KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2009
- Esas Sayısı
- 2007/69
- Karar Sayısı
- 2009/26
- Karar Günü
- 19.2.2009
- R.G. Tarih-Sayı
- 02.06.2009-27246
- İtiraz yoluna başvuranlar
- 1- Tokat Sulh Ceza Mahkemesi
- Esas Sayısı
- 2007/69
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·14 bölüm
2- Sakarya Çocuk Mahkemesi (Esas Sayısı : 2007/88)
3- Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesi (Esas Sayısı : 2007/107)
4- Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi (Esas Sayısı : 2008/65)
İTİRAZLARIN KONUSU
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin başlığının ve (1) numaralı fıkrasının ilk tümcesinde yer alan "...iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir" ibaresinin Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan davalarda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun hapis cezalarının ertelenmesiyle ilgili itiraz konusu ibare ve madde kenar başlığının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptalleri için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu ibareleri de kapsayan 51. maddesi şöyledir:
"Hapis cezasının ertelenmesi
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, E. 2007/69 sayılı dosyada 12.7.2007 gününde, E. 2007/88 sayılı dosyada 13.9.2007 gününde, E. 2007/107 sayılı dosyada 18.12.2007 gününde, E. 2008/65 sayılı dosyada ise 22.7.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
E. 2007/88, E. 2007/107 ve E. 2008/65 sayılı davaların aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E. 2007/69 sayılı dava ile birleştirilmesine, birleştirilen davaların esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin E. 2007/69 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ibare ve madde kenar başlığı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, itiraz konusu kuralla adli para cezalarının
erteleme kapsamı dışında bırakılmasının daha ağır nitelikteki suçlardan dolayı
hapis cezası alanların cezasının ertelenebildiği halde daha hafif nitelikteki
suçlardan dolayı adli para cezasına mahkum olanların cezalarının ertelenememesi
sonucunu doğurduğu, yasal zorunluluk nedeniyle hapis cezası adli para cezasına
çevrilen sanıkların cezalarının ertelenemediği, adli para cezalarının erteleme
dışında bırakılması ve adli para cezalarının ödenmemesi durumunda bu cezalarını
hapis cezasına çevrilmesi nedeniyle hakimin özellikle ödeme gücü bulunmayan
sanıklar hakkında karar verirken hapis cezası vermeye zorlandığı belirtilerek,
itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 10., 36. ve 138. maddelerine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hapis cezasının
ertelenmesi" kenar başlıklı 51. maddesinde, mahkemelerce hükmolunacak
hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin hükümler yer almaktadır. Maddenin
itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (1) numaralı fıkrasında, miktar ve tür
bakımından hangi cezaların ertelenebileceği ile ertelemenin koşulları
düzenlenmektedir. Buna göre, işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az
süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin
üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş
yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Hükmedilen adli para
cezaları erteleme kapsamında değildir. Erteleme kararının verilebilmesi için
kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum
edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği
pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin
oluşması gerekmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve
işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup
güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek
sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve
Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan
devlettir. Hukuk devletinde yasakoyucunun, cezalandırma yetkisini kullanırken
Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak
koşuluyla, toplumda hangi eylemlerin suç sayılıp sayılmayacağı, suç sayılacaksa
hangi tür ve miktardaki ceza yaptırımıyla karşılanacağı, hangi durum ve
davranışların ağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği, hangi
cezaların para cezasına çevrilebileceği ve tecil edilebileceği konularında takdir
yetkisi vardır.
İtiraz konusu düzenlemeyle, maddede belirtilen sınırlar
içinde kalmak koşuluyla sadece hapis cezalarının ertelenebileceği hükme
bağlanmakta ve erteleme, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği
pişmanlık nedeniyle mahkum olan kişinin tekrar suç işlemeyeceği konusunda
mahkemede kanaat oluşması koşuluna bağlı olarak, hakimin takdirine
bırakılmaktadır. Maddenin gerekçesindeki "...erteleme,
bir koşullu af olmaktan çıkarılıp, ceza infaz kurumu haline getirilmiş ve
erteleme sadece hapis cezası bakımından öngörülmüştür." ibaresinden,
yasakoyucunun izlediği suç siyaseti gereği adli para cezalarını erteleme
dışında bıraktığı anlaşılmaktadır. Ertelemenin hükümlü için yasal bir hak
olmayıp, toplum bakımından yararlı bir uygulama olduğu kabul edilmektedir.
Ancak, suçun ağırlığı ve toplumdaki olumsuz sonuçları gözetilerek, suçu, cezayı
ve ertelemeyi takdir ve tayin etmek yasama organının yetkisindedir.
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrasında, "Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler" denilmiştir. Böylece hakimlerin görevlerini her türlü baskı ve etkiden uzak, Anayasa'ya, yasaya ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre yerine getirebilmeleri sağlanarak yargı yetkisini kullanmaları güvence altına alınmıştır.
Hakim, anayasa, yasa, tüzük, yönetmelik gibi her türlü yazılı pozitif hukuk kurallarıyla bağlıdır. Bu bağlılık takdir hakkını kullanamayacağı anlamına gelmez. Hakim delilleri değerlendirirken, yasaların yorumunda ve soyut kuralların somut olaya uygulanmasında takdir hakkını kullanır.
İtiraz konusu kural, maddede öngörülen belli koşulların gerçekleşmesi durumunda, hapis cezasının ertelenmesi konusunda hakime takdir hakkı tanımaktadır. Hakim, sonuç olarak hapis cezasına hükmettiği durumlarda, sanığın suç işlemekle pişman olup olmadığını değerlendirecek ve vardığı kanaate dayalı olarak erteleme konusunda bir karar verecektir. Yasakoyucunun ertelemeyi sadece hapis cezası bakımından öngörmesi onun takdirinde olup; hakimin takdir yetkisi, yasada belirtilen koşullarla sınırlıdır. Ertelemenin, cezanın bireyselleştirilmesinde hakime takdir hakkı tanıyan bir kurum olduğu da dikkate alındığında, itiraz konusu kuralın hakimin takdir hakkını ortadan kaldırdığı söylenemez.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 138. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 10. ve 36. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2007/69, K. 2009/26, 19 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası