KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2003
- Esas Sayısı
- 2002/132
- Karar Sayısı
- 2003/48
- Karar Günü
- 4.6.2003
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı: 19.12.2003/25321
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Van İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
19.3.1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2178 sayılı Yasa ile değiştirilen 3. maddesinin (b) bendinin Anayasa'nın 2., 10. ve 70. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun ve idari yargı hakimi olarak görev yapan davacının, avukatlık mesleğine kabul için Van Bölge Barosu Başkanlığı'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemi ile açtığı davada, Mahkeme, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 3. maddesinin (b) bendinde yer alan avukatlığa kabul edilebilmek için hukuk fakültesinden mezun olma şartını arayan hükmün, Anayasa'ya aykırılığı savını ciddî bularak iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa Kabul Şartları" başlığını taşıyan 3. maddesinin iptali istenen (b) bendi şöyledir:
"b- Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı memleket hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak,"
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 10. ve 70. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Nurettin TURAN, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'in katılımlarıyla 11.9.2002 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriyle diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında adli, idari ve askeri yargı hakimlikleri,
Anayasa Mahkemesi raportörlüğü ve Danıştay üyeliklerinde görev yapan hukuk
fakültesi mezunu hakimlerin dört yıllık hizmet süresi sonunda avukatlık stajı
yapmadan ve avukatlık sınavına girmeden avukatlık mesleğine kabul edilmelerine
olanak sağlanmasına rağmen, aynı görevi yapan Siyasal Bilgiler, İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültelerinden mezun olan hakimlerin avukatlık yapmalarını
engelleyen 1136 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin (b) bendinin, Anayasa'nın 10.
maddesinde yer alan eşitlik ilkesine, 70. maddesinde yer alan kamu hizmetine
girme hakkına ve ayrıca aynı konumda bulunan yargı mensupları arasında hak ve
yükümlülükler yönünden ayırım yapılması sonucu hakimlik mesleğinin avukatlık
mesleğinden daha düşük bir statüde değerlendirilmesinin Anayasa'nın 2.
maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa Kabul Şartları" başlığını taşıyan 3. maddesinin iptali istenen (b) bendinde avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için "Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı memleket hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak," şartı aranmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Yasaların, kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması,
genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi
hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle yasakoyucunun hukuki düzenlemelerde
kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet
ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir. Avukatlık
mesleğinin niteliğine göre bu mesleğin gerektirdiği formasyonu vermeye en
elverişli öğretim kurumları hukuk fakülteleridir. Hukuk Fakültesi mezunlarının
hakimlik, avukatlık ve noterlik bakımından ülke ihtiyaçlarını gereği gibi
karşılayacak sayıda olmadıkları dönemlerde yasakoyucunun bu açığı kapatacak
geçici önlemler alması olağandır. Böyle bir uygulama sonucu hukuk fakültesi
mezunu olmayanlara hakimlik hakkı verilmesi, bu hakkın avukatlık yapmak için
kazanılmış bir hak olarak düşünülmesine olanak vermez. Günümüzde hukuk fakültesi
mezunu olanların bile avukatlık mesleğine ancak sınavla girebildikleri
gözetildiğinde, yasa koyucunun sözü edilen mesleği ülke gerçeklerine uygun
olarak sadece Hukuk Fakültesi mezunlarına özgülemesinde kamu yararının
bulunduğu kuşkusuzdur. Bu yönüyle Avukatlık Yasasının 3. maddesinin (b) bendi
Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir.
Anayasa'nın 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,
siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar." denilmektedir. Bu mutlak yasak, birbirinin aynı durumunda
olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların
yaratılmasını engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme,
eşitliğe aykırılık oluşturur. Ancak, farklılık, haklı bir nedene dayanıyorsa bu
kuralın eşitlik ilkesini zedelediğinden söz edilemez. Anayasa'nın amaçladığı
eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal
durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa
Anayasa'nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişisel
nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarla
değişik uygulamalar yapılamaz. Durum ve hukuki statüdeki özellikler, kimi
kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamaları
gerekli kılabilir.
Kuruluş nedeni, okutulan dersler ve konular ile yetiştirme
amaçları gözönünde tutulduğunda, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunlarıyla Hukuk
Fakültesi mezunları eşit durumda değildirler. Siyasal Bilgiler Fakültesi
mezunlarının idari yargı hakimi olarak görev yapmaları, Hukuk Fakültesi
mezunlarının elde ettiği bütün hakları elde edecekleri anlamına gelmez. İdari
yargıda görev yapan Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunları avukatlık mesleğine
giriş yönünden Hukuk Fakültesi mezunu olan hakim meslektaşlarıyla başvuru anında
aynı hukuksal statüde bulunmadıklarından 1136 sayılı Yasa önünde eşit durumda
değildirler. Bu nedenle değerlendirmenin aynı statüde olan hakimlerin avukatlık
yapması yönünden değil, hukuk fakültesi mezunu olup olmamaları bakımından
yapılması gerekir.
Bu durumda 1136 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin (b) bendi Anayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir.
Anayasa'nın 70. maddesinde "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." denilmektedir.
Bu madde ile güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkı idare hukuku esaslarına göre devlet memuriyetine girme hakkını ifade etmektedir. Serbest meslek olan avukatlık bu anlamda bir kamu hizmeti değildir. Her ne kadar 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğuna işaret ediyor ise de, yasakoyucunun herhangi bir serbest meslek faaliyetini kamu hizmeti olarak tanımlanması onun Anayasa'nın 70. maddesi anlamında bir kamu hizmeti olduğunu göstermez.
Bu nedenlerle iptali istenilen kural Anayasa'nın 70. maddesine aykırı değildir.
İstemin reddi gerekir.
KANTARCIOĞLU
Üye Ertuğrul ERSOY Üye Tülay TUĞCU Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Enis TUNGA Üye Mehmet ERTEN
Anayasa Mahkemesi, E. 2002/132, K. 2003/48, 4 Haziran 2003 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası