KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Esas Sayısı
- 2009/44
- Karar Sayısı
- 2011/27
- Karar Günü
- 26.1.2011
- R.G. Tarih-Sayı
- 14.04.2011-27905
- İptal davasını açan
- Anamuhalefet (Cumhuriyet
Karar Metni
1.485 kelime·7 dk okuma·19 bölüm
Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY ile Kemal
KILIÇDAROĞLU
İPTAL DAVASININ KONUSU
29.4.2009 günlü, 5893 sayılı Posta Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle 2.3.1950 günlü, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 10. maddesine eklenen fıkranın, Anayasa'nın 2., 20., 22., 90. ve 128. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
İptal konusu kuralı da içeren 2.3.1950 günlü, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 10. maddesi şöyledir:
' Ulaştırma sözleşmeleri:
Madde 10- P.T.T. İdaresi posta ulaştırmalarını düzenlemek için gerçek ve tüzelkişilerle ve taşıma ortaklıklariyle sözleşmeler yapabilir.
(Ek fıkra: 29/4/2009 ' 5893/1 md.) PTT İdaresi postaların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 20., 22., 90. ve 128. maddelerine dayanılmış; 47. maddesi ise ilgili görülmüştür.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine ve yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE, 2.7.2009 gününde karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerden olan
haberleşme hürriyetini PTT araçları aracılığıyla serbestçe haberleşme olarak
tanımladığı, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini
isteme hakkına sahip olduğu, Türkiye tarafından da onaylanan İnsan Hakları ve
Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 8. maddesinde
haberleşme hakkının kullanılmasına ancak bir kamu otoritesince müdahale
edilebileceğinin öngörüldüğü ve bunun belirli şartlara bağlandığı, iptali
istenilen kural ile hizmet alımı suretiyle kamu otoritesi dışında üçüncü
kişiler ile taşeron şirketlerin müdahalesinin yolunun açıldığı, posta
hizmetlerinin niteliği gereği Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca memurlar ve
diğer kamu görevlilerince yerine getirilmesinin gerektiği, asli ve sürekli kamu
görevlerinin hizmet satın alınması yoluyla gördürülmesinin dolaylı bir
özelleştirme olduğu belirtilerek iptal konusu kuralın Anayasa'nın 2., 20., 22.,
90. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de karar verebileceğinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 47. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden de inceleme yapılmıştır.
Posta Kanunu'nun 1. maddesinde açık ve kapalı mektupları,
kartları, gazetelerle belli zamanlarda çıkan dergileri, kitapları, her türlü
basılmış kağıtları, küçük paketleri, değer konulmuş mektupları ve kutuları,
değer konulmuş veya değer konulmamış posta kolilerini ve tebliğ kağıtlarını
kabul etmek, taşımak ve dağıtmak PTT idaresinin görevleri arasında sayılmış; 2.
maddesinde açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı
bulunan kartların kabul edilmesinin, taşınmasının ve dağıtılmasının PTT
idaresinin tekeli altında olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kuralda ise PTT
idaresinin kabul etmek, taşımak ve dağıtmakla görevli olduğu postaların ayrım
ve dağıtım işlerinin ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebileceği
öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde 'Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.'; 128. maddesinin birinci fıkrasında 'Devletin kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür' denilmiştir.
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak 22.2.2000 gün ve 23972 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ana Statü ile teşkil olunan Türkiye Cumhuriyeti Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir kamu iktisadi kuruluşudur. Ana Statü'nün 20. maddesinde kuruluş, müessese ve bağlı ortaklık personelinin istihdam şekilleri konusunda 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki (1) sayılı cetvelde
kadro unvanları gösterilen personel, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi
kamu iktisadi teşebbüsleri ile bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre
yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri yürütmekle görevli personel
grubunu oluşturmaktadır. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların, Devlet tarafından
tahsis edilen kamu sermayesinin kârlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun
bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev
unvanı itibariyle kuruluşun çalışmalarını doğrudan doğruya etkileyebilecek
karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme görev ve
yetkisi, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetvelde kadro
unvanları gösterilen personel tarafından yerine getirilmektedir. Söz konusu
Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetvelde yer alan kadrolar, genel
müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları,
müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş
yardımcıları başta olmak üzere üst düzey yönetici ve denetleyici konumunda
bulunan personele ait kadrolardan oluşmaktadır.
Açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı
bulunan kartların kabul edilmesinin, taşınmasının ve dağıtılmasının PTT
idaresinin tekeli altında bulunması nedeniyle ertelenemeyeceğinden ve başka bir
kurum tarafından yerine getirilemeyeceğinden dolayı posta hizmetinin kamu
hizmeti olduğu açıktır. Buna karşılık 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin
yukarıda anılan hükümleri göz önüne alındığında, posta hizmetlerinin
etkili, verimli ve düzenli bir şekilde sunumunu doğrudan etkileyecek karar
alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme görev ve yetkisini
içermeyen postaların ayrım ve dağıtım işlerinin, Devletin genel idare
esaslarına göre yürütmesi gereken bir kamu hizmeti şeklinde nitelendirilmesi
olanaklı değildir.
Öte yandan, Anayasa'nın 47. maddesinin dördüncü fıkrasında 'Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.' denilmiştir. Böylece kamu hizmetlerinden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile üçüncü kişilere yaptırılabileceği veya bunlara devredilebileceği konusunda yasama organı yetkili kılınmıştır.
PTT idaresinin tekeli altında olan hizmetler başka bir kurum
tarafından yerine getirilemeyeceğinden ülke sınırları içinde coğrafi
konumlardan bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir olması, önceden
belirlenmiş kalitede ve makul bir bedel karşılığında asgari standartta
sunulması gerekmektedir. Posta hizmet talebinin hizmette etkinlik ve verimlilik
sağlayarak, değişen şartlara ve ihtiyaca göre hizmet sunumunu yapmak Devlet
için bir kamusal görev ise de bunun karşılanması için Devletin genel idare
esaslarına göre yürütülmesi zorunlu olmayan postaların ayrım ve dağıtım
işlerinin ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilmesinin Anayasa'nın 47.
maddesinin dördüncü fıkrası karşısında yasakoyucunun takdir yetkisi içinde
bulunduğunun kabulü gerekir.
Diğer yandan, Anayasa'nın 20. maddesi ile özel hayatın gizliliği ve korunması güvence altına alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu ve özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı; ikinci fıkrasında ise özel hayatın gizliliğine ilişkin hakkın sınırlandırılma koşulları belirtilmiştir.
Anayasa'nın 22. maddesinde herkesin haberleşme hürriyetine sahip olup haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu, maddede sayılan durumlar dışında herhangi bir nedenle bu hürriyetin engellenemeyeceği öngörülmüştür.
Posta Kanunu'nun 'Posta Gizliliği' başlıklı 16. maddesinde kendilerine posta servisinde bir iş verilmiş olanların, posta münasebetlerini açığa vurmalarının, kapalı mektupları açmalarının, içlerinde ne olduğunu araştırmalarının, haberleşme kağıtlarındaki yazılar hakkında üçüncü kişilere bilgi vermelerinin ya da her hangi birinin bunları yapmasına meydan bırakmalarının yasak olduğu belirtilmiş; bu yasağa uymayanların eylemleri ise Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmıştır.
Özel hayatın gizliliği ile haberleşmenin gizliliği, her türlü yasa
dışı müdahaleye karşı Anayasa ve diğer yasalarla güvence altına alınmıştır. Bu
güvence, postaların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yolu ile alan üçüncü
şahısların yasa dışı müdahalelerini de kapsamaktadır. Dolayısıyla Kural'ın,
güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ile haberleşmenin gizliliğini
zedeleyen ya da güvence altına alınan bu haklara yasa dışı müdahale etmeme
yükümlülüğü altında bulunanların sorumluluklarını ortadan kaldıran bir yönü
bulunmamaktadır. Ayrıca PTT idaresinin, hizmetin düzenli, istikrarlı ve güvenli
bir biçimde yürütülmesini sağlamak bakımından sorumluluğu ile denetim ve
gözetim yetkisinin devam edeceği açıktır.
Belirtilen nedenlerle iptal konusu kural, Anayasa'nın 2., 20., 22., 47. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İptal konusu kuralın Anayasa'nın 90. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
V-YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
29.4.2009 günlü, 5893 sayılı Posta Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle 2.3.1950 günlü, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 10. maddesine eklenen fıkrasına yönelik iptal istemi, 26.1.2011 günlü, E. 2009/44, K. 2011/27 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkraya ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 26.1.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Fettah
OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh
KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan
ALTAN
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye Celal · Mümtaz AKINCI
Anayasa Mahkemesi, E. 2009/44, K. 2011/27, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası