KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2008
- Esas Sayısı
- 2007/104
- Karar Sayısı
- 2008/164
- Karar Günü
- 20.11.2008
- R.G. Tarih-Sayı
- 03.04.2009-27189
- İtiraz yoluna başvuran
- Ankara 7. İdare
Karar Metni
1.204 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 29.6.2006 günlü, 5536 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle değiştirilen 106. maddesinin beşinci fıkrasının ''375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yapılan ödemeler'' bölümünün, Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kamu personeli yabancı dil seviye tespit sınavından yeterli puan alınmasına rağmen, hakim ve savcılara yabancı dil tazminatının ödenmemesine dair işlemin iptali için açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Ankara 7. İdare Mahkemesi iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 5536 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle değiştirilen 106. maddesinin itiraz konusu bölümü de içeren beşinci fıkrası şöyledir:
'Bu maddeye ve 103 üncü maddeye göre ödeme yapılanlara; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yapılan ödemeler ile temsil, makam ve yüksek hâkimlik tazminatları ödenmez ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödeme yapılmaz. (Ek cümle: 24/7/2008-5793/5md.) Ancak, hakim ve savcı adaylarına 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinde öngörülen taban aylığının ödenmesine devam olunur.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuruda Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 12.12.2007 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, yabancı dil bilmenin tüm kamu personeli yönünden bir üstünlüğünün olduğu, hakim ve savcıları da kapsar biçimde memurlar ve diğer kamu görevlilerine 'yabancı dil tazminatı' adı altında ödeme yapılırken, 2802 sayılı Yasa'nın 106. maddesinin 5536 sayılı Yasa ile değişik beşinci paragrafındaki yasal düzenleme nedeniyle, hakim ve savcı sınıfındaki kamu görevlilerine bu ödemenin yapılmamasının Anayasa'nın 2., 5. ve 10. maddelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu personeline ödenen yabancı dil tazminatından hakimler ve savcıların yararlanamayacağı öngörülmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli
değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda
bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve
kişilere yasalar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını
önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı
kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin zedelenmesi önlenmiştir. Durum
ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik
kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal
durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi
ihlal edilmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla
değişik kurallar konulamaz.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin birinci
fıkrası ile yasa koyucu, yabancı dil bilgisini teşvik etmek amacıyla genel
düzenleme yetkisine dayanarak, yabancı dil bilen kamu personeline tazminat
ödenebilmesi için iki ölçüt belirlemiştir. Bunlar, aylıklarını 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta olan (kadro
karşılık gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalışan personel dahil) kamu
personeli olmak ve Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığı'nın
ortaklaşa olarak belirledikleri dillerden yine bu iki kurum tarafından tayin
edilen esas ve usuller çerçevesinde yapılan yabancı dil seviye tespiti sonunda
başarılı sayılmaktır.
2802 sayılı Yasa'da 5536 Yasa ile yapılan değişiklikle, hakim ve savcıların aylıkları ile yargı ödeneği ve ek ödemelerinden oluşan mali hakları için yeni bir sistem oluşturulmuştur. Buna göre, 2802 sayılı Yasa'nın 106. maddesinin beşinci fıkrasında, hakim ve savcılara 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yapılan ödemeler ile temsil, makam ve yüksek hâkimlik tazminatlarının ödenmeyeceği belirtilmiştir. Bu tazminatların içine yabancı dil tazminatı da girmektedir. Böylece hakim ve savcılara da önceki mevzuata göre ödenmekte olan yabancı dil tazminatı kesilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunan kamu görevlilerinin yabancı dil bilmesi, yabancı dil bilgisi olmayanlara göre yasa koyucu tarafından pozitif bir fark olarak değerlendirilmiş ve yabancı dil tazminatının ödenmesi öngörülmüştür. Kamu görevinin nitelikli personel eliyle yürütülmesinin özendirilmesi ve böylece bireysel yetenek ve değerlerin artmasına katkı sağlayan yabancı dil tazminatının, kapsamda belirtilen kamu görevini yürütenler arasında ayrım yapılarak uygulanmasıyla Anayasa'nın eşitlik ilkesi zedelenmiştir.
Yabancı dil bilmeleri nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olanlarla aynı hukuksal durumda bulunan hakim ve savcılara yabancı dil tazminatının ödenmemesi Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.
A. Necmi ÖZLER bu görüşe katılmamıştır.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. ve 5. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
KILIÇ
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
KARŞIOY YAZISI
Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında 'Memurların ve diğer
kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.'
denilerek anılan kamu personeli ile ilgili düzenlemeler Anayasa hükümlerine
aykırı olmamak koşuluyla yasakoyucunun takdir alanına bırakılmış iken, 139. ve
140. maddelerinde yargı bağımsızlığının gereği olarak 'Hakimlik ve savcılık
teminatı' ve 'Hakimlik ve savcılık mesleği' ile ilgili ayrıntılı kurallara yer
verilmiştir. Bu durum, Anayasa'nın Devlet memurları ile hakim ve savcıların
statülerinin aylık ve ödenekleri de dahil olmak üzere farklı düzenlenmesini
öngördüğünü göstermektedir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 29.6.2006 tarih ve 5536
sayılı Yasa ile değiştirilmeden önce bu Kanun'a tabi olanların aylıkları,
Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayı esas
alınmak ve mevzuatta öngörülen sair ödemeler de ilave edilmek suretiyle
hesaplanmakta ve ödenmekte idi. Yasakoyucu, 5536 sayılı Yasa ile bu sistemden
vazgeçerek hakim ve savcı aylıkları konusunda yeni bir sistem getirmiştir. Buna
göre; hakim ve savcıların aylıkları, Yasada 'kıstas aylık' olarak tanımlanan
'En yüksek Devlet memuruna MALİ HAKLAR KAPSAMINDA FİİLEN YAPILMAKTA OLAN HER
TÜRLÜ ÖDEMELER TOPLAMININ brüt tutarı'', yargı ödeneği de kendi brüt aylıkları
esas alınarak ödenmektedir. Ayrıca, yasada ek ödeme ile ders ve konferans
ücretlerine ilişkin hükümlere de yer verilmiştir.
Kıstas aylığın tanımına göre, en yüksek Devlet memuru statüsündeki Başbakanlık Müsteşarına 375 sayılı KHK dahil mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan bütün ödemelerin, hakim ve savcıların aylıklarının hesabında yer alacağı açıktır.
5536 sayılı Yasa'nın TBMM görüşmeleri sırasında hakim ve savcılara 'yabancı dil tazminatı' ödenip ödenmemesi konusunun da değerlendirildiği, ancak kabul edilen yeni sistem gereği ödenmesinin uygun görülmediği, yasakoyucunun takdirini bu yönde kullandığı anlaşılmaktadır (23.6.2006 tarih ve Esas No: 1/1220, Karar No: 104 sayılı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu). Kuşkusuz yasakoyucu takdirini aksi yönde de kullanabilir.
Anayasa'da yer alan düzenlemelerden anlaşılacağı gibi, hakim ve savcılar ile yabancı dil tazminatı almakta olan diğer kamu personelinin hukuksal konumları farklı olduğundan bunlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılamaz. Yasakoyucunun ayrı statüde çalışan kişilere ayrı haklar tanıması doğaldır. Bu nedenle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir.
İtiraz konusu kuralın iptal edilmesinin yerindelik denetimi anlamına geleceği düşüncesinde olduğum için çoğunluk kararına katılmadım.
Üye
Serruh
KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
A. Necmi ÖZLER
Anayasa Mahkemesi, E. 2007/104, K. 2008/164, 20 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası