İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2008/74 K.2010/15

günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin;

Esas2008/74Karar2010/15Tarih21 Ocak 2010Okuma11 dk · 2.276 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
21 Ocak 2010
Esas Sayısı
2008/74
Karar Sayısı
2010/15
Karar Günü
21.1.2010
R.G Tarih-Sayı
28.04.2010-27565
İtiraz yoluna başvuran
Ankara 2. İdare Mahkemesi
İtirazın konusu
4.2.1983
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.276 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin;

1- Birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan ''kesin olarak'' ibaresinin,

2- 'Başkanlar Kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.' biçimindeki son fıkrasının,

Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Yargıtay'da şef olan davacının, Yargıtay Yönetim Kurulunca hazırlanan görevde yükselme eğitimine katılacak adayların belirlendiği listeye dâhil edilmemesi işlemine yönelik itirazının Yargıtay Başkanlar Kurulunca reddi kararının iptali istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun iptali istenilen bölümleri de içeren 17. maddesi şöyledir:

'Başkanlar Kurullarının görevleri:

Madde 17-Başkanlar kurullarının görevleri şunlardır:

1. Başkanlar Kurulunun Görevleri:

a) Hukuk ve ceza daireleri arasında meydana gelen görev ve iş bölümü uyuşmazlıklarını kesin karara bağlamak, fiili veya hukuki imkânsızlık sebebiyle bir dairenin görevine giren işe bakamaması halinde bir başka daireyi görevlendirmek,

b) Dairelerden birinin yıl içinde gelen işleri normal çalışma ile karşılanamayacak oranda artmış ve daireler arasında iş bakımından bir dengesizlik meydana gelmiş ise takvim yılı başında toplanıp bir kısım işleri başka daireye vermek,

c) İçtihadı birleştirme görüşmelerine ve kararlarının alınmasına ilişkin olarak ilke kararları almak,

d) Birinci Başkanlık Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu ile Yönetim Kurulu kararlarına karşı yapılan itirazlarıkesin olarakkarara bağlamak. Bu itirazların incelenmesinde karara katılan kurul üyesi daire başkanları Kurula katılamaz ve eksiklikler o dairenin kıdemli üyeleriyle tamamlanır.

e) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

2. Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun görevi:

Hukuk Daireleri arasında meydana gelen görev ve işbölümü uyuşmazlıklarını karara bağlamaktır.

3. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun Görevi:

Ceza daireleri arasında meydana gelen görev ve işbölümü uyuşmazlıklarını karara bağlamaktır.

Oylamanın şekli, ilgili kurullarca belirlenir. Ancak bu maddenin (1/b) ve (1/d) bentlerinde öngörülen hususlara ilişkin oylama gizli yapılır.

Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, Ali GÜZEL, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve Serruh KALELİ'nin katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine 5.8.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- SINIRLAMA SORUNU

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.

İtiraz yoluna başvuran Mahkemece,2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan''kesin olarak''ibaresi ile bu maddenin son fıkrasınınAnayasa'ya aykırılığı ileri sürülerek iptali istenilmiştir.Başvuru, Yönetim Kurulunca yapılan ve itiraz üzerine Başkanlar Kurulunca kesin karara bağlanan işlemler aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamamasına ilişkindir.

Somut olayda davanın konusunu, Yönetim Kurulu

işlemine karşı yapılan itirazın Başkanlar Kurulunca reddi kararının iptali

talebi oluşturmaktadır. Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının

(1) numaralı bendinin (d) alt bendinde Yönetim Kurulunun yanı sıra Birinci

Başkanlık Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu işlemlerine yönelik itirazların da

Başkanlar Kurulunca kesin olarak karara bağlanacağı, aynı maddenin son

fıkrasında ise başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya

verdikleri kararların kesin olduğu ve bu kararların aleyhine başka bir yargı

merciine başvurulamayacağı düzenlendiğinden, davanın konusu ve bu kurullarca

yapılan işlemlerin nitelikleri dikkate alınarak esasa ilişkin incelemenin

Yönetim Kurulu kararlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

Bu nedenlerle;

4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin;

1- Birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan ''kesin olarak'' ibaresine ilişkin esas incelemenin, aynı alt bentte yer alan 'yönetim kurulu kararları' ile sınırlı olarak yapılmasına, Serruh KALELİ'nin karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- 'Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.' biçimindeki son fıkrasına ilişkin esas incelemenin, birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan 'yönetim kurulu kararları' yönünden sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE,

21.1.2010 gününde karar verildi.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. Maddesinin Birinci Fıkrasının (1) Numaralı Bendinin (d) Alt Bendinde Yer Alan '' kesin olarak '' İbaresinin İncelenmesi

Başvuru kararında, Yargıtay Yönetim Kurulunun hâkimlik ve savcılık sınıfından olmayan Yargıtay personelinin atama, nakil, yükselme ve disiplin işlemlerine dair kararlarına karşı itirazları inceleyen Yargıtay Başkanlar Kurulunun bu kararlarının kesin olmasının Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (d) alt bendinin birinci tümcesinde, Birinci Başkanlık Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu ve Yönetim Kurulunun kararlarına karşı yapılan itirazların Başkanlar Kurulunca kesin olarak karara bağlanacağı belirtilmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Anayasa'nın 'Hak arama hürriyeti' başlıklı 36. maddesinde herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargı organları önünde davacı ya da davalı olarak sav ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmekte, 125. maddesinin birinci fıkrasında ise 'idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır' kuralı yer almaktadır.

Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı

bendinin (d) alt bendinde geçen 'kesin olarak' ibaresi, Yönetim Kurulu

kararlarına yönelik itirazların inceleme mercii olan Başkanlar Kurulunun bu

konudaki kararlarının biçimsel yönden kesin, uygulanabilir ve bağlayıcı

nitelikte olduğunu ifade etmektedir. Yargıtay Yönetim Kurulunun 2797 sayılı

Yasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasındaki, hâkimlik ve savcılık sınıfından

olmayan Yargıtay personeline ilişkin atama ve nakil, yükselme, disiplin ve sair

özlük işlerini yürütme, bunlarla ilgili karar ve tedbirleri alma ve

yönetmelikleri yapma görevleri çerçevesinde aldığı kararlar, ilgililerce itiraz

edilmesi durumunda ancak Başkanlar Kurulunun kararının ardından kesin ve

uygulanması gerekli işlem hâlini almaktadırlar.

Bu nedenle Yönetim Kurulunun kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulunca verilen kararların idarî bakımdan kesin olması, savunma ve hak arama özgürlüklerinin sınırlandırılamayacağı ve idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu yönündeki Anayasa kurallarına aykırı değildir.

Açıklanan nedenlerle dava konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

B- 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. Maddesinin Son Fıkrasının İncelenmesi

Başvuru kararında, yargı organlarının yargısal fonksiyon taşımayan idarî nitelikteki işlemlerinin, yargıçlardan kurulu organlar ya da mahkemeler tarafından yapılmasının bunların yönetsel niteliğini değiştirmediği ve idarî işlemi tesis eden makama bakılmaksızın bu işlemlerin idarî yargı denetimine tâbi tutulması gerektiği, Yargıtay Yönetim Kurulunun kamu gücünü kullanarak ve idarî işlevine dayanarak yaptığı hak ve yükümlülükler doğuran çeşitli işlemleri aleyhine yapılan itirazlar üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulunca verilen kararlara karşı idarî yargı yoluna başvurulamamasının Anayasa'nın 2., 36., 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrasında başkanlar kurullarının gerek doğrudan ve gerekse itiraz üzerine verdikleri tüm kararların kesin olduğu ve bunların aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Bu kural ile Yargıtay Yönetim Kurulunca yapılan işlemlere yönelik itirazlar nedeniyle Yargıtay Başkanlar Kurulunun verdiği kararlara karşı başka yargı mercilerine müracaat edilebilmesinin ve iptal davası açılabilmesinin önü kapatılarak yargısal bağışıklık getirilmiştir.

Yargıtay, Anayasa'nın 154. maddesinde düzenlenen yüksek bir yargı organı olup, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii ve kanunda gösterilen belli davaların da ilk ve son derece mahkemesidir. Yargıtay'ın kuruluşu ve işleyişi de mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenecektir.

Anayasa Mahkemesinin 26.9.1968 günlü, E. 1967/21, K. 1968/66

sayılı kararında da belirtildiği üzere, Anayasa'da işaret edilen 'dava'

sözcüğünün, usul hukukundaki dar anlamıyla yorumlanmaması, hâkimlerin karara

bağlamakla ödevli oldukları bütün davaların yanı sıra, yönetim işlerinden

sayılabilecek bir takım ihtilaf ve işlerin de bu kavram içinde

değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü Anayasa'nın 9. maddesi, 'yargı'

bölümündeki hükümler ve temas edilen 154. madde hükmü, mahkemelere ve

Yargıtay'a davaları çözümleme görevinden başka bir görev verilmesini yasaklar

nitelikte değildir. Yasakoyucu, hâkimlerin esas görevlerine halel getirmemek

kaydıyla, bir takım yönetim işlerinin hâkimlerce veya somut davada olduğu gibi

Yargıtay'ın ilgili organlarınca karara bağlanmalarını, o işlemin özelliği

bakımından kamu yararına daha uygun sayabilir. Nitekim bu düşünceden hareketle,

yasakoyucu 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 9. maddesi ile teşkil edilen

Başkanlar Kuruluna, aynı Kanun'un 17. maddesi ile bir takım yönetim işleri

konusunda görevler vermiştir.

Bir yüksek yargı organı olan Yargıtay'ın iç düzeni ve işleyişi

bakımından, aslî görevleri esasen adlî ihtilafları çözüme kavuşturmak olan

yüksek yargıçların oluşturduğu ve Yargıtay Birinci Başkanı, Birinci Başkan

Vekilleri ile Yargıtay'daki tüm Daire Başkanlarından meydana gelen Başkanlar

Kurulu tarafından Yönetim Kurulu kararlarına karşı yapılan itirazların bir

sonuca bağlanması işinin, yargısal ağırlıklı bir faaliyet olduğu ve Yargıtay'ın

aslî temyiz görevine ilaveten yasakoyucu tarafından anılan Kurula verilmiş

olduğu anlaşılmaktadır. Yasakoyucu Yargıtay Başkanlar Kurulunu işlevsel olarak

'idare' kabul etmemiş ve Kanun'la kendisine verilen görevleri ifade ederken bu

Kurulun verdiği kararları idarî tasarruf saymayarak, bunları yargı denetimi

dışında tutmuştur. Bu nedenle, Yargıtay mensuplarının Yargıtay'ın ifa ettiği

yüksek yargı hizmetinin işleyişi ile ilgili olarak doğabilecek kimi

ihtilafların Yargıtay'ın içinde belirtilen çözüm mekanizmaları yoluyla

sonuçlandırmasının öngörülmesinde Anayasa'nın yargı ve yüksek yargıyı

düzenleyen hükümleri yönünden bir aykırılık söz konusu değildir.

İtiraz konusu kuralla Yargıtay Başkanlar Kurulunun 'Yönetim Kurulu' kararlarına itiraz üzerine verdiği kararların aleyhine başka yargı merciine başvuru olanağının ortadan kaldırılmasının, savunma ve hak arama özgürlüklerinin sınırlandırılamayacağı ve idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu yönündeki Anayasa kurallarına aykırı bir yönü görülmemiştir

Açıklanan nedenlerle dava konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Fulya KANTARCIOĞLU, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

4.2.1983 günlü, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesinin;

1-Birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan '' kesin olarak '' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

2-'Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.' biçimindeki son fıkrasının, birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan 'yönetim kurulu kararları' yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Şevket APALAK ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

21.1.2010 günündekarar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun Başkanlar Kurullarının görevlerini belirleyen 17. maddesinin 'Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz' biçimindeki son fıkrasının iptali istenilmiş ise de, dava konusunun Yargıtay Yönetim Kurulu kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilmiş bir karara ilişkin olması nedeniyle fıkranın esasının, bu kurulun kararları yönünden sınırlı olarak incelenmesine karar verilmiştir.

Anayasa'da Yüksek Mahkemeler arasında yer alan Yargıtay'ın

yargısal işlemleri yanında idari yapılanma ve personelle ilgili idare hukuku

alanına giren, idari usullere göre oluşturduğu işlemlerinin de bulunduğu

kuşkusuzdur. Yargıtay'ın bu tür işlemlerinin, genellikle kuruluşu, görev ve

yetkileri yasayla belirlenen kurullar tarafından tesis edildiği görülmektedir.

Bu bağlamda, 2797 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde, Yargıtay Yönetim Kurulu'nun,

Yargıtay Birinci Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Genel Sekreter ile

Başkanlar Kurulu tarafından iki yıl için seçilen bir asıl ve bir yedek daire

başkanı, üç asıl ve iki yedek Yargıtay üyesinden oluşacağı; 20. maddesinde de

Kurul'un görevlerinin, hâkimlik ve savcılık sınıfından olmayan Yargıtay

Personelinin atama ve nakil, yükselme, disiplin ve sair özlük işlerini yürütmek

ve bunlarla ilgili karar ve tedbirleri almak ve yönetmelikleri yapmak,

kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek olduğu belirtilmiştir. Aynı

Yasa'nın 9. maddesine göre, Birinci Başkan, Başkanvekilleri ve 32 daire

başkanından oluşan Başkanlar Kurulu'nun 17. maddede belirtilen görevleri

arasında yönetim kurulu kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarak

karara bağlama görevi de sayılmıştır.

Bu maddelerin birlikte incelenmesinden, Yargıtay Yönetim Kurulu ve Başkanlar Kurulu'nun Yargıtay Birinci Başkanı, Daire Başkanı ve Üyelik görevini yürüten yargıçlardan oluşmasına karşın, yaptıkları işin yargısal değil idari nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla organik bakımdan yargı içinde yer alan bu Kurul'ların kararları işlevsel bakımdan yargısal değil idari niteliktedir. Oysa, bir kararın yargı kararı sayılabilmesi için, onun sadece yargı organı tarafından verilmesi yeterli olmamakta, yargısal usul ve unsurları da içermesi gerekmektedir.

Anayasa'nın 125. maddesinin ilk fıkrasında İdarenin her türlü

eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, ikinci

fıkrasında ise 'Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri

Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır' denilerek ayrık durumlar

gösterilmiştir. Buna göre, Anayasa'da aksine hüküm bulunmadıkça tüm idari

işlemler için yargı yolunun açık olması Anayasal bir zorunluluktur. Bağımsız

yargı denetimi, hukuk devletinin olmazsa olmazları arasında yer alan en temel

unsurlarından biridir. İdari niteliği tartışmasız kararları, yargıçlardan

oluşan bir kurulun alması, onları yargısal karar haline dönüştürmeyeceğinden,

bunlara karşı yargı yolunun kapatılması hukuk devleti ilkesini zedeleyen bir

Anayasa ihlâlidir.

Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca, herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın bu kesin buyruğu karşısında, kişilerin yargı yoluna başvurmalarının engellenmesine olanak bulunmamaktadır. Hak ve menfaatlerini ihlâl eden idari işlemlere karşı kişiler, yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak sav ve savunma ile adil yargılanma olanağına sahip değillerse, söz konusu işlemlerin salt yargı organları tarafından tesis edilmiş olmaları hak arama özgürlüğünün güvencesi olamaz.

Öte yandan, hakkında aynı işlem uygulanan iki kamu görevlisinden Yargıtay'da çalışan için yargı yolunun kapalı diğer kurumda çalışan için açık olması, Anayasa'nın 10. maddesiyle güvence altına alınan eşitlik ilkesiyle de bağdaşmaz.

Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 2, 10, 36 ve 125. maddelerine aykırı olan itiraz konusu Kural'ın iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Şevket

APALAK

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2008/74, K. 2010/15, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Sınırlama Sorunu
  7. Vı- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Adalı
  10. Kantarcıoğlu
  11. Akyalçın
  12. Erten
  13. Özgüldür
  14. Apalak
  15. Karşıoy Gerekçesi
  16. Kaleli
  17. Kantarcıoğlu
  18. Apalak
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2008/74
Karar No
2010/15
Tarih
21 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2007/36 K.2010/6
  • AYM Norm Denetimi E.2009/92 K.2010/11
  • AYM Norm Denetimi E.2007/68 K.2010/2
  • AYM Norm Denetimi E.2008/95 K.2010/18
  • AYM Norm Denetimi E.2008/19 K.2010/17
  • AYM Norm Denetimi E.2008/111 K.2010/22

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.