İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2004/95 K.2008/156

2- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/96

Esas2004/95Karar2008/156Tarih6 Kasım 2008Okuma11 dk · 2.131 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
6 Kasım 2008
Esas Sayısı
2004/95
Karar Sayısı
2008/156
Karar Günü
6.11.2008
R.G. Tarih-Sayı
29.01.2009-27125
İtiraz yoluna başvuran mahkemeler
1- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi
Esas Sayısı
2004/95
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.131 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

2- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/96

3- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/97

4- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/98

5- Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi Esas Sayısı: 2005/21

İTİRAZLARIN KONUSU

18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun;

A- 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına, 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendinin,

B- 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek 5. maddesinin,

Anayasa'nın 2., 10., 38. ve 48. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri istemidir.

I- OLAY

Bakılmakta oldukları davalarda, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun itiraz konusu kurallarının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler iptalleri için başvurmuşlardır.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun;

1- 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına 5020 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendi şöyledir:

"e) Fon tarafından başlatılan ve/veya Fona intikal eden bankalardan devir alınan takiplerde borçlular tarafından yapılan tüm itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz.

Açılan ihalenin feshi davasının davacı aleyhine sonuçlanması hâlinde dosyaya yatırılan teminat sıra cetvelinde pay düşen alacaklılara garameten ve derhal ödenir.

Fonun alacaklısı olduğu icra dosyalarında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna ödenmesi gereken satış bedelleri sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin teminatsız olarak ödenir."

2- 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek 5. maddesi şöyledir:

EK MADDE 5.- Kamu bankalarında (tasfiye halindeki Emlak Bankası

A.Ş. dahil) ve sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait

olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve

temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda bu Kanunun yürürlüğe

girdiği tarihten önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz

teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi

uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden

yapılandırma şartlarını ihlâl edenler ile münferit veya karşılıklı verilen

banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz

rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı

aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan haklarında diğer bankaların ve

üçüncü kişilerin muvazaadan âri hakları aleyhine olmamak üzere Fon ve Hazine

alacaklarına ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümleri bankalarınca

uygulanır."

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 10., 38. ve 48. maddelerine dayanılmış, 36. maddesiyle ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

A- Dosyalarda 9.11.2004 ve 28.2.2005 günlerinde yapılan ilk inceleme toplantılarında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta

oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname

kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için

Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış

ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların

da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,

davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

İtiraz başvurularını yapan mahkemelerin bakmakta oldukları davalarda, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun ek 5. maddesi kapsamındaki bankaların, alacaklarında, aynı Yasa'nın 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e) bendine dayanarak, borçlular tarafından yapılan itirazların takip işlemini durdurmamasının hukuka aykırılığı ileri sürülmüştür. 4389 sayılı Yasa'nın 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e) bendinin ikinci ve üçüncü fıkralarının teminatlara ilişkin düzenlemeler olması nedeniyle, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine,

B- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun, 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına 5020 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendinin birinci fıkrasının ve 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek 5. maddesinin, dosyalarda eksiklik bulunmadığından esasının incelenmesine,

Oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- BİRLEŞTİRME KARARI

Kahramanmaraş İcra Mahkemesi'nin başvurularına ilişkin E.2004/96, E.2004/97 ve E.2004/98; Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin başvurusuna ilişkin E.2005/21 sayılı davaların, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2004/95 sayılı dava ile birleştirilmesine, birleştirilen davaların esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin 2004/95 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı

4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına 5020 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendinin birinci fıkrasında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından başlatılan ve/veya Fona intikal eden bankalardan devir alınan takiplerde borçlular tarafından yapılan tüm itirazların, satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağı öngörülmüştür. Madde gerekçesinde, fıkranın borçlular tarafından yapılan gereksiz itiraz ve şikayetler ile takibin durmasının önlenmesi, böylece tahsilatın hızlandırılması amacıyla getirildiği belirtilmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, alacağın tahsili konusunda,

borçluların hak arama, şikayet ve itiraz yollarına ilişkin bir takım düzenlemeler

getirmiştir. 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve bunun ek ve değişiklikleriyle

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na alacakların daha emin, hızlı ve istikrarlı

takibinin sağlanması amacıyla geniş yetkiler tanınmış, alacakların tedbir,

tahsil ve takibi konusunda kimi muafiyet, istisna ve kolaylıklar ile

ayrıcalıklara yer verilmiştir. İtiraz konusu kural da Fon'a bu amaçla tanınan

yetkiler arasındadır. Borçlulara, icra takibatında bütün itiraz yolları

kapatılmış, "satış işlemi" kuralın kapsamı dışında tutulmuştur.

İtiraz hakkı satış işlemine kadar geçecek süre için sınırlandırılmıştır.

4389 sayılı Yasa'ya 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek

5. maddede ise 4389 sayılı Yasa'yla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na tanınan

tedbir, takip ve tahsil yetkileri, bu madde kapsamındaki bankalara da

tanınmıştır. Bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı

kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya

yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırılma

koşullarını ihlâl edenler ile münferit ve karşılıklı verilen banka teminat

mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst

hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı ayni hak tesisine

ilişkin sözleşmeden doğan haklarında diğer bankaların ve üçüncü kişilerin

muvazaadan âri hakları aleyhine olmamak üzere Fon'a ve Hazine alacaklarına

ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümlerinin madde kapsamındaki bankalarca da

uygulanacağı öngörülmüştür. Kamu bankaları (Tasfiye Halinde Türkiye Emlak

Bankası A.Ş. dahil), sermayesinin yarısından fazlası kamu kurum ve

kuruluşlarına ait olan bankalar, hisselerinin çoğunluğu üzerinde kamu kurum ve

kuruluşlarının idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş

bankalara ek 5. maddeyle tanınan yetkiler, bu maddenin kapsamı dışında kalan

bankalara tanınmamıştır.

Ek 5. maddeyle, bu madde kapsamındaki bankalara tanınan tedbir, takip ve tahsil yetkisi, 4389 sayılı Yasa'nın 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e) bendini de kapsamaktadır. Buna göre, ek 5. madde kapsamındaki bankalar, alacak takiplerinde, Fon'a söz konusu (e) bendinin birinci fıkrasıyla tanınan ayrıcalıklardan yararlanacaklar, borçlular tarafından yapılan tüm itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmayacaktır.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

1- 4389 Sayılı Yasa'nın 5020 Sayılı Yasa'yla Eklenen Ek 5. Maddesinin İncelenmesi

Başvuru kararlarında, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15.

maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e) bendinin birinci fıkrasıyla alacaklıya

borçludan daha farklı hükümler getirildiği, borçlunun borca itirazının

engellendiği, alacaklıya ise başka alacaklılardan daha ayrıcalıklı haklar

tanındığı, kuralın yürürlüğünden önce yapılan takip ve itirazların hükümsüz

kaldığı, borçluya yasayla sağlanan korumanın kaldırılarak borçlu ile alacaklı

arasında imzalanan sözleşmeden farklı bir uygulamaya geçildiği, Fona tanınan

yetkilerin sadece ek 5. maddede sayılan bankalara tanınmasıyla bu bankalara bir

takım imtiyazlar tanınarak diğer bankalarla bu bankalar arasında eşitsizlik

yaratıldığı, borçluların özel bankalarla kamu bankaları arasında farklı

işlemlere tabi tutulduğu, Devlet organlarının ve idari makamların da bütün

işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda olduğu, Yasa'nın

yürürlük tarihinden önceki itirazların da hükümsüz kalması suretiyle yasaların

geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, bu nedenlerle itiraz konusu

kuralların Anayasa'nın 2., 10., 38. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, yasaların Anayasa'ya aykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Taleple bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, kuralın Anayasa'nın 36. maddesi yönünden de incelemesi uygun görülmüştür.

Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e)

bendinin birinci fıkrasıyla, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından

başlatılan ve/veya Fon'a intikal eden bankalardan devir alınan ve 2004 sayılı

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülen takiplerde borçlular tarafından

yapılan tüm itirazların, satış dışında, takip işlemlerini durdurmayacağı

belirtilerek, Fon kapsamına alınan banka borçlularının alacaklı Fon aleyhine

yapacakları her türlü itiraz, satışa kadar engellenmiştir. 4389 sayılı Yasa'ya

5020 sayılı Yasa'yla eklenen ek 5. maddede ise, 15. maddenin (9) numaralı

fıkrasının (e) bendinin birinci fıkrasıyla Fon'a tanınan bu yetki, madde

kapsamındaki Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş. dahil olmak üzere kamu

bankaları, sermayesinin yarısından fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan

bankalar ve hisselerinin çoğunluğu üzerinde kamu kurum ve kuruluşlarının idare

ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalara da tanınmıştır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda eşitliği gözeten, adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlettir. Anayasa'da, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik hukuk devleti niteliği vurgulanırken, devletin tüm eylem ve işlemlerinin yargı denetimine bağlı olması amaçlanmıştır. Yargı denetimi, hukuk devletinin "olmazsa olmaz" koşuludur.

Anayasa'nın 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve

yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme,

görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz" denilmektedir.

Maddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir

temel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden

gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden birisini oluşturmaktadır. Kişinin, kendisini savunabilmesinin ya

da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp

kanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde hakkını

arayabilmesidir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkının düzenlendiği 6. maddesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da, dava yoksa, adil, aleni ve gecikmesiz bir yargılamadan söz edilemeyeceği (Golder/İngiltere, 21.2.1975, A 18, s.12); mahkeme önünde hak arama yolunun fiilen yahut hukuken geçici de olsa kapatılmasının veya kullanımını imkansız kılan koşullara bağlayarak sınırlanmasının adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geleceği (Airey/İrlanda, 9.10.1979, A 32, s.12) belirtilmiştir.

Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, Anayasa'nın ilgili maddelerinde özel sınırlandırma nedeni bulunmasına bağlı tutulmuştur. Anayasa'nın 36. maddesinde hak arama özgürlüğünün sınırlandırılması konusunda özel bir sınırlama nedenine yer verilmemiştir.

İtiraz konusu ek 5. maddeyle, Bankalar Kanunu uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Hazine alacaklarına ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümlerinin madde kapsamındaki bankalara tanınması, borçluların bu bankalar aleyhine yapacakları her türlü itiraz ve şikayeti engellemiştir.

Ek 5. madde kapsamındaki bankaların, alacaklarının tahsili

konusunda ayrıcalıklı yetkilere sahip kılınması, kuralın getiriliş amacının tahsilatın

hızlandırılması ve bu nedenle de gereksiz şikayet ve itirazların önünün

kesilmesi şeklinde ortaya konulması, borçlunun hakkını aramasını engellemeyi ya

da ortadan kaldırmayı gerektirmez. Şikayet ya da itirazın yerinde olup

olmadığını takdir hakkı mahkemelere aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas

Kanunu'yla tüm borçlular için getirilen şikayet ve itiraza ilişkin olarak hak

arama özgürlüğünün engellenmesi, Anayasa'ya aykırılık oluşturur. Alacakların

takip ve tahsiline ilişkin düzenlemelerde, konunun özelliğine göre kimi

farklılık ya da istisnaların getirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu yönde

yapılacak düzenlemelerin hak arama özgürlüğünü sınırlandırmaması gerekir.

Takip, tedbir ve tahsil işlemlerini durdurma yollarının kapatılarak yargı denetiminin engellenmesi, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğindedir, hukuk güvenliği ilkesi ve hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz.

Öte yandan, itiraz konusu kural kapsamındaki bankalar, Türkiye'de kurulmuş ve kurulacak diğer bankalar gibi bankacılık mevzuatına göre faaliyet göstermektedir. Bu durumda, ek 5. maddede sayılan bankalara alacaklarının takip, tedbir ve tahsili konusunda ayrıcalıklı kural getirilmesi, bu bankalarla, aynı sisteme tabi diğer bankalar arasında, banka borçlularının hakları ve takip işlemleri yönünden eşitsizlik yaratacağından, kural Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Kural iptal edilmiş olduğundan Anayasa'nın 38. ve 48. maddeleri yönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.

2- 4389 sayılı Yasa'nın 15. Maddesinin (9) Numaralı Fıkrasının 5020 Sayılı Yasa'yla Eklenen (e) Bendinin Birinci Fıkrasının İncelenmesi

4389 sayılı Yasa'nın 15. Maddesinin (9) Numaralı Fıkrasının 5020 sayılı Yasa'yla eklenen (e) Bendinin Birinci Fıkrası ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen takiplerde borçlular tarafından yapılan tüm itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağına ilişkin hükmün, 4389 sayılı Yasa'nın 5020 sayılı Yasa'yla eklenen ek 5. maddesi kapsamındaki bankalarca uygulanmasına ilişkin kural Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiştir.

Bu durumda, ek 5. maddenin iptali nedeniyle, itiraz konusu birinci fıkranın bu madde kapsamındaki bankalar yönünden uygulanma olanağı kalmadığından, konusu kalmayan başvuru hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun;

1- 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek 5. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

2- Ek 5. maddesinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan, 15. maddenin (9) numaralı fıkrasına, 5020 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendinin birinci fıkrasına ilişkin iptal istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

6.11.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Mustafa

YILDIRIM

Üye

Cafer

ŞAT

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh

KALELİ

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2004/95, K. 2008/156, 6 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazların Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Birleştirme Kararı
  8. Vı- Esasın İncelenmesi
  9. Kılıç
  10. Adalı
  11. Kantarcıoğlu
  12. Akyalçın
  13. Erten
  14. Yıldırım
  15. Şat
  16. Özgüldür
  17. Kaleli
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2004/95
Karar No
2008/156
Tarih
6 Kasım 2008

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2006/38 K.2008/176
  • AYM Norm Denetimi E.2007/58 K.2008/178
  • AYM Norm Denetimi E.2005/60 K.2008/162
  • AYM Norm Denetimi E.2005/88 K.2008/166
  • AYM Norm Denetimi E.2008/46 K.2008/163
  • AYM Norm Denetimi E.2007/104 K.2008/164

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.