İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2003/87 K.2005/110

Meclisi üyeleri Ali TOPUZ, Kemal ANADOL ve 112 Milletvekili

Esas2003/87Karar2005/110Tarih28 Aralık 2005Okuma19 dk · 3.867 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Aralık 2005
Esas Sayısı
2003/87
Karar Sayısı
2005/110
Karar Günü
28.12.2005
Resmi Gazete Tarih-Sayısı
16.11.2006-26348
İptal davasını açan
Türkiye Büyük Millet
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.867 kelime·19 dk okuma·22 bölüm

Meclisi üyeleri Ali TOPUZ, Kemal ANADOL ve 112 Milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU

1.8.2003 günlü, 4971 sayılı Bazı Kanunlarda ve Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;

A) 1. maddesiyle 24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinin sonuna eklenen “… ve idarenin hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek …” ibaresinin,

B) 6. Maddesiyle değiştirilen 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesinin;

1- İkinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü tümcelerinin,

2- Altıncı fıkrasının birinci tümcesinin “… ikinci fıkra uyarınca atandıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile …” bölümünün,

C) Geçici 1. maddesinin,

D) Geçici 2. maddesinin birinci tümcesinin,

Anayasa'nın Başlangıcı ile 2., 6., 7., 8., 10., 11., 36. ve 128. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.

II- İPTALİ İSTENİLEN YASA KURALLARI

1.8.2003 günlü, 4971 sayılı Yasa'nın iptali istenilen kural ve bölümleri içeren maddeleri şöyledir:

1- “MADDE 1.- 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde, ikinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen nihaî devir işlemlerini onaylamak” ibaresi “yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamak,” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (ı) bendinin sonuna “ve İdarenin hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek,” ibaresi eklenmiştir.

Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür.”

2- “MADDE 6.- 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 22.- Kuruluşların, özelleştirilmeleri sonucu

sermayelerindeki kamu payının % 50'nin altına düşmesi veya bunların müessese,

işletme ve işletme birimlerinin; satılması veya devredilmesi halinde satış veya

devre ilişkin sözleşmenin imzalanmasından, bunların küçültülmesi,

faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması veya tasfiye edilmesi sonucu istihdam

yapısının değişmesi veya kuruluşların ihtiyaç fazlası personel belirlemeleri

halinde bunlarla ilgili işlemlerin sonuçlanmasından itibaren onbeş gün

içerisinde, bu kuruluşlarda çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi

personel ile sözleşmeli personel (kapsamdışı personel dahil) diğer kamu kurum

ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İdare tarafından Devlet Personel

Başkanlığına bildirilir.

Nakle tâbi personelin, geçici 9 uncu madde dikkate alınmak

suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kazanılmış hak aylık

derecesinden aşağı olmamak kaydıyla, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname

kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların boş kadrolarından Devlet Personel

Başkanlığınca tespit edilen kadroya, anılan Başkanlık tarafından kırkbeş gün

içerisinde ataması teklif edilir. 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı

dışındaki kurum ve kuruluşların (özelleştirme kapsam ve/veya programındaki

kuruluşlar hariç) mevcut boş kadro veya pozisyonlarına da ihtiyaçlar

doğrultusunda atama teklifi yapılabilir. Bu personelden 399 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte

olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelin

atama teklifleri araştırmacı unvanlı kadrolara yapılır. Devlet

Personel Başkanlığı tarafından gönderilen atama teklif yazısının atamayı

yapacak kamu kurum veya kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içerisinde bu

kurum veya kuruluş tarafından atama işlemlerinin yapılması zorunludur.

Kuruluşun satılması veya devredilmesi halinde bu kuruluşta çalışan

nakle tâbi personelin ataması yukarıdaki hükümlere göre yapıldıktan sonra atama

emri, ilgili personele atamayı yapan kurum veya kuruluş tarafından, istihdam

fazlası personel için yapılacak atama emri ise kuruluşu tarafından 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Personelin işe başlama

sürelerine ve işe başlamama halinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657

sayılı Devlet Memurları Kanununun 62 ve 63 üncü maddeleri hükümlerinin

uygulanmasından atamayı yapan kamu kurum ve kuruluşu sorumludur. Kurum ve

kuruluşlar atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu en geç onbeş gün

içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. Yeni kurumunda görevine

başlayan personel istekleri halinde, boş kadro bulunması ve ilgili mevzuatına

uygun olması şartıyla eski kadro veya pozisyonuna uygun kadrolara kurumlarınca

atanabilirler. Askerlik görevlerini yapmakta olanlar için yukarıdaki süreler

terhislerini takip eden aybaşından itibaren başlar. İstihdam fazlası personel

bildiren kuruluşlar aynı unvan, pozisyon ve görevler için hiçbir şekilde yeni

personel alamazlar ve bu kuruluşlardaki memur, sözleşmeli personel, kapsamiçi

ve kapsamdışı personel statüleri arasında geçiş yapılamaz. Bu madde gereğince

diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak nakil sebebiyle boşalan kadro ve

pozisyonlar, boşaldıkları tarihten itibaren herhangi bir işleme gerek

kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.

Bu maddenin birinci fıkrasına göre diğer kamu kurum ve

kuruluşlarına nakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilen

personelin, eski kurumları ile ilişkilerinin kesilip yeni kurumlarında göreve

başlayacakları tarihe kadar geçecek nakil sürecinde eski kadro veya

pozisyonlarına ilişkin aylık ücret, varsa ikramiye, ücrete bağlı diğer malî

haklar, sosyal hak ve yardımlar (harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri

ve ölüm yardımı) Özelleştirme Fonundan ödenir ve bunlardan T.C. Emekli

Sandığına tâbi olanların bu süre içinde Sandıkla olan ilgileri devam eder. Bu

personelden nakil sürecinde emekli olanlara T.C. Emekli Sandığınca ödenen

emekli ikramiyeleri, makam, görev ve temsil tazminatları ile ölüm yardımı ödenmesini

takiben iki ay içerisinde faturası karşılığında Hazine tarafından T.C. Emekli

Sandığına ödenir. Nakle tâbi personelin nakil sürecinde hak kazanması halinde

alacağı kıdem tazminatı özelleştirilen kuruluş tarafından ödenir. Ancak,

özelleştirilen kuruluşun işletme veya işletme birimi olması halinde bu

kuruluşta çalışan nakle tâbi personelin nakil sürecinde hak kazanacağı kıdem

tazminatı, işletme veya işletme biriminin bağlı olduğu kuruluş tarafından

ödenir.

Bu madde hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen

personele, atamayı yapacak kurum ve kuruluş tarafından ikinci fıkra uyarınca

atandıkları tarihteki eski kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak almakta

oldukları aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminatları (ek tazminat

ve bankacılık tazminatı dahil), makam tazminatı, temsil tazminatı, görev

tazminatı, sözleşme ücreti, ücret (fazla mesai ücreti hariç), ek ücret, ek

ödeme, teşvik ödemesi, döner sermaye payı ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin

toplam net tutarı; nakledildiği kurum ve kuruluştaki kadro veya pozisyonlara

ilişkin olarak yapılan her türlü ödemelerin ( fazla mesai ücreti, fiilen

yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla

olması halinde, aradaki fark tutarı herhangi bir kesintiye tâbi tutulmaksızın

ve fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir. İsteğe bağlı olarak,

atandıkları kurumdaki kadro unvanı veya pozisyonlarında herhangi bir değişiklik

olanlarla, başka kurumlara geçenlere fark tazminatı ödenmesine son verilir. 399

sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen personel

hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır.

Ancak bu madde gereğince nakledilen personelden (bu Kanuna göre

anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dahil) 399 sayılı

Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen personelin, eski

kadrolarına ait aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam

tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı bir bütün olarak ve atandıkları

kurumda ve aynı kadro unvanında kalmaları kaydıyla atamayı yapacak kurum ve

kuruluş tarafından ikinci fıkra uyarınca atandıkları tarihi izleyen

aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile saklı tutulur.

İlgililerin eski kadrosu için, yeni kadroya atandığı tarihten önce mevcut olup

saklı haklar kapsamında bulunan gösterge, puan, oran ve katsayı artışları şahsa

bağlı haklarda artış sayılır; ancak eski kadro için bu tarihten sonra ihdas

edilmiş hiçbir malî ve sosyal hak ve yardım ile sair ödemeler şahsa bağlı hak

kapsamında değerlendirilemez. Atanılan kadrodaki derece yükselmeleri veya

kademe ilerlemeleri, aylık gösterge ve ek gösterge dışındaki ödemeler

haricinde, şahsa bağlı olarak saklı tutulan hakların ödendiği eski kadronun

derecelerinin yükseltilmesi veya kademelerinin ilerletilmesi sonucunu

doğurmaz.”

3- “GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesine göre Devlet Personel Başkanlığınca atama teklifi yapılmış olmakla birlikte kurum ve kuruluşlarca tekemmül ettirilemeyen atama işlemleri hakkında 4046 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen 22 nci maddesi hükümleri uygulanır.”

4- “GEÇİCİ MADDE 2.- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi gereğince şahsa bağlı hakları saklı tutulan ve halen bu haktan yararlanan personelin şahsa bağlı hakları bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç yıl sonra sona erer. Bu Kanunla değiştirilen 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi hükmü, 3.4.1997 tarihli ve 4232 sayılı Kanunun yayımı tarihinden sonra nakledilen 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde yer alan personel hakkında da atama tarihinden itibaren uygulanır.”

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ın katılımlarıyla 15.10.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- 4971 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle 4046 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinin sonuna eklenen “… ve idarenin hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek …” ibaresinin incelenmesi

Dava dilekçesinde, iptali istenilen ibarenin, Özelleştirme Yüksek Kurulu'na özelleştirme ihaleleri sonrasında ihale şartlarını değiştirme yetkisi vermesinin haksız rekabete neden olacağı ve kesinleşmiş ihalelerle ilgili olarak ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda tarafların yargı yoluna başvurmasını engelleyerek hak arama özgürlüğünü kısıtlayacağı, ayrıca söz konusu yetkinin sınırlarının belirsiz olmasının yasama yetkisinin devrine yol açacağı, bu nedenle Anayasa'nın Başlangıcı ile 2., 6., 7., 8., 11. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Yasa'nın 1. maddesiyle 4046 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinin sonuna eklenen ibare ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır.

Maddenin gerekçesinde dolar üzerinden yapılan sözleşmelerin alıcı taraflarınca Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle açılan uyarlama davalarında mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir kararları nedeniyle tahsili güçleşen alacaklar gözetilerek Özelleştirme Yüksek Kurulu'na söz konusu yetkinin verildiği belirtilmektedir.

Anayasa'nın 7. maddesinde, “Yasama yetkisi Türk Milleti adına

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir. Bu yetki devredilemez.”; 8. maddesinde

de “yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından

Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.” denilmektedir.

Buna göre, yasa koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye

yetki vermemesi, sınırsız, belirsiz bir alanı, yönetimin düzenlemesine

bırakmaması gerekir. Yasa ile yetkilendirme Anayasa'nın öngördüğü biçimde yasa

ile düzenleme anlamına gelmez. Yasa koyucu, gerektiğinde sınırlarını belirlemek

koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini idareye bırakabilir. Bu bağlamda, sık

sık değişik önlemler alınmasına veya bunların kaldırılmasına gerek görülen

ekonomik, teknik veya benzeri alanlarda temel kurallar saptandıktan sonra

ayrıntıların düzenlenmesinin idareye verilmesi, yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemez.

Yasa'nın 1. maddesiyle 4046 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinin sonuna eklenen ibare ile yürüttüğü hizmetin ve görev alanının özelliği gözetilerek Özelleştirme Yüksek Kurulu'na Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın hak, alacak ve borçları hakkında karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak, bu yetkinin kullanılmasına esas alacak ölçütler Yasa'da gösterilmemiş, sınırlar çizilmemiş, böylece yasama organı tarafından belirlenmesi gereken hususlar idareye bırakılarak yasama yetkisinin devrine yol açılmıştır

Açıklanan nedenlerle Kural, Anayasa'nın 7. ve 8. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.

Anayasa'nın 7. ve 8. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilen Kuralın, ayrıca 2., 6., 11. ve 36. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

B- Yasa'nın Geçici 1. Maddesinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde, özelleştirme uygulamaları nedeniyle nakle tabi olan personelden, hakkında atama teklifinde bulunulmuş olup da atama işlemi bu Yasa'nın yürürlük tarihinden önce tekemmül etmemiş olan kişilere, bu Yasa'yla değişik hükümlerin uygulanmasının kazanılmış hakların korunması ilkesine aykırı olduğu, aynı durumda olan kişilerin Yasa'nın yürürlük tarihine bağlı olarak farklı hükümlere tabi kılınmalarının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı, bu nedenle kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 11. maddelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.

Yasa'nın geçici 1. maddesinde, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre Devlet Personel Başkanlığı'nca atama teklifi yapılmış olmakla birlikte kurum ve kuruluşlarca tekemmül ettirilemeyen atama işlemleri hakkında 4046 sayılı Yasa'nın bu Yasa'yla değiştirilen 22. maddesi hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup, bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa'nın ve yasakoyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden birisini oluşturmaktadır. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bir hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekmektedir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar ise bu nitelikte değildir.

Özelleştirme uygulamaları sonucu nakle tabi olan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakillerinde üç aşamalı bir süreç öngörülmüştür. Bu aşamalar; nakle tabi personelin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilmesi, bu bildirim sonrasında Devlet Personel Başkanlığı'nca ilgilinin atanacağı kadronun tespit edilerek kırkbeş gün içerisinde atama teklifinde bulunulması ve atama teklif yazısının atamayı yapacak kamu kurum veya kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içerisinde de bu kurum veya kuruluş tarafından atama işleminin yapılmasıdır.

Devlet Personel Başkanlığı'nca atama teklifi yapılmış olmakla birlikte kurum ve kuruluşlarca tekemmül ettirilmemiş olan atama işlemlerinin sonucuna bağlı olan haklar, kazanılmış hak niteliğini taşımamaktadır. Bu nedenle, dava konusu geçici 1. madde kazanılmış hakları ihlal etmediğinden hukuk devleti ilkesine de aykırılık oluşturmamaktadır.

Öte yandan, Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesine göre, herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

“Yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için

söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür.

Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunanlar kişilerin yasalar karşısında

aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık

tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve

topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi

yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı

tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da

topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı

hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa

Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

4971 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte, 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi uyarınca atama işlemleri tamamlanmış kişilerle atama teklifi yapılıp da işlemleri sonuçlandırılmamış kişiler aynı hukuksal konumda bulunmadıklarından eşitlik karşılaştırmasına esas alınamazlar.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İstemin reddi gerekir.

Konunun Anayasa'nın 11. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

C- Yasa'nın 6. maddesiyle değiştirilen 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü tümceleri ile altıncı fıkrasının birinci tümcesinin “… ikinci fıkra uyarınca atandıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile …” bölümünün incelenmesi

Yasa'nın 6. maddesiyle değiştirilen 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesinin iptali istenilen kuralları, özelleştirme uygulamaları sonucu nakle tabi olan personelin atanacakları kadroların belirlenmesine ilişkin bulunmakta ve bu personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetvelde belirtilenlere şahsa bağlı hak kapsamında yapılacak ödemelerin ilgililerin atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren üç yıl süre ile saklı tutulacağını öngörmektedir.

4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi, iptal davasının açıldığı 9.10.2003 tarihinden sonra 21.7.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5398 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 8. maddesiyle değiştirildiğinden, konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

D- Yasa'nın Geçici 2. Maddesinin Birinci Tümcesinin İncelenmesi

Yasa'nın geçici 2. maddesinin birinci tümcesiyle, bu Yasa'nın yayımından önce 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi gereğince şahsa bağlı hakları saklı tutulan ve halen bu haktan yararlanan personelin şahsa bağlı haklarının, 4971 sayılı Yasa'nın yayımı tarihinden itibaren üç yıl sonra sona ereceği hükme bağlanmıştır.

İptal davasının açıldığı tarihten sonra, 21.7.2006 tarihinde

yürürlüğe giren 5398 sayılı Yasa'nın 29. maddesiyle 4046 sayılı Yasa'ya eklenen

geçici 22. maddede “1.8.2003 tarihli ve 4971 sayılı Kanunun geçici 2 nci

maddesi uyarınca şahsa bağlı hakları 15.8.2003 tarihinden itibaren üç yıl

süreyle saklı tutulan personelin şahsa bağlı hakları 14.8.2006 tarihinde sona

erer.” denilmiştir. Böylece, 4971 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin birinci

tümcesi, 5398 sayılı Yasa'nın 29. maddesiyle 4046 sayılı Yasa'ya eklenen geçici

22. madde ile yeniden düzenlenmek suretiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu

tümceye ilişkin konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına

karar verilmesi gerekir.

V- KARARIN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmiştir. 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinde bu kural tekrarlanarak, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmiştir.

4971 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle 4046 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinin sonuna eklenen “… ve idarenin hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek …” ibaresinin iptaline karar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlâl edici nitelikte görüldüğünden gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

1.8.2003 günlü, 4971 sayılı “Bazı Kanunlarda ve Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un;

A- 1. maddesiyle 24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinin sonuna eklenen “… ve idarenin hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek …” ibaresinin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,

B- Geçici 1. maddesine yönelik iptal istemi, 29.12.2005 günlü, E:2005/87, K:2005/110 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddeye ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,

C- 1- 6. Maddesiyle değiştirilen 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesinin;

a- İkinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü tümceleri,

b- Altıncı fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “… ikinci fıkra uyarınca atandıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile …” ibaresi,

2- Geçici 2. maddesinin birinci tümcesi,

hakkında 28.12.2005 günlü, E:2003/87, K:2005/110 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, BU KURALLARA İLİŞKİN YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

28.12.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

A- 1.8.2003 günlü, 4971 sayılı “Bazı Kanunlarda ve Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un:

1- 1. maddesiyle, 24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinin sonuna eklenen “ve İdarenin hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek,” ibaresinin, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ ile Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- Geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

3- 6. maddesiyle değiştirilen 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesinin;

a- İkinci fıkrasının, birinci, ikinci ve üçüncü tümceleri,

b- Altıncı fıkrasının birinci tümcesinin “... ikinci fıkra uyarınca atandıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile ...” bölümü,

3.7.2005 günlü, 5398 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 8. maddesiyle değiştirildiğinden, bu kurallara ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,

4- Geçici 2. maddesinin birinci tümcesi, 5398 sayılı Yasa'nın 29. maddesiyle 4046 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 22. maddeyle yeniden düzenlenerek yürürlükten kaldırıldığından, bu tümceye ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,

B- İptal edilen ibarenin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN,

KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA

YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,

28.12.2005 gününde karar verildi.

Başkan

Tülay

TUĞCU

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

KARŞIOY

GEREKÇESİ

1- 24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 4. maddesine göre, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Başbakan'a bağlı, kamu tüzelkişiliğine sahip, özerk bütçeli bir kuruluş olup, görevleri incelendiğinde; bunların Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca alınacak kararlar bakımından gerekli hazırlık işlemlerinin yapılmasına ve alınan kararların uygulanmasına yönelik bulunduğu anlaşılmaktadır. Aynı Kanun'un 3. maddesine göre de, Özelleştirme Yüksek Kurulu, özelleştirme konusunda üst düzey politikaları belirlemekte ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı da bunları hayata geçirmektedir.

4971 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 4046 sayılı Kanun'un

“Özelleştirme Yüksek Kurulunun Görevleri” başlıklı 3. maddesinin (ı) bendinin

sonuna eklenen ve iptal istemine konu olan “ve idarenin hak, alacak ve

borçları hakkında karar vermek” ibaresi ile, Özelleştirme Yüksek

Kurulu'nun özelleştirmeye ilişkin olarak sahip olduğu yetki ve görevler arasına

bu husus da ilave edilmiştir. Anılan düzenlemenin gerekçesinde “...dolar

üzerinden yapılan sözleşmelerle ilgili olarak, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle,

alıcılar tarafından açılan uyarlama davaları halen devam etmekte olup, alınan

ihtiyati tedbir kararları nedeniyle alacakların tahsili güçleşmiştir.

Alacakların tahsilini hızlandırmak amacıyla, aynı fıkranın (ı) bendinde

değişiklik yapılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna idarenin hak, alacak ve

borçlarına ilişkin karar alma yetkisi verilmektedir.” denilmektedir. 4046

sayılı Kanun'un 3. maddesinde sayılan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevleri

incelendiğinde; özelleştirme amacının gerçekleşmesine yönelik olmak üzere bu

Kurula verilen görevler ve tanınan yetkiler, zorunlu olarak “İdarenin hak,

alacak ve borçları hakkında karar verme”yi de gerektirmektedir. Diğer bir

deyişle, tüzelkişiliğe sahip bulunan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın

bütçesini belirleyen, gelir ve gider programlarını onaylayan Özelleştirme

Yüksek Kurulu'nun, anılan Başkanlığın hak, alacak ve borçları hakkında karar

verme görev ve yetkisine de sahip bulunması, işin tabiatına uygundur.

Uygulamada 233 sayılı Kanun'a tâbi K.İ.T'lerin yönetim kurullarına bu konuda

yetki verildiği, ayrıca Rekabet Kurulu'na (4054 sayılı Kanun Md. 27/m) ve

Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu'na (4733 sayılı

Kanun Md.3/1) “Kurumun alacak, hak ve borçları hakkında karar vermek” görev ve

yetkilerinin tanındığı görülmektedir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde

belirtilen “Ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama”

amacına yönelik şekilde gerçekleştirilecek özelleştirmelerde, sözkonusu

yetkinin de Özelleştirme Yüksek Kurulu'na tanınmasında Anayasa'nın herhangi bir

hükmüne aykırılık olmayıp; yasamanın takdir yetkisi çerçevesinde ve kamu

yararına yönelik olduğu anlaşılan kuralın iptaline ilişkin istemin reddi

gerekmektedir.

2- Sözkonusu düzenleme ile Özelleştirme Yüksek Kurulu'na keyfi

uygulamalara yol açabilecek çok geniş takdir yetkisi verildiği, çerçevesi

belirlenmemiş, sınırsız nitelikteki bu yetki kullanımının ise yasama yetkisinin

devri anlamını taşıyacağı, dolayısıyla kuralın Anayasa'nın 7. maddesine aykırı

düştüğü iddiasına katılmaya da imkân bulunmamaktadır. Özelleştirme

uygulamaları, beraberinde bir çok ekonomik, teknik ve hukuki sorunları

barındıran, pek çok aşamalardan ve değerlendirmelerden geçilmeyi gerektiren

hassas ve özenli bir prosedürü içermektedir. Değişen ekonomik koşullar, ulusal

ve uluslararası piyasa hareketleri gibi etmenler de dikkate alındığında;

değişkenlik gösteren bu unsurların tümünü hemen karşılayacak yasal kuralların

öngörülebilmesi olanak dışıdır. Dolayısıyla, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının

hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek yetkisinin detaylandırılması, her

somut sorun ve olaya tam anlamıyla uyabilecek yasal kurallar konulabilmesi

fiilen ve hukuken mümkün değildir. Özelleştirme prosedürünün doğası gereği de,

bu konudaki yetkinin, ekonominin kendi dinamik işleyişi ve kurallarını doğal

olarak dikkate almak durumunda olan Özelleştirme Yüksek Kurulu'na

bırakılmasından, yasama yetkisinin devri anlamı çıkarılamaz. Sözkonusu yetkinin

çerçevesi yeterince açık olup; bu yetki, “hak, alacak ve borçlar” ile ilgili

yürürlükteki hukuk kurallarının (Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret

Kanunu vb.) idareye tanıdığı olanakların, kamu yararı gözetilerek ve hukuka

uygun şekilde, halin icabına göre kullanabileceğini ifade etmektedir. Bu

nedenle; hak, alacak ve borçları düzenleyen kanunların özel düzenlemeleri

mevcutken, ayrıca bu kuralların 4046 sayılı Kanun'a ithaline lüzum ve gerek

yoktur. Şu halde, ortada ne çerçevesi belirlenmemiş, sınırsız ve temel ilkeleri

konulmamış nitelikte bir yetki devri sözkonusudur, ne de idareye keyfi

uygulamalara yol açabilecek çok geniş bir takdir yetkisi verilmesi halinden söz

edilebilir. İptale konu kuralın, belirtilen yönü itibariyle de Anayasa'ya

aykırı düştüğü söylenemez.

Açıklanan nedenlerle, iptal istemine konu 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (ı) bendinin sonuna eklenen “...ve idarenin hak, alacak ve borçları hakkında karar vermek” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığı kanaatine ulaştığımızdan; kuralın iptaline ilişkin çoğunluk kararına katılamıyoruz.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh

KALELİ

Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi, E. 2003/87, K. 2005/110, 28 Aralık 2005 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. Iı- İptali İstenilen Yasa Kuralları
  5. Iıı- İlk İnceleme
  6. Iv- Esasın İncelenmesi
  7. V- Kararın Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  8. Vı- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  9. Kararın Resmi Gazete'de Yayımlanmasından Başlayarak Altı Ay Sonra
  10. Tuğcu
  11. Kılıç
  12. Adalı
  13. Kantarcıoğlu
  14. Akyalçın
  15. Erten
  16. Özgüldür
  17. Apalak
  18. Karşıoy
  19. Gerekçesi
  20. Kaleli
  21. Kılıç
  22. Adalı
  23. Özgüldür
  24. Kaleli
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2003/87
Karar No
2005/110
Tarih
28 Aralık 2005

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2005/146 K.2005/105
  • AYM Norm Denetimi E.2003/107 K.2005/103
  • AYM Norm Denetimi E.2005/148 K.2005/98
  • AYM Norm Denetimi E.2005/147 K.2005/97
  • AYM Norm Denetimi E.2005/110 K.2005/111
  • AYM Norm Denetimi E.2005/143 K.2005/99

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.