İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1994/44 K.1994/56

"506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında…

Esas1994/44Karar1994/56Tarih18 Temmuz 1994Okuma15 dk · 3.015 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
18 Temmuz 1994
Esas Sayısı
1994/44
Karar Sayısı
1994/56
Karar Günü
18.7.1994
R.G. Tarih-Sayı
01.08.1996-22714
İtiraz yoluna başvuran
Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
İtirazın konusu
1.12.1993 günlü, 3917 Sayılı
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.015 kelime·15 dk okuma·9 bölüm

"506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 7. Maddesiyle 6570 Sayılı Yasa'ya eklenen geçici 5. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının, Anayasa'nın Başlangıç'ının 5. ve 6. paragraflarıyla 2., 9., 10., 12., 48. ve 65. Maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK)'nun taşınmazında kiracı olan davacı, Kurum'ca belirlenen kira parasına itiraz ederek işyeri kirasının saptanması istemiyle açtığı davada Mahkeme, 3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle 6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 5. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasa'ya aykırı bulunduğu yönündeki dâvacı savının ciddî olduğu kanısına vararak bu kuralların iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenen Yasa Kuralı

1.12.1993 günlü, 3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Yasa'ya eklenen geçici 5. maddenin iptali istenen birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:

"Geçici Madde 5- Sosyal Sigortalar Kurumu ile Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumunun sahibi veya ortağı bulunduğu gayrimenkuller için 1.1.1993 tarihinden önce 22.4.1926 tarih ve 818 sayılı Borçlar Kanunu ile 18.5.1955 tarih ve 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna göre yapılmış olan kira sözleşmeleri, sözleşmelerin bitim tarihinden itibaren üç ay sonra, işletme hakkının devrine ilişkin sözleşmeler ise bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay sonra sona erer.

Kurumlarca, bu süre içinde rayiç bedel veya emsal bedele uygun olarak yeni kira bedeli ve şartları tespit edilerek kiracıya tebliğ olunur. Eski kiracının, birinci fıkrada belirtilen üç ayı takip eden (30) gün içinde yeni kira bedeli ve şartları üzerinden 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerine göre kira sözleşmesi yapmaya veya teklif edilen yeni kira bedeline sulh hukuk mahkemeleri nezdinde itiraz etmeye hakkı vardır. 30 günlük süre içinde itiraz ve rüçhan hakkını kullanmayan ve gayrimenkulü tahliye etmeyen kiracıların tahliyesi ilgili icra memurluğunca sağlanır.

Belirlenen kira bedeline karşı süresi içinde dava açılması halinde, dava sonucuna kadar Kurumlarca tespit edilen yeni kira bedeli üzerinden ödeme yapılır. Dava sonucunda belirlenen kira bedeline göre, kiracı lehine doğacak farklar takip eden aylara ait kira bedelinden mahsup edilir."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin iptal istemini dayandırdığı Anayasa kuralları şunlardır :

1- Başlangıç (Beşinci ve Altıncı Paragrafları)

"- Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

- Kuvvetler ayrımının Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;"

2- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

3- "MADDE 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."

4- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

5- "MADDE 12.- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder."

6- "MADDE 48.- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır."

7- "MADDE 65.- Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir."

IV- İLK İNCELEME VE SINIRLAMA SORUNU

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, İhsan PEKEL, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'in katılmalarıyla 29.3.1994 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığı saptandıktan sonra sınırlama sorunu üzerinde durulmuştur.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerinde, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılan başvuruların başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacak yasa kuralı ile ilgili olması öngörülmüştür.

Uygulanacak yasa kuralından amaç, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

Mahkemenin bakmakta olduğu dava, 3917 sayılı Yasa ile 6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 5. maddenin uygulanmasına ilişkindir. Olay, kiralayan durumundaki Sosyal Sigortalar Kurumu ile kiracısı arasındaki uyuşmazlıktır. Geçici 5. maddede belirtilen Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sahibi veya ortağı bulunduğu taşınmazlara ilişkin herhangi bir uyuşmazlık söz konusu değildir.

Bu nedenle geçici 5. maddeye ilişkin esasın "Sosyal Sigortalar Kurumunun sahibi olduğu taşınmazlar için yapılmış olan kira sözleşmeleri" ile sınırlı olarak incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptali istenen yasa kuralı ile itiraza dayanak yapılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı

Kamu idarelerince kiraya verilen taşınmazların, kira sözleşmeleriyle ilgili zaman zaman yasal düzenlemeler yapılmıştır.

