KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2008
- Esas Sayısı
- 2005/14
- Karar Sayısı
- 2008/92
- Karar Günü
- 17.4.2008
- R.G. Tarih-Sayı
- 28.06.2008-26920
- İtiraz yoluna başvuran mahkemeler
- 1- Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi (E.2005/14)
Karar Metni
1.237 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
2- Gaziantep 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (E.2005/49)
İTİRAZLARIN KONUSU
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 101. maddesinin üçüncü fıkrasının, Anayasa'nın 2., 5., 10., 13. ve 33. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan davalarda, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu savını ciddi bulan Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, iptali istenen üçüncü fıkrayı da içeren 101. maddesi şöyledir:
"Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.
Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.
Vakıflarda üyelik olmaz.
Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında Anayasa'nın 2., 5., 10., 13. ve 33. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 101. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin 2005/49 Esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2005/14 Esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, birleştirilen davanın esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2005/14 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 23.5.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Yasa'nın 101 ve devamındaki maddelerde vakıflarla ilgili düzenlemelere, 56 ve devamındaki maddelerde de derneklerle ilgili düzenlemelere yer verilmiştir.
Yasa'nın 101. maddesinde, vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin
yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan
tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları olarak tanımlanmış, bir malvarlığının
bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya
ekonomik değeri olan hakların vakfedilebileceği, vakıflarda üyelik olmayacağı
ve Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasa'nın temel
ilkelerine, hukuka, ahlâka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veya
belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf
kurulamayacağı belirtilmiştir. Devamındaki maddelerde de, vakfın
kuruluş şekli, vakıf senedi, mirasçı ve alacaklıların dava hakları, vakfın
örgütü, denetimi, yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi, yıllık rapor,
faaliyetten geçici alıkoyma, vakfın sona ermesi ve diğer hükümler
düzenlenmiştir.
Yasa'nın 56. maddesinde ise, dernekler, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmış ve devamındaki maddelerde de, dernek kurma hakkı, tüzel kişiliğin kazanılması, dernek üyeliği ve bunun kazanılması, koşulları ve sona ermesi, üyelerin hakları ve yükümlülükleri, dernek organları, bu organların niteliği, oluşumu, görev ve yetkileri, çalışma usulleri, derneklerin sona ermesi, derneklerin faaliyetleri, örgütlenmesi gibi konularla ilgili düzenlemelere yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nda yer alan düzenlemeler, bu Kanun hükümlerine göre kurulmuş ve kurulacak olan vakıflar ile 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre kurulmuş olan vakıfları kapsamaktadır.
İtiraz konusu kural, 4721 sayılı Yasa'nın 101. maddesinin "Vakıflarda üyelik olmaz" biçimindeki üçüncü fıkrasıdır. Kuralın gerekçesinde, "Üçüncü fıkrada, vakıflarda üyeliğin söz konusu olamayacağı esası getirilmiştir. Ülkemizde belirli dönemlerde söz konusu olabilen dernekleşme yerine vakıf kurma eğilimleri, böylece yeterli mal ve hakların belirli bir amaca özgülenmesinin aranması ve derneklerden farklı olarak vakıflarda üyelik olamayacağının öngörülmesi ile sınırlandırılmış olacak ve bu suretle dernek benzeri vakıflar kurulması değil, gerçek anlamda tarihi gelişimine ve işlevine uygun şekilde vakıf kurulması yolu, yasal güvence altına alınmış olmaktadır." denilmiştir.
4721 sayılı Yasa'dan önce yürürlükte olan 743 sayılı Yasa'da, vakıflarda üyeliği engelleyecek nitelikte bir hüküm bulunmadığı halde, 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Yasa'nın 101. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrası ile vakıflarda üyelik olmayacağı öngörülmüştür.
B- İtiraz Konusu Kuralın Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 33. maddesinin birinci
fıkrasında, herkesin önceden izin almaksızın dernek kurma, derneğe üye olma ya
da üyelikten çıkma hakkına sahip olduğunun ve maddenin son fıkrasında da, bu
maddede yer alan düzenlemelerin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağının
belirtildiği, Anayasa'nın 33. maddesi ile tanınan vakıflara üye olma hakkının
itiraz konusu kural ile kullanılamaz hale geldiği, böylece dernekler ve
vakıflar arasındaki eşitliğin ortadan kaldırıldığı, tek başına vakıf kurma
imkanı olmayan ancak bir vakfa üye olarak topluma ve kamuya maddi yardımda
bulunmak veya ismini üye olacağı vakıf içinde yaşatmak isteyen gerçek veya
tüzel kişilerin bu anayasal hakkı kullanmalarının engellendiği, hayatiyetleri
yeni üyelerin varlığına bağlı olan vakıflarda üyeliğin kaldırılmasının bu
vakıfların tasfiyesi sonucunu doğuracağı, bu durumun ise tüzel kişiliğin
devamlılığı ilkesi ile bağdaşmadığı, vakıflarda üyeliğin olması ile vakıf
kültürü ve vakıf medeniyetinin daha güçlü ve kalıcı olmasının sağlanacağı,
ayrıca itiraz konusu kuralın, 1.1.2002 tarihinden önce kurulan vakıflarla bu
tarihten sonra kurulan ve kurulacak olan vakıflar arasında imkan ve işleyiş
farklılığı doğuracağı, kuralın gerekçesinin de vakıflarda üyeliğin olmaması
için dayanak olamayacağı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2.,
5., 10., 13. ve 33. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, vakıflarda üyelik olmayacağı belirtilmek suretiyle, gerçek ve tüzel kişilerin vakıflara üye olmaları engellenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" denilmiştir.
Anayasa'nın "Dernek kurma hürriyeti" başlığını taşıyan 33. maddesinde de,
"Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
...
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır." denilmiştir.
Anayasa'nın 33. maddesinde, herkese, önceden izin almaksızın dernek kurma, derneklere üye olma ya da üyelikten çıkma özgürlüğü tanınmıştır. Maddede vakıflara üyelik konusunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiş ancak son fıkrada, bu madde hükümlerinin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağı belirtilmiştir. Derneklerin ve vakıfların kuruluşları, amaçları, işlevleri, işleyişleri ve yönetimleri aynı değil ise de, Anayasa'nın 33. maddesinin birinci ve son fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, herkesin, vakıflara üye olma özgürlüğüne sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği öngörüldüğünden, vakıflara üye olma özgürlüğünü ortadan kaldıran itiraz konusu kural Anayasa'ya aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 13. ve 33. maddelerine aykırıdır; iptali gerekir.
Kural iptal edilmiş olduğundan ayrıca Anayasa'nın 5. ve 10. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Mustafa
YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2005/14, K. 2008/92, 17 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası