İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2004/11 K.2004/93

Resmi Gazete tarih/sayı: 24.11.2004/25650

Esas2004/11Karar2004/93Tarih1 Temmuz 2004Okuma7 dk · 1.333 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
1 Temmuz 2004
Esas Sayısı
2004/11
Karar Sayısı
2004/93
Karar Günü
1.7.2004
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.333 kelime·7 dk okuma·16 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı: 24.11.2004/25650

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Boğazlıyan İcra Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na 4949 sayılı Yasa ile eklenen 352/a maddesinin, 4.4.1929 günlü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 386. maddesinin 2369 sayılı Yasa ile değiştirilen ikinci fıkrası ve 388. maddesinin Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Aleyhinde yürütülen icra takibi sırasında kendisine ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen süresinde borcunu ödemeyen ve mal beyanında da bulunmayan sanığın İcra ve İflas Kanunu'nun 337. maddesi ile cezalandırılması istemiyle müşteki vekili tarafından açılan davayı ceza kararnamesi ile sonuçlandırmayı düşünen Mahkeme, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısıyla iptali için re'sen başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

1- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na 4949 sayılı Yasa ile eklenen itiraz konusu 352/a maddesi şöyledir:

“MADDE 352/a.- (Ek: 4949 - 17.7.2003 / m.100) Bu Kanunda yazılı olup cezasının üst sınırı altı aya kadar hafif hapis veya yalnızca hafif veya ağır para cezası veya bunlardan biri veya ikisi olan suçların failleri hakkında duruşma yapılmaksızın ceza kararnamesiyle karar verilebilir.

Şikayet dilekçesini veya dava beyanını alan tetkik mercii, işin ceza kararnamesiyle sonuçlandırılabileceği kanısına varırsa 349 uncu madde hükmünü uygulamaz. Bu takdirde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 386 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 387, 388, 389 uncu maddeleri ve 390 ıncı maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 391 inci maddesi hükümleri uygulanır. Tetkik mercii, şikayet konusu ile ilgili dosyayı, sanığın nüfus kayıt örneğini ve sabıka kaydını getirtir.

Hakim, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 388 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususlara ek olarak borcun ödenmesi halinde 354 üncü maddeye göre bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceği hususunu ceza kararnamesine yazar.

Hafif hapis cezası içeren ceza kararnamesine itiraz halinde bu Kanun hükümlerine göre yargılama yapılır.

Ceza kararnamesiyle sadece para cezasına hükmolunduğu hallerde itiraz, tetkik merciinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi başkanı tarafından incelenir. İtiraz dilekçesinin verilmesi, aleyhine itiraz olunan ceza kararnamesinin yerine getirilmesini durdurur. Hakim evrak üzerinde yapacağı inceleme sonucunda itirazı yerinde görürse itiraz konusu hakkında karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir”.

2- 4.4.1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 1696 sayılı Yasa ile değiştirilen 386. maddesinin 2369 sayılı Yasa ile değiştirilen itiraz konusu ikinci fıkrası ve 388. maddesi aynen şöyledir:

a- MADDE 386.- (Değişik:5.3.1973 - 1696/49 md., 7.1.1981 -2369/10 md.) ikinci fıkra

“...

Bu ceza kararnamesi ile ancak hafif veya ağır para cezasına veya nihayet üç aya kadar hafif hapis veya bir meslek ve sanatın icrasının tatiline veya müsadereye yahut bunlardan bir kaçına veya hepsine hükmedilebilir.

...”.

b- “MADDE 388. - Ceza kararnamesi, tertip edilmiş olan cezadan başka işlenmiş olan suçu, tatbik edilen kanun maddelerini, sübut delillerini ve kararnamenin tebliği tarihinden itibaren sekiz gün içinde sulh mahkemesine bir istida takdimi veya bu hususta bir zabıt varakası yapılmak üzere mahkeme kâtibine yapılacak bir beyan ile itiraz olunabileceği ve aksi halde ceza kararnamesinin icra edileceğini ihtiva eder. Bu zabıt varakası hâkime tasdik ettirilir.

Mahkûm müddet bitmeden evvel itirazından vazgeçebilir.”.

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ın katılmalarıyla 4.3.2004 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Davada Uygulanacak Kural Sorunu

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta

oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname

kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa

Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin, Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış

ve görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da o

davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın

değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada

olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.

2004 sayılı İcra İflâs Kanunu'nun ceza kararnamesi başlıklı 352/a

maddesinin ikinci fıkrasında, şikayet dilekçesini veya dava beyanını alan

tetkik merciinin, işin ceza kararnamesiyle sonuçlandırılabileceği kanısına

varırsa 349. madde hükmünü uygulamayacağı, bu takdirde Ceza Muhakemeleri Usulü

Kanunu'nun 386. maddesinin ikinci fıkrası, 387., 388., 389. maddeleri ve 390.

maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 391. maddesi hükümlerinin uygulanacağı

belirtilmiştir. Burada göndermede bulunulan kurallardan bakılmakta olan davayı

ilgilendiren CMUK'nun itiraz konusu 386. maddesinin ikinci fıkrası ile 388.

maddesinin, ancak göndermeyi yapan fıkra ile sınırlı bir uygulama alanı

bulacağı ve bu kapsamda Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabileceği açıktır.

Bu durumda, CMUK'nun 386. maddesinin ikinci fıkrası ile 388. maddesi, 2004 sayılı Yasa'nın 352/a maddesinin ikinci fıkrası yönünden Anayasa'ya uygunluk denetimine bağlı tutulacak ise de olayda belirtilen fıkradan bağımsız olarak uygulanmalarına olanak bulunmamaktadır.

Öte yandan, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'de şikayet ve dava

konusu edilen suça ilişkin İcra ve İflas Kanunu'nun 337. maddesinde, süresi

içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya

yazılı beyanda bulunmayan borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, tetkik

mercii tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla

cezalandırılacağı ifade edilmekte olup, aynı Kanun'un 352/b maddesinde ise bu

Kanun uyarınca hükmolunan cezaların tecil edilemeyeceği, hürriyeti bağlayıcı

cezaların 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde

yazılı para cezasına ve tedbirlere çevrilemeyeceği belirtildiğinden İcra ve

İflas Kanunu'nun 352/a maddesinin son (beşinci) fıkrasında yer alan ve para

cezasına ilişkin bulunan kural da davada uygulanacak kural değildir.

Açıklanan nedenlerle, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 4949 sayılı Yasa'yla eklenen 352/a maddesinin son fıkrası ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 386. maddesinin 2369 sayılı Yasa ile değiştirilen ikinci fıkrası ve 388. maddesinin itiraz

başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu kurallara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, sanığın savunması alınmadan ceza kararnamesi ile davayı sonuçlandırıp cezaya hükmedilmesinin ve para cezasına karar verilmesi durumunda da yapılan itirazın, duruşma açılmaksızın, görevli üst mahkemece evrak üzerinde inceleme sonucu kesin olarak karara bağlanmasının, savunma hakkını ortadan kaldırdığını ve adil yargılanma hakkını ihlâl ettiğini ileri sürmüştür.

İcra ve İflas Kanunu'nun itiraz konusu 352/a maddesinin ilk dört fıkrasında yer alan kurallar, anılan Kanun'da yazılı kimi suçlara ilişkin davaların ceza kararnamesi ile sonuçlandırılmasının koşul ve yöntemleri ile ilgili genel düzenlemeler içermektedir.

Anayasa'nın 13. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın kanunla sınırlanabilmesinin ilke ve koşullarını belirtmekte; 36. maddesi, herkesin iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğuna işaret etmekte; 38. maddesi, suçların ve karşılığı olan ceza ve tedbirlerin kanunla tanımlanıp belirleneceğini göstermekte, 141. ve 142. maddeleri de, yargılama yöntemlerinin kanunla düzenleneceğini amir bulunmaktadır. Bu arada Anayasa'nın 141. maddesinin dördünce fıkrasında “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” denilmek suretiyle usul ekonomisi gereğine açıkça işaret edilmiştir.

Bu durum karşısında, suç ve suçlu sayısının artması, çeşitli

yargılama işlemlerinin çoğu kez uzun zaman alması ve kimi durumlarda bir kısım

işlemlerin sanık da dahil olmak üzere ilgilileri zaman ve kaynak kaybı

suretiyle ek külfete maruz kılması gibi sebeplerin doğurduğu ihtiyacı

karşılamak üzere, çeşitli ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, temel hak ve

özgürlüklerin ihlâl edilmemesi koşuluyla, şeklî ve çözümü basit, yaptırımı da

kısmen hafif olan bazı suçlara ilişkin yargılamanın duruşmalı olarak

yapılmasına gerek görülmeyerek, evrak üzerinde inceleme sonucu hükme

varılmasında; hakimin duruşma yapmaksızın ceza tertibini sakıncalı görmesi

durumunda duruşma açması gerekliliği, ceza kararnamesine karşı kanun yoluna

başvurma (karşı koyma) hakkının varlığı ve bu hakkın hafif hapsi içeren ceza

kararnamesine karşı kullanılması halinde duruşma açıp yapma

zorunluluğu da gözetildiğinde, itiraz konusu kurallarda Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık görülmemiştir.

İtirazın reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılı Yasa ile eklenen 352/a maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 1.7.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ertuğrul

ERSOY

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Mustafa

YILDIRIM

Üye

Cafer

ŞAT

Üye

Fazıl

SAĞLAM

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Ali

GÜZEL

Anayasa Mahkemesi, E. 2004/11, K. 2004/93, 1 Temmuz 2004 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Kılıç
  10. Adalı
  11. Kantarcıoğlu
  12. Ersoy
  13. Akyalçın
  14. Erten
  15. Yıldırım
  16. Şat
  17. Sağlam
  18. Güzel
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2004/11
Karar No
2004/93
Tarih
1 Temmuz 2004

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2002/100 K.2004/109
  • AYM Norm Denetimi E.2004/86 K.2004/110
  • AYM Norm Denetimi E.2001/216 K.2004/120
  • AYM Norm Denetimi E.2004/105 K.2004/118
  • AYM Norm Denetimi E.2004/106 K.2004/119
  • AYM Norm Denetimi E.2004/112 K.2004/122

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.