KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2003
- Esas Sayısı
- 2000/80
- Karar Sayısı
- 2003/96
- Karar Günü
- 11.11.2003
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı: 15.1.2004/25347
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Ankara Altıncı İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesinin 3826 sayılı Yasa ile değiştirilen (a) fıkrasının birinci bendinde yer alan "... bunlardan Yükseköğretim Kurulunun seçeceği üç kişi..." ibaresinin, Anayasa'nın 13., 104., 130. ve 131. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Üniversite rektör adaylığı seçimine katılan ve öğretim üyeleri tarafından yapılan seçimde ikinci yüksek oyu alarak altı kişilik aday listesinin ikinci sırasında bulunan, ancak Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilerek Cumhurbaşkanına sunulan üç kişilik listede yer almayan davacının, rektör adayı belirleme işleminin iptali ve Cumhurbaşkanlığı'nın atama işleminin yok sayılması için açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılığı savını ciddî bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2547 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin 3826 sayılı Yasa ile değiştirilen (a) fıkrasının itiraz konusu ibareyi de içeren birinci bendi şöyledir:
"a) Devlet Üniversitelerinde rektör, profesör akademik
unvanına sahip kişiler arasından görevdeki rektörün çağrısı ile toplanacak
üniversite öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasından
Cumhurbaşkanınca atanır. Rektörün görev süresi 4 yıldır. Süresi sona erenler
aynı yöntemle yeniden atabilirler. Ancak iki dönemden fazla rektörlük
yapılamaz. Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzelkişiliğini temsil
eder. Rektör adayı seçimleri gizli oyla yapılır. Oy veren her öğretim üyesi oy
pusulasına yalnız bir isim yazabilir. Birinci toplantıda öğretim üyelerinin en
az yarısının hazır bulunması şarttır. Bu sağlanamadığı takdirde toplantı 48
saat ertelenir ve nisap aranmaksızın seçime geçilir. Bu toplantıda en çok oy
alan 6 kişi aday olarak seçilmiş sayılır, bunlardan Yükseköğretim Kurulunun
seçeceği üç kişi atanmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur. Vakıflarca kurulan
üniversitelerde rektör adaylarının seçimi ve rektörün atanması ilgili mütevelli
heyet tarafından yapılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 13., 104., 130. ve 131. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN'ın katılımlarıyla 14.12.2000 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Yükseköğretim Kurulu'na verilen görev ve
yetkilerin Anayasa'nın 131. maddesinde sayıldığı, bunlar arasında
üniversitelerin rektör seçimlerinde, öğretim üyeleri tarafından seçilen altı
rektör adayının üçe indirilmesi görevinin bulunmadığı, Yükseköğretim Kurulu
tarafından yapılan bu seçimin, yalnız Anayasa'nın 104. ve 130. maddeleri ile
Cumhurbaşkanı'na tanınan üniversite rektörünü seçme ve atama yetkisini değil,
bu konuda üniversite öğretim üyelerine tanınan seçim hakkını da anlamsız
kılarak, öğretim üyelerinin demokratik haklarını sınırlandırdığı, bu nedenlerle
de öğretim üyeleri tarafından seçilen altı rektör adayının Yükseköğretim Kurulu
tarafından üç adaya indirilmesine ilişkin kuralın, Anayasa'nın 13., 104., 130.
ve 131. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrasında, "kanunun belirlediği usul ve esaslara göre rektörler Cumhurbaşkanınca seçilir ve atanır" denilmiş, 104 . maddesinde de üniversite rektörlerini seçme görevi Cumhurbaşkanının yürütme alanına ilişkin görevleri arasında sayılmıştır. Böylece, rektörlerin seçimleri ve atanmaları konusundaki nihaî yetki Cumhurbaşkanı'na verilirken buna ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi ise yasakoyucuya bırakılmıştır.
2547 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin (a) fıkrasının 3826 sayılı
Yasa ile değiştirilen birinci bendi uyarınca, üniversite öğretim üyeleri
tarafından altı rektör adayının seçilmesi, bunlar arasından Yükseköğretim
Kurulu'nca belirlenecek üç adayın da seçim ve atama yapılmak üzere
Cumhurbaşkanı'na sunulması, Anayasa'nın 130. maddesine göre, rektör seçimi ve
atanması konusunda yasakoyucuya verilen düzenleme yetkisi bağlamında
Cumhurbaşkanı'nın yapacağı seçimden önce adayların saptanması işlemidir. Kuşkusuz,
Yükseköğretim Kurulu, Cumhurbaşkanı'na sunulacak üç adayı belirlerken,
üniversite öğretim üyelerinin seçtikleri adayların aldıkları oy oranı ve buna
göre yapılan sıralama ile diğer objektif ölçütleri de gözeterek
Cumhurbaşkanı'nın rektör seçme ve atama yetkisinin adil ve hukuka uygun olarak
kullanılması için gerekli ortamı sağlayacak, ayrıca, bu işlem, yargı denetimine
de açık olacaktır.
Belirtilen nedenlerle kural, Anayasa'nın 104. ve 130. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Sacit ADALI ve Fazıl SAĞLAM bu görüşlere ek gerekçe ile katılmışlardır.
Konunun Anayasa'nın 13. ve 131. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
EK
GEREKÇE
1982 Anayasası'na göre rektörleri seçme ve atama yetkisi
Cumhurbaşkanı'na verilmiştir. Bu kuralda herhangi bir değişiklik yapılmış
değildir. Bu nedenle "kanunun belirleyeceği usul ve esaslar"
Cumhurbaşkanı'nın bu yetkisini etkisiz kılacak bir düzenleme olamaz. Tam aksine
ona yardımcı bir işleve sahip olmak zorundadır. Bu amaçla çıkarılacak bir yasa
bu işlevi yerine getirme yetkisini, yasanın orijinal metninde olduğu gibi
yalnızca YÖK'e verebileceği gibi, itiraz konusu kuralda düzenlendiği şekilde
YÖK ile birlikte ilgili üniversitenin öğretim üyelerinin de katılımına açık
tutabilir. Ancak üniversite özerkliğinin asli sahipleri olan öğretim üyelerinin
iradesine öncelik veren bir yöntemin rektörlerin seçilmeleri ve atanmaları
bakımından üniversite özerkliğine ve demokratik ilkelere daha uygun düştüğü de
kuşkusuzdur. İtiraz konusu kuralda orta bir yol izlenerek, rektör adaylarının
seçimi önce o üniversitenin bilimsel özerkliğinin asli sahibi olan öğretim
üyelerince yapılmakta, bu seçim sonunda belirlenen 6 kişilik aday listesi, YÖK
bünyesinde yapılan ikinci bir seçimle üçe indirilmektedir. Burada YÖK'ün seçme
yetkisini birinci seçmenin iradesine uygun olarak kullanması asıldır. Aksi
takdirde asıl seçmenin iradesine müdahale edilmiş olur. Böyle bir müdahalenin
haklı olabilmesi için hukuken geçerli bir nedene dayanması gerekir. Örneğin
sıralamada üst sırada yer alan bir adayın, yasanın aradığı koşulları
taşımaması, üniversite özerkliği ve onun gerektirdiği bilimsel bağımsızlıkla ya
da akademik etik kuralları ile bağdaşmayan bir eylem ya da eserinin bir tespit
edilmiş olması, bir sıralama değişikliğini haklı ve gerekli kılabilir.
Üniversitelerde yapılan rektör adayı seçimlerine altıdan fazla adayın katılması göstermelik bir durumdur. Yarışma çoğu kez iki, üç ya da dört aday arasında cereyan eder. Bu durumda dava konusu olayda olduğu gibi, salt yasanın öngördüğü 6 kişilik listeyi oluşturmak ve böylece rektörlük seçiminin yapay bir biçimde tekrarlanmasını önlemek amacıyla kendisine oy veren sembolik adaylar gündeme gelir. Bunlar gerçek anlamda aday değildir. YÖK'ün bu türden sembolik iki aday yanında seçilmesini istediği bir gerçek adayı ekleyerek Cumhurbaşkanı'na üç kişilik liste sunması, Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'na tanıdığı bir yetkiyi kullanılmaz hale getirir.
YÖK'ün öğretim üyelerinin iradesine haksız bir biçimde müdahale etmesi ve/veya yasanın kendisine tanıdığı yardımcı nitelikteki bir yetkiyi Cumhurbaşkanının Anayasa'da öngörülmüş olan yetkisini etkisiz kılacak biçimde kullanması halinde, böyle bir işlemin iki yoldan denetlenmesi mümkündür. Cumhurbaşkanı olayda olduğu gibi listeyi geri çevirebilir ve/veya hak ve menfaati haleldar olan aday, idari yargıya başvurarak YÖK işleminin yürütülmesinin durdurulmasını ve iptalini isteyebilir. İtiraz konusu kuralı her iki denetim olanağına da açık olarak yorumlamak, Anayasa'nın 104, 130 ve 125. maddelerinin gereğidir. İtiraz konusu kural, yukarıdaki anlam ve kapsamıyla Anayasa'ya aykırı görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle karara bu ek gerekçe ile katılıyoruz.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye Ertuğrul ERSOY Üye Tülay TUĞCU Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Mehmet ERTEN Üye Fazıl SAĞLAM Üye Sacit ADALI Üye Fazıl SAĞLAM
Anayasa Mahkemesi, E. 2000/80, K. 2003/96, 11 Kasım 2003 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası