KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Esas Sayısı
- 2008/91
- Karar Sayısı
- 2010/54
- Karar Günü
- 1.4.2010
- R.G. Tarih-Sayı
- 21.06.2010-27619
- İtiraz yoluna başvuran
- Şişli 3. İcra Ceza
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 31.5.2005 günlü 5358 sayılı Yasanın 9. maddesiyle değiştirilen 338. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 10., 19. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Borçlunun gerçeğe aykırı mal beyanında bulunduğu iddiasıyla İcra ve İflas Kanunu'nun 338. maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 31.5.2005 günlü, 5358 sayılı Yasanın 9. maddesiyle değiştirilen 338. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
'Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 19. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 14.10.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, mal beyanında bulunmama ile ilgili olarak
İcra ve İflas Kanunu'nun 337. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi
tarafından iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin bir çok kararında ifade
edildiği gibi aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanması halinde eşitlik
ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceği, İcra ve İflas Kanunu'nda belirtilen
suçları işleyenler ile başka yasalarda belirtilen suçları işleyenlerin
eylemlerinin farklılığı nedeniyle aynı durumda olmadıkları, bu nedenle gerçeğe
aykırı mal beyanında bulunan borçlunun İcra ve İflas Kanunu'nun 338. maddesi
uyarınca Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen hapis cezası ile cezalandırılmasının
Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı, gerçeğe aykırı mal beyanında
bulunan bir kimsenin Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen eylemleri işleyenler ile
aynı cezaya muhatap olduğu, bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu,
gerçeğe aykırı mal beyanında bulunan borçlunun İcra ve İflas Kanunu'ndaki
yaptırımlarla cezalandırılması gerektiği, bu konu yasakoyucunun takdir alanına
girmekle birlikte Anayasa Mahkemesi'nin eşitlik ilkesi hakkındaki yorumu
dikkate alındığında kuralın eşitlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldığı
ve vicdanına göre karar vermekle yükümlü olan hakimin vicdanını örselediği, bu
nedenlerle Anayasa'nın 2., 10., 19. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
İtiraz konusu kurala göre, İcra ve İflas Kanunu'nda belirtilen beyanları gerçeğe aykırı bir biçimde yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Hukuk devletinde yasakoyucu, Anayasa kurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma yetkisine sahiptir.
Öte yandan, Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi
ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı,
aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını
sağlamak ve kişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık
tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve
topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi
yasaklanmıştır. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da
topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar
aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın
öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş
olanlar için yasalarla değişik kurallar konulamaz.
İcra ve İflas Kanunu'nda suç sayılan çeşitli eylemler için hapis cezasının yanında, adli para cezası, tazyik hapsi ve disiplin hapsi cezaları da öngörülmüştür. Yasakoyucu, Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, ceza hukuku alanında toplumsal gereksinmelerin zorunlu kıldığı yasal düzenlemeleri yaparken, hangi eylemlerin suç sayılıp sayılmayacağı, suç sayılmaları durumunda cezalardan beklenen hukuksal yararı da göz önünde bulundurarak ne tür yaptırımların uygulanacağı konusunda takdir yetkisine sahiptir.
Buna göre, yaptırım türlerinin İcra ve İflas Kanunu'nun veya diğer yasaların kapsamında yer alıp almayacağı hususu yasakoyucunun takdirinde olup, itiraz konusu kuralın, uygulanması bakımından herhangi bir ayırım da yapılmadığından Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
İtiraz isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 19. ve 138. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Fettah
OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Anayasa Mahkemesi, E. 2008/91, K. 2010/54, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası