabul etmekte duraksanamaz.

İtiraz konusu kuralın bu davada uygulama niteliği taşıyıp taşımadığı sorununa gelince :

Bu sorunun çözülebilmesi için, dava konusunun ve ilgili yasal dayanakların ayrıntılarıyla saptanması gerekmektedir.

Açılan davada şikayetçi, 5917 sayılı Yasa hükümleri uyarınca,

Kaymakamlığa yapmış olduğu başvuruda; ötedenberi yol olarak kullandığı

taşınmaza, sanığın müdahale ederek, istifadesini önlediğini, başkaca yolu da

bulunmadığından vaki tecavüzün def'edilmesini istemiştir. Kaymakamlıkça

görevlendirilen tahkik memurlarının düzenlediği fezlekede; nizalı taşınmaz

malın, sanığın tapulu tarlası içerisinde kaldığı, ancak, uzun süredenberi de

müşteki tarafından yol olarak kullanılageldiği, başkaca geçit yerinin de

olmadığı, bu nedenlerle tecavüzün men'ine karar verilmesi gerektiği

bildirilmiş, Kaymakamlık da aynı doğrultuda işlem yapılmasını karar altına

almıştır. Kararda, ayrıca, sanığın, üstün hak iddiasında bulunması halinde,

adli yargı mercilerine başvurabileceği hususuna da yer verilmiş ve bu karar

18/6/1981 tarihinde sanığa tebliğ edilmiştir. Kararın gereği mahallinde aynı

gün yerine getirilmiştir.

Bu işlemlerden bir süre sonra, sanığın aynı yere, yeniden tecavüz ettiği tesbit edilerek bu tecavüzü, ı2/5/1983 tarihinde ikinci kez def'edilmiş ve sanık hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Sonuçta, 5917 sayılı Yasanın 7/1. maddesi uyarınca, cezalandırılma istemiyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında, Mahkeme, Yasanın 3. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu savıyla doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurma kararı almıştır.

Eşyalar üzerinde fiili kudret kullanmak, onları bu suretle

hakimiyet altında bulundurmak, onlardan iktisaden faydalanmak ve onları

kullanmakla ilgili her türlü maddi ve hukuki fiilleri icra etmek olarak

tanımlanan zilyetliğin korunma yollarından birisi de zilyetliğin idari yoldan

himayesidir. Yurdumuzdaki anlaşmazlıkların ve bu anlaşmazlıkların neden olduğu

olayların büyük bir bölümünün gayrımenkullere vaki tecavüzler nedeniyle meydana

geldiğini nazara alan Kanun Koyucu 5917 sayılı Kanun hükümlerini düzenleyerek,

bunları önlemek ve bu yüzden doğan anlaşmazlıkların süratle halledilmesini

sağlamak amacı ile taşınmaz'ara yönelik tecavüzlerin idari makamlarca

giderilerek anlaşmazlıkların yargı mercilerinin önüne götürülmesi suretiyle

fiili olayları önlemek ve böylece asayişin korunmasını sağlamak istemiştir.

Anılan Yasanın amacı ve kapsamı hakkındaki düşünce ve görüşler, yasa teklifi

gerekçesinde İçişleri ve Adalet Komisyonu raporlarında ve Türkiye Büyük Millet

Meclisi'ndeki görüşmelerde şu biçimde açıklanmaktadır :

Yurdumuzda taşınmaz malların ve özellikle arazinin sınırları

uyuşmazlıkları önleyecek surette belli edilmemiş olduğundan ötedenberi tecavüz

ve müdahaleler olagelmektedir. Bu hal, asayiş ve emniyeti bozmakta, hatta can

kaybına bile sebep olmaktadır. Onun için gerek bu türlü tecavüzleri hemen

önlemek, gerekse bozulan emniyet ve asayişi yeniden sağlamak amacıyla idare

amirlerine, mülkiyet haklarına dokunmama, Medeni Kanun hükümleri tamamıyla,

saklı kalmak üzere gerçek veya tüzel kişilerin ellerinde bulundurdukları

taşınmaz mallara yapılacak tecavüzleri önlemek yetkisi verilmiştir. Bu yetki, h

İdare Kanunu ile idare amirlerine verilen güvenliği sağlama ve önleyici zabıta

tedbirleri alma görevlerini de kolaylaştırır. Bu konuda yapılacak soruşturma ve

verilecek kararlar, adli kazada bir delil olamıyacaktır. Amaç, sadece

şahısların kendiliğinden hak almalarını önleyici ve asayişin bozulmamasını

sağlayıcı tedbir almaktır. (Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi Dönem

: 9, Cilt : 9, Toplantı : 1, 105. Birleşim Cilt : 12, Toplantı : 2, 29 uncu

Birleşim, Cilt : 14, Toplantı : 2, 55 inci Birleşim, Cilt : 14, Toplantı : 2,

62 nci Birleşim) .

İdare amirleri tarafından verilen bu kararların, idare hukukuna

göre alınan bir idare önlemi olduğunda kuşku yoktur. İdarenin sürekli, köklü

karar ve işlemlerinin yanında, kesin ve yerine getirilmesi zorunlu önlem niteliğindeki

karar ve işlemleri de vardır. Bu gibi idari tasarruflara karşı açılacak

davaların (yetki, şekil, sebep, konu ve maksat) yönlerinden incelenip karara

bağlanmasının da idari yargının görevi içerisinde olduğu doğaldır. Oysa bu

konuda bir dava da açılmış değildir. Öte yandan; 5917 sayılı Yasa hükümleri,

tercihe şayan hakların bulunduğu iddiasıyla açılan davalarda hukuk

mahkemelerinin görevlerine bir sınırlama da getirmemektedir. Ayni veya şahsi

hak iddiasında bulunan taraf her zaman ait olduğu hukuk mahkemesine başvurma

imkanına sahiptir ve esasen Kanunun güttüğü amaç da eyleme gitmeden ihtilafı

mahkemenin önüne götürmektir.

Sözü edilen Yasanın Ceza yaptırımını oluşturan 7. maddesiyle güdülen amaç ise kanunun iradesini hakim kılmak, aksine davranışların yaptırımını oluşturmaktır.

İtirazcı Mahkeme ise, 5917 sayılı Yasanın ceza yaptırımı ile

ilgili hükmüne dayanılarak açılan bir kamu davasının yargılama evresinde; aynı

Yasanın 3. maddesinde yer alan "Tecavüz eden; gayrımenkul üzerinde tercihe

şayan hakkı olduğunu iddia etse bile ait olduğu Mahkemeye müracaat eylemesi

lüzumu kendisine tebliğ olunur. Bu hal, tarafların mahkemeye müracaatla

ref'iyet veya mülkiyet davaları açmalarına mani olmaz hükmünün Anayasa'ya

aykırılığından söz ederek Anayasa. Mahkemesi'ne başvuru kararı almıştır.

Mahkemenin önüne getirilen tir kamu davasıdır ve yasa hükmünü ihlal eden

eylemin cezalandırılması istemiyle açılmıştır. Ceza hakiminin bu davayı

mülkiyet veya ref'iyet davası olarak görmesi ve karara bağlaması düşünülemez. İtirazcı

mahkemenin bakmakta olduğu kamu davasının sonuçlandırılmasında ön planda

tutulması gereken yasa kuralları ise, Yasanın 1, 5. ve 7. maddelerinde

belirlenmiştir.

Anayasa'ya aykırılığı öne sürülerek iptali istenen 3. maddenin ise, gerek suçun oluşumunda gerekse yargılamanın sonuçlandırılmasında etkisi söz konusu değildir. Anılan kural, üstün hak iddiasında bulunan mütecavizin, ait olduğu mahkemeye başvurması için, idareye; tebliğ yükümlülüğü getirmekte ve ayrıca, tarafların her zaman mahkemeye başvurarak mülkiyet veya ref'iyet davaları açabileceklerini kabul etmektedir. Bu durumda söz konusu 3. madde hükmü, ceza mahkemesinin tamamen görev alanı dışında kalmakta; henüz, suç ve buna bağlı olarak kamu davasının oluşmadığı bir evrede uygulanma durumunda bulunmaktadır.

Bu itibarla, itirazcı mahkeme tarafından iptali istenilen 5917 sayılı Yasanın 3. maddesinin bu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, başvuru, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmelidir.

H. Semih Özmert ve Servet Tüzün bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

V - SONUÇ

18/4/1952 günlü, 5917 5ayılı Gayrımenkule Tecavüzün Def'i Hakkındaki Yasanın itiraz konusu 3. maddesinin bakılmakta olan davada uygulanma durumunda bulunmadığından başvurunun, itirazcı mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine;

H. Semih Özmert ve Servet Tüzün'ün karşıoylarıyla ve oyçokluğuyla,

27/3/1984 gününde karar verildi.

KARŞIOY YAZISI

Çekişme konusu yerin sanığın tapulu tarlası içinde kaldığı, tapulama sırasında müştekinin malik olduğu parsel yararına geçit hakkı tesis edilmediği halde bu hususlar gözönünde tutulmadan, kaymakamlık makamınca tecavüzün men'ine karar verildiği; böylece, idari bir tasarrufla Anayasa'nın 35. maddesinin güvencesi altında bulunan mülkiyet hakkının sınırlandırıldığı; bu nedenler1e 5917 sayılı Gayrımenkule Tecavüzün Def'i Hakkında Kanun'un 3. maddesinin iptaline karar verilmesi, Iğdır Sulh Ceza Mahkemesince talep edilmiştir.

Mahkemece söz konusu kanunun 3. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmekte ise de başvurunun esasını, tapuya kayıtlı bir taşınmaz mal üzerindeki mülkiyet hakkının idari bir tasarrufla men edilmesi teşkil etmektedir.

Böyle olunca, iddia, kanunun kurmuş olduğu sistemi ilgilendirdiğinden anılan itirazın vanit olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Mahkemece zuhulen 3 maddenin iptalinin istenmiş olması itirazın reddi için bir neden sayılmamalıdır.

Bu bakımdan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Başkan

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Üye

H. Semih Özmert

Üye

Necdet Darıcıoğlu

Üye

Hüseyin Karamüstantikoğlu

Üye

Kenan Terzioğlu

Üye

Yılmaz Aliefendioğlu

Üye

Yekta Güngör Özden

Üye

Orhan Onar

Üye

Muammer Turan

Üye

Mehmet Çınarlı

Üye

Selahattin Metin

Üye

Servet Tüzün

Üye

Mahmut

C. Cuhruk

Üye

Osman Mikdat Kılıç

Üye

Mithat Özok

KARŞIOY YAZISI

Sanık hakkında, Cumhuriyet Savcılığınca 5917 sayılı Yasanın 7/1. maddesinin uygulanması istemiyle açılan kamu davasında, sözü edilen maddedeki suç unsurlarının mevcut olup olmadığı sonucuna varılabilmek için mahkemece, 5917 sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince "mahkemeye müracaatla ref'iyet veya mülkiyet davası açma" hakkını haiz olan sanığa aynı maddenin birinci fıkrasına uygun bir şekilde tebligat yapılmış olup olmadığının incelenmesi gerektiğine ve bu durum muvacehesinde de bu yasa maddesinin itirazcı mahkemece uygulanma durumunda bulunduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekir.

Bu nedenle davanın reddine ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.

Başkanvekili H. · Semih Özmert Üye Servet · Tüzün

Anayasa Mahkemesi, E. 1984/3, K. 1984/4, 27 Mart 1984 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I - Olay
  4. III - Yasa Metinleri
  5. IV - İlk İnceleme
  6. Karşıoy Yazısı
  7. H. Boyacıoğlu
  8. C. Cuhruk
  9. Karşıoy Yazısı
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1984/3
Karar No
1984/4
Tarih
27 Mart 1984

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1983/12 K.1984/5
  • AYM Norm Denetimi E.1984/5 K.1984/6
  • AYM Norm Denetimi E.1984/7 K.1984/7
  • AYM Norm Denetimi E.1984/13 K.1984/8
  • AYM Norm Denetimi E.1984/8 K.1984/10
  • AYM Norm Denetimi E.1984/4 K.1984/9

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.