İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2008/57 K.2010/26

R.G. tarih-sayı : 22.10.2010-27737

Esas2008/57Karar2010/26Tarih4 Şubat 2010Okuma29 dk · 5.708 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
4 Şubat 2010
Esas Sayısı
2008/57
Karar Sayısı
2010/26
Karar Günü
4.2.2010
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.708 kelime·29 dk okuma·23 bölüm

R.G. tarih-sayı : 22.10.2010-27737

İPTAL DAVASINI AÇAN

Anamuhalefet (Cumhuriyet Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekilleri K. Kemal ANADOL, Hakkı Suha OKAY ve Kemal KILIÇDAROĞLU

İPTAL DAVASININ KONUSU

15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;

1)2. maddesiyle değiştirilen 22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinin yedinci fıkrasının ikinci tümcesinin,

2)19. maddesiyle 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddenin,

3)32. maddesiyle 9.1.1985 günlü, 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine eklenen fıkranın 'Genel müdür ve eşdeğer ve/veya daha üst görevde bulunanlar' yönünden,

Anayasa'nın 2., 10., 60. ve 90. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

1)15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen, 22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinin iptali istenen ikinci tümceyi de içeren yedinci fıkrası şu şekildedir:

'Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil

edilecek cezalar, özürlülerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki

rehabilitasyonu, kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak

destek teknolojileri ve bu gibi projelerde kullanılır.Tahsil edilen

cezaların kullanımına ilişkin hususlar, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün

koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel

Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel

Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri

Genel Müdürlüğü ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile en çok işçi ve işvereni

temsil eden üst kuruluşların birer temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından

karara bağlanır.Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'

2)15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesiyle, 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 6. madde şu şekildedir:

'GEÇİCİ MADDE 6-a) 2008 yılına münhasır olmak üzere, Fonun mevcut nema gelirlerinden 1.300.000.000 YTL'lik kısım Fon tarafından Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi hesaplarına aktarılır ve genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Kaydedilen bu tutarları, Yüksek Planlama Kurulu kararına istinaden Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla münhasıran ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere ilgili idare bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenekler, 2008 yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir.

b) 2009 ' 2012 yıllarında Fon tarafından tahsil edilecek nema gelirlerinin dörtte biri, ilgili yıl genel bütçelerinin (B) işaretli cetvelinde bütçe gelir tahmini olarak yer alır. İlgili yıl bütçeleri hazırlanırken Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla münhasıran bölgesel ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımların finansmanı için ilgili idare bütçelerine bu gelir tahmini karşılığı kadar ödenek öngörülür. Bu gelirler, Fon tarafından tahsil edilen ayı izleyen ayın 15'ine kadar Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi hesaplarına aktarılır ve yılı genel bütçesinin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir.

c) Bu madde kapsamında aktarılacak kaynakla gerçekleştirilecek yatırımlardan elde edilecek getiriler ile varlık satışlarından elde edilecek gelirlerin Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek oranı, kullanılan kaynak tutarını aşmamak kaydıyla Fona aktarılır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir.'

3)15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 32. maddesiyle, 9.1.1985 günlü, 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine eklenen fıkra şu şekildedir:

'Yukarıdaki fıkrada tanımlananlardan yurtdışı kadrolara atanabilecekler, ayrıca mesleki yeterlik sınavına tabi tutulmazlar.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 10., 60. ve 90. maddelerine dayanılmıştır.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımıyla 26.6.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında; dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına, oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A)15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen, 22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinin yedinci fıkrasının ikinci tümcesinin incelenmesi

Dava dilekçesinde, iptali istenilen kural ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesi hükümlerine aykırı olarak özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekilinden 101. madde uyarınca tahsil edilecek para cezalarının kullanımına ilişkin hususları karara bağlamak üzere oluşturulan komisyona, sakatlara (özürlülere) hizmet amacıyla kurulan derneklerin üst kuruluşlarından olan Sakatlar Konfederasyonu'nun temsilcisinin alındığı, fakat aynı amaca hizmet için kurulan Engelliler Konfederasyonu'nun bu komisyonun dışında bırakıldığı, böyle bir düzenlemenin Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Davacı, Anayasa'ya aykırılık gerekçesini bu madde yönünden Anayasa'nın 10. maddesine dayandırmakla birlikte, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinde Anayasa Mahkemesi'nin kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur olmadığı, taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebileceği hükme bağlandığından, iptali istenilen kural, Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle

değişik 30. maddesinin yedinci fıkrasının ilk cümlesinde, bu madde hükümlerine

aykırı olarak özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren

vekilinden 101. madde uyarınca tahsil edilecek cezaların, özürlülerin ve eski

hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurmaları,

özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri ve bu gibi projelerde

kullanılacağı belirtilmiş; iptali istenen kuralla da, tahsil edilen bu

cezaların kullanımına ilişkin hususların, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün

koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel

Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel

Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri

Genel Müdürlüğü ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile en çok işçi ve işvereni

temsil eden üst kuruluşların birer temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından

karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümden anlaşılacağı üzere, özürlülerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri ve bu gibi projelerde kullanılacak olan para cezalarının kullanımına ilişkin hususları karara bağlamak üzere oluşturulan komisyona, özürlülere hizmet amacıyla kurulan derneklerin üst kuruluşlarından olan Sakatlar Konfederasyonu'nun temsilcisi alınmış, fakat aynı amaca hizmet amacıyla kurulan Engelliler Konfederasyonu, bu komisyonun dışında bırakılmıştır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Yasaların, ilke olarak genel ve nesnel nitelikte bulunmaları

gerekir. Yasaların genelliği olarak adlandırdığımız bu ilke, hukuk devleti

ilkesinin bir sonucu olarak kabul edilmektedir. Yasanın genelliği, onun belli

bir kişiyi hedef almayan, özel, aktüel, geçici bir durumu gözetmeyen fakat

önceden saptanmış olup, soyut şekilde, uygulanabileceği bütün kişilere hitap

eden hükümler içermesi demektir. Mahkememizin daha önceki içtihatlarında ifade

edildiği gibi, kanun genel ve soyut hukuk kuralları içermelidir. Yasanın genel

olması, herkesin statüsünü düzenleyeceği anlamına gelmemekte, yalnızca yasanın

belli bir kişiyi veya kişileri göz önünde tutmaksızın genel hükümler koymasını,

hukuki durumları soyut olarak düzenlemesini gerektirmektedir. Şu halde yasa

hükümlerinin, her şeyden önce genel nitelikte olması, kimlikleri önceden

belirli kişilere yönelmemesi, herkes için nesnel hukuki durumlar yaratması ve

aynı hukuki durumda bulunan kişilere ayrım gözetilmeksizin uygulanabilir olması

gerekir.

İptali istenilen kuralda söz konusu edilen komisyonun oluşumunda,

yasa koyucunun takdir yetkisi içerisinde objektif bir ölçüt ortaya konulması

hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bu ölçütün belirlenmesinde değişik yol ve

yöntemler izlenebilir. Uygulamada genellikle, aynı konuda aynı amaçla hareket

eden ve aynı hukuki konumda bulunan birden fazla kurum ve kuruluş olması

durumunda tamamının temsil edilmesi mümkün görülemiyorsa içlerinde temsil

kabiliyeti en yüksek olan kuruluşun belirlendiği görülmektedir. Nitekim bu tür

kurul ve komisyonların oluşumuna bakıldığında genelde en fazla üyeye sahip

olanların temsili yoluyla sorun çözülmektedir. Asgari ücret tespit

komisyonunda, toplu sözleşme yapmaya yetkili sendikanın belirlenmesinde vb.

oluşumlarda en fazla üyeye sahip sendika, dernek ya da konfederasyonların

temsilcilerinin yer alacağı mevzuatımızda düzenlenmiştir. Aynı şekilde iptali

istenilen kuralla oluşturulan komisyonda da işçi ve işveren konfederasyonları

için en fazla üyeye sahip olma ölçütü kullanılırken anılan kuralın yürürlüğe

girdiği tarihte engellilerle ilgili iki konfederasyon mevcut olmasına rağmen bu

konfederasyonlardan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tek seçenek olarak

zikredilmiştir.

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile Türkiye Engelliler Konfederasyonu,engellilerin ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki hak ve çıkarlarının korunup geliştirilmesi,topluma ve çalışma hayatına kazandırılması amacıyla kurulmuş bulunan aynı hukuki statüye tabi konfederasyonlardır. Dolayısıyla ülkemizde özürlüleri temsilen iki konfederasyon mevcutken bunlardan birinin düzenlemede ismen yer alması ve diğerine yer verilmemesi Türkiye Sakatlar Konfederasyonu lehine ayrıcalıklı bir durum oluşturmuştur.

Aynı amaca hizmet eden konfederasyonlar yönünden nicelik, nitelik ve haklı neden ölçütü getirilmeksizin aynı nitelikteki kuruluşların bir kısmını dışarıda bırakarak oluşturulan normatif düzenleme, normun getiriliş amacı ile bağdaşmamaktadır. Özürlülerin bağlı olduğu konfederasyonlar yönünden objektif bir ölçüte dayanmaksızın kurulan komisyonun temsilde adaleti sağladığı, ölçülü olduğu, düzenlemenin amacına hizmet ettiği söylenemeyeceğinden, kural Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.

Şevket APALAK, bu görüşe, kuralın 'Türkiye Sakatlar Konfederasyonu' ibaresi ile sınırlı olarak iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle katılmıştır.

Haşim KILIÇ, Sacit ADALI ve Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşlere katılmamıştır.

Kural'ın Anayasa'nın 10. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

Fulya KANTARCIOĞLU ve Fettah OTO Anayasa'nın 10. maddesiyle de ilgili gördüklerinden ek gerekçeyle katılmışlardır.

B)15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesiyle, 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddenin incelenmesi

1- Anlam ve Kapsam

İptali istenen Geçici 6. madde ile İşsizlik Sigortası Fonu'nun nema gelirlerinin bir kısmının 2008-2012 yıllarında, Yüksek Planlama Kurulu kararına göre, öncelikle Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlar ile münhasıran bölgesel ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırım alanlarında kullanılmasını sağlamak üzere Fon tarafından Hazine'ye aktarılması öngörülmüştür.

İşsizlik Sigortası Fonu, 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı Kanun'un 53.

maddesi ile bu Kanun'un gerektirdiği görev ve hizmetler için mali kaynak

sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, Kanun'un öngördüğü

ödemelerde bulunmak üzere kurulmuş; işsizlik sigortası primleri ile bu

primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratların, Devlet

tarafından yapılacak katkı ve yardımların, ayrıca 4447 sayılı Yasa gereğince

işçi ve işverenlerden alınacak ceza, gecikme zammı ve faizler ile diğer her

türlü gelir ve kazançların toplandığı ve Devlet güvencesinde olan bir fondur.

Fon esas olarak, sigortalının prime esas aylık brüt kazancı üzerinden her ay

kesilen yüzde bir, işverenin yaptığı yüzde iki'lik katkı ve Devletin yüzde

bir'lik katkısından oluşmaktadır.

4447 sayılı Yasa'nın değişiklikten önceki 46. maddesinin birinci fıkrasında, 'İşsizlik sigortasının amacı; işsizlik sigortasına ilişkin kuralları ve uygulama esaslarını düzenlemek ve sigortalılara işsiz kalmaları halinde, bu Kanunda öngörülen ödeme ve hizmetlerin yerine getirilmesini sağlamaktır.' şeklindeyken 5763 sayılı Yasa'nın 13. maddesiyle 'İşsizlik sigortasının amacı; işsizlik sigortasına ilişkin kuralları ve uygulama esaslarını düzenlemek ve bu Kanunda öngörülen hizmetlerin verilmesini sağlamaktır.' şeklinde değiştirilmiştir.

Ayrıca, 5763 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle, 4447 sayılı Yasa'nın

53. maddesinde de; kuruma kayıtlı tüm işsizlere, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan

aktif istihdam faaliyetleri kapsamında hizmet verilebilmesi,

1.6.2000'31.12.2007 tarihine kadar Fona aktarılan Devlet payı ve nemasının

2008-2012 yılları arasındaki faizinin Güneydoğu Anadolu Projesi için

kullanılabilmesi, 18-29 yaşları arası gençlerin ve kadınların istihdamını

teşvik amacıyla uygulanan prim indiriminin İşsizlik Sigortası Fonu'ndan

karşılanması amacıyla düzenleme yapılmıştır. Dolayısıyla bu değişikliklerle,

İşsizlik Sigortası Fonu'nun sigortalılara işsiz kalmaları halinde yapılacak

ödeme ve hizmetler yanında daha geniş bir alanda kullanılmasını sağlamak için

yasal altyapı oluşturulmuştur.

2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Dava dilekçesinde, iptali istenilen kuralla İşsizlik Sigortası

Fonu'nun amacı dışında kullanıldığı, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun

Fon'un giderlerini belirleyen 53. maddesi hükümleri ile bağdaşmadığı, ayrıca

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan'belirli

gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesi'ilkesine aykırı olduğu, bu

nedenle gerek 5018 sayılı Yasa'nın ilke ve hükümlerine gerek 4447 sayılı

Yasa'nın hükümlerine ters düşen kuralın 'hukuk güvenliği' ilkesiyle

bağdaşmadığı, ayrıca iptali istenen kuralın, Fon kaynaklarının GAP kapsamındaki

yatırımlar yanında, bölgesel ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik

yatırımların finansmanında kullanılmasının önünü açarak, Fon'dan yararlanma

koşullarını hafifleten, Fon'a ulaşma imkânını kolaylaştıran, Fon'un ödeme

şartlarını mevcut düzenlemelere göre gerçekçi hâle getiren düzenlemeleryapılmasının

önünde en büyük engeli oluşturacağı ve sosyal güvenlik sisteminde yaşandığı

şekilde Fon'un gelecekte finans sorunu yaşamasına neden olabileceği,

dolayısıyla bu kuralın, 'sosyal devlet' ilkesi ile bağdaşmadığından Anayasa'nın

2. maddesine, sosyal devletin asli görevlerinden olan vatandaşların sosyal

güvenlik haklarını sağlama ödevini yerine getirmesine engel oluşturduğu için de

Anayasa'nın 60. maddesine aykırı düştüğü; ayrıca 1948 tarihli Birleşmiş

Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25. maddesinde, her insanın

yiyecek, giyecek, konut, tıbbi bakım ve gerekli toplumsal hizmetler de dahil

olmak üzere, kendisinin ve ailesinin sağlığını ve refahını sağlayacak uzun bir

yaşam düzeyine hakkı olduğu, işsizlik, hastalık, sakatlık ya da geçim

olanaklarından iradesi dışında yoksun kaldığı diğer hallerde, sosyal güvenlik

hakkına sahip olduğu vurgusuyla sosyal güvenlik hakkının temel insan hakları

arasında sayıldığı, iptali istenilen kuralın bu yönüyle de Anayasa'nın 90.

maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

a- Kural'ın (b) bendi yönünden

15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesiyle, 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddesi;18 Ağustos 2009 günlü, 27323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11.8.2009 günlü, 5921 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değiştirilmiştir.

Söz konusu değişiklikle iptal istemine konu olan 5763 sayılı Yasa'nın Geçici 6. maddesinin (a) bendine üç cümle eklenmiş, (b) bendi değiştirilmiş, (c) bendi ve son fıkra ile ilgili bir değişiklik yapılmamıştır.

Maddenin (b) bendi, 5921 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değiştirildiği ve bir bütün olarak yeniden düzenlendiğinden 5763 sayılı Yasa'nın Geçici 6. maddesinin (b) bendine yönelikkonusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesigerekir.

b- Kural'ın (a) ve (c) bendleri ile son fıkrası yönünden

Maddenin (a) bendine 5921 sayılı Yasa ile eklenen cümlelerinin

dışında kalan bölümü, bağımsız bir bütün oluşturduğu ve yeni eklenen cümlelerin

bu bölümün içeriğine bir etkisinin olmadığı görüldüğünden, bu bendin 5921

sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki hali olan ve iptali istenilen'2008

yılına münhasır olmak üzere, Fonun mevcut nema gelirlerinden 1.300.000.000

YTL'lik kısım Fon tarafından Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi hesaplarına

aktarılır ve genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Kaydedilen

bu tutarları, Yüksek Planlama Kurulu kararına istinaden Güneydoğu Anadolu

Projesi kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla münhasıran ekonomik

kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere ilgili

idare bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenekler, 2008

yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir.'bölümü ile (c) bendi ve son

fıkrası incelemeye esas tutulmuştur.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 46. maddesinin birinci

fıkrasında'İşsizlik sigortasının amacı; işsizlik sigortasına ilişkin

kuralları ve uygulama esaslarını düzenlemek ve bu Kanunda öngörülen hizmetlerin

verilmesini sağlamaktır.'denilmektedir. İşsizlik Sigortası Fonu da, 4447

sayılı Yasa'nın 53. maddesi ile 'bu Kanun'un gerektirdiği görev ve hizmetler

için mali kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek,

Kanun'un öngördüğü ödemelerde bulunmak' üzere kurulmuştur. Yine aynı maddede

sigortalı işsizler ile Kuruma kayıtlı diğer işsizlere; iş bulma, danışmanlık

hizmetleri, mesleki eğitim, işgücü uyum ve toplum yararına çalışma hizmetleri,

işgücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları için yapılan harcamalar ve bu

Fon'un nema gelirlerinden; 2008-2012 yıllarında, Yüksek Planlama Kurulu

kararına göre, Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlara öncelik

vermek kaydıyla münhasıran ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik

yatırımlarda kullanılmak üzere aktarılan paralar, İşsizlik Sigortası Fonu'nun

giderleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla Yasa'nın geneline bakıldığında,

İşsizlik Sigortası Fonu'nun, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere yalnızca

sigortalılara işsiz kalmaları halinde yapılacak ödeme ve hizmetler için değil;

işsizliği önlemek, istihdamı ve verimliliği artırmak böylelikle ekonomik ve

sosyal kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla bazı öncelikli yatırım alanlarında

da kullanılmasını sağlamak için oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilen sosyal hukuk

devleti, insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde

yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı

arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomik

önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat

sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için

gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri

güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten

devlettir. Çağdaş devlet anlayışı sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve

kurallarıyla Anayasa'nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini,

bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılar.

Sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri olan sosyal güvenlik hakkının yer aldığı, Anayasa'nın 60. maddesinde,'Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.'denilmektedir.

Sosyal güvenlik, uluslararası hukuk belgelerinde ve çağdaş anayasalarda temel bir hak niteliğinde görülerek, 'ekonomik ve sosyal haklar' bölümü içinde düzenlenmiştir.

Sosyal güvenlik, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardını güvence altına alabilmektir. Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak, kişilerin yaşlılık, hastalık, malûllük, kaza, ölüm ve işsizlik gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır.

İşsizlik sigortası, bir iş ya da iş yerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına karşın tamamen kendi istek ve kusuru dışında işini kaybeden çalışanlara bir yandan yeni bir iş bulunmasına gayret edilirken, diğer yandan da bunların işsiz kalmaları nedeni ile uğradıkları gelir kaybını kısmen de olsa karşılayarak, kendisinin ve ailesinin zor duruma düşmesini önlemek amacı ile belli süre ve ölçüde ödemeyi kapsayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulmuş, zorunlu bir sigorta koludur.

Dava dilekçesinde iptali istenilen kuralın, Fon'dan yararlanma

koşullarını hafifleten, Fon'a ulaşma imkânını kolaylaştıran, Fon'un ödeme

şartlarını mevcut düzenlemelere göre gerçekçi hâle getiren düzenlemeler

yapılmasının önünde en büyük engeli oluşturacağı ve sosyal güvenlik sisteminde

yaşandığı şekilde Fon'un gelecekte finans sorunu yaşamasına neden olabileceği

iddia edilmektedir. Ancak, bir ülkedeki sosyal güvenlik sisteminin yapısını

ekonomik ve sosyal koşulların belirleyeceği bilinen bir gerçektir. Çünkü sosyal

güvenlik programlarıyla ekonomik ve sosyal yapı karşılıklı etkileşim

içersindedir. Dolayısıyla, işsizlik sigortasının kapsamının ve koşullarının

belirlenmesinde de ekonomik ve sosyal durumun etkisi yadsınamaz. Anayasa,

kişilere sağlanacak sosyal güvenlik hakkının ölçüleri konusunda ayrıntılı

ilkeler koymamıştır. İşsizlik sigortasından yararlanmanın koşullarının

yumuşatılmasının veya ağırlaştırılmasının istihdam, işgücü verimliliği, gelir

dağılımı, enflasyon, ücretler vs. üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve buna

göre bu koşulları belirlemek yasa koyucunun takdirindedir.

İptali istenilen kuralın (c) bendinde, yatırımlara aktarılan paranın Fon'a geri ödenmesine ilişkin hüküm yer almıştır. Yani Fon'dan geri dönüşü olmayan, karşılığı bulunmayan bir kaynak aktarımı söz konusu değildir.

Ayrıca, son fıkrada belirtilen Geçici Madde 6'nın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesinin ilgili idarelere bırakılmasında, konunun çerçevesinin yasada saptanmış olması nedeniyle Anayasa'ya aykırılık görülmemiştir.

Sonuç olarak, ek bir istihdam alanı yaratarak işsizliğin azaltılmasına katkıda bulunmak için ekonomik ve bölgesel kalkınmaya yönelik yatırım projelerinin belirli bir süreyle Fon kaynaklarıyla desteklenmesi amacıyla düzenlendiği anlaşılan kural, Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Fettah OTO bu görüşlere katılmamıştır.

Kural'ın Anayasa'nın 90. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

C)15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 32. maddesiyle 9.1.1985 günlü, 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine eklenen fıkranın incelenmesi

Dava dilekçesinde, yurtdışı görevlerin, uluslararası ilişkiler

kapsamında yerine getirilecek görevler olması nedeniyle özel bir uzmanlık

gerektirdiği, bunun için yurtdışı teşkilatında sürekli bir göreve atanacak

memurlar ile diğer kamu görevlilerinin seçimi, atanması, çalışma usul ve

esaslarının 'Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik'

ile özel olarak düzenlendiği ve bu görevlere atanacakların lisan bilgileri

dışında mesleki yeterlilik sınavına tabi tutulmalarının öngörüldüğü, iptali

istenen kuralla genel müdür ve eşdeğer görevde bulunanların bu sınavdan muaf

tutuldukları, bu durumda yurtdışı işçi hizmetleri kalitesinin düşmesinin yolu

açıldığından 'kamu yararı' ilkesiyle bağdaşmadığı; ayrıca söz konusu

Yönetmeliğin 'Mesleki yeterlik sınavı' başlıklı 10. maddesinde 'genel

müdür ve eşdeğer düzeyde ve/veya daha üst görevlerde toplam iki yıl

çalışmışolanlar'ın mesleki yeterlik sınavından muaf tutulduğu, Çalışma

ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndagenel müdür ve eşdeğer düzeyde ve/veya daha üst

görevlerde bulunanlar ile diğer bakanlıklarda genel müdür ve eşdeğer ve/veya

daha üst görevde bulunanların yurtdışı görevlere atanma konusunda aynı hukuki

durumda bulunduklarının açık olduğu, iptali istenen kural ile Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı'ndagenel müdür ve eşdeğer düzeyde ve/veya daha üst

görevlerde bulunanların, iki yıl çalışma şartı aranmaksızın yeterlik sınavına

tabi tutulmayacaklarının öngörüldüğü, böylece diğer bakanlıklarda aynı görevi

yapanlarla bir farklılaştırma oluşturulduğu, dolayısıyla iptali istenilen

kuralın'genel müdür ve eşdeğer ve/veya daha üst görevde bulunanlar

yönünden'Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

Dava dilekçesindeki iptal isteminin gerekçesi, yurtdışı sürekli

göreve atanacakgenel müdür ve eşdeğer ve/veya daha üst görevde bulunanlariçin

'Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik'te yer

alan, bu görevlerde iki yıl çalışmış olma şartının, iptali istenilen kuralda

yer almamış olmasıdır. Bir hukuk düzeni içinde genel kurala istisna getiren

özel kurallar, özel kural ile öngörülen istisnaya da istisna getiren daha özel

kurallar bulunması hukuk düzeninin doğasında vardır. O nedenle bir yasa

kuralının başka bir norm ile uyumlu olmaması onun iptal edilmesini gerektiren

bir durum değildir. Daha alt düzeydeki bir norm olan yönetmelikle düzenlenmiş

bir konuda yasa ile farklı bir hüküm getirilmişse normlar hiyerarşisinde daha

üst düzeyde olan yasa hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Anayasa Mahkemesi

yasaların başka yasalara ya da daha alt düzeydeki diğer normlara uyumluluğunu

değil, yasaların Anayasa'ya uyumluluğunu denetlemektedir. Bu nedenle bu

gerekçeye dayanan Anayasa'ya aykırılık savı geçerli değildir.

Kaldı ki, iptali istenilen kuralı da içeren 3146 sayılı Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 'YURTDIŞI

TEŞKİLATI' başlıklı 29. maddesinin ikinci fıkrasındaBakanlık merkez

teşkilatında genel müdür ya da daha üst görevlerde bulunanların bu görevlerde

en az iki tam yıl çalışmış olmak kaydıylayurtdışı teşkilatında

görevlendirilebileceği, yine 'Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel

Hakkında Yönetmelik'in 'ÖZEL ŞARTLAR' başlıklı 7. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı'nda çalışanlar yönünden'Bakanlık merkez teşkilatında genel müdür

ya da daha üst görevlerde en az iki yıl çalışmış olmak'şartına sahip olmak

gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla dava dilekçesinde ileri sürülen

iddianın hukuki dayanağı yoktur. İptal isteminin reddi gerekir.

Ayrıca her kurum ayrı tüzel kişiliğe ve ayrı bir hukuki statüye sahiptir. Dolayısıyla kurumlar yurtdışı görevlendirmede ayrı düzenlemelerle kendi ihtiyacına göre farklı özel şartlar öngörebilir. Her kurumun kendi teşkilat yapısı içerisinde bu sorunu ele almak gerekir. Bu nedenle yurtdışında görevlendirme yönünden farklı bakanlıkların genel müdürleri aynı konumda bulunmadıklarından eşitlik karşılaştırmasına konu edilemez. Bu yönüyle de Anayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

V- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanun

hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların

hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten

kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği

tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı

günden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da

bu kural tekrarlanarak, beşinci fıkrasında Anayasa Mahkemesi'nin, iptal halinde

meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl

edici mahiyette görürse yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.

15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen, 22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinin yedinci fıkrasının ikinci tümcesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince, bu tümceye ilişkinIPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BIR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GIRMESINE, OYBIRLIĞIYLE,4.2.2010 gününde karar verilmiştir.

VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN İNCELENMESİ

15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;

A- 2. maddesiyle değiştirilen 22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinin yedinci fıkrasının ikinci tümcesine ilişkin iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu tümceninYÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI ISTEMININREDDİNE,

B- 1- 19. maddesiyle 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı İşsizlik

Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddenin, (a) bendinin '2008 yılına

münhasır olmak üzere, Fonun mevcut nema gelirlerinden 1.300.000.000 YTL'lik

kısım Fon tarafından Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi hesaplarına aktarılır

ve genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Kaydedilen bu

tutarları, Yüksek Planlama Kurulu kararına istinaden Güneydoğu Anadolu Projesi

kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla münhasıran ekonomik kalkınma

ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere ilgili idare

bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenekler, 2008 yılı

yatırım programı ile ilişkilendirilir.' bölümü ile (c) bendi ve son fıkrasına

yönelik iptal istemleri,

2- 32. maddesiyle 9.1.1985 günlü, 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine eklenen fıkranın 'Genel müdür ve eşdeğer ve/veya daha üst görevde bulunanlar' yönünden iptal istemi,

4.2.2010 günlü, E.2008/57, K.2010/26 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra ve bentlere ilişkinYÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI ISTEMININREDDİNE,

C- 19. maddesiyle 4447 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 6. maddenin (b) bendine yönelik iptal istemi hakkında, 4.2.2010 günlü, E.2008/57, K.2010/26 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu bende ilişkinYÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI ISTEMI HAKKINDAKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

4.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

15.5.2008 günlü, 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;

A- 2. maddesiyle değiştirilen 22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinin yedinci fıkrasının ikinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI ile Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

B- 19. maddesiyle 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddenin,

1- (b) bendi, 11.8.2009 günlü, 5921 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle değiştirildiğinden, bu bende ilişkinKONUSU KALMAYAN ISTEM HAKKINDAKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,

2- (a) bendinin '2008 yılına münhasır olmak üzere, Fonun mevcut nema gelirlerinden 1.300.000.000 YTL'lik kısım Fon tarafından Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi hesaplarına aktarılır ve genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Kaydedilen bu tutarları, Yüksek Planlama Kurulu kararına istinaden Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla münhasıran ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere ilgili idare bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenekler, 2008 yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir.' bölümünün,

3- (c) bendi ile son fıkrasının,

Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fettah OTO'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

C- 32. maddesiyle 9.1.1985 günlü, 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine eklenen fıkranın 'Genel müdür ve eşdeğer ve/veya daha üst görevde bulunanlar' yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

D- 2. maddesiyle değiştirilen 4857 sayılı Yasa'nın 30. maddesinin yedinci fıkrasının ikinci tümcesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince, bu tümceye ilişkinIPTAL

HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BIR YIL SONRA

YÜRÜRLÜĞE GIRMESINE, OYBIRLIĞIYLE,

4.2.2010 gününde karar verilmiştir.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

KARŞIOY GEREKÇESİ

1- İptal davasına konu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinin

yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde, özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan

işveren veya işveren vekilinden aynı Kanun'un 101. maddesi uyarınca tahsil

edilecek cezaların kullanımına ilişkin hususların, Türkiye İş Kurumu'nun

koordinatörlüğünde, teker teker sayılan temsilcilerden oluşan bir komisyon

tarafından karara bağlanacağı hüküm altına alınmakta, belirtilen temsilciler

arasında da davaya konu 'Türkiye Sakatlar Konfederasyonu' yer almaktadır.

Anayasa'ya aykırılık iddiasının özünü ise, sakatlar ve özürlüleri temsil edecek

yegâne üst kuruluşun adı geçen Konfederasyon olmadığı, bu konuda aynı amaca

hizmet eden 'Engelliler Konfederasyonu'nun da bulunduğu, yasa koyucunun ise bu

iki konfederasyondan yalnız birini tercih etmek suretiyle Anayasa'nın 10.

maddesinde belirtilen eşitlik ilkesinin ihlâl edilmiş olduğu savı

oluşturmaktadır.

2- İptali istenen kuralın, 22.5.2003 günlü, 4857 sayılı İş

Kanunu'nun 10.6.2003 tarih ve 25134 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ilk

halinde de aynen yer aldığı anlaşılmaktadır. Yine aynı tarihte yürürlükte olan

6.10.1983 günlü, 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun 88. maddesinin 'Sakatlara

hizmet amacı ile kurulan derneklerin, Körler Federasyonu, Sağırlar Federasyonu,

Ortopedik Özürlüler Federasyonu, Zihinsel Özürlüler Federasyonu olmak üzere

dört federasyon teşkil etmeleri ve bu federasyonların birleşerekTürkiye

Sakatlar Konfederasyonunuoluşturmaları zorunludur.' hükmünü taşıdığı,

dolayısıyla Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun belirtilen tarihte alanında

yegâne temsilci konumunda olduğu görülmektedir. Ne var ki 23.11.2004 tarih ve

25649 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4.11.2004 günlü, 5253 sayılı yeni

Dernekler Kanunu 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nu yürürlükten kaldırıp, örgütlenme

özgürlüğünün önündeki kısıtlayıcı hükümlere de son verdiğinden; anılan Kanunun

yürürlüğe girmesinden sonra üç engelli federasyonu tarafındanTürkiye

Engelliler Konfederasyonukurulmuş, böylelikli özürlü ve sakatların

oluşturdukları iki ayrı konfederasyonun varlığı sözkonusu olmuştur. Yasa koyucu

15.5.2008 günlü, 5763 sayılı Kanun'la, anılan 'Komisyon'un teşkilinde bu iki

konfederasyondan ilk düzenlemede olduğu gibi Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nu

temsilci olarak dikkate almıştır.

3- Özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenler veya

vekillerinden tahsil edilecek para cezalarının ne şekilde kullanılacağı hususu

tamamen yasa koyucunun takdir alanına giren bir husus olup, Anayasal ilkelere

bağlı kalmak şartıyla, bu cezaların kamu yararına bir harcama kalemi olarak

doğrudan Çalışma Bakanlığı ya da bağlı bir birimince kullanılması mümkün

olabileceği gibi, işçi-işveren temsilcilerinin de içinde olacağı bir komisyonun

teşkil edilip edilmemesi, bu komisyona kimlerin alınıp alınmayacağı, temsili

uygun görülen komisyon üyelerinin bir bölümü için farklı, diğerleri için

değişik kriter ve ölçütlerin öngörülmesi de tamamen yasa koyucunun

takdirindedir. Diğer bir deyişle, örneklenen hususlar bir Anayasal denetim

sorunu olmayıp, yasamanın tasarrufu alanındaki bir tercihin ortaya

konulmasından ibaret bulunmaktadır.

4- İptali istenen fıkradaki işçi ve işveren temsilcileri yönünden getirilen 'en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşlardan olma' kriterinin, özürlü ve sakatlar konfederasyonları bakımından da getirilmesi gerekmeyip, farklı mahiyetteki sözkonusu üst yapılanmalar için öngörülen kriterler, özürlüler ve sakatlar konfederasyonları yönünden bir eşitlik değerlendirmesine emsal teşkil edemezler. Yasa koyucunun, evvelce yine yasayla teşkil ettirilmiş bulunan bir konfederasyona öncelik tanıması ve tercih hakkını bu yönde kullanmasının Anayasa'ya aykırı bir yönü yoktur.

5- Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kuralın Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı ve iptal isteminin reddi gerektiği kanısına vardığımızdan; kuralın iptaline dair çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

EK GEREKÇE

4857 sayılı İş Kanunu'nun 5763 sayılı Yasa ile değiştirilen 30.

maddesinin yedinci fıkrasının ilk tümcesinde, 'Bu maddeye aykırılık hallerinde

101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar, özürlülerin ve eski

hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurmaları,

özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri ve bu gibi projelerde

kullanılır.' dava konusu ikinci tümcesinde de 'Tahsil edilen cezaların

kullanımına ilişkin hususlar, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde,

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi

Başkanlığı, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ve Türkiye

Sakatlar Konfederasyonu ile en çok işçi ve işvereni temsil eden üst

kuruluşların birer temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından karara bağlanır.

Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca

çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.' denilmektedir.

İptali istenilen kuralın yürürlüğe girdiği tarihte engellilerle

ilgili Türkiye Engelliler ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu olmak üzere iki

konfederasyon bulunduğu halde, anılan Kural'la oluşturulan komisyonda bunlardan

sadece Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'na yer verilmiştir. Oysa her iki

Konfederasyonun da aynı amaçla kuruldukları ve aynı hukuki statüye sahip

oldukları anlaşılmaktadır. Komisyon'da bunlardan sadece birine yer verilmesi,

bu konfederasyonu diğerine göre imtiyazlı duruma getirmektedir. Başka bir ölçüt

öngörülmeksizin Komisyon'da bulunmanın nedeninin, sadece Konfederasyon niteliği

taşımaktan kaynaklandığı, iki konfederasyonun da aynı hukuksal statüde

oldukları halde farklı kurallara bağlı tutuldukları, bu durumun ise Anayasa'nın

10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı açıktır.

Belirtilen nedenlerle çoğunluk görüşüne ek gerekçeyle katılıyoruz.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

KARŞI OY

5763 sayılı Yasa ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na

Eklenen Geçici madde 6- a fıkrasında yer alan; '2008 yılına münhasır olmak

üzere, Fonun mevcut nema gelirlerinden 1.300.000.000 YTL'lik kısım fon

tarafından Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi hesaplarına aktarılır ve genel

bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Kaydedilen bu tutarları,

Yüksek Planlama Kurulu kararına istinaden Güneydoğu Anadolu Projesi

kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla münhasıran ekonomik kalkınma

ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere ilgili idare

bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenekler, 2008 yılı

yatırım programı ile ilişkilendirilir.' maddesi ile aynı maddenin c fıkrası

hükmü iptal isteminin konusudur. Her ne kadar iptali istenilen 6-a fıkrasında

5121 sayılı Yasa ile değişiklik yapılarak bu maddeye üç cümle eklenmiş ve (b)

bendi değiştirilmiş ise de, eklenen cümlelerin dışında kalan kısım, bağımsız

bir bütün oluşturduğundan ve bu cümlelerin bölümün içeriğine bir etkisinin

olmadığı görüldüğünden, bu kısma ilişkin iptal isteminin esasının incelenmesi

gerekmektedir.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 46. maddesinin birinci

fıkrasında işsizlik sigortasının amacı, 'İşsizlik sigortasına ilişkin kuralları

ve uygulama esaslarını düzenlemek ve sigortalılara işsiz kalmaları halinde, bu

Kanunda öngörülen ödeme ve hizmetlerin yerine getirilmesini sağlamaktır.'

şeklinde açıklanmış; ancak bu madde 5763 sayılı Yasa'nın 13. maddesiyle

'İşsizlik sigortasının amacı; işsizlik sigortasına ilişkin kuralları ve

uygulama esaslarını düzenlemek ve bu Kanunda öngörülen hizmetlerin verilmesini

sağlamaktır.' şeklinde değiştirilmiştir. Yapılan bu değişiklikle İşsizlik

sigortası fonunun geniş bir alanda kullanımını sağlamak üzere yasal altyapı

oluşturulmuştur. Yukarıda anılan 46. maddede açıklandığı gibi işsizlik

sigortasının temel amacı, bir iş ya da işyerinde çalışırken kendi iradesi

dışında işini kaybeden çalışanlara işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir

kaybını kısmen de olsa karşılayarak kendisinin ve ailesinin zor duruma

düşmesini önlemek için işsizlik ödeneği adı altında belirli bir süre ödeme

yapılmasıdır.

İptali istenen kuralda, işsizlik sigortası Fonu'nun mevcut nema

gelirlerinin genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedileceği,

kaydedilen bu tutarların, Yüksek Planlama Kurulu'nun kararına istinaden

Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla

ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere

ilgili idare bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı'nın yetkili olduğu

belirtilmektedir. Görüldüğü gibi burada İşsizlik Sigortası Fonu'nun nema

gelirlerinin hangi somut yatırımlarda kullanılacağı yer almamaktadır. 'Ekonomik

kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlara kullanılmak üzere' denilmek

suretiyle ucu açık geniş bir alanda Fonun nema gelirlerinin kullanılacağı

öngörülmektedir.

İşsizlik Sigortası Fonu'na işçiler ücretlerinde yapılan

kesintilerle katkıda bulunmaktadır. Fonun dörtte biri işçi ücretlerinden

kesilen paradan oluşmaktadır. Yürütme organına, Fonun kaynaklarının ucu açık,

belirsiz bir alanda kullanılmasında yetki tanınmasının İşsizlik Sigortasını

Fonu'nun işleyişine olumsuz etki yapacağı açıktır. Nitekim geçici 6. maddenin

5921 sayılı Yasa ile (b) fıkrasında değişiklikler yapılarak Fonun nema

gelirlerinin 2010 yılında dörtte üçü, 2011 ve 2012 yıllarında da dörtte birinin

genel bütçelerinin (B) işaretli cetvelinde bütçe gelir tahmini olarak yer

alacağı öngörülmektedir. Bu durum işçilerin ücretlerinden yapılan kesintilerle

katkıda bulundukları Fon kaynaklarının, yürütme organının elinde İşsizlik Sigortası

Fonu'nun amacı dışında nasıl tüketileceğini açık şekilde göstermektedir.

Geçmişte de çalışanlara yarar sağlamak amacıyla kurulan birçok Fon kaynağının

yürütme organına tanınan harcama yetkisiyle nasıl yok edildiği bilinmektedir.

5763 sayılı Yasa ile 4447 sayılı işsizlik sigortası Kanununa

eklenen geçici madde 6-c fıkrasına gelince; bu madde işsizlik sigortası

fonundan yatırımlara aktarılan paranın geri ödenmesini düzenlemektedir.

Aktarılan bu paranın geri ödenmesi için önce yatırımlardan gelir elde edilecek,

sonra bu gelirlerin Yüksek Planlama Kurlunca belirlenecek oranı fona

aktarılacaktır. Kaynakların geri ödenmesinde miktar, oran ve zaman belirsizdir.

Üstelik fona aktarılan paranın miktarı da 2010, 2011, 2012 yıllarında artan

oranda sürmektedir. Bu durumda ya maddenin uygulanması işlevsiz kalacaktır,

daha açık bir anlatımla madde uygulanamayacaktır, ya da aktarılan kaynakların

geriye ödenmesi sembolik düzeyde olacaktır.

Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa'nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini ve bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle iptali istenen kurallar Anayasa'nın 2. maddesinde nitelikler belirtilen sosyal hukuk devleti ilkesine, sosyal hukuk devletinin somut gereklerinden biri olan sosyal güvenlik hakkının yer aldığı, Anayasa'nın 60. maddesine aykırı bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle 5763 sayılı Yasa ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na Eklenen Geçici madde 6-a ve c fıkralarının iptali gerekeceği düşüncesiyle çoğunluk kararına karşıyım.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye Fettah OTO Üye Fettah OTO

Anayasa Mahkemesi, E. 2008/57, K. 2010/26, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasını Açan
  4. İptal Davasının Konusu
  5. Iı- Yasa Metinleri
  6. Iıı- İlk İnceleme
  7. Iv- Esasın İncelenmesi
  8. V- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  9. Vı- Yürürlüğün Durdurulması İstemlerinin İncelenmesi
  10. Hükmünün, Kararın Resmî Gazete'de Yayımlanmasından Başlayarak Bır Yıl Sonra
  11. Kılıç
  12. Adalı
  13. Kantarcıoğlu
  14. Erten
  15. Oto
  16. Özgüldür
  17. Apalak
  18. Karşıoy Gerekçesi
  19. Kaleli
  20. Ek Gerekçe
  21. Kılıç
  22. Adalı
  23. Özgüldür
  24. Karşı Oy
  25. Kantarcıoğlu
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2008/57
Karar No
2010/26
Tarih
4 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2008/38 K.2010/39
  • AYM Norm Denetimi E.2008/99 K.2010/42
  • AYM Norm Denetimi E.2008/55 K.2010/41
  • AYM Norm Denetimi E.2010/2 K.2010/24
  • AYM Norm Denetimi E.2010/5 K.2010/25
  • AYM Norm Denetimi E.2010/8 K.2010/35

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.