11.10.1983 gün ve 2912 sayılı, 15.1.1985 gün ve 3151 sayılı

Yasa'ların 1. maddeleriyle 6570 sayılı Yasa'ya Geçici 3. ve Geçici 4. maddeler

eklenerek, T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkârlar

ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (BAĞ-KUR), Türkiye

Kızılay Derneği, Türk Hava Kurumu, Darülaceze Müdürlüğü, Darüşşafaka Cemiyeti

ve bağlısı vakıflar, mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü,

Verem Savaş ve Kanserle Savaş Dernekleri, Belediyeler ve Özel İdareler ile

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü adına kayıtlı veya bunların kamu kuruluşları

veya kamu yararına çalışan derneklerle ortaklaşa sahip bulundukları

taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin Yasa'ların yürürlük tarihlerinden

itibaren altı ay sonra sona ereceği, bu süre içinde sayılan bu kurumlarca rayiç

veya emsal bedele uygun olarak yeni kira bedeli ve şartlarının saptanarak

kiracıya tebliğ edileceği kuralları getirilmiştir.

3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle 6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 5. madde ile de, bu kapsam ve anlayış içerisinde, Sosyal Sigortalar Kurumu ile Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sahibi veya ortağı bulunduğu taşınmazlara ilişkin kira sözleşmeleri hakkında 2912 ve 3151 sayılı Yasa'lara koşut düzenlemeler yapılmıştır.

3917 sayılı Yasa'nın 7. maddesiyle 6570 sayılı Yasa'ya eklenen

geçici 5. maddenin birinci fıkrasında, SSK. ve BAĞ-KUR'un sahibi veya ortağı

bulunduğu taşınmazlar için 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira

sözleşmelerinin, bitim tarihinden itibaren üç ay sonra sona ereceği; ikinci

fıkrasında, Kurumlarca bu süre içinde rayiç veya emsal bedele uygun olarak yeni

kira bedeli ve şartlarının saptanarak kiracıya tebliğ olunacağı, kiracının ise

bu süreyi takip eden (30) gün içinde yeni kira bedeli ve şartları üzerinden

kira sözleşmesi yapmaya veya teklif edilen yeni kira bedeline sulh hukuk

mahkemesinde itiraz etmeye hakkı olduğu, (30) günlük süre içinde sözleşme

yapmayan, itiraz hakkını kullanmayan ve taşınmazı boşaltmayan kiracıların

tahliyelerinin icra memurluğunca sağlanacağı; üçüncü fıkrasında da, dava açılması

halinde, dava sonucuna kadar kurumlarca saptanan yeni kira bedeli üzerinden

ödeme yapılacağı, dava sonucunda belirlenen kira bedeline göre kiracı

lehine doğacak farkların takip eden aylara ait kira bedelinden düşüleceği

kurallarına yer verilmekte ve böylece sözü edilen kurumlara ait taşınmazların

kiralarının günün emsal ve rayiç kira bedelleri düzeyine getirilmesinin

amaçlandığı anlaşılmaktadır.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

1- Anayasa'nın 2. Maddesi Yönünden İnceleme

Başvuruda bulunan mahkeme, hukuk devletinde önceden düzenlenen konuların oluşturduğu sistemin devamının asıl olduğunu, tarafların özgür iradeleriyle yaptıkları kira sözleşmesinin 3917 sayılı Yasa kuralıyla sona erdirildiğini, bu durumun ise hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiğine bağlı, Başlangıç'ta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiştir.

Hukuk Devleti, insan haklarına saygı gösteren, bu hakları koruyucu adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlet demektir. Böyle bir düzenin kurulması, yasama, yürütme ve yargı alanına giren tüm işlem ve eylemlerin hukuk kuralları içinde kalması, temel hak ve özgürlüklerin, Anayasal güvenceye bağlanmasıyla olanaklıdır.

İtiraz konusu geçici 5. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, SSK.nın sahibi veya ortağı bulunduğu taşınmazlar için 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira sözleşmelerinin, sözleşmelerin bitim tarihinden itibaren üç ay sonra sona ereceği, bu süre içinde rayiç ve emsal bedele uygun olarak saptanan yeni kira bedelinin kiracıya tebliğ edileceği, kiracının (30) gün içinde yeni kira bedeli üzerinden sözleşme yapmaya hakkı olduğu veya teklif edilen bedele itiraz halinde sulh hukuk mahkemesine dava açabileceği, belirtilen süre içinde dava ve rüçhan hakkını kullanmayan kiracının icra memurluğunca tahliye edileceği öngörülmektedir.

SSK. ile kiracıları arasında düzenlenmiş kira sözleşmesi, tarafların iradeleriyle oluşmuş ve her iki tarafa hak ve yükümlülükler getiren sözleşmedir. Bu sözleşme, Borçlar Yasası ile Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Yasa kuralları gereğince yapılmıştır. Kullanılma koşulları, süresi, bedeli, bedelin ödeme zamanı ve yöntemi yürürlükteki hukuk kurallarına dayanılarak ve bu kuralların çizdiği sınırlar içinde taraflarca saptanır.

Hukuk devleti ilkesi, kazanılmış haklara saygı gösterilmesini gerektirir. Ancak, kazanılmış bir haktan sözedilebilmesi için bu hakkın yeni yasadan önce yürürlükte olan yasa kurallarına göre bütün sonuçlarıyla elde edilmiş olması gerekir. Bu hukuksal duruma göre, SSK. ile kiracıları arasında 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira sözleşmeleri, yasa ile sona erdirilmemekte, kira sözleşmesinin bitiminden sonrası için düzenleme getirmektedir. Diğer yönden Kurum'ca istenen yeni kira bedeline karşı kiracının yargı yoluna başvurabileceği de yasada belirtilmiştir.

Geçici 5. maddenin üçüncü fıkrasında, yeni kira bedeline karşı dava açılması halinde, dava sonuna kadar yeni kira bedeli üzerinden ödeme yapılacağı, dava sonunda belirlenen kira bedeline göre, kiracı lehine fark doğarsa, bunun izleyen aylara ait kira bedelinden düşüleceği kuralına yer verilmektedir.

Bu nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine aykırı değildir.

2- Anayasa'nın 9. Maddesi Yönünden İnceleme

Mahkeme, geçici 5. madde ile, yargı yetkisinin SSK.na devredildiğini, SSK.nun tek taraflı olarak kirayı belirlediğini, belirlenen kira bedeli kabul edilmediğinde kiracının tahliye zorunda bırakıldığını, bu nedenlerle belirtilen kuralın Anayasa'nın 9. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

Anayasa'nın "Yargı yetkisi" başlıklı bu maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı öngörülmüştür.

Geçici 5. madde ile, 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira sözleşmelerinin bitiminden sonra SSK.nun rayiç veya emsal bedele uygun yeni kira bedeli isteyebilmesinin öngörülmesi yargı yetkisinin devri anlamını taşımaz. Tek taraflı olarak belirlenen kira bedeline karşı kiracının yargıya başvurma hakkı ortadan kaldırılmamıştır.

Belirtilen nedenlerle, itiraza konu edilen kurallar, Anayasa'nın 9. maddesine aykırı görülmemiştir.

3- Anayasa'nın 10. Maddesi Yönünden İnceleme

Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. maddesinde, hiçbir kişi ve zümreye imtiyaz tanınmayacağı, işlemlerinden dolayı Devlet kurumlarının da yasa önünde eşit olduğu, 6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici madde hükümlerinin bu ilkeleri tamamen altüst ettiği, SSK.nu imtiyazlı bir konuma getirdiği, idare makamlarının, bütün işlemlerini yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak yapmak zorunda oldukları, vatandaşlar taşınmazlarını kiraya verirken genel kurallara bağlı iken, SSK.nun özel kurallara bağlı olmasının düşünülemeyeceği, böyle bir düzenlemenin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bulunduğu ileri sürülmektedir.

Anayasa'nın 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." denilmektedir.

"Yasa önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları benzer

olanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile, yasa önünde eşitlik, yani hukuksal

eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan

kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa

karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,

aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa

karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlarındaki

özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli

kılabilir. Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı

düzenlemeyi eşitlik ilkesine aykırı değil, geçerli kılar. Anayasa'nın

amaçladığı eylemli değil, hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı,

ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü

eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar

için yasalarla değişik kurallar konulamaz. Ancak durumlarındaki değişikliğin

doğurduğu zorunluluklara, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanılarak

yasalarla farklı uygulamalar getirilmesiyle, eşitlik ilkesinin çiğnendiği

sonucu çıkarılamaz.

Kamu taşınmazlarının bir bölümü, kamu hizmetine özgülenmeden gelir

getirmek amacıyla kiraya verilmektedir. Kamu hizmetine özgülenen taşınmazlar,

kamu hukuku ilişkisi içerisinde ve idare hukuku kurallarına göre yönetilmesine

karşın kiraya verilen diğer taşınmazlar ise, üçüncü kişiler yönünden

özel hukuk kurallarına bağlıdır. Ancak kamu idaresi ile taşınmazı arasındaki

ilişki özel hukuktaki malik-taşınmaz arasındaki mülkiyet ilişkisinden

farklıdır. Özel hukukta mâlik, taşınmazı üzerinde dilediği biçimde tasarruf

yetkisine sahip iken, kamu idareleri, sahip oldukları taşınmazlarının

kiralanmasında, satılmasında belli kurallara uymak ve elde ettikleri gelirleri

kamu hizmetine ayırmak zorundadırlar. Diğer yandan bunlardan elde edilen

gelirin, kamu idaresinin yapmakla yükümlü olduğu hizmete harcanması da, bu

taşınmazların kamu hizmetine dolaylı olarak özgülenmesi anlamındadır. Böylece,

taşınmazını

kiraya veren kamu idareleriyle, kiralayan gerçek ve özel tüzelkişiler ayrı hukuksal konumdadırlar.

Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

4- Anayasa'nın 48. Maddesi Yönünden İnceleme

Mahkeme, herkesin dilediği gibi sözleşme yapma hürriyetinin bulunduğunu, ancak geçici 5. maddenin bu sözleşme hürriyetini kişinin elinden aldığını, tek taraflı olarak SSK.na devrettiğini, özel hukuk hükümlerine göre kişi ile SSK.nun yaptıkları sözleşmenin daha sonra çıkarılan bir yasa ile ortadan kaldırıldığını, sözleşme hürriyetini kaldıran kuralların Anayasa'nın 48. maddesine aykırı bulunduğunu ileri sürmektedir.

Geçici 5. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, SSK. ile Bağ-Kur'un sahibi veya ortağı bulundugu taşınmazlar için 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira sözleşmelerinin, bitim tarihinden itibaren üç ay sonra sona ereceği, Kurum'ca bu süre içinde rayiç veya emsal bedele uygun olarak yeni kira bedelinin ve şartlarının saptanarak kiracıya tebliğ edileceği, kiracının ise bu

üç ayı takip eden (30) gün içinde yeni kira bedeli ve şartları üzerinden kira sözleşmesi yapmaya veya sulh hukuk mahkemesinde itiraz etmeye hakkı olduğu belirtilmiştir.

Anayasa'nın "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip bulunduğu ilkesine yer verilmiştir. Fıkranın gerekçesinde, özgürlük temeline dayalı bir toplumda irade serbestliği çerçevesinde kişinin sözleşme yapma, meslek seçme ve çalışma özgürlüğünün garanti edilmesinin doğal olduğu, ancak bu özgürlüklerin kamu yararı amacıyla ve yasayla sınırlanabileceği belirtilmiştir.

Yukarıda da değinildiği gibi, SSK. ile kiracıları arasında 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış olan kira sözleşmeleri yasa ile sona erdirilmemekte, kira sözleşmesinin bitiminden sonrası için düzenleme getirilmektedir. Ayrıca Kurum'ca istenen yeni kira bedeline karşı kiracının yargı yoluna başvurabileceği de açıklanmıştır.

Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 48. maddesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekir.

Yekta Güngör ÖZDEN bu görüşe katılmamıştır.

5- Anayasa'nın Başlangıç Bölümü, 12. ve 65. Maddeleri Yününden İnceleme

Mahkeme, geçici 5. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasa'nın Başlangıç Bölümünün beşinci ve altıncı paragraflarıyla 12. ve 65. maddelerine de aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

Anayasa'nın Başlangıç Bölümü'nün beşinci ve altıncı

paragraflarında, millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız

şartsız Türk milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili

kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun bu Anayasa'da gösterilen

hürriyetçi demokrasi ve bunun gerekleriyle belirlenmiş hukuk düzeni dışına

çıkamayacağı, kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük

sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılması ve bununla

sınırlı uygar bir işbölümü ve işbirliği olduğu, "Temel hak ve

hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde, herkesin,

kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve

hürriyetlere sahip olduğu, bu hürriyetlerin, kişinin topluma, ailesine ve diğer

kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da beraberinde taşıdığı,

"Sosyal ve

ekonomik hakların sınırı" başlıklı 65. maddesinde, Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği belirtilmektedir.

İtiraz edilen kuralın, Anayasa'nın Başlangıç Bölümü'nün beşinci ve altıncı paragraflarıyla 12. ve 65. maddeleriyle bir ilgisi bulunmamaktadır.

1.12.1993 günlü, 3917 sayılı "506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 7. maddesi ile 6570 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 5. maddenin sınırlama kararı uyarınca incelenen birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

18.7.1994 gününde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz

konusu kural SSK’nun kiradaki taşınmazlarına ilişkin yeni bedellerin uygulanma

yöntemiyle ilgilidir. Yıllar önce düşük bedelle kiraya verilen taşınmazları

günün bedeliyle kiralamak olanağı varken ve geçmişe ilişkin istem yolu kapalı

iken, taşınmaz iyesi (maliki) gerçek ve tüzelkişiler arasında ayrıcalık yaratan

düzenlemenin Anayasa’ya aykırılığı açıktır. Kiralama ilişkisi, özel hukuk

alanında genel bir konudur. Taşınmaz iyesi ister kamu hukuk tüzelkişisi, ister

özel hukuk tüzel kişisi ya da gerçek kişi olsun kira bağıtının hukuksal

niteliği değişmez. Kaldıki Borçlar Yasası’nın genel kurallarıyla 6570 sayılı

Taşınmaz Kiralarına ilişkin Yasa’nın özel kurallarına göre yapılmış kira

sözleşmelerinden sözedilerek getirilen ayrıcalık büsbütün belirgindir.

Kiralayanlar arasındaki ayrımı Anayasa ile bağdaştırmak olanaksızdır. Tek

yanlı, genel yöntemler dışında uygulama, SSK kiracılarına getirilen ağır ve

özel yükümlülükle boşaltma koşulları kuralına aykırılık boyutunu özet biçimde

açıklanmaktadır. Bağıt özgürlüğünü olumsuz yönde etkileyen kural, devlet

kurumlarının kayırılmasının hukuk içinde rastlanması güç örneklerinden biridir.

Sorunu çözmek, zararı azaltıp gizlemek için hukuka aykırı yol yerine, tespit

davası en uygun yöntemdir. Bu da her taşınmaz sahibine açık olduğu gibi SSK’na

da açıktır. Günlük bedelin üstünde bedele zorlamak için kiracı üzerinde baskı

kurmak, onu, önerilen yeni bedele itiraz etmek durumunda bırakmak ayrıcalıklı

işlemler dizisinin kanıtı olur.

Hukuk

devleti, tüm işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun gözetildiği soylu ve yüce

yapıdır. Öncelikle yurttaşlarına, devlet ve devlet kurumlarıyla olan

ilişkilerinde yan tutmayacağı, ayrıcalık yapmayacağı konusunda güven

vermelidir. Devletin, kamu kurumlarının mülkiyeti ile gerçek kişilerle özel

hukuk tüzelkişilerinin mülkiyeti arasında, bağlı oldukları rejimlerin özelliği

dışında, bir anlam ve değer farkı yoktur. Kiralama aynılık ve gereklik taşıyan

hukuksal bir kurumdur. İyesi kim olursa olsun, ilişki, bağlantı birdir. Yanları

ayrı olsa da yapısı aynıdır. Bu nedenle SSK’na ayrıcalık tanıyarak Borçlar

Yasası ile 6570 sayılı Yasa kapsamındaki eşdeğer-eşdüzey durumu SSK için

bozmanın hukuksal bir gereği yoktur. Devlet, kendi yararına öncelik verir,

kendi durumunu üstün tutarsa hukuk devleti değil, kanun devleti olur. Giderek hukuksuzluğun

egemenlik kurması bir geçersizlik belirtilisi sayılır. Yurttaşı için

öngörmediği yararı kendisi için öngören ya da kendisi için öngörmediği zararı

yurttaşı için öngören devlet, hukuksal dengeyi ve güvenceyi sarsar. Hiçbir

akçalı durum güçlüğü, hukuksallığa yeğlenemez.

İtiraz konusu kural kısaca belirtilen bu nedenlerle Anayasa’nın 2.,10. ve 48. maddelerine aykırıdır. 18.7.1994

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Mustafa GÖNÜL

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Samia

AKBULUT

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkan

Anayasa Mahkemesi, E. 1994/44, K. 1994/56, 18 Temmuz 1994 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme Ve Sınırlama Sorunu
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Karşıoy Gerekçesi
  8. Özden
  9. Akbulut
  10. Tuncel
  11. Özden

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1994/44
Karar No
1994/56
Tarih
18 Temmuz 1994

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1994/46 K.1994/57
  • AYM Norm Denetimi E.1994/66 K.1994/63
  • AYM Norm Denetimi E.1994/64 K.1994/61
  • AYM Norm Denetimi E.1994/63 K.1994/60
  • AYM Norm Denetimi E.1994/67 K.1994/64
  • AYM Norm Denetimi E.1993/42 K.1994/72

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.