İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2005/40 K.2009/17

2-Ankara Bölge İdare Mahkemesi (E.2002/33)

Esas2005/40Karar2009/17Tarih5 Şubat 2009Okuma10 dk · 2.079 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
5 Şubat 2009
Esas Sayısı
2005/40
Karar Sayısı
2009/17
Karar Günü
5.2.2009
R.G Tarih-Sayı
05.06.2009-27249
İtiraz yoluna başvuranlar
1-Danıştay 11. Dairesi (E.2005/40)
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.079 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

2-Ankara Bölge İdare Mahkemesi (E.2002/33)

İTİRAZLARIN KONUSU

24.5.1983 günlü, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan'Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve''ibaresinin Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi sonucunda yaşlılık aylığı bağlandığı halde 5434 sayılı Yasa'ya göre emekli ikramiyesi ödenmemesi işlemine karşı açılan davalarda itiraz konusu ibarenin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler iptali için başvurmuşlardır.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

2829 sayılı Yasa'nın itiraz konusu ibareyi de içeren 12. maddesi şöyledir:

'Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan vekendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.

Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır.'

B- İlgili Yasa Kuralı

2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi şöyledir:

'Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.'

C- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

A- 2002/33 esas sayılı davada,Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Enis TUNGA'nın katılımlarıyla28.2.2002 günündeyapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ ve Ertuğrul ERSOY'un karşıoyları ve oyçokluğuyla ,

B- 2005/40 esas sayılı davada, 12.5.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle,

karar verilmiştir.

V- BİRLEŞTİRME KARARI

24.5.1983 günlü, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasındaki'Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ''bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin 2002/33 esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2005/40 esas sayılı dava ile birleştirilmesine, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2005/40 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 12.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz

konusu ve ilgili Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların

gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten ve 2949 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 30.

maddesinin birinci fıkrası gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih

Acar, SGK Sosyal Sigortalar Genel Müdürü İbrahim Ulaş, SGK Kamu Görevlileri

Emeklilik İşleri Dairesi Başkanı İsmail Ertüzün, Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı İş Müfettişi Erol Güner ve SGK Kamu Görevlileri Emeklilik İşleri

Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Necmettin Taşan'ın 4.2.2009 günlü sözlü

açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararlarında, başka sosyal güvenlik kurumlarına bağlı

olarak çalıştıktan sonra, son bir yılda Emekli Sandığına tabi bir görevde

bulunanlara bu süre üzerinden emekli ikramiyesi ödendiği halde uzun süre Emekli

Sandığına tabi görevlerde çalışıp başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi

olarak yaşlılık aylığına hak kazananlara Emekli Sandığınca emekli ikramiyesi

ödenmediği, bunun kişinin sosyal güvenlik hakları kapsamında yer alan toplu

ödemeden (ikramiyeden) yararlanma hakkını ortadan kaldırdığı, adalet ve

hakkaniyet ölçülerine göre bu durumda olanlara, Emekli Sandığına tabi olarak

çalıştıkları sürelerdeki prim veya keseneklere göre emekli ikramiyesi ödenmesi

gerektiği, bu nedenlerle itiraz konusu ibarenin Anayasa'nın 2., 10. ve 60.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

2829 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin birinci fıkrasına göre emekli

ikramiyesi ödenebilmesi için, son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden

emekliye ayrılma ve kendilerine 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca

birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanma koşullarını taşımak

gerekmektedir. Bu koşulları taşıyanlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire,

kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerin

toplamı üzerinden 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre emekli ikramiyesi

ödenecektir. Bu koşullarla birlikte 5434 sayılı Yasa'nın 89. maddesinin birinci

fıkrasındaki''her tam fiili hizmet yılı için, ' hesaplanacak tutarların bir

aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.'hükmü gereğince emekli ikramiyesi

alabilmek için, T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerde en az bir yıl çalışmış

olmak da gerekmektedir.

2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesinin birinci fıkrasına göre, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacaktır.

1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin dördüncü fıkrasında'T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.'hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki düzenlemelere göre, farklı sosyal güvenlik

kurumlarındaki hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle 2829 sayılı Yasa'nın 8.

maddesi gereğince son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi

fazla olması nedeniyle Sosyal Sigortalar Kurumunca aylık bağlanması halinde,

aynı veya farklı kamu kuruluşlarında, gerek Emekli Sandığına, gerekse Sosyal

Sigortalar Kurumuna tabi olarak geçmiş olsun, anılan kamu kuruluşlarında geçen

toplam hizmet süreleri üzerinden son kamu kuruluşu işveren tarafından ilgiliye

kıdem tazminatı ödendiği; son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet

süresi fazla olan Emekli Sandığınca aylık bağlanması halinde ise son defa

Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılmayan ilgiliye, emekli

ikramiyesi ödenmediği, yalnızca kamuda işçi olarak geçen süreye karşılık kıdem

tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, bir yıldan fazla 5434 sayılı Yasa kapsamında görev yaptıktan sonra kamu dışında bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olarak çalışmalarını tamamlayıp 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlananlara da, son defa Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılma koşulunu taşımadıklarından Emekli Sandığına tabi olarak yaptıkları çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın 10. maddesindeki'kanun önünde eşitlik ilkesi'hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.

2829 sayılı Yasa'da benimsenen sistemle, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emekli olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı halde, itiraz konusu ibareyle son defa bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna göre ayırım yapılarak Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılmayanlara, 5434 sayılı Yasa'ya tabi çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemesi, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, adil sonuçlar doğurmadığından 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine de aykırıdır. Bu nedenle itiraz konusu ibare, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

İptal edilen ibarenin, ayrıca Anayasa'nın 60. maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında'Kanun, kanun

hükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların

hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten

kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi İptal hükmünün yürürlüğe gireceği

tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı

günden başlayarak bir yılı geçemez'denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da bu

kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise Anayasa Mahkemesi'nin,

iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu

yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki fıkra hükmünü

uygulayacağı belirtilmektedir.

İtiraz konusu ibarenin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

VIII- SONUÇ

A-24.5.1983 günlü, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan 'Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ...' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

B-İptal edilen ibarenin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

5.2.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Mustafa

YILDIRIM

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

KARŞIOY GEREKÇESİ

1982 Anayasası'nın Geçici 15. maddesinin, 12 Eylül 1980

tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet

Meclisi'nin Başkanlık Divanı'nı oluşturuncaya (6.12.1983) kadar geçecek süre

içinde, çıkarılan kanunların, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı

Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasa'ya

aykırılığının iddia edilemeyeceğine ilişkin son fıkrası 3.10.2001 günlü, 4709

sayılı Yasa ile madde metninden çıkarılmış, ancak aynı kurala koşut düzenleme

getiren 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Yasa'nın 25. maddesi değiştirilmemiştir. Bu durumda Anayasa

değişikliğine karşın belirtilen dönemde çıkan yasaların Anayasa'ya uygunluğunun

denetlenmesini engelleyen 2949 sayılı Yasa'nın 25. maddesinin ihmalinin mi

iptalinin mi gerektiğinin tartışılması gerekmiştir.

Anayasa'nın 152. maddesinde 'Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır' denilmektedir. Maddede 'davaya bakmakta olan mahkeme' yönünden bir sınırlandırma getirilmediğinden iptal ve itiraz başvuruları nedeniyle incelediği davalarda Anayasa Mahkemesi'nin davaya bakmakta olan Mahkeme olduğunda duraksanamaz.

2949 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin 2. bendinde 'Mahkemelerce

kendisine Anayasa'nın 152 nci maddesine göre intikal ettirilen işleri ve Yüce

Divan sıfatıyla çalışırken veya siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin

davalarda aynı madde gereğince ön mesele olarak bakması gereken işleri karara

bağlamak' Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Burada

yalnız Yüce Divan sıfatıyla çalışırken veya siyasî partilerin kapatılmasına

ilişkin davalardan söz edilmesi ise ön mesele olarak kabul edilen işlerin

bunlarla sınırlı olduğu anlamına gelmemekte, Anayasa Mahkemesi'nin asıl işlevi

olan Anayasa'ya uygunluk denetiminin yanı sıra görevlendirildiği bu iki konuda

doğabilecek duraksamaları önleme amacına yönelik bulunmaktadır.

Öte yandan, Anayasa'nın 152. maddesinin 'Anayasaya aykırılığın

diğer mahkemelerde ileri sürülmesi' biçimindeki başlığından yola çıkarak

Anayasa Mahkemesi'nin 'diğer mahkemeler' kapsamına girmemesi nedeniyle iptal ve

itiraz başvuruları nedeniyle baktığı davalarda uyguladığı bir kuralın

Anayasa'ya aykırılığını incelemeyeceği sonucuna varılamaz. Gerçekten böyle

düşünüldüğünde, Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan ve siyasî parti kapatma

davalarında da Anayasa'ya aykırılıksorununu ön mesele olarak inceleyememesi

gerekir. Çünkü bu davaların diğer mahkemelerde görülebilecek türden klâsik

davalar olması sonuçta bu davalara bakan Mahkeme'nin Anayasa Mahkemesi olduğu

gerçeğini ortadan kaldırmaz. Ayrıca Anayasa maddelerinin başlıkları Anayasa'nın

176. maddesine göre Anayasa metninden sayılmaz.

Öte yandan, Anayasa yargısının kabul edildiği bir hukuk

sisteminde, Anayasa'nın üstünlüğünün ve bağlayıcılığının sağlanabilmesi için

bir zorunluluk olmadıkça ihmâl yoluna gidilmesi olağan ve kabul gören bir

yöntem değildir. Bu bağlamda Anayasa'nın 138. maddesindeki hâkimlerin

Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm

vereceklerine ilişkin kuralla hakimlerin doğrudan Anayasa'yı uygulayabilmeleri

değil bakmakta oldukları bir davada uygulayacakları kuralları Anayasa'ya aykırı

bulmaları halinde bunların iptalleri için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne

başvurmaları sağlanarak aykırılığın giderilmesi amaçlanmıştır. Mahkemelerin

Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vardıkları kuralları ihmâl ederek doğrudan

Anayasa'yı uygulayabileceklerinin kabulü, Anayasa'ya uygunluk denetiminin

Anayasa Mahkemesi'ne verildiği bir hukuk sistemine ve onu yansıtan Anayasa'ya

aykırılık oluşturur.

Anayasa'nın Geçici 15. maddesinin son fıkrasının 4709 sayılı Yasa

ile kaldırılmasından önceki dönemde, bu fıkra kapsamına giren kimi yasalardaki

kuralların Anayasa'da yapılan değişiklikler sonucu Anayasa'ya aykırı duruma

gelmelerine karşın mahkemelerde görülmekte olan davalarda bunların Anayasa'ya

aykırılıklarının ileri sürülememesi nedeniyle aradaki aykırılık iptalin

imkânsızlığı karşısında zorunlu olarak ihmâl yoluyla giderilmeye çalışılmıştır.

Bir hukuk karmaşasının yaşandığı tartışmasız olan bu dönem, 4709 sayılı

Yasa'nın getirdiği değişiklikle sona ermiştir. Artık Türk hukuk sisteminde

'ihmâl' yönetimini haklı kılacak bir neden kalmamıştır. Ayrıca bu yöntem, ihmâl

edilmekle dolaylı olarak Anayasa'ya aykırı oldukları saptanan kimi kuralların

varlıklarını sürdürmelerine neden olmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 2949 sayılı Yasa'nın 25. maddesi iptal edilmeden, bu maddenin ihmâli yoluyla esasın incelenmesine geçilemeyeceği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye

Şevket

APALAK

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 2005/40, K. 2009/17, 5 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazların Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Birleştirme Kararı
  8. Vı- Esasın İncelenmesi
  9. Vıı- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  10. Kılıç
  11. Adalı
  12. Kantarcıoğlu
  13. Akyalçın
  14. Erten
  15. Yıldırım
  16. Özgüldür
  17. Karşıoy Gerekçesi
  18. Apalak
  19. Kantarcıoğlu
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2005/40
Karar No
2009/17
Tarih
5 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2006/72 K.2009/24
  • AYM Norm Denetimi E.2006/151 K.2009/31
  • AYM Norm Denetimi E.2007/91 K.2009/25
  • AYM Norm Denetimi E.2005/107 K.2009/23
  • AYM Norm Denetimi E.2006/19 K.2009/32
  • AYM Norm Denetimi E.2006/154 K.2009/35

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.