İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1996/26 K.1996/22

Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun"un 11. maddesinin üçüncü fıkrasına 30.10.1995 günlü, 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklenen "Kadastro çalışmaları sırasında, fiilî kullanım durumuna göre sınırlandırılması ve Hazine adına…

Esas1996/26Karar1996/22Tarih20 Haziran 1996Okuma10 dk · 2.018 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
20 Haziran 1996
Esas Sayısı
1996/26
Karar Sayısı
1996/22
Karar Günü
20.6.1996
R.G. Tarih-Sayı
09.01.1997-22872
İtiraz yoluna başvuran
Karamanlı Kadastro Mahkemesi
İtirazın konusu
17.10.1983 günlü, 2924 sayılı "Orman
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.018 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun"un 11. maddesinin üçüncü fıkrasına 30.10.1995 günlü, 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklenen "Kadastro çalışmaları sırasında, fiilî kullanım durumuna göre sınırlandırılması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir" içerikli kuralın, Anayasa'nın 153. ve 170. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Hazine adına orman alanı dışına çıkarılıp tescil edilen taşınmaza ilişkin davaya bakmakta olan Mahkeme, 2924 sayılı Yasa'nın 11. maddesinin üçüncü fıkrasına 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle eklenen "Kadastro çalışmaları sırasında fiili kullanım durumuna göre sınırlandırılması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir" içerikli kuralın Anayasa'ya aykırılığı savıyla iptalini istemiştir.

III- YASA METİNLERİ

A- İptali istenilen Yasa Kuralı

17.10.1983 günlü, 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun'a 30.10.1995 günlü, 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklenen itiraz konusu tümceyi içeren üçüncü fıkranın da yer aldığı 11. madde şöyledir :

"Madde 11- Bu Kanunun 2 nci madde (c) bendi kapsamına giren tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı) gibi tarım alanları ve buralardaki yapı ve tesislerin yerleri; orman sınırları dışına çıkarıldıkları tarihteki fiilî durumlarına göre ifraz edilerek, bu yerleri kullanan kişilere, rayiç bedelleri peşin veya on yıllık süre içinde ve eşit taksitle alınmak üzere, Tarım ve Orman Bakanlığınca satılır.

Taksitle ödemelerdeki borçlanmalara, TC. Ziraat Bankasının ziraî kredilere uyguladığı yıllık faiz oranı uygulanır.

3402 sayılı Kadastro Kanununa göre bu yerlerin kadastrosu öncelikle yapılır. Kadastro çalışmaları sırasında, fiilî kullanım durumuna göre sınırlandırması ve Hazine adına tesbit yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir. 3402 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç, diğer ilanlar yapılmaz. Kadastro çalışmaları sonucunda belirlenen kişilerin, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre, gerçek hak sahibi olup olmadıkları hususu, ayrıca Orman Bakanlığınca tespit edilir. Hak sahiplerinin bu madde hükmünden yararlandırılmasında, sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümlük sınırlamaya uyulur.

Yararlanacak kişilerin hak sahibi olabilmesi için, orman köyü nüfusuna kayıtlı olmaları ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik en az 5 yıl müddetle o yerde ikâmet etmiş bulunmaları gerekir.

Rayiç bedelin belirlenerek hak sahiplerine tebliğinden itibaren hak sahiplerince bir yıl içinde satın alınmayan yerler, ihale ile hak sahipliği tanımına uygun üçüncü kişilere, birinci fıkradaki şartlarla satılır.

31/12/1981 tarihinden itibaren Orman köyü nüfusuna kayıtlı olanlar da hak sahibi sayılırlar.

Orman Kanunu hükümlerine göre tahsis edilen yerler ile hazinenin mülkiyetinden çıkan veya kamu hizmetine tahsis edilen veya bu maksatla fiilen kullanılan taşınmaz mallarda bu madde hükmü uygulanmaz."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin dayandığı Anayasa kuralları şunlardır:

1- "MADDE 153/Son.- Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar."

2- "MADDE 170.- Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.

Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.

Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır."

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Yekta Güngör ÖZDEN, Güven DİNÇER, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL ve Fulya KANTARCIOĞLU'nun katılmalarıyla 11.6.1996 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.

V- ESASIN İNCELENMESİ

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptali istenilen yasa kuralı, aykırılık savına dayanak yapılan Anayasa maddeleri ile bunların gerekçeleri ve öbür yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı

Türkiye'nin kadastrol topoğrafik haritasına dayalı olarak taşınmaz

malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuksal durumlarını

saptamak ve bu suretle Medenî Yasa'da öngörülen tapu sicilini kurmak amacıyla

21.6.1987 günlü, 3402 sayılı Kadastro Yasası çıkarılmıştır. Bu Yasa'nın 45.

maddesinin tarla, bağ, bahçe, meyvelik gibi yerlerin, 6831 sayılı Yasa'nın 2.

maddesinin (B) bendi uyarınca orman dışına çıkarılması ve 31.12.1981'den önceki

vergi kaydı ya da geçerli bir belgeye dayanmak koşuluyla aynı Yasa'nın 14.

maddesine göre zilyedleri adına tesbiti öngörülen birinci fıkrası ile ikinci

fıkrası ve üçüncü fıkrasındaki "... tapulu yerlerle ..." ibaresi ve

ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 1987/31 Esas, 1988/13 Karar sayılı,

1.6.1988 günlü kararı ile iptal edilmiştir.

İptal kararından sonra bu kez, Orman Köylülerinin Kalkınmalarının

Desteklenmesi Hakkında 2924 sayılı Yasa'da 28.8.1991 günlü, 3763 sayılı Yasa

ile değişiklik yapılarak 11. maddenin üçüncü fıkrasına eklenen "Kadastro

sırasında Hazine adına tesbit edilen bu yerler üzerinde sözü geçen Kanunun 14.

maddesinde öngörülen 40 ve 100 dönümlük sınırlama gözönünde bulundurularak

kullanan kişilerin adları kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir.

Bu tesbitlerin kesinleşmesinden sonra, beyanlar hanesinde adı geçen kişilere

Orman Bakanlığınca bir arazi kullanma belgesi verilir." kuralı, orman

köylüsü olup olmadıklarına bakılmaksızın bu yerlerin kadastro tutanağının

beyanlar hanesinde gösterilen kişilere satışını öngörmesi ve madde içeriğinin

tümlüğü gözetilerek Anayasa Mahkemesi'nin 30.3.1993 günlü, Esas 1992/48, Karar

1993/14 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

İtiraz konusu 4127 sayılı Yasa ile 2924 sayılı Yasa'nın iptal edilen kuralı yeniden düzenlenmiştir. Böylece, kadastro çalışmaları sırasında eylemli kullanım durumuna göre sınırlandırılan ve Hazine adına tesbiti yapılan bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin adlarının kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesi; ayrıca bu kişilerin gerçek hak sahibi olup olmadıklarının Orman Bakanlığınca saptanması; bu kişilerin hak sahibi olabilmeleri için Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak geriye doğru 5 yıl süreyle o yerde ikamet etmeleri ve orman köyü nüfusuna kayıtlı olmaları koşuluna bağlanmıştır.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuran Mahkeme itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasıyla 170. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

1- Anayasa'nın 153. Maddesi Yönünden İnceleme

Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında; Anayasa Mahkemesi

kararlarının, yasama, yürütme ve yargı organları ile yönetim makamlarını,

gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı öngörülmüştür. Bu kural gereğince yasama

organı, yapacağı yeni düzenlemelerde daha önce aynı konuda verilen Anayasa

Mahkemesi kararlarını gözönünde bulundurmak; bu kararları etkisiz kılacak

biçimde yeni yasa çıkarmamak; Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen

kuralları aynen yasalaştırmamak yükümlülüğündedir. Yasama organı,

kararların yalnız sonuçları ile değil, bir bütünlük içinde, gerekçeleri ile de

bağlıdır. Anayasa Mahkemesi kararları, gerekçeleriyle, genel olarak yasama

işlemlerini değerlendirme ölçütlerini içerir ve yasama organının etkinliklerini

yönlendirme işlevi de görürler. Bu nedenle yasama organı, yasa çıkarırken iptal

edilen yasalara ilişkin kararların sonuçları ile birlikte gerekçelerini de

gözönünde bulundurur. İptal edilen yasalarla sözcükleri ayrı da olsa aynı

doğrultu, içerik ya da nitelikte yeni yasa çıkarılması Anayasa'nın 153.

maddesine aykırı olur.

Bir yasa kuralının Anayasa'nın 153. maddesine aykırılığından söz edilebilmesi için, iptal edilen önceki kural ile "aynı" ya da "benzer nitelikte" olması gerekir. Bunların saptanabilmesi için öncelikle, aralarında "özdeşlik" yani amaç, anlam ve kapsam yönlerinden benzerlik olup olmadığının incelenmesi gerekir.

İçeriği yukarıda açıklanan, iptal edilen önceki kuralla itiraz konusu yeni kural anlam ve kapsam yönlerinden aynı nitelikte olmadığından Anayasa'nın 153. maddesine aykırılık görülmemiştir.

2- Anayasa'nın 170. Maddesi Yönünden İnceleme

Başvuran Mahkeme, iptalini istediği kuralla, orman köylüsü olup olmadıklarına hattâ ormanı tahrip edip etmediklerine bakılmaksızın, bu yerleri kullanan kişilere arazi verilmesinin ve takdir edilecek râyiç bedel üzerinden satışının yapılmasının orman alanlarının daraltılması ve tahribi sonucunu doğuracağından, bu durumun Anayasa'nın 170. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Oysa, Anayasa'nın 170. maddesinde orman içinde ya da bitişiğindeki

köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve tümlüğünün korunması

yönlerinden, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın

işbirliğini sağlayıcı önlemlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen

bakımından orman niteliğini tamamen yitirmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim

ve fen bakımından da orman olarak korunmasında yarar görülmeyen yerlerin

tesbiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının

kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle bu

yerlerin ihya edilerek yasayla bu halkın yararlanmasına özgülenmesinin (tahsis

edileceği) yasayla düzenleneceği öngörülmüştür.

Orman alanı dışına çıkarılan yerlerin hak sahiplerine satışını öngören kural, Mahkeme'nin itiraz konusu yaptığı kural olmayıp 11. maddenin bunu izleyen öbür bölümleridir. Bu durumda itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 170. maddesiyle bir ilgisi yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

17.10.1983 günlü, 2924 sayılı "Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun"un 11. maddesinin üçüncü fıkrasına 30.10.1995 günlü, 4127 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklenen "Kadastro çalışmaları sırasında, fiilî kullanım durumuna göre sınırlandırması ve Hazine adına tespit yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir." tümcesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Aysel PEKİNER'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

20.6.1996 gününde karar verildi.

KARŞIOY

YAZISI

Esas Sayısı : 1996/26

Karar Sayısı : 1996/22

Anayasamızın dördüncü kısmında yer alan Malî ve Ekonomik hükümlerin ikinci bölüm, IV. kısımda Ormanlar ve Orman Köylüsü başlığı altında 169. maddede ormanların korunması ve geliştirilmesi, 170. madde hükmü ile de orman köylüsünün korunmasına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.

Anayasa'nın 170. maddesinde, ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve orman bütünlüğünün korunması bakımından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerin alınacağı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tesbiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek Yasa'yla bu halkın yararlanmasına tahsis edileceği öngörülmüştür.

Orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi hakkındaki düzenlemelerde, orman içi veya bitişiği köyler halkının ekonomik yönden güçlendirilmelerine olanak sağlanırken sadece yararlanmaya tahsis edileceğine ilişkin kuralların yer alması halinde Anayasa'nın yukarıda sözü edilen kuralına uyulmuş olacaktır.

İptale konu edilen 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun'un değişikliğine ilişkin 4127 sayılı Yasa ile değiştirilen 11. maddenin dördüncü fıkrasında "... muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir." ifadesine yer verilmiş, belirlenen kişilerin gerçek hak sahibi olup olmadıklarının ayrıca Orman Bakanlığı'nca saptanacağı öngörülmüş, anılan maddenin son fıkrasında ise rayiç bedelin belirlenerek hak sahiplerine tebliğinden itibaren hak sahiplerince bir yıl içinde satın alınmayan yerlerin ihale ile hak sahipliği tanımına uygun üçüncü kişilere satılacağı hükme bağlanmıştır.

Burada kadastro tutanağının beyanlar hanesinde tasarruf edenlerin isimlerinin yazılması ile başlanılan uygulama sonucunda bu yerlerin satışının gerçekleştirilebileceği anlaşılmaktadır.

Oysa Anayasa'nın anılan maddelerinde Devletin ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi yükümlülüğü bulunduğu gibi Devlet ormanlarının mülkiyetinin devredilemeyeceği de kurala bağlanmıştır.

Anayasa'nın 170. maddesinde öngörülen orman köylüsünün korunmasına

yönelik önlemler sonucunda da "bu halkın yararlanmasına tahsisin kanunla

düzenleneceği" hükmünün yer alması karşısında Anayasa'nın özel kişilere

mülkiyetin devri sonucunu doğuracak satış amacını taşımadığı açıktır. Oysa

iptali istenen kural, satışla sonuçlanabilecek bir dizi işlemin başlangıcı ve

mülkiyetin kazanılmasına neden olabilecek nitelikte olup, kadastro çalışmaları

sırasında tasarruf edenlerin isimlerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi ile bu

kişilerin Orman Bakanlığı tarafından hak sahibi olup olmadıklarının

saptanmasına olanak sağlanması ve rayiç bedelin belirlenerek satışın

gerçekleştirilmesi yukarıdan beri açıklandığı üzere Anayasa'nın 170. maddesi

ile gözetilen amaca aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi 30.3.1993 günlü, Esas 1992/48, Karar 1993/14

sayılı kararında; Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında

Yasa ile getirilecek düzenlemelerin, Anayasa'nın 170. maddesinde öngörülen

amaca uygun olması gerekeceği, orman niteliğini yitirdiği için orman sınırları

dışına çıkarılan yerlerin, orman köylüsünün yararlanmasına tahsis edilmesi

gerekeceği ve 2924 sayılı Yasa'nın değişik 11. maddesinin birinci fıkrasında

yer alan; orman niteliğini yitiren yerleri kullanan kimselere orman köylüsü

olup olmadıkları gözetilmeden arazi verilmesi ve bu yerlerin takdir edilecek

rayiç bedel üzerinden kullanan kişilere satışının yapılmasını sağlayan anılan

Yasa'nın 11. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci tümcesinin sonundaki "...

kullanan kişilerin adları kadastro tutanağının beyanlar hanesinde

gösterilir." kuralı Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiştir.

Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." denilmektedir.

Yasama organı, iptal kararından sonraki yeni yasada Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerini gözetmek zorundadır. Kuşkusuz hukuk devletinin niteliklerinden biri de Anayasa Mahkemesi kararlarına uyma ve gereğini yerine getirme yükümlülüğüdür.

2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun'un değişikliğine ilişkin 4127 sayılı Yasa ile getirilen 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir." kuralının, Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen kararının bağlayıcılığı gözönüne alınmadan Anayasa'nın 153. maddesine aykırı olarak yasalaştırılması karşısında iptali gerekir.

Belirtilen nedenlerle Anayasa'ya aykırılık itirazını reddeden karara karşıyım.

Başkanvekili

Güven DİNÇER

Üye

Selçuk TÜZÜN

Üye

Ahmet N. SEZER

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Haşim KILIÇ

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Mustafa BUMİN

Üye

Ali HÜNER

Üye

Lütfi F.

TUNCEL

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye Aysel PEKİNER Üye Aysel PEKİNER

Anayasa Mahkemesi, E. 1996/26, K. 1996/22, 20 Haziran 1996 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Karşıoy
  8. Yazısı
  9. Tuncel
  10. Kantarcıoğlu
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1996/26
Karar No
1996/22
Tarih
20 Haziran 1996

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1996/32 K.1996/30
  • AYM Norm Denetimi E.1996/46 K.1996/29
  • AYM Norm Denetimi E.1996/15 K.1996/34
  • AYM Norm Denetimi E.1996/54 K.1996/32
  • AYM Norm Denetimi E.1996/53 K.1996/31
  • AYM Norm Denetimi E.1996/60 K.1996/33

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.