İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2005/94 K.2007/7

Üyeleri Kemal ANADOL ve Kemal KILIÇDAROĞLU ile birlikte 120 milletvekili

Esas2005/94Karar2007/7Tarih25 Ocak 2007Okuma15 dk · 2.935 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
25 Ocak 2007
Esas Sayısı
2005/94
Karar Sayısı
2007/7
Karar Günü
25.1.2007
R.G. Tarih-Sayı
20.03.2008-26822
İptal davasını açan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.935 kelime·15 dk okuma·14 bölüm

Üyeleri Kemal ANADOL ve Kemal KILIÇDAROĞLU ile birlikte 120 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU

2.7.2005 günlü, 5390 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;

1- 1. maddesiyle değiştirilen 10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 6. maddesinin üçüncü fıkrasının,

2- Geçici maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin,

Anayasa'nın 2., 10., 11., 67., 123., 127., 169. ve 170. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

2.7.2005 günlü, 5390 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;

1- 1. maddesiyle değiştirilen 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 6. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Büyükşehir belediyesi sınırları içine katılan ilçe belediyeleri büyükşehir ilçe belediyesine, diğer belediyeler ilk kademe belediyesine dönüşür. Köylerin tüzel kişiliği kalkar ve bunların mahalle olarak katılacağı belediyeler, Bakanlar Kurulu kararında belirtilir."

2- İptali istenen fıkraları da içeren Geçici Madde hükmü şöyledir:

"5216 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince büyükşehir belediyesi kapsamına alınan ilçelerin mülki sınırları içinde kalan, ancak aynı fıkrada belirtilen sınırlar dışında olan belediye ve köyler, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde belediye meclisi veya köy ihtiyar heyetinin talebi üzerine büyükşehir belediye meclisinin kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı ile başka bir işleme gerek kalmaksızın büyükşehir belediye sınırları içine alınabilir. Bu köylerin mahalle olarak hangi ilçe veya ilk kademe belediyesine katılacakları aynı meclis kararında gösterilir.

5216 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince merkezleri büyükşehir belediyesi sınırları dışında kalan ilçelerin, büyükşehir belediye sınırları içine giren belediye ve köyleri, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde belediye meclisi veya mahalle ihtiyar heyetinin kararı ve büyükşehir belediye meclisinin görüşü üzerine İçişleri Bakanlığının onayı ile başka bir işleme gerek kalmaksızın, eski statüleriyle, büyükşehir belediye sınırları dışına çıkarılabilir.

5216 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesine göre büyükşehir sınırları içinde kalan orman köylerinin tüzel kişiliği devam eder. Ancak ormanlarla ilgili diğer kanun hükümleri saklı kalmak üzere bu köyler imar bakımından büyükşehir belediyesinin mücavir alanı sayılırlar. Bu köylerde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütme görev ve yetkisi ilgili büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresine aittir. Bu tür hizmetler karşılığı orman köylerinde yaşayan nüfusa göre genel bütçeden alınacak İller Bankası payı ilgili büyükşehir belediyesine aktarılır.

B- İlgili Yasa Kuralı

5216 sayılı Yasa'nın Geçici 2. Maddesinin ilgili görülen birinci fıkrası şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülki sınırıdır. Diğer büyükşehir belediyelerinde, mevcut valilik binası merkez kabul edilmek ve il mülki sınırları içinde kalmak şartıyla, nüfusu birmilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı yirmi kilometre, nüfusu birmilyondan ikimilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı otuz kilometre, nüfusu ikimilyondan fazla olan büyükşehirlerde yarıçapı elli kilometre olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur."

C- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 10., 11., 67., 123., 127., 169. ve 170. maddelerine dayanılmıştır.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 19.9.2005 günün yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen ve ilgili görülen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- 5390 Sayılı Kanun'un 1. Maddesiyle Değiştirilen 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 6. Maddesinin Üçüncü Fıkrasının İncelenmesi

Dava dilekçesinde,

kuralla, seçimlerden sonra belediye meclisine yeni katılımları mümkün kılarak

meclisin oluşmuş bulunan temsilci sayı ve oranının değiştirildiği; Avrupa Yerel

Yönetimler Özerklik Şartı'nın gerekli kıldığı referandumun öngörülmediği;

büyükşehir belediyesine katılacak ilçe ve ilk kademe belediye üyelerinin

seçildiği seçim çevresi ile büyükşehir belediye meclisi üyelerinin seçildiği

seçim çevrelerinin farklılığı nedeniyle, seçmenlerin oy vermediği yeni bir

belediye meclisinin oluşturulduğu; köy tüzel kişiliğinin oluşmasının hak

yaratıcı bir işlem olması nedeniyle, bunların tüzel kişiliklerinin

kaldırılmasının hukuk güvenliği ilkesini ihlal ettiği, bu nedenlerle

Anayasa'nın 2., 11., 67., ve 127. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İptal istemine konu fıkrada, büyükşehir belediyesi sınırları içine katılan ilçe belediyelerinin büyükşehir ilçe belediyesine, diğer belediyelerin ilk kademe belediyesine dönüşeceği, köylerin tüzel kişiliğinin kalkacağı ve bunların mahalle olarak katılacağı belediyelerin Bakanlar Kurulu kararında belirtileceği ifade edilmektedir.

Bu değişikliği fıkranın eski halinden ayıran en önemli özellik, büyükşehir

belediyesi sınırları içine alınan ve nüfusu elli binin altındaki

belediyelerin büyükşehir belediyesine katılım sonrası tüzel kişiliklerini

muhafaza edecek olmasıdır. İlçe belediyeleri ile köylerin durumunda ise

farklılık bulunmamaktadır. Katılan ilçe belediyelerinin büyükşehir ilçe belediyesine,

köylerin ise tüzel kişiliğin kaybıyla mahalleye dönüşmesi öngörülmektedir.

Ayrıca bunların mahalle olarak katılacağı belediyelerin Bakanlar Kurulu

kararında belirtileceği ifade edilmektedir. Burada Bakanlar Kurulu'na verilen

yetkinin maddenin ikinci fıkrasına göre alınan katılma kararı için geçerli

olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü maddenin birinci fıkrasına göre gerçekleşen

katılmalarda Bakanlar Kurulu'nun bu türden bir kararına gerek

bulunmamakta, katılma konusu katılınacak belediye meclisinin talebi üzerine

büyükşehir belediye meclisi tarafından karara bağlanmaktadır.

Anayasa'nın 127. maddesinin birinci fıkrasında mahallî idareler,

il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere

kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları yine kanunda gösterilen

seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileri olarak tarif

edilmiş, ikinci fıkrasında, bunların kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin

yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği belirtilmiş,

üçüncü fıkrasının son tümcesinde ise "Kanun, büyük yerleşim

merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir" denilmek

suretiyle büyükşehir belediyesi kurulmasına imkân sağlamıştır.

Anayasa'nın bu kuralı gereğince büyükşehir belediyesi kurulması için kanun veya

KHK çıkarılması gerekir. Ancak, büyükşehir belediyesinin kurulduğu yerlerde

daha önceden mevcut bir belediye bulunduğundan buraların kanun veya KHK ile

büyükşehir belediyesine dönüştürüldükleri görülmektedir.

İptal istemine konu düzenlemeye göre büyükşehir belediyesi sınırları kapsamına alınan belediyelerin nüfuslarına bakılmaksızın tüzel kişiliği devam edecektir. Oysa fıkranın eski haline göre ilçe belediyesi olmayıp nüfusu ellibinin altındaki belediyelerin tüzel kişiliklerinin de köyler gibi kaldırılması öngörülmekteydi. Ancak, ilçe ve belde belediyeleri büyükşehir belediyesi ilçe veya ilk kademe belediyesine dönüşeceğinden, Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamına alınmalarına bağlı olarak görev ve yetkileri itibariyle geleneksel belediyelerin tâbi olduğu hukuki rejimden ayrılmaları kaçınılmaz olacaktır. Katılımın köyler bakımından en temel hukuki sonucu ise tüzel kişiliğin kaybıdır.

Anayasa'nın 123. maddesinin son fıkrasında "Kamu

tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak

kurulur" denilmektedir. Buna göre, kamu tüzelkişi kanunla ya da

kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak idari işlemle kurulabilir. Aynı

şekilde yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca, bunların kaldırılmaları da

kanunla ya da kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak idari işlemle

mümkündür. Bu bakımdan tüzel kişiliğin kaybı için de ya yasal bir düzenleme

veya yasal düzenlemenin yetki vermesiyle tesis edilen idari bir işleme gerek

bulunmaktadır. Şüphesiz, tüzel kişiliğin kaybı veya hukuki statünün kısmen

değişmesi ile sonuçlanacak yasal düzenlemelerle idari işlemlerin yapılması

sırasında Anayasa'nın diğer kurallarının da göz önünde tutulması, başka bir

anlatımla, bunların kamu yararı amacına aykırı olmaması ve kazanılmış haklara

zarar vermemesi gibi ilkeler de dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekir.

Büyük yerleşim yerleri için özel bir yönetim birimi olarak

tasarlanan büyükşehir belediyelerinin gerek kuruluşunda, gerekse sınırlarının

genişlemesine bağlı olarak gerçekleşen katılımlarda, daha önce ilçe belediyesi,

belediye veya köy biçimindeki tüzel kişiliklerin kaybı veya bu statülerin

muhafazasıyla birlikte kimi yetki ve görevlerde değişiklik olması kaçınılmazdır.

Aksi hâlde, büyük yerleşim yerlerinin büyükşehir belediyesi olarak örgütlenmesi

mümkün olmayacağı gibi, köy ya da belediye olarak eski hukuki statüleriyle

görev ve yetkilerini aynen muhafaza ederek büyükşehir belediyesine katılımla,

büyükşehir belediyesi kurulmasından beklenen yararın sağlamayacağı açıktır.

Ayrıca, Yasa'nın Geçici 2. maddesinin altıncı fıkrasında, "Büyükşehir

belediye sınırlarına alınan belediyelerin organları büyükşehir belediyesi ilçe

veya ilk kademe belediyesi organları; köy muhtar ve ihtiyar heyeti ise mahalle

muhtar ve ihtiyar heyeti olarak ilk mahalli idareler genel seçimine kadar

görevlerine devam ederler" denilmek suretiyle, katılan yerlerin

seçilmiş organlarının ilk mahalli seçimlere kadar görevlerini sürdürmeleri de

temin edilmiştir. Büyükşehir kurulmasında veya bunların sınırlarının

genişletilmesinde kimi mahalli idarelerin hukuki statülerinin değişmesine veya

kaybına olanak veren düzenlemenin Anayasa'nın 2., 67. ve 127. maddelerine

aykırı bir yönü görülmemiştir. Anayasa'nın 11. maddesi anayasal denetimde

işlevsel olmadığından bu yönde inceleme yapılmamıştır.

Açıklanan nedenlerle iptal isteminin reddi gerekir.

B- 5390 Sayılı Kanun'un Geçici Maddesinin Birinci ve İkinci Fıkraları ile Üçüncü Fıkrasının Birinci ve İkinci Tümcelerinin İncelenmesi

1- Anlam ve Kapsam

5216 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesinin birinci fıkrasında,

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülki sınırıdır. Diğer büyükşehir belediyelerinde, mevcut valilik binası merkez kabul edilmek ve il mülki sınırları içinde kalmak şartıyla, nüfusu birmilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı yirmi kilometre, nüfusu birmilyondan ikimilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı otuz kilometre, nüfusu ikimilyondan fazla olan büyükşehirlerde yarıçapı elli kilometre olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur"

denilmek suretiyle, mevcut büyükşehir belediyelerinin sınırları yeniden tespit edilmiştir. Buna göre, Yasa'nın yürürlüğe girdiği 23 Temmuz 2004 tarihi itibariyle İstanbul ve Kocaeli için il mülkî sınırları bu yerlerdeki büyükşehir belediyelerinin yeni sınırı olarak belirlenmiş, diğer büyükşehir belediyeleri için de kademeli bir ölçü getirilmiş; Valilik binası merkez kabul edilmek suretiyle nüfusu bir milyona kadar olan büyükşehirlerde 20, bir milyondan iki milyona kadar olanlarda 30, iki milyondan fazla olanlarda ise 50 kilometre yarı çaplı dairenin sınırı o yer büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturacağı ifade edilmiştir. Ancak bu yöntem il mülkî sınırları içinde geçerlidir.

Adı geçen maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada 20, 30 ve 50 km. yarıçapı esas alınarak belirlenen yeni sınırlar içerisindeki ilçelerin büyükşehir ilçe belediyeleri, beldelerin de büyükşehir ilk kademe belediyeleri haline geleceği belirtildikten sonra, bu durumdaki belediyeler hakkında Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Belediye Kanunu'nun belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına veya başka bir belediyeye katılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Burada sözü edilen hükümlerden katılmaya ilişkin 5216 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5393 sayılı Yasa'nın 8. maddesinin kastedildiği anlaşılmaktadır.

Yarıçap hesabıyla yapılan bu belirleme sonucunda kimi belediye

veya köylerin bazı kısımlarının büyükşehir belediyesi içerisinde veya dışında

kalması kaçınılmaz olmuştur. Bu sorun kısmen Geçici 2. maddenin dördüncü

fıkrasıyla giderilmeye çalışılmış, büyükşehir belediyesine alınan ilçelerin

mülki sınırları içerisinde kalan belediye ve köyler ile belediyelerin mücavir

alan sınırları içerisindeki köylerin büyükşehir belediyesine katılması yolu

açılmıştır. Ancak, bu düzenlemenin, gerek büyükşehir belediyesine katılım

yönünde tek yanlı olması, gerekse öngörülen altı aylık sürenin kısalığı

nedeniyle katılım konusundaki sorunun tam olarak çözülemediği gerekçesiyle

iptal istemine konu Geçici maddenin yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır.

İptali istenilen düzenlemelerden birinci ve ikinci fıkralarla,

5216 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince büyükşehir

belediyesi kapsamına alınan ilçelerin mülkî sınırları içinde kalan, ancak aynı

fıkrada belirtilen sınırlar dışında olan belediye ve köylerin, bu Kanunun

yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde belediye meclisi veya köy ihtiyar

heyetinin talebi üzerine büyükşehir belediye meclisinin kararı ve İçişleri

Bakanlığının onayı ile başka bir işleme gerek kalmaksızın büyükşehir belediye sınırları içine alınması,

diğer yandan ise, söz konusu Geçici 2. maddenin birinci fıkrası gereğince,

merkezleri büyükşehir belediyesi sınırları dışında kalan ilçelerin, büyükşehir

belediye sınırları içine giren belediye ve köylerinin, bu Kanunun yayımı tarihinden

itibaren iki yıl içinde belediye meclisi veya mahalle ihtiyar heyetinin kararı

ve büyükşehir belediye meclisinin görüşü üzerine İçişleri Bakanlığı'nın onayı

ile, başka bir işleme gerek kalmaksızın, eski statüleriyle,

büyükşehir belediye sınırları dışına çıkarılabilmesi

sağlanmaktadır.

Geçici maddenin üçüncü fıkrasının iptali istenen

birinci ve ikinci tümcelerinde ise, 5216 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde,

büyükşehir sınırları içinde kalan orman köylerinin tüzel kişiliğinin devam

edeceği, ancak, ormanlarla ilgili diğer kanun hükümleri saklı kalmak üzere, bu

köylerin imar bakımından büyükşehir belediyesinin mücavir alanı sayılacağı

belirtilmektedir. Bu düzenleme Geçici 2. maddenin üçüncü fıkrasının üçüncü ve

dördüncü tümcelerinin tekrarı niteliğindedir. Fıkranın iptale konu edilmeyen

devamı tümcelerinde ise büyükşehir belediyesi içine alınan orman köylerinin su

ve kanalizasyon hizmetlerini yürütme görev ve yetkisinin ilgili büyükşehir

belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresine ait olduğu, bu tür hizmetler

karşılığı orman köylerinde yaşayan nüfusa göre genel bütçeden alınacak İller

Bankası payının da ilgili büyükşehir belediyesine aktarılacağı

vurgulanmaktadır.

2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Dava dilekçesinde, seçimlerden sonra belediye meclisine yeni

katılmaları mümkün hâle getirerek meclisin oluşmuş temsilci sayı ve oranının

değiştirildiği; orman köylerinin imar bakımından büyükşehir belediyesi

mücavir alanı sayılmasıyla buralardaki imar işlemlerin büyükşehir belediyesi

tarafından yapılmasına olanak sağlandığı, bunun da orman sınırlarında daraltma

yapılması sonucunu doğuracağı; diğer köylerin tüzel kişiliği kaldırılmış iken

orman köylerinin tüzel kişiliğinin devam ettirilmesinin eşitliğe aykırı olduğu,

orman köylerinin tüzel kişiliği devam etmekle beraber imar konusunda vesâyet

makamı olmayan büyükşehir belediyesine tâbi kılındıkları ifade edilerek

düzenlemenin Anayasanın 2., 10., 67., 123., 127., 169. ve 170. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Seçimlerden sonra meclis yapısının değiştirilmesi biçimindeki

iptal gerekçesinin burada incelenen düzenlemelerle doğrudan ilgisinin

bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gerek iptal istemine konu bu madde, gerekse atıf

yapılan Geçici 2. madde gereğince gerçekleşen katılmalarda, katılan

belediyelerin büyükşehir belediye meclisinde temsiline dair hüküm

bulunmamaktadır. Temsil konusunun Yasa'nın "büyükşehir belediyesine

katılma" başlıklı 6. maddesi hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde,

yeni sınırlar içerisine dahil olan ilçe, belde veya köylerin hukuki

statülerindeki değişimin yanı sıra, bunların büyükşehir belediye meclislerinde

temsili sorunu da ortaya çıkmaktadır. Temsil konusu Yasa'nın 6. maddesinin

dördüncü fıkrasında, "İlçe ve ilk kademe belediyesi olarak büyükşehir

belediye sınırları içine katılan belediyeler, mevcut belediyelerin temsil

edildiği şekilde büyükşehir belediye meclisinde temsil edilirler" biçiminde

düzenlenmiştir. Buna göre, bu konuda ileri sürülen gerekçelerin doğrudan

Yasa'nın 6. maddesinin dördüncü fıkrasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bununla

birlikte, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıllık

sürede büyükşehir belediyesine katılma veya bundan ayrılmaların

doğal sonucu olarak, büyükşehir belediyesinde bunların temsili, ya da ayrılmaya

bağlı olarak büyükşehir belediye meclisinde değişiklik gündeme gelebilir.

Düzenleme ile, büyükşehir belediyesine katılan belediyelere, Yasanın 6. maddesi

çerçevesinde temsil imkanı sağlanmış olacaktır. Bu bakımdan büyükşehir belediye

meclisinin seçimle oluşmuş yapısının değişmesi katılma veya ayrılma dolayısıyla

gerçekleşmektedir.

Anayasa'nın 127. maddesinin birinci fıkrasında mahallî idareler,

il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere

kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları yine kanunda gösterilen

seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileri olarak tarif

edilmiş; ikinci fıkrasında, bunların kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin

yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği belirtilmiş;

üçüncü fıkrasının ilk tümcesinde seçimlerinin, 67. maddedeki esaslara göre beş

yılda bir yapılacağı ifade edilirken, son tümcesinde de, "Kanun,

büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir" denilmek

suretiyle büyükşehir belediyesi kurulmasına imkân sağlamıştır.

Anayasanın 67. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında "Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir. Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır" denilmek suretiyle seçimlere ilişkin esaslara yer verilmiştir.

5216 ve 5390 sayılı Yasalarla getirilen yeni sistemde büyükşehir

belediyesinin sınırlarının idari işlemle genişletilmesi mümkün hale

getirilmiştir. Büyük yerleşim merkezleri için ayrı bir yönetim biçimi

öngörüldüğüne göre, bunların sınırlarının genişlemesine bağlı olarak kimi yerel

yönetimlerin sınırlarında da değişiklik kaçınılmaz olabilir. Anayasa'nın 127.

maddesinin ikinci fıkrasındaki "yerinden yönetim" ilkesiyle üçüncü

fıkrasındaki "özel yönetim biçimi" birlikte değerlendirildiğinde, bu

nitelikte bir genişlemenin anılan maddenin birinci fıkrasındaki "mahallî

müşterek ihtiyaç" kavramından kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır.

Mahalli ihtiyacın müştereklik nispetine göre, düzenleme kapsamındaki yerlerin

büyükşehir belediyesine katılması veya bundan ayrılması gerekebilir.

Öte yandan, Yasa'nın Geçici 2. maddesinin altıncı fıkrasında, "Büyükşehir belediye sınırlarına alınan belediyelerin organları büyükşehir belediyesi ilçe veya ilk kademe belediyesi organları; köy muhtar ve ihtiyar heyeti ise mahalle muhtar ve ihtiyar heyeti olarak ilk mahalli idareler genel seçimine kadar görevlerine devam ederler" denilmek suretiyle, katılan yerlerin seçilmiş organlarının ilk mahalli seçimlere kadar görevlerini sürdürmeleri de temin edilmektedir.

Açıklanan nedenlerle iptal istemine konu düzenlemelerin Anayasanın 2., 67., 123. ve 127. maddelerine aykırı bir yönü görülmemiştir.

5216 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemeye göre büyükşehir belediyesine katılmalarda, katılanın köy olması durumunda bunun tüzel kişiliğini kaybederek mahalleye dönüşmesi öngörülmüş, ancak orman köyleri bunun dışında tutulmuştur.

Anayasa'nın 169. maddesinin birinci fıkrasında, "Devlet,

ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar

ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir, bu

yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi

Devlete aittir" denilmiş, müteakip fıkralarda da ormanların

korunmasına dair hükümlere yer verilmiştir. 170. maddesinde ise, "Ormanlar

içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve

bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde

Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden

önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin

değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar

görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman

içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için

Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi

kanunla düzenlenir. Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer

girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır. Orman içinden

nakledilen köyler halkına ait araziler, devlet ormanı olarak derhal

ağaçlandırılır" denilmiştir.

Böylece Anayasa koyucu, ormanların korunmasıyla bağlantılı olarak

orman köyleri ve köylüsü için özel bir koruma sağlamak suretiyle bu köyleri

diğerlerinden farklı bir konuma getirmiştir. O halde orman köyleri ile bu

statüde olmayan köylerin karşılaştırılarak eşitlik değerlendirmesine tabi

tutulmaları mümkün değildir. Öte yandan, büyükşehir belediyesi sınırları içene

alınan ve imar ve alt yapı hizmetleri açısından bu belediyelerin mücavir

alanına giren orman köyleri hakkındaki düzenlemeden orman köylerinin

sınırlarını daraltma anlamı çıkarılamaz. Ormanların korunması ve sınırlarının

daraltılamaması konusunda, bunların büyükşehir belediyesi içinde veya dışında

kalmasına bakılmaksızın Devlete verilen anayasal görev devam ettiğinden,

düzenlemenin Anayasa'nın 10., 169. ve 170. maddelerine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle iptal isteminin REDDİNE karar verilmesi gerekir.

V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

2.7.2005 günlü, 5390 sayılı "Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un;

1- 1. maddesiyle değiştirilen 10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 6. maddesinin üçüncü fıkrasına,

2- Geçici maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerine,

yönelik iptal istemleri, 25.1.2007 günlü, E. 2005/94, K. 2007/7 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra ve tümcelere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 25.1.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

2.7.2005 günlü, 5390 sayılı "Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un;

1- 1. maddesiyle değiştirilen 10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 6. maddesinin üçüncü fıkrasının,

2- Geçici maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin,

Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, 25.1.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Tülay

TUĞCU

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

Üye

Serruh

KALELİ

Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi, E. 2005/94, K. 2007/7, 25 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. Iı- Yasa Metinleri
  5. Iıı- İlk İnceleme
  6. Iv- Esasın İncelenmesi
  7. V- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  8. Tuğcu
  9. Kılıç
  10. Adalı
  11. Kantarcıoğlu
  12. Akyalçın
  13. Erten
  14. Özgüldür
  15. Apalak
  16. Kaleli
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2005/94
Karar No
2007/7
Tarih
25 Ocak 2007

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2005/95 K.2007/5
  • AYM Norm Denetimi E.2004/31 K.2007/11
  • AYM Norm Denetimi E.2004/44 K.2007/10
  • AYM Norm Denetimi E.2004/79 K.2007/6
  • AYM Norm Denetimi E.2005/32 K.2007/3
  • AYM Norm Denetimi E.2006/131 K.2007/4

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.