KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2004
- Esas Sayısı
- 2003/111
- Karar Sayısı
- 2004/1
- Karar Günü
- 7.1.2004
Karar Metni
1.362 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı: 24.1.2004/25356
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Erdemli Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
8.6.1942 günlü, 4250 sayılı "İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu"nun 4619 sayılı Yasa ile değiştirilen 28. maddesi ile 40. maddesinin, Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 48. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında, ruhsatsız olarak açıktan içki satışı yapmak suçundan açılan kamu davasında, 4250 sayılı Yasa'nın itiraz konusu kurallarının, Anayasa'ya aykırılığı savını ciddî bulan Mahkeme, iptali istemiyle başvurmuştur.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
8.6.1942 günlü, 4250 sayılı "İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu"nun itiraz konusu 28. ve 40. maddeleri şöyledir:
"MADDE 28- (Değişik: 11/1/2001-4619/5.m.)
19. maddenin birinci fıkrasına göre ruhsat almadan satış yapanlar ve aynı maddenin üç ve dördüncü fıkralarındaki esaslara uymayanlar altmışmilyon Türk Lirasından altıyüzmilyon Türk Lirasına kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar. Bu miktarlar Maliye Bakanlığınca her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. Ayrıca, bu fiili işleyenlere ait işyerlerinin bir aydan üç aya kadar kapatılmasına hükmolunur."
"MADDE 40- Müsadere edilen eşya ve maddelerin satışından elde edilecek paralarla, kaçakçılıktan başka suçlardan dolayı bu kanuna göre hükmolunup tahsil edilen para cezaları, İnhisar İdaresi Bütçesine irat kaydedilir."
B- İlgili Yasa Kuralı
4250 sayılı Yasa'nın ilgili görülen 19. maddesi şöyledir:
"Madde 19 - (Değişik: 3023 - 14.6.1984) İspirto ile bira ve şarap dahil her çeşit ispirtolu içki satmak isteyenler İnhisarlar İdaresinden ruhsat almaya mecburdurlar. Bu ruhsatın esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığınca objektif kurallar belirlenerek düzenlenecek bir yönetmelikle tespit edilir.
Açık olarak satanlar 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet 7 nci maddesine göre en büyük mülki amirden, içki yerleri için aranan ruhsatı almaya mecburdurlar.
(Değişik 3. fıkra: 4619 - 11.1.2001) Öğrenci yurtları, spor kulüpleri, her türlü öğretim ve eğitim kurumları, kahvehane, kıraathane, pastahane, bezik ve briç salonlarında alkollü içkilerin satışı için ruhsat verilmez. Akaryakıt istasyonlarının mağaza ve lokantalarında ise, hacmen % 5 alkolden fazla alkol içeren yüksek alkollü içkilerin satışı için ruhsat verilmez.
(Değişik 4. fıkra: 4619 - 11.1.2001) Alkol, bira ve şarap dahil her çeşit alkollü içkinin televizyon, kablolu yayın, radyo ve kamu yayın araçlarıyla reklamının yapılması, ayrıca, içki satış yerleri ile tüm ticari ve kamuya açık yerlerde, tüketilmek veya beraberinde götürülmek üzere onsekiz yaşından küçüklere alkollü içecek satılması veya sunulması yasaktır. Ruhsatlı bayiler, tüketici talepleri doğrultusunda alkollü içki bulundurur ve bunlara satış mahallinde adil teşhir imkânı sağlarlar."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralların Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu ve ilgili görülen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Ruhsatsız olarak açıktan içki satışı yapan sanık hakkında 4250 sayılı Yasa'nın 19., 28. ve TCK'nın 119. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, 4250 sayılı Yasa'nın 28. ve 40. maddelerinin Anayasa'ya aykırılığı savını ciddî bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta
olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali
için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın o
davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları ise, davanın
değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki
kurallardır.
4250 sayılı Yasa'nın 28. maddesinde, 19 uncu maddenin birinci fıkrasına göre ruhsat almadan satış yapanlar ve aynı maddenin üç ve dördüncü fıkralarındaki esaslara uymayanlar için yaptırım öngörülmüş, göndermede bulunulan 19. maddenin birinci fıkrasında da ispirto ile bira ve şarap dahil her çeşit ispirtolu içki satmak isteyenlerin İnhisarlar İdaresinden ruhsat almaya mecbur oldukları belirtilmiştir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden olayda, içki satışı yapılan işyerinde "kapalı içki ve mamul tütün satış belgesi" bulunduğu anlaşılmakta olup, sanık hakkında da bu nedenle değil, açıkta alkollü içki içirdiği ileri sürülerek işlem yapılmıştır. Belirtilen eylem ise, itiraz konusu 28. madde ile kapsama alınmayan 19. maddenin ikinci fıkrasıyla ilgilidir. Bu fıkraya göre, açık olarak satanlar 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun 7. maddesine göre en büyük mülki amirden içki yerleri için aranan ruhsatı almaya mecburdurlar.
Bu durumda, 19. maddenin sanığın eylemine uyan ikinci fıkrasına gönderme içermeyen 4250 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 28. maddesi ile bu Kanun'a göre hükmolunup tahsil edilen para cezalarının, İnhisar İdaresi Bütçesi'ne irat kaydedileceğine ilişkin 40. maddesi bakılmakta olan davada uygulanacak kurallar değildir.
Başvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Bu görüşlere Mehmet ERTEN, Sacit ADALI ve Fazıl SAĞLAM katılmamışlardır.
KARŞIOY
YAZISI
Market işleticisi olan sanık Bünyamin Çetin hakkında izinsiz
olarak açık içki sattığı yolunda zabıtaca düzenlenen tutanakla
başlayan soruşturmada, adı geçenin ayrıca ruhsatsız olarak kapalı içki
sattığının da tesbit edilmesi üzerine, C. Savcısının, kovuşturmaya yetkili
olduğu ruhsatsız olarak kapalı içki satma suçundan dolayı
sanığa ön ödeme önerisinde bulunduğu, öneriye uymaması üzerine de anılan suç
nedeniyle 4250 sayılı Kanun'nun 19/1. maddesi aracılığı ile aynı Kanun'un 28.
ve Türk Ceza Kanunu'nun. 119. maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu
davası açtığı anlaşılmış, açılan bu davada da Mahkeme, sanığın Anayasa'ya
aykırılık iddiasını ciddi bularak olayda uygulanması istenen 4250 sayılı
Kanun'un 28. ve 40. maddelerinin iptali için başvurmuştur.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun "Tahkikat ve hükmün hududu" başlıklı 150. maddesinin birinci fıkrasında "Tahkikat ve hüküm, yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir." denilmekte, aynı Kanun'un "Hükmün mevzuu ve suçu takdirde mahkemenin yetkisi" başlıklı 257. maddesi ise "Hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir." hükmünü içermektedir.
Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu uyarınca takibi gereken izinsiz
olarak açık içki satmak eylemini takiple görevli olmayan C. Savcısı,
kovuşturmaya yetkili olduğu ruhsatsız olarak kapalı içki satma
suçunu açtığı kamu davasına konu etmiş ve eylemine uyan 4250 sayılı Kanun'un
28. ve Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddeleri uygulanarak sanığın
cezalandırılmasını istemiştir. Buna göre, ortada yetkili makamca usulüne uygun
olarak açılmış bir dava ve suç tarihinde TEKEL idaresinden alınmış kapalı
içki satma ruhsatının bulunmadığı yargılama aşamasında belgeli olarak
saptanan, bu nedenle de ruhsatsız olarak kapalı içki satma
suçundan cezalandırılması istenen bir sanık ve de açılan davaya bakmaya yetkili
ve görevli bir mahkeme bulunmaktadır. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 150.
ve 257. maddeleri uyarınca Mahkeme, dava konusu edilen bu suça ve zan altındaki
sanığa hasren iddianamede gösterilen ruhsatsız olarak kapalı içki
satma fiilini takdir ederek açılan kamu davasını sonuçlandırıcı nitelikte nihai
bir hüküm vermek durumundadır. Bu hükmü verirken de kamu davası yolu ile takip
edilemeyen, sadece zabıtaca işyerinin kapatılmasını gerektiren izinsiz
olarak açık içki satmaya ilişkin diğer eylemini dava konusu yaparak
vasıf değişikliğine gitmesi ve yine bu eylemi esas alarak görevsizlik kararı
vermesi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 7., 263. ve 258. maddeleri
gereğince mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, açılan davada belirtilen sevk
maddeleri, 2949 sayılı Kanun'un 28. maddesi çerçevesinde olayda uygulanacak
kurallar olmaktadır.
Diğer taraftan, 4250 sayılı Kanun'un 19/1. maddesi aracılığı ile
aynı Kanun'un 28.ve 40. maddeleri yerine suç tarihinde yürürlükte olan 4733
sayılı Kanun'un 8/2. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülebilirse de, her
iki ceza normunun yürürlükte olduğu ve bunlardan önceki ceza normunun sonraki
ceza normu ile zımnen ilga edildiği yönünde yerleşik bir içtihat oluşmadığı ve
esasen Yargıtay uygulamasında her iki normun da uygulandığı, ancak bu ayırımın
hangi norm olgularına göre yapıldığı hususunda belirgin bir ölçütün bulunmadığı
gözönünde tutularak, Mahkemenin bakmakta olduğu davada 4733 sayılı Kanun'un
8/2. maddesini uygulaması gerektiği düşüncesiyle 4250 sayılı Kanun'un 28. ve 40.
maddelerinin uygulanacak kural olmadığı şeklinde bir değerlendirme yapmak da
mümkün görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle esasa girilmesi gerekirken başvurunun yetkisizlik yönünden reddi gerektiği yolundaki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye Ertuğrul ERSOY Üye Tülay TUĞCU Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Mehmet ERTEN Üye Fazıl SAĞLAM Üye Sacit ADALI Üye Mehmet ERTEN Üye Fazıl SAĞLAM
Anayasa Mahkemesi, E. 2003/111, K. 2004/1, 7 Ocak 2004 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası