KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2006
- Esas Sayısı
- 2006/60
- Karar Sayısı
- 2006/51
- Karar Günü
- 17.4.2006
- R.G. Tarih-Sayı
- 04.11.2006-26336
- İtiraz yoluna başvuran
- Hakkari Ağır Ceza
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
19.3.1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa ile değiştirilen 168. maddesinin ve bu maddeye dayanılarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin üçüncü fıkrasının, Anayasa'nın 7., 10., 55., 73., 128. ve 161. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan Veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle Hazine'ye karşı açılan davada, 1136 sayılı Yasa'nın 168. maddesi ile bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 4.12.2005 günlü, 26013 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa ile değiştirilen itiraz konusu 168. maddesi şöyledir:
“Madde 168.- Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim
kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o
yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Bu tarife
Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar
verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı
uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle
birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye
Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin
altıncı fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır.
Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.”
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu Yasa kuralı, ilgili Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anayasa Mahkemesi'nin Görevi Sorunu
Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerinin belirtildiği Anayasa'nın 148. maddesinde “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.” denilmiştir.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre de, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir yasa veya yasa hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse, bu konuda karar verilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir.
Bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin iptali istemini incelemek Anayasa Mahkemesi'nin görevine girmediğinden, bu yöndeki başvurunun, başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
B- Davada Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre
mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları bir yasa veya yasa
hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o
hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu
kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için
elinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir dava bulunması ve iptali
istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa
kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya
davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte
bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'de bakılmakta olan dava, davacıların 1999 yılında tutuklandıktan sonra yargılanmaları sonucunda beraat etmeleri nedeniyle, haksız olarak tutuklandıklarından bahisle 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan Veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa
ile değiştirilen 168. maddesinin birinci fıkrasında, baronun yönetim
kurullarının, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile
diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren birer
tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderecekleri; ikinci
fıkrasında, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim
kurullarının teklifleri de gözönüne alınmak suretiyle uygulanacak tarifenin o
yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderileceği, bu
tarifenin, Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde
Bakanlıkça karar verilmediği veya onaylandığı takdirde kesinleşeceği, ancak Adalet
Bakanlığının uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri göndereceği, geri
gönderilen bu tarifenin, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış
sayılayacağı, sonucun Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığı'na
bildirileceği, 8. maddenin altıncı fıkrası hükümlerinin kıyasen uygulanacağı ve
üçüncü fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın
tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan
tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin, Avukatlık Asgari
Ücret Tarifesinin hazırlanma, onaylanma ve kesinleşme sürecini düzenleyen
birinci ve ikinci fıkralarının bakılmakta olan davada uygulanacak kural kabul
edilebilmesi için, doğrudan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden kaynaklanan bir
uyuşmazlığın bulunması ve sözkonusu kuralların da uyuşmazlığın sona erdirilmesine
olumlu ya da olumsuz katkı sağlayacak nitelikte olması gerekir. Mahkeme'de
görülmekte olan dava ise, 466 sayılı Yasa'dan kaynaklanmış olup, davanın kabulü
halinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin üçüncü fıkrasına göre
hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
uyarınca hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilecek olmasının, bu Tarifenin
hazırlanma, onaylanma ve kesinleşme sürecini düzenleyen birinci ve ikinci
fıkralarını, davada uygulanacak kural haline getirmeyeceği açıktır.
Bu durumda, 1136 sayılı Yasa'nın 168. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının bakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara yönelik başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
C- On Yıllık Süre Sorunu
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin iptali istenen üçüncü fıkrasına yönelik olarak daha önce yapılan başvuru 3.3.2004 günlü, E.2002/126, K.2004/27 sayılı kararla esastan incelenerek reddedilmiş ve bu karar 19.2.2005 günlü, 25732 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'nin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı yasa hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla tekrar Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamaz.
Anayasa Mahkemesi'nce işin esasına girilerek, hakkında ret kararı verilen itiraz konusu kuralla ilgili yeni bir başvurunun yapılabilmesi için, önceki kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı 19.2.2005 gününden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz geçmemiştir.
Bu nedenle belirtilen fıkraya yönelik başvurunun, Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca reddi gerekir.
TUĞCU
Başkanvekili
Haşim
KILIÇ
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT
Anayasa Mahkemesi, E. 2006/60, K. 2006/51, 17 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası