İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2003/86 K.2004/6

Resmi Gazete tarih/sayı: 06.11.2004/25635

Esas2003/86Karar2004/6Tarih28 Ocak 2004Okuma18 dk · 3.645 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Ocak 2004
Esas Sayısı
2003/86
Karar Sayısı
2004/6
Karar Günü
28.1.2004
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.645 kelime·18 dk okuma·19 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı: 06.11.2004/25635

İPTAL DAVASINI AÇAN

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Ali TOPUZ, Haluk KOÇ ve 115 Milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU

31.7.2003 günlü,

4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanun'un 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel

İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'a

eklenen Geçici 4. Maddenin, 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü ve 3030 sayılı Büyük

Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 9. Maddenin, 10.

maddesinin (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve

Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9. maddesi sonuna eklenen

fıkranın üçüncü tümcesinin, 10. maddesinin (c) fıkrasıyla değiştirilen, 4749

sayılı Yasanın 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969

tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve

Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası

Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların

Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” bölümünün, 10.

maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesine eklenen (C)

fıkrasının ve Geçici 3. Maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa'nın 2., 11., 90.,

104. ve 127. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürür­lük­lerinin

durdurulması istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un iptali istenilen kuralları içeren maddeleri şunlardır:

1- “MADDE 6.- 2.2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 4.- 2003 yılının sonuna kadar, 1 inci maddede yer alan “%6” pay oranı “%5” olarak uygulanır.”

2- “MADDE 7. - 27.6.1984 tarihli ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 9.- 2003 yılının sonuna kadar, 18 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ve halen “%4,1” olarak uygulanan “%3” pay oranı “%3,5” olarak uygulanır.”

3- “MADDE 10. - 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun;

a) 9 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak

savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve

andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla,

Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkilidir. Yabancı

ülkelere bu amaçla verilecek hibe ve yardım karşılıkları Maliye Bakanlığı

bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Söz konusu andlaşmalar Bakanlar

Kurulu kararı ile yürürlüğe girer. Andlaşmada belirtilen nakdi hibe ve

yardımlar bütçeye gider kaydedilerek T.C. Merkez Bankasında ilgili ülke adına

döviz cinsinden açılacak hesaba aktarılabilir. Ödemeler, andlaşma hükümleri

çerçevesinde ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar dahilinde ilgili

hesaptan yaptırılır.

b) …

c) 17 nci maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki (C) fıkrası eklenmiştir.

5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun ile ilgili yılı bütçe kanunlarının bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.

C) Bu Kanun gereği imzalanan andlaşmalar 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanun hükümlerinden muaf olup Resmi Gazetede yayımlanmaz.”

4- “GEÇİCİ MADDE 3.-

...

2003 yılı sonuna kadar, 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun geçici 19 uncu maddesinde yer alan “%5” pay oranı “%4,5” olarak uygulanır.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava konusu kuralların Anayasa'nın 2., 11., 90., 104. ve 127. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ın katılımlarıyla 15.10.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine; yürürlüğün durdurulması isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına, oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- 4969 sayılı Kanun'un 6. ve 7. Maddelerinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde, yasalarda gösterilen gelir kaynaklarına dayanarak yapılan planlama ve uygulamaların azaltılmasının aksamalara neden olacağı, bu nedenle kuralların Anayasa'nın 2., 11. ve 127. maddesinin son fıkrası ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik Şartı'na aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.

4969 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'a Geçici 4. madde eklenerek, 2380 sayılı Yasa'nın “Payların Hesaplanması ve Dağıtımı” başlığını taşıyan 1. maddesinde yer alan, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden belediyelere verilen % 6 pay oranının, 2003 yılının sonuna kadar, % 5 olarak uygulanması öngörülmüştür.

Geçici 4. maddenin incelenmesinden, belediyelere 22.7.2003 -

31.12.2003 tarihleri arasında her ay yüzde bir oranından hesaplanmak üzere

genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden yüzde beş daha az

kaynak aktarılacağı anlaşılmaktadır. Bu miktar belediyelerin yaklaşık olarak

genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden aldıkları bir aylık

paylarına karşılıktır. Oran indiriminden kaynaklanan gelir kaybının giderilmesi

amacıyla, gelirleri yalnızca belediyeler ile büyük şehir belediyelerince

paylaşılmak üzere, 4837 sayılı Yasa'yla ek emlâk vergisi konulmuş, 4958 sayılı

Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile yerel

yönetimlerin vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin

düzenlemeler yapılmıştır. Böylece, iptali istenen yasal düzenleme ile

yasakoyucu, belediye gelirlerinde çok az kayba neden olacak bir kural getirirken,

bu uygulamayı beş ay gibi kısa bir süre ile sınırlandırmış, ayrıca oluşacak

gelir kaybını giderecek önlemleri de almıştır.

Öte yandan, 4749 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle 3030 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9. maddeye göre, 3030 sayılı Kanun'un 18. maddesinin (b) bendi uyarınca büyük şehir belediyelerinin bulunduğu il merkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden gelir saymanlarınca hesaplanıp, ertesi ayın sonuna kadar büyük şehir belediyeleri hesaplarına yatırılacak olan ve halen %4,1 olarak uygulanan %3 pay oranı, 31.12.2003 tarihine kadar, %3,5 olarak uygulanacaktır.

3030 sayılı Kanun'un 18. maddesinin son fıkrasına göre, Bakanlar Kurulu (b) fıkrasındaki %3'lük pay oranını %6 oranına kadar artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkilidir. 29 Ocak 2002'de 2002/3548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %4,1 olarak uygulanan %3 pay oranının iptali istenen hüküm ile 22.7.2003-31.12.2003 tarihleri arasını kapsayan yaklaşık beş ay boyunca %3,5 olarak uygulanması öngörülmüştür. Böylece, beş ay boyunca büyük şehir belediyelerinin söz konusu gelirlerinde toplam %3 oranında azalma sonucu doğmuştur.

Anayasa'nın 127. maddesinin son fıkrasında, “Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.” denilmektedir.

Yasalarla belirlenmiş oranların gereksinim duyulduğunda azaltılması veya artırılması olanaklıdır. Ancak, hangi oranın en uygun olduğunun saptanabilmesinin olanaksızlığı ve zaman içinde değişen durumların farklı oranları gerektirebilmesi nedeniyle bu süre ve oranların belirlenmesi ölçüsüz ve adil olmamaları koşuluyla yasakoyucunun takdiri içindedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumları benimsemeyen, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yasaların üstünde Anayasa'nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yasaların kamu yararına dayanması gereği kuşkusuz hukuk devletinin temel değerlerinden birini oluşturmaktadır. Hukuk devletinde hukuk güvenliğinin sağlanabilmesi için yasakoyucunun öngörülebilir düzenlemeler getirmesi de asıldır.

Yasakoyucunun, makro ekonomik dengeleri sağlamak amacıyla 4969

sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle 2380, 7. maddesiyle de 3030 sayılı Yasa'da

değişiklik yaparak genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden

belediyelere verilen %6 pay oranını beş ay için %5'e, 3030 sayılı Kanun'un 18.

maddesinin (b) bendi uyarınca büyük şehir belediyelerinin bulunduğu il

merkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden büyük

şehir belediyeleri hesaplarına yatırılacak olan %4,1 pay oranını da 5 ay için

%3'e indirmesi, yasayla yapılan öngörülebilir bir düzenleme olması ve kısa bir

süreyi kapsaması nedeniyle, Anayasa'nın 2. ve 127. maddelerine aykırı değildir.

İptal isteminin reddi gerekir.

Konunun Anayasa'nın 11. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

B- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin İncelenmesi

1- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin (a) fıkrasıyla 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9. Maddesinin Sonuna Eklenen Fıkranın Üçüncü Tümcesinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde, söz konusu düzenleme ile savunma ve güvenlik

amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili olarak yapılan andlaşmaların onaylanmasının

bir yasayla uygun bulunmasını engellediğinden söz edilerek, bu tür yasal

düzenlemenin Anayasa'nın 90. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen

istisnalarla uyumlu olmadığı, anılan düzenlemenin Anayasa'nın 90. maddesine

aykırı olduğu belirtilmektedir. Yapılan başvuruda ayrıca milletlerarası

andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğu,

oysa iptali istenen tümcenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamayı uygun

bulma yasasına ihtiyaç duymayan bir düzenleme getirmesi nedeniyle, Cumhurbaşkanının

onay yetkisini kullanamaz hale getirdiği, bu durumun ise Anayasa'nın 104.

maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın herhangi bir hükmüne aykırı yapılan yasal düzenlemenin ise

dolayısıyla Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine de aykırı olduğu açıklanmıştır.

4949 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (c) fıkrasıyla, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9. maddesinin sonuna eklenen fıkra ile, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili kılınmıştır. İptali istenen hüküm, yeni getirilen fıkranın üçüncü tümcesi olup, savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili andlaşmaların Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girmesine olanak vermektedir.

Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasında, bir kanunun verdiği

yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmaların

Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu olmadığı

açıklanmaktadır. 31 Mayıs 1963 günlü 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların

Yapılması, Yürürlüğü ve Yayınlanması ile Ba­zı Andlaşmaların Yapılması İçin

Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun'un 5. maddesiyle diğerlerinin

yanı sıra, Türkiye Cumhuriyetine hibe, kredi veya sair suretlerle yardım

sağlayan iki veya çok taraflı andlaşmaları onaylamaya veya bunlara katılmaya

Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Ancak bu maddede, hibe alınmasından söz

edilmekte; hibe verilmesinden bahsedilmemektedir. Bu nedenle, hibe verilmesine

yönelik bir andlaşmanın bir kanunla uygun bulunmaksızın Bakanlar Kurulu

tarafından yürürlüğe konulabilmesi olanaksızdır.

4969 sayılı Yasayla 4749 sayılı Yasanın 9. maddesine eklenen yeni

düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak

savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve

andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak

kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili

kılınmıştır. Böylece, Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasının aradığı

yetkinin yasal dayanağı, söz konusu 9. maddenin son fıkrasının ilk tümcesidir.

Bu nedenle, savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili andlaşmalar

için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uygun bulma kanunu çıkarması zorunluluğu bulunmadığından,

söz konusu andlaşmaların Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe gireceğini

öngören 4749 sayılı Yasanın 9. maddesinin son fıkrasının üçüncü tümcesi

Anayasa'nın 90. maddesine aykırı değildir.

Öte yandan, 244 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında,

“Milletlerarası andlaşmaların onaylanması, … Türkiye Cumhuriyetini bağlıyan bir

Milletlerarası Andlaşmanın belli hükümlerinin yürürlüğe konulması için gerekli

bildirileri yapma, milletlerarası andlaşmaların uygulama alanının değiştiğini

tesbit etme, bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona

erdirme, Bakanlar Kurulu kararnamesiyle olur.” denilmektedir. Burada sözü

edilen Bakanlar Kurulu kararnamesi, idare hukukundaki yerleşik anlamıyla

Başbakan ve Bakanlar tarafından imzalandıktan sonra Cumhurbaşkanının imzası ile

tamamlanan bir idari işlemdir. Cumhurbaşkanının imzası olmadan bir Bakanlar

Kurulu Kararı hukuksal olarak tamamlanmış sayılmaz. Cumhurbaşkanı ise, hukuka

aykırı gördüğü kararnameleri imzalamayabilir. Cumhurbaşkanının, Bakanlar Kurulu

kararnamesini imzalaması, Anayasa'nın 104. maddesi anlamında onaylamasıdır.

Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Dava dilekçesinde Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine de aykırılık olduğu ileri sürülmekte ise de kuralın bu maddelerle ilgisi görülmemiştir.

2- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafında Yer Alan “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” bölümünün İncelenmesi

Dava dilekçesinde, 1173 ve 244 sayılı Yasaların Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerinde açıklanan ilkeleri hayata geçirdikleri, bu Yasaların 4749 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmaması halinde, yapılacak andlaşmaların dolaylı olarak Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerine aykırı olacağından söz edilerek, Anayasa'ya aykırı olarak yapılacak andlaşmaların, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile Anayasa'nın 11. maddesindeki Anayasa'nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesinin etkisizleştirmesine neden olacağı ileri sürülmektedir.

4969 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin (c) fıkrası ve 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin değişik (B) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa hükümlerine aykırı düzenlemeler getiren 1173 ve 244 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmayacağı esası getirilmiştir.

4749 sayılı Yasa incelendiğinde, kamu finansmanı ve borç yönetimi

konusunda yapılacak andlaşmaların koordinasyonunun sağlanmasında Maliye Bakanı

ve Hazine Müsteşarlığına görev ve yetkiler verildiği görülmektedir. Örneğin,

4749 sayılı Yasa'nın 7. maddesine göre Devletin dış borcuna ilişkin

andlaşmaların temas ve müzakerelerinin yapılması, 8. maddesinde Hazine

garantilerinin sağlanması ve 10. maddesinde borç verilmesi ile ilgili

andlaşmalarda Hazine Müsteşarlığı görevlendirilmiştir. Anılan Yasa'nın 12.

maddesinin üçüncü paragrafında, Hazinenin Devlet dış borcu kapsamında ortaya

çıkan yükümlülüklerinin uluslararası sermaye piyasalarında mevcut çeşitli

finansal araçlar vasıtasıyla yönetimi amacıyla, takas dahil her türlü türev

ürüne ilişkin andlaşmaların temas ve müzakerelerinin yürütülmesi ve

sonuçlandırılması görevi de Hazine Müsteşarlığı'na verilmiştir.

4749 sayılı Yasa'nın 9. maddesinin ikinci fıkrasında, ekonomik ve

mali işbirliği kapsamındaki hibe andlaşmalarına ilişkin hazırlık, temas ve

müzakerelerin Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütülmesi ve Dışişleri Bakanlığı

ile değerlendirilerek sonuçlandırılması, bunun dışında kalan hibe

andlaşmalarına ilişkin görüşmelerin ise Devletin mali olanakları ile uyum

sağlamak amacıyla Müsteşarlığın görüşünün alınması koşuluyla ilgili kuruluşlar

tarafından yürütülmesi öngörülmüştür. Söz konusu Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü

fıkrası ile de, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak

savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve

andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak

kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili

kılınmıştır.

Yukarıda sözü edilen kamu finansmanı ve borç yönetimi hakkındaki andlaşmaların yürütülmesinde Dışişleri Bakanlığı yerine, başka kurumlara görev verilmesi, Dışişleri Bakanlığını merkez koordinasyon birimi olarak kabul eden 1173 ve 244 sayılı Yasalara istisna getiren bir düzenlemedir.

Anayasa'da milletlerarası andlaşmaların hangi makam tarafından yürütüleceğine ilişkin bir kural bulunmadığından bu konudaki düzenlemelerin işin gereğine uygun olarak yasakoyucu tarafından takdir edileceği açıktır.

Bu nedenle dava konusu bölüm Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Anayasa'nın 2. ve 11. maddeleri yönünden de Anayasa'ya aykırılık savı ileri sürülmekte ise de, kuralın bu maddelerle ilgisi görülmemiştir.

3- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının İncelenmesi

Dava dilekçesinde, 4749 sayılı Kanun'un 17. maddesine eklenen (C) fıkrasıyla bu yasa kapsamında hazırlanan kamu finansmanı ve borç yönetimi konusundaki bütün andlaşmaların Resmi Gazete'de yayımlanmadan yürürlüğe girmesinin öngörülmesinin Anayasa'nın 90. maddesiyle 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.

4969 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (c) fıkrasıyla, 4749 sayılı Kanun'un 17. maddesine eklenen (C) fıkrası ile, 4749 sayılı Yasa çerçevesinde imzalanan andlaşmaların, 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkında Kanun uygulamasının dışında olacağı ve bu nedenle Resmi Gazete'de yayımlanmayacağı hükmü getirilmiştir.

Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, milletlerarası

bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye

dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren

andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz. Bu hükme koşut düzenleme

getiren 244 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin 3 nolu bendinde, “Milletlerarası

bir andlaşmaya dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılan teknik veya idari

nitelikteki uygulama andlaşmalarından ve kanunun verdiği yetkiye dayanılarak

Bakanlar Kurulunca yapılıp … Millet meclisi[nin] bilgisine sunulanların dışında

kalan teknik veya idarî andlaşmalardan iktisadî veya ticarî nitelikte olmıyan,

özel kişilerin haklarını ilgilendirmiyen ve Türk kanunlarına değişiklik

getirmiyenlerin yayınlanması zorunlu değildir. Bu fıkra gereğince yayınlanması

zorunlu olmıyan andlaşmalar hakkında … çıkarılan kararnamelerin yayınlanması da

zorunlu değildir.” denilmektedir.

Bu düzenlemelere göre, Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca TBMM'nce uygun bulunması zorunluluğu olmayan andlaşmalardan, ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendirenlerin yayımlanmadan yürürlüğe konulmaları olanaksızdır.

4749 sayılı Kanun'un tahvil ihracı ile ilgili andlaşmalar dışında

Türkiye Cumhuriyetinin borçlu sıfatıyla taraf olduğu (Madde 7/2), hazine

garantilerine ilişkin (Madde 8/2), Avrupa Birliğinden sağlanacak hibeler hariç

olmak üzere ayni ve nakdi hibe alınması (Madde 9/1), yabancı ülkelere, yabancı

ülkelerin kuruluşlarına, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası

yardım konsorsiyumlarına nakdi hibe vermeye yönelik (Madde 9/2), yabancı ülke

ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili

(Madde 9/3), yabancı ülkeler, yabancı ülkelerin kuruluşları, uluslararası

kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumlarına borç vermeye

yönelik (Madde 10/1), Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketinin Yüksek

Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu tarafından onaylanan yıllık programında

yer almayan ülkelerde ve OECD uzlaşması hükümlerine uygun olmayan, ancak

ülkemizin çıkarları açısından özel önem arz eden projelerin kredilendirilmesi

(Madde 10/3), Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketinin yabancı ülkelere

ve bu ülkelerdeki kuruluşlara verdiği kredilerin üç yıl veya daha uzun vadeli

olarak yeniden yapılandırılmasıyla ilgili (Madde 10/3) ve Bakü-Tiflis-Ceyhan

boru hattı projesi tahtındaki akdedilecek uygulama andlaşmalarını (Geçici Madde

6) kapsadığı, yabancı ülke ve kuruluşlarla yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı

hibe ve yardımlarla ilgili andlaşmalarda olduğu gibi, kimi ayrık durumlar

dışında, bu andlaşmaların genel anlamda ekonomik ve ticari özelliği olan kamu

finansmanı ve borç yönetimiyle ilgili bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu kuralla 4749 sayılı Yasa kapsamına giren andlaşmalar arasında ağırlıklı olarak 90. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanması gerekenlerin de bulunduğu gözetilmeksizin, söz konusu Yasa'ya göre imzalanan andlaşmaların tümünün Resmi Gazete'de yayımlanmayacağını öngören dava konusu kural Anayasa'nın 90. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

İptali istenilen kuralın Anayasa'nın 104. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

C- 4969 sayılı Kanun'un Geçici 3. Maddesinin İkinci Fıkrasının İncelenmesi

Dava dilekçesinde, yasalarda gösterilen yeni oranlardaki gelir kaynaklarına dayanarak yapılan planlama ve uygulamaların yerel hizmetlerde aksamalara neden olacağı, bunun da Anayasa'nın; 127. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanması ilkesine, 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti kavramının temel unsurlarından hukuk güvenliği ve istikrarı ilkelerine, 11. maddesine Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 9. maddesine aykırılığı ileri sürülerek Geçici 3. maddenin iptali istenmiştir.

8.1.2002 gün ve 4736 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 1319 Sayılı

Emlak Vergisi Kanununa eklenen Geçici 19. maddede, “8 inci maddenin birinci

fıkrası ile 18 inci madde hükümlerine göre, büyük şehir belediye sınırları ve

mücavir alanlar içinde uygulanan artırımlı vergi oranı, Adapazarı Büyük Şehir

Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde 2002 ila 2005 yıllarında

uygulanmaz. 27.06.1984 tarihli ve 3030 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (b)

fıkrasına göre Adapazarı Büyük Şehir Belediyesine ayrılacak payın oranı, 2002

ila 2005 yıllarında %5 olarak uygulanır” denilmiş, ancak iptali istenen

4969 sayılı Yasa'nın Geçici 3. maddesi ile 1319 sayılı Yasanın geçici 19 uncu

maddesinde yer alan “%5”lik pay oranının 31.12.2003 tarihine kadar “%4,5”

olarak uygulanması öngörülmüştür.

Dava konusu kural kararın (A) bölümünde açıklanan gerekçelerle Anayasa'ya aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir.

V- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanun

hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların

hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten

kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği

tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı

günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, 2949 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinin

dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanarak, beşinci fıkrasında, Anayasa

Mahkemesi'nin iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu, kamu düzenini

tehdit veya kamu yararını ihlal edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki

fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.

4969 sayılı Yasanın 10. maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasanın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının iptalinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak üç ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

31.7.2003 günlü, 4969 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un:

A- 10. maddesinin;

1- a- (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin sonuna eklenen fıkranın üçüncü tümcesine,

b- (c) fıkrasıyla değiştirilen 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun...” bölümüne,

yönelik iptal istemleri 28.1.2004 günlü, E. 2003/86, K. 2004/6 sayılı kararla reddedildiğinden, BU KURALLARA İLİŞKİN YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,

2- (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasına ilişkin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN, KOŞULLARI OLUŞMADIĞINDAN REDDİNE,

B- 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'a eklenen geçici 4. maddenin,

C- 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü, 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'a eklenen geçici 9. maddenin,

D- Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının,

yürürlük tarihi 31.12.2003 gününde sona erdiğinden, BU

KURALLARA İLİŞKİN YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMLERİ HAKKINDA KARAR

VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

28.1.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

31.7.2003 günlü, 4969 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un:

A- 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 4. Maddenin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

B- 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü, 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 9. Maddenin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

C- 10. maddesinin;

1- (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin sonuna eklenen fıkranın üçüncü tümcesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

2- (c) fıkrasıyla değiştirilen 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun...” bölümünün, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

3- (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

D- Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

E- İptal edilen hükmünün doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ÜÇ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

28.1.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Mustafa

BUMİN

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Samia

AKBULUT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Ali

HÜNER

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Aysel

PEKİNER

Üye

Ertuğrul

ERSOY

Üye

Tülay

TUĞCU

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fazıl

SAĞLAM

Anayasa Mahkemesi, E. 2003/86, K. 2004/6, 28 Ocak 2004 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasını Açan
  4. İptal Davasının Konusu
  5. Iı- Yasa Metinleri
  6. Iıı- İlk İnceleme
  7. Iv- Esasın İncelenmesi
  8. V- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  9. Vı- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  10. Kurallara İlişkin Yürürlüğünün Durdurulması İstemleri Hakkında Karar
  11. Bumin
  12. Kılıç
  13. Akbulut
  14. Adalı
  15. Hüner
  16. Kantarcıoğlu
  17. Pekiner
  18. Ersoy
  19. Tuğcu
  20. Erten
  21. Sağlam
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2003/86
Karar No
2004/6
Tarih
28 Ocak 2004

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2003/111 K.2004/1
  • AYM Norm Denetimi E.2003/113 K.2004/2
  • AYM Norm Denetimi E.2003/41 K.2004/4
  • AYM Norm Denetimi E.2004/6 K.2004/5
  • AYM Norm Denetimi E.2000/74 K.2004/9
  • AYM Norm Denetimi E.2001/73 K.2004/12

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.