KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 1999
- Esas Sayısı
- 1999/16
- Karar Sayısı
- 1999/24
- Karar Günü
- 7.6.1999
- R.G. Tarih-Sayı
- 21.07.2000-24116
- İtiraz yoluna başvuran
- Menemen Asliye Ceza Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 1.3.1926 günlü, 765 sayılı
Karar Metni
1.275 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
"Türk Ceza Kanunu"nun 522. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Eğer fail aynı nev'iden olan cürümlerden dolayı mükerrir bulunur..." kuralının Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Hırsızlık suçundan haklarında kamu davası açılan sanıkların yapılan yargılamasında Mahkeme, Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Eğer fail aynı nev'iden olan cürümlerden dolayı mükerrir bulunur..." kuralının iptali için doğrudan başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren 522. maddesi şöyledir:
"Madde 522- Onuncu babda beyan olunan cürümlerin işlenmesinde cürmün mevzuu olan şeyin veya ika edilen zararın kıymeti pek fahiş ise mahkeme cürme mahsus olan cezayı yarısına kadar artırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir.
Kıymet tâyini için cürmün mevzuu olan şeyin yahut vakı zararın cürüm işlendiği zamandaki kıymeti nazarı dikkate alınır. Yoksa failin istihsal eylediği menfaat hesap edilmez.
Eğer fail aynı nev'iden olan cürümlerden dolayı mükerrir bulunur veya bu babın ikinci faslında yazılı cürümlerden birini işlemiş olursa cezayı tenkise mahal yoktur."
B- İlgili Yasa Kuralları
Türk Ceza Kanunu'nun ilgili görülen kuralları şunlardır:
1- "MADDE 81- Bir kimse, beş seneden ziyade müddetle bir mahkûmiyete uğradıktan sonra, cezasını çektiği veya ceza düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç daha işlerse, yeni suça verilecek ceza altıda bire kadar artırılır.
Yeni suç, evvelki mahkûmiyete sebep olan suç cinsinden ise, hükmedilecek ceza altıda birden üçte bire kadar arttırılır.
İkinci suç için tayin edilecek cezaya tekerrürden dolayı zammı lâzım gelen miktar, hiç bir suretle evvelki suç için hükmedilmiş olan cezaların en ağırından ziyade olarak tayin olunamaz.
Evvelki ve sonraki suçlardan biri para cezası ve diğeri başka bir ceza olduğu takdirde, tekerrürden dolayı yapılacak zam miktarının tayininde 19. veya 40'ncı maddelerde yazılı nisbet kaideleri tatbik olunur."
2- "MADDE 86- Aynı maddei kanuniyeye tetabuk eden veya kanunun bir faslında münderiç bulunan cürümlerden başka:
...
9- Sirkat, ... bilcümle cürümler;
Bir cinsten addolunur."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."
2- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Ahmet Necdet SEZER, Güven DİNÇER, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Mustafa BUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Lütfi F. TUNCEL, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahri Can ILICAK ve Rüştü SÖNMEZ'in katılmalarıyla 20.4.1999 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında; dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, sınırlama sorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen ve ilgili görülen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Sınırlama Sorunu
İlk inceleme toplantısında, sınırlama sorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına karar verilmiş, ancak sınırlama yapılmasına gerek görülmediğinden, Anayasa'ya aykırılık savının incelenmesine geçilmiştir.
B. İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Türk Ceza Kanunu'nun onuncu babında "Mal Aleyhine
Cürümler"e ilişkin kurallar düzenlenmiştir. Bu babın birinci faslında
"Hırsızlık" suçları ve bu fiilleri işleyenlere verilecek cezalar
gösterilmiştir. 1-8. fasıllarda öğeleri ve cezaları gösterilen suçlarla ilgili
ortak kuralların yer aldığı dokuzuncu fasıldaki 522. maddenin birinci
fıkrasında, onuncu babta belirtilen cürümlerin işlenmesinde, cürmün konusu
olan şeyin veya verilen zararın kıymetine göre cezalarda artırma veya indirme
yapılması öngörülmüş; itiraz konusu kuralın da yer aldığı aynı maddenin son
fıkrasında ise, failin, aynı türden olan cürümlerden dolayı mükerrir olması
veya bu babın ikinci faslında yazılı cürümlerden birini işlemesi durumunda
cezanın indirilmeyeceği belirtilmiştir.
Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesinde, suçlarda tekerrüre ilişkin
kurallar yer almış; 86. maddesinde de, hangi suçların aynı cinsten oldukları
gösterilmiştir. 81. maddeye göre bir kimse, beş seneden ziyade müddetle bir
mahkûmiyete uğradıktan sonra, cezasını çektiği veya cezanın düştüğü tarihten
itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç daha
işlerse, yeni suça verilecek ceza altıda bire kadar; şayet yeni suç, evvelki
mahkûmiyete sebep olan suç cinsinden ise, hükmedilecek cezanın altıda birden
üçte bire kadar arttırılacağı öngörülmüş, 86. maddede ise kanunun aynı
maddesine uyan veya kanunun aynı faslında yer alan suçların aynı cinsten
(nev'iden) suçlar oldukları belirtilmiş, 9. bendinde de hırsızlık (sirkat)
suçlarının aynı cinsten oldukları kabul edilmiştir. Buna göre, fiilin işleniş
biçimi veya türü ne olursa olsun tüm hırsızlık suçları, aynı cinsten
sayılmıştır.
Hırsızlık suçundan mahkum olup, cezalarını çekenlerin aynı cins suçu yeniden işlemeleri halinde mükerrir sayılarak cezaları artırılmakla birlikte, 522. maddenin itiraz konusu kuralı uyarınca, çaldıkları şeyin kıymeti gözetilerek cezada bir indirim yapılamayacaktır.
C. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuran Mahkeme, hırsızlık suçundan mahkum olanların yeniden aynı cinsten suç işlemeleri halinde mükerrir sayılıp cezaları arttırılmakla birlikte 522. maddedeki indirimden yararlandırılmamalarına karşılık, herhangi bir nedenle cezası infaz edilemeyenlerin aynı suçu işlemeleri durumunda maddedeki indirimden yararlandırılmalarının Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine, Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre, herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
"Yasa önünde eşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı
olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik
öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar
karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve
ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve
topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi
yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı
tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da
topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı
hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa
Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Suçlarda tekerrür hükümlerinin ne suretle uygulanacağına, kimlerin
mükerrir sayılacağına, tekerrür halinde hangi suçlar yönünden cezaların hangi
oranlarda artırılacağına ilişkin kurallar TCK'nun 81-88. maddelerinde
gösterilmiştir. Buna göre verilen mahkûmiyet hükmünün infazından veya cezasının
düştüğü tarihten sonra belirli süreler içinde yeniden suç işlenmesi halinde
tekerrür kuralları uygulanarak ikinci suçunun cezası Kanunda belirtilen ölçüler
içinde artırılacaktır. Cezanın caydırıcılığı ve suçlunun uyum sağlayabilecek
duruma getirilerek topluma yeniden kazandırılması, ceza politikasının temel
amaçlarından birini oluşturur. Hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün infazından
sonra failin yeniden suç işlemesi, onun ıslah olmadığını gösterir. Bu nedenle,
mükerrir olanlarla olmayanlar hakkında farklı kurallar getirilmesi,
mükerrirlere verilecek cezaların bir miktar artırılması ve kimi yasal
indirimlerden yararlandırılmaması ceza politikası gereğidir. Yasakoyucu, kuşkusuz
Anayasa'nın ve ceza hukukunun temel ilkelerine uygun olmak koşuluyla,
cezalandırmada güdülen amacı da gözeterek, hangi fiillerin suç
sayılacağını ve bunlara verilecek cezanın nev'i ve miktarını, artırım veya
indirim nedenlerini saptayabilir.
Aynı suçtan mahkûm olup cezası infaz edildiği halde, ıslah olmayarak o suçu yeniden işleyip mükerrir duruma düşen kişilerle aynı suçtan mahkum olduktan sonra cezası infaz edilmeyen kişiler aynı hukuksal konumda bulunmadıklarından bunların farklı kurallara bağlı tutulmasında Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ve 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırılık yoktur. İstemin reddi gerekir..
SEZER
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Mustafa BUMİN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Lütfi F.
TUNCEL
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mahir Can
ILICAK
Üye Rüştü SÖNMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 1999/16, K. 1999/24, 7 Haziran 1999 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası