İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2008/84 K.2010/121

Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekili Hakkı Suha OKAY

Esas2008/84Karar2010/121Tarih30 Aralık 2010Okuma13 dk · 2.694 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
30 Aralık 2010
Esas Sayısı
2008/84
Karar Sayısı
2010/121
Karar Günü
30.12.2010
R.G. Tarih-Sayı
12.07.2011-27992
İptal davasını açan
Anamuhalefet (Cumhuriyet
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.694 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekili Hakkı Suha OKAY

İPTAL DAVASININ KONUSU

16.7.2008 günlü, 5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;

1)5. maddesiyle 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna eklenen tümcenin,

2)16. maddesiyle 4749 sayılı Kanun'un Geçici 12. maddesine eklenen fıkranın ikinci tümcesinin,

3)18. maddesiyle 4749 sayılı Kanun'a eklenen;

a-Geçici Madde 16'nın,

b-Geçici Madde 17'nin birinci fıkrasının ilk tümcesinin,

Anayasa'nın 2., 6., 7. ve 8. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

1)28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un; 16.7.2008 günlü, 5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve iptali istenen tümceyi de içeren, 8. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

'Hazine geri ödeme garantisi ve Hazine yatırım garantisi ile lehine garanti sağlanan taraftan verilecek her garanti için bir defaya mahsus olmak kaydıyla garanti edilen tutarın yüzde birine kadar garanti ücreti alınır.Bu oranı beş katına kadar artırmaya Bakan yetkilidir.'

2)16.7.2008 günlü, 5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. maddesiyle, 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 12. maddesine eklenen fıkranın iptali istenilen ikinci tümcesi şöyledir:

'Üniversitelerin 1/1/2006 tarihinden önce imzalanan Hazine garantili kredilerine ilişkin olarak Müsteşarlıkça yapılan üstlenimler ile ikrazen kullandırılan kredilerinden doğan Hazine alacaklarının ve anılan kuruluşların uzlaşma kapsamındaki Hazine alacaklarının, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla ödenmeyen bakiye tutarını, Bakanın teklifi üzerine bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin terkinine Maliye Bakanı yetkilidir.'

3)16.7.2008 günlü, 5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesiyle, 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a eklenen Geçici Madde 16 ileGeçici Madde 17'nin birinci fıkrasının ilk tümcesi şöyledir:

'GEÇİCİ MADDE 16 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları

İşletmesi Genel Müdürlüğünün bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla vadesi

geçmiş Hazine garantili kredilerinden Müsteşarlıkça yapılan üstlenimlerden ve

ikrazen kullandırılan kredilerinden doğan anapara, faiz, masraf ve gecikme

zammından oluşan Hazine alacaklarını, bütçenin gelir ve gider hesapları ile

ilişkilendirmeksizin Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının Ulaştırma

Bakanlığından olan yol bakım ve onarım giderleri karşılığı alacaklarından

mahsup suretiyle terkin etmeye, sözkonusu işlemden sonra Kuruluşun bakiye

borcunun kalması halinde bu tutarı Kuruluşun ödenmemiş sermayesine mahsuba

Bakanın teklifi üzerine Maliye Bakanı yetkilidir.'

'GEÇİCİ MADDE 17 - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna 31/12/2007 tarihine kadar verilen özel tertip Devlet İç Borçlanma Senetlerinden doğmuş ve/veya doğacak anapara, faiz, masraf ve gecikme zammından oluşan Hazine alacaklarının bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin terkini Bakanın teklifi üzerine Maliye Bakanı tarafından yerine getirilir''

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 6., 7. ve 8. maddelerine dayanılmış, 161. maddesi ise ilgili görülmüştür.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Ali GÜZEL, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımıyla 18.9.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında; dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına,OYBIRLIĞIYLEkarar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A)5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna eklenen tümcenin incelenmesi

Dava dilekçesinde, iptali istenilen kural ile Hazine garantisi verilmesi nedeniyle ödenmesi gereken garanti ücretinin belirlenmesi konusunda Bakan'a Kanun'da öngörülenin beş katına kadar artırım yetkisi verildiği, bunun, garanti ücretinin belirlenmesi konusunda aslî düzenleme yetkisinin Bakan'a bırakıldığı ve keyfi yetki kullanımına kapı açıldığı anlamına geleceği, Anayasa'nın 7. maddesine göre Anayasa'da gösterilen istisnaî haller dışında, yürütmeye kanunla düzenlenmemiş bir alanda aslî düzenleme yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devri anlamına geldiği ve kökenini Anayasa'dan almayan böyle bir yetki devrinin Anayasa'nın 6., 7. ve 8. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın 7. maddesine göre, yasama organı Anayasal sınırlar içinde

kalmak kaydıyla, herhangi bir alanı düzenleme yetkisine sahip bulunmaktadır.

Anayasa'da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütme organına genel ve

sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir.

Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu

nedenle Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, kanunlarla düzenlenmemiş

bir alanda, kanun ile yürütmeye genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez.

Ancak ekonomik olayların niteliği, gelişen koşul ve durumlara göre sık sık

değişik önlemler alma, bunları kaldırma ve süratli biçimde hareket etme

zorunluluğu, yasama organının yapısı ve işleyiş biçimi, yasama organının

yürütme organını yetkilendirmesini gerekli kılabilir. Bu gibi durumlarda yasama

organı, temel kuralları saptadıktan sonra, uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin

hususları yürütmeye bırakabilir. Yani yürütme organına tanınan yetkinin

Anayasa'ya uygun olabilmesi için sınırlı, ilkeleri ve çerçevesi yasa ile

belirlenmiş ve uzmanlık ve yönetim tekniğine ilişkin bir konuya ilişkin

bulunması gerekmektedir. Bu bağlamda, sık sık değişik önlemler alınmasına veya

bunların kaldırılmasına gerek görülen ekonomik, teknik veya benzeri alanlarda

temel kurallar saptandıktan sonra ayrıntıların düzenlenmesinin idareye

verilmesi, yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemez.

Hazine garantisi, Hazine Müsteşarlığının, devletin finansman imkanlarını ve uluslararası finans piyasalarında sahip olduğu kredibiliteyi teminat olarak kullanmak suretiyle, kamu iktisadi teşebbüsleri, özel hukuk hükümlerine tabi olmakla beraber sermayelerinin yüzde 50'sinden fazlası kamuya ait olan kuruluşlar, fonlar, kamu bankaları, yatırım ve kalkınma bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sair yerel yönetim kuruluşları lehine, bu kuruluşların dış finansman kaynağından sağladıkları dış borçların geri ödenmesi hususunda verdiği garantidir.

4749 sayılı Kanun ile Hazine tarafından verilecek garantiler için garanti ücreti alınacağı öngörülmüştür. Bu Kanun'un 'Tanımlar' başlıklı 3. maddesine göre garanti ücreti, Hazine garantileri nedeniyle lehine garanti verilen taraftan verilecek her garanti için bir defaya mahsus olmak kaydıyla alınan ücreti ifade etmektedir. Kanun'un 8. maddesinde yer alan hükme göre, garanti edilen tutarın yüzde birine kadar garanti ücreti alınmaktadır. İptali istenilen kuralla da bu oranı beş katına kadar artırmaya Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yetkilendirilmiştir.

Hazine garantili borçlanmayı yapan kuruluşların mali durumları,

kuruluşlara daha önceden garantili ve ikrazlı kredi sağlanmış olması halinde

söz konusu kredilerin geri ödeme performansı ve sağlanan kredinin finansman

koşullarının farklılığı, yükümlülüklerini yerine getirmede gösterdikleri

hassasiyetlerdeki farklılıklar nedeniyle uygulamada ortaya çıkabilecek farklı

durumları karşılayabilmesi ve sakıncaları giderebilmesi için hem düzenlemenin

genel olması hem de takdir alanının geniş tutulmasının bir zorunluluk olduğu

görülmektedir. Ayrıca Bakan'ın bu oranı artırırken kuruluşların mali

durumlarını ve daha önceki borç ödeme performanslarını dikkate alacağı bunun da

uzmanlık ve yönetim tekniğine ilişkin bir husus olduğu açıktır. Hazine

garantili borç kullanacak her kurum veya kuruluşun garanti ücretinin

belirlenmesine yönelik bir kanun çıkarılmasının mümkün olmadığı da göz ardı

edilmemelidir. Bu nedenle söz konusu düzenleme yasama yetkisinin devri niteliği

taşımadığından kural, Anayasa'nın 6., 7. ve 8. maddelerine aykırı değildir.

İptal isteminin reddi gerekir.

