KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Esas Sayısı
- 2004/55
- Karar Sayısı
- 2008/118
- R.G. Tarih-Sayı
- 05.11.2008-27045
- İtiraz yoluna başvuran
- Danıştay Beşinci
Karar Metni
1.981 kelime·10 dk okuma·15 bölüm
Dairesi
İTİRAZIN KONUSU
13.4.1994 günlü, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4756 sayılı Yasa'nın 9. maddesi ile değiştirilen 15. maddesinin son fıkrasının Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uzmanlığı yönünden, Anayasa'nın 2., 7., 8., 123. ve 128. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacının, gerekli şartları yerine getirmediğinden üst kurul uzmanlığına atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali için açtığı davada verilen red kararının temyiz incelemesinde, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay Beşinci Dairesi iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A-İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un itiraz konusu 15. maddesi şöyledir:
"Üst Kurul yardımcı hizmetlerinin yürütülmesinde Başkana yardımcı olmak amacıyla bir Genel Sekreter atanır. Genel Sekreterin en az dört yıllık yükseköğrenim mezunu, otuz yaşını doldurmuş, Devlet memuriyetinde veya ihtisas dalında on yıllık meslekî tecrübeye ve Devlet memuriyeti için aranan koşullara sahip olması şarttır.
Ana hizmet birimleri, Üst Kurul Başkanına bağlı, Hukuk Müşavirliği, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Savunma Sekreterliği, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Kamuoyu, Yayın Araştırmaları ve Ölçme Dairesi Başkanlığı, İzin ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı, Uluslar-arası İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığından teşekkül eder.
Yardımcı hizmet birimleri, Genel Sekretere bağlı, Personel Dairesi Başkanlığı, Eğitim Dairesi Başkanlığı, İdarî ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı ve Teknik Hizmetler Dairesi Başkanlığıdır.
Daire başkanlıkları, yeteri kadar uzman istihdam eder ve uzmanlık esasına göre çalışır. (Değişik ikinci cümle: 15/7/2003-4928/15 md.) Mahallî yayınları izlemek için gerekli görülen yerlerde halen mevcut kadrolardan bölge teşkilâtı oluşturulabilir.
Daire başkanları ile daha üst düzeydeki görevliler Kurul Başkanının önerisi ve Üst Kurulun kararı ile atanır.
Üst Kurul personelinin özlük hakları, çalışma usul ve esasları ile personelle ilgili diğer hususlar Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu personel rejimine tabidir.
Üst Kurulun çalışma usul ve esasları ile teşkilâtı ve atama usulleri, bu Kanuna uygun olarak Üst Kurul tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir."
B-Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuruda Anayasa'nın 2., 7., 8., 123. ve 128. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fazıl SAĞLAM, A.Necmi ÖZLER ve Serdar ÖZGÜLDÜR'ün katılımlarıyla 8.7.2004 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A-Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemede açılmış olan dava, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu uzmanlarının atama usulleriyle ilgili olduğundan, 3984 sayılı Yasa'nın 15. maddesinin son fıkrasına ilişkin esas incelemenin "...ve atama usulleri..." ibaresi ile sınırlı olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uzmanlığı yönünden yapılmasına, 12.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda hangi alanlarda uzman istihdam edileceğinin, uzmanların nasıl bir yöntem izlenerek hangi ilke ve kurallara uyularak seçileceğinin, uzmanlarda aranacak öğrenim ve diğer atama koşullarının neler olacağının yasayla belirlenmeyip Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun çıkaracağı yönetmeliğe bırakılmasının, Anayasa'nın 2., 7., 8., 123. ve 128. maddelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
3984 sayılı Yasa'nın 15. maddesinin son fıkrası, Üst Kurul'un
uzmanları da içersine alan personelinin atama usullerinin, bu Yasa'ya uygun
olarak Üst Kurul tarafından çıkartılacak yönetmeliklerle belirleneceğini
düzenlerken, aynı maddenin altıncı fıkrası ise, Üst Kurul'un personel rejiminin
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu personel rejimine tabi olduğunu belirterek
2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'na yollama yapmıştır. Ancak
gerek 2954 sayılı Yasa'da gerekse yasanın 50. maddesindeki Türkiye Radyo -
Televizyon Kurumu personelinin bu yasada düzenlenen hükümler dışında kamu
iktisadi kuruluşlarının personel rejimine tabi olacağına dair hükmü gereğince
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve
233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
Bazı Maddelerinin Yürürlükten
Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'de uzmanların atama
usulleriyle ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 128. maddesinde "Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." denilmektedir.
Radyo ve televizyon kuruluşlarına yayın izni ve lisans vermek,
yayınların bu yasa ve milletlerarası andlaşmalara uygunluğu açısından izlenerek
denetimlerini yapmak, yasaya aykırı ve tahsis şartlarına uymayan yayınlar için
yaptırım uygulanmasına karar vermek, bu alandaki çalışma ve faaliyetlerle
ilgili düzenlemeleri hazırlamak gibi temel işlevler üstlenen Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu, idarenin bütünlüğü içersinde yer alan, kamu tüzel
kişiliğini haiz, radyo ve televizyon yayınları alanında kamu hukuku ilke ve
düzenlemelerine bağlı kalarak kamu yararı amacıyla işlemler yapan, genel idare
esaslarına göre faaliyet gösteren, bu nedenle icra ettiği hizmet sürekli ve
asli nitelikte olan bir kuruldur.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yasayla kendisine verilen kamu hizmeti niteliğindeki sürekli görev ve hizmetleri, maddenin dördüncü fıkrasına göre, daire başkanlıkları şeklinde örgütlenen ve uzmanlık esasına göre çalışan ana hizmet ve yardımcı hizmet birimlerince yerine getirir. Bu nedenle uzmanlar, Anayasa'nın 128. maddesinde sözü edilen genel idare esaslarına göre asli ve sürekli nitelik taşıyan kamu hizmetlerini yerine getiren personeldir.
Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki görevleri yürüten bütün personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin yasayla düzenlenmesi gerekir.
Üst Kurul uzmanlarının, uzmanlık alanları, nitelikleri, öğrenim dalları ve düzeyleri, seçilme usulleri, tabi olacakları sınavlar, yeterliliklerinin belirlenmesi ve atamanın nasıl yapılacağını içeren atama usullerinin yasayla düzenlenmesi gerekirken, buna ilişkin düzenlemenin Üst Kurul'un çıkartacağı yönetmeliğe bırakılması Anayasa'nın 2. ve 128. maddelerine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, 15. maddenin son fıkrasında yer alan "...ve atama usulleri..." ibaresi Radyo ve Televizyon Üst Kurul uzmanları yönünden Anayasa'ya aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.
İptal konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 128. maddesine aykırı görülerek iptal edilmiş olduğundan, ayrıca Anayasa'nın 7. maddesi yönünden incelenmesine gerek duyulmamış, 8. ve 123. maddelerle de ilgisi görülmemiştir.
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
KARŞIOY
GEREKÇESİ
1- 13.4.1994 günlü, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş
ve Yayınları Hakkında Kanun'un, 15.5.2002 günlü, 4756 sayılı Kanunla değişik
iptal istemine konu 15. maddesinin son fıkrasında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun
(RTÜK) çalışma usul ve esasları ile teşkilatının ve "atama
usulleri"nin, bu kanuna uygun olarak Üst Kurul tarafından çıkarılacak
yönetmeliklerle belirleneceği hüküm altına alınmaktadır. Danıştay 5.
Dairesi'nin itiraz başvurusuna konu olayda da, anılan Kanunu'nun 15. maddesinin
dördüncü fıkrasında belirtilen "...uzman..." kadrosuna ilişkin olarak
Kanunda somut bir belirleme yapılmadığı ve çerçevenin çizilmediği, dolayısıyle
salt Üst Kurul'un takdirine bırakılma şeklindeki itiraza konu kuralın
Anayasa'ya aykırı düştüğü ileri sürülmektedir.
Hemen işaret etmek gerekir ki, anılan düzenlemenin, Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrası ile uyumlu olmadığını söyleyebilmek mümkün değildir. Gerçekten, anılan Anayasal hüküm, kamuda nitelikli ve özellikli kimi görev ve hizmetlerin mutlaka memurlar ve diğer kamu görevlileri marifetiyle gördürülmesinin zorunlu olduğu anlamında yorumlanmamalıdır. Dava konusu kuralla ilgili olarak sorulması gereken ilk soru, RTÜK'nun istihdam edeceği "uzman" kadrolarındaki kişilerin yapacağı işin, Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli bir görev mahiyetinde sayılıp sayılmayacağıdır.
3984 sayılı Kanun'un 5. ve 12. maddelerine göre RTÜK, idari ve
mali özerkliğe sahip bir kurum olarak düzenlenmiş olup; öğretideki
nitelemeye göre bir "bağımsız idari otorite" (5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun nitelendirmesiyle -EK III sayılı Cetvel
Düzenleyici ve Denetleyici Kurum) statüsündedir. Ülkenin radyo ve televizyon
yayın-iletişim sistemi üzerinde en yetkili kurum olması dolayısıyle, ifa
ettiği hizmetin bir yönü itibariyle kamusal bir işlev olarak değerlendirilmesi
gereklidir. Ancak, 5018 sayılı Kanun'un 2. ve 3984 sayılı Kanun'un ilgili
maddelerinin düzenlemesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, RTÜK'ü tam anlamıyla
klâsik bir kamu kurumu olarak nitelemeye ve yaptığı hizmeti Devletin
genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu bir kamu hizmeti
mahiyetinde görmeye ve bunun sonucu olarak da kurumdaki asli ve sürekli
görevlerin sadece memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi ve
bunlara özgü personel rejiminin mutlaka RTÜK'de istihdam edilecek personele (bu
arada uzman kadrosunda görev yapacaklara da) tatbiki gerektiği şeklindeki
görüşü benimsemeye imkân yoktur. Kurumun bu "özel"
statüsü gereği, RTÜK'de ifa edilen hizmetin tümünün memurlar ve diğer
kamu görevlileri eliyle görülmesine gerek olmayıp; teknik ve ihtisası
gerektiren, nitelikli ve kariyer yapmış eleman istihdamını zorunlu kılan
bazı hizmetlerin, iptali istenen kuralda olduğu gibi, diğer istihdam
şekilleriyle gördürülmesinde Anayasal bir engel bulunmamaktadır.
Konuya açıklık getirecek diğer bir tespit, Anayasa'nın 133.
maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemedir. Anılan düzenlemeye göre, radyo ve
televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulan RTÜK'nun
kuruluşu, görev ve yetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve
görev süreleri kanunla düzenlenecektir. Görüldüğü üzere, anılan Anayasal
kuralda sadece RTÜK üyeleri bakımından kimi düzenlemeler yapılmış; ancak bu
kurumun "düzenleyici ve denetleyici kurum" oluşu gözetilerek,
üyeler dışındaki personeli yönünden, Anayasa'nın 128. maddesinin birinci
fıkrasına benzer bir hüküm öngörülmemiştir. Böylelikle, RTÜK'ün belirtilen
organik yapısı gözetilerek, bu Kurumda çalışacak personel yönünden memurlar ve
diğer kamu görevlileri bakımından getirilen ölçütlere yer verilmemiştir.
Bunun doğal sonucu olarak da, RTÜK'ün bu konumu gözetilerek, personel
istihdamı yönünden yasa koyucunun takdir yetkisini düzenleyici tasarrufa
bırakması doğaldır ve bu yönü itibariyle de ortaya Anayasa'ya aykırı bir
yön bulunmamaktadır.
2- Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin konuya ilişkin kararlarından
da aynı sonucu çıkarmak mümkündür. Anayasa Mahkemesi bir kararında
"...Anayasanın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında geçen 'yürütme
görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine
getirilmesi' hükmündeki 'esaslar' sözcüğü ile 128.
maddesinin birinci fıkrasında geçen 'genel idare esasları' deyimi, kamu
görevinin anayasal dayanağıdır... Önemi ve değeri nedeniyle Devletin başlıca
görevleri 'genel idare esasları'na göre
yürütülmektedir. 'Genel idare esasları'na göre yürütülen kamu
hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde kadro esastır. Bu
hizmetlerin yapısal ve işlevsel özellikleri, onu diğer hizmetlerden ayırır. Bu
görevlerde bulunan kimseler, yasaların güvencesi altındadır. Anayasanın 128.
maddesinde genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerine ilişkin asli
ve sürekli görevlerin ancak memurlar ve diğer kamu görevlileri tarafından
yerine getirileceği belirtilmiştir. Bu görevlerin kadroya bağlanması
dışında, merkezi idare ile statüer bir ilişki içinde olması ve kamu gücünün
kullanılması biçiminde özellikleri görülmektedir..." (Any.
Mah.nin 9.2.1993 tarih ve E.1992/44, K.1993/7 sayılı kararı; AMKD., Sayı 29,
S.273-275) şeklinde konuya açıklık getirmiştir.
Yine Anayasa Mahkemesi, 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair 23.5.1987 tarih ve 3332 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin
iptali istemiyle açılan davaya ilişkin kararında, Devlet Yatırım Bankası'nda
çalışanların statü ve özlük hakları konusunda Bakanlar Kurulu'nun yetkili
kılınmasına ilişkin kuralla ilgili olarak şu değerlendirmeyi
yapmıştır: "...İddianın yerinde olup olmadığına karar verebilmek
için sözkonusu banka personelinin niteliğini belirlemek gerekir. Bilindiği
gibi kamu bankaları tıpkı bankacılık sektöründe faaliyet
gösteren özel sektör bankaları gibi kredi ve mevduat işlemlerine dönük
faaliyette bulunmakta ve özel sektör bankaları ile yoğun bir rekabet içinde
çalışmaktadır. Adı geçen sektörde özel işletmecilik esasları hakimdir. Bu nedenle
banka personelinin hizmetini 'genel idare esaslarına göre' yürütülen 'kamu
hizmetleri'nden saymaya imkân yoktur. Dolayısıyle adı geçen banka
personelinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin Bakanlar Kurulu
kararı ile belirlenecek ilkeler çerçevesinde düzenlenmesinde Anayasanın 128.
maddesine herhangi bir aykırılık yoktur..." (Any. Mah.nin 21.1.1988 tarih
ve E.1987/11, M.1988/2 sayılı kararı; AMKD, Sayı 24, S.30)
RTÜK'da yukarıda işaret edilen Anayasa Mahkemesi kararları ışığında, kamu (TRT) ve özel teşebbüsçe işletilen tüm radyo ve televizyon faaliyetleri üzerinde düzenleyici ve denetleyici işleve sahip, asıl iştigal olanı "görsel ve işitsel medya" olan bir kurum olarak, Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrasındaki "genel idare esaslarına göre kamu hizmetlerini yürütmekle yükümlü bir Devlet kuruluşu" şeklinde nitelendirilemez. Dolayısiyle, dava konusu kuralla öngörülen düzenlemenin Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur.
Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kuralın iptalini gerektirir hukuki bir nedenin bulunmadığı ve bu nedenle iptal isteminin reddi gerektiği kanısına vardığımdan; sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamadım.
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Anayasa Mahkemesi, E. 2004/55, K. 2008/118, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası