KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2003
- Esas Sayısı
- 2002/43
- Karar Sayısı
- 2003/103
- Karar Günü
- 24.12.2003
Karar Metni
3.578 kelime·18 dk okuma·18 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı: 17.03.2004/25405
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER
1- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2- Danıştay Onuncu Daire
İTİRAZLARIN KONUSU
28.3.2000 günlü, 4552 sayılı "Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 1. ve 2. maddelerinin, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 5., 6., 12., 13., 17., 19., 25., 26., 33. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
5.5.2000 günlü Türk Hava Kurumu Tüzüğü ile 21.5.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararın iptali için açılan davada verilen kararın temyiz edilmesi sırasında Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bulan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile 6.4.2000 günlü, 2000/481 sayılı Bakanlar Kurulu kararının ve bu kararla yürürlüğe konulan "Türk Hava Kurumu Tüzüğü"nün iptali için açılan davada Anayasa'ya aykırılık savını ciddi bulan Danıştay Onuncu Daire itiraz konusu kuralların iptalleri için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
28.3.2000 günlü, 4552 sayılı "Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un itiraz konusu maddeleri şöyledir:
1- "MADDE 1.- 6.10.1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun 71 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Türkiye Kızılay Derneği kuruluş amacına ve uluslararası anlaşmalarla tayin edilen nitelik ve durumuna göre; Türk Hava Kurumu ise kuruluş amacına göre düzenlenen tüzüklerine ve kanunların verdiği görev ve yetkilere uygun olarak teşkilâtlanır ve yönetilir.
Bakanlar Kurulu, Türkiye Kızılay Derneği ve Türk Hava Kurumunun;
1. Genel kurullarının kararı üzerine tüzüklerini onaylamaya,
2. Denetleme yetkileri bulunan mercilerin raporları üzerine,
a) Organlarının görevlerine son vermeye ve bunların görevlerini yerine getirmek üzere geçici kurullar oluşturmaya,
b) Tüzüklerini değiştirmeye, yürürlükten kaldırmaya ve yeniden düzenlemeye,
Yetkilidir."
2- " MADDE 2.- 2908 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 7.- Türk Hava Kurumunun organlarının görevleri bu Kanunun yayımı tarihinde sona erer. Söz konusu organların görevleri, Başbakanlıkça belirlenecek bir başkan ve iki üyeden oluşan üç kişilik bir Kurul tarafından yerine getirilir. Bu Kurul en geç bir ay içinde Türk Hava Kurumunun yeniden yapılandırılmasına ilişkin tüzüğü hazırlayarak Bakanlar Kuruluna sunar."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında itiraz konusu kuralların, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile, 2., 5., 6., 12., 13., 17., 19., 25., 26., 33. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince birleştirilen dosyalarla ilgili, 14.3.2002 ve 11.9.2002 tarihlerinde yapılan ilk inceleme toplantıları sonunda, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin raporlar, itiraz konusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Davada Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa
Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin, Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış
ve görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da o
davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada
olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
- 28.3.2000 günlü, 4552 sayılı "Dernekler Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 6.10.1983 günlü, 2908 sayılı
Dernekler Kanunu'nun 71. maddesini değiştiren 1. maddenin tümünün iptali
istenilmiş ise de, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nde yürütülmekte olan dava,
5.5.2000 günlü Türk Hava Kurumu Tüzüğü ile 21.5.2000 tarihinde adı geçen
derneğin genel kurulunda hukuka aykırı olarak alınan kararların ve işlemlerin
iptaline ilişkin olduğundan maddenin Türk Hava Kurumu organlarının görevlerine
son vermeye ve bunların görevlerini yerine getirmek üzere geçici kurullar
oluşturmaya, tüzüklerini değiştirmeye, yürürlükten kaldırmaya ve yeniden
düzenlemeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olduğunu belirleyen (2) sayılı bendi
dışında kalan bölümünün, davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle,
bölüme ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine 24.12.2003
gününde oybirliği ile karar verilmiştir.
B- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran mahkemelerde bakılmakta olan davalar, Türk Hava Kurumu tüzüğü ile alınan karar ve işlemlerin iptaline ilişkin olduğundan, 28.3.2000 günlü, 4552 sayılı "Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 1. maddesiyle değiştirilen 6.10.1983 günlü, 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun 71. maddesinin ikinci fıkrasının (2) sayılı bendine ilişkin esas incelemenin "Türk Hava Kurumu" yönünden yapılmasına, Fazıl SAĞLAM'ın karşıoyu ve oyçokluğuyla, 24.12.2003 gününde karar verilmiştir.
C- Birleştirme Kararı
Esas inceleme toplantısında;
28.3.2000 günlü, 4552 sayılı "Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un;
A- 1. maddesiyle değiştirilen 6.10.1983 günlü, 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun 71. maddesinin ikinci fıkrasının (2) sayılı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin,
B- 2. maddesiyle 2908 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 7. maddenin,
iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin davanın aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2002/43 esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2002/139 esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2002/43 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 24.12.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
D- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında, kamu yararına çalışan özel hukuk tüzelkişisi
olan Türk Hava Kurumu'nun kanunla düzenlenen özel durumlar dışında 2908 sayılı
Dernekler Kanunu'nun genel hükümlerine tabi olduğu, dernek kurma hürriyetinin
hangi sebeplerle sınırlanabileceğinin Anayasa'da belirtildiği, tüzelkişilik
kazanan derneğin organlarının görevlerine yasama tasarrufu ile son
verilemeyeceği gibi bunların görevlerini yerine getirmek üzere geçici kurullar
oluşturulamayacağı, bu kurullara tüzük değiştirme, yürürlükten kaldırma,
yeniden düzenleme yetkisi tanınamayacağı, dernek kurma ve üye olma haklarına
çoğulcu, özgürlükçü, çağdaş toplum düzeniyle bağdaşmaz kısıtlamalar getirilemeyeceği,
mahkeme kararlarına uyulmadığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralların
Anayasa'ya aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
4552 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 1. maddesinde, Türk Hava
Kurumu'nun kuruluş amacına göre düzenlenen tüzüğüne ve kanunların verdiği görev
ve yetkilere uygun olarak teşkilatlanacağı ve yönetileceği, genel kurulunun
kararı üzerine tüzüğünü onaylamaya, denetleme yetkileri bulunan mercilerin
raporları üzerine organların görevlerine son vermeye ve bunların görevlerini yerine
getirmek üzere geçici kurullar oluşturmaya, tüzüğünü değiştirmeye, yürürlükten
kaldırmaya ve yeniden düzenlemeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu; 2.
maddesinde ise, Türk Hava Kurumu'nun organlarının yasanın yayımı tarihinde sona
ereceği, organların görevlerinin Başbakanlıkça belirlenecek bir başkan ve iki
üyeden oluşan üç kişilik kurul tarafından yerine getirileceği, bu kurulun en
geç bir ay içinde Türk Hava Kurumu'nun yeniden yapılandırılmasına ilişkin
tüzüğü hazırlayarak Bakanlar Kuruluna sunacağı öngörülmüştür.
Anayasa'nın "Dernek kurma hürriyeti" başlığını taşıyan
33. maddesinde, herkesin önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye
olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahip olduğu, hiç kimsenin bir derneğe
üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamayacağı, dernek kurma hürriyetinin
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabileceği, dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil,
şart ve usullerin kanunda gösterileceği, derneklerin kanunun öngördüğü hallerde
hâkim kararıyla kapatılabileceği veya faaliyetten alıkonulabileceği, ancak,
millî güvenliğin, kamu düzeninin, suçun işlenmesini veya suçun devamını önlemenin
yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca bulunması halinde
kanunla bir merciin derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebileceği, bu
merciin kararının yirmi dört saat içinde, görevli hâkimin onayına sunulacağı,
hâkimin kararını kırksekiz saat içinde açıklayacağı, aksi halde, bu idari
kararın kendiliğinden yürürlükten kalkacağı öngörülmüştür. Buna göre, dernek
kurma özgürlüğü, derneğin kuruluş sözleşmesi niteliğindeki tüzüğünü kendisinin
oluşturması, değiştirmesi, organlarını belirleyebilmesi, organlarının iradeleri
dışında ancak mahkeme kararıyla kapatılabilmesi gibi güvenceleri kapsamaktadır.
Nitekim, 2908 sayılı "Dernekler Kanunu"nun 9. maddesinin
birinci fıkrasında, derneklerin kuruluş bildirisini ve eklerini merkezlerinin
bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğine vermek suretiyle tüzelkişilik
kazanacakları; 19. maddesinde, her dernekte genel kurul, yönetim kurulu ile
denetleme kurulunun oluşturulmasının zorunlu olduğu; 26. maddesinde, dernek
organlarının seçilmesi, dernek tüzüğünün değiştirilmesi ve derneğin
feshedilmesi; 49. maddesinde, dernek genel kurulunun her zaman derneğin feshine
karar verebileceği; 50. maddesinde, hangi hallerde mahkeme kararı ile derneğin
feshine karar verilebileceği; 51. maddesinde, derneğin ne zaman kendiliğinden
dağılmış sayılacağı; 52. maddesinde de derneklerin yasada öngörülen hallerde
ancak mahkeme kararıyla kapatılabileceği, faaliyetlerinin yasaklanabileceği
belirtilmiştir.
Bu düzenlemelerden, dernek tüzelkişiliğinin kurucu unsurlarının derneğin tüzük ve organları olduğu, derneklerin kuruluş sözleşmesi niteliğindeki tüzüklerini kendilerinin oluşturabilecekleri, değiştirilebilecekleri, organlarını belirleyebilecekleri, organlarının iradeleri dışında derneklerin ancak mahkeme kararıyla kapatılabilecekleri anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamanın Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
İtiraz konusu kurallarla Türk Hava Kurumu'nun yetkili organlarının
iradeleri dışında bu organların görevlerine son vermeye ve bunların görevlerini
yerine getirmek üzere geçici kurullar oluşturmaya, tüzüklerini değiştirmeye,
yürürlükten kaldırmaya ve yeniden düzenlemeye yürütmenin yetkili kılınması ve
organların görevlerine son verilmesi, Anayasa'nın 33. maddesinin güvence altına
aldığı dernek kurma özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale
niteliğindedir. Böyle bir müdahalenin her şeyden önce Anayasa'nın ilgili
maddesinde belirtilen nedenlerden birine dayandırılmış olması gerekir. Oysa,
itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 33. maddesinde belirtilen sınırlama
nedenlerinden herhangi birine dayanmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 13. ve 33. maddelerine aykırıdır ve iptalleri gerekir.
Ali HÜNER ve Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşlere ek gerekçe ile katılmışlardır.
Kurallar, Anayasa'nın 13. ve 33. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiş olduğundan, ayrıca Anayasa'nın Başlangıç'ının ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ile 2., 5., 6., 12., 17., 19., 25., 26. ve 138. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- SONUÇ
28.3.2000 günlü, 4552 sayılı "Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un;
A- 1. maddesiyle değiştirilen 6.10.1983 günlü, 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun 71. maddesinin ikinci fıkrasının (2) sayılı bendinin, "Türk Hava Kurumu" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- 2. maddesiyle 2908 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 7. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
24.12.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
EK
DEĞİŞİK GEREKÇE YAZISI
Başvuran Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Danıştay 10. Dairesince, 28.3.2000 günlü, 4552 sayılı "Dernekler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 1. maddenin, ikinci fıkrasının 2 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentleri ile 2. maddesinin iptali istemiyle açılan davalar sonucunda 24.12.2003 günlü, E.2002/43, K.2003/103 sayılı itiraz konusu kuralların, Anayasa'nın 33. ve 13. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiş, ancak Anayasa'nın 138. maddesine aykırılık oluşturmadığı belirtilmiş olduğundan, aşağıda izah edeceğim nedenlerle sözü edilen kurallar, Anayasa'nın 138. maddesine de aykırılık oluşturmaktadır.
İtiraz konusu kuralların Anayasa'nın 138. maddesine aykırılık konusu ile ilgili olarak olayı ve Danıştay 10. Dairenin aldığı kararları özetlemek gerekirse:
Türk Hava Kurumu'nun 33. Büyük Genel Kurulu tarafından kabul
edilerek Bakanlar Kurulu'nun 18.10.1994 günlü kararıyla onaylanan ve 17.11.1994
tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş bu Kurumun Tüzüğü
varken ve yeniden Genel Kurul Kararı alınmadığı halde Bakanlar Kurulu'nun
1.11.1999 tarihli kararı ile adı geçen Kurumun Tüzüğünün yürürlükten
kaldırılmasına dair Tüzük'ün yürürlüğe konulduğu, bu Tüzüğün Geçici 1.
maddesinde, Türk Hava Kurumunun yürürlükten kaldırılan Tüzüğünde belirtilen
organların görevlerinin bu Tüzüğün yürürlüğe girmesiyle sona ereceğinin; söz
konusu organların görevlerinin Başbakanlıkça belirlenecek bir başkan ve iki
üyeden oluşan üç kişilik bir kural tarafından yerine getirildiğinin; bu kurulun
en geç altı ay içinde T.H.K'nun yeniden yapılandırılmasına ilişkin Tüzüğü
hazırlayarak Bakanlar Kurulu'na sunacağının belirtildiği, diğer taraftan
Başbakanlığın 1.11.1999 tarihli işlemiyle de üç kişilik kurula atama yapıldığı,
davacılar tarafından açılan dava sırasında Danıştay 10. Dairesinin 17.2.2000
günlü, E.1999/4871 sayılı kararıyla "THK Tüzüğünün yürürlükten
kaldırılmasına dair Tüzük'ün yürütülmesinin durdurulmasına" karar
verildiği, aynı Dairenin 9.3.2000 günlü, E.1999/5044 sayılı kararıyla da, Başbakanlığın
üç kişilik kurula atama yapılmasına ilişkin "1.11.1999 tarihli işlemin
yürütülmesinin durdurulmasına" karar verildiği, bu üç kurul tarafından
hazırlanan ve 17.2.2000 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan
Türk Hava Kurumu Tüzüğü'nün ve anılan Bakanlar Kurulu kararının iptali
istemiyle açılan davada da, 23.3.2000 günlü, E.2000/893 sayı ile
"yürütmenin durdurulmasına" karar verildiği, bu davanın görülmesi
sırasında ise 30.3.2000 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 28.3.2000
günlü, 4552 sayılı Yasa'nın getirildiği, bu Yasa ile itiraz konusu kurallar
uyarınca Başbakanlığın 30.3.2000 tarihli işlemiyle üç kişilik kurul tarafından
hazırlanan T.H.K. Tüzüğü 5.5.2000 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe konulmuştur.
Anayasa'nın mahkemelerin bağımsızlığı başlıklı 138. maddesinin dördüncü fıkrasında "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralı yer almaktadır.
Anayasa'nın bu kuralı uyarınca, yasama, yürütme organları ile
idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları, Yasama Organının
yapacağı düzenlemelerde de daha önce aynı konuda verilen yargı kararlarını
etkisiz kılacak biçimde yasa yapamayacağı yükümlülüğünün bulunduğu hiçbir
tereddüde yer vermeyecek şekilde açık ve seçiktir. Bu kural, gerek mahkeme
kararlarında ve gerekse doktrinde net ve açık olarak "mahkeme kararlarına
uyulmak zorunludur" şeklinde ifade edilmektedir. Anayasa'nın sözü edilen
138. maddesinde, "yürürlüğün durdurulması kararı" veya "esas
hakkındaki kararı" veya "iptal hakkında verilen kararı" şeklinde
bir ayırımı yapılmamış, sadece "... mahkeme kararlarını hiçbir suretle
değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" kuralına yer
verilmiştir. Bu karar, ister yürürlüğün durdurulmasına ilişkin olsun, ister
davanın esasına ilişkin olsun, fark olmaksızın yasama, yürütme organları ile
idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadırlar.
Olayımızda Bakanlar Kurulunca ve Başbakanlıkça iki defa THK'nun
Tüzüğü yeniden düzenlendiği, THK Genel Kurulunca seçilen organlarının
görevlerine son verilmesine ve üç kişilik kurula Tüzük hazırlama yetkisi
verildiği, bu işlemlere karşı açılan davalarda her seferinde Danıştay 10.
Dairesince konu edilen işlemler için "yürütmenin durdurulmasına"
karar verildiği halde, Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca Mahkemenin bu
kararlarına uyulması gerekirken ısrarla ve inatla, Anayasa'ya aykırı bir
şekilde iptale konu edilen kurallar getirilmiştir. Böylece TBMM ve Bakanlar
Kurulunca, Danıştay 10. Dairesinin kararlarına uymak yerine, mahkemenin hukuka
aykırı bulduğu karar konusu kuralları, aynı içerikli olarak bu kez Yasa ile
düzenlenerek amaç saptırması yoluyla Mahkeme kararları etkisiz hale getirilmek
istenilmiştir. Bu nedenle itiraz konusu kurallar, Anayasa'nın 138. maddesinin
dördüncü fıkrasına da aykırılık oluşturmaktadır. Mahkememizce iptal kararı
verilirken itiraz konusu kuralların Anayasa'nın 33. ve 13. maddelerine aykırılığı
yanında 138. maddesine de dayandırılması gerektiğinden değişik gerekçe yazmak
zaruretinde bulunmaktayım.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM
EK
GEREKÇE
Bakanlar Kurulu'nun 1.11.1999 günlü kararıyla yürürlüğe giren Türk Hava Kurumu Tüzüğünün Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük'ün 1. maddesinde, Türk Hava Kurumu'nun yürürlükten kaldırılan tüzüğünde belirtilen organların görevlerinin bu Tüzüğün yürürlüğe girmesiyle sona ereceği, bu görevlerin ise Başbakalık'ça belirlenecek bir başkan ve iki üyeden oluşan üç kişilik bir kurul tarafından yerine getirileceği, bu kurulun da en geç altı ay içinde Türk Hava Kurumu'nun yeniden yapılandırılmasına ilişkin Tüzüğü hazırlayarak Bakanlar Kuruluna sunacağı belirtilmiş, üç kişilik kurul da 1.11.1999 günlü Bakanlar Kurulu Kararıyla oluşturulmuştur.
Danıştay 10. Dairesi tarafından Tüzük'le ilgili olarak 17.2.2000 gün ve Esas 1999/4871 sayı ile kurula atama işlemi için de 9.3.2000 gün ve 1999/5044 sayı ile yürütülmenin durdurulması kararı verilmiştir.
Üç kişilik kurul tarafından hazırlanan Tüzük ile Bakanlar Kurulu
kararına karşı açılan davada da aynı Daire tarafından 23.3.2000 gün ve
E.2000/893 sayı ile yürütmenin durdurulması kararı alınmıştır. Bu davalar devam
ederken çıkarılan 28.3.2000 günlü 4552 sayılı Yasa'nın dava konusu Geçici 7.
maddesiyle Türk Hava Kurumu'nun organlarının görevleri Yasa'nın yayımı
tarihinde sona erdirilip, bu görevlerin Başbakanlıkça belirlenecek üç kişilik
bir Kurul tarafından yerine getirileceği, söz konusu Kurul'un en geç bir ay
içinde Türk Hava Kurumu'nun yeniden yapılandırılmasına ilişkin tüzüğü
hazırlayarak Bakanlar Kurulu'na sunacağı öngörülmüştür. Böylece, Danıştay'da
görülmekte olan davanın konusunu oluşturan idari işlem yasa kuralı haline
dönüştürülmüştür.
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." denilmektedir.
Davanın geçirdiği evrelerden açıkça anlaşılacağı gibi, Yasama organı itiraz konusu Geçici 7. madde ile diğer yargı kararlarıyla aynı etki ve değerde olan yürütmenin durdurulması kararını sonuçsuz bırakmak amacıyla yasal düzenleme yaparak Anayasa'nın 138. maddesini ihlâl etmiştir.
Öte yandan, Anayasa'nın benimsediği kuvvetler ayrılığı ilkesi, devletin üstlendiği görevlerin niteliklerine göre, yasama, yürütme ve yargı organları tarafından yerine getirilmesini zorunlu kılar. Bu organlardan birinin, diğerinin görev alanıyla ilgili işlem yapması, fonksiyon gasbı olarak nitelendirileceğinden hukukun üstünlüğünü egemen kılmakla yükümlü hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. İtiraz konusu Geçici 7. madde ile idari işlem niteliğinde yasama tasarrufunda bulunularak bu ilke de ihlâl edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın yalnız 13. ve 33. maddeleriyle ilgili görüşlerin karar gerekçesini oluşturmaya yeterli olmadığını yukarıda belirtilen görüşlere de yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Üye
Ali HÜNER
SINIRLAMA
KARARINA İLİŞKİN KARŞIOY GEREKÇESİ
I. 28.03.2000 günlü ve 4552 sayılı Dernekler Kanunu'nda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Yargıtay'ca itiraz konusu yapılan hükümleri aynen şöyledir:
"Madde 1 - 28.03.2000 günlü ve 4552 sayılı Dernekler Kanununun 71 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Türkiye Kızılay Derneği kuruluş amacına ve uluslar arası anlaşmalarla tayin edilen nitelik ve durumuna göre; Türk Hava Kurumu ise kuruluş amacına göre düzenlenen tüzüklerine ve kanunların verdiği görev ve yetkilere uygun olarak teşkilatlanır ve yönetilir.
Bakanlar Kurulu, Türkiye Kızılay Derneği ve Türk Hava Kurumunun;
1.Genel kurullarının kararı üzerine tüzüklerini onaylamaya,
2. Denetleme yetkileri bulunan mercilerin raporları üzerine,
a) Organlarının görevlerine son vermeye ve bunların görevlerini yerine getirmek üzere geçici kurullar oluşturmaya,
b) Tüzüklerini değiştirmeye, yürürlükten kaldırmaya ve yeniden düzenlemeye,
Yetkilidir."
Madde 2 - 2908 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
Geçici Madde 7 - (Ek: 4552 - 28.3.2000) Türk Hava Kurumunun organlarının görevleri bu Kanunun yayımı tarihinde sona erer. Söz konusu organların görevleri, Başbakanlıkça belirlenecek bir başkan ve iki üyeden oluşan üç kişilik bir Kurul tarafından yerine getirilir. Bu kurul en geç bir ay içinde Türk Hava Kurumunun yeniden yapılandırılmasına ilişkin tüzüğü hazırlayarak Bakanlar Kuruluna sunar."
II. Mahkeme davada uygulanacak kuralla
ilgili olarak verdiği kararda Yargıtay'ın başvurusunu esas alarak, 28.03.2000
günlü ve 4552 sayılı Dernekler Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun'un 6.10 1983 sayılı Dernekler Kanunu'nun 71. maddesini değiştiren 1
maddesinin tümünün iptali istenmişse de maddenin ikinci fıkrasının 2 sayılı
bendi dışında kalan bölümünün davada uygulama olanağı bulunmadığından, bu bölüme
ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar vermiş ve
incelemeyi adı geçen yasanın 1. maddesinin ikinci fıkrasının yalnızca 2
No.lu bendinin a ve b alt bentleri ve aynı yasanın 2. maddesi
ile getirilen geçici 7. madde ile sınırlı olarak yapmıştır. Bu
hükümler yukarda aktarılan yasa maddesinde kalın punto ile vurgulanmıştır.
Esasen anayasal sorun da bu hükümlerle ilgili olup, DANIŞTAY'ın işbu dava ile
birleştirilen başvurusundaki iptal talebi de bunlarla sınırlı olarak yapılmıştır.
IV. Gerçek duruma bakılırsa, çoğunluğun
sınırlama kararı ile bağlantılı olarak verdiği iptal kararı gerçek anlamıyla iptal kararı niteliği taşımamaktadır. Çünkü sözde iptal edilmiş bulunan norm, Kızılay için varlığını korumaktadır. Bunun öğretideki adı iptal değil ihmaldir. Başka bir deyişle itiraz konusu norm iptal edilmemiş, Türk Hava Kurumu için ihmal edilmiştir. Bu açıdan 1961 Anayasası'nın 152. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan kural, görüşümüzü daha açık bir biçimde doğrulamaktadır. Bu kurala göre:
"Anayasa Mahkemesi, diğer mahkemelerden gelen Anayasaya aykırılık iddiaları üzerine verdiği hükümlerin, olayla sınırlı ve yalnız tarafları bağlayıcı olacağına da karar verebilir."
Dikkat edilirse bu kuralda "iptal kararı" sözü
geçmemekte, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği "hükümler"den söz
edilmektedir. Bunun nedeni, olayla sınırlı ve yalnızca tarafları bağlayıcı bir
kararın iptal değil ihmal anlamına gelmesidir. Çoğunluk kararında yapılan
sınırlama aslında 1961 Anayasası'nın yukarda anılan kuralının bir uygulaması
niteliğindedir. Oysa bu hüküm 1982 Anayasası'nda artık yer almış değildir.
Bunun tarihsel yorum kuralı uyarınca taşıdığı anlam, Anayasa Mahkemesi'nin
itiraz davalarında olayla sınırlı ve yalnızca tarafları bağlayıcı bir karar
verme yetkisinin ilke olarak kaldırılmış olmasıdır. Ancak hemen belirtelim ki
1961 Anayasası'nın bu hükmünün 1982 Anayasası'nda yer almamış olması, yasanın özelliği
ve Anayasa kuralları bakımından zorunluk bulunan durumlarda sınırlama
yapılamayacağı anlamına gelmez. Örneğin yasada başka kurallarda yer alan başka
norm olgularının, iptali söz konusu olan norma bağlı kılınmış olması ve/veya bu
başka kuralların davada uygulanacak norm niteliği taşımaması halinde, normun
varlığını korumaya devam etmesi ve yalnızca davada uygulanacak norm yönünden
iptal edilmesi zorunlu olabilir. Birçok ceza normu bu niteliktedir. Aynı ceza
normu, farklı suç tanımlarının yaptırımı olarak düzenlenmiş olabilir. Bu
durumda suç tanımının Anayasaya aykırı bulunması, buna bağlı olarak ceza
normunun da bu suç tanımı yönünden iptalini gerektirebilir. Ama aynı ceza normu
diğer suç tanımları için varlığını ve geçerliliğini korur. Ancak burada gerçek
anlamda bir iptal söz konusu olup, bunun ihmal ya da olayla sınırlılık
uygulamasıyla bir ilgisi yoktur.
Oysa dava konusu olayda böyle bir özellik bulmak mümkün değildir.
İptal konusu norm, Kızılay ya da Türk Hava Kurumu için aynı biçimde
uygulanacaktır. Bu konuda normun içeriği ya da özelliği bakımından hiçbir fark
yoktur. Normun iptali de Kızılay ya da Türk Hava Kurumu'nun farklı özellikleri
ile ilgili olmayıp, doğrudan doğruya normun kendi içeriğinden kaynaklanan
nedenlere dayandırılmıştır. Kaldı ki (a) ve (b) altbetlerinde geçen
"organlarının" ve "tüzüklerini" sözcüklerinin her iki
kurumu kapsadığı açıktır. Anayasa Mahkemesi, her iki kurum için ortak olarak
düzenlenmiş bir normu, yasa ya da Anayasadan kaynaklanan haklı bir neden
olmaksızın sınırlama kararı ile yapay bir biçimde ayırma yetkisine sahip
değildir. Kaldı ki 1961 Anayasası'nın yukarda anılan hükmü, geçerli olsaydı
dahi, kararın olayla sınırlı olarak verilebilmesi için olayın özelliğinden
kaynaklanan haklı ve makul bir gerekçeye dayanması gerekirdi.
Açıklanan nedenlerle incelemenin Türk Hava Kurumu ile sınırlı olarak yapılmasına ve bu karar uyarınca iptal kararının yalnızca Türk Hava Kurumu ile sınırlı olarak verilmesine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye Fazıl SAĞLAM
Anayasa Mahkemesi, E. 2002/43, K. 2003/103, 24 Aralık 2003 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası