İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2010/50 K.2010/75

edildi.

Esas2010/50Karar2010/75Tarih3 Haziran 2010Okuma6 dk · 1.283 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
3 Haziran 2010
Esas Sayısı
2010/50
Karar Sayısı
2010/75
Karar Günü
3.6.2010
R.G. Tarih-Sayı
Tebliğ
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.283 kelime·6 dk okuma·19 bölüm

edildi.

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

18.1.1972 günlü, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 55. maddesinin Anayasa'nın 2., 36., 138. ve 141. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle açılan kamu davasında,itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI

18.1.1972 günlü, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun itiraz konusu 55. maddesi şöyledir:

'Noterlik evrak ve defterleri mahkeme, sorgu hakimliği ve Cumhuriyet savcılıklarınca veya resmi daireler tarafından, konusu da belirtilmek suretiyle, noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilir.

Noterlik evrak ve defterlerinin daire dışına çıkarılabilmesi, mahkemenin veya sorgu hakiminin karariyle mümkündür.

Mahkeme veya sorgu hakimi evrakın dava sonuna kadar dosyada kalmasına karar verirse, bu takdirde evrakın bir örneği çıkartılıp aslına uygunluğu onaylanarak, aslının yerinde saklanmak üzere notere verilir.

Noterin bulunduğu yerde inceleme imkanı bulunmaması sebebiyle evrakın başka bir yere gönderilmesi gerekiyorsa, noterin bulunduğu yer hukuk hakimliğinin onaylıyacağı örnek, aynı şekilde saklanır.

Soruşturma yetkisi bulunan kişilerle Cumhuriyet savcılarının istiyecekleri örnekler noterlik ücretine tabi değildir. Diğer resmi mercilere verilecek örneklerden yalnız yazı ücreti alınır.'

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Anayasa'nın 152. maddesi ve buna paralel olarak düzenlenen 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir dava bulunması gerekmektedir.

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'de karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle kamu davası açılmıştır.1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun evrak ve defterlerin gizliliğini düzenleyen 55. maddesi yargılama sürecinde davanın esastan çözüme kavuşturulabilmesi için uygulanmıştır.

Mahkeme, 15.4.2010 tarihinde, karşılıksız çek keşide etmek suçunun

işlenmediği sonucuna vararak sanığın beraatına ve itiraz konusu kuralın iptali

için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar vermiştir. Bu aşamada

Mahkeme'nin, dava üzerindeki yargısal tasarruf hakkı anılan tarih itibariyle sona

ermiş olduğundan Anayasa Mahkemesi'ne başvurma yetkisi bulunmamaktadır. Diğer

bir anlatımla 15.4.2010 tarihinde sanığın beraatına karar verilerek dava

esastan sonuçlandırılmış, Mahkeme'nin dava ile ilişiği kesilmiştir. İtiraz

başvurusu için ortada somut bir olay, bakılmakta olan bir dava kalmamıştır.

Anayasa'ya aykırılık kararının aynı tarihli duruşma tutanağının öncesinde

yazılmış ve Anayasa Mahkemesi'nde ilk incelemenin yapıldığı tarihte esasa

ilişkin beraat kararının henüz kesinleşmemiş olması mevcut hukuki durumu

değiştirmemektedir.

Açıklanan nedenle, başvuran Mahkeme'nin elinde Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddesi anlamında bakmakta olduğu bir dava bulunmadığından, itiraz başvurusunun başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Serruh KALELİ bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- SONUÇ

18.1.1972 günlü, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 55. maddesine ilişkin itiraz başvurusunun, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Serruh KALELİ'nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 3.6.2010 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

KARŞI OY

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta

olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde

kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin

ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali

için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin kimi yasa hükümlerinin Anayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa

Mahkemesi'ne itiraz yoluyla başvurabilmesi yetkisi her şeyden önce elinde

'bakmakta olduğu bir davanın bulunması'na ve itiraz konusu kuralın uygulanacak

kural niteliğinde olmasına bağlıdır.

Başvuruda bulunan Mahkeme'nin, itiraz konusu kuralı uygulayarak daha önce getirttiği imza sirkülerini 15.10. 2010 günlü 3. numaralı celsede ilgili noterliğe iadesine karar verdiği, bu karardan hemen sonrada uyguladığı kuralın anayasa aykırı olduğu düşüncesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar vererek bunu açıkladığı ve duruşmaya devam ettiği, böylece başvuru kararını verdiği esnada henüz sonuçlanmamış ve bakılmakta olan bir davanın bulunduğu, ancak Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda vereceği kararı beklemeden aynı gün davayı sonuçlandırdığı anlaşılmaktadır.

Ceza Muhakemesinde delil tespitine ilişkin kuralların yargılama

sonuçlanıncaya kadar birden fazla uygulanabileceği gözetildiğinde, bu nitelikte

olan ve aykırılığı ileri sürülen kuralın bir kere uygulanmış olması henüz

sonuçlanmamış olan aynı davada bir daha uygulanmayacağı söylenemez. İtiraz

başvurusunda bulunan Mahkeme davayı sonuçlandırmadan, davadan henüz elini

çekmeden aykırılık başvurusunda bulunması nedeniyle başvuru sırasında elinde

bakılmakta olan bir dava ve uygulanacak bir kuralın bulunduğunun kabulü

gerekir. Aykırılık başvurusunda bulunan Mahkeme'nin Anayasa Mahkemesi'nin bu

konuda vereceği kararı beklemeden davayı sonuçlandırması da belirtilen bu

sonucu değiştirmemektedir. Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin 20.5.2010 günlü

E.2010/46 sayılı dosyasında, benzer bir başvuru kabul edilerek işin esasının

incelenmesine karar verilmiştir.

Öte yandan, sanık ve katılan vekilinin yokluğunda verilen ve başvuru sırasında henüz kesinleşmemiş olan bir karara karşı yapılacak temyiz başvurusu ile verilecek bozma kararı üzerine, bozmaya uyularak dava tekrar görülebilecek ve böylece itiraz konusu kuralın tekrar uygulanması da gündeme gelebilecektir.

Açıklanan nedenlerle başvurunun esasının incelenmesi gerekir.

Bu düşünceyle çoğunluğun yetkisizlik nedeniyle başvurunun reddine ilişkin kararına katılmadık.

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

KARŞIOY YAZISI

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan önüne gelen davaya bakmakta olan mahkeme yargılama sürecinde sanığa ait imza sirkülerinin aslının noterden celbi için yazı ücreti ödemek durumunda bırakan ve elde etmek için bir başka mahkemeye talimat yazma ve böylece yargılama sürecini uzattıran 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 55. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu düşüncesi ile 15.4.2010 tarihli duruşmada Mahkememize müracaata karar vermiş ve aynı gün aynı oturumda dosya karar aşamasına geldiği için sanık lehine kararla davayı da hükme bağlamıştır.

Mahkememiz çoğunluk görüşü itiraz yoluna başvuran mahkemenin dava hakkında karar vermekle elinde bakmakta bulunan bir dava kalmadığı ve iptali istenen kuralı uygulayamayacağı kanaati ile mahkemenin yetkisiz olduğunu söylemektedir.

Her ne kadar Anayasa'nın 152. maddesi davaya bakmakta olan mahkemenin uygulanacak bir yasa kuralının Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmesi halinde Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara kadar davayı geri bırakacağını söylemekte ise de Anayasa'nın 152. maddesinin üçüncü fıkrası kuralı Anayasa Mahkemesi'nin denetim sürecinde iken yerel mahkemenin yürürlükteki kurala göre de davayı sonuçlandırabileceğine olanak vermektedir.

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin Anayasa'ya açıkça aykırı

gördüğü kuralı mahkemeye getirmiş olmasına rağmen Anayasa Mahkemesi'nin

kararını beklemeden kuralı uygulayıp karar vermiş olması, kuralın Anayasa'ya

aykırılığının denetim hakkını ortadan kaldıran zorunlu bir hal değildir. Asli

görevi Anayasaya aykırı yasa kurallarının hukuk düzeninden ayıklamakla görevli

Anayasa Mahkemesi, önüne bu amaçla gelmiş davayı öncelikle bu açıdan

değerlendirecek tabi ki yetki yönünden denetimine de yapacaktır. İtiraz yolu

ile gelen başvuruların hepsinin bir diğerinin aynı niteliğinde olduğu düşünülemez.

Örneğin somut olayımızda olduğu gibi, Mahkeme davada yargılama sürecini

başlatabilmek için bile sanığın imza denetimi için noterden tasdikli örneğini

getirtmek ve bu nedenle Noterlik Kanunu'nun 55. maddesini uygulamak zorundadır

ki yargılama yapılabilsin Anayasa'nın 141. maddesi gibi davanın mümkün olan

süratle sonuçlandırılması ana görevi var iken bu davada kural uygulanmalı ki

davanın 55. maddesi nedeniyle olaydaki gibi gereksiz bir biçimde uymadığı ve

aykırılığın geliştiği anlaşılsın ve hakimin aykırılığı ciddi bulması anlayışına

hizmet etsin.

Kural uygulanmadan örneğin yargılamayı geciktirip geciktirmediği bilinemeyecektir.

Uygulanacak kural ilkesi somut olayda olduğu gibi uygulanmadan anlaşılmadıkça hakimin varsayımı ile değerlendirilip Mahkememiz önüne getirilmesinde Anayasa'nın 141. maddesine aykırılık ileri sürülmesi olanaksızdır. Uygulanacak kuralın, uygulanmış kuralı da içermeyeceğine ilişkin hiçbir sınırlama yoktur.

Mahkemenin hüküm kurarak davadan elçekmiş sayılmasını ve böylece kuralın uygulanacak kural anlayışından çıktığı yukarıda açıklanan nedenle kabul edilemez.

Anayasa Mahkemesi'nin, Anayasa'nın 152. maddesinde de belirtilen 5 aylık süre içinde karar vermemesi dava'da uygulanan kuralın Anayasa'ya aykırı bir halinin tespiti ve hukuk düzeninden kaldırılmasında somut olayla kamusal yarar varlığı ve bireysel bazda sanık lehine özel hukuk alanında bir hak ve yarar getirmediği de düşünüldüğünde tercihen uygulanmış kuralın denetlenmesinden yana kullanılması gerekirken mahkemeyi yetkisiz gören anlayışa katılınmamıştır.

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Şevket

APALAK

Üye

Serruh

KALELİ

Anayasa Mahkemesi, E. 2010/50, K. 2010/75, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iı- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
  7. Iıı- İlk İnceleme
  8. Kılıç
  9. Kantarcıoğlu
  10. Akyalçın
  11. Erten
  12. Özgüldür
  13. Apalak
  14. Kaleli
  15. Karşı Oy
  16. Yıldırım
  17. Necipoğlu
  18. Karşıoy Yazısı
  19. Erten
  20. Apalak
  21. Kaleli
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2010/50
Karar No
2010/75
Tarih
3 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2007/38 K.2010/76
  • AYM Norm Denetimi E.2008/77 K.2010/77
  • AYM Norm Denetimi E.2009/33 K.2010/78
  • AYM Norm Denetimi E.2008/116 K.2010/85
  • AYM Norm Denetimi E.2010/56 K.2010/83
  • AYM Norm Denetimi E.2010/49 K.2010/87

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.