KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Esas Sayısı
- 2008/55
- Karar Sayısı
- 2010/41
- Karar Günü
- 25.2.2010
- R.G. Tarih-Sayı
- 21.06.2010-27619
- İtiraz yoluna başvuran
- Kırklareli Sulh Ceza
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Cinsel taciz suçundan açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren 105. maddesi şöyledir:
'(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Bu fiiller; hiyerarşi, hizmet veya eğitim ve öğretim ilişkisinden ya da aile içi ilişkiden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise, verilecek ceza bir yıldan az olamaz.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Mahkeme, başvuru kararında Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine dayanmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 26.6.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, cinsel taciz suçunun madde metninde değil, gerekçede tanımının yapıldığı, Resmî Gazete'de yayımlanmayan madde gerekçesinin öğreti ve uygulamada yargı mercilerini bağlayıcı olmadığının büyük oranda kabul edildiği, suçun maddi unsurunun hangi eylemleri içerdiğinin açıkça belirtilmediği ve tartışmalı olduğu, bu konuda öğreti ile uygulamada farklılıklar bulunduğu, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralı da içeren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde, cinsel taciz suçuna yer verilmiştir. Söz konusu suç, Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitabının'Kişilere Karşı Suçlar'başlıklı İkinci Kısmının'Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar'başlığı altındaki 102 ilâ 105. maddelerin yer aldığı Altıncı Bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçla korunan hukuki yarar, kişinin cinsel özgürlüğü ve dokunulmazlığıdır.
İtiraz konusu (1) numaralı fıkrada, suçun temel şekli ve yaptırımı
düzenlenmiştir. Buna göre, suçu oluşturan hareket,'bir kimseyi cinsel amaçlı
olarak taciz etme'şeklinde belirtilmiştir. Madde gerekçesine göre cinsel
taciz, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlâli niteliği taşımayan cinsel
davranışlarla gerçekleştirilebilen, cinsel yönden ahlâk temizliğine aykırı
olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir. Maddenin (2) numaralı
fıkrasında ise bu suçun işleniş tarzı itibarıyla nitelikli hâli düzenlenmiştir.
Buna göre suçun; hiyerarşi, hizmet veya eğitim ve öğretim ilişkisinden ya da
aile içi ilişkiden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı
işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi veya bu fiil
nedeniyle mağdurun; iş bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda
kalmış olması durumunda verilecek cezanın artırılması gerekmektedir.
Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, cezayı ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerin belirlenmesi gibi konularda yasakoyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.
Anayasa'nın 38. maddesinin ilk fıkrasında,'Kimse kanunun suç
saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz'denilerek'suçun yasallığı',
üçüncü fıkrasında da'ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak
kanunla konulur'denilerek,'cezanın yasallığı'ilkesi getirilmiştir.
Anayasa'da öngörülen suçta ve cezada yasallık ilkesi, insan hak ve
özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öne çıktığı günümüzde, ceza hukukunun da
temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Anayasa'nın 38. maddesine paralel
olarak Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan'suçta ve cezada
kanunilik'ilkesiyle, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere
verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde yasada
gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması
gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri düşüncesine dayanan
bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
İtiraz konusu kuralda hangi tür davranışların'cinsel taciz'sayılacağı açıklanmamış ise de, 5237 sayılı TCK'nın'Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar'başlıklı Altıncı Bölümünde yer alan 102. maddesinde cinsel saldırı, 103. maddesinde de çocukların cinsel istismarı düzenlenmiştir. Anılan maddeler ile birlikte 105. maddenin değerlendirilmesinden cinsel taciz suçunun, cinsel saldırı ve cinsel istismar boyutuna ulaşmayan, cinsel amaçlı rahatsız etme fiilleri olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca maddenin gerekçesi ve her olayın kendine özgü şartlarının mahkemece değerlendirileceği açık olduğundan itiraz konusu kuralın belirsizliğinden söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Fettah
OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2008/55, K. 2010/41, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası