İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1995/56 K.1995/60

"Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 3. maddesinin Anayasa'nın 67., 76., 2. ve 153. maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali istemidir.

Esas1995/56Karar1995/60Tarih1 Aralık 1995Okuma14 dk · 2.760 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
1 Aralık 1995
Esas Sayısı
1995/56
Karar Sayısı
1995/60
Karar Günü
1.12.1995
R.G. Tarih-Sayı
07.12.1995-22486
İptal davasını açan
Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL.
İptal davasının konusu
23.11.1995 günlü, 4138 sayılı
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.760 kelime·14 dk okuma·9 bölüm

"Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 3. maddesinin Anayasa'nın 67., 76., 2. ve 153. maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralı

23.11.1995 günlü, 4138 sayılı Yasa'nın iptali istenen 3. maddesi şudur :

"MADDE 3.- 10.6.1983 tarih ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 14.- XX nci Dönem Milletvekili Genel Seçiminde bir seçim çevresinde kullanılan geçerli oyların toplamının % 10 undan az oy alan siyasî partilere ve bağımsız adaylara milletvekilliği tahsis edilmez. Ancak, seçime katılan siyasî partiler ve bağımsız adaylardan hiç biri bu oranı aşamamış ise milletvekilleri 10.6.1983 tarih ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 34 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine görepaylaştırılır."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır :

1. "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

2. "MADDE 67- Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.

Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.

Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.

Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile, askeri ögrenciler, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan tutukluların seçme haklarını kullanmalarında, oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.

Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir."

3. "MADDE 76.- Otuz yaşını dolduranher Türk milletvekili seçilebilir.

En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetlerinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma ideolojik veya anarşik eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.

Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler."

4. "MADDE 153.- ...

(Son fıkra) Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar."

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Samia AKBULUT, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Lütfi F. TUNCEL'in katılmalarıyla 1.12.1995 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığına işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildikten sonra dosya durumu gözetilerek esas incelemenin yapılması da uygun bulunmuştur.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi, iptali istenilen yasa kurallarıyla dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri, öbür yasama belgeleri ve işin ilk ve esas incelemesine ilişkin rapor okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, 24 Kasım 1995 günlü, 22473 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23.11.1995 günlü, 4138 sayılı "Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un, 10.6.1983 günlü, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'na "Geçici Madde 14"ü ekleyen 3. maddesinin Anayasa'nın 67., 76., 2. ve 153. maddesine aykırı olduğu savıyla iptali istemine ilişkindir.

Dava dilekçesinde; 27.10.1995 günlü, 4125 sayılı "Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Siyasî Partiler Kanunu ve Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesiyle getirilen çevre barajının Anayasa Mahkemesi'nin 18.11.1995 günlü, Esas 1995/54, Karar 1995/59 sayılı kararıyla iptal edilmesine karşın bu barajı XX. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için yeniden yürürlüğe koyan 4138 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilmektedir.

4138 sayılı Yasa'nın 3. Maddesinin Anayasa'nın 153. Maddesinin Son Fıkrasına Aykırılığı Sorunu:

Konuyu doğrudan ve öncelikle ilgilendirdiği için incelemeye bu madde yönünden başlanmıştır.

4125 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasası'nın "Bir seçim çevresinde siyasî partilerin ve bağımsız adayların elde edecekleri milletvekili sayısının hesabı" başlıklı 34. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek çevre barajına bir seçimçevresinde kullanılan geçerli oyların toplamının o çevreden çıkacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayıdan az oy alan siyasî partilere ve bağımsızlara milletvekilliği verilmeyeceği, iki ve üç milletvekili çıkaracak seçim çevrelerinde bu oranın yüzde yirmibeş olarak uygulanacağı öngörülmüştü.

4125 sayılı Yasa'nın kimi maddelerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda 2839 sayılı Yasa'nın içeriği yukarda özetlenen 34. maddesinin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin Resmî Gazete'nin 21 Kasım 1995 günlü, 22470 mükerrer sayısında yayımlanan 18.11.1995 günlü, Esas 1995/54, Karar 1995/59 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Bu iptal kararıyla % 10 luk ülke barajı dışında yeni ve ikinci bir

baraj oluşturulduğu, Anayasa'nın "seçme, seçilme ve siyasî faaliyette

bulunma hakları" başlıklı 67. maddesinde demokratik düzen yönünden ulusal

istenç ve özgür seçimlerin yoğunlukla ve ayrıntılı biçimde vurgulandığı,

maddenin değişik altıncı fıkrasında da seçim yasalarının "temsilde

adalet" ve "yönetimde istikrar" ilkelerini bağdaştıracak biçimde

düzenleneceğinin öngörüldüğü, amacın seçmen istencinin yasama organına

olabildiğince yansıması olduğu, yakınmaya yol açmayacak yöntemleri içeren

sistemleri bulmak olanaksız ise de yakınmaya en az neden olanını yeğlemek

gerektiği, az oyla çok temsilci sağlayan sistemin adalet ilkesiyle

bağdaşmayacağı, temsilde adaletin ağırlığının yönetimde istikrarın temel koşulu

sayıldığı, adaleti dışlayan istikrar düşüncesinin istikrarsızlık yaratacağı,

temsilde adalet ve yönetimdeistikrar ilkelerinin Anayasa'ya uygun yasalarla

bağdaştırılıp yaşama geçirilmesi yetkisinin yasama organında bulunduğu,

incelenen kuralın getirdiği adaletsizliğin sistemi ve ülke düzenini olumsuz

yönde etkileyeceği, yönetimde istikrar için bir ülke barajıöngörülmüşken ayrıca

bir çevre barajının anayasal ilkelerle bağdaşmayacağı belirtilmiştir.

Çoğulcu, katılımcı, kurallar ve kurumlar düzeni ve bir yaşam biçimi, çağdaş bir anlayış olan demokrasi, bir değerler bütünüdür. Seçimler, demokrasinin temel koşullarından, yadsınması olanaksız ögelerinden ve ilkelerinden biridir. Seçimler konusunda sistem belirleme yetkisi, anayasal ilkelere uygun olmak koşuluyla, yasama organına bırakılmıştır. Anayasa Mahkemesi bu uygunluğu aramaktadır.

Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında açıkça, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." denilmektedir.

Bu kural, kararları hemen yayımlama zorunluluğunu, tüm devlet

organlarının, yönetim yerlerinin, gerçek ve tüzelkişilerin Anayasa Mahkemesi

kararlarına uygun davranma ve karar gereklerini yerine getirme yükümlülüğünü

duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya koymaktadır. Bu organlar, gerekçesi

ve sonuç bölümleriyle ayrı ayrı ya da tümüyle içeriğine katılmasalar, bilimsel

yöntemlerle eleştirseler de kararın gereğini savsaklamadan yerine getirmek,

karara uygun düzenlemeleri gerçekleştirmek ve tersine işlem ve eylemlerden

kaçınmak zorundadırlar. Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasıyla öngörülen,

bu durum, hukuk devleti olmanın, güçler ayrılığı ilkesinin, Anayasa'nın

bağlayıcılığı ve üstünlüğünün, hukukun üstünlüğü ilkesinin doğal gereğidir.

Anayasa'nın Başlangıç bölümünün üçüncü ve dördüncü paragraflarıyla, 2., 6., 9.,

11., 81., 103. ve 138. maddelerinin içerdiği kavram ve ilkeler bu sonucu

tartışmasız biçimde doğrulamaktadır.

İlk kez Anayasa Mahkemesi'nin seçimlerle ilgili önceki kararlarında değinilen "temsilde adalet" ve "yönetimde istikrar" ilkeleri 4121 sayılı Yasa'yla gerçekleştirilen değişiklikle Anayasa'nın 67. maddesinde yer almıştır.

Anayasa Mahkemesi'nin 18.11.1995 günlü, 1995/54-59 sayılı

kararında bu ilkelerin birine öncelik ve ağırlık vermek değil, birlikte uyum

içinde -siyasî parti ve bağımsız aday ayrımı yapılmadan ve birbirini

dengeleyecek biçimde gözetilip uygulanması üzerinde durulmuştur. Anayasa'nın

seçim sistemlerini yasama organının tercihine bıraktığı gerçeğinden kalkılarak,

Anayasa'ya uygun olmak koşuluyla yasama organının buyetkisine karışılamayacağı,

sistemin yasayla belirlenip yaşama geçirilmesinde izlenecek ya da uygulanacak

yöntemin Anayasa'nın öngördüğü ilkelere aykırı olmaması gereğine değinilmiştir.

İptal kararında, yüzdeler ya da başka sayısal ölçülerle anlatılan oranlar

nedeniyle değil, oran ne olursa olsun, ülke barajı varken ayrı bir çevre

barajı, yasama organının benimseyip belirlediği sisteme, bu yolla da Anayasa'ya

aykırı bulunmuştur. İlkelerden yalnız birinin ya da öbürünün daha ağırlıklı

uygulanmasının sakıncayaratabileceği belirtilmiş, seçmen oylarının gerçeğe

uygun sonuçla yansıması için siyasî parti - bağımsız aday ayrımına

gidilmemiştir. Bağlayıcı olan kararda öngörülen biçimde düzenlemeler ve

uygulamalar yapılacak, başka bir anlatımla, yeni düzenleme ve uygulamalar

karara aykırı, kararı etkisiz ve geçersiz kılma ya da karara karşı direnme

niteliğinde olmayacaktır. Devlet organlarının tüm işlem ve eylemlerinin hukuka

uygunluğu, devletin saygınlığına katkı olup, varlıklarından işlevlerine kadar

organları güçlükılan geçerlik koşuludur. Bu gereklere uymayan, Anayasa

Mahkemesi kararıyla bağdaşmayan böylece hukuku kimi konu ve alanlarda dışlayan

kuralların, Anayasa katında geçerliği ve yürürlüğü savunulamaz.

2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasası'nın, 1995/54-59 sayılı

Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen, 34. maddesinin ikinci fıkrasındaki

çevre barajı, bu kez 4138 sayılı Yasa'nın geçici 14. maddesiyle yeniden

getirilmiştir. Kurallar karşılaştırıldığında, yalnız XX. Dönem Milletvekili

Genel Seçimi için çevre barajı ayrık bir yöntem olarak öngörülmüştür. 4138

sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle, genelde Anayasa Mahkemesi'nin kararına uyulduğu

izlenimi verilmiş, ancak 3. maddesiyle getirilen geçici 14. maddeyle iptal

kararı gözardı edilerek çevre barajı yeniden oluşturulmuştur. TBMM Anayasa

Komisyonu ve Genel Kurulu'nda Yasa'yla ilgili görüşmeler de, bu konuda yapılan

uyarılara Anayasa'ya aykırılık savlarına karşın yasalaşmaya çalışıldığını kanıtlamaktadır.

Yeni kuralın Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasına aykırı düşmesi için, iptal edilen önceki kuralla yapısal benzerlik taşıması, aynı sözcükleri ve anlatımı içermesi koşul değildir. Amaç, erek ve sağlanmak istenen sonuçla, teknik içerik ve kapsam yönünden koşutluk yeterlidir. Kural yapısı, sözcük sayısı ve kimieklemeler ve çıkartmalarla yenilenme izlenimi verecek biçimsel bir görünüm, özü etkilemez ve değiştirmez. Yapısı ve içeriğiyle iptal edilen kuralla dava konusu yeni kural birbirinin aynıdır. İncelenen yeni kuralın iptal edilen kuraldaki durumu yinelediği,saptanmıştır.

Oysa, yasama organı, bir bütün olarak anlam taşıyan, sonuç

belirleyen, genelde yasama işlemlerini değerlendirme ölçütlerini içeren ve

yasama etkinliklerini yönlendirme işlevi de gören Anayasa Mahkemesi kararlarına

bağlı kalmakla yükümlüdür. Özel bir özen göstererek hukuk devleti konusunda

öncülük yapması gereken yasama organının, bir anımsatmaya ve uyarıya gerek

kalmadan, Anayasa Mahkemesi kararlarını gözönünde bulundurması, hangi nedenle

ve amaçla olursa olsun kararlarla çelişen ve çatışandüzenlemelerden kaçınması

gerekir. Kapsam ve anlatım farklılıkları olsa bile yeni kuralın, iptal edilen

kuralla aynı doğrultuda olması ve Anayasa Mahkemesi kararına karşın, onu

geçersiz ve sonuçsuz kılmak amacıyla çıkarıldığının saptanması, aynılık

koşulunun gerçekleşmiş sayılması için yeterlidir. Sözcük ve anlatım yönünden

tam bir benzerlik aramak, Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasını anlamsız

kılar ve uygulanmaz duruma düşürür. Yasama organı yetkilerini ancak anayasal

sınırlar içinde kullanabilir veAnayasa'nın 153. maddesi de bu sınır

kapsamındadır. Yasa çıkarma yetkisi Anayasa Mahkemesi kararlarını etkisiz

kılmak için kullanılamaz.

Bu durumlar karşısında, Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasına aykırılığı nedeniyle 4138 sayılı Yasa'nın 2839 sayılı Yasa'ya geçici 14. maddenin eklenmesine ilişkin 3. maddesi iptal edilmelidir.

Haşim KILIÇ ile Sacit ADALI bu görüşe katılmamışlardır.

Mustafa BUMİN ise "Maddenin bağımsız adaylar yönünden Anayasa'nın 153. maddesine aykırı olmadığı" görüşündedir.

Bu gerekçe karşısında konunun, Anayasa'nın 67., 76. ve bu yolla 2. maddesi yönünden incelenmesine gerek kalmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

V- SONUÇ

23.11.1995 günlü, 4138 sayılı "Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 3. maddesiyle 10.6.1983 günlü, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'na eklenen "Geçici Madde 14"ün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ ile Sacit ADALI'nın "Anayasa'nın 153. maddesine aykırı olmadığı", Mustafa BUMİN'in "Maddenin bağımsız adaylar yönünden Anayasa'nın 153. maddesine aykırı olmadığı" yolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

1.12.1995 gününde karar verildi.

KARŞIOY

GEREKÇESİ

Esas Sayısı : 1995/56

Karar Sayısı : 1995/60

4138 sayılı Yasa'nın dava konusu 3. maddesi Anayasa'nın 153. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Çoğunluğun bu görüşüne aşağıda açıklanan nedenlerle katılmadık.

Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrası Anayasa Mahkemesi kararlarının herkesi bağladığını ve buna uygun hareket etmek zorunluluğunu öngörmektedir. Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasına aykırılıktan söz edilebilmesi için, yeni çıkarılan Yasa'nın iptal edilen önceki Yasa ile;

a) Aynı ya da benzeri,

b) Teknik içerik ve kapsam bakımından birbirine özdeş olmasının tesbit edilmesi gerekir. Yeni Yasa, belirtilen bu ölçülere uygun değilse Anayasa'nın 153. maddesine aykırılıktan bahsedilemez.

Anayasa Mahkemesi'nin daha önce iptal ettiği 4125 sayılı Yasa'nın

16. maddesi seçim çevresi barajının nasıl hesaplanacağını ve uygulanacağını

düzenlemekteydi. Buna göre, seçim çevresinde alınan geçerli oy toplamları

çıkaracağı milletvekili sayısına bölünerek bir sayı bulunacak, bu sayının

altında oy alan parti ve bağımsızlara milletvekili tahsis edilmeyecekti. Bu

düzenlemede seçim çevrelerinde oy sayısı ve milletvekili sayısına göre % 6 ile

% 25 arasında değişebilecek oranlar gerçekleşmekteydi. Başka bir anlatımla

belirtilen sayılar arasında "değişken oranlar" söz konusuydu. Ayrıca

2 ve 3 milletvekili çıkaracak seçim çevrelerinde ise bu oranın % 25 olarak

sabit uygulanacağı öngörülmekteydi. Seçim çevresi barajında uygulanan bu ikili

sistem, % 10'luk ülke barajı varken yeni bir seçim çevresi barajının

getirilmesi ve % 6 ile % 25 arasında gerçekleşecek oranlar nedeniyle nüfusu az

olan illerle çok olan illerarasında temsilde adaletsizlikler doğurduğu

gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilince, yasakoyucu 4138 sayılı

Yasa'yı çıkarmıştır. Nisbi temsil sisteminin dünyada 300'e yakın yöntemle

uygulandığını doktrinden öğrenmekteyiz. Bu yöntemlerin her biriayrıdır,

değişiktir. Kendi içinde belli amaçları gerçekleştirmek için değişik veriler

kullanılır. Kimi zaman temsilde adaleti gözetirken kimi durumlarda da yönetimde

istikrarı hedefleyebilir.

4138 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile yeni bir yöntem getirilmiştir. Daha önce her seçim bölgesi için % 6 ile % 25 arasında gerçekleşecek olan oran, % 10 olarak sabit duruma getirilmekte, 2 ve 3 milletvekili çıkaracak bölgeler için uygulanan % 25 oran ise yine % 10'a indirilmektedir. Görüldüğü gibi yöntem, temsilde adalet ilkesini ön plana çıkaran yeni bir uygulamayı getirmektedir. Bu yöntem iptal edilen önceki yöntemden teknik içerik ve kapsam bakımından oldukça farklıdır.

Öte yandan siyasî partilerden aday olanlar için % 10 oranında ülke barajı öngörülmüşken bağımsız adaylar için böyle bir baraj sözkonusu değildir. Yeni Yasa ile bağımsız adaylar için de öngörülen % 10'luk seçim çevresi barajı bir ölçüde siyasî partilerden aday olanlarla bağımsızlar arasında temsilde adalet doğrultusunda bir eşitlik sağlanmaktadır.Yasa'nın gerekçesinden bunu anlamak da mümkündür.

Bu nedenlerle dava konusu 4138 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile önceki iptal edilen Yasa'nın 16. maddesinin ayniliğini kabul etmek mümkün değildir. Anayasa'nın 153. maddesi yönünden iptal edilmeden esasa geçilerek öz yönünden anayasal denetimin yapılması gerekirdi. Bu sebeple çoğunluk görüşüne katılmadık.

Başkan

Yekta Güngör

ÖZDEN

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

KARŞIOY

GEREKÇESİ

Esas Sayısı : 1995/56

Karar Sayısı : 1995/60

Anayasa Mahkemesi'nce verilen 1.12.1995 günlü, Esas : 1995/56, Karar : 1995/60 sayılı iptal kararının "bağımsız adaylar"la ilgili kısmına aşağıda açıklanan nedenlerle katılmıyorum.

2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasası'nın 34. maddesi 4125 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin ikinci fıkrası ile değiştirilerek; çevre barajında ikili uygulama getirilmiş ve bir seçim çevresinde kullanılan geçerli oyların toplamının o çevreden çıkacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayıdan az oy alan siyasî partilere ve bağımsızadaylara milletvekilliği verilmeyeceği, iki ve üç milletvekili çıkaracak seçim çevrelerinde kullanılan geçerli oyların toplamının o çevreden çıkacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayının % 25 olarak uygulanacağı öngörülmüştür.

Söz konusu Yasa hükmünün iptaline ilişkin 18.11.1995 günlü, Esas :

1995/54, Karar : 1995/59 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında gösterilen

gerekçede aynen; "... Anayasa'nın amaçladığı "yönetimde istikrar

ilkesi" için milletvekili seçimlerinde bir ülke barajı öngörülmüşken,

ayrıca her seçim çevresi için yeni bir barajın getirilmesi "temsilde

adalet" ilkesiyle bağdaşmaz. Kaldıki uygulanmakta olan nispi temsil

sisteminin bir türü olan D'Hodnt sistemi de kendi içinde bir baraj

taşımaktadır..." denilmek suretiyle kural Anayasa'nın 67. ve 76.

maddelerine, bu yolla da 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Ayrıca, anılan düzenleme ile, nüfusu fazla olan illerin çıkaracakları

milletvekili sayısı fazla olacağından, buralardaki çevre barajının % 6'lara

kadar düşmesinekarşın nüfusu az olan ve dört veya daha az milletvekili çıkaracak

bölgelerde bu çevre barajının % 25 olacağı, bu durumun ise seçim çevreleri

arasındaki adaletsizliği daha da artıracağı belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin süreklilik kazanan kararlarına göre,

Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasının ihlalinden söz edilebilmesi için,

iptal edilen Yasa ile sözcükleri aynı olmasa dahi aynı doğrultuda ya da aynı

nitelikte yeni yasa çıkarılmış olması gerekir. Konu ve kapsam bakımından

sözcüklerde farklılıklar olsa bile ikinci yasanın aynı amaç doğrultusunda,

Anayasa Mahkemesi kararına karşı ve onu etkisiz kılmak amacıyla çıkarıldığının

saptanması halinde de Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasına aykırılık söz

konusu olur. Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında yasama, yürütme ve

yargı organları ile yönetim makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı

öngörülen Anayasa Mahkemesi kararları, yalnız sonuçları ile değil gerekçeleri

ile bütünlük arzederler. Bu nedenle yasama organı yeni düzenlemelerde

bulunurken iptal edilen yasalara ilişkin kararların sonuçları ile birlikte

gerekçelerini de gözönünde bulundurmak zorundadır.

Seçim çevresi barajını düzenleyen ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasası'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasını değiştiren 4125 sayılı Yasa'nın 16. maddesi, % 10'luk "ülke barajı" varken ayrıca her seçim çevresi için yeni bir baraj getirilmesinin "temsilde adalet" ilkesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir.

Hernekadar madde, siyasî partilerden aday gösterilenlerle birliktebağımsız

olarak adaylığını koyanları da içermekte ise de, bağımsız adaylar için % 10'luk

"ülke barajı" olmadığına göre, iptal gerekçesinden anlaşılacağı gibi,

yeni bir çevre barajı getirmeme zorunluluğu yalnızca siyasî partilerden aday

gösterilenler içinsöz konusudur. Başka bir anlatımla bağımsız adaylar ülke

seçim çevresi barajına tabi olmadığına göre, iptal kararındaki gerekçe bunlar

için geçerli değildir. Bağımsız adaylar yönünden % 10'luk seçim çevresi barajı

nedeniyle 4138 sayılı Yasa'nın 3. maddesiile Anayasa'nın 153. maddesine aykırı

düzenleme yapıldığından söz edilemez. Dava konusu yasa hükmünün bağımsız

adaylarla sınırlı olmak üzere Anayasa'nın 67., 76. ve 2. maddelerine aykırı

olup olmadığı incelenerek karar verilmelidir.

Açıklanan nedenlerle, maddenin bağımsız adaylar yönünden Anayasa'nın 153. maddesine aykırı olmadığı görüşü ile kararın bu kısmına katılmıyorum.

Üye Haşim KILIÇ Üye Sacit ADALI Üye Mustafa BUMİN

Anayasa Mahkemesi, E. 1995/56, K. 1995/60, 1 Aralık 1995 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Iı- Yasa Metinleri
  4. Iıı- İlk İnceleme
  5. Iv- Esasın İncelenmesi
  6. Karşıoy
  7. Gerekçesi
  8. Özden
  9. Tuncel
  10. Karşıoy
  11. Gerekçesi
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1995/56
Karar No
1995/60
Tarih
1 Aralık 1995

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1995/11 K.1995/63
  • AYM Norm Denetimi E.1995/28 K.1996/2
  • AYM Norm Denetimi E.1995/55 K.1996/1
  • AYM Norm Denetimi E.1995/20 K.1996/4
  • AYM Norm Denetimi E.1995/25 K.1996/5
  • AYM Norm Denetimi E.1996/6 K.1996/6

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.