KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2004
- Esas Sayısı
- 2003/57
- Karar Sayısı
- 2004/57
- Karar Günü
- 12.5.2004
Karar Metni
1.722 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Resmi Gazete tarih/sayı: 29.07.2004/25537
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulu (Esas: 2003/57)
(Esas: 2003/58)
İTİRAZLARIN KONUSU
4.7.2001 günlü, 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesinin "...26.10.1963 tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim sınıfı subaylara ödenen görev tazminatı aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamaz." bölümünün, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 10., 55., 139. ve 145. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan davalarda, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesinin "...26.10.1963 tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim sınıfı subaylara ödenen görev tazminatı aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamaz." bölümünün, Anayasa'ya aykırılığı savının ciddi olduğu kanısına varan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulu iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Kanun Hükmünde Kararname Kuralı
4.7.2001 günlü, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, itiraz konusu bölümü de içeren 17. maddesi şöyledir:
"27.7.1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi olup profesör ve doçent unvanına sahip subaylardan öğretim görevlisi olarak usulüne uygun bir şekilde akademik kariyerini kullanabilecekleri yerlere atanan subaylar ile 26.10.1963 tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim sınıfı subaylara ödenen görev tazminatı aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamaz."
B- İlgili Kanun Hükmünde Kararname Kuralları
631 ve 375 sayılı KHK'lerin ilgili görülen kuralları şöyledir:
I- 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesiyle
27.6.1989 günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesine eklenen (C) bendinin 1 No'lu alt bendi şöyledir:
"(A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden;
1- 7.000'den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir."
II- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesinin (A)
bendi şöyledir:
"Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında itiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 10., 55., 139. ve 145. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME VE BİRLEŞTİRME KARARI
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 8. maddesi gereğince, Mustafa
BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER,
Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Mehmet
ERTEN'in katılmalarıyla 26.6.2003 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında,
dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, 4.7.2001
günlü, 631 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal
Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"nin 17.
maddesinin "... 26/10/1963 tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa
tabi askeri hakim sınıfı subaylara ödenen görev tazminatı aynı rütbe ve
kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamaz." bölümünün iptali istemiyle yapılan
itiraz başvurularına ilişkin dava dosyalarının aralarındaki hukuki irtibat
nedeniyle 2003/58 esas sayılı dosyanın 2003/57 esas sayılı dosya ile
birleştirilmesine, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2003/57 esas sayılı
dosya üzerinden yürütülmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen KHK kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
Mahkemede bakılmakta olan davalar, Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim sınıfı subaylara ödenen görev tazminatının aynı rütbe ve kıdemdeki emsali
subaylardan fazla olamayacağına ilişkin olduğundan ve itiraz
konusu kuralda, askeri hakim sınıfı subaylarla birlikte 926 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi olup profesör ve doçent unvanına sahip
subaylardan öğretim görevlisi olarak usulüne uygun bir şekilde akademik
kariyerini kullanabilecekleri yerlere atanan subaylar da yer aldığından, 631
sayılı KHK'nin 17. maddesinde yer alan "...26.10.1963 tarihli ve
357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim sınıfı subaylara ödenen
görev tazminatı aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla
olamaz." kuralının esasına ilişkin incelemenin "...26.10.1963
tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim
sınıfı..." bölümüyle sınırlı olarak yapılmasına karar
verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında, askeri hakim ve savcılara, almakta oldukları
maaş derecesinin karşılığı sınıf ve derecede bulunan adli yargı hakim ve
savcılarına verilen ödenek miktarı esas olmak üzere hakim ödeneği verildiği,
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun ek geçici 2. maddesine göre, askeri
hakim ve savcıların kendi kanunlarında değişiklik yapılıncaya kadar mali haklar
bakımından aldıkları aylık derecesine eşit bulunan sınıf ve derecedeki diğer
hakim ve savcılar hakkındaki hükümlere tabi oldukları, birinci sınıfa ayrılmış
askeri hakim subaylara yüksek hakimlik tazminatı ödendiği, ancak dava konusu
madde ile Askeri Hakimler Kanunu'na tabi askeri hakim sınıfı subaylara ödenen
görev tazminatının aynı rütbe ve kıdemdeki subaylardan fazla olamayacağı
kuralının getirildiği, hukuk devletinin, hukukun üstünlüğüne dayandığı bunun da
kanun önünde eşitlik ilkesinin ana unsurlarından birini oluşturduğu, askeri
hakimlerin mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik güvencesi ve mali hakları
bakımından aynı durumda bulundukları, adli ve idari yargı hakimlerinden
farklarının bulunmadığı, hakim ve savcıların, aylık, ödenek ve diğer özlük
haklarından yoksun bırakılmalarının "görevlerinde bağımsızlık" ve
"hakimlik güvencesi" ilkelerine aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle
dava konusu kuralla kimi askeri hakimlerin görev tazminatlarının
sınırlandırılmasının Anayasa'nın Başlangıç'ındaki kuvvetler ayrımı ilkesiyle
2., 10., 55., 139. ve 145. maddelerine aykırı bulunduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 145. maddesinin son fıkrasında, askeri
hakimlerin özlük işlerinin, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik güvencesi,
askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenleneceği
belirtilmektedir. Yargı fonksiyonunun doğrudan doğruya adaletin
gerçekleştirilmesi amacına yönelik niteliği ve hukuki uyuşmazlıkları kesin
olarak çözme özelliği, bu fonksiyonu yerine getiren devlet organlarının da daha
güvenceli hale getirilmesini zorunlu kılmış böylece yargı organının, yasama ve
yürütme organları karşısında bağımsızlığı ilkesi kabul edilirken yargı
fonksiyonunu yerine getiren hakimlerin de diğer kamu görevlilerinden daha
güvenceli bir statüye kavuşturulmaları benimsenmiştir. Hakimlik güvencesi,
yargılama görevinin her türlü baskıdan uzak olarak yerine getirilmesi amacını
güder. Bu güvence yargıca sağlanmış bir ayrıcalık olmayıp, yargı görevinin
gereğidir. Yargı bağımsızlığı hakimlerin görevleri dışında özlük haklarıyla
ilgili kişisel bağımsızlığa da kavuşturulmalarını gerektirir.
Anayasa'nın 145. maddesinin son fıkrasına ilişkin Milli Güvenlik
Konseyi Anayasa Komisyonu'nun Değişiklik Gerekçesinde de vurgulandığı gibi,
askeri hakimlerin özlük işlerinde mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik
güvencesine ilişkin genel hükümlerden aynen yararlanmaları, yargı
bağımsızlığının doğal bir sonucudur. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanunu'nun 19.4.2000 gün ve 4564 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle
değişik 21. maddesi ve 23.5.1968 günlü Subay Sınıflandırma Yönetmeliği'nin 3.
maddesi uyarınca Silahlı Kuvvetlerde görevli subaylar iki esas sınıfa
ayrılmışlardır. Bunlardan biri muharip sınıf subaylar, diğeri de yardımcı sınıf
subaylardır. Askeri hakimler, ikinci sınıfa dahil muvazzaf subaylardır. Bu
nedenle asker kişi olmaları ve silahlı kuvvetler bünyesi içerisinde görev
yaptıkları hususu göz önünde tutularak, yargı hizmeti dışındaki ilişkileri
askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenecektir. Askerlik
hizmetinin gereklerinin ise yargı hizmeti yönünden mahkemelerin bağımsızlığı ve
hakimlik güvencesi ilkelerinden önce geldiği düşünülemeyeceği gibi bu nedene
dayanılarak mahkemelerin bağımsızlığının ve hakimlik güvencesinin zedelenmesine
de izin verilemez.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "Herkes, dil, ırk, renk,
cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye
veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar" denilmektedir. Bu yasak, birbirinin aynı durumunda olanlara
ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını
engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme, eşitliğe aykırılık
oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil
hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı
kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka
bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında,
yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.
631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11. maddesiyle 375 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesine eklenen (C) bendi ile, temsil
tazminatı almayan ve 7.000'den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek
hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olan personele görev tazminatı
ödenmesi öngörülmüştür. Görev tazminatı, hakim ve savcılar için yüksek hakimlik
tazminatına, diğer kamu görevlileri için de makam tazminatına bağlanmak
suretiyle, görevle bağlantılı olarak getirilmiştir. Hakim ve savcılar bu
görevde bulunmaları nedeniyle yüksek hakimlik tazminatına ve bu tazminatı
almaları nedeniyle de görev tazminatına hak kazanmaktadırlar. Dava konusu
kuralla, askeri hakim sınıfı subaylara ödenen görev tazminatının aynı rütbe ve
kademedeki emsali subaylardan fazla olamayacağı belirtilerek, haklı bir neden
olmaksızın askeri hakim sınıfı subaylar yönünden bir sınırlama getirilmektedir.
Askeri hakim sınıfı subaylara, diğer subaylardan farklı tazminat ve ödenek
verilmesi hakimlik görevinin gereğidir. Görev tazminatı, hakimlik görevinin
niteliği ve özelliği gözönünde bulundurularak saptandığına göre rütbe,
tazminatın belirlenmesinde etkileyici olmamalıdır. Başka bir anlatımla, bu
tazminat ilgililere, belirli bir rütbede oldukları için değil, hakim ve savcı
oldukları için verilmektedir.
Görevi gereği yüksek hakimlik tazminatı alma hakkını kazanma bakımından diğer hakimlerle aynı hukuksal durumda bulunan askeri hakim sınıfı subayların bir bölümünün, yargı hizmeti dışındaki bir hizmetle kıyaslama yapılmak suretiyle, görev tazminatlarının sınırlandırılması askeri hizmetin gereklerinden kaynaklanan bir nedene dayanmadığı gibi Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine de aykırıdır.
631 sayılı KHK'nin 17. maddesinin "...26.10.1963 tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim sınıfı..." bölümü, Anayasa'nın 10. ve 145. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 55. ve 139. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VI- İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrasında, yasanın belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
631 sayılı KHK'nin 17. maddesinin "...26.10.1963 tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi askeri hakim sınıfı..." bölümünün iptali nedeniyle, bu bölümden önce gelen "...subaylar ile..." sözcüklerinin uygulama olanağı kalmayacağından 2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptali gerekir.
KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Anayasa Mahkemesi, E. 2003/57, K. 2004/57, 12 Mayıs 2004 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası