İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2003/84 K.2003/89

Resmi Gazete tarih/sayı: 17.12.2003/25319

Esas2003/84Karar2003/89Tarih15 Ekim 2003Okuma11 dk · 2.214 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
15 Ekim 2003
Esas Sayısı
2003/84
Karar Sayısı
2003/89
Karar Günü
15.10.2003
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.214 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı: 17.12.2003/25319

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Söke Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

21.5.2002 günlü, 4758 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin, Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Sanıkların, hırsızlık ve hırsızlık malını saklamak ve tavassut etmek suçlarını işledikleri ileri sürülerek cezalandırılmaları için açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendini yeniden düzenleyen, 21.5.2002 günlü, 4758 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un itiraz konusu 1. maddesi şöyledir:

"23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir; varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili dosya ve deliller, her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar muhafaza edilir.

Erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresi içinde bu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Bu süre, erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davası açılmaz; açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir.

Bu bentle ilgili olarak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde dosyanın bulunduğu yargı merciine başvurmak suretiyle soruşturmaya veya davaya devam edilmesini istediklerini bildirenler hakkında soruşturma veya davaya devam olunur. Mahkumiyet halinde verilen ceza, dava zamanaşımı süresince ertelenir. Bu süre içinde erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde ertelenen ceza da infaz edilir. Aynı süre, erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, mahkumiyet vaki olmamış sayılır"

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralı

Başvuru kararında Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmış, 2. maddesi ise mahkememizce ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ın katılmalarıyla 15.10.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikle davada uygulanacak kural ve sınırlama sorunu görüşülmüştür.

A- Davada Uygulanacak Kural Sorunu

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta

oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname

kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa

Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, Anayasa'ya aykırı bulduğu kurallar uyarınca

bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince

açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen

kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa

kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya

davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte

kurallardır.

İtiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu dava son

soruşturma aşamasında olup henüz sonuçlandırılmamıştır. Bu durumda, davada

uygulanacak kural, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendini yeniden

düzenleyen, 4758 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin birinci

paragrafıdır. Dava zamanaşımı süresi içinde şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı

gerektiren bir suç işlenmesi ve davaya devam edilmesinin istenilmesi hallerinde

yapılacak işlemleri düzenleyen ikinci ve üçüncü paragraflar mahkemenin davada

uygulayacağı kurallar değildir. Bu nedenle, ikinci ve üçüncü paragrafların

iptaline ilişkin başvurunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine

15.10.2003 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

B- Sınırlama Sorunu

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.

İtiraza konu 4. bentte, 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş kimselerle ilgili yapılacak işlemler düzenlenmiştir.

Başvuru kararında, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendini

yeniden düzenleyen 4758 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin tamamının

iptali istenilmiş ise de, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararının,

yeniden düzenlenen 4. bent uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının

değerlendirilmesi gerekçesiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce bozulması üzerine

mahkemede yeniden yürütülen davanın son soruşturma aşamasında olması ve henüz

hüküm verilmemesi nedeniyle kurala ilişkin esas incelemenin davada uygulanacak

kural olan 4. bendin birinci paragrafının "haklarında ... son soruşturma

aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş ..."ler yönünden

sınırlı olarak yapılmasına 15.10.2003 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, 4758 sayılı Yasa ile değişik 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin dördüncü bendinde, 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı davaların ertelenmesinin düzenlendiği, bununla davaları henüz sonuçlanmamış olanlara ayrıcalık tanındığı, uygulamayla dürüst davranmayan, yargılamadan kaçan, davanın sonuçlanmasını engelleyen kişilerin ödüllendirilmiş olacağı ve yasanın uygulanması bakımından aynı suçu işleyenler arasında farklı sonuçlar doğacağı nedenleriyle kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu 4. bendin birinci paragrafında, 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili yasa kuralında öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı takibata geçilmemiş veya dava açılmamış, hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise davanın açılması veya kesin hükme bağlanmasının erteleneceği, varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verileceği, bu suçlarla ilgili dosya ve delillerin her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar saklanacağı belirtilmiştir.

2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, itiraz konusu kural Anayasa'nın yalnız 10. maddesi yönünden değil, ilgisi nedeniyle 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasakoyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda hukuk devletinde yasakoyucu yalnız yasaların Anayasa'ya değil, Anayasa'nın da hukukun evrensel temel ilkelerine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.

Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre, yasa önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemi değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.

Yasa'da, birden fazla suç işlenmesi halinde, Yasa'nın yürürlük tarihinden önce cezası kesinleşenlerin toplam hükümlülüklerinden Yasa'nın 2. bendi uyarınca bir kez on yıllık indirim yapılmasına karşın, yargılamaları sürenler bakımından ise her davanın açılması veya kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi öngörülmüştür.

Aynı tarihte suç işleyen iki kişiden biri hakkındaki yargılamanın soruşturmayı yapan organlar tarafından kısa sürede sonuçlandırılarak kesin hükümle bitirilmesi ve sanığın hükümlü statüsüne geçmesi halinde indirimin bir kez yapılması, ikinci kişinin kaçması ya da kimi nedenlerle yargılamayı güçleştirecek gayretler içerisinde olması veya yargılayanların çeşitli nedenlerle yargılamayı sonuçlandıramaması durumunda ise her dava için ayrı erteleme imkanı getirilmesi, Yasa'nın uygulanmasında adîl olmayan farklı sonuçlar oluşturabilecektir.

Öte yandan, 2. bentte infaz yasasına göre çekmeleri gereken toplam cezaları on yıldan az olan hükümlülerin cezaları infaz edilmeden şartla salıverilip ceza süresi kadar deneme süresine tabi tutulacakları belirtilirken, itiraz konusu kuralla, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenenlerin, suçun istilzam ettiği cezanın veya aşağı ve yukarı sınırları içeren cezalarda ise cezanın üst sınırı esas alınarak suç için Türk Ceza Kanunu'nda belirlenen dava zamanaşımı süresi kadar deneme süresine bağlı olacaklarının öngörülmesi, infazda adalet anlayışı ile bağdaşmayan farklılıklar yaratabilecektir.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesindeki "hukuk devleti" ilkesi ile 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.

Mehmet ERTEN bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

21.12.2000 günlü, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun"un 1. maddesinin 21.5.2002 günlü, 4758 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenen 4. bendinin birinci paragrafının, "... haklarında ... son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş ..."ler yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Mehmet ERTEN'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 15.10.2003 gününde karar verildi.

KARŞIOY

YAZISI

Somut olayda, son soruşturmaya geçilmiş, henüz hüküm verilmemiş ve kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmesi gereken bir davanın bulunduğu, 4758 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin birinci paragrafının da sözkonusu olayda uygulanacak kural olduğu anlaşılmaktadır.

İtiraz konusu 4. bendin birinci paragrafında "23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir; ..." denilmektedir.

Başvuru kararında, itiraz konusu Yasa'nın 1. maddesinin 4. bent hükmünün uygulanmasının davaları henüz sonuçlanmamış kişilerin hiçbir haklı neden yokken davalarının ertelenmesini sağlayarak onlara ayrıcalık tanınmasına, kimi nedenlerle davaları sonuçlandırılamayan kişilerin ödüllendirilmesine, aynı tarihte aynı suçu işleyen iki kişiden biri hakkındaki davanın süratle sonuçlandırılarak hükümlü statüsüne geçmesi diğerinin kaçması veya başka nedenlerle sonuçlandırılamayan dava nedeniyle sanık statüsünde kalması durumunda aynı suçu işleyenler arasında farklı sonuçların doğmasına neden olacağı belirtilerek, kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan, "yasa önünde eşitlik

ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile

eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı

durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını

sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,

aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa

karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin

her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki

özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve

uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal

durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi

zedelenmez.

23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş kimi suçlar için şartla

salıverilme ile dava ve cezaların ertelenmesini hükme bağlayan 4758 sayılı

Yasa'nın 1. maddesiyle yeniden yasalaştırılan 4616 sayılı Yasa'nın 1.

maddesinin 2. bendi, kesinleşmiş hürriyeti bağlayıcı cezalar toplamından

indirilecek süreyi, itiraz konusu 4. bendin birinci paragrafı ise, üst sınırı

on yılı geçmeyen suçlarda dava açılmasının veya kesin hükme bağlanmasının

erteleneceğini öngörmektedir. Yasakoyucu, bu düzenlemeyle Anayasa'nın 38.

maddesini ve ceza hukukunun genel ilkelerini gözetmiş, 23 Nisan 1999 tarihinden

önce işlenen suçlarda suçluluğu hükmen sabit olanlarla (hükümlülerle)

olmayanları (sanıkları) ayırmış, durumlarındaki özellikler nedeniyle de her birini

kendi içinde aynı hukuksal kurallara bağlı tutmuştur. Haklarında açılmış veya

açılacak davadan mahkûm edilip edilmeyecekleri belirsiz olan sanıkların,

hükümlülerden (mahkûm edilenlerden) ayrı hukuksal durumda olduklarının kabul

edilmesi ve buna göre sanıklar için ayrı hükümlüler için ayrı kurallar

konulması yasa önünde eşitlik ilkesinin gereğidir. Kaldı ki, hükümlü ve

sanıkların ayrı hukuksal kurallara bağlı tutulmaları ceza hukukunun genel

esaslarına da uygundur.

Öte yandan, suçu aynı tarihte işlediği iddia edilenlerden kimilerinin süratle sonuçlanan yargılamada hükümlü konumuna geçmeleri, kimilerinin ise maksatlı davranış veya hukukî sebeplerle sonuçlanmayan yargılamada sanık sıfatında kalmaları, bunun da uygulamada farklı sonuçların doğmasına neden olduğu iddiası, ceza yargılaması hukukunun konusunu teşkil eden, kısmen de yargılama hukukunun doğasından kaynaklanan bir husus olup, bu husus, sanıklar yönünden lehe getirilen kuralı tek başına Anayasa'ya aykırı hale getirmez.

Yasakoyucunun, Anayasa ve ceza hukukunun genel ilkelerine aykırı

olmamak kaydıyla suç işlenmesinin önlenmesini ve suçluların ıslahını temin için

kanun yapması Anayasa'dan kaynaklanan görevidir. Bu görevi yerine getirirken de

bazı ölçütlere yer vermek ve adaletli olmak koşulu ile hükümlü ve sanıklarla

ilgili bazı kurallar koyması, yasadan istifade edecek suçların türlerini

belirlemesi, mahkûmiyet sürelerinden indirilecek ceza miktarını saptaması, gibi

takdir hakkına ilişkin yetkileri kullanması hukuk devleti olmanın gereğidir.

İtiraz edilen kuralın birinci paragrafının, uygulamayı sanıklara hasretmek, suç

tarihini ve cezanın üst sınırını belirlemek, ikinci paragrafının ise, deneme

süresi içinde bir başka suç işlenmesi halinde erteleme konusu suçtan dolayı tekrar

dava açılabileceğine veya daha önce açılmış olan davaya devam edilebileceğine

işaret edilmek suretiyle tüm sanıklar yönünden ayrımsız uygulanacak biçimdeki

ölçütlere yer verilerek düzenlendiği gözetildiğinde, söz konusu kuralın adaleti

zedeleyen, hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, bir suçun faili olduğu yargı kararı ile kesinlik kazanan hükümlü ile suçluluğu hükmen sabit olmayan sanığı aynı hukuksal konumda görüp, bunlara ilişkin düzenlemeler karşılaştırılıp yerindelik incelemesi yapılmak suretiyle kuralın sanıklar lehine hükümler içerdiğinden bahisle eşitlik ve adalet ilkelerinin çiğnendiği sonucuna ulaşan düşünceye, gerek değerlendirmede izlenen yol ve gerekse yukarda açıklanan nedenlerle katılmak mümkün değildir.

Kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye Ertuğrul ERSOY Üye Tülay TUĞCU Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Mehmet ERTEN Üye Fazıl SAĞLAM Üye Mehmet ERTEN

Anayasa Mahkemesi, E. 2003/84, K. 2003/89, 15 Ekim 2003 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Karşıoy
  10. Yazısı
  11. Kantarcıoğlu
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2003/84
Karar No
2003/89
Tarih
15 Ekim 2003

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2003/73 K.2003/86
  • AYM Norm Denetimi E.2000/80 K.2003/96
  • AYM Norm Denetimi E.2003/96 K.2003/98
  • AYM Norm Denetimi E.2003/93 K.2003/99
  • AYM Norm Denetimi E.2003/95 K.2003/97
  • AYM Norm Denetimi E.2002/32 K.2003/100

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.