B)5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 12. maddesine eklenen fıkranın ikinci tümcesi, Geçici Madde 16 ile Geçici Madde 17'nin birinci fıkrasının ilk tümcesinin incelenmesi

1- Anlam ve Kapsam

5787 sayılı Kanun ile 4749 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12. maddenin son fıkrasının ikinci tümcesi ile üniversitelerin, Geçici 16. madde ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün, Hazine garantili kredilerinden Hazine Müsteşarlığınca yapılan üstlenimlerden ve ikrazen kullanılan kredilerden doğan anapara, faiz, masraf ve gecikme zammından oluşan Hazine alacaklarının veGeçici 17. maddenin birinci fıkrasının ilk tümcesi ile de TMSF'ye31.12.2007 tarihine kadar verilen özel tertip Devlet iç borçlanma senetleri nedeniyle doğmuş ve/veya doğacak olan Hazine alacaklarınınbütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin terkini konusunda Maliye Bakanı yetkilendirilmiştir.

İptali istenilen kurallarla getirilen düzenlemeler bir kamu içi borç tahkimi niteliğindedir. Tahkim, kamu kurumlarının birbirlerine olan borç ve alacaklarının mahsup edilmesidir. Bu tür borç tahkiminde, kamu içi bir borç-alacak mahsuplaşması ve kalan miktar için özel tertip Hazine tahvili çıkarılması veya borç silinmesi yolları kullanılmaktadır.

Terkin, muhasebe işleminde, vazgeçilen bir alacağın silinerek zarar kaydedilmesidir. Kamu maliyesinde, tahsil imkanı kalmayan alacakların terkin edilebileceği öngörülmektedir. Uygulamada genellikle, alacak hesaplarında izlenen tutarlar, tahsil edilemeyeceği anlaşıldığında bütçe kanununa konulan hükümlerle terkin edilmekte veya getirilen mevzuat değişiklikleri ile silinerek hazine hesaplarından çıkartılmaktadır. İptali istenilen düzenlemelerde, hazine alacaklarının bütçeyle ilişkilendirilmeden terkini öngörülmektedir.

2- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Dava dilekçesinde, bütçenin gelir/gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin bazı hazine alacaklarının silinmesinin, bütçe giderlerinin daha düşük görünmesine yol açarak mali saydamlık ilkesine aykırı uygulamalara sebebiyet vereceği ve silinen tutarlar bütçe dışına çıkarıldığından kesin hesap sürecinin de dışında kalacağından iptali istenen kuralın kamu yararına dayanmadığı, bu nedenle Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu, ayrıca söz konusu hazine alacaklarının silinmesi konusunda Maliye Bakanına tanınan yetkinin, sınırları belirsiz ve keyfi uygulamalara yol açabilecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle de Anayasa'nın 6., 7. ve 8. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

a)Anayasa'nın, 'Bütçenin hazırlanması ve uygulanması' başlıklı 161. maddesinde,

'Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.

Mali yıl başlangıcı ile merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir.

Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.

Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.'

denilmektedir.

Bütçe, devletin gelirlerini toplamasına izin, giderlerini yapmasına da yetki veren bir kanundur. Buna göre, devlet, bir yıl süresince bütçe kanununda belirtilmesi koşuluyla harcama yapabilmekte ve gelir toplayabilmektedir.Başka bir ifade ile devlet, bütçe vasıtasıyla her yıl vergi ve benzeri yollardan Gayrisafi Milli Hasıla'dan alacağı payı ve kamu harcamaları yoluyla bunları sarf edeceği alanı belirler. Bu özelliği dolayısıyla bütçe, devlet için önemli bir planlama aracıdır.

Yasama organının, halk adına kamu gelirlerini toplama ve yine halk

adına bu gelirleri harcama konusunda yürütme organına sınırları belirleyerek

yetki vermesi ve sonuçlarını denetlemesine bütçe hakkı denilmektedir. Bütçe

hakkı, vergi ve benzeri gelirlerle kamu harcamalarının çeşit ve miktarını

belirleme ve onaylama hakkıdır. Bu hak, demokratik parlamenter yönetim

sistemini benimsemiş olan ülkelerde, halk tarafından seçilen temsilcilerden

oluşan ve en yetkili organ olan yasama organına ait bulunmaktadır.Bütçe,

hükümetin Meclis'e karşı temel sorumluluk mekanizmasıdır. Meclis, bütçe ile

hükümete gelir toplama ve gider yapma yetkisi vermekte, bu yetkinin uygun

kullanılmasını da bütçe sürecinin bir parçası olan kesin hesap faaliyeti ile

denetlemektedir.Yani parlamenter sistemin özü ve demokratik hukuk devleti

ilkesi halkın kamu yönetimi üzerindeki denetimini temsilcileri vasıtasıyla

gerekli kılmaktadır.

