KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Haziran 1989
- Esas Sayısı
- 1988/61
- Karar Sayısı
- 1989/28
- Karar Günü
- 28.6.1989
- R.G. Tarih-Sayı
- 04.10.1989-20302
- İtiraz yoluna başvuran
- İstanbul 2. İdare Mahkemesi,
- İtiraz konusu
- 22.5.1986 günlü, 3290 sayılı "24.2.1984 Tarih
Karar Metni
3.082 kelime·15 dk okuma·20 bölüm
ve 2981 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun" un 7. maddesiyle değiştirilen 24.2.1984 günlü, 2981 sayılı "İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun"un 14.maddesinin (f) bendinde yer alan ".... İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgeleri. . . 2 Haziran 1981 tarihinden sonra yapılan gece kondular ... l Ekim 1983 tarihinden sonra inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar"hükmünün, Anayasa'nın 2. ve 43. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.
I- OLAY
İstanbul Boğazı öngörünüm bölgesinde maliki bulunduğu taşınmazı
üzerinde 1. 10.1983'den önce sömel betonları dökülmüş olan inşaata yapı ruhsatı
verilmesi isteğinin reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Boğaziçi İmar Müdürlüğü işleminin; sömel betonlarının dökülmesiyle inşaatın
yapı niteliğini kazandığını, 2981 sayılı Yasa uyarınca imar affından
yararlanması gerektiğini, ayrıca dava açıldıktan sonra3290 sayılı Yasa'yla
değiştirilen 2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin (f) bendi uyarınca inşaatın af
kapsamına alındığını ileri sürerek, iptali istemiyle davacının açtığı davada
yerel mahkeme, olaya uygulanacak 2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin 3290
sayılı Yasa ile değişik (f) bendinde yer alan yukarda belirtilen hükmün
Anayasa'nın 2. ve 43. maddelerine aykırı olduğu görüşüyle, iptali için,
doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A. İptali îstenen Yasa Kuralı
24.2.1984 günlü, 2981 sayılı "İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun"un 3290 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle değiştirilen, itiraz konusu hükmü de içeren 14. maddesinin' (f) bendi şudur:
"f) 10 Kasım 1985 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile inşasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar ve İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgeleri ile Çanakkale Boğazında 2 Haziran 1981 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile l Ekim 1983 tarihinden sonra inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar."
B. İptali İstenen Kuralın Önceki Biçimi
Yukarıya son biçimi alınan 2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin (f) bendinin, 3290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki biçimi şöyleydi:
"f) 2 Haziran 1981 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile l Ekim 1983 tarihinden sonra inşaasına başlanan imar mevzuatına aykırı yapılar."
C. İlgili Yasa Kuralı
22.5.1986 günlü, 3290 sayılı "24.2.1984 Tarih ve 2981 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun"un konuyla ilgili geçici 3. maddesi aynen şudur:
"Geçici Madde 3.- 2981 sayılı Kanun ve bu Kanun gereği hak
sahibi olupta çeşitli nedenlerden dolayı bu hakkını kullanmak üzere müracaat
etmeyenler bu Kanunun yayım tarihinden itibaren en geç (6) ay içinde yeni
müracaat hakkına sahiptir. Bu süre, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yurt
dışında çalışan işçiler ile daimi görevde bulunanlar ve görevi yurt dışına üç
aydan fazla devam edenler için (12) aydır. Bu sürelere Yeminli Özel Teknik
Bürolara yapılacak başvuru süresi de dahil olup müracaat24.2.1984 tarih ve 2981
sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki esaslara göre yapılır. İstanbul ve Çanakkale
Boğazlarında 2981 sayılı Kanun ve bu Kanun hükümlerinden istifade edecek
yapılar da tavan beton veya betonları dökülmüş olmak şartı ile bu hükme
tabidir.Ancak, bu alanlarda affa giren yapılardan (5) kat bina inşaat harcı ve
ekli cetvele göre tahakkuk ettirilen ilave harç ayrıca alınır. Bu alanlardaki
yapıların tespit ve değerlendirme işlemleri, yetkili belediyeleri veya
valiliğince yapılır ve en geç (1)yıl içinde tamamlanarak sonuçlandırılır."
D. Dayanılan Anayasa Kuralları
1- "Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "Madde 43.- Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartlan kanunla düzenlenir,
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mahmut C. CUHRUK, Yekta Güngör ÖZDEN, Necdet DARICIOĞLU, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Muammer TURAN, Mehmet ÇINARLI, Servet TÜZÜN, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, ve Erol CANSEL'in katılmalarıyla 21.12.1988 günü yapılan ilk inceleme top-toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlama sorununun esasla birlikte düşünülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararıyla ekleri, iptali istenilen Yasa kuralı ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Sınırlama Sorunu
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin 3290 sayılı Yasa ile değiştirilen (f) bendinde yer alan "İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgeleri .... 2 Haziran 1981 tarihinden sonra yapılan gecekondular, l Ekim 1983 tarihinden sonra inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar." ibarelerinin Anayasaya aykırı olduğu görüşüyle başvuruda bulunmuştur. Mahkeme (f) bendinin "10 Kasım 1985 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar ve ... ile Çanakkale Boğazında ... ile ..." ibarelerini itiraz nedeni yapmamıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın
Boğaziçi öngörünüm bölgesinde bulunduğu ve gecekondu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bir bölümü Anayasaya uygunluk denetimine getirilen fıkra hükmünün, genelde 10
Kasım 1985'den, İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgeleriyle
Çanakkale Boğazında ise gecekondular için 2 Haziran 1981'den inşaasına
başlanan, imar mevzuatına ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için de l Ekim
1983'den sonrayı amaçladığı açıktır. Taşınmazın niteliği ve içinde bulunduğu
bölge gözetildiğinde esas incelemenin, "... İstanbul Boğazı sahil şeridi
ve öngörünüm bölgeleri ..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılması denetimin
amacına daha uygun düşecektir. İtirazın yönelik olduğu hükmün öbür ibareleri,
dava konusu taşınmazla ilgili olmayan, fıkradasayılan yerlerle ilgili, genellik
taşıyan, fıkranın tümüne anlam veren, uygulanabilirlik sağlayan sözcüklerdir.
Bunların olası iptali, davanın kapsamını gereksiz yere; genişletecek, itirazı
amacı dışına taşıracak ve uygulamada kimi sakıncalar yaratabilecektir. Bu
nedenlerle 2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin değişik (f) bendinin itiraz
konusu hükmüne ilişkin esas inceleme, bakılmakta olan davada uygulanacak yasa
hükmü niteliğindeki "... İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm
bölgeleri ..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılmalıdır.
B. 24.2.1984 günlü, 2981 Sayılı Yasa'nın 14. Maddesinin 3290 Sayılı Yasa ile Değişik (f) Bendinin itiraz Konusu Hükmünün Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu:
İnceleme, alınan karar gereğince, "... İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgeleri ..." ibaresiyle sınırlı olarak yapılacaktır.
Bir bölümü incelenen ve tam karara alınan 14. maddenin (f) bendi,
2981 sayılı Yasa ile getirilen imar affı kapsamının genişletilerek İstanbul
Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgeleri ile Çanakkale Boğazı'nda 2 Haziran
1981 tarihinden önce yapılmış gecekondular ile l Ekim 1983 tarihinden önce
inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerin aykırı yapıların da imar
affından yararlandırılmasına ilişkindir, (f) bendinin, 3290 sayılı Yasa'nın 7.
maddesiyle değiştirmesinden önceki "2 Haziran 1981 tarihinden sonra
yapılan gecekondular ile l Ekim 1983 tarihinden sonra inşaasına başlanan imar mevzuatına
aykırı yapılar," biçimiyle İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını dışarda
bırakması değişikliğin amacınıdoğrulamaktadır. Getirilen affın kapsadığı
alanların belirlenmesi, sorunun çözümünü kolaylaştıracağından öncelikle
İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerinin tanımını yapmakta yarar
vardır.
Taşkınlar dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden
oluşan çizgi olarak tanımlanan, bu bakımdan kara ile su arasındaki doğal sınır
durumundaki "kıyı kenar çizgisi"yle bu çizgiden sonra, kara yönünde
devam eden, su hareketleriyle oluşan kumluk, çakıllık, taşlık, kayalık sazlık,
bataklık gibi alanların doğal sınırı olan" kıyı kenar çizgisi arasındaki
alana "kıyı" adı verilmektedir. Kıyı kenar çizgisinden başlayarak
kara yönünde yatay biçimde, yasa ile saptanacak belli genişlikteki alanlar da
"sahil şeridi" olarak tanımlanmaktadır. 2960 sayılı Boğaziçi
Yasası'nın 2. maddesine göre Boğaziçi Alanı; Boğaziçi kıyı ve sahil şeridinden
öngörünüm, geri görünüm ve etkilenme bölgelerinden oluşan, sınırları ve
koordinatları adı geçen Yasa'ya ekli krokide işaretli 22. 7.1983 onay yönlü
nazım plânda gösterilen alandır. Sözü edilen 2. maddenin (b) bendinde, Boğaziçi
sahil şeridi, Boğaziçi kıyı kenar çizgisi ile 22.7.1983 günlü, 1/5000 ölçekli
nazım plânda gösterilen hat arasında kalan bölge olarak tanımlanmış; (c)
bendinde de öngörünüm bölgesinin, Boğaziçi sahil şeridine bitişik ve 22.7.1983
günlü, l / 1000 ölçekli imar uygulama plânında gösterilen bölge olduğu
belirtilmiştir. Boğaziçi "sahil şeridi" ve "öngörünüm
bölgeleri" nin bu yasal tanımları, 3290 sayılı Yasa ile getirilen itiraz
konusu hükmün anlam ve kapsamını daha çok açıklamaktadır.
2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin 3290 sayılı Yasa'nın 7. maddesi ile değişik (f) bendiyle, 2981 sayılı Yasa'nın getirdiği affın kapsamı dışında tutulan kaçak yapıların bu bentte belirlenen tarihlerden önce yapılmış ya da inşaasına başlanmış olmak koşuluyla 3290 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi uyarınca Yasanın yayım tarihinden başlayarak 6 ay, kimi özel durumlarda da 12 ay içinde başvurulduğunda aftan yararlanabilmeleri sağlanmıştır. Geçici 3. madde, ayrıca, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında 2981 sayılı Yasa'dan yararlanabilmek için binaların tavan beton ya da betonlarının dökülmüş olmasını yeterli saymış, bitmiş olmaları koşulunu aramamıştır.
Boğaziçi'nde yapılanma yasağına ilişkin ilk düzenleme, İstanbul
Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihsel değerleriyle doğal güzelliklerini kamu
yararı gözetilerek korunmak, geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu
artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirleyip
düzenlemek amacıyla, 18.11.1983 günlü, 2960 sayılı "Boğaziçi Kanunu"
ile yapılmıştır. Bu Yasa'nın 3. maddesinin (g) bendinde, Boğaziçi kıyı ve sahil
şeridiyle öngörünüm bölgesinde konut yapılamayacağı, birleştirme ve ayırma
(tevhit ve ifraz) işlemlerine izin verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Daha
sonra 3.5.1986 günlü, 3194 sayılı "İmar Kanunu"nun 47. maddesiyle bu
(g) bendi değiştirilerek Boğaziçi öngörünüm bölgesi, parsel yüzölçümü 5000 m2den
az olmamak, ayırma işlemleri yapılmamak, taban alam kat sayısı en çok % 6 ve 2
katı (H = 6.50 m. yüksekliği) geçmemek koşuluyla konut yapımına açılarak blok
adedi serbest bırakılmış, geçici 7. maddesiyle de İstanbul ve Çanakkale
Boğazlarında 2981 sayılı "İmar Affı Kanunu" na göre başvurulan
yapılar kimi yöntemsel koşullarla' af kapsamına alınmıştır. Böylece, 2981
sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nda özel yasa
çıkarılıncaya değin af kapsamı dışında tutulan yerler için yasak kaldırılmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 18.4.1987 günlü, 19435 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
11.12.1986 günlü,Esas: 1985/11. Karar: 1986/ 29 sayılı kararıyla 3194 sayılı
İmar Yasası'nın hem Boğaziçi öngörünüm bölgesini yapılanmaya açan hem de
İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını imar affı kapsamına alan 47. maddesinin (g)
bendi ile Geçici 7. maddesinin birinci fıkraları da iptal edilmiştir. Bu iptal
kararından önce 7.6. 1986 günlü, 19130 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
22.5.1986 günlü, 3290 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle 2981 sayılı Yasa'nın
"Bu Kanun hükümlerinden yararlanmayacak olanlar" başlıklı 14.
maddesinin (f) bendi değiştirilerek bugün yürürlükte olan biçimi getirilmiştir.
İncelenen kuralın özünü, İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgesindeki
imar affı oluşturmaktadır. Belirlenen tarihlerden sonra yapılan gecekondu ve
inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar af
kapsamı dışında tutularak bu tarihlerden daha önce yapılmış ve inşaasına
başlanmış olanların aftan yararlanması kabul edilmiş olmaktadır. 3194 sayılı
Yasa'nın geçici 7. maddesinin iptaline karşın itiraz konusu ayrıklık hükmü
yürürlüğünü sürdürdüğünden Boğazlardaki kaçak yapıların aftan yararlanma
olanaklarında bir değişiklik olmamış, hattâ sınır genişletilmiştir. 3194 sayılı
Yasa'nın iptal edilen geçici 7. maddesi yapıları kimi koşullarla af kapsamına
alırken yollamayaptığı 2981 sayılı Yasa'nın 7. maddesinin dördüncü fıkrasında
ise yukarda değinildiği gibi başvurunun Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten
başlayarak en geç 6 ay içinde yapılacağı öngörüldüğünden, 2981 sayılı Yasa'nın
yürürlük tarihi olan 8.3. 1984'den başlayarak 6 ay içinde başvurulmayan yapılar
yönünden 9.5. 1985'de yürürlüğe giren 3194 sayılı Yasa yeni bir hak getirmemiş
yalnızca Boğazlarda 2981 sayılı Yasa'ya göre başvurular yapılmış ise bunlara
geçerlik kazandırmıştır. 2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin 3290 sayılı Yasa
ile değişik (f) bendinde ise, Boğazlar yönünden aftan yararlanabilecek
yapıların inşa tarihlerinde bir değişiklik yapılmamış, ancak 3290 sayılı
Yasa'nın geçici 3. maddesi ile, 2981 sayılı Yasa gereği hak sahibi olduktan
sonra kimi nedenlerle bu hakkını kullanmak üzere başvurmayanlara, Yasa'nın
yayımı tarihinden başlayarak en geç 6 aylık ve özel durumlarda da 12 aylık yeni
bir başvuru süresi tanınmıştır. Anlaşılmaktadır ki, 3290 sayılı Yasa'nın geçici
3. maddesiyle, 3194 sayılı Yasa'nıniptal edilen geçici 7. maddesinden süreyi
kaçırmış olmaları nedeniyle yararlanamayanlara yeni bir hak tanınmıştır.
Böylece, itiraz konusu istisna hükmüyle Boğazlar af kapsamına alınmış
olmaktadır.
1- Anayasa'nın 43. Maddesi Yönünden İnceleme:
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin kararındaki gerekçeleri ve
itiraz konusu kuralın sınırlama kararı gereğince incelenen ibaresi, yukarıya
olduğu gibi alınmıştır. Anayasa'nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı
43. maddesinin, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaolduğunu
belirleyen birinci fıkrasına, itiraz konusu kural kıyıya ilişkin bir düzenleme
içermediğinden, Anayasaya uygunluk denetimi yönünden dayanılmayacak-tır.
Anayasa'nın 43. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin hüküm ve tasarrufu
altında" hükmüne yerverilmemekle birlikte, kıyı ve sahil şeritlerinden
yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği öngörülmüştür. Bu düzenleme,
özel mülkiyet konusu olmasına izin verilmeyen kıyıya karşılık, kamu yararına
öncelik tanınsa da sahil şeridinde özel mülkiyet, uygulamada özel yapılanma
yasağı biçiminde ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yürürlükten kalkan 6785 sayılı
İmar Yasası'na 1605 sayılı Yasa ile eklenen Ek 7. ve Ek 8. Maddelere göre
çıkarılan Yönetmeliğin 1.08 maddesinde ve 2960 sayılı Boğaziçi Yasası'nın
3.maddesinin, 3194 sayılı Yasa'nın 47. maddesiyle değiştirilmesinden önceki ilk
biçiminde ve yine sözü edilen 3. maddenin (h) bendinde getirilen hükümlerle sahil
şeritlerinde kamuya tanınan önceliğin anlamı açıklıkla ortaya konulmuştur.
Anayasa Mahkemesi'nin27.11.1984 günlü, 3086 sayılı "Kıyı Kanunu"nun
kimi maddelerinin iptaline ilişkin 10.7.1986 günlü, 19160 sayılı Resmî
Gazete'de yayımlanan 25.2.1986 günlü, Esas: 1985/ l, Karar: 1986/ 4 sayılı
kararında da, Anayasa'nın 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sahil
şeritlerinde ancak kamuya açık özel yapılanmalara izin verilebileceği açıkça
belirtilmiştir.
Anayasa'nın 43. maddesinin, kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanış
amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma olanak ve
koşullarının yasayla düzenleneceğini öngören üçüncü fıkrası, önceki
fıkralarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Yasakoyucuya sınırsız bir düzenleme
yetkisi verilmediğini, verilen yetkinin kıyı ve sahil şeridinden yararlanmada
kamu önceliğim ortadan kaldıracak biçimdekullanılamayacağını belirgin biçimde
ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin az önce belirtilen 25.2. 1986 günlü
kararında, kamu yararına öncelik, kaçak yapıların kazanılmış haklardan
yararlanamayacağı hususları üzerinde durulduğu gibi; 3.5. 1986 günlü,3194
sayılı "İmar Kanunu" nün kimi maddelerinin iptaline ilişkin 18.4.1987
günlü, 19435 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11.12. 1986 günlü, Esas: 1985/
11, Karar: 1986/29 sayılı kararında da, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında
mevzuata aykırı olarak yapılan ve kamuya açık olmayan yapılara 2981 sayılı
Yasa'ya göre imar affından yararlanma hakkı tanınamayacağı yargısı
ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Bu gerekçeler, şimdi incelenen itiraz konusu
ibare için de geçerlidir.
Kamuya açık olmayan özel yapılanmaları yasaklayan Anayasa'nın, sahil şeridinde mevzuata aykırı eylemi durumlara af yasalarıyla geçerlik kazandırılmasına olur vermesi olanaksızdır. Anayasa'nın çizdiği sınır yasalarla aşılamaz ve yasakladığı oluşumlar gerçekleştirilemez. Bu nedenle, Boğaziçi sahil şeridi yönünden itiraz konusu imar affına ilişkin ibare Anayasa'nın 43. maddesinin ikinci fıkrasına aykırıdır.
İtiraz konusu kural yalnız İstanbul Boğazı sahil şeridindeki değil, öngörünüm bölgesindeki kaçak yapıların da imar affından yararlanmasını öngörmekle birlikte Anayasa'nın 43. maddesinde "öngörünüm bölgesi"yle ilgili bir hüküm yer almadığından bu husus Anayasa'nın 2. maddesi yönünden yapılacak incelemede ele alınacaktır.
2- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden inceleme:
Daha önce de belirtildiği gibi, İstanbul Boğaziçi Alanının
korunmasına yönelik ilk yasal düzenleme olan 2960 sayılı Boğaziçi Yasası'nın 2.
maddesindeki beş bölge ayırımı, 3. maddesinin (g) ve (h) bentlerinin getirdiği
sınırlamalar ve 13. maddesindeki mevzuata aykırı yapıların yıktırılacağıyolundaki
açıklamalar, Boğaziçi öngörünüm bölgesinin, Anayasa'nın 43. maddesi uyarınca
yararlanmada kamuya öncelik tanınan kıyı ve sahil şeridi ile aynı hukuksal
rejime bağlı tutulduğunu göstermektedir. Ancak, Boğaziçi Alanına kazandırılan
kamu ağırlıklıbu görünüm, 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı imar Yasası'nın 47. ve
geçici 7. maddeleriyle öngörünüm bölgesinin kimi koşullarla konut yapına
açılmasıyla değişmiştir. İncelenen kural, Boğaziçi öngörünüm bölgesini konut
yapımına açma düşüncesinden kaynaklanan değişikliklerin üçüncü aşamasını
oluşturmakta ve af kapsamını genişletme niteliğini taşımaktadır.
Boğaziçi öngörünüm bölgesinin konut yapımına açılmasına ve Boğazların
imar affı kapsamına alınmasına ilişkin 3194 sayılı Yasa'nın kimi kuralları
Anayasa Mahkemesi'nin 11.12.1986 günlü, kararıyla iptal edilmiş, bu karardan
önce çıkarılan, itiraz konusu kuralı da içeren 3290 sayılı Yasa hakkında
herhangi bir başvuru yapılmadığından söz konusu kural bugüne değin yürürlükte
kalmıştır. 3290 sayılı Yasa'nın 7. maddesi,3194 sayılı Yasa'nın 47. maddesinin
değiştirdiği 2960 sayılı Yasa'nın (g) bendiyle, geçici 7. maddesini tamamlar
biçimde bir kapsam genişletme hükmü niteliğinde olmakla, Anayasa Mahkemesi'nin,
2960 sayılı Boğaziçi Yasası'nın 3. maddesinin (g) bendini değiştirerek Boğaziçi
öngörünüm bölgesinin konut yapımına açılmasını sağlayan 3194 sayılı Yasa'nın
47. maddesinin bu bölümüne ilişkin iptal kararını anımsatmaktadır. 11.12.1986
günlü kararın 7. sırasında, yine Anayasa Mahkemesi'nin 22.6.1972 günlü, Esas:
1972/14 Karar: 1972/ 34 sayılı kararına da yollama yapılarak konu
ayrıntılarıyla irdelenmiş, 2960 sayılı Yasa'da yapılan değişikliğin kamu yararı
amacıyla yapılıp yapılmadığı üzerinde durularak düzenlemenin Anayasa'nın 2. ve
56. maddelerine aykırı olduğu yargısına varılmıştır.
Aynı irdeleme '3290 sayılı Yasa'nın 7. maddesi için de yapılınca,
bu maddenin TBMM. ndeki görüşmeler sırasında verilen bir önergenin kabulüyle
Yasa metnine girdiği saptanmıştır. Önergenin içeriği, kamu yararı düşüncesine
değil, daha önce Boğazlarda imar affından yararlanmak için tanınan başvuru
süresini geçirmiş olanlara ek bir süre verilerek daha çok kaçak yapının aftan
yararlanması amacına dayandığını kanıtlamaktadır. Böylece, kamu yaran
düşüncesine dayanmadığı belirgin bulunan itiraz konusu ibarenin, Anayasa
Mahkemesi'nin yukarda değinilen önceki kararlarının gerekçeleri de
gözetildiğinde, Anayasa'ya açıkça aykırı bulunduğu saptanmaktadır. Anayasa
Mahkemesi'nin sözü edilen kararının 3194 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesinin
birinci fıkrasının iptaline ilişkin gerekçesi de, 25.2.1986 günlü karar
gerekçesine dayanarak, aynı sonucu doğrulamaktadır.
İtiraz konusu kural, öngörünüm bölgesini de kapsayan içeriğiyle Anayasa'nın 2. maddesindeki cumhuriyetin niteliklerinden birisi olan "hukuk devleti" nin bir öğesi olarak "yasaların kamu yararına dayanması" ilkesine yukarda açıklanan biçimde aykırılık oluşturmaktadır.
3- Anayasa'nın 56. Maddesi Yönünden İnceleme:
İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin kararında bu maddeyle ilgili bir
sav önüne sürülmemiş olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesi'nin Boğaziçi öngörünüm
bölgesinin özel yapılanmaya açılmasını Anayasa'ya aykırı bulan 11.12.1986 günlü
kararında açıklandığı gibi Yasakoyucu, 2960 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin ilk
biçimiyle kamu yararı gözetilerek, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevreden
yararlanmasını sağlamak amacıyla Boğaziçi öngörünüm bölgesinde konut yapımını
yasaklamıştır. İtiraz konusu ibare ise, kaçak yapılara yasallık kazandırmaya
yönelik olup Boğaziçi'nin yapılanmasını olumsuz biçimde etkileyerek kişilerin
sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama haklarını zedelediği, Devleti de bu
konuda yükümlülüklerini yerine getirmemeye zorladığı için Anayasa'nın 56.
maddesine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu ibare iptal edilmelidir.
C. İptal kararından sonra, 3290 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle değişik 2981 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin (f) bendinde kalan ve iptal edilen ibareden hemen sonra gelen ".... ile...." bağlacının, birbirine bağlayacağı iki tümce ya da yan tümce kalmadığından uygulanmaması sonucu doğmaktadır. Kendinden önceki ibare iptal edilince bağlacın varlığı gereksiz olmaktadır.
Ayrıca, 3290 sayılı Yasa'nın Geçici 3. Maddesi'nin dördüncü tümcesinde yer alan "İstanbul ve ...." ibaresinin de iptal kararıyla "İstanbul Boğazı sahil şeridi ve öngörünüm bölgeleri"nin af kapsamı dışına çıkmış olması karşısında varlığına gerek kalmamıştır.
Böylece, iptal kararının uygulanmama sonucunu doğurduğu itiraz konusu kuralın yer aldığı (f) bendi içindeki ".... ile . ..." bağlacı ile, 3290 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesinin dördüncü tümcesindeki "İstanbul ve ....." ibaresi de 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi gereğince iptal edilmelidir.
B. Sınırlama kararı uyarınca incelenen ibarenin Anayasa'ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE,
G. Sözü edilen ibarenin iptali, hemen bu ibareden sonra gelen "ile ...." bağlacının ve ayrıca 3290 sayılı Yasa'nın Geçici 3. Maddesinin dördüncü tümcesinde yer alan "İstanbul ve ...." ibaresinin de uygulanmaması sonucunu doğurduğundan, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi uyarınca bu bağlacın ve ibarenin de İPTALİNE,
28.6.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkanvekili
Yekta Güngör ÖZDEN
Üye
Necdet
DARICIOĞLU
Üye
Yılmaz
ALİEFENDİOĞLU
Üye
Servet
TÜZÜN
Üye
Mustafa
GÖNÜL
Üye
Mustafa
ŞAHİN
Üye
Oğuz
AKDOĞANLI
Üye
İhsan
PEKEL
Üye
Selçuk
TÜZÜN
Üye
Ahmet
N. SEZER
Üye
Erol
CANSEL
Anayasa Mahkemesi, E. 1988/61, K. 1989/28, 28 Haziran 1989 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası