İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2008/31 K.2011/94

ile Kemal KILIÇDAROĞLU

Esas2008/31Karar2011/94Tarih9 Haziran 2011Okuma25 dk · 4.968 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
9 Haziran 2011
Esas Sayısı
2008/31
Karar Sayısı
2011/94
Karar Günü
9.6.2011
R.G. Tarih-Sayı
21.10.2011-28091
İptal davasını açan
Anamuhalefet (Cumhuriyet Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.968 kelime·25 dk okuma·24 bölüm

ile Kemal KILIÇDAROĞLU

İPTAL DAVASININ KONUSU

12.3.2008 günlü, 5748 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un

1- 1. maddesiyle değiştirilen 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü, dördüncü ve beşinci tümcelerinin,

2- 1. maddesiyle 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkranın üçüncü, dördüncü ve beşinci tümcelerinin,

3- Geçici 1. maddesinin,

Anayasa'nın 2., 7., 8., 11., 128., 138. ve 153. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmalarına karar verilmesi istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

İptal istemine konu kuralların da içinde bulunduğu 5710 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile Geçici 1. maddesi şöyledir:

'MADDE 1- 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

'Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde tıpta

uzmanlık eğitimi klinik şefi, klinik şef yardımcısı, ilgili dalda profesör ve

doçent unvanına sahip kişiler tarafından verilir ve bu kişiler eğitim sorumlusu

olarak nitelendirilir. Klinik şefi, klinik şef yardımcısı, başasistan ve

asistan kadrolarına açıktan atama izni alınmaksızın ilgili mevzuatı

çerçevesinde atama yapılır. Klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve

başasistan kadrolarına atamalar, ilgili dalda uzman olan tabipler arasından

Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak yazılı ve sözlü mesleki sınav

sonuçlarına göre yapılır. Bu sınavlara mesleki çalışma, bilimsel yayın ve

yabancı dilde yeterliliği bulunanlar katılabilir. Yeterlilik kriterleri ile

sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelik ile düzenlenir.

Profesör veya doçentlerden klinik şefi veya klinik şef yardımcısı kadrolarına atanmak isteyenler için mevcut toplam kadroların % 35'ini geçmemek üzere kadro ayrılabilir. İlgili uzmanlık alanlarında profesör veya doçentlik unvanını almış olanlar Bakanlıkça yapılacak ilanda belirtilen kadrolardan sadece birisine müracaat edebilirler. Müracaat eden adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirmek üzere Bakanlık tarafından, ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör veya klinik şefi tespit edilir. Bu profesör veya klinik şefleri, adaylar hakkında mütalaalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı Bakanlığa bildirirler. Bakanlık bu mütalaalara göre atamaları yapar.

Klinik ve laboratuvar şefi veya şef yardımcısı tabipler ile tıp alanında doçent veya profesör unvanlı tabipler eğitim ve araştırma hastanelerine; uzman tabipler veya tıp alanında doktora yapmış tabipler veyahut hukuk, kamu yönetimi, işletme ve sağlık yönetimi alanında lisans, yüksek lisans veya doktora eğitimi almış tabipler diğer hastanelere baştabip olarak atanabilirler. Ancak yüz yatağın altındaki hastanelerin baştabipliklerine atamada tabip olma şartı dışında, diğer şartlar aranmaz.'

'GEÇİCİ MADDE 1- Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde en az altı ay klinik şefliği veya klinik şef yardımcılığı görevini yürütmüş profesör ve doçentlerden, bu Kanunun yayımını takip eden bir ay içinde bu görevlere atanma talebinde bulunanlar, Bakanlık tarafından ilgili uzmanlık alanlarında tespit edilecek üç profesör veya klinik şefi tarafından, bilimsel çalışmaları ve eğitimci nitelikleri yönünden değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda yeterli bulunanların fiilen yürüttükleri görevlere ait kadro unvanlarına göre atamaları yapılır.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 7., 8., 11., 128., 138. ve 153. maddelerine dayanılmıştır.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımları ile 8.4.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Kanun kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

1- 12.3.2008 günlü, 5748 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un

a) 1. Maddesiyle Değiştirilen 7.5.1987 günlü, 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1. Maddesinin İkinci Fıkrasının Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Cümleleri Yönünden

Dava dilekçesinde, kurallarda Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma

hastanelerindeki klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve başasistan kadrolarına

atanabilmek için Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak yazılı ve sözlü mesleki

sınavlara ve bu sınavlara katılım bakımından gerekli olan mesleki çalışma,

bilimsel yayın ve yabancı dil yönünden aranacak kriterlere ilişkin temel

ilkelerin konulmadığını; atanacak kişilerin birer kamu görevlisi olmaları

nedeniyle statü esasları ile sınav ve atamalarına ilişkin usûl ve esasların

belirlenmesi yetkisinin çerçevesi çizilmeden yönetmeliğe ve dolayısıyla da

idareye bırakıldığını; bu nedenle kuralın Anayasa'nın 2., 7., 8., 11. ve 128.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

5748 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali

istenilen cümlelerinde, eğitim ve araştırma hastanelerinde eğitim

sorumlularından olan klinik şefliği ve şef yardımcılığıyla başasistan

kadrolarına yapılacak atamalara ilişkin temel ilkeler yer almaktadır. Kurala

göre, ilgili dalda uzman olan hekimlerin Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma

hastanelerinde klinik şefi, klinik şef yardımcısı ya da başasistan kadrolarına

atama için açılacak olan sınavlara, ilgili dalda uzmanlık eğitimini tamamlamış,

mesleki çalışma, bilimsel yayın ve yabancı dilde yeterlilikleri olan uzman

hekimler katılabilecektir. Bu kadrolara atamalar, Bakanlığın kendisinin

yapacağı ya da başka bir kuruma yaptıracağı yazılı ve sözlü sınavların

sonuçlarına göre gerçekleştirilecektir. Ayrıca kural, bu sınavlara ilişkin

yeterlilik ölçütleri ile usûl ve esasların çıkarılacak yönetmelik ile

belirlenmesini öngörmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir. Böyle bir düzenin kurulması, yasama, yürütme ve yargı alanına giren tüm işlem ve eylemlerin hukuk kuralları içinde kalması, temel hak ve özgürlüklerin, Anayasal güvenceye bağlanmasıyla olanaklıdır.

Anayasa'nın 7. maddesinde 'Yasama yetkisi Türk Milleti

adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' denilmektedir.

Buna göre, yasakoyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye

yetki vermemesi, sınırsız ve belirsiz bir alanı yürütmenin düzenlemesine

bırakmaması gerekir. Yasa ile yetkilendirme Anayasa'nın öngördüğü biçimde yasa

ile düzenleme anlamına gelmez. Yasakoyucu gerektiğinde sınırlarını belirlemek

koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini idareye bırakabilir. Bu bağlamda, sık

sık değişik önlemler alınmasına veya bunların kaldırılmasına gerek görülen

ekonomik, teknik veya benzeri alanlarda temel kurallar saptandıktan sonra

ayrıntıların düzenlenmesinin idareye verilmesi, yasama yetkisinin devri olarak

nitelendirilemez.

Anayasa'nın 8. maddesinde ise yürütme yetkisi ve görevi

düzenlenmiştir. Yasakoyucu belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi

çizecek eğer uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları

belirlenmiş alanlar bırakacak, idare ancak o alanlar içinde takdir yetkisine

dayanmak suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak

Yasa'nın uygulanmasını sağlayacaktır. Esasen Anayasa'nın 8. maddesinin, yürütme

yetkisi ve görevinin Anayasa'ya ve yasalara uygun olarak kullanılır ve yerine

getirilir hükmünün anlamı budur. Bu kurallara göre yasakoyucunun genel

kuralları koyup, düzenlenecek olan alanın esaslı konularının kanunda yeterince

belli edilmiş, amaç ve hedefin açıklanmış, sınırlarının ve çerçevesinin

yeterince belirlenmiş olması, yürütmenin yapacağı düzenlemenin ölçüsünü

vermesi, Anayasa'nın öngördüğü yürütmenin yargısal denetiminin etkinliğini

engellemeyecek nesnel kurallara bağlaması gerekmektedir. Böyle bir kanuna dayanarak

yürütme organının yapacağı işlemler de, objektif nitelik taşımalı, keyfi

uygulamalara sebep olacak çok geniş takdir yetkisi vermemelidir. Bu bağlamda,

yürütmenin tüzük ve yönetmelik çıkarmak gibi klasik düzenleme yetkisi, idarenin

yasallığı ilkesi içerisinde sınırlı ve tamamlayıcı bir yetki durumundadır.

Anayasa'da belirtilen kimi ayrık durumlar dışında yasalarla düzenlenmemiş bir

alanda yürütmenin öznel hakları etkileyen bir kural koyma yetkisi

bulunmamaktadır. Yasa ile yetkili kılınmış olması da yasama organının

belirlediği kapsam ve sınırlar içinde türevsel bir yetkinin kullanılması

anlamına gelir. Bu çerçevede yönetime bırakılan yetkinin, yasada amacının ve

sonuçlarının belirlenmiş, teknik ya da ayrıntıya ilişkin konulara dair olması

gerekmekte olup, bu koşulları sağlayan kurallar, yasama yetkisinin devri

anlamına gelmemektedir.

Anayasa'nın 128. maddesinde 'Devletin, kamu iktisadî

teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre

yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli

görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve

diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları

ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla

düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla

özel olarak düzenlenir.' denilmektedir. Maddenin birinci fıkrası

kapsamındaki görevleri yürüten bütün personelin nitelikleri, atanmaları, görev

ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin kanunla düzenlenmesi gerekir.

Dava konusu kural, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma

hastanelerinin klinik şefliği, şef yardımcılığı ve başasistan kadrolarına

objektif ve bilimsel kriterlere göre atama yapılması amacıyla yazılı ve sözlü

sınav koşulu getirilmiş ve mesleki çalışma, bilimsel yayın ve yabancı dilde

yeterlilik sahibi bulunmak ise bu sınava katılabilmek için ön koşul olarak

benimsenmiştir. Eğitim ve araştırma hastanelerindeki eğitim sorumlusu

kadrolarına atanacakları belirlemek amacıyla yapılacak olan yazılı ve sözlü

sınavlara katılmanın koşulları olarak belirlenen, ilgili dalda uzmanlık, yabancı

dilde yeterlilik, bilimsel yayın ve mesleki çalışma kavramlarının açık,

objektif ve çerçevesi belirlenmiş kavramlar olduğu görülmektedir. Kuralla, söz

konusu kadrolara atanmada belirleyici olan sınavların yazılı ve sözlü olarak

Bakanlık tarafından bizzat yapılmasına ya da uzman bir başka kuruma

yaptırılabilmesine olanak tanınarak bu hususa ilişkin temel ilkeler

konulmuştur. İlgili dalda uzman olan hekimlerin, eğitim ve araştırma

hastanelerinde başasistan, klinik şef yardımcısı ya da klinik şefliği kadrolarına

atanabilmeleri için getirilen sınavların usulü ile katılma koşulları konusunda

açık ve belirgin bir yöntemin getirildiği, atama yetkisinin öznel ve sunulacak

hizmetin gerekleri ile bağdaşmayan etkilere açık olarak kullanılmasını

engelleyecek biçimde atamalarda belirleyici olan sınavlara ilişkin ölçütlerin

konulduğu anlaşılmaktadır. Sınavların usûl ve esaslarına ilişkin Kanun'da temel

ilkelere yer verildikten sonra, uzmanlık gerektiren ve teknik konulara ilişkin

ayrıntıların düzenlenmesinin idarece çıkarılacak yönetmeliğe bırakılması,

yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemez.

Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa'nın 2., 7., 8. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralların, Anayasa'nın 11. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ve Zehra Ayla PERKTAŞ beşinci cümle yönünden bu görüşe katılmamışlardır.

b) 1. Maddesiyle 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1. Maddesine Eklenen Üçüncü Fıkranın Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Cümleleri Yönünden

Dava dilekçesinde, eğitim ve araştırma hastaneleri klinik şefi

veya klinik şef yardımcılığı kadrolarına müracaat eden ilgili dalda profesör

veya doçentlerin bilimsel çalışmalarının ve eğitimci niteliklerinin

değerlendirilmesi yöntemi ve öncelik sıralamasına ilişkin esasların Kanun'da

düzenlenmediği; kuralın, profesör ve doçentlerin eğitim ve araştırma hastanelerindeki

klinik şefliği ve şef yardımcılığı kadrolarına doğrudan Bakanlık tarafından

atanmasına olanak tanıyan 5413 sayılı Kanun'un 6. maddesine yönelik Anayasa

Mahkemesinin yürürlüğün durdurulması ve ayrıca bu süreçte görev alan jürinin

belirlenmesine ilişkin Tababet Uzmanlık Yönetmeliği'ndeki değişikliklerin ve

bunlara dayanılarak yapılan idari işlemlerin Danıştay tarafından hukuka

aykırılığının tespit edilerek iptallerine ilişkin kararları etkisiz ve sonuçsuz

kılmaya yönelik olduğu bu nedenlerle Anayasa'nın 2., 7., 8., 128., 138. ve 153.

maddesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.

İptal başvurusuna konu kurallarda, ilgili dalda profesör ve

doçentlerden Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde klinik şefi

veya klinik şef yardımcısı kadrolarına atanmak isteyenler için toplam mevcut

kadroların % 35'ini geçmemek üzere ayrılan ve Bakanlıkça ilân edilen kadrolara

atanmak için başvuranların bilimsel çalışmalarının ve eğitimci niteliklerinin

değerlendirilmesi ve atanmaları yöntemi düzenlenmiştir. Buna göre, söz konusu

kadrolara atanmak isteyen ilgili uzmanlık alanındaki profesör ya da doçentlerin

bilimsel çalışmaları ve eğitimci nitelikleri, Bakanlığın ilgili uzmanlık

alanlarından tespit edeceği üç profesör veya klinik şefi tarafından değerlendirilip

öncelik sıralaması yapılarak ayrı ayrı Bakanlığa bildirilecektir. Bu amaçla

oluşturulacak jürilerde görev alacakların ilgili uzmanlık alanında profesör ya

da klinik şefi olmaları ve Bakanlıkça görevlendirilmeleri esası getirilmiş;

jüride görev alan her bir klinik şefi ya da profesörün adaylar hakkındaki

değerlendirmelerinin birbirinden bağımsız olması, Bakanlığa sundukları

mütalaalarında adaylar arasında öncelik sıralaması yapmaları ve atama işleminin

bu mütalaalara uygun olarak Bakanlıkça yapılması öngörülmüştür.

Kurallarda, ilgili uzmanlık alanında profesör veya doçent olan kişilerin, eğitim ve araştırma hastanelerine klinik şefi ya da şef yardımcısı olarak atanabilmelerine ilişkin temel alınacak ölçütler, kadro durumu, ilân, başvurular, değerlendirmeyi yapacak jürinin belirlenmesi, değerlendirme ve atama yöntemleri gösterilmiştir. Bu nedenle anılan hükmün kural koymadan, çerçevesini çizmeden ve yürütmenin takdir yetkisini sınırlandırmadan, sınırsız bir alanda ve sınırsız bir biçimde yürütme organına yetki tanıdığının söylenmesine olanak bulunmamaktadır.

Akademik unvanların en üst düzeyini ifade eden profesörlük ve doçentlik, tıp fakültelerinde aynı zamanda bir kadroyu da temsil etmektedir. Bu akademik unvan ve kadronun ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, çok sayıda sınavlardan başarıyla geçmek ve uzun yıllar süren bilimsel ve akademik çalışmaları başarıyla tamamlamak suretiyle iktisap edilebildiği dikkate alındığında, bu kişilerin ilgili dalda uzman hekimlerden farklı olarak yazılı ve sözlü sınava tâbi tutulmamaları doğaldır. Söz konusu kadrolara atanabilmek için gerekli niteliklerin ve atama sürecinin Anayasa'nın 128. maddesinde konulmuş bulunan ilkelere uygun olduğu anlaşılmaktadır.

İlgili dalda profesör veya doçent olan kişilerin aldıkları eğitim ve mesleki deneyim nedeniyle, eğitim ve araştırma hastanelerinde eğitim sorumluluğu görevini ifa konusunda yetkinliklerine ilişkin duraksama bulunmamaktadır. Ancak, açık bulunan bir klinik şefliği ya da klinik şef yardımcılığına atanabilmek için birden çok profesör ya da doçentin başvurması hâlinde, bu göreve atanmak üzere, adaylar arasında mesleki bilgi, beceri, eğitim öğretim yeteneği bakımından en başarılı olanın belirlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu aynı zamanda kamu yararının da bir gereğidir.

Öte yandan, Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile yönetim makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı öngörülmüştür. Bu kural gereğince yasakoyucu, yapacağı yeni düzenlemelerde daha önce aynı konuda verilen Anayasa Mahkemesi kararlarını gözönünde bulundurmak, bu kararları etkisiz bırakacak biçimde yeni yasa çıkarmamak ve Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen kuralları tekrar yasalaştırmamak yükümlülüğündedir.

5413 sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle, 3359 sayılı Sağlık

Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının sonuna eklenen

cümlelerin yer aldığı fıkraya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin

12.12.2005 gün ve E. 2005/145, K. 2005/23 sayılı kararıyla kuralın yürürlüğünün

durdurulmasına karar verilmiş ise de, kural 22.3.2008 tarihinde yürürlüğe

giren 5748 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle değiştirildiğinden, 23.7.2010 gün,

E.2005/145, K. 2009/112 sayılı kararıyla bu cümlelere ilişkin, konusu kalmayan

iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 5413

sayılı Kanun'un anılan fıkrasına ilişkin verilen iptal kararı bulunmadığından,

kuralın Anayasa Mahkemesinin kararlarını etkisiz bırakmak, onların

bağlayıcılığını tanımamak amacıyla yasalaştırıldığı söylenemez.

Bu nedenlerle, dava konusu kurallar Anayasa'nın 2., 7., 8., 128. ve 153. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa'nın 11. ve 138. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.

2- 12.3.2008 günlü, 5748 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 1. Maddesi Yönünden

Dava dilekçesinde, 20.10.2005 gün, 5413 sayılı Kanun'un 6.

maddesinin yürürlüğünün, Anayasa Mahkemesinin 12.12.2005 gün, E.2005/145, K.

2005/23 (Y.D) sayılı kararı ile durdurulduğu, ancak Yasa'nın yayımından

yürürlüğünün durdurulması kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihe kadar

geçen sürede çok sayıda klinik şefi ve şef yardımcısının atamasının yapıldığı,

bu atamaların nesnel ve bilimsel ölçütlere dayanmadığı ve hukuksal temelinin

olmadığı; kuralın yasaların genelliği ilkesine uymadığı ve bu kişilerin söz

konusu görevlere yeniden atanmalarının yolunun açılarak yargı kararlarının

işlevsizleştirildiği, ayrıca bu kişilerin atanması yönteminin 5748 sayılı

Yasa'nın 1. maddesiyle 3359 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine eklenen üçüncü

fıkra ile aynı olması itibarıyla, bu hükme ilişkin ileri sürülen gerekçelerle

Anayasa'nın 2., 7., 8., 11., 128., 138. ve 153. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

Anayasa'ya aykırılığı savıyla iptali istenen kural ile ilgili

dalda profesör veya doçent olup eğitim ve araştırma hastanelerinde en az 6 ay

süreyle klinik şefliği veya şef yardımcılığı görevlerini sürdürenlere bu kadro

ve görevlere atanabilme imkânı tanınmıştır. Bu durumdaki kişilerden Kanun'un

yayımından başlamak üzere bir aylık süre içinde başvuranların durumlarının 3359

sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkra hükmünde gösterilen

yönteme göre değerlendirilmesi sonucunda, mesleki çalışma ve eğitimci

kişilikleri bakımından bu görevlere atanmada yeterli olduğu tespit olunanların

bu kadro ve görevlere atanacakları öngörülmüştür. Anılan fıkrada düzenlenen

atama yönteminden farklı olarak maddede, asgari 6 ay süreyle eğitim ve

araştırma hastanelerinde klinik şefliği veya şef yardımcılığı görevini yapan

profesör ve doçentlerden bu kadrolara atanma isteğinde bulunanların, Yasa'da

belirlenen yönteme göre bilimsel çalışmaları ve eğitimci kişilikleri açısından

değerlendirmeye tâbi tutularak, yeterli bulunmaları durumunda bu görevlere

atanabilmelerine olanak tanınmıştır. Bu durumda söz konusu kadrolara ilişkin

ayrıca bir ilân yapılmamakta ve diğer profesör, doçent ya da uzmanların bu

kadrolara atanma istemiyle müracaat edebilme olanağı da kalmamaktadır.

İptal istemine konu kuralın yasalaştırılmasındaki amacın, Anayasa Mahkemesinin 5413 sayılı Yasa'ya ilişkin 12.12.2005 günlü yürürlüğü durdurma kararının Resmî Gazete'de yayımından önceki dönemde yapılan atamalarla ilgili olası duraksamaları gidermek ve belirsizlikleri ortadan kaldırmak olduğu yasa gerekçesinde belirtilmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan Hukuk Devleti ilkesi, hukuk güvenliğinin ve adaletin sağlanmasına yönelik hukuk anlayışını yansıtmakta, yasaların kamu yararı amacıyla çıkarılmasını zorunlu kılmaktadır. Hukuk güvenliği ve adalet kavramları ile istikrar arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Hukuk güvenliği ve adalet, çağdaş kamu yönetimi anlayışında, istikrar olgusunun temelini oluşturmaktadır. Hukuk güvenliği, kamu görevlileri yönünden önemli bir güvencedir.

Öte yandan, yasaların ve bu yasalarla getirilen kuralların genel

olması hukuk devleti ve yasa önünde eşitlik ilkelerinin bir sonucudur.

Kanunların genelliğinden anlaşılan, belli kişileri hedef almayan, özel bir

durum gözetmeyen, önceden saptanıp, soyut biçimde herkese uygulanabilecek

kurallar içermesidir. O hâlde yasa kurallarının her şeyden önce genel nitelikte

olması, herkes için objektif hukuki durumlar yaratması ve aynı hukuki durumda

bulunan kişilere ayrım gözetmeksizin uygulanabilir olması gerekir. Geçici

nitelikteki bu kural, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde

Kanun'un yayımı tarihinden önceki mevzuata dayalı olarak klinik şefliği ya da

klinik şef yardımcılığı görevlerine atanmış ve en az 6 ay süreyle bu görevleri

yürütmüş bulunan profesör veya doçent unvanlı herkesi içine alan genel,

objektif durum yaratan ve aynı hukuki durumda bulunan kişilere ayrım gözetmeden

uygulanabilecek niteliktedir.

Kuralda, ilgili uzmanlık alanında profesör veya doçent olan kişilerin, önceden asgari 6 ay süreyle klinik şefi ya da şef yardımcısı olarak görev yaptıkları eğitim ve araştırma hastanelerine klinik şefi ve şef yardımcısı olarak atanabilmelerine ilişkin temel alınacak ölçütler, kadro durumu, başvurular, değerlendirmeyi yapacak jürinin belirlenmesi, değerlendirme ve atama yöntemleri gösterilmiştir. Bu nedenle anılan hükmün kural koymadan, çerçevesini çizmeden ve yürütmenin takdir yetkisini sınırlandırmadan, sınırsız bir alanda ve sınırsız bir biçimde yürütme organına yetki tanıdığının söylenmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu durumdaki kişilerin ilgili uzmanlık alanlarında profesör ya da doçent olmaları, bilimsel çalışmaları ve eğitimci kişilikleri ile bu görevi fiili olarak asgari 6 ay yürütmüş bulunmaları sebebiyle sahip bulundukları deneyimleri dikkate alındığında, fiili olarak yürüttükleri görevlere atanmaları yönteminin, kamu düzeni ve yararı, hizmet kalitesi ve verimliliği ile işyeri huzuru, çalışma barışı ve hizmetin gerekleri ilkelerine uygun bir düzenleme olduğu anlaşılmaktadır.

İdarenin işlemlerinde yasaya uygunluk karinesi geçerli olup, klinik şefliği ve klinik şef yardımcılığı kadrolarına ilgili mevzuat hükümlerine göre yetkili organlarca atanmalarının ardından, belli süreler fiili olarak görev yapmış olan kişilerin sahip bulundukları deneyimlerin yasakoyucu tarafından dikkate alınarak, bilimsel çalışma ve eğitimci kişilik bağlamında gerekli ölçütlere uygun olduklarının belirlenmesi durumunda bu görevleri sürdürmelerine olanak tanınması, Mahkemenin kararını işlevsizleştirmeye yönelik bir düzenleme olarak değerlendirilemez.

Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasına göre; 'Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.'

Kuralla, daha önce idarî davalara konu olan Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerine klinik şefi ve klinik şef yardımcılığı görevlerine atamalarla ilgili husus, yasal düzenleme konusu yapılmıştır. Yasamanın genelliği ilkesi uyarınca yasakoyucunun Anayasa'ya aykırı olmamak kaydıyla her konuyu kanunla düzenleyebileceği kuşkusuzdur. Bu kapsamda yasakoyucu tarafından getirilen ve genel, objektif nitelik taşıdığı görülen kuralın, Anayasa'nın 138. maddesine aykırılığından söz edilemez.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 7., 8., 128. ve 138. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa'nın 11. ve 153. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.

V- YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİ

12.3.2008 günlü, 5748 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un:

1- 1. maddesiyle;

a- 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerine,

b- 3359 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkranın üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerine,

2- Geçici 1. maddesine,

yönelik iptal istemleri, 9.6.2011 günlü, E. 2008/31, K. 2011/94 sayılı kararla reddedildiğinden, bu madde ve cümlelere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 9.6.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

12.3.2008 günlü, 5748 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un:

1- 1. maddesiyle;

a- 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının;

aa- Üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

bb- Beşinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b- 3359 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkranın üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- Geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

9.6.2011 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

KARŞIOY YAZISI

5748 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 1. maddesiyle 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkranın üçüncü, dördüncü ve beşinci cümleleri klinik şefi veya klinik şef yardımcısı kadrolarına atanmak isteyen profesör veya doçentlerin bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirmek üzere Bakanlık tarafından, ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör veya klinik şefi tespit edilmesini, bu profesör veya klinik şeflerinin adaylar hakkında mütalaalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı Bakanlığa bildirmelerini, Bakanlığın bu mütalaalara göre atamaları yapmasını öngörmektedir.

Anayasa'nın 128. maddesi gereğince atanma usulleri kanunla düzenlenmesi gereken klinik şef ve şef yardımcılarının, profesör ve doçentler yönünden bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirmeye ehil kişilerce belirlenmesi gerekirken, sadece uzman tabip olan kinik şefleri tarafından verilecek mütalaaya göre Bakanlıkça atanmaları, basit bir tavsiye yönteminden farklı olmayan, Anayasa'nın öngördüğü anlamda 'yasa ile düzenleme' niteliği taşımayan bir uygulamadır.

Bu nedenle kural, Anayasa'nın 128. maddesine aykırıdır.

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu'nun Ek 1. maddesinin

12.3.2008 günlü 5748 sayılı Yasa ile değiştirilen ikinci fıkrasında, klinik

şefi, klinik şef yardımcısı ve başasistan kadrolarına yapılacak atamalara

ilişkin sınavlara katılacaklarda aranacak yeterlik kriterleri ile sınavlara

ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği, Madde'ye aynı Yasa ile

eklenen üçüncü fıkranın üç, dört ve beşinci tümcelerinde de müracaat eden

adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirmek üzere

Bakanlık tarafından, ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör veya klinik

şefinin tespit edileceği, bu profesör ve klinik şeflerinin, adaylar hakkındaki

mütalâalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı, ayrı Bakanlığa bildirecekleri,

Bakanlığın bu mütalâalara göre atamaları yapacağı, Yasa'nın Geçici 1.

maddesinde de Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde en az altı ay

klinik şefliği veya klinik şef yardımcılığı görevini yürütmüş profesör ve

doçentlerden, bu Kanun'un yayımını takip eden bir ay içinde bu görevlere atanma

talebinde bulunanların, Bakanlık tarafından ilgili uzmanlık alanlarında tespit

edilecek üç profesör veya klinik şefi tarafından, bilimsel çalışmaları ve

eğitimci nitelikleri yönünden değerlendirileceği, bu değerlendirme sonucunda yeterli

bulunanların fiilen yürüttükleri görevlere ait kadro unvanlarına göre

atamalarının yapılacağı belirtilmiştir.

Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, memurların ve diğer

kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve

yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla

düzenleneceği öngörülmüştür. Buna göre, klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve

başasistan kadrolarına atanacakların, niteliklerinin belirlenmesine ilişkin

kriterlerin Yasa ile düzenlenmesi gerekir. Bu hususlara ilişkin esasların

yönetmelikle veya idare tarafından seçilen kişilerce belirlenmesi olanaklı

değildir. Ayrıca profesör ve doçentlerden Yasada gösterilen görevlere

atanacakların nitelikleri ile müracaat eden adayların bilimsel çalışmalarını ve

eğitimci niteliklerini değerlendirmek üzere Bakanlık tarafından

görevlendirilecek profesör ve klinik şeflerinin, hangi ölçütler esas alınarak

belirleneceklerinin de Yasada gösterilmesi gerekir. Sınırları Yasa ile

çizilmemiş yetkilerin idareye bırakılmasının, keyfi uygulamalara yol açacağı,

bu durumun ise eşitlik ve adaleti temel alan hukuk devleti ilkesiyle

bağdaşmayacağı açıktır.

Öte yandan, Geçici 1. madde uyarınca, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde belirli bir süre klinik şefliği veya klinik şef yardımcılığı görevini yürütmüş profesör ve doçentlerin talepleri halinde yürüttükleri göreve atanmaları sağlanarak, bunlara ayrıcalık tanınması, aynı niteliklere sahip kişiler arasında eşitlik ve rekabeti bozacağından Anayasa'nın 10. maddesinin ihlâli sonucunu doğuracaktır.

Açıklanan nedenlerle dava konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

KARŞIOY GEREKÇESİ

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun;

Ek 1. maddesinin,

İkinci fıkrasının iptali istenen beşinci tümcesinde 'Yeterlilik kriterleri ile sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelik ile düzenlenir',

Üçüncü fıkrasının iptali istenen üçüncü, dördüncü ve beşinci tümcelerinde 'Müracaat eden adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirmek üzere Bakanlık tarafından, ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör veya klinik şefi tespit edilir. Bu profesör veya klinik şefleri, adaylar hakkında mütalaalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı Bakanlığa bildirirler. Bakanlık bu mütalaalara göre atamaları yapar'

denilmiş,

İptali istenen geçici 1. maddesinde de 'Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde en az altı ay klinik şefliği veya klinik şef yardımcılığı görevini yürütmüş profesör ve doçentlerden, bu Kanunun yayımını takip eden bir ay içinde bu görevlere atanma talebinde bulunanlar, Bakanlık tarafından ilgili uzmanlık alanlarında tespit edilecek üç profesör veya klinik şefi tarafından, bilimsel çalışmaları ve eğitimci nitelikleri yönünden değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda yeterli bulunanların fiilen yürüttükleri görevlere ait kadro unvanlarına göre atamaları yapılır' kuralına yer verilmiştir.

Anayasa'ya aykırı oldukları ileri sürülen kuralların Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerine atanmak isteyen klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve başasistanları kapsayan düzenlemeler olduğu, klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve başasistanların da Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen kamu görevlileri oldukları konusunda kuşku bulunmamaktadır.

Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında 'Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir' denilerek, kamu personeline ilişkin statü esaslarının kanunla düzenlenmesi gereğine işaret edilmiştir. Buna göre, hizmete atanmaya ilişkin kuralların kanunla düzenlenmesi Anayasal zorunluluk halini almıştır.

Anayasa Mahkemesi kararlarında, kanunla düzenlemenin belirli konulardan kavram, ad ve kurum olarak söz etmek olmayıp, düzenlenen alanda temel ilkelerin konularak çerçevesinin çizilmiş olması gerektiğine, kanunda temel esaslara yer verilip çerçevesinin çizilmiş olması koşuluyla uzmanlık ve teknik gerektiren konulara ilişkin ayrıntıların yürütme organın yetkisine bırakılabileceğine işaret etmiştir.

Anayasa'nın 7. maddesinde 'Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez' kuralına yer verilerek kanun yapma yetkisinin devredilemeyeceği belirtilmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde 'Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir' denilerek, hukuk devletinin tanımı yapılmıştır. Bu maddede yer verilen hukuk devletinin unsurlarından biri de vatandaşların hukuk güvenliğini sağlamaktır. Hukuk güvenliği ise kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Bu durum, yargı denetiminin sağlanması için de zorunludur.

İptali istenilen;

Beşinci tümcedeki kuralda, yeterlilik kriterlerinin ve sınavlara ilişkin usul ve esasların yönetmelik ile düzenleneceği öngörülerek, hizmete atanmalarında esas alınacak yeterlilik kriterleri ile sınavlara ilişkin usul ve esasların temel ilkeleri saptanıp çerçevesi çizilmeden tümünün yönetmelikle düzenlenebilmesine imkân verilmek suretiyle idarenin yetkisine terk edilmiştir. Bu durum, Anayasa'da öngörülün kamu görevlileriyle ilgili statüye ilişkin esasların kanunla düzenlenmesi gereğine ve kanun yapma yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırıdır.

Üçüncü, dördüncü ve beşinci tümcelerdeki kurallarda, hekim olan

profesör ve doçentlerin Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerindeki

klinik şefi ve şef yardımcılığı kadrolarına Bakanlığın tespit edeceği üç

kişiden oluşan kurulun, adaylar için öncelik sıralaması yaparak bildirecekleri

görüş doğrultusunda, sınavsız olarak atanabilmelerine imkân tanınarak, müracaat

eden adayların kamu görevlisi olarak atanmalarında dikkate alınacak olan

bilimsel çalışmalarının ve eğitimci niteliklerinin değerlendirilmesindeki usul

ve esaslar ile Bakanlıkça seçilen kurulun bildireceği görüşlerle ilgili öncelik

sıralamasındaki usul ve esaslara yer verilmemek suretiyle belirsiz ve

öngörülemeyen bir alan bırakılmıştır. Kural bu haliyle hukuk devletinin

unsurlarından olan hukuk güvenliğini sağlayan öngörülebilirlik ve belirlilik

koşullarını taşımadığı gibi yargısal denetimin etkisiz kalmasına da neden

olacak niteliktedir. Bu nedenlerle Anayasa'da öngörülen hukuk devleti ilkesine

aykırıdır.

Geçici 1. maddedeki kuralda, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde en az altı ay klinik şefliği veya klinik şef yardımcılığı görevini yürütmüş profesör ve doçentlerden, bu Kanunun yayımını takip eden bir ay içinde başvuranların bu görevlere sınavsız olarak atanmaları düzenlenmiştir.

Bu kural da, yukarda üçüncü, dördüncü ve beşinci tümceler için belirtilen gerekçeler uyarınca Anayasa'da öngörülen hukuk devleti ilkesine aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 2., 7. ve 128. maddelerine aykırı olan kuralların iptalleri gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmadım.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

KARŞIOY GEREKÇESİ

12.03.2008 günlü 5748 sayılı Kanunla değiştirilen 07.05.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 1. maddesinin;

1) İkinci fıkrasının beşinci cümlesinde; 'yeterlilik kriterleri ile sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelik ile düzenlenir.' denilmektedir.

Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında; 'Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.' hükmü yer almıştır.

Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk devleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin olduğu, bu yetkinin devredilemeyeceği öngörülmektedir. Buna göre, yürütme organına genel, sınırsız, esasları ve çerçevesi belirlenmemiş bir düzenleme yetkisi verilemez. Ayrıca Anayasa'nın 8. maddesi uyarınca yürütme yetkisi ve görevi Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak kullanılıp yerine getirileceğinden, idarenin kaynağını yasadan almayan yetki kullanamayacağı açıktır.

Bu durumda Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve başasistan kadrolarına atamalarda yeterlilik kriterleri ve sınavlara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği yolundaki düzenleme, Anayasa'nın 128. maddesine göre bu hususların yasa ile belirlenmesi ilkesine aykırıdır.

2) Üçüncü fıkrasının üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinde; 'Müracaat eden adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirmek üzere Bakanlık tarafından, ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör veya klinik şefi tesbit edilir. Bu profesör veya klinik şefleri adaylar hakkında mütalalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı Bakanlığa bildirirler. Bakanlık bu mütalalara göre atamaları yapar.' denilmektedir.

Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Kuralda ise Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerine profesör veya doçentlerden klinik şefi veya klinik şef yardımcısı kadrosuna atanmak için müracaat eden adayların niteliklerini değerlendirmek üzere Bakanlıkça bir komisyon oluşturulacağı, bu komisyonda bulunan kişilerin adaylar hakkında öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı bildirdikleri mütalalara göre atama yapılacağı belirtilmektedir.

Bu durumda kural Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen kamu görevlilerinin atanma esaslarının kanunla düzenleneceği ve atamaya esas olacak koşulların önceden nesnel biçimde yasa ile belirlenmesi esaslarına aykırıdır.

3) Geçici madde 1- 'Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde en az altı ay klinik şefliği veya klinik şef yardımcılığı görevini yürütmüş profesör ve doçentlerden, bu Kanunun yayımını takip eden bir ay içinde bu görevlere atanma talebinde bulunanlar Bakanlık tarafından ilgili uzmanlık alanlarında tespit edilecek üç profesör veya klinik şefi tarafından, bilimsel çalışmaları ve eğitimci nitelikleri yönünden değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda yeterli bulunanların fiilen yürüttükleri görevlere ait kadro unvanlarına göre atama yapılır.' hükmü yer almıştır.

Madde hükmü ile eğitim ve araştırma hastanelerinde klinik şefliği ya da şef yardımcılığı görevlerini en az altı ay süre ile yürütmüş profesör ve doçentlerin bu görevlere atanmalarında Kanun'un 1. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şekilde Bakanlıkça oluşturulan komisyonlar tarafından yapılan değerlendirmelerin esas alındığı atama yöntemi öngörülmektedir.

Bu durumda kural Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen kamu görevlilerinin atanma esaslarının kanunla düzenleneceği ve atamaya esas alınacak koşulların önceden nesnel biçimde yasa ile belirlenmesi esaslarına aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle 07.05.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 1. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının beşinci cümlesi ile eklenen üçüncü fıkranın üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinin ve geçici 1. maddesinin Anayasa'nın 7., 8. ve 128. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye Zehra Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2008/31, K. 2011/94, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. Iı- Yasa Metinleri
  5. Iıı- İlk İnceleme
  6. Iv- Esasın İncelenmesi
  7. V- Yürürlüğü Durdurma İstemi
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Kantarcıoğlu
  11. Akyalçın
  12. Erten
  13. Özgüldür
  14. Kömürcü
  15. Altan
  16. Üstün
  17. Yıldırım
  18. Necipoğlu
  19. Dursun
  20. Karşıoy Yazısı
  21. Tercan
  22. Karşıoy Gerekçesi
  23. Karşıoy Gerekçesi
  24. Kantarcıoğlu
  25. Karşıoy Gerekçesi
  26. Erten
  27. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2008/31
Karar No
2011/94
Tarih
9 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2009/45 K.2011/88
  • AYM Norm Denetimi E.2009/62 K.2011/96
  • AYM Norm Denetimi E.2009/94 K.2011/90
  • AYM Norm Denetimi E.2009/50 K.2011/89
  • AYM Norm Denetimi E.2008/88 K.2011/85
  • AYM Norm Denetimi E.2010/23 K.2011/101

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.