Bütçe yapısının fonksiyonunu ifa edebilmesi, temel bütçe

ilkelerine uyulması ile mümkün olmaktadır. Bütçe ilkeleri; bütçenin

hazırlanması, görüşülüp onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi ile ilgili

olarak göz önünde bulundurulması gereken kuralları ifade eder. Bu ilkeler,devlet

bütçelerinin temel özellikleri ve amaçlarının gerçekleşmesi için uygulanması

zorunlu olan ulusal ve uluslararası alanda kabul görmüş klasik maliye biliminin

ilkeleridir. Denetim, yönetim ve planlama aracı olabilmesi için bütçenin, kamu

kesiminin tüm kaynak ve harcamalarını bütün ayrıntıları ile kapsaması

gerekmektedir. Bütçe hukukunda yaptırıma bağlanması açısından yıllık olma

ilkesi, bütçenin birliği ilkesi, genellik ilkesi ve adem-i tahsis ilkesi temel

niteliktedir. Anayasa'nın 161. maddesinin birinci fıkrasındaki, 'Devletin ve

kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık

bütçelerle yapılır.' hükmünden, bütçenin birliği ilkesi, yıllık olma ilkesi ve

genellik ilkesinin Anayasa tarafından temel hüküm olarak benimsendiği

anlaşılmaktadır.

Hazine'nin kamu kurumlarından olan alacaklarından tahsil imkanı

kalmadığı için silinen tutarlar, alacak kayıtlarının yapıldığı yıllara ilişkin

bütçe gideri yapılması gereken tutarları ifade etmektedir. Bütçe ile bütçe dışı

kurumlar arasındaki ilişki, bütçeden yapılacak transfer ödemeleriyle

kurulmalıdır. Dolayısıyla bu alacakların silinmesinin bütçeye ödenek konulmak

suretiyle yapılması, bütçe rakamlarının gerçek durumu yansıtması ve mali

disiplinin bozulmaması açısından önem arz etmektedir. Ancak bu ilişki silinen

alacaklarda kurulmamakta, ilgili alacaklar, silindiği yıllarda da bütçe gideri

yapılmamaktadır. Diğer bir deyişle, finansman kaynakları bütçe dışında

kullanılmakta, ilgili kurumlara 'transfer gideri' niteliğindeki ödemeler ise

bütçe dışında gerçekleştirilmektedir. Bütçe kapsamında yapılması gereken bu tür

işlemlerin kayıt dışı kalması veya ilgili oldukları hesaplar dışındaki

hesaplara kaydedilmeleri, gerçek bütçe açığının görünmemesine veya olduğundan

farklı görünmesine, dolayısıyla bütçede açıklığı ve aleniliği bozarak, bütçe

büyüklüklerinin gerçek tutarlarının görünmemesine neden olmaktadır. Bütçede

gerçek büyüklüklerin görünmemesi de, ekonomi ve maliye politikalarının gerçekçi

olarak uygulanmalarına engel olmaktadır.

Bu nedenlerle bütçenin birliği ve genelliği ilkelerini ihlal ederek, hazine alacaklarının bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin silinmesini öngören, 5787 sayılı Kanun ile 4749 sayılı Kanun'a eklenen; Geçici 12. maddenin son fıkrasının ikinci tümcesinde yer alan,'bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin'ibaresi ileGeçici 16. maddede ve Geçici 17. maddenin birinci fıkrasının ilk tümcesinde yer alan,'bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin'ibareleri, devletin gelirleri ile harcamalarının bütçe ile yapılmasını zorunlu kılan Anayasa'nın 161. maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.

b)Kamu maliyesinde, tahsil imkanı kalmayan alacakların terkin

edilmesi olağan karşılanmaktadır. Alacak hesaplarında izlenen tutarlar, tahsil

edilemeyeceği anlaşıldığında bütçe kanununa konulan hükümlerle terkin

edilebilmekte veya getirilen mevzuat değişiklikleri ile silinerek hazine

hesaplarından çıkartılmaktadır. Dava konusu kurallar ile bir kısım hazine

alacaklarının terkin edilmesine Maliye Bakanı yetkilendirilmiştir. Kamu mali

yönetiminde; devlet bütçesinin hazırlanması, uygulanması, uygulamanın takibi ve

yönlendirilmesine ilişkin hizmetleri yürütmek Maliye Bakanlığı'nın görev ve

yetkileri arasındadır. İptali istenilen kurallar ile Hazine'nin, kuralların

yürürlüğe girdikleri tarih itibariyle bazı kamu kurumlarından olan

alacaklarının silinmesine yönelik düzenleme yasa koyucunun takdirinde olan bir

husustur. Alacakların silinmesi konusunda Maliye Bakanı'na verilen yetki

uygulamaya ilişkin bütçe işlemlerini yapma yetkisidir. Bu nedenle söz konusu

düzenlemeler yasama yetkisinin devri niteliği taşımadığından iptali istenilen

5787 sayılı Yasa ile 4749 sayılı Yasa'ya eklenen; Geçici 12. maddenin son

fıkrasının ikinci tümcesinde yer alan,'bütçenin gelir ve gider hesapları ile

ilişkilendirilmeksizin' ibaresi dışında kalan bölümüile,Geçici 16. maddede

ve Geçici 17. maddenin birinci fıkrasının ilk tümcesinde yer alan,'bütçenin

gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin'ibaresi dışında kalan

bölümleriAnayasa'nın 2., 6., 7. ve 8. maddelerine aykırı değildir. Bu

bölümlere ilişkin iptal isteminin reddi gerekir.

V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN İNCELENMESİ

16.7.2008 günlü, 5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;

A- 1- 16. maddesiyle, 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Geçici Madde 12'ye eklenen fıkranın ikinci tümcesinin '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin '' bölümüne,

2- 18. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 16'nın '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin '' bölümüne,

3- 18. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 17'nin birinci fıkrasının ilk tümcesinin '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin '' bölümüne,

ilişkin yürürlüğünün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,

B- 1- 5. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'un 8. maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna eklenen tümceye,

2- 16. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'un Geçici Madde 12'sine eklenen fıkranın ikinci tümcesinin '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin '' bölümü dışındaki kalan bölümüne,

3- 18. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 16'nın '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin '' bölümü dışındaki kalan bölümüne,

4- 18. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 17'nin birinci fıkrasının ilk tümcesinin '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin '' bölümü dışındaki kalan bölümüne,

yönelik iptal istemleri, 30.12.2010 günlü, E. 2008/84, K. 2010/121 sayılı kararla reddedildiğinden, bu tümce ve bölümlere ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE,

30.12.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

A- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

B- 16.7.2008 günlü, 5787 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un:

1- 5. maddesiyle, 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna eklenen tümcenin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

2- 16. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'un Geçici Madde 12'sine eklenen fıkranın ikinci tümcesinin;

a- '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin '' bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

b- Kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

3- 18. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 16'nın;

a- '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin '' bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

b- Kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

4- 18. maddesiyle, 4749 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 17'nin birinci fıkrasının ilk tümcesinin;

a- '' bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirmeksizin '' bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

b- Kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

OYBİRLİĞİYLE,

30.12.2010 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye Celal · Mümtaz AKINCI

Anayasa Mahkemesi, E. 2008/84, K. 2010/121, 30 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. Iı- Yasa Metinleri
  5. Iıı- İlk İnceleme
  6. Iv- Esasın İncelenmesi
  7. V- Yürürlüğün Durdurulması İstemlerinin İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kantarcıoğlu
  10. Akyalçın
  11. Erten
  12. Oto
  13. Özgüldür
  14. Kömürcü
  15. Altan
  16. Üstün
  17. Yıldırım
  18. Necipoğlu
  19. Dursun
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2008/84
Karar No
2010/121
Tarih
30 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2010/70 K.2010/97
  • AYM Norm Denetimi E.2010/17 K.2010/112
  • AYM Norm Denetimi E.2010/102 K.2010/105
  • AYM Norm Denetimi E.2010/105 K.2010/107
  • AYM Norm Denetimi E.2007/2 K.2011/13
  • AYM Norm Denetimi E.2008/44 K.2011/21

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.