İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2006/76 K.2008/142

Mahkemesi

Esas2006/76Karar2008/142Tarih18 Eylül 2008Okuma10 dk · 1.948 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
18 Eylül 2008
Esas Sayısı
2006/76
Karar Sayısı
2008/142
Karar Günü
18.9.2008
R.G. Tarih-Sayı
23.12.2008-27089
İtiraz yoluna başvuran mahkeme
Kartal 2. Aile
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.948 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

3.12.2001 günlü, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinin Anayasa'nın 10., 41. ve 90. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Bakılmakta olan boşanma davasında itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

3.12.2001 günlü, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesi şöyledir:

"Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.

Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tâbi oldukları mal rejimi devam eder. Dava boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanırsa, bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümler uygulanır. Davanın redle sonuçlanması hâlinde eşler, kararın kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, Kanunun yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.

Şu kadar ki eşler, yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirler.

Yukarıdaki hükümler uyarınca mal birliği veya mal ortaklığı rejiminin yasal mal rejimine dönüşmesi hâlinde, Türk Kanunu Medenîsinin ilgili mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümleri uygulanır."

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında Anayasa'nın 10., 41. ve 90. maddelerine dayanılmış, 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikle uygulanacak kural konusu üzerinde durulmuştur.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta

olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde

kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin

ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptali

için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca

bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için, elinde yöntemince

açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen

kuralın o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları ise,

davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz etki yapacak nitelikteki kurallardır.

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun

yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden önce açılan boşanma davasında, davanın

devamı sırasında ve boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanması halinde eşlerin

tâbi oldukları mal rejimini, 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve

Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve

ikinci tümcelerini uygulayarak belirleyecektir. Bu Kanun'un birinci fıkrası,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce evlenen eşler

arasındaki mal rejimine; ikinci fıkrasının üçüncü tümcesi, boşanma davasının

redle sonuçlanması halinde eşler arasındaki mal rejimine; üçüncü fıkrası,

eşlerin mal rejimi sözleşmesi yaparak, mal rejiminin evlenme tarihinden

itibaren geçerli olacağını kabul edebileceklerine; dördüncü fıkrası ise 4722

sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca mal birliği ve mal ortaklığı rejiminin

yasal mal rejimine dönüşmesi halinde Türk Kanunu Medenisi'nin ilgili mal

rejiminin sona ermesiyle ilgili hükümlerinin uygulanacağına ilişkin

düzenlemeler içermektedir. Buna göre 3.12.2001 günlü, 4722 sayılı Türk Medenî

Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinin, birinci

fıkrasının, ikinci fıkrasının üçüncü tümcesinin, üçüncü fıkrasının ve dördüncü

fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma

olanağı bulunmadığından, bu kurallara ilişkin başvurunun Mahkemenin

yetkisizliği nedeniyle REDDİNE; dosyada eksiklik bulunmadığından aynı Kanun'un

10. maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin esasının

incelenmesine, 30.5.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, aile hukuku ile ilgili olaylar ve hukuki

sonuçlarının kamu düzeni ile ilgili olduğu; tarafların 4721 sayılı Türk Medeni

Kanunu'nda düzenlenen mal rejimlerinin içeriklerinde diledikleri değişikliği

yapabilme serbestîlerinin bulunmadığı ve mal rejimlerinin beklenen hak

niteliğinde olmaları nedeniyle ancak eşlerin boşanmaları halinde

uygulanabilecekleri ve bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan

yasal mal rejimi ile ilgili düzenlemelerin 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun

Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2., 3. ve 4. maddeleri uyarınca

geçmişe etkili olması gerektiği belirtilerek itiraz konusu kuralın Anayasa'nın

10., 41. ve 90. maddelerine aykırılığı ileri sürülmektedir.

Mal rejimi, eşlerin evlilik birliğinden önce ve/veya evlilik

birliği devam ederken sahip oldukları mal varlıkları üzerindeki hak ve

yükümlülüklerini, sorumluluklarını ve sona erme halinde mal varlığı

değerlerinin akıbetini düzenleyen kurallar bütünüdür. 4722 sayılı Türk Medeni

Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinin ikinci

fıkrasının birinci ve ikinci tümceleriyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe

girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar

eşler arasında 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi gereğince tabi oldukları mal

ayrılığı, mal birliği veya mal ortaklığı rejiminin devam edeceği, davanın

boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanması halinde bu mal rejiminin sona

ermesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, başvuru kararında itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10., 41. ve 90. maddelerine aykırılığını ileri sürmekte ise de, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi ileri sürülen gerekçelerle bağlı olmadığından, itiraz konusu kural ilgili görülen Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

"Hukuk güvenliği ilkesi", hukuk devletinde uyulması zorunlu olan temel ilkelerden birini oluşturmaktadır. Anayasada öngörülen temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının ve insan haklarının yaşama egemen kılınmasının önkoşulu olan hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.

Hukuk devletinin gereği olan hukuk güvenliğini sağlama yükümlülüğü, kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. "Yasaların geriye yürümezliği ilkesi" uyarınca yasalar, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması hukukun genel ilkelerindendir.

Yasa koyucu, yasaların geriye yürümezliği ilkesinin gereği olarak, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tâbi oldukları mal rejiminin devam edeceğini, davanın boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanması halinde bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümlerin uygulanacağını kabul etmiştir.

Özel hukuktaki yasal düzenlemelerin

kamu düzeninden sayılmaları, bu düzenlemelerin toplumun her yönden genel

çıkarlarını koruyan hükümlerden oluşması koşuluna bağlıdır. Bu nedenle kamu

düzeninden olan yasal düzenlemeler, tarafların aksini kararlaştıramayacağı

emredici hukuk kurallarından oluşur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda mal

rejimi ile ilgili konularda tarafların sözleşme özgürlüğüne bir takım

sınırlamalar getirilmiş olmakla birlikte, Kanun'un 215., 221., 223., 227.,

237., 238., 239., 240., 253., 254., 255., 258., 259., 260., 276. ve 277.

maddeleri, eşlerin mal rejimlerinin içeriğinde yapabilecekleri değişikliklerle

ilgili hükümler içermektedir. Bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun

eşlerin Kanun'da belirtilen mal rejimlerinden dilediğini seçebilmelerine ve mal

rejimlerinin içeriğinde değişiklik yapabilmelerine olanak tanıyan düzenlemeleri

ile toplumun; dünya görüşü, evlilik ve parasal konulardaki düşünceleri,

evlilikten beklentileri, ihtiyaç ve arzuları birbirinden tamamen farklı olan

bireylerden ve bu bireylerin oluşturduğu değişik aile tiplerinden meydana

gelmesi nedeniyle, yasal mal rejimi olarak öngörülecek tek bir mal rejiminin

bütün aile tiplerinin ihtiyaçlarını karşılayamayacağı, tanınmış olan sözleşme

hürriyeti ve kazanılmış haklar gerçeği karşısında, 4721 sayılı Türk Medeni

Kanunu'nun yasal mal rejimiyle ilgili hükümlerinin geriye yürütülmesinin kamu

düzeni ile ilgili olduğu söylenemez.

Beklenen hak, eski yasa zamanında henüz tüm sonuçlarıyla doğmamış

bulunan fakat doğması olasılık içinde olan haktır. Bir hakkı doğuran olayın

eski yasa zamanında ortaya çıkması, hatta hakkı oluşturan öğelerden bir

kısmının da eski yasa zamanında oluşması mümkündür. Fakat hak tüm sonuçlarıyla

doğmamışsa, bunu doğuran olay eski yasa zamanında ortaya çıksa dahi bu olaya

yeni yasa hükümleri uygulanır. Yönetim, yararlanma, sorumluluk, mülkiyet ve

paylaşım kurallarından oluşan ve evliliğin genel hükümleri arasında yer alan

mal rejimi, eşler arasında evlenme anından itibaren hüküm ifade etmeye başlar.

Bu nedenle eşler evlendikleri andan itibaren mal rejimi kurallarına tabi

olurlar. Bu kurallar arasında boşanma ile birlikte sona eren mal rejiminde

malların nasıl tasfiye edileceği de yer almaktadır. Boşanma davası sonunda

verilen boşanma kararının kesinleşmesiyle hüküm ifade etmeye başlayan olay, mal

rejimi değil, evlenme ile hüküm ifade etmeye başlayan mal rejiminin

hükümlerinden biri olan tasfiye sürecidir. Bu nedenle mal rejimine ilişkin

hakların beklenen hak niteliğinde oldukları da söylenemez.

Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda yasa koyucunun takdir hakkını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan yasal mal rejimine ilişkin hükümlerin geçmişe yürümeyi gerektirecek ayrık durumlar dışında geçmişe etkili olarak uygulanmaması yönünde kullanmasının hukuk devletine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

Anayasa'nın 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk,

cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle

ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara

sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir

kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve

idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak

hareket etmek zorundadırlar." denilerek eşitlik ilkesine yer

verilmiş, ayrıca Anayasa'nın 41. maddesinin birinci fıkrasında ailenin Türk

toplumunun temeli olduğu ve eşler arasında eşitliğe dayandığı belirtilerek

eşitlik ilkesinin eşler arasında da geçerli olduğu vurgulanmıştır. Eşitlik

ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme

bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını

önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kişi ve topluluklara ayrı kurallar

uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde

eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.

Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik

kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı

hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik

ilkesi zedelenmez.

Yasaların ve yasalarla getirilen kuralların genel olması, hukuk

devleti ve yasa önünde eşitlik ilkelerinin bir sonucudur. Yasaların

genelliğinden anlaşılan, belli kişileri hedef almayan, özel bir durumu

gözetmeyen, önceden saptanıp soyut biçimde herkese uygulanabilecek kurallar

içermesidir. Buna göre yasa kurallarının her şeyden önce genel nitelikte

olması, herkes için objektif hukuki durumlar yaratması ve aynı hukuki durumda

bulunan kişilere ayırım gözetilmeksizin uygulanabilir olması gerekir. Bu

anlamda itiraza konu kuralla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe

girmesinden önce boşanma davası açan eşler arasında ayırım yapan bir düzenleme

getirilmediği, her iki eşe de eşit haklar tanınarak objektif hukuki durumlar

yaratıldığı görülmektedir.

Bu nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10. ve 41. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 90. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

3.12.2001 günlü, 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ali GÜZEL ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 18.9.2008 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit ADALI

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Cafer ŞAT

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Ali GÜZEL

Üye

Fettah OTO

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

KARŞIOY

GEREKÇESİ

4722 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusu birinci ve ikinci tümceleri ile Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları yönünden eşler arasında tâbi oldukları mal rejiminin devam edeceği hükme bağlandığından, bu tür uyuşmazlıklarda eşlere 4721 sayılı Yasa'da öngörülen yasal mal rejiminin uygulanması söz konusu olmayacaktır. Bu durumda özde bir farklılık göstermeyen 2006/37 nolu karardaki karşıoy gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye Serruh KALELİ Üye Zehra Ayla PERKTAŞ Başkanvekili Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye Fulya KANTARCIOĞLU Üye Ali GÜZEL Üye Zehra Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2006/76, K. 2008/142, 18 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. A. Necmi ÖZLER
  9. Karşıoy
  10. Gerekçesi
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2006/76
Karar No
2008/142
Tarih
18 Eylül 2008

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2005/90 K.2008/146
  • AYM Norm Denetimi E.2006/37 K.2008/141
  • AYM Norm Denetimi E.2003/103 K.2008/139
  • AYM Norm Denetimi E.2006/158 K.2008/150
  • AYM Norm Denetimi E.2006/142 K.2008/148
  • AYM Norm Denetimi E.2008/82 K.2008/136